Önemli olan başlamak… Bir kadının bu hayatta yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Yeter ki istemeli, üretmeli, yaratıcı olup içlerindeki girişimci ruhunu ortaya çıkarmayı bilmeli, en önemlisi ise gereken maddi ve manevi desteği almasıdır. Bu süreçte online imece diyebileceğimiz Fongogo platformundan hayallerindeki serüveni başarıyla tamamlayabilme fırsatı bulabilirler. 

Dünya genelinde kötü ekonomik koşullar, yüksek işsizlik oranları, kadınları girişimcilik aktivitelerine itmektedir. Kadınlar, maalesef ki yeterli eğitim imkanlarına sahip olamıyorlar. Eğitim olanaklarına sahip olsa bile birçok kadın çeşitli nedenlerle iş hayatını yarıda bırakıyor. Ayrıca kadın girişimcilerle ilgili ortaya çıkan ortak sorunların başında, sosyal ve kültürel ortamda kadın rollerinin kalıplaşmış olmasını görüyoruz. Bu süreçte de kadının kendi ayakları üzerinde durması, kendisini her zaman geliştirmesi ve ekonomik özgürlüğü olması kadını güçlü, bağımsız yapan en büyük etkenlerdir. Unutmayalım ki kadının yapabileceklerinin sınırı yoktur.  

‘Fongogo’ platformu ile başarıya ulaşmayı hedefleyen kadın girişim projelerimizden aktif olarak; 

‘MAİDE’ Birleşik Mutfaklar, Güçlü Kadınlar, için 14 Aralık 2018 tarihine kadar destek olabilirsiniz.  

46918456_1970367436378593_524450996156366848_n

https://www.maidemutfak.com/ 

Maide, kadın işgücünü ve toplumsal entegrasyonu hedefleyen bir mutfak üretim girişimidir. Yerinden edilmiş bireylerin mutfak eğitimi alarak kendi ekonomik değerlerini yaratabilmeleri için hijyen koşulları sağlanan, kanunlara uygun bir çatı oluşturmak amacıyla desteklerini bekliyorlar. 

 

Ek olarak sizinle globalde kitlesel fonlama ile başarıya ulaşmış birkaç kampanyayı paylaşmak istiyoruz:  

‘Kickstarter’ platformu ile başarıya kısa bir sürede ulaşan kadın girişim projelerinden; 

 

‘I Am a Rebel Girl - (Elena Favilli tarafından yazılan kitap) 

42044335_2126221934078327_1349096837386076160_n

https://www.rebelgirls.co/ 

Elena Favilli, 2011’de çocuklar için ilk iPad dergisi olan Timbuktu dergisini çıkardı. Timbuktu Labs’in kurucusu ve genel müdürüdür. Aslında, iki kadın tarafından başlatılan Timbuktu Labs’ın “asi kızları” hakkındaki bir çocuk kitabı, Kickstarter tarihinde en hızlı finanse edilen yayın projesi oldu ve sadece üç saat içinde 100.000 dolar kazandı. Rebel Girls Volumes 1 ve 2 için İyi Geceler Hikayeleri ” nin rekor kıran başarısından sonra, ” Ben Rebel Girl’ım: Devrimi Başlatmak İçin Dergi ” + ikinci sezonun “Rebel Girls İçin İyi Geceler Hikayeleri” ni duyurmak üzere geri tekrar kickstarter platformuna dönmüşlerdir. 

 

Ouya: Video Oyun Konsolu 

Julie Uhrman -  $8,596,474 bağış toplamıştır. 

ouya

www.ouya.tv 

Ouya, Kickstarter’ın en başarılı projesinden biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Ouya, Androdi tabanlı bir oyun konsolu olarak çok ünlü olmuştur. Üstelik sadece 99 dolara satılmaktadır. 8.5 milyon dolar destek toplayan Ouya, tüketicilerle buluşmuş ve konsol dünyasında kendine bir yer aramaya devam etmektedir. 

 

Emotive Insight - Topladığı fon ($): 1,643,117 

Tan Le - San Francisco, CA 

tan-le

https://www.emotiv.com/insight/ 

Beyin aktivitenizi izleyen ve EEG’yi anlayabileceğiniz anlamlı verilere dönüştüren şık, çok kanallı, kablosuz bir kulaklıktır. EI beyin aktivitesini izleyen fonksiyonuyla türünün ilk örneklerinden sayılıyor. Ödüllü EMOTIV EPOC, ölçeklenebilir ve içeriğe dayalı insan beyin araştırmaları için tasarlanmıştır ve hızlı ve kullanımı kolay bir tasarımla profesyonel sınıf beyin verilerine erişim sağlamaktadır. 

!Unutmayalım ki kadın girişimciliğinin desteklenmesinin bir ülkenin ekonomik büyümesi, istihdam oluşturması ve rekabet gücünün arttırılmasında büyük önem taşımaktadır. 

Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.’ yeter ki inanalım ve onlara bu fırsatı verelim. Kadın girişimcilerimiz, haydi ‘Fongogo’ başına! 

Şükrü Özçevik, Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmış, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.26.15

       -Antalya Film Festivali- 2017

1-) ‘Şükrü Özçevik’ Kimdir ? Kendinizden biraz bahseder misiniz ?

27 Ağustos 1988 İzmir doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünden mezun oldum. Aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler bölümü üzerine eğitim görmekteyim.
Sinema hayatıma 2 Eylül 2014 yılında bir sanat derneğinde “Film Atölyesi” kursuyla başlamış olup, aynı dernekte “Temel Fotoğrafçılık” eğitimi aldım. Aynı zamanda bir Belediyenin düzenlediği “Kısa Film Atölyesi” kursuna devam ettim. İlk “Kısa Film” deneyimimi 16 Kasım 2014 yılında “Kamera Asistanı” olarak yaşamış olup, Birçok kısa metraj film projesinde çeşitli görevlerde yer almıştım.
Senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığım “Sistemin İpleri” adlı ilk kısa metraj filmimi 2015 yılında gerçekleştirdim, 10’u uluslararası olmak üzere 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. Daha sonra 2017 yılında “Noradrenalin” adlı distopya türünde ikinci kısa metraj film projemi gerçekleştirmiş olup, 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. 2018 yılında, belgesel türünde ilk projem olan “Kimliklerim, Semtim” adlı filminin çalışmalarına devam etmekteyim.
İnternet üzerinden “Ozcevik Film” adıyla bir yapım şirketi kurmuş olup; öncelikle kendi film projelerimi hayata geçirmeye, bunun yanında yaratıcı fikirlere destek olmaya çalışmaktayım. 2017 yılında 3 kısa metraj film projesinin Uygulayıcı Yapımcılığını üstlendim.
Ticari kariyerine, 2015 yılında bir düğün fotoğrafçısının yanında asistan olarak başladım; çeşitli şahıs ve şirketlerle freelance olarak düğün hikayesi, etkinlik, tanıtım, müzik klibi vb. çalışmalarda çeşitli pozisyonlarda çalıştım, “Motionars” adlı reklam ajansında Yönetmen olarak kariyerime devam etmekteyim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.29.58

2-) Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz ?

