Kökü Sende, geçtiğimiz Nisan ayında kampanyası başarıya ulaşan bir sosyal sorumluluk projesidir. Kökü Sende ekibi, kemoterapi nedeniyle geçici saç kaybı yaşayan kadınlar için ücretsiz peruk temin etmek için bu kampanyayı başlattılar. Gelin başarıyı projeyi, Program Koordinatörü Arzu Susantez’den dinleyelim. 

13006573_1743535355882948_8301036248135971013_n

1) Kökü Sende Ekibi olarak neler yaptınız? Kampanyadan sonraki süreçten bahseder misiniz?

Kökü Sende, kemoterapi nedeniyle saçlarını kaybetmiş kadınlara ücretsiz peruk temin edilmesi için saç bağışı kabul eden ve aynı zamanda bağışçılar ve bağış alanlar arasında bir “moral ağı” kurma hayaliyle yola çıkan bir sosyal sorumluluk projesidir.

Kökü Sende, Fongogo kampanyası öncesi 29 kadına peruk teslim etmiş, yurt içi ve yurt dışından 300’ün üzerinde bağışçıya ulaşmıştır. Fongogo kampanyasının başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından ise 100 peruk daha yaptırılmış ve peruklar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya başlanmıştır

2)  Fongogo’da kampanya başlatmadan önce neler hissettiniz? Kampanya boyunca nasıl hazırlandınız?

Kampanya başlatmadan önce çok heyecanlıydık, çünkü o tarihe kadar yalnızca saç bağışı kabul edebilmiş ve nakdi destek taleplerini reddetmek zorunda kalmıştık. Fongogo sayesinde, kendi imkanlarımızla o tarihe kadar elde edebilmiş olduğumuz gelirin çok üzerinde bir tutara ulaşma fırsatımız olacağı için çok mutluyduk.

Kampanya hazırlıkları için şirketimizin teknik destek aldığı bir ajanstan yardım aldık ve Kökü Sende’yi en keyifli şekilde anlatacak videoyu onların yardımıyla kısa bir sürede hazırladık. Kökü Sende’nin tüm tanıtımlarında olduğu gibi, Fongogo sürecinde de insanlara dramatik bir üslupla yaklaşmak yerine, süreci hikayeleştirmeyi ve böylece de herkese moral aşılayabilmeyi hedefledik.

17834293_1900188216884327_1338070030868025895_o

3) Bu kampanya sonrası sizin için neler değişti? Projeleriniz devam ediyor mu?

Hedeflediğimiz tutarın tamamına ulaşabildiğimiz için çok hızlı bir şekilde elimizdeki tüm bekleyen saçları imalatçımıza teslim ettik ve yeni peruklarımızı aldık. İlk zamanlarda maddi imkanlarımız kısıtlı olduğu için peruklarımızı gönderirken kullandığımız kutularımızı kendimiz elle kaplıyor ve bu nedenle çok vakit kaybediyorduk.

Fongogo kampanyamız sayesinde ambalajlama için de küçük bir bütçe ayırabilme şansımız oldu ve yenilenen formatımızla peruklarımızı karton kutular yerine kumaş çantalar içerisinde sahiplerine ulaştırmaya başladık. Kökü Sende kapsamında bugüne kadar toplamış olduğumuz saçlarla yapılan perukların tamamını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıktan sonra yeni saç bağışı kabul etmeme kararı aldık. Şu an için elimizde hala çok sayıda peruk var, gelen talepleri bize ulaştıkları tarihe göre bir öncelik sırasına alarak karşılamaya devam ediyoruz. Perukların tamamını teslim ettiğimizde toplam 129 perukla projemizi sonlandırmış olacağız.

 

13716096_1778979005671916_5215961789333583551_n

4) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’da yer almayı düşünüyor musunuz?

Özellikle sosyal sorumluluk projelerinde gelir elde etmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha görmüş biri olarak, kitlesel fonlamayı bu amaçlarla yeniden kullanabileceğimi düşünüyorum. Zehir kana karıştı bir kere :) Herkesin desteğiyle daha güzel, daha farklı projeler için yeniden bir kampanya başlatacağım günü heyecanla bekliyorum :)

5) Fongogo’da kampanya açacaklar ve destekçiler için özellikle paylaşmak istediğin bir anınız var mı?

