Sosyal Medya_Blog

Artık elimizde akıllıca kullanıldığında oldukça etkili olabilecek ve bizi başarıya götürebilecek pek çok araç var. Bunların en önemlilerinden biri de” sosyal medya”. Günümüzde etkisi günden güne artan ve tüm dünyaya yayılan sosyal medya dalgası insanlara cesareti aşılayarak kendini kendi sorunlarını veya düşüncelerini net ve açık bir şekilde ifade edebilmeyi ve bununla birlikte kimi zaman başarıyı da sunabiliyor. Aynı zamanda sosyal medya arkadaşlarımıza, ailemize ve hatta bir projeye ilgi duyması en muhtemel olan kişilere doğrudan erişim sağlayabiliyor. Böylece sahip olduğumuz sosyal çevremizle elimizde bulunan projemizi paylaşabilir ve hedefimizi gerçekleştirmede sosyal medyadan yardım alabiliriz. Şimdi gelin en popüler olan bazı sosyal medya uygulamalarına/platformlarına göz atalım.

İlk olarak Facebook ile başlayalım. Facebook hesapları aile ve arkadaşlarımızla her türlü içerik paylaşmamıza olanak sağlar, kamuya açık / şirketlerin Facebook sayfaları da reklamcılık sektörü ve markalaşma için oldukça önemlidir.

Twitter, sizinle benzer düşünen insanlarla bir araya gelerek düşüncelerinizi rahat bir biçimde ifade etmeye olanak sağlar.

Instagram ise görsel içerikli şölenler sunar ve büyük markalaşma için de yine önemli bir yardım paydasına sahiptir.

Tüm bu bilgiler ışığında elinizde bulunan bir projeyi paylaşmak ve büyük kitlelere ulaşıp gerekli kitlesel fonlama ve girişimcilik desteği elde edebilmeniz için Fongogo ailesi olarak vereceğimiz birkaç pratik adımı uygulamak yeterli :).

 

 BİR PROJEYİ BAŞLATMADAN ÖNCE;

Projeniz yayınlanırken paylaşılacak çok şey olduğu için, sosyal medya hesaplarınızdaki duyurulardan önceki hazırlıklarınız oldukça önemli. Bu sosyal ağınızı tutarlı ve etkili tutmanızı (ve paylaşımlarınızın göze hoş gelmesini de) sağlar. İlk olarak bir projeyi paylaşmadan önce sosyal ağınızı oluşturmaya başlayın. Bu topluluğun bir üyesi olun! Bu çok önemli, çünkü örneğin kimse yeni açılmış ve sadece 10 takipçisi olan bir twitter hesabına güvenip bir projeye fonlama desteği sağlamak istemez. Bu yüzden öncelikle yapacağınız işe önce kendiniz belli bir yatırım yapıp, insanlarla güvenilir ilişkiler kurduğunuzda, daha sonrasında kitlesel fonlama desteği talep ettiğinizde, bu topluluğun sizi ve dolayısıyla projenizi desteklemesi için daha fazla nedeni olduğunu göreceksiniz. Bize güvenin :)

Bir diğer önemli durumda önceden çeşitli veriler/bilgiler/gönderiler toplamak / yaratmaktır. İnsanlar görsel/video içerikli paylaşımları oldukça sever, bu yüzden markanızı/projenizi yansıtan videolar ve görüntüler sunduğunuzda projenize olan ilginin zaman içinde artış göstereceğini görebilirsiniz. Ayrıca bazı gönderilerin “son andaki ve güncel” bir gelişmeyle ilgili olabileceği için son anda bir gönderi hazırlamak yerine önceden sağlam bir içerik ve tasarımınızın olması hızlı bir şekilde projenizi duyurmanızı sağlayacaktır.

 

GÖNDERİLERİNİZİ PLANLAMA VE SUNMA 

Şimdi ise sosyal medya hesaplarınızı uygun bir şekilde kullanma ve planlamaya geçelim. Bunun için kendinize işinize yarayacak çeşitli sorular sorabilirsiniz. Öncelikle “Hangi sosyal medya platformlarını kullanmalıyım?” sorusuna cevap bulmak çok önemli. Yukarıda bahsettiğimiz gibi popüler olan sosyal medya uygulamalarının yanında daha adını bile bilmediğimiz birçok sosyal medya platformu var. Bu nedenle bu soru projenize en uygun platformları bulmak ve hedef kitlenizi oluşturmanıza yardımcı olacak temel bir sorudur.  Örneğin bir sanatçıysanız (bir fotoğrafçı, ressam, mimar vs.)  Instagram muhtemelen size en iyi hizmeti verecektir. Eğer bir müzisyenseniz, Facebook ve Twitter size oldukça yardımcı olabilir. Bu yüzden kitlenizi / topluluğunuzu doğru platformlarda oluşturun ve bu platformlarda varlığınızı geliştirin. Aynı anda birkaç farklı platforma odaklanabilir ve projeniz için gönderiler sunabilirsiniz. Ancak genel itibariyle size sunduğumuz bu üç platforma odaklanmak ve bunları iyi kullanmak oldukça işinize yarayacaktır. Çünkü bundan daha fazla platformda bulunmak ve aynı anda hepsini etkili kullanmaya çalışmak hem oldukça yorucu hem de zaman içerisinde bazılarını ihmal etmenize de neden olabilir.