İlk ürettiğim “Sistemin İpleri” adlı kısa film projesinden sonra; daha büyük prodüksiyonlu, seviyemi daha da üst seviyeye çıkaracak ve fikirlerimi dışa vurabileceğim, farklı türde bir kısa film üretmek istiyordum. Distopya türünde olan “Noradrenalin” adlı 2030 yılında geçen ve sevginin bizim evrenimizde resmi olarak yasaklandığı bir film çekecektim.
İddialı hikayesi olan bu film öncesinde de Kültür Bakanlığı fonu dışında farklı fonlama sistemlerini takip ediyor ve yeni yeni platformlar öğreniyordum. Kitlesel Fonlama Platformu olan “Fongogo”yu bir kısa film projesi aracılığıyla keşfetmiş, incelemiş ve işte aradığım alternatif fon arama yerini buldun demiştim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.33.41

3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir ?

“Noradrenalin” adlı filmimi Fongogo’ya koymadan önce ön prodüksiyon aşamasında filmin ekibinde yer alacak; Görüntü Yönetmeni, Yönetmen Yardımcısı, Sanat Yönetmeni, Kurgu ve Renk, Ses Kayıt ve Ses Miksaj ekibiyle anlaşmıştı ve yazılı biyografilerini almıştım. Filmin senaristi olan Yasin Zeybekoğlu ile tüm ön prodüksiyon çalışmalarımızı tamamlamış ve Fongogo’ ya projemizi koyacağımız zamanı belirlemiştik. Sosyal Medya uzmanı olan Gökhan Zeybekoğlu ile görüşmüş, bize filmin atmosferinden tüyolar verecek kısa bir video hazırlarsanız tanıtımı daha etkili olur demişti. Ayrıca sosyal medya hesaplarımızı kendisi yönetecek ve Facebook, İnstagram vb. mecralarda reklam kampanyamızı yapacaktı.
Sosyal medya hesaplarımızda profil görseli olarak kullanacağımız grafik tasarımları Berkan Faruk Özaktaş çizmişti. Fongogo tanıtım videosu için hazırlayacağımız ve filminde giriş sahnesini oluşturacak olan tanıtım videosunu Amerika merkezli stock video lisansı satan siteden satın alınmıştı. Freelancer çalışanların platformu olan bir siteye, filmden tüyolar veren metinler profesyonel seslendirme sanatçısına kelime ücreti karşılığında seslendirilmişti. Filmin kurgu, görsel efekt ve rengini yapan Abdullah Demir tarafından görsel efektler ve üç boyutlu font eklenmiş. Özgün müzik ve miksajı yapan Yiğitcan Kiremitçi tarafından özel bir Jingle hazırlanmıştı. Bu çalışma, projeyi anlattığım videoda dahil olmak üzere 2.30dk. oldu ve Fongogo’ da tanıtım yazısıyla birlikte yerini aldı.
Çevremde bazı arkadaşlarım, bunun çok büyük bir risk ve zaman kaybı olduğunu eğer sosyal çevren ekonomik olarak destek vermezse gerçekleşemeyeceğini, ayrıca eğer başaramazsam, rezil olacağımı söylediler. Bazıları da: Sen bir koy da başarırsan bizde belki koyarız diyen kısa film yönetmeni arkadaşlarımda oldu.
Haber spikeri sahneleri Almanya’da yaşayan manevi annem Fahriye Us İnan’ın yönetiminde kızı Bahar Dağdelen’in haber spikeri rolünü üstlenmesiyle ve Jochen Menzel’in çekimi üstlenmesiyle tamamlanıp, bu görselleri de eklememe vesile oldu.
Fongogo ve İyzico komisyonlarını da hedef bütçeme dahil edip, 6.500 tl isteğiyle projeyi açtık. Sosyal medya hesaplarında paylaşımlar, “Noradrenalin – Teaser” adıyla ücret karşılığında reklam kampanyası olarak sosyal medya mecralarında paylaşımları vb. gerekli PR çalışmalarını yaptık ve 975 tl. de kaldık derken İzmir’den açtığımız bu projeye İstanbul’dan Meral Çelik adlı yapımcı mesaj göndererek, projeyle ilgilendiğini ve Senaryo, kalem kalem bu bütçelerin nerelere harcanacağını ve daha önce çekmiş olduğum kısa filmin linkini istedikten sonra iyi bir iletişimle İzmir’de bir araya geldik, anlaştık. Bu önemli iş birliği ve destekle projeyi Meral Çelik sayesinde hayata geçirmiş olduk. 12 Film Festivali gezdik. “Kısa Film Yönetmenleri Derneği” projesi olan 25 yönetmenin kısa filminin oluşum sürecini anlattığı Es Yayınları tarafından basılan “Kısa Filmin Öyküsü” adlı kitapta “Noradrenalin” filminin hikayesinde “Kitlesel Fonlama Platformu” sürecini de anlattım.
İkinci kısa filmiyle Kitlesel Fonlama Platformu olan Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmıştım, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen olarak profesyonel anlamda Yönetmen ve Yapımcı iş birliğini deneyimleme imkânı bulmuş biriyim.
Fongogo ailesine bu deneyimi bana yaşattığı için çok teşekkür ederim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.27.43

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?

  Neden olmasın? :)

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.32.26

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı ?