Kendi karşılaştığımız sorunlardan hareketle, hedeflerini olabildiğince somut belirlemelerini önerebilirim. Tek atımlık kurşunumuz vardı, bütçeyi eksik yapmış olsak ve Fongogo ile toplanan para bize hedefimizi gerçekleştirmek için yetmese ikinci kez çalacak bir kapımız olmayabilirdi. O nedenle ihtiyaçların ve bunlar için gerekli bütçenin tam anlamıyla çok iyi belirlenmesi ilk koşul bence.

En az bunun kadar önemli olan diğer konu da tanıtım, yani muhtemel destekçilere ulaşma. Biz bunun için sosyal medyanın gücünden sonuna kadar faydalandık. Yine de kısıtlı bir zamanda çok kişiye ve yüksek bir tutara ulaşmak gerektiğinde sosyal medya bile başlı başına yeterli olamıyor. Kampanyalarının başlamasını beklemeden, fikir aşamasındayken dahi destekçilere ulaşıp, kampanya başladığında kendilerini yeniden haberdar edebilmek için iletişim bilgilerini almalarında fayda olacaktır :)

13512056_1767556466814170_3059435221823717224_n

 

 

22382064_1488178584597483_8526128844964117801_o

5 Aralık 2017 tarihinde Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası’nın geçmesi ile beraber, akıllardaki kitlesel fonlama nedir, küresel boyutta nasıl uygulanıyor, Türkiye’de şimdiye kadar neler yapılıyordu ve bu yasa ile beraber ne değişecek gibi konular daha çok artmaya başladı.

Fongogo olarak da Türkiye’de kitlesel fonlamada ilk olanlar arasında yer almamız ve şimdiye kadar 90’a yakın projenin desteklenmesini sağlamamız sebebiyle araştırmalarımızı ve ilgili ön görülerimizi size parça parça aktarmak istiyoruz.

Öncelikle, kitlesel fonlamanın ne olduğunu anlamaya çalışalım. Kitle ve fonlama kelimeleri yan yana gelince çok farklı bir yapı gibi gözükse de aslında imece usulü birlik olup, bağış yapmaktan, ürün veya servis almaya, ya da hisse almaya kadar birçok konunun kapsayacağı bir oluşumu ifade eder.

Türkiye’de şimdiye kadar ödül ve bağış tarafında birçok platform, yasal bir düzenlemeye gerek duymadan, destekçiler ile kampanya sahiplerini buluşturdu.Ancak, kitleler tarafından sağlanan bu destekler, girişimci ekosistemine hak ettiği şekilde yer alamadı. Özellikle, pazarın davranışlarının değişmesinin zaman alması sebebiyle kurumsal firmaların bu anlamda desteklerinin önemi daha çok ortaya çıktı.

Kitlesel fonlama yasasının gelmesi ile beraber, girişimciler aslında ödül bazlı tarafta da yer alabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Platform sahipleri de yasa ile birlikte startup olarak ifade edilen daha ölçeklenebilir girişimci modellerine ek olarak, restoran sahiplerinden butik ve özel bir ürün çıkartan girişimciye kadar ulaşacakları kitlenin artması sebebiyle bu alana ayırdığı eforu daha da arttırdı.

Bu yasa öncesinde/veya kitlesel fonlamanın sonunda hakkettiği popülariteye ulaşmadan önce, startup ekosisteminde özellikle küresel büyüme potansiyeli gösterebilecek girişimler akıllara geliyor ve sınırlı yatırımcı kitlesi genelde 5-10 çarpanlarla çıkışları hedefleyerek yatırımlar yapıyordu. Genelde, henüz ticarileşmemiş veya Arge için sürece ihtiyacı olan girişimler Tübitak ve Kosgeb destekleri ile belli bir aşamaya gelmeye çalışıyordu. Diğer bir yandan, lifestyle olarak adlandırılan, yani ortaklarını büyük çıkışlar yaptıramayabilen, ancak karlı olması kaçınılmaz şirketler de genelde kredilere yönlendiriliyordu.