Bir diğer önemli soru ise gönderilerimi ne sıklıkla sunmalıyım? Bunun için de uygun sosyal medya platformlarını kullanmak oldukça etkilidir. Örneğin; Instagram her gün birden çok görsel içerikli gönderiler için uygunken, Twitter her gün birden fazla yazı içerikli gönderiler için daha uygundur.

Siz de projenizin içeriğine uygun platformlarda her gün çeşitli paylaşımlar yaparak sosyal medyanın gücünden yararlanmaya şimdi başlayın.

KAYNAKÇA

https://blog.pozible.com/why-social-media-is-crucial-to-crowdfunding-success-97662bc32e4d

https://www.google.com/search?q=facebook&sxsrf=ACYBGNQ2mIWV61fqIRo-4jiYTxraPZ8UnA:1574763573010&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwi_k_-604fmAhWTo3EKHURFCS0Q_AUoA3oECA4QBQ&biw=1366&bih=657#imgrc=FsVgpItKR9679M:

https://www.google.com/search?q=TW%C4%B0TTER&sxsrf=ACYBGNTUzUueGqwK3LqydVTaZja3Ifffcg:1574764200603&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwjnqqDm1YfmAhUWEcAKHdT7CigQ_AUoA3oECBIQBQ#imgrc=PJ1pHrTW8N0QiM:

https://www.google.com/search?q=instagram&sxsrf=ACYBGNQWbm2-wTerezyb0ZZL7OKYYZT5vA:1574764321603&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiyzfmf1ofmAhUMLsAKHZ9lAlEQ_AUoA3oECA4QBQ&biw=1366&bih=608

https://www.google.com/search?q=SOSYAL+MEDYA+G%C3%96NDER%C4%B0S%C4%B0&sxsrf=ACYBGNRzzH3L3u7Qt6hhErWm_Uf6pH0CYA:1574764553126&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiu1qyO14fmAhU78uAKHSkVCYsQ_AUoAXoECAwQAw&biw=1366&bih=608#imgrc=dhfXe2nHV2yexM:

https://www.google.com/search?q=SOSYAL+MEDYA+G%C3%96NDER%C4%B0S%C4%B0&sxsrf=ACYBGNRzzH3L3u7Qt6hhErWm_Uf6pH0CYA:1574764553126&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiu1qyO14fmAhU78uAKHSkVCYsQ_AUoAXoECAwQAw&biw=1366&bih=608#imgrc=x40KFwMjDKXDHM:

 

 

Kadınların hayatın her alanında yüksek başarılara imza atabilecekleri yadsınamaz bir gerçek! Sadece başarılı olmakla kalmayıp, sosyal fayda da sağlayan kimi seçtiğimiz kadınları sizlere ilham olması açısından anlatmak istedik. 

İlk olarak ‘Fongogo’ platformu ile geçmiş dönemlerde başarıya ulaşmış bir kadın girişim projemizden örnek vermek istiyoruz:

 

PUDUHEPA VE KIZ KARDEŞLERİ

Renan_Puduhepa

Renan Tan Tavukçuoğlu,  Anadolu topraklarında doğmuş Puduhepa adlı bir Hitit Kraliçesinden ilham alarak,yine bu topraklarda doğmuş ve büyüyen pek çok kız çocuğuna kadınlarımızın başarı öyküleriyle örnek olmak ve  kendilerine güvenen bireyler olarak büyümelerine destek olmak amacıyla yola çıktı. Proje kapsamında Puduhepa’yı daha sonra da Anadolu’daki kız kardeşlerini temsil eden  birbirinden güzel  bebekler büyük bir emek ve özveriyle hazırlandı.Projenin geliri de TOÇEV aracılığıyla yine kızlarımızın eğitimine destek olarak geri döndü. Ayrıca, proje bez bebekleri biçen, diken, dolduran, işleyen kadınlara, evlerinde istihdam sağlayarak büyük bir iş ve dayanışma gücü de oluşturmuş oldu.