Projelerine taslak aşamasından, sinopsis, tretman, senaryo aşamalarına kadar titizlikle çalışıp. Çevrelerindeki insanlardan da geri bildirimler sonucu tekrar revize edip ancak kendi benliğini, iletmek istediği ana çatıyı bozmayacak şekilde karar verdikten sonra. Yarattıkları o evreni biçim olarak oluşturabilecekleri mekân, kostüm, oyuncu, makyaj, kostüm, özetle tüm evreni oluşturacak tasarımı tamamladıkları zaman… Artık projelerini zihinlerinde çektikleri zaman ekip, ekipman gereken her şeyi tamamlasınlar ve Fongogo’ ya koyacaklarına hazır hissettikleri zaman; kısa ve net olarak projeyi yazsınlar. Ekip biyografisi bence önemli bu yüzden yaratım ekibi denilen kişileri özellikle yazsınlar ki bir yapımcı sen bunu yapacaksın ama kiminle dediği zaman ikna olmalı. Kalem kalem bu bütçelerin açık bir şekilde nerelere gideceği. Tüm bunlardan sonra bence en önemli aşama:
Yaratacağın filmi bize ikna edici bir şekilde videoda anlat ve benim yaptığım taktiği herkese tavsiye ederim. “Noradrenalin” filminin yapımcısı bunu demişti ki Distopya türünde bu çok etkileyici. Filmde yaratacağın atmosferi bana göster. Nasıl bir renk olacak? Bana nasıl bir evren vaat ediyorsun? 2030 yılında geçecek ama nasıl yapacaksın? Tüm bunları görsel olarak kısa da olsa bir tanıtım videosu olarak hazırlarsanız. İnanılmaz etkileyici oluyor. Benim filmimde bu geçerliydi. Etrafınızdaki insanlar size gerçekleştirebileceğiniz konusunda güvenmeyebilir ancak siz kimseyi dinlemeyin. Yaptığımız iş zaten bunu gerektirir.
Bir de benim gibi bir yapımcı projenizle ilgilenir ve bir toplantı yapmak isterse şu tip cümleler kurmayın. Yapmaya çalışıyoruz işte bir şeyler… ya da elimden geldiğince… Bu tip cümleler sizin filmleri hobi olarak yaptığınızı karşı tarafa düşündürtecek cümlelerdir. Kendinizden ve projenizden emin konuşmalısınız. Bunun içinde çekeceğiniz projenin her aşamasına hâkim olmalı ve neler çıkarabileceğinizden emin olmalısınız.
Üniversitelerin İletişim bölümlerinde reklam dersi alan arkadaşlar var. Onları bulun ve projenizi anlatın. Filminizin sosyal medya PR’ı konusunda destek isteyin. Eminim bu tip sanatsal bir çalışmaya ikna olduğu takdirde destek olabilecek arkadaşlar vardır.
Hayal ederek çıktığınız bu yolculukta zihninizdeki kanatlarınız hiç eksik olmasın.
#fongogohayalekanatçırp

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.34.10

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.37.16

İletişimde Sosyal medyanın faktörü, bireylerin hayallerindeki projelerini daha fazla kitleye tanıtmaları amacıyla çeşitli stratejilerle birkaç önemli taktikleri kullanarak (Projenin Amacı, Sürpriz Ödüller, Çoğunluğa Uyma Psikolojisi, Proje Sahibinin Başarıları, Saygınlık Kazanması) gerçekleştirdikleri Fongogo kullanıcı kitlesinin dikkatlerini çekmesinde de önemli bir etkisi olan ikna edici süreçtir. 

Bu süreçte proje sahipleri ilk olarak, işitsel birtakım dikkat çekici mesajların yanı sıra kitleye karşı her türlü projelerdeki renk, resim, sembol, şekil (logo) vb. uyaranlar ile görsel mesajları da göndermektedir. Teknolojinin hızlı bir şekilde durmaksızın gelişmesi ve sosyal medya kullanımın artmasıyla çoğunlukla insanların elinin altında her şeyi kolay ve hızlı bir şekilde takip etmeleri, bilgi alışverişi sağlaması, görsel ilginin anlamlandırmaya yardımcı olması görsel iletişim için oldukça önemli bir etkendir çünkü insanlar öğrendiklerinin %1’ini deneyerek, %2’sini dokunarak, %4’ünü koklayarak, %10’unu duyarak ve %83’ünü çevresindeki olayları gözlemleyerek öğrenmektedirler.  

Peki ya çoğunluk neye göre belirleniyor, neleri dikkat ediyor?

fongogo

1-) Projenin Amacı: Sahipleri tarafından gerçekleşmesini bekledikleri projenin detaylarında, eğer topluma faydalı bir farkındalık kazandırıyor inancı varsa, projenin ulaşacağı (çocuk, engelli, kısa film konuları vb.) yerlerde faydalı olup kalbe dokunmayı hissettiriyorsa, kitlenin fikirleriyle uyuşur, yakın hissettikleri projelerde de bir o kadar fon kullanma olasılıkları yüksek olacaktır. 

2-) Sürpriz Ödüller: Kullanıcı kitlenin fonlamada bulunacağı düşük destek miktarından başlayarak git gide artan destek miktarlarıyla sürpriz hediyelerin verilmesi, destekçileriniz için seçme şansı ve dolayısıyla fonlama sonucunda daha memnun düşünceler içerisinde olacağı hissini verirsiniz.  

3-) Çoğunluğa Uyma Psikolojisi: Proje sahiplerinin hedeflediği destek tutarına çabucak yaklaşan projeler, kullanıcı kitlesi tarafından (Aa bak bu çok desteklenmiş, ben de hemen bağışta bulunayım düşüncesiyle) daha çok destekleyicinin dikkatini ve projeye inanma potansiyeli artıyor. çekiyor.  

4-) Proje Sahibinin Başarıları: Eğer proje sahibinin daha önce başarıya ulaşmış birkaç projesi var ise destekçilerin bu yeni proje girişiminde de daha fazla destekte bulunmaları düşünüle bilinir. Eğer yok ise de üzülmeyin, proje konusu kullanıcı kitlesi tarafından çarpıcı bulunup sizi bu girişimcilik yolunda şans vererek destekleyebilirler. 

5-) Saygınlık Kazanması: Açık bir şekilde sunulan isim listesinde, fonlamada bulunan kitlenin isimlerinin sergilenmesi destekçilerin itibar kazanmasına ve çevresi tarafından onaylanıp olumlu geri dönüt almasının bilincinde olup bağışta bulunabilirler. 

Projenin başarıya ulaşmasının en büyük etmenlerinden birisidir hedef kitle seçimi. Ancak asıl iş doğru hedef kitleyi seçtikten sonra onlara sunulması gereken projelerin önemli detaylarını aktarmakla şekillenir.  

0000000646953-1

Kalabalıkta her duygu, her davranış bulaşıcı, hem de ileri derecede bulaşıcıdır; öyle ki, bireyin kendi kişisel çıkarını kitle çıkarına feda ettiği görülür. / SIGMUND FREUD 

Kitlesel fonlama hayallerin gerçeğe dönüşmesine yardımcı olacak finansmanın sağlanmasıdır. Tüm büyük projeler ve işletmeler önce bir fikirle başlar ve ilk olarak özgün bir şekilde yaratıcılığını konuşturup ortaya bir proje çıkarır. Tabi hayata geçirilip bizim hayatımızda da etkin rol oynamaya başlıyorsa da işte orada başarı faktörleri yatıyor. Akıllara gelen hiç umulmayan bir fikirlerle insanların hayatlarında önemli bir yer edinmeyi amaçlayan bu projelerin gerçekleşmesinde ise girişimciliğin önemli basamaklarından biri olan kitlesel fonlaması sistemi proje sahipleri için fon talep edenleri buluşturup onlara bu fikirlerinin gerçekleşmesinde destekçi oluyor.