Oysa, halkla en baştan, fikirden bile olabilir, buluşan ve talep gören projelerin başarısı kaçınılmaz olacaktır. Bu anlamda, ödül bazlı tarafın özellikle girişimci ekosisteminde yer edinmesi ve daha çok yaygın hale gelmesi gerekmektedir.

Hisse bazlı taraf ise, şirketin ortağı olmayı gerektirdiği için, yasal düzenlemelere elbette tabi olmalıdır. Bu yasal düzenlemeler, ne kadar çağın ve dijital teknolojinin faydalarına paralel şekilde hazırlanır ve ek teşvik olarak maliyetler ve vergiler azaltılırsa, pazarın bu yönde akışı durdurulamaz olacaktır.
Önümüzdeki günlerde, Kitlesel Fonlama Derneği’mizin Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası yönetmeliği için yaptığı çalışmalar SPK ile paylaşılıp, sonuçlandırılacak.

Sizleri ara ara bu konuda ayrıca bilgilendireceğiz. Ama dediğimiz gibi, ödül bazlı tarafta yasaya gerek yok. Siz girişimcilerimizi bekliyoruz 

22 Eylül 2017 günü Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu (KUSIF), Mikado Sürdürülebilir Kalkınma Danışmanlığı ve Ashoka Türkiye iş birliğinde düzenlenen Sosyal Etki ve Sosyal Finansman Konferansı’da yer aldık. Vizyonumuza vizyon katan bu konferanstan sizin için birkaç özet bilgi aktarmaya çalışacağız.

Türkiye’de finans sektörü yatırım kararı verirken sosyal girişimlere, sadece kar ve düşük risk odaği ile yaklaşırken, sosyal girişimlerin yarattığı toplumsal değeri ve değişimleri dikkate almamaktadır. Bunun en önemli sebebi olarak, Türkiye’deki finans kurumlarının sosyal girişimler için ortak bir yaklaşım, değerlendirme kriterleri, finans araçları geliştirmemiş olmasıdır. Konferansta özellikle bu algının değişmesi için neler yapılabileceği, sosyal girişimcilik sektöründe yararlanabilecek çeşitli finansman modellerini ve bu finansman modellerinin nasıl uygulanabileceğini dünyadan ve Türkiye’den örneklerle anlatıldı.

Öncelikle sosyal girişimi tanımlarken sahiplerine, hissedarlarına, üyelerine kar dağıtmadan ziyade, ölçülebilir olumlu sosyal etkiyi hedefleyen, sosyal geri dönüşü olan bir hizmet ya da ürün üreten iş modeli olduğunu belirtmek gerekli. Sosyal Finansman ise, en azından ana parası ödenebilen , devletten özerk bir finansman modelidir. Sosyal finansman desteği verilen sosyal girişimlerin mutlaka sosyal etkilerini ölçümlemelerini gerektiğinin altını çizmek gerekli.

Avrupa’da Sosyal girişimlere özel yasal ve formlar getirilirken, bunun getirdiği hem pozitif hem negatif etkiler konferansta taraflarca paylaşıldı. Türkiye’de bu konuda adımlar atılması gerekliliği tartışılır bir noktada kaldı.

Diğer bir yandan, Türkiye’de E-bursum gibi sosyal bir girişimin yatırım aldığını ve sosyal ölçümlenebilir metriklerini ilgili yatırımcı grubunun kendi diğer şirketlerinde kullanarak, kendilerine nakit para hariç bir kar mekanizması elde ettiklerini görmek bizim için konferansın en vurucu anıydı. Bu şekilde başarılı örneklerin, bu ve bunun gibi konferans ve projelerle artacağını inanıyoruz. KUSIF’e bu konuda öncülük ettiği için bir teşekkür de Fongogo’dan göndermek isteriz.

kitlesel fonlama fayda

  • Topluluk Oluşturmak

Topluluk ile yani potansiyel destekçilerine kampanyanı başlatmadan önce ulaşmaya başlamalısın.Böylece onları fikrine ve projene hazırlayabilir, iletişimini güçlü tutabilir ve gereken desteği alabilirsin.

