gorselhttps://www.freepik.com/free-photo/women-holding-linkedin-logo_3682511.htm

2019 istatistiklerine göre LinkedIn’de toplamda 30 milyondan fazla şirket profili var. Bunun yanında LinkedIn potansiyel müşterilerinize ulaşma konusunda Twitter ve Facebook’tan neredeyse 3 kat daha etkili.

Bugün sizlere LinkedIn sayfanızın etkisini artırabileceğiniz 4 ipucundan bahsedeceğiz.

 

1) SEO’nuza Dikkat Edin

gorsel

SEO’su iyi olan bir LinkedIn profili sunduğunuz ürün ve servislerin online görünürlüğünü basit adımlarla artırabilir.

- Profil açıklamanızda işinizi en iyi anlatan kelimeleri ve tanımları kullanın.

-Profilinize blogunuz, websiteniz gibi linkleri ekleyin.

-Düzenli olarak anlamlı ve alakalı içerikler paylaşın.

2) İlgi Çekici Bir Profil Hazırlayın

gorsel

İnsan beyni resimleri kelimelerden 60 bin kat daha hızlı işleme aldığından dolayı şirket profilinize fotoğraf eklemeniz size %94 daha fazla görüntülenme sağlayacaktır.

Arka plan fotoğrafınızı da dönemsel promosyon kampanyalarınıza uygun bir görselle tamamlayabilirsiniz.

 

3) İçerik Paylaşın

gorsel

Şirket profilinizde düzenli olarak (haftada 2-4 paylaşım arası) içerik paylaşmanız potansiyel müşterilerinize karşı şirketinizin güncel ve aktif bir görünüme sahip olmasına yardımcı olacaktır. Sadece LinkedIn için değil diğer tüm sosyal medya platformlarında görünür ve aktif olmak günümüz şirketleri için olmazsa olmaz bir pazarlama yöntemi.

LinkedIn’de oluşturulan içerikler her hafta 9 milyar etkileşim alıyor. LinkedIn’in 500 milyondan fazla kullanıcısının sadece 3 milyonunun her hafta paylaşım yaptığını düşündüğümüzde, içeriklerinizi düzenli olarak paylaşmak platformda bir adım öne geçmenize yardımcı olacaktır.

 

4) İçeriklerinize Stratejik Hashtagler Ekleyin

gorsel

LinkedIn kullanıcıları platformda farklı endüstrilere özel hashtagler kullanarak arama yapabiliyor. Platform kullanıcılarına maksimum 200 adet hashtag kategorisi sunuyor.

Hashtaglerinizi, konum bazlı olarak, potansiyel müşteri kitlenizi ilgilendirecek şekilde, influencerların dikkatini çekebilecek şekilde veya onlarca farklı yöntemden birini kullanarak seçebilirsiniz.

Kaynak

 

Girişimcilikte hata yapmak her aşamada oldukça olağandır. Ancak bu hataların birçoğu önceden deneyimlenmeyen durumlardan dolayı ortaya çıkar. Bu yazımızda ilk defa girişim kuran insanların sık yaptığı 4 hatadan bahsedeceğiz.

 

1) Yapıcı Eleştirileri Kabul Etmemek

gorsel

Girişimciler, yatırımcılardan veya potansiyel müşterilerinden gelen yapıcı eleştirileri ve geri dönüşleri hoşgörüyle kabul etmelidir. İlk defa kendi işini kuran girişimciler çoğunlukla negatif eleştirileri olumsuz bir yargı olarak algılarlar. Ancak bu geri dönüşler girişiminizin erken aşamalarında ürününüze ve çözümünüze yönelik geliştirebileceğiniz yönleri ortaya çıkarır.