Herkesin mutlaka ‘Acaba şunu yapsam olur mu?’ ‘Ya bir fikrim var ama gerçekten bana herkes güler mi?’ ‘Acaba bu çılgın fikirlerim destek alır mı?’ Aklımızı kurcalayan bu tarz düşünceleri bir kenara bırakıp hep birlikte aşağıda birkaç örneğin bulunduğu kitlesel fonlama ile desteklenmiş tuhaf ancak bir o kadar da başarılı olan projelerin bazılarını inceleyelim. İnanın bu özgün ve yaratıcı fikirler birçoğumuzun aklına bile gelmemiştir.

 

1-) BugASalt- The Final Push: Orijinal Tuz Silahı

DMlbPufUIAAI809Kaynak: bugasalt.com

Genellikle yaz aylarında artan sineklerle baş etmek zorunda kalmak biraz canımızı sıkabilir. Kabul edelim ki sinek raketleri de sıkıcıdır. Av tüfeğine benzeyen bu alet sıradan sofra tuzu kullanarak kullanıcıların ev sineklerini ve sivrisinekleri imha etmesini sağlıyor ve Lorenzo Maggiore’nin bu fikri Indiegogo’nun en başarılı kampanyalarından biri olma özelliğini taşıyor. 2012 yılında başarılı olan bu proje aynı yılda 10.000′in üzerinde müşteri ve 21.400′den fazla Bug-A-Salt Orijinal Tuz Silahı satılmıştır. Tehlikeli kimyasallar ve böcek ilaçları kullanmak yerine sıradan sofra tuzu kullanmak daha iyi bir yoldur. Sadece sıradan sofra tuzu kullanılarak sinekleri ve diğer haşere böceklerini öldürmek için bu dahiyane tasarımla minyatürize edilmiş bir av tüfeği etkisi yaratılır. Özellikleri arasında zehirli madde içermemesi, bataryalı olmaması, son derece kullanımı kolay olması, tavanlar ve köşelerdeki davetsiz böceklere de kolayca yok edilebilir özelliklerini taşımaktadır.

bug-a-salt-gun

2-) Breathometer: Alkol Ölçüm Cihazı

tuhaf-is-fikirleri

Kaynak: breathometer.com

Breathometer, nefes analizi teknolojisinde öncüdür. Misyonları, insanların daha akıllı kararlar almalarına ve yaşamlarını iyileştirmelerine yardımcı olmak için dünyanın ilk taşınabilir nefes analizi platformunu oluşturmaktır. Bu özgün ve yaratıcı icat olan Breathometer’s akıllı telefonlarınızı alkol ölçüm cihazına döndürüyor. iOS ve Android uyumlu olan aksesuarı kullanabilmeniz için ilk başta uygulamayı mobil cihazınıza indirilmesi ve ardından Breathometer’ı mobil cihazınızın 3,5 mm kulaklık girişine takmanız gerekiyor. Cihaz alkol oranınızı test ediyor ve uygulama sonuçlarını kaydediyor. Proje sahibi Charles Michael Yim, Silikon Vadisi’nin deneyimli 3x’lik bir seri girişimcisidir. Eylül 2012′de Charles Michael Yim tarafından kurulan Breathometer için, ABC’nin Emmy Ödülü kazanan Shark Tankı’nda bir Reality TV yıldızı olduğu için Mark Cuban’ın da dahil olduğu 5 ünlü yatırımcıyı 1 milyon dolarlık Breathometer’a yatırım yapmaya ikna etmiştir. Indiegogo’nun başarılı kampanyalarından olan Breathometer’s için 15 Nisan 2013′te % 553 fon sağlandı.

Başarılı olan bu uygulama hakkında yapılan yorumlardan bazıları ise:

CBS Haberleri: “Sadece kazaları önlemek ve hayat kurtarmak için değil, ciddi yasal sorunlardan kaçının”

C | NET: “Böyle trajedileri önlemeye yardımcı olabilecek herhangi bir teknolojiyi tamamen destekliyorum”

Gizmodo: “ DUI’den çok daha ucuz bir şey … Delice basit görünüyor ve cebinize sığar” gibi proje hakkında destekleyici birçok olumlu mesajlar bulunmaktadır.

Breathometer4

3-) Lady Dinah’s Cat Emporium: Kedi Kafe

Print

Kaynak: ladydinahs.com

Londra ve dünyadaki inanılmaz hayvan sever insanlar tarafından yoğun ilgi gören Lauren Pears’ın bir projesi olan Cat Emporium, 15 Şubat 2013 tarihinde, kediler ve insanların Shoreditch yakınlarındaki Doğu Londra’da bir rahatlama ve sevinç ruhu içinde paylaşacakları lüks bir alan açılması fikri için başvurduğu Indiegogo platformundan 109.510 £ toplandı. Başlarda yer bulmakta zorlanan proje sahibi, Birleşik Krallık’ta yeni bir iş türü açmanın bürokrasisini müzakere ettikten ve sosyal medya ağlarının aracılığıyla harika destekçilerle emin adımlarla kendini duyurdu. Kedilerle her seans 2 saat sürmektedir. Ayrıca kedileri iyi ve sağlıklı tutmanın maliyetlerini karşılanması ve personellerin bakım masraflarının karşılanması için 5 sterlinlik bir teminat bulunmaktadır.

indir

Belki de bunun gibi birçok fikir aklınızdan geçmiş olabilir. Ya da daha çılgınlarcası… Yani tuhaf diye düşündüğünüz fikirler aslında yaratıcı olabilir. Sonuçta öyle ya da böyle bu başarılı girişimlerin sonunda bazı insanların hayatlarında da etkin rol oynayabiliyor. Bu yüzden hiçbir zaman projenizi tuhaf bulmayınız ve kitlesel fonlama ile çılgınca fikirler üretmeye devam ediniz.

Girişimciliğin son yıllarda bölgesel ve ulusal kalkınmadaki rolü anlaşılır duruma geldi. Girişimcilerin değeri ve desteklenmelerinin ne kadar önemli olduğu, zaman içerisinde yazılan başarı hikayeleri, yeni fikirlerin yol bularak yeni iş alanları sağlaması ve ekonomik büyümeye katkıları sebebiyle daha çok anlaşılır hale geldi. 

kitlesel-fonlama-devlet-kontrolunde-hayata-geciyor-1506503484

Yeni kurulan girişimlerin finansal kaynak ihtiyaçları biçimsel olarak bankalar, devlet, kredi kuruluşları vb. kurumlardan sağlanırken, biçimsel olmayan terminolojisi ile kişisel tasarruflar, aile, arkadaşlar, melek yatırımcılardan karşılanabilmektedir. Ancak, bu kaynakların yeterliliği tartışılır boyuttadır. 