  • Ödüller Önemli

Kitlesel fonlama destekçilerine , destekleri karşılığında vereceğin ödüllerin seçimi çok önemli.Ödül gerçekten sahip olmak isteyecekleri bir ayrıcalık olmalı.Ayrıca ödülün teslim süresini hesaba katmalı ve yapabileceğin sözler vermelisin.Eğer sunduğun ödül yeterince iyiyse bu kampanya başarını arttırır.

  • Neden Bunu Gerçekleştirmek İstediğine Hikayende Yer Ver

Kalplerine dokunmalısın.Hikayen ve bunu yapmaya olan tutkun, senin gibi düşünen insanların sana destek olmasını sağlar.

  • Tanıtım Videosu

Hazırladığın kampanya tanıtım videon ile dikkatleri üzerine çekmelisin. Yaratıcı ve özgün olmalı.Projeni en iyi şekilde açıklamalı.Çünkü aslında bu video , senin bu kampanyayı başarıyla yürüteceğinin ve potansiyelini gösterdiğin bölüm.İlk izlenim diyebiliriz.

  • Kendi Kampanyana Uygun Pazarlama Tekniği

Hiçbir pazarlama tekniği , tüm girişim projelerine tam uymaz.Bu nedenle kampanyana en uygun tanıtım , pazarlama tekniğini deneyerek gör.

  • Kampanya Sürecini Destekçilerinle Paylaş

Kampanya süresince, gerçekleşen her güncellemeyi destekçilerinle paylaşmalısın. Böylece onlarda sürece dahil olabilir. İnsanlar her zaman “büyük bir şeyin parçası olma” hissini severler.Onları bunun bir parçası haline getir.

  • Kampanya Sürecinde Ne Yapabilirsin?

Projeni gerçekleştirmek için kaynağa ihtiyacın olduğunu biliyoruz. Ancak kampanyayı başarıya ulaştırmak istiyorsan paranı ve emeği koyman gerekir.Unutma ki hiç bir çaba karşılıksız değildir!

Hasan Cebecioğlu, geçtiğimiz Ağustos ayında kampanyası başarıya ulaşan bir Fongogocu. Kendi yazdığı şarkıları geniş kitlelere duyurmak ve ilk albüm çalışmasını yapabilmek için bu kampanyayı başlatmıştı.Bizde ona, sizler adına sorular sorduk. Başarılı bir Fongogo kampanyası yürütmenin sırları nelermiş bir de ondan dinleyelim.

1) (Crowdfounding) kitlesel fonlama ile nasıl tanıştınız? Size ilham veren bir kitlesel fonlama kampanyası var mıydı?

Hayata geçirmeyi planladığım müzik projemle ilgili olarak maddi anlamda bir tıkanıklık yaşadığım bir noktadaydım ve ihtiyacım olan kaynağı nasıl bulabileceğime yönelik kafa yorarken bir arkadaşımdan kitlesel fonlama platformlarını öğrendim. Türkiye’de bunu en iyi, en profesyonel şekilde yapan platform da Fongogo olduğu için Fongogo ile çalışmaya karar verdim.Arkadaşımdan öğrenene dek açıkçası kitlesel fonlama ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Sonrasında yaptığım araştırmalarda ülkemizde ve dünyada çok güzel projelerin başarıya ulaştığını ve istedikleri meblağları topladıklarını gördüm. Bu da benim de hedefe ulaşabileceğim konusunda bir itici güç oldu.

 

2) Projesi yeni başarıya ulaşmış bir Fongogocu olarak yeni proje açan birine söylemek istediğiniz ilk şey ne olurdu?

Eğer yakın çevrenizin ve tanıdıklarınızın size destek olacağına inanıyorsanız destekten kastettiğim projenize para yatıracaklarına eminseniz böyle bir fonlama çalışmasını başlatın ve toplayabileceğinizi düşündüğünüz miktarın altında bir hedef belirleyin. Ve sizin adınıza size destek toplayabilecek yakın bir çekirdek arkadaş grubu oluşturun derim. Başkalarının sizin adınıza destek talep etmesi sizin istemenizden daha kolay ve etkili bir yol olabilir zaman zaman.