 

Şimdi de sizlere oldukça etkilendiğimiz , ilham ve cesaret alabileceğiniz çeşitli global kadın girişimci başarı öyküleri sunmak istiyoruz:

 

Ria Sharma – Make Love Not Scars 

Henüz Leeds Üniversitesi Sanat Fakültesinde bir öğrenciyken izlediği Sevgiyi ararken (Saving Face) adlı bir filmden oldukça etkilenen Ria Sharma bunun üzerine asitli saldırılarına uğrayan ve yaşam mücadelesi veren mağdurlara yardım etmek için harekete geçer.Üniversitedeki profesörlerinden de büyük destek alarak, projesinin bir parçası olan belgesel hazırlığında iken bazı mağdurlarla tanışmak için Bangalore (Bengaluru) ‘ye gider. Çok geçmeden  bu proje  “Make Love Not Scars”adında büyük bir devrime dönüşür.Ria Sharma’nınliderliği altında, bu proje büyük bir farkındalık yaratır, bu süreçte mağdurların tedavisi için para toplanır ve hatta asit saldırılarına ilişkin yasaların uygulanması ve değiştirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunulur.

 

Mahita Fernandez  “Feed Your Neighbour”

Mahita’nın başarı öyküsünün çıkış noktası oldukça ilginç… Bir gece  acıktığı için uyanan Mahita herkesin kendisi gibi şanslı olmadığının farkına varır, açlık yaşadığı zaman mutfağa gidip karnını doyurabilme ayrıcalığına sahip olmayan insanların varlığını düşünür ve bu durum, “Komşunu Besle” (Feed Your Neighbour) hareketinin ortaya çıkmasını sağlar.Facebook’ta başlayan  “Komşunu Besle” hareketi ile birlikte, gönüllü bireyler çeşitli festivallerde yemek pişirmeye başlar ve zamanla bu konsept, açlık çeken birçok insanın karnını doyurabilmesini sağlayarak bir mucizeyi doğurur. Böylece Mahita binlerce insanın hayatına dokunmuş olur..

 

Shaheen Mistri “Teach for India”

Shaheen Mistri, Hindistan İçin Öğret (Teach for İndia) hareketinin kurucusu. Birçok parlak gencin üniversiteye girmesini sağlayarak eğitim eşitsizliğini ortadan kaldırma hareketinin öncüsü oldu ve böylece ulusal ve global çapta büyük başarılara imza attı. Düşük gelirli ailelerin çocuklarının potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak için hayatı boyunca çabaladı. Shaheen, doğru fırsat verildiğinde her çocuğun harika şeyler başarma gücü olduğunu ve küçük adımlardan nasıl büyük mucizeler doğduğunu gözler önüne serdi ve sermeye de devam ediyor …

 

Belki de “Fongogo” platformu ile ulusal ve hatta global düzeyde önemli başarılara imza atan, kendinizin ve başkalarının hayatına ışık tutan bir diğer kadın girişimcimiz “siz” olursunuz. Yeterki içinizdeki ışığa odaklanın. Neden biraz cesaret, azim, inanç ve en önemlisi “harekete geçme” potansiyelinizle bir diğer gururumuz siz olmayasınız?

Kaynak:

https://www.facebook.com/dijitaltopuklar/photos/a.881367615345378/1172744802874323/?type=3

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ_DAPrAtgtXipkQxP3ecN08a6h_n06oeUERHaKyw1B4g6iiaH4mQ&s

http://www.thebetterindia.com/wp-content/uploads/2016/01/bhhok-mitao-5.jpg

http://womennow.in/ria-sharma-battles-acid-attacks-in-india/

Ali Cebi Foto

Herkese merhaba. İsmim Ali Çebi, Fongogo’nun kurucu ortaklarındanım. 5 sene boyunca ortaklarım ve ekibimle emek verdiğim, birçok hayalin gerçekleşmesine aracılık etmiş olan ve oluşumunun başından beri içinde olmakla gurur duyduğum Fongogo’yu bir de benden dinlemenizi istedim.