KOBİ’ler açısından bakar isek, Türkiye’de bankalar KOBİ’lerin en önemli finansman kaynağı durumundadır. Küçük işletmeler, finansal kaynağa ulaşımda büyük işletmelere göre daha çok sorun yaşamaktadırlar. Son yıllarda, KOBİ kredileri konusunda uzmanlaşma yönünde bankacılık sisteminde bir gelişme olduğu halde, yine de sıkıntılı durumlar devam etmektedir. Ek olarak, son dönemde yaşanılan ciddi yüksek faiz ortamı sebebiyle de herhangi bir işletme kredi almadan önce farklı finansman metotlarını düşünmek isteyecektir. Ne yazık ki, uygun koşullu finansman erişim sıkıntıları, KOBİ’lerin ve diğer tüm Girişimlerin kurulma ve büyümeleri önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. 

Biçimsel olmayan finansal kaynak bulma yöntemlerinden Melek Yatırımcılık, son yıllarda Türkiye’de önemi daha çok anlaşılsa bile, ne yazık ki kapalı bir çevrede kalarak olması gerektiği seviyeye ulaşamamıştır. 

Bütün bu parametreleri değerlendirdiğimiz zaman, yeni girişimcilerin ve KOBİ’lerin kitlesel fonlama ile kaynak ihtiyaçlarının giderilmesinin önemi çok daha anlamlı bir boyuta erişmektedir. 

Kitlesel fonlama, fikirlerin, projelerin ve şirketlerin kaynak arayışlarını kitle dediğimiz yatırımcılardan küçük miktarlarla sağlamalarına verilen isimdir. Bu sayede birçok bireyden ufak miktarlarla büyük kaynaklar toplanabilmektedir. Diğer bir ismi alternatif finansman olan kitlesel fonlamanın, 2013’deki global hacmi 12 milyar dolarken bu hacim 2017’de 200 milyar dolara geçmiştir. Hisse, bağış, ödül ve borç olarak 4 grupta toplanan kitlesel fonlamanın en büyük pazar büyüklüğünü borç oluştururken, henüz bu konuda Türkiye’de bir kanun çalışması yoktur. Hisse bazlı kitlesel fonlama ise kitlesel fonlamanın en geç gelen ve en hızlı büyüyen segmentidir. Ne mutludur ki, Türkiye’de Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası 5 Aralık 2017 yılında çıktı ve ikincil düzenlemeleri hazırlanıyor. Bu kanunla birlikte, kâr amacıyla ufak yatırımlar yaparak hisseler alabileceğiniz girişimlere finansman desteği sağlayarak, büyümelerinde önemli etki yaratabileceksiniz. 

Girişimciler ve KOBİ’ler açısından bakıldığında, Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Platformları haricinde ödül bazlı platformların da önemi yadsınamaz. Girişimciler ve/veya işletme sahipleri çıkacak ürünlerini veya servislerini bu platformlar aracılığıyla kitlelerle buluşturarak önceden müşterilerini edinebilme ve ön satış yapabilme yetkinliklerini elde ederler. Mevcut durumda, bu konuda en başarılı ekosistemin Türkiye’de film sektörü olduğunu söyleyebiliriz. Alternatif finansman metotlarını çok iyi biliyor, kitlesel fonlama ile her film için kendilerine kaynak buluyor ve seyirci elde edebiliyorlar. Umuyoruz, buradaki hızlı adaptasyonu diğer sektörlerdeki girişimler de keşfedecek ve kendi finansal ihtiyaçları için kitlesel fonlama ile birlikte çok daha avantajlı bir şekilde kaynak bulabilecekler. 

Fongogo ve Fongogo Pro ailesi olarak, bu konuda her türlü iletişimde olmak Ebulten’e üye olunuz. 

Kitlesel fonlamanın günümüz dünyasındaki geçerliliği günden güne artıyor ve bununla birlikte değişik sektörlerden birçok şirket proje ve ürünleri için bu yenilikçi finansman yöntemini kullanıyor. Bu yöntemi tercih eden sektörlerden biri de hayata çevreci çözümler üreten yeşil teknoloji şirketleri. Gerek bu projeleri pazarlanabilir ürünlere dönüştürme aşamasında gerekse prototipleri seri üretime geçirme aşamasında kitlesel fonlama websiteleri yeni teknolojilere tanıtım ve ekonomik destek imkanları sunan platformlar olarak ortaya çıkıyor.

Bu tür girişim şirketlerine göre, teknolojinin hayatımızdaki rolü sadece günlük ihtiyaçlarımızı karşılamanın kolay yollarını bulmak değil, ileriye dönük sürdürülebilir yaşama biçimleri geliştirmek ve kaynakları sınırlı, başka canlılarla birlikte hepimizin paylaştığı bir dünyada doğa ve geleceğine yönelik uzun dönemli planlar yapabilmektir.

Yaratıcı şekillerde minimalist iyi tasarımı, yine minimalist hem de aynı zamanda elverişli enerji kullanımında birleştiren yenilikçi tasarımlardan üç tanesiyle işte kitlesel fonlama yöntemi ile hayallerini gerçeğe taşımış o başarılı projelerden bazıları:

 

1) Nebia Shower: Su Tasarrufunda Yeni Bir Dönem

kaynak: nebia.com

kaynak: nebia.com

2015 yılından su kullanımını transforme edecek güçte geliştirilen bir yeni duş başlığı ürünü. Teknolojisinin temelinde şu harcamasını klasik bir duş başlığı ile kıyaslanınca yüzde yetmişe kadar azaltan patentli mühendislik başarısı yatıyor. Nebia’nın küçük takımı bu ürünü üretebilmek için beş yıl uğraşıp birçok prototip üzerinde çalışmışlar ve hatta uzay endüstrisinden faydalanmışlar! Ortaya çıkan sonuç ise harika bir dizayn ve bunun da ötesinde duş alma tecrübesini değiştiren ve aynı zamanda müşterilerinin kendi kendilerine birleştirip monte edebilecekleri sadelikte bir ürün. Harcanan suyu yüzde yetmiş oranında azaltabilmesi ise damlaları atomize ederek normal duşlardaki sert şelale etkisi yerine başlıktan çıkan damlaları küçülterek neredeyse bir buhar sisinin içinde duş almayı sağlaması. Kitlesel fon sağlama hikayesine gelecek olursak Nebia uluslararası anlamda en başarılı öykülerden birine sahip çünkü bu kampanya dokuz bine yakın kişi tarafından 3 milyon doları geçen bir miktarda desteklenmiş. Sadece bir ay içinde hedefledikleri miktarın %3000 katında destek gören Nebia, orijinal olarak hedefledikleri 100 bin dolara projenin desteğe açıldığı ilk 8 saatte ulaşmış bir teknoloji şirketi.