 

3) Kampanyanızı yürütürken , sizi en çok zorlayan konu neydi? Bunu nasıl aştınız?

Kampanyamı kendi sosyal medya hesaplarımdan ve kendi çabalarımla yürüttüğüm PR çalışmalarımla duyurmaya çalıştım. Benim kampanyam bazı talihsizliklerin yaşandığı ülke gündemine denk geldi, kampanya başladıktan birkaç gün sonra ülke gündeminde yaşanan siyasi kargaşa haliyle kampanyamı olumsuz yönde etkiledi, insanların algısı ve dikkati siyasi sorunlardayken kampanya yürütmeniz pek olası değil. Bu bakımdan belli bir süre ile kampanya ile ilgili hiçbir paylaşım yapmadım. Yapsaydım bu çok negatif ve antipatik bir algıya neden olabilirdi. Beni en zorlayan kısım insanların algısını tekrar kampanyama yönlendirmek oldu, ayrıca insanlar sizi destekliyor  “Aa ne kadar güzel düşünmüşsün, başarılar dilerim.” diyor ama iş destekçi olmaya geldiğinde yollayabilecek durumda olsalar dahi bunu erteliyor ya da göndermesi gerektiğini düşünmüyor… Bu biraz da kitlesel fonlamanın ne olduğunu bilmemekten kaynaklı, zamanla bu tip başarıya ulaşan projeler arttıkça insanların da algısı olumlu yönde değişecektir.
4) Kampanya sürecinde çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

Tüm çevrem çok destek oldu. Çok şaşırdığım maddi kaynak sağlayan insanlar oldu hatta beni hiç tanımayan insanlardan dahi projeme destek geldi… Ama çok yakınım bazı kişilerden de hiç destek görmedim. Burada önemli olan kişisel algılamamak ve yılmadan utanmadan projenize destekçi toplamaya kitlenmek. Eğer utangaç insanlardan bir şey istemeyi kendinize yediremeyen,destek alamayınca pes eden ve bunu kişisel algılayacağınız bir yapıya sahipseniz bu işi yapmanız çok zordur.

 

5) Sizce kitlesel fonlamada püf noktaları var mı? Neler olabilir?

Doğru belirlenen hedef,geniş yakın çevre,yılmamak ,projene sahip çıkmak,sosyal medyada aktif olmak ve PR çalışmaları diyebilirim.
6) Bu kampanyayı tekrar yürütmeniz gerekseydi neyi farklı yapardınız?

Sanırım yaz ayları yüklü meblağları toplamak konusunda doğru bir zaman değil, insanlar tatilde – para harcamaları yoğun vs.. Belki zamanlamayı sonbahara alsaydım çok daha başarılı olabilirdi.

 

7) Yeni proje açanlara tavsiyeleriniz var mı?

Dediğim gibi doğruca hedeflerine kitlensinler ve inatçı olsunlar.

Crowdfounding yani kitlesel fonlama dünyada oldukça yaygın bir fon toplama sistemi.Yeni fikirlerinizi,hayata geçirmek istediğiniz projelerinizi, tasarladığınız ürünü  kitlelere duyurmanın ve hayata geçirmenin en iyi bir yollarından biri diyebiliriz.

Peki başlangıcından bu yana kitlesel fonlama aracılığıyla kaç ürün pazar ile buluşup adını duyurdu? Kaç işletme, ihtiyacı olan büyümeyi bu şekilde sağladı?

Bu yazı da Forbes’un “Tüm Zamanların İş Alanında En Başarılı 10 Kitlesel Fonlama Kampanyası” listesinde yer alan bir kaç kampanyadan bahsedeceğiz.