2013 Ocağında Akbank’da bir Endeavor konferasındaydım. Keyifli paneller, iyi seçilmiş bir konuşmacı kitlesi vardı. 2011’de yurtdışından Türkiye’ye dönmemin ardından kendime aile ofisimizde menkul ve gayrimenkullerin yönetiminden ve aynı zamanda alternatif sektörlere yapılan yatırımlardan sorumlu bir rol oluşturdum. Alternatif sektörlerden biri teknolojiydi. Günümüzün hızla değişen dünyasında yatırımcı olarak bu alanda aktif olmamak bana çağımızın gerisinde kalmak gibi geliyordu. Rolüm gereği yaklaşık 1 yıldır Türkiye ve dünyadaki melek yatırım ve girişim ekosistemini yakından takip etmeye başlamıştım. Melek yatırım ağı toplantılarına giriyor, girişimciler ve yatırımcılarla tanışıyor, yabancı yatırım fırsatları için yurtdışı kanalları oluşturuyordum. Hatta sürekli övündüğüm birkaç yatırım yapmıştım bile. Yatırım bankacılığı kökenimden dolayı yabancı olduğum süreçler değildi bunlar. Fakat Endeavor konferansı benim için diğer yatırım ve girişim odaklı konferanslardan farklıydı. Fongogo’nun temelleri bu konferansta atıldı. İlk defa bu konferansta katılımcılardan birinden girişimcilerin alternatif finansman bulmak için kullandıkları “kitlesel fonlama” platformlarının varlığını öğrendim. Çok ilgimi çekmişti. Bir çok melek yatırım toplantısına girmiştim ve yatırım süreçlerinin ne kadar yavaş ilerlediğini deneyimlemiştim. Bazen süreçler bırakın girişimciyi yatırımcıyı bile vazgeçirecek hızda ilerliyordu. Girişimci bir melek yatırım ağından bulamadığı fonu farklı birkaç melek yatırım ağından toplamaya çalışıyordu; her bir ağın yatırım süreci nerden baksanız bir kaç ay… Melek yatırım ağları dışında erken safha yatırım yapan melekler küçük yatırımlar yapıyordu, bu yüzden teker teker meleklere gitmek girişimci için bitmeyen bir işkence haline geliyordu. Kitlesel fonlama bu sorunlara ilaç gibiydi. Girişimlerin erken safha yatırım gereksinimlerini, projelerini kitlelere açarak küçük miktarlarla sağlamalarına aracı olan platformlardı bunlar. Projelerini direk görücüye çıkarıp finansman eksiklerini ileride ürünlerinin kullanıcılarından sağlayabiliyorlardı. Bir taşla iki kuş, dahice bir fikir!

Fikrin bana verdiği heyecanla iki ortağımla Fongogo’nun altyapısını oluşturmaya başladık. Uzun bir çalışma sonucu Kasım 2013’de Fongogo yayındaydı! Fongogo’yu başından itibaren belli bir sektörle kısıtlamak istemedik. Erken safha finansman arayan her türlü projeye açtık. Kitlesel fonlama ülkemizde daha çok yeni olduğundan başvuru taleplerinin ve desteklerin bizi yönlendirmesini istedik. Fongogo’da bugüne kadar 684 proje yayınlandı, bunların 206’sı aradığı bütçeyi buldu, yayınlanan projelere 13,292 destekçi toplamda 16,605 kere destek oldu. En çok proje yayınlanan kategoriler 38% oranında Belgesel/Film, 13% oranında Eğitim, 11% oranında Teknoloji olduğunu görmekteyiz. Kitlesel fonlama yolculuğumuzun bu safhasında, kuruluş aşamamızda birçok insanın yabancı olduğu kitlesel fonlama algısını yavaş yavaş oturtmaya başladığımızı görüyorum. Fongogo isminin belli sektörlerde bir “household” isim olmaya başlaması bizi ayrıca gururlandırıyor.

Peki Fongogo’nun misyonu ve vizyonu nedir? Biz Fongogo olarak kitlesel fonlamanın her alanında yer almak istiyoruz. Bu metotla kaynak yaratmanın en az bankadan kredi almak ya da melek yatırım ağından yatırım bulmak kadar yaygın bir yöntem olması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Misyon ve vizyonumuz iki yönlü: Yatırım sürecini hızlandırıp demokratikleştirerek kaynağa ulaşımı kolay olmayan girişimcinin yanında olmak, girişim dünyasına ulaşımı kısıtlı olan yatırımcının yatırımlarını platformumuz aracılığıyla çeşitlendirmesini sağlamak. Birçok yatırımcıya kapalı olan erken safha yatırım dünyasını büyük bir kitleye açmak istiyoruz ve bu sayede girişim dünyasına can suyu olmak istiyoruz. Fikri, inancı ve fikrini hayata geçirecek planı olan her türlü girişimcinin önündeki en büyük engellerden biri olan finansman bariyerini aşmalarını sağlamak adına onların yanında olmayı amaçlıyoruz. Platformlarımızla hem girişimciye hem yatırımcıya fayda sağlamayı umuyoruz. Bunun yanı sıra toplumsal algıdan dolayı hibeler dışında yatırım almakta zorluk çeken sosyal girişimler için de ilk gidilecek adres olmaya devam etmek niyetindeyiz.