 

2) Vortex Bladeless: Kanatsız Rüzgar Enerjisi

Yenilenebilir enerji teknolojilerinin en bilindiklerinden olan rüzgar gücü, bu ürünle yeni bir kullanım alanına açılıyor. Rüzgar enerjisi türbinlerine yeni bir yaklaşım kazandıran bu proje herkesin hafızasına kazınan rüzgar gülü imgesinden kanatları kaldırarak enerji elde etmeyi hedeflemiş. İspanyol şirket Vortex Bladeless S.L’in bu çoklu patente sahip projesinin yenilikçi teknolojisi onun cam ve karbon elyafından tasarlanmış direğinin rüzgar gücü etkisi altında vorteks yani girdap yaratan efektinden geliyor. Bu değişik tasarım ile Vortex’in rüzgar türbinlerinin karbon ayak izi geçmişteki benzer teknolojik sistemlere göre birçok açıdan yüksek oranlarda daha küçük. Aynı zamanda ses çıkarmayan ve kanatları olmadığı için kuşlara da zarar vermeyen bu icat, klasik yel değirmenlerinden daha yoğun sıklıklarla yerleştirilebilerek enerji üretimini maksimize ediyor. Bununla beraber birçok ödülü de bünyesinde barındıran bu İspanyol start-up şirketi 1,300’u aşkın destekçinin yardımı ile 80 bin dolara yakın bağış toplamış.

 

3) Rainforest Connection: Eski Telefonunla Yağmur Ormanlarını Kurtar!

kaynak: rfcx.org

kaynak: rfcx.org

Amazon ormanlarını yasadışı ağaç kesicileri ve avlanmaya karşı korumayı amaçlayarak yola çıkmış olan bu kampanya aslında eski bir teknolojiyi yeniden başka bir amaçla kullanmak üzere yürürlüğe sokuyor. Projenin mucidi olan Topher White bir mühendis ve elden çıkarılmış eski cep telefonlarını toplayarak ormanda tahrip yaratan insanları ortaya çıkaracak ilginç bir teknoloji üretmiş. 2014 yılının Haziran ayında açılan kampanya bir ay içinde 3 bine yakın kişi tarafından 165 bin doları geçen bir destek toplayarak başarıya ulaşmış. Rainforest Connection ekibi, kitlesel fon toplama sayesinde ulaştıkları bu ilk hedeften sonra çalışmalarını sadece Amazon yağmur ormanlarıyla da sınırlamayıp Asya ve Afrika kıtalarına da genişleyen projelerine başarıyla devam ediyor; öyle ki bu güne kadar 6,5 milyon metrik ton karbondioksit salınımının önüne geçmişler.

Dünyadaki bu yeni nesil girişimcilik şirketlerinin kar ve amaçlarını herkes için daha iyi bir dünya hedefinde birleştirmeleri gerçekten takdire şayan. Girişimlerin artması ve kitlesel fonun büyümesi, daha kapsayıcı ve yenilikçi teknolojilerin üretilmesinde büyük paya sahip. Bunu sağlayan online platformlar ise paylaştığımız bu dünya üzerinde iyi etkiler yaratabilmede ve buna herkesi dahil edebilmede büyük rol oynuyor.

 

33058651_478759015874893_4279800314778877952_n

StartUp ekosistemi çok büyük bir camiadır. Ve gerçekten yaptığınız işe ciddi bir emek vermeniz gerekiyor. Bir StartUp’da yer almak sorumluluk gerektirmektedir. Bu sorumluluk sizi güçlendiriyor ve çok geliştiriyor. StartUp’lar bana bu bakımdan çalışmak için çok cazip geliyor. Herkesin yapabildiğinin en iyisini yapması gereken bir sektör. Yanlışlarınızı söyleyebiliyor olmanız ve geri bildirimlere açık olmanız çok önemli. Her şeyi bilmeniz imkansız ama size bir sır vereyim, her şeyi bilmeniz gerekli.. O yüzden, daha çok her şeyi biliyor gibi davranmak ve aldığınız kararların sonuçları ile baş etmek zorundasınız. Gelişiminiz ve şirketinizi geliştirmeniz buna bağlı. Batırabilirsiniz ama bu batıştan belki başarı hikayeleri ile çıkabilmeyi öğrenmelisiniz.

Fongogo’da staj görmeye başlamam aslında StartUp Ekosistemine olan ilgimle alakalı oldu. Ve Fongogo bana, bir kurtarıcı gibi geldi. Ekosistemin içerisinden bir sürü insan tanıma fırsatı buluyorum ve bir StartUp’ı yerinde çalışarak deneyimliyorum. Yazdığım kodlar direk canlıya alınıyor. Gelişmem için elinden geleni yapıyorlar. Günlerim hiç sıkıcı geçmiyor, aksine günlerim bittiği için üzülüyorum.

Peki ben Fongogo ile nasıl tanıştım?

Insıder’ın yaptığı 1+1+1 diye bir program var. Zamanlarının %1’ini, gelirlerinin %1’ini ve maaşlarının %1’ini yazılım öğrenmek isteyen gençlere harcayan Insider, gerçekten birçok gencin geleceğine yön veriyor. Ben de bu programın içerisinde yer aldım. Olay sadece yazılımda da bitmiyor, İngilizce, kültür gibi eğitimler de veriliyor. İngilizce sınıfı ikiye ayrılmış durumda, Basic ve Advanced şeklinde. İngilizce’yi, İngilizce konuşarak öğreniyoruz. Farklı aktivitelerimiz oldu. Yoga, yağlı boya, hikaye anlatıcılığı eğitimi ve bunun gibi bir sürü eğitim aldık.

Yazılım kısmında ise, günlük hayatımızda işimize yarayacak şeyler öğretildi. Html – CSS – JavaScript – PHP dillerini öğrettiler. Ayrıca, biz oradayken odalarında çalışan profesyonel yazılımcılar vardı. İstediğimiz zaman gidip onlara soru sorabiliyorduk; ne kadar yoğun olurlarsa olsunlar, asla bizi geri çevirmiyorlardı. Ders sırasında etkileşim çok iyiydi. Dersler hep çok eğlenceli geçiyordu.

Eğer Insider’a gitmeseydim, StartUp Ekosistemini bu kadar yakından tanıyamazdım. Fongogo ve StartUp ekosisteminde ki diğer oyunculardan haberim olmaz idi. Kendimi bir StartUp bünyesinde daha iyi geliştirebileceğimi fark edip, Fongogo’ya başvurdum. Bu sayede kendi StartUp’ıma giden yolda bir adım daha yaklaşma fırsatı yakaladım.