 

1) 3Doodler

3doodler        3Doodler, kalem şeklinde olan bir 3D yazıcısı.Herkesin kullanabileceği kolay bir ürün.Cihaz plastiği ıstıyor ki bu madde hızlı soğuyor ve      güçlü istikrarlı bir katıya dönüşüyor.Böylece dilediğiniz şekli 3 boyuta dönüştürebiliyorsunuz. Kickstarter’ın 3Doodler kampanyası 34 günde , 2.344.134$   fonlandı.

2)Oculus Rift  

oculus rift

Oculus, VR(virtual reality) sanal gerçeklik başlığı, oyuncuların en sevdikleri oyunu yükleyebildikleri bir cihaz.Böylece kendini adeta oyunun içinde buluyorsun.Yine başka bir Kickstarter kampanyası olan Oculus Rift , 30 günde 2.437.429$ fonlandı. Oculus ekibi, ek yatırım sermayesini arttırma yoluna gitti ve Facebook tarafından satın alındı. Oculus ekibinin 7 milyonluk kazancı tartışmalara neden oldu ve kampanyaya destek olan kitlesel fonlama detekçileri de kampanyanın başarısından faydalanmak istediler.

3) The Pebble E-Paper Watch

pebble e paper

Kickstarter’ın başarısını katlayan The Pebble E-Paper Watch, 37 gün içerisinde 10.266.845$ fon toplamış ve oldukça ünlü kitlesel fonlama kampanyası.Destekçiler,  Pebble saaitin ilk sahibi olma şansını yakaladılar.Ayrıca Pebble E-Paper Watch, pazarda satın alınabilir ilk akıllı saatlerdi.

4) Ouya 

ouya

Açık kaynaklı oyun konsolu Ouya, oyun topluluğunda fırtına estirdi ve  Kickstarter’da 29 günde 8.5 milyon$ fonlandı.

5)The Dash 

the dash

The Dash, dünyanın ilk kablosuz akıllı kulak içi kulaklığı.Bu kulaklıkla müzik dinleyebilir, fitness antremanlarınızı takip edebilirsiniz. Kickstarter kampanyası olan The Dash, 50 günde 3.390.551$ destek topladı.

 6)Canary Akıllı Ev Güvenlik Sistemi

canary

Canary Home Security System , İndiegogo’nun 2013 yılı kitlesel fonlama başarılarından biri.Cihaz HD kamera, sıcaklığa göre hareket algılayıcı gibi özelliklere sahip.Kampanya 34 günde 1.9 milyon$ artış sağladı.

 

 

tolgacanbazoglu

“Araştırmaktan,  yeni insanlar tanıyıp yeni bilgiler öğrenmekten korkma! Hayallerinin peşinden daima koş sonunda mutlaka hedefine ulaşacaksın!” Bu benim için hep bir umut ışığı oldu. Babamın mesleği sebebiyle hep okul değiştirmek, farklı insanlarla en baştan başlamak zorunda kaldım. Belkide bu yüzdendir ki yeni insanlarla tanışmayı hep sevmişimdir. Şuan üniversite son sınıf öğrencisiyim. Lise yıllarından beri var olan bir hayalim vardı; yurtdışına çıkmak. Öyle kaptırmıştım ki kendimi, sadece sınırı geçmek bile büyük bir haz vericekti bana ama asıl hedef daha da ileriydi;Amerika! Bir hedef defterim vardı benim. Küçük, büyük bütün hayallerimi bu deftere sığdırmıştım ve hergün birini daha gerçekleştirmek için daha mutlu uyanıyordum sabaha. Birbirini kovalayan hedefler derken, Erasmus’u kazandım.. Ben hala Amerika’yı görememiş olsam da şuan tam 15 ülke gezdim. Öğrenim hareketliliğinden sonra gençlik alanında projeler yazmaya ve kendimi bu yönde geliştirmeye başladım.