Hayallerimiz büyük, bu hayallere ulaşabilmek için kullanıcılarımızın desteği bizim için çok önemli. Bu vesileyle size, bize bugüne kadar inanmış bütün proje sahibi ve destekçilerimize, sonsuz teşekkür eder, platformumuz hakkındaki düşüncelerinizi her zaman duymak ister ve hizmetimizden memnun kaldıysanız kaynak arayışında olan tanıdıklarınıza Fongogo’yu önermenizi rica ederim. İlerleyen dönemde platformumuzdaki yenilikler için bizi takip etmeye devam etmenizi bütün kalbimle dilerim.

Kaynak: https://cemkafadar.net/2018/07/13/bugun-is-dunyasi-uzerine-kisa-bir-degerlendirme/

Kaynak: https://cemkafadar.net/2018/07/13/bugun-is-dunyasi-uzerine-kisa-bir-degerlendirme/

İş dünyasının stresi, girişimciliğin sebep olduğu bazı olumsuzluklar derken bazen insanlarla iletişim kurmakta zorlandığınızı düşünüyorsanız endişelenmeyin. Herkes aynı değildir, bu nedenle herkesle aynı şekilde iletişim kuramayabilir, herkesle anlaşamayabilirsiniz.

İş hayatınızın büyük bir bölümünü kapsayan insan ilişkilerinde kolaylıkla anlaşılır ve ikna edici bir insan olmanız için gereken özellikleri, sizler için 3 maddede toparladık :

1-     Önce Anlamaya Çalışın, Sonra Anlaşılmaya

Doğamız gereği, birini ya da bir olayı anlamaya çalışmaktan önce, anlaşılmak isteriz. Çoğu insan karşısındaki kişiyi anlamak için değil, cevap vermek için dinler. Konuşan kişiye kendini anlatmak, kendi hikayesini ya da şikayetini aktarmak için “dinliyor” görünümünün altında cevap vermeyi bekler. Anlaşılmayı beklemekten önce anlamaya çalışmak, sizi ön yargılarından ve egolarından uzak, yardım etmeye hazır bir insan olarak göstereceğinden, karşı tarafta güven uyandırırsınız ve güven, birçok başarının anahtarıdır.

2-     Sinerji Yaratın

Farklılıklar bazı insanları korkutur. Başkalarından farklı olmak ya da birinin diğerlerinden farklı hareket etmesi, olmaması gereken bir şeymiş gibi hissettirir. Fakat sinerji dediğimiz uyum, farklılıklarla beslenir. Herkes aynı olmak zorunda değildir. Herkes aynı düşünmek zorunda da değildir. Bu nedenle, aynı amaç ya da aynı görev  için birlikte hareket ettiğiniz insanları, çevrenizdeki farklılıkları bir arada sevin. Kendi sinerjinizi yaratın.

3-     Kendinizi Yenileyin

Yenilik ve değişim, insan doğasının engellenemez döngüsüdür. Zaman akıp giderken koşullar değişir, çevremizdeki insanlar değişir, işimiz değişir, kararlarımız, fikirlerimiz değişir. Biz değişiriz. Bu süreçte önemli olan nokta ; kendinize olan saygınızı yitirmeden yenilenmektir. Sürekli okuyarak, iyi olduğunuz bir alanda üretkenlik göstererek, spor yaparak, hiç görmediğiniz yerlere seyahat ederek, sadece sizinle aynı fikirde olan değil, aynı zamanda farklı fikirlere sahip insanlarla da iletişim kurarak kendinizi yenileyebilirsiniz. Yenilenmek, iş dünyasında size başarıların kapısını açacağı gibi ruhunuza da iyi gelecektir.

 

Fakir Baykurt’un Köygöçüren romanını bilir misiniz?

Roman ismini, topraktaki suyu hissettiği an hızla büyüyen, büyümekle de kalmayıp yayılan, besin maddesince zengin toprakları seven, dikenli Köygöçüren Otu’ndan alır.

Kökleri bir kere uzamaya başladıysa ve erkenden müdahale edilmediyse, yok etmek zorlaşır. Topraktan kolay kolay söküp atamazsınız.

Tarım arazilerine de girince, tarımdan başka geçim kaynağı olmayan köylüyü zor durumda bırakıp köyden göçürttüğü için adına Köy Göçüren denmiş.