 

2) Fazla Hızlı Gitmek

gorsel

Girişimlere verilen tavsiyelerin çoğu ilk olmak, hızlı gitmek, pazara ilk çıkmak ve hızlı yatırım almaktır. Her ne kadar bazı durumlarda bu doğru olsa da ilk girişiminizde önünüzdeki seçenekleri yanlış değerlendirme ihtimaliniz de oldukça fazladır. Pazara kendi alanınızda ilk çıkan girişim olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmayabilir. Sizden önce pazarda var olan bir rakibinizin hatalarını ve güçlü olduğu yönlerini görüp daha dikkatli ilerleyebilirsiniz.

3) Pazar Riskini Umursamamak

gorsel

 

Pazar riskini umursamamak girişimlerin başarısız olmasında tek başına en büyük sebeplerden biridir. Çoğu girişimci teknoloji platformlarını mükemmelleştirmeye zaman harcıyor. Ancak çoğu zaman bunu oluşturdukları platformların talep edilen ve sürdürülebilir bir değer olduğunu test etmeden yapıyorlar. Max Finger ve Oliver Samwer’in “Amerika’nın En Başarılı Girişimleri: Girişimciler için Dersler” kitabında açıkladığına gibi: “Birçok girişim bir çözüm arayan teknolojilerine veya ürünlerine oldukça fazla para yakıyor.”

Girişiminizi başarısızlığa uğratabilecek şey ürününüzün sorunlarıyla alakalı değil çoğunlukla pazar hakkındaki yanlış öngörülerinizden oluşacaktır. Yazarların değindiğine göre 6 ayınızı potansiyel müşterilerinizle konuşup ihtiyaçlarınızı anlayıp fikrinizi valide etmeye harcamalısınız.

4) Tohum Yatırım Almayı Abartmak

gorsel

Çekirdek bir tutarda yatırım almak sanıldığı kadar büyük bir başarı değildir, girişimcilerin bu tutarları edindiklerinde fazla kutlanması ve abartılması yanlıştır. Çok az sayıda girişim ancak doğru yatırımcıların girişimlerinde yer almalarından dolayı başarıya ulaşabiliyor.

Yatırım aldığınız kişilerin veya yatırım fonlarının sizin vizyonunuzla uyuşması oldukça önemlidir. Dolayısıyla görüştüğünüz ilk yatırımcıdan aldığınız teklifi bu faktörleri göz önünde bulundurmadan kabul etmek yanlış bir karar vermenize yol açabilir.

Kaynak

 

Girişimcilikte, çalışmanın ve yenilikçi ürünler üretmenin en kıymetli destekçisi her zaman yeni bilgiler, yöntemler öğrenmektir. İnternette her ne kadar girişimcilikle alakalı binlerce kaynak ve yararlı içerik bulabilseniz de bunların yanısıra başyapıt haline gelmiş çoğu girişimcinin diğerlerine tavsiye ettiği kitaplar var. Bugün bu kitaplardan size 4 tanesini tanıtacağız.

 

1) Eric Ries, “Yalın Girişim” The Lean Startup

gorsel

Listemizin başında tabi ki de Yalın Girişim yer alıyor.

Ries kitabında girişiminize tüm gücünüzle başlamadan, kaynaklarınızın büyük kısmını harcamadan önce ürününüzü daha kısıtlı bir zamanda ve kaynakla test edip öğrenmenizin yararlı olacağından bahsediyor.

Kitaptan alıntılar:

“Ürününüzün prototipini oluştururken, size aradığınız öğretiyi sağlamayacak tüm özellikleri, süreçleri ve zahmeti ortadan kaldırın.”

“Müşterilerin ne istedikleri hakkında söylediklerini ya da ne istediklerini zannettiklerini değil gerçekte tam anlamıyla ne istediklerini öğrenmeliyiz.”

“Başarısız olmazsanız öğrenemezsiniz.”

“Kazanmanın tek yolu diğerlerinden daha hızlı öğrenmektir.”

 

2) Peter Thiel, “Sıfırdan Bire” Zero to One

gorsel

Thiel kitabında PayPal ve Palantir gibi firmalardan edindiği tecrübelerini teknoloji girişimcileriyle paylaşıyor.