İki Yaka Yarım Aşk, İki Yıldızlar kısa filmleri ile Vargit Zamanı ve Sıradışı İnsanlar belgesellerini Fongogo üzerinde kitlelerle buluşturup, kampanyalarını başarılı ile tamamlayan Nurdan Tümbek’in tecrübelerini bizlerle paylaşmasını rica ettik:

1-) Öncelikle, Nurdan Hanım kendinizi tanıtır mısınız?

1964’te İstanbul’da doğdum. Avusturya Lises’ni bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden mezun oldum ve Marmara Üniversitesi’nde Pazarlama Bölümü’nde doktora yaptım. 27 sene özel sektörde çalıştıktan sonra sinemaya gönül verdim ve TRT ödüllü İFAKAT belgeseli ve Moskova Film Festivali’ne seçilen ÖYLE SEVDİM Kİ SENİ filminin yapımcılığını yürüttüm.2016′da bir AB Ödülü olan SUSY’i alan  SIRA DIŞI İNSANLAR,Windows to Europe ortak yapım ödülü alan RUDOLF NUREYEV:DÜŞLERİNİN ADASI, birçok ödülü olan İKİZ YILDIZLAR isimli filmleri yaptık. “İki Limon Satsam Daha İyi” isimli bir kitap yazdım. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Öğretim Üyesiyim. EFA , EWA üyesiyim.

2-) Çok teşekkürler… Belgesel ve film sektörünün kitlesel fonlamadan faydalanması için sadece kendi projeleriniz için değil, aynı zamanda sitemiz üzerinde yer alan birçok yapımcıya kampanyalarında destek olduğunuzu gördük. Kitaplarda yazan başarılı kampanya adımlarından daha çok sizin birebir yaşayarak geliştirdiğiniz tecrübeleriniz çok değerli. Onları bizlerle de paylaşır mısınız?

Zevkle…

  • Gününüzün en az 3-4 saatini sadece bu işe ayırmanız lazım.
  • Facebook’taki arkadaşlarınıza ayrım yapmadan tek tek Messenger’dan projenizle ilgili çok kısa bir mesaj ve link gönderin. Akşam 22:00 ile gece 24:00 arası yapın. İnanın sonuç veriyor.
  • Aynısını LinkedIn’da de yapın. Tek tek mesaj atın.
  • Cep telefonunuzdaki tüm isimlere tek tek sms gönderin (Whatsapp değil)
  • Ne kadar aile üyeniz ve akrabanız varsa onları destek vermeye ve kendi dostlarınıza da iletmeye zorlayın.
  • Lise ve üniversite arkadaşlarınıza hatta ilkokul arkadaşlarınıza tek tek mesaj atın veya en sevdiklerinizi arayın. Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma en etkin iletişimin halen yüz-yüze, ikinci olarak telefonla ve üçüncü olarak mesajla olduğunu ispatlamış.
  • Size bir şey ısmarlamak isteyenlere gel çay bahçesinde çay içelim diyip, yemek parasını elinden alıp, Fongogo hesabına yatırın.
  • Elinizde ne kadar dernek listesi varsa hepsine toplu mail atın.
  • Her gün destek veren kişileri bir kez sabah bir kez akşam olmak üzere teşekkür ederek duyurun.
  • Geri kalan 20 gün her gün sosyal medyanızın tüm kanallarında duyuru yapın.
  • Basından arkadaşlarınıza haber yapmasını rica edin.
  • Tüm Lions ve Rotary camiasından en önemli kişilere mail ve sms atın.

Nurdan Hanım’ın film finansman sorununu çözmek için 2015 yılında yayınladığı analizi de ayrıca aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

http://www.jasstudies.com/Makaleler/382410443_22-Yrd.%20Do%C3%A7.%20Dr.%20Nurdan%20TEKEO%C4%9ELU.pdf

 

Kitlesel fonlama ile birlikte birçok girişim yatırımcılar ile platformumuzda bulaşarak, hayallerini gerçekleştirmeye yakınlaşacak. Peki girişimciler ve yatırımcılar şirket değerini nasıl belirleyebilirler?

Değerleme için şirketin ne aşamada olduğu çok önemlidir. Yeni başlayan bir şirket ile 3 senelik bir şirketin değerleme yöntemleri yüksek ihtimal farklı olacaktır. Peki girişimin bulunduğu sektörün, ürünün, takımın etkisi bu değerleme koşullarında ne kadar etkilidir?

Öncelikle alışılagelmiş değerleme metodlarının startup’lar için ne kadar uygun olduğunu inceleyelim:

- Şirket değerlemesi için birçok farklı model kullanılabilir. Olgunlaşmış, geçmiş dataları bulunan ve hatta varlık satışında bulunmak isteyen şirketler için yapılan değerlemeler ciddi analizlere dayalıdır. Bu detaylı analizler arasından DCF (Discounted Cash Flow) yani İndirgenmiş Nakit Akışı Yöntemi en çok kullanılanlardandır. Bu yöntemde şirketin gelecek yıllardaki nakit akışları belirlenen indirgeme oranı ile bugünkü değerine getirilir ve elde edilen bu değer şirket değeri olarak kullanılır. Ancak, girişimler erken aşamada ise veya hızlı büyüme odaklı iseler nakit akışlarını etkileyen birçok faktörün tahmini değerleme aşamasında zor olacaktır. Ayrıca geçmiş yıllara ilişkin veri de çoğu zaman yoktur; o yüzden gelecek yılların tahminini de belirsiz datalar üzerine yapmak çok zordur.

- Bir diğer yöntem Favök çarpanı gibi şirketin var ise geçmiş ve gelecek operasyonel karlılığına bakılıp, piyasadaki diğer benzer şirketlerin çarpanlarına bağlı olarak bir değerleme metodu kullanılmasıdır. Bu çarpan sektörden sektöre değişir ve şirketin karlılık oranı, büyüme hızı, pazarın büyüme hızı gibi faktörlerden etkilenir. Ancak, girişimlerin yine geçmiş datalarının olmaması veya büyüme potansiyeline uygun olarak yatırım arayışında olduğu için bu metod da girişimler için çok kullanılabilir bir yöntem olmaktan çıkmaktadır.

Değerleme yöntemleri hakkında geçmiş datası olan, olgun şirketler için kitaplar dolusu yazılmıştır. Peki yeni başlayan veya büyüme aşamasında olan bir girişimin değerleme yöntemi nasıl olmalı?

Girişimlerin 6 ay sonraki finansallarını bile tahmin etmek sayısız varsayıma dayalıyken, gelecek nakit akış tabloları, FAVÖK’leri belirlemek ne kadar akıllıca olacaktır? O yüzden dünyada girişimlere olan merak, bireysel yatırımcılar tarafından arttıkça kurumsal olmayan ama hızlı ve çözüm getiren değerleme metodları ortaya çıkmaktadır.