Romanda, su bulmak için ısrarla uğraşılan topraklarda çıkmaya başlayan, en sonunda köylünün başına musallat olan bu otun da sahibi doğa. Doğa, vermesi gereken kaynakları en cömert şekilde insanlara sunar. Teklifsiz, şartsız…Fakat ondan zorla alınan, çalınan her şey için de cevabı vardır.

Doğanın bize sunduklarına, bizim ondan çaldıklarımıza karşılık olarak hediye etmemiz gereken o kadar çok ağaç var ki…

Ve bunun için o kadar çok imkanımız var ki…

Siz de doğaya bir hatıra bırakmak isterseniz Ekşi Sözlük yazarlarının başlattığı “Hatıra Ormanı Kuruyoruz” projesine destek olun, ağaçlarımız yok olmadan önce çoğalsın!

https://www.fongogo.com/Project/hatira-ormani-kuruyoruz-2019

 

Eksisozluk

 

Kitlesel fonlama yaygınlaştıkça, Fongogo’yu birçok farklı alanda çözüm olarak görmeye başlıyoruz.

Rock FM’in Krock olduğu dönemden satıldığı döneme kadar Genel Yayın Yönetmeliğini sürdüren Metehan Mert Çakır, Rock FM’in isim hakkını alabilmek için dinleyicileri ile el ele vererek kitlesel fonlamaya katıldı. Rock FM Geri Dönsün! kampanyası ile Rock FM markasının haklarını almaya kararlılar. Sonrasında, Rock FM’i karasal yayına yeniden sokmak için çalışmalarına başlayacaklar.

Rock FM 18 yıl boyunca kült bir radyo kanalıydı. Rock FM, sadece Rock müziğini değil, rock n roll kültürünü ve yaşam tarzını da temsil etti. Şu an sosyal medyada binlerce kişi projenin hayata dönmesini sabırsızlıkla bekliyor.  Neredeyse, hedeflerinin yarısından çoğuna ulaştılar. Sabırsızlıkla geri kalanı için ciddi bir kampanya yürütüyorlar. Toplanılan destek karşılığı verilen ödüller ise çok keyifli. Destekçi 100 TL’ye Rock FM partisine giriş yapabilirken, 250 TL’ye  program sunucusu olabilecek.

Fongogo ekibi olarak, yıllarca dünlediğimiz Rock FM’in kitlesel fonlama ile yeniden hayat bulmasını çok anlamlı buluyoruz. Biz de çam sakızı çoban armağını program sunuculuğuna talip olduk :) Tüm dinleyicileri bekleriz..   RockFMpic

Fongogo ailesi olarak, her gün renk renk projelerle bir araya gelmekten çok memnunuz. Bugünkü blogumuzda mevcutta kampanyası olan sevgili Theodora Sevgi Doktorları’nı size daha çok tanıştırmak istiyoruz.

Biz yeni tanışsak da, senelerdir hastanedeki çocuklara sevgi, neşe, umut ve kahkaha götüren Theodora Vakfı’nın Sevgi Doktorları ülkemizde 1998 yılından günümüze kadar 350bin çocuğu ziyaret etmiş. Her yıl İstanbul ve Ankara olmak üzere, 9 hastanede 26bin çocuğu ziyaret ediyorlar.

1993 yılında İsviçre’de kurulan Theodora Vakfı, hastane ve uzmanlaşmış kurumlarda uzun süreli yatmak zorunda kalan çocukları neşelendirerek ve güldürerek, onların acısını hafifletmek için çalışıyor. Theodora Vakfı, özel eğitimli Sevgi Doktoru kadrosu ile 8 ülkede sürdürdüğü faaliyetlerle her yıl hastanelerde tedavi gören binlerce çocuğa mutluluk ve neşe dağıtıyor. 

Sevgi Doktorları, Theodora Sevgi Doktorları Projesi tarafından açık ve etik ilkelere göre hastane çalışmasına uygun şekilde eğitime tabi tutulduktan sonra görevlendirilmiş profesyonel sanatçılardan oluşuyor. Sağlam bir temel eğitim, senede iki kez gerçekleştirilen geliştirme eğitimleri ile tamamlanıyormuş. Ekip, düzenli olarak branşa özel konular ve sanatsal, psikolojik ve tıbbi alandaki eğitimler için bir araya geliyor.