14 bölümlük bu kitapta başlıca, büyüme inovasyonundan, monopoliden, rekabetten ve teknolojiden bahsediliyor.

Kitaptan alıntılar:

“Başarısız olan girişimlerin ortak yönü, hepsinin rekabetten kurtulmaya çalışırken başarısız olmasıdır.”

“Sıfırdan bire giden anlar sadece bir kere yaşanır. Bir sonraki Bill Gates işletim sistemi kurmayacak. Bir sonraki Larry Page ve Sergey Brin arama motoru yapmayacak. Ve bir sonraki Mark Zuckerberg de bir sosyal ağ oluşturmayacaktır.”

 

3) Geoffrey A. Moore, “Crossing the Chasm”

gorsel

Crossing the Chasm, bir ürün veya servisin müşteri segmentinde erken adapte olanlardan çoğunluğa geçiş sürecini tanımlamakta kullanılan bir tabirdir.

Moore bu kitabında teknoloji pazarlamasının bu süreçlere ve ana akım pazara geçişte olan etkisine odaklanmıştır.

Kitaptan öğretiler:

Uçurum, vizyoner erken adapte olanlarla, pragmatik çoğunluk arasındaki boşluktur.

Bu uçurumu ancak ilk başta özel bir nişi hedefleyerek geçebilirsiniz.

İşinizle ilgili sağlam bir iddia kullanarak kendinizi nişinizde pazar lideri olarak konumlandırın.

Kaynak

 

4) Steve Blank & Bob Dorf, “Girişimcinin El Kitabı” The Startup Owner’s Manual

gorsel

Bu kitapta Blank ve Dorf, bir girişime başlamadan önce yapılması gerekenleri ayrıntılandırarak tam tabiriyle girişimciler için bir el kitabı sunuyor.

Kitapta başlıca, müşteri geliştirme, müşteri onaylama, satışa hazırlanmak gibi konulardan bahsediliyor.

Kitaptan alıntılar:

“Bulunduğunuz binada hiçbir olgu (fact) yok, dışarı çıkın.” “Olgular binanın dışında, gelecekteki müşterilerinizin yaşayıp, çalıştığı yerdedir.”

“Deneyimler tasarlayın ve hipotezlerinizi valide etmek için test edin.”

 

 

 

 

gorsel

Tahmini olarak 618 milyar dolar değerindeki yatırım fonu Berkshire Hathaway’in yöneticisi ve Dünya’nın en zengin iş adamlarından Warren Buffet her yıl düzenlenen hissedarlar toplantısında yatırım ve başarı adına birçok konudan bahsediyor. CNBC’nin 1994′ten bu yana arşivlediği bu toplantılardan derlenen 120 saatlik arşive burdan ulaşabilirsiniz. Bugün Buffett’ın bu konuşmalarda ve katıldığı diğer etkinliklerde bahsettiklerinden dikkat çeken 5 tavsiyesinden bahsedeceğiz.

 

1) Sürü Mentalitesinden Kaçının

gorsel

Buffett 2004′te: “Diğerleri açgözlüyken siz kaygılı olun, diğerlerı kaygılı olduğu zaman siz açgözlü olun.” Buffett’ın uzun vadeli stratejisi hisse değeri düşükken değerinin daha da düşeceğini düşünerek satmak değil, bir gün yükseleceğini düşünerek yükseldiği zaman satmak. Bir başka kelimeyle: Ucuza al, pahalıya sat.

2) Uzun Vadeli Düşünün

gorsel

Buffett: “Uzun bir süre hem iyi zamanlar hem de kötü zamanlar olacak. Ne zaman hangisinin olacağını düşünüp depresifleşmek size hiçbir şey kazandırmayacaktır.”

Yatırımlarınızda uzun vadeli düşünmelisiniz. Pazarda sürekli gelişmek doğru yolda olduğunuzu gösterir, hatta eksi rakamlarda olduğunuz zamanlarda bile.