Hedeflerime ulaşırken ne kadar mutlu olduğumu düşündüğüm anda Fongogo ile tanıştım. Benim gibi farklı hedefleri olan insanlara görünmez bir el gibi destek vermek, onları hedeflerine götürmede ufakta olsa yardımımın dokunması beni kendi hayallerime ulaştığım kadar mutlu ediyor. Bu yaşıma rağmen hayattaki bir çok hedefine ulaşmış birisi olarak sizlere tavsiyem; asla hayallerinizden ve hedeflerinizden vazgeçmeyin!   Unutmayın; Hedefi olmayan gemiye hiç bir rüzgar yardım etmez, gelin hayalleriniz Fongogo’da hayat bulsun!

social-media-communication

Biliyoruz ki kişisel projelerde, kampanya tanıtımı yapmak zor gözükebilir.Bizde bunun için sana bir kaç tavsiyede bulunmak istiyoruz.
Öncelikle tanıtımı planla ve kampanyayı başlatmadan önce projeyle ilgilenebilecek basın-yayın organlarını sırala. Projeni farklı yollarla gün be gün paylaş. Şahsen davetler planlayabilir , bağış amacıyla bir televizyon programı organize edebilir ya da projeni Twitter , Facebook,Pinterest ve diğer sosyal mecralarında yaratıcı bir şekilde paylaşabilirsin.
Burada sana sosyal medya tanıtımını başlatman konusunda yardımcı olabilecek bazı ipuçları var!
1) Kısaltma kullanma! Yeni gelenlerin projelerini kolayca anlayabileceği şekilde konuştuğundan emin ol.

2) Proje sayfanı , paylaşımlarına link olarak daima ekle.

3) Projenin Facebook gönderileri ve tweetlerin için başlık düşün. Hangi ifade ya da fotoğraf insanların dikkatini anında çeker?

4) Artan paraya odaklanma, ne yarattığına, ortaya koyduğuna odaklan.

5) Etiketleri önceden araştır. Kimsenin daha önce kullanmadığı bir etiket oluşturduğuna emin ol.

6) Seyircini tanı ve sosyal medya da kaç takipçi kazanmanın planına uyduğunu bil. Kampanyan için önceden takipçi kazanmak çok önemli!

7) Eğer sosyal medyada büyük bir takipçi kitlen varsa, projeni başlatmadan önce takipçilerinin bu proje hakkında bilgi sahibi olduğuna emin ol.Onlarla projenin ön gösterimini paylaşabilirsin.

8) Paylaştığın içeriğin , repost edilip edilmeyeceğini düşün.Eğer dikkate almazsan içeriklerini nasıl daha çekici hale getirebilirsin?

9) Havalı fotoğraf ve gifleri de dahil ederek proje sürecini de onlarla paylaş.

10) İnsanlar projen hakkında konuşuyor mu? Sorular soruyor mu? Takipçilerinin sorularını cevapla ve aktif bir şekilde onların düşünlerini takip ettiğini bilmelerini sağla.

11) Destekçilerin için projenin paylaşılmaya kolay hale getir.(Paylaşımlarına bir kaç farklı dil ekleyerek, takipçilerin için basit hale getirebilirsin.)

12) Sosyal medyada çok fazla aktif takipçisi olan destekçilerin var mı? Onlara, eğer sorun olmayacaksa projeni kendi hesaplarından paylaşmalarını rica eden bir mesaj gönderebilirsin

13) Takımını tanıt , projenin demosunu göster ya da canlı yayında soru-cevap yayını yap.

14) İnternette özellikle ortaya koyduğun şeyle ilgilenebilecek toplulukları araştır. Projeni onlarla paylaş ve projenin neden tam onlara göre olduğunu düşündüğün konusunda açık ol.

15) Spam gönderilerde bulunma.

16) Yayıncılarla çalışıyor musun? Yazar ya da yönetmen? Onlardan da projeni paylaşmalarını rica et.

17) Kampanyan devam ederken de ilginç gönderiler oluştur ve onları da geniş ölçüde paylaş.

18) Yönlendirme bilgilerine dikkat ver.Kontrol panelin/ gönderi sayfan gönderilerini destekçilerinin nasıl doğrudan bulacağı konusunda fayda sağlar.Bir şeyin işe yaradığını ya da bazı çabaların karşılığını almadığını fark edersen, bu bölgede projenin ulaşılabilirliğini nasıl büyüteceğini düşün.

19) Gönderi tutarlılığını korumak için sosyal medya yönetim araçlarından yararlan.