Tahmin edilebileceği üzere, hastanede kalmak bir çocuk için çok zordur. Alışılmadık ciddi  bir ortamda, çocuk ailesi ve arkadaşlarıyla temasını kaybetmektedir. İşte burada Sevgi Doktorları beyaz önlükler içinde rengarenk giyinen sanatçılar olarak hastane odasında anlık sanat performansları gerçekleştirir. Hastane palyaçosu gösterisini, pandomim yapmaktan kukla oynatmaya kadar, çocuğu ziyaretinin merkezine yerleştirecek şekilde tek bir çocuk üzerine inşa eder ve çocuğa göre ayarlar ve bunu da doktorlar ve bakım personeliyle birlikte çalışarak yapar. Sevgi Doktorları bu esnada ebeveynleri ve kardeşleri de dikkate alır ve onları da sürece dahil eder. Böylelikle küçük hasta, gündelik hastane yaşamından bir anlığına da olsa uzaklaşabilir ve renkler, hayal gücü ve oyundan oluşan kendi dünyasına giden yolu yeniden bulabilir.

Sevgi Doktoru olabilmek kolay değildir. Her tür vakanın karşısında mutlu  olabilmek ve neşe verebilmek için kendileri çok iyi bir eğitim alır ve grup terapileri görürler.

Şuan 10 Sevgi doktoru bulunuyormuş. Bu güzel Sevgi doktorlarımız daha çok destek toplayıp daha çok sanatçı yetiştirip hastanelere gönderebilmek için Fongogo’da kampanya açtı. Destekleriniz için: https://fongogo.com/Project/theodora-sevgi-doktorlari–

Sevgi Doktorlar

 

 

2 hayalperest, hayallerine giden yolda tecrübelerini Kitlesel Fonlama Hikayeleri kitabında paylaştılar.

Perçin İmrek, 32 yaşında, girişimci, konuşmacı, 70 ülke gezen bir seyyah, yazar, TEDX konuşmacısı ve İngilizce öğretmeni. Kitlesel fonlamada Fongogo’da 4 kere proje açıp, başarılı olmuş biri olarak kitlesel fonlamaya başvuran birinin sürecini başından sonuna kadar, kendi tecrübeleri doğrultusunda bu kitapta paylaşıyor.

Burak Kartal, Polis memurluğundan, Fongogo’da proje koordinatörü olarak çalışmaya, sonrasında kendi girişimi Türkiye’nin ilk bilim odaklı Çocuk ve Genç Kuluçka Merkezi olan Fikir Değirmeni kuruculuğuna kadar çok renkli tecrübeleri barındıran biri. Kitabın teknik tarafında Burak, platformlara başvuranların beklentileri, kitlesel fonlamada dikkat edilmesi gereken hususlar ve yapılan hatalardan bahsediyor.

Türkiye ve Global’de en iyi platformlar, her birinin avantaj ve dezavantajları, misafir yazarlardan kitlesel fonlama hikayeleri, ve yeni mevzuat ile birlikte girişimcilere online ve halka açık yatırım fırsatı sunan Hisse Bazlı kitlesel fonlama yasasının detaylarını da bu kitapta görmekteyiz.

Kitapta yok yok J Kitlesel fonlamanın Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına ve birçok kişinin hayallerine cevap olabilmesi anlamında önemini daha çok kişinin anlayıp, kullanması ve desteklemesi için bu kitabın önemi bizim için de çok fazla. Kendilerine bu blog yazısı ile ayrıca teşekkürü borç biliriz.

Kitlesel Fonlama Hikayeleri

gorselhttps://www.freepik.com/free-photo/women-holding-linkedin-logo_3682511.htm

2019 istatistiklerine göre LinkedIn’de toplamda 30 milyondan fazla şirket profili var. Bunun yanında LinkedIn potansiyel müşterilerinize ulaşma konusunda Twitter ve Facebook’tan neredeyse 3 kat daha etkili.

Bugün sizlere LinkedIn sayfanızın etkisini artırabileceğiniz 4 ipucundan bahsedeceğiz.

 

1) SEO’nuza Dikkat Edin

gorsel

SEO’su iyi olan bir LinkedIn profili sunduğunuz ürün ve servislerin online görünürlüğünü basit adımlarla artırabilir.

- Profil açıklamanızda işinizi en iyi anlatan kelimeleri ve tanımları kullanın.

-Profilinize blogunuz, websiteniz gibi linkleri ekleyin.

-Düzenli olarak anlamlı ve alakalı içerikler paylaşın.

2) İlgi Çekici Bir Profil Hazırlayın

gorsel

İnsan beyni resimleri kelimelerden 60 bin kat daha hızlı işleme aldığından dolayı şirket profilinize fotoğraf eklemeniz size %94 daha fazla görüntülenme sağlayacaktır.

Arka plan fotoğrafınızı da dönemsel promosyon kampanyalarınıza uygun bir görselle tamamlayabilirsiniz.