 

3) Paraya Fazla Odaklanmayın

gorsel

Buffet insanların sahip oldukları paraya fazla odaklanmamalarını istiyor. Zengin olmak güzeldir fakat oraya nasıl geldiğiniz daha önemlidir.

Buffett: “Eğer benim yaşıma geldiğinizde sizi ilerde de seveceğini düşündüğünüz insanlar sizi hala seviyorlarsa başarılı olmuşsunuz demektir.”

 

4) İlişkiler Kurun ve İnsanlara Nazik Davranın

gorsel

Buffet, Iowa State Üniversitesi’ne gittiğinde orada işletme yüksek lisans öğrencilerine başarı hakkında bir konuşma yaptı. Öğrenciler konuşma sırasında tavsiyelerinin kişiselliği ve teknik konuşmalardan uzaklaşması karşısında şaşırdılar.

Bir öğrencinin USA Today’e bahsettiğine göre: “İnsanlara iş bilginizle davranma şekliniz ve kurduğunuz ilişkiler paha biçilmezdir.”

 

5) Toplum Önünde Konuşma Yeteneğinizi Geliştirin

gorsel

Buffett gençlere en değerli varlıklarının ve öğretinin hisse yatırımı olmadığını ve hiçbir yatırımın topluluk önünde konuşma yeteneğini geliştirmekten daha değerli olmadığını söylüyor.  2008′de  Buffett, insanların karşısında konuşmayı düşünmenin bile kendisini fiziksel olarak hasta ettiğinden bahsediyor.

Buffett bu korkusunu yerel bir üniversitede gönüllü olarak yatırımcılığı öğreterek aştığından bahsediyor.

2011′deki hissedarlar toplantısında Buffett, ofisinde bulunan tek diplomanın zamanında kendisine 100 dolara mal olan toplum önünde konuşma dersi serfitikası olduğunu söylüyor. “O zaman verdiğim 100 dolardan kazandığım değerler paha biçilmez. Eğer insanlarla konuşamıyorsanız, gerçek bir sorununuz var demektir.”

 

 

gorsel

 

 

Günlük alışkanlıklarımız ve davranışlarımız hayat rutinimizi belirleyen en önemli faktörler. Sabah vaktinde kalkıp işe gitmek, belirli bir saatte öğle yemeği yemek, eve dönüp uyumak ve aynı döngüyü sürekli devam ettirmek takdir edersiniz ki alışılagelmiş bir rutin. Ancak bazı başarılı girişimciler bu günlük rutinlere ekledikleri yeni alışkanlıklarla daha verimli ve mutlu hissettiklerini söylüyorlar. Bugün o rutinlerden birkaçına birlikte bakacağız.

1) Günün En Zor İşiyle Başlamak

gorsel

“Kurbağa yemek” olarak da bilinen bu rutin size diğer işlerinizin kolay geldiğini hissettirecektir. Ayrıca bir şeyler başarmak için ihtiyacımız olan dopamin hormonunun vücudumuzda salgılanmasını sağlar. Zor görevler hakkında bahane uydurup ertelemenizi engeller.

2) Klişe ama gerçek: Okumak

gorsel

Başarılı girişimciler alanlarında daha bilgili olmak ve gündenden haberdar kalmak için günlerinin bir kısmını mevcut trendleri, konseptleri ve finansal gelişmeleri okuyarak geçiriyorlar. Hatta Dünyanın en zengin insanlarından biri olan yatırım fonu yöneticisi Warren Buffet gününün %80′ini okuyarak geçirdiğinden bahsediyor.