Bunlardan biri ve bizim en sevdiğimiz model, “ScoreCard method” olarak bilinen Angel Capital Association’ın kurucusu Bill Payne tarafından geliştirilen, girişimlerin dünyadaki örneklerine bakılarak hazırlanan bir çeşit karşılaştırma metodudur. Şirkete en yakın global rakiplerin ilk yatırım turları (veya 2. evre yada 3.evre büyüklüklerine göre yatırım turları) listelenir. Medyan ile bir yatırım öncesi değerleme çıkartılır. Sonrasında ekip, pazar büyüklüğü, ürün, rekabet, ortaklıklar, ek yatırım ihtiyacı gibi konularda ağırlık belirlenir ve kendi şirketinizin bu bakımdan ne oranda daha iyi ya da daha kötü olduğu belirlenir. Ağırlık ve karşılaştırma oranları çarpılarak her başlık için bir faktör belirlenir. Faktörlerin toplamı ile ilk başta ortaya çıkan medyan çarpıldığında şirketinizin göreceli değerlemesine ulaşacaksınız (Kaynak: http://magazine.startus.cc/scorecard-pre-money-valuation-method-explained/)

Buradaki “göreceli” kelimesine dikkat etmenizi rica ederiz. Bu bakımdan, farklı değerleme yöntemleri ile de şirketinizi nasıl değerlendirdiğinizi hem kendinize hem yatırımcınıza kanıtlamanızı öneririz. 2. ve diğer sevdiğimiz model “Dave Berkus’s Checklist Method” olarak bilinen şirketin yetkinliklerine verdiğiniz ağırlıklı ortalamaya göre hesaplanan değerleme türüdür. Yatırımcıların özellikle girişimlerde aradıkları özelliklere bağlı olarak hızlıca değerlemelerini bulmalarında faydalı bir yöntem olarak bilinir. Takım, fikir, ürünün gelişimi ve korunumu, stratejik ilişkiler ve operasyonel durumu gibi şirketin bulunduğu seviyeye bağlı olarak toplamda 5 başlık olacak şekilde her başlığa 0 ile 500bin USD arası bir yatırım öncesi değer belirlenir. Şirketin seviye oranı ve ilgili her başlığın değerlemesi çarpılıp, gelinen toplam tutar şirketin değerlemesi olarak kabul edilir (Kaynak: http://blog.gust.com/248/)

Diğer bir yöntem olarak da beğendiğimiz Türkiye’de kimi girişim sermayesi fon şirketlerinin 3 yıl sonunda şirketin elde etmesi planlanan FAVÖK miktarına bakıp, onu çıkış yapabilecekleri tahmini bir çarpan ile çarpıp %45 gibi ciddi bir indirim oranı ile bugünkü değerine getirdiklerini biliyoruz.

Bu işlemleri kendi şirketleriniz için uyguladığınızda genelde şirketinizi hayal ettiğiniz nokta hep yüksek olacağı için (aksi taktirde bu işe başlamazdınız), sizin ayaklarınız biraz daha yere indirip, yatırımcı ile buluşabileceğiniz noktaya getirebilmek için ek bir yöntem daha var. Şirkete şimdiye kadar yaptığınız yatırımları toplayıp (çalışma saat ve normalde almanız gereken ücret dahil) şirketin yatırım öncesi değerini bulabilirsiniz.

Bizim önerimiz, birçok farklı model sonrası şirketinizin değerlemelerini alt alta yazın. Bir medyan çıkararak şirketin değerlemesini belirlemenizdir (yani 4 metod kullandınız: 1. Metot 1,8m USD yatırım öncesi değerleme; 2. Metod: 1,7m USD değerleme; 3. Metod:1,5m USD değerleme; 4. Metod 200KUSD değerleme. 1. ve 4. metod medyan sebebiyle kendilerini eler – en yüksek en düşük birbirini götürür. Geriye kalan 2 ve 3. metotların da ortalamasını alarak şirketin değerlemesini bulabilirsiniz)

Son olarak, biz her zaman ek olarak girişim dünyasında bir model daha olduğunu savunuyoruz. O da hissiyat. Ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu ve ne kadar şirket hissesini bu anlamda paylaşmak istediğinizi terazinin bir kefesine diğer kefesine ise hesaplarınız sonunda çıkan değerlemeyi koymanız lazım. Önemli olan, bu terazi ile çıkaracağınız değerler hep dengede kalsın. Aksi taktirde, biraz daha dayanmalı ve belki de daha iyi bir değerleme ile yatırımcılarla görüşmeye başlamalısınız.

Birinci bölümde kitlesel fonlama nedir; şu an mevcut yapıda neler oluyor; nasıl yatırımlar yapılıyor diye kısa kısa bilgiler verdik.

Kitlesel fonlamanın 3 ana modelinden bahsettik. Bağış, ödül ve hisse. Oysa borç vermeye dayalı ek bir model daha var. “Peer to peer lending” yani “taraflar arası borç” olarak isimlendirilen bu model, bir süre daha Türkiye’nin gündeminde değil. Ancak, pazar büyüklüğü ve ekonomiye katkısı çok yüksek bir model.  O yüzden, zaman içerisinde bu alanın da gündeme geleceğine inanıyoruz.

Bo

Dünya pazarına bakacak olursak, kitlesel fonlama bu 4 kategoride 2013 yılında toplamda 12 milyar USD büyüklüğündeyken, 2015 yılında 140 milyar USD büyüklüğe ulaşmıştır (Kaynak: Cambridge Centre for Alternative Finance industry). Bu pastanın en büyük dilimi 134 milyar USD büyüklüğü ile borç verme tarafına aittir.

2015 yılında 5,2 milyar USD büyüklüğü olan kalan 3 diğer kitlesel fonlama yönteminden (ödül, bağış ve hisse), hissenin 3 milyar USD hacmi bulunmaktadır. Diğer modellere göre sonradan başlayan hisse bazlı kitlesel fonlamanın yıllık büyüme oranı diğer modellere göre çok daha yüksektir, bu da kitlesel fonlamanın hisse bazlı taraftaki olumlu duruşunu ortaya çıkartmaktadır.

Türkiye’de ise henüz gelişmemiş bir pazar olan kitlesel fonlama, özellikle hisse bazlı fonlamayı regüle edecek olan kitlesel fonlama kanunu ile birlikte girişimlerin ve yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. Bu anlamda, sadece hisse bazlı model ile değil, ödül bazlı model ile de girişimciler neler yapabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Bizler de Fongogo olarak, bizimle direk temasa geçen her bir girişimci ile tek tek modellerini telefonda konuşarak yada yüz yüze anlamaya ve kitlesel fonlamada nasıl yer alabileceklerine dair beyin fırtınaları yapmaya çalışıyoruz.

Her türlü sorularınız için, bizimle direk irtibata geçebilirsiniz.

Post Navigation