20) Her zaman için paylaşımlarında samimi ol, böylece doğrudan senin onlarla iletişime geçtiğini bilecekler.

İlk şiir dosyam, Araftar, Fongogo sayesinde elde ettiğim destekle Yasakmeyve Komşu Yayınları’ndan kitap olarak çıktı!

araftar

Aralık 2014’te tamamlanan proje sonrasında, elime geçen destekle Ocak 2015’te Yasakmeyve Komşu Yayınları ile kitabımın ticari sözleşmesini imzaladım. 21 Mart Dünya Şiir Günü’nü takiben de Nisan 2015’te Araftar raflarda yerini aldı. Araftar ile şiirseverlere ulaşıp sosyal medya üzerinden ve kitap fuarı etkinliklerinde bire bir etkileşimde bulunarak yazar-okur ilişkisinde ilk adımımı atmış oldum.

imzagunu

Kitabımın tanıtımları ve kitabımla ilgili yazılar belli dergiler ve gazetelerin kitap eklerinde yayımlandı. Araftar’ın çıkışından sonra 2015 yılı içerisinde 20. İzmir Kitap Fuarı ve 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 2016’da da 8. Kadıköy Kitap Günleri kapsamında yayınevimin organizasyonuyla imza günleri düzenleme ve okurlarla biraraya gelme şansım oldu. Araftar şu ana dek, benim destekleri karşılığında imzalı kitaplarını ulaştırdığım destekçilerim haricinde, 250 adet satıldı. Bu bilgiler ışığında, Fongogo sayesinde edebiyat yolumun ilk taşlarını döşediğimi rahatlıkla söyleyebilirim.
Destekleri için herkese minnetle teşekkür ederim.

Tunca Çaylant

 

Fongogo Elçileri köşesinde bu haftaki konuğumuz Serhat Yılmaz!

İnsanlar arasındaki başarı ya da başarısızlık farkını yaratan en önemli unsurlardan birinin kendine sorulan sorular olduğunu düşünüyorum. İlk sorum dünyaya nasıl geldiğim ile ilgiliydi. Sonraları kendime neden dünyaya geldiğimi sormaya başladım.Dünyaya geldiysek bir misyonumuz olmalı sonucuna ulaştım.Sonra bu misyonu aramaya başladım.Derken ilkokul,ortaokul bitmişti.Ama benim sorularım karmaşıklığını arttırarak devam ediyordu.Misyonumuz doğduk,büyüdük ve öldük kısır döngüsünden ibaret olamazdı.İnsan ölmeden bir şeyler bırakmalıydı bence dünyaya.Lisede daha da yoğunlaştım sorulara ve karmaşık cevaplara.Artık yavaş yavaş anlıyordum.Kimim ? Neyim ? Ne yapmayalım ? Nasıl yaşamalıyım ? İdeallerim,hedeflerim ne ? Kısacası ben insandım.Yoktu hiçbir farkım,diğer kullarından tanrının.

Kendimi bir sosyal bilimci olarak tanımlayıp formel bilimleri bilim insanlarına bıraktım.Üniversiteye gitme zamanı gelmişti.Artık başka insanların sorularına yoğunlaşmaya başladım.Soru sormaktan,cevapları araştırmaktan bıkmadan girmediğim kulüp,çalışmadığım dernek kalmamıştı.Gelecekte insanlara bu dünyadan bir Serhat geçmiş dedirtmekti en büyük hayalim.Derken Fongogo ile tanıştım.İnsanlara fikirlerini projeye,projelerini de hayata geçirmekte yardımcı oluyorlardı.Nasıl bu sürecin bir parçası olurum derken,Fongogo Elçiliği çıktı karşıma.Rüya gibi! Hem başka insanların hayallerini gerçekleştirmelerinde yardımcı oluyorsun,hem de bir gün bana kendi sorularımın cevaplarını hayata geçirmem de yol gösteriyor.Hiç kaçırmadan bu ekibin bir parçası olmaya karar verdim.

Eğer sizde bu dünyaya bir miras bırakmak istiyorsanız,gelin Fongogo’da hayat bulsun.