3) Meditasyon Yapmak

gorsel

Fiziksel sağlığımızı korumaya dikkat ettiğimiz kadar akıl sağlığımıza da en az fiziksel sağlığımız kadar önemsemeliyiz. Meditasyon stresi ve aksitiyeyi azalttığı gibi odaklanmaya ve verimli çalışmamıza da yardımcı oluyor. Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey, mutlaka her sabah 5.00′te kalkıp meditasyon yaptığından bahsediyor. Ayrıca meditasyon yapmanıza yardımcı olacak yerli girişimcilerimizden Meditasyon uygulamasını da kullanabilirsiniz.

4) Takvimi Tek Bir Yerde Tutmak

gorsel

CA Creative’den Alexandra Weiss; işlerinizi ve planlarınızı telefon, laptop veya bir defterde ayrı ayrı saklamaktansa hepsini tek bir yerde toplamanız yararlı olacağından bahsediyor. Bu yapacağınız işleri gözünüzün önüne serer ve zamanı daha iyi yönetmenizi sağlar. Takviminizi saklamak için kendinizi en rahat hissettiğiniz aracınızı kullanın. Günün her saatinde yanınızda taşıyabileceğiniz ve kontrol edip değişiklikler yapabileceğiniz kadar esnek bir formda olmasına özen gösterin.

5) Bonus: Güne Gerçek Bir Gazete Okuyarak Başlamak

gorsel

Diğer maddelerin yanısıra daha değişkenlik gösteren bu alışkanlıktan Tophatter’ın Genel Müdür Yardımcısı şöyle bahsediyor: “Gününün çoğunu internette ve dijital medyayı takip ederek, bilgileri bu yollardan edinen biri olarak, güne her zaman 15 dakika gerçek bir gazete okuyarak başlarım. Bu size günün erken saatlerinde internet gazetelerinde olduğu gibi reklamlardan, rahatsız edici içeriklerden uzak tutar. Daha işe başlamadan güne temiz kafayla başlamış olursunuz.”

 

Gorsel1

Aklınıza müthiş bir fikir geldi. Hem kendi yaşadığınız hem de insanların yakındığını gördüğünüz bir sorunu çözüyorsunuz.

İnsanlarla görüştünüz, anketler yaptınız fikrinizin ihtiyaç olduğunu doğruladınız ve sonunda girişiminize başlama kararı aldınız.

Küçük bir ekip oluşturdunuz ürününüzün bir prototipini çıkardınız ve artık bu işi geniş kitlelere yaymak için bir şeye daha ihtiyacınız var: maddi kaynak.

Kitlesel fonlama dışında maddi kaynak bulmanızın yollarından biri de ihtiyacınız olan parayı yatırımcılardan toplamaktır.

Ancak yatırımcılarla konuşurken çoğu erken aşama girişimin görüşme sırasında şansını düşüren bazı söylemler var. Bugün sizlere yatırımcılarla görüşürken dikkat etmeniz gereken bazı faktörlerden bahsedeceğiz.

 

1) “Rakibimiz yok” Demek

Gorsel2

Herkes tarafından bilinen bir şeydir ki “Rakibiniz yoksa, pazar da yoktur.”

Pazarda farkında olmadığınız ancak gerek doğrudan gerekse dolaylı yoldan onlarca rakibiniz mutlaka var. Rakibiniz mutlaka sizinle aynı işi aynı şekilde yapmak zorunda değildir. Çözdüğünüz sorunu farklı bir yöntemle çözen şirketler, ya da fark etmediğiniz ancak müşterilerinizin bu sorunu çözmek için kullandığı farklı yöntemler olabilir.

Yatırımcılarla görüşürken rakibinizin olmadığını söylemek sizi görüşmede 1-0 geriye düşürebilir.

 

2) Yatırıma İhtiyacım Yok Demek

Gorsel

 

Yatırıma ihtiyacınız olmadığı bir zamanda bağlantı kurmak adına yatırımcılarla görüşmek sıkça yapılan bir hatadır.

Yatırımcılar genellikle büyüme potansiyeli olan girişimlere doğru zamanda yatırım yapmak için girişimcilerle görüşür. Haricinde ihtiyacınız olmadığı zamanlarda yatırımcıların vaktini alıp ihtiyacınızın olmadığını söylemeniz kötü bir izlenim bırakabilir.