 

3) İçerik Paylaşın

gorsel

Şirket profilinizde düzenli olarak (haftada 2-4 paylaşım arası) içerik paylaşmanız potansiyel müşterilerinize karşı şirketinizin güncel ve aktif bir görünüme sahip olmasına yardımcı olacaktır. Sadece LinkedIn için değil diğer tüm sosyal medya platformlarında görünür ve aktif olmak günümüz şirketleri için olmazsa olmaz bir pazarlama yöntemi.

LinkedIn’de oluşturulan içerikler her hafta 9 milyar etkileşim alıyor. LinkedIn’in 500 milyondan fazla kullanıcısının sadece 3 milyonunun her hafta paylaşım yaptığını düşündüğümüzde, içeriklerinizi düzenli olarak paylaşmak platformda bir adım öne geçmenize yardımcı olacaktır.

 

4) İçeriklerinize Stratejik Hashtagler Ekleyin

gorsel

LinkedIn kullanıcıları platformda farklı endüstrilere özel hashtagler kullanarak arama yapabiliyor. Platform kullanıcılarına maksimum 200 adet hashtag kategorisi sunuyor.

Hashtaglerinizi, konum bazlı olarak, potansiyel müşteri kitlenizi ilgilendirecek şekilde, influencerların dikkatini çekebilecek şekilde veya onlarca farklı yöntemden birini kullanarak seçebilirsiniz.

Kaynak

 

Girişimcilikte hata yapmak her aşamada oldukça olağandır. Ancak bu hataların birçoğu önceden deneyimlenmeyen durumlardan dolayı ortaya çıkar. Bu yazımızda ilk defa girişim kuran insanların sık yaptığı 4 hatadan bahsedeceğiz.

 

1) Yapıcı Eleştirileri Kabul Etmemek

gorsel

Girişimciler, yatırımcılardan veya potansiyel müşterilerinden gelen yapıcı eleştirileri ve geri dönüşleri hoşgörüyle kabul etmelidir. İlk defa kendi işini kuran girişimciler çoğunlukla negatif eleştirileri olumsuz bir yargı olarak algılarlar. Ancak bu geri dönüşler girişiminizin erken aşamalarında ürününüze ve çözümünüze yönelik geliştirebileceğiniz yönleri ortaya çıkarır.

 

2) Fazla Hızlı Gitmek

gorsel

Girişimlere verilen tavsiyelerin çoğu ilk olmak, hızlı gitmek, pazara ilk çıkmak ve hızlı yatırım almaktır. Her ne kadar bazı durumlarda bu doğru olsa da ilk girişiminizde önünüzdeki seçenekleri yanlış değerlendirme ihtimaliniz de oldukça fazladır. Pazara kendi alanınızda ilk çıkan girişim olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmayabilir. Sizden önce pazarda var olan bir rakibinizin hatalarını ve güçlü olduğu yönlerini görüp daha dikkatli ilerleyebilirsiniz.

3) Pazar Riskini Umursamamak

gorsel

 

Pazar riskini umursamamak girişimlerin başarısız olmasında tek başına en büyük sebeplerden biridir. Çoğu girişimci teknoloji platformlarını mükemmelleştirmeye zaman harcıyor. Ancak çoğu zaman bunu oluşturdukları platformların talep edilen ve sürdürülebilir bir değer olduğunu test etmeden yapıyorlar. Max Finger ve Oliver Samwer’in “Amerika’nın En Başarılı Girişimleri: Girişimciler için Dersler” kitabında açıkladığına gibi: “Birçok girişim bir çözüm arayan teknolojilerine veya ürünlerine oldukça fazla para yakıyor.”

Girişiminizi başarısızlığa uğratabilecek şey ürününüzün sorunlarıyla alakalı değil çoğunlukla pazar hakkındaki yanlış öngörülerinizden oluşacaktır. Yazarların değindiğine göre 6 ayınızı potansiyel müşterilerinizle konuşup ihtiyaçlarınızı anlayıp fikrinizi valide etmeye harcamalısınız.

4) Tohum Yatırım Almayı Abartmak

gorsel

Çekirdek bir tutarda yatırım almak sanıldığı kadar büyük bir başarı değildir, girişimcilerin bu tutarları edindiklerinde fazla kutlanması ve abartılması yanlıştır. Çok az sayıda girişim ancak doğru yatırımcıların girişimlerinde yer almalarından dolayı başarıya ulaşabiliyor.

Yatırım aldığınız kişilerin veya yatırım fonlarının sizin vizyonunuzla uyuşması oldukça önemlidir. Dolayısıyla görüştüğünüz ilk yatırımcıdan aldığınız teklifi bu faktörleri göz önünde bulundurmadan kabul etmek yanlış bir karar vermenize yol açabilir.

Kaynak

 

Post Navigation