 

3) Gizlilik Sözleşmesi İmzalanmasını İstemek

Gorsel

Fikrinizi koruma altına almanın birçok yolu var ancak büyük ihtimalle bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş değildir.

Ayrıca sizden duyan birinin toplantıdan çıkınca kendisinin de yapabileceği bir fikriniz varsa zaten bu fikrin ederi gizlilik sözleşmesiyle koruma altına alınabilecek değerde değildir.

Girişiminizle ilgilenen bir yatırımcıya görüşmede gizlilik sözleşmesi imzalamasını istemeniz çoğu yatırımcının girişiminize karşı ilgisini dağıtacaktır. Fikriniz endüstriyel veya bilimsel alanda çığır açacak bir buluşsa paten başvurunuzu yapıp patentinizi elinize aldıktan sonra korunmasını garanti altına alabilirsiniz.

Ancak haricindeki hiçbir çözüm sizin fikrinizin başkaları tarafından da yapılamayacağını garanti altına almayacaktır.

 

4) İlk Görüşmede Hemen Parayı İstemek

Gorsel

Bir yatırımcıyla toplantı ayarlamış olmanız demek o yatırımcının girişiminize para yatırmaya o gün hazır olduğu anlamına gelmez. İlk görüşmeler yatırımcıya daha çok fikrinizi, vizyonunuzu ve gelecek planlarınızı açıklamak içindir.

Olumlu geçen ilk görüşmeden sonra yatırımı alacağınız günün birkaç aydan fazla bir süreye kadar uzayabileceğini bilmenizde fayda var.

 


Eğer bir yatırım turunu kapatmayı başardıysanız ve hatta birkaç yerde haberiniz de çıktıysa bunu sakın bir girişimcilik başarısı olarak algılamayın. Yatırım almak sadece sizin girişiminizin ilerde büyüyeceğini öngören birkaç kişinin şirketinizin belirli bir hissesini bir miktar para karşılığı satın almış olması demektir.

Yatırım almanın bir başarı olmadığını sermayesini yatırımcılardan sağladıktan birkaç yıl sonra batan onlarca örnekte de görebiliyoruz.

Girişiminizin başarılı olması için yatırımı değil, müşteriyi önemseyip en iyi deneyimi sunmalısınız.

 

jackma

AliBaba Group şirketinin kurucusu 54 yaşındaki Jack Ma Çin’in ve Dünya’nın en zengin insanlarından biri. Dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden birini kuran Jack Ma’nın doğumunda zengin bir babası ve iyi bir eğitim alma şansı yoktu.

Ancak Jack Ma’nın azmi bugün ona bazılarının “Asya’nın Bill Gates’i” demesine yol açtı. Jack Ma bu benzetmeye karşılık: “Bill Gates ile benim son derece çekici insanlar olmamızdan başka bir ortak yönümüz bulunmuyor.” cevabını verdi.

Bugün Jack Ma’nın çıkıp başarıya ulaştığı uzun yolda öğrendiği girişimcilere tavsiyelerinden altın değerinde 4 tanesine yer vereceğiz.

1) Mükemmel bir girişimci her zaman pozitiftir

Jack Ma girişimcilerin karşılaştıkları can sıkıcı kötü olayları umursamayıp her zaman olaylara pozitif bakması gerektiğini tavsiye ediyor.

Ma: “Pozitif olmalısınız, her zaman. Mükemmel bir girişimci gelecek için umutlu ve pozitif olan girişimcidir. Kendinize hangi problemi çözebileceğinizi ve diğerlerinden nasıl farklılaştığınızı sormalısınız.”

Pozitif olmanızı sağlamanın bir yolu kendinize neden aynı şeyi yapan herkesten daha iyi yapabileceğinizi sormanızdır, diye sözlerine ekledi.

2) Etrafınızda bulunan insanlar her şeyi değiştirir

Başarı kişisel değil bir takım işidir. Etrafınızda sizin gibi hayallerine ulaşmak isteyen insanları bulundurmak hedeflerinize ulaşmanız için ilk adım olabilir.

Jack Ma: ” Sizinle birlikte birlikte çalışacak bir grup insan bulmalısınız. Bu insanlar sizinle aynı vizyona inanmalı. Ve bu insanlar size bu bir iş olduğu için katılmamalı. Hayallerinize inandıkları için, vizyonunuza inandıkları için katılmalılar.”

Ma ayrıca bu sözlerine: “Dünyadaki en iyi insanları bulmak zorunda değilsiniz. Takımınızı eğitin, birlikte çalışın ve takımınız da sizi eğitsin.” diye ekliyor

 

3) Fedakarlık yapmanız gerektiğinin farkına varın

Ma, girişimcilere girdikleri yolda başarının sandıkları kadar kolay olmadığını hatırlatıyor.

“Ne kazanacağım diye düşünmeyin. Ne verebilirim diye kendinize sorun. 3 yılda mı 10 yılda mı kazanacaksınız? Eğer mükemmel bir fikriniz varsa 10 yıla hazırlanın. Eğer bir yılda kazanırsanız, şanslısınız demektir. Ancak çoğu insan aynı fırsata sahip değil.”

“Asla bir ay sonra kazanacağım, seneye kazanacağım diye düşünmeyin, bu imkansız. Ancak ne zaman bırakmazsanız o zaman bir şeyler kazanmaya başlayacaksınız.”

AliBaba’yla ilgili de şu tecrübesini paylaşır: “İlk aldığımız yatırım 18 kişiden alınan 50 bin dolardı. 50 bin doların 10 ay yeteceğini düşünüyorduk. Hatta harcağımız tüm kuruşları hesaplamıştık, ancak o para 4 ay yetti ve neredeyse iflas ediyorduk.”

4) Trend olan şeylere odaklanmayın

Jack Ma: “Girişim kurucuları özellikle genç olanlar kolayca gündemin trendlerine kanabiliyorlar. Asıl olan, girişimci bugünün ne moda olduğuyla değil uzun vadeli planlarına odaklanmalı. Alibaba’nın başarılı olmasının tek sebebi internetin her yere yayılmış olmamasıydı.” der.

“E-ticaret ilgi çekici değildi. Kimse inanmıyordu ancak biz inanıyorduk. Diğer insanların ne dediklerini umursamadık. Burda bir gelecek olacağını ve insanlara yardım edebileceğimizi düşündük ve başladık.”

Başladığımız günden itibaren sizlerle birlikte ailemiz gün geçtikçe büyüdü. Haydi ilk günden bugüne kadar neler yapmışız hep birlikte inceleyelim.

2013 Kasım ayında faaliyetlerine başlayan Fongogo üzerinde 2018 Aralık sonuna kadar 422 kampanya yayına alındı. Bu kampanyaların 130 tanesi başarıya ulaşırken, Fongogo üzerinden 2,4m TL para transferi gerçekleşti. Kitlesel fonlamayı bilip ilgi gösteren 25,655 üyemiz ile Fongogo üzerinde 12,232 kere kampanyalara destek sağlandı.

Rakamlarımıza baktığımızda, ortalama başarılı bir projenin büyüklüğünün 17bin TL, en yüksek fonlanan projenin ise 89bin TL tutarında olduğunu görüyoruz. Şimdiye kadar 25bin TL’ye kadar destek sağlandığını görüyoruz. En çok kitlesel fonlamada destek arayan ve başarılı olmuş kategorinin ise Film alanında olduğunu görmekteyiz.

Üye tabanı, yayına alınan ve başarılı olan proje sayısı ile Türkiye ’nin lider kitlesel fonlama platformu Fongogo, gün ve gün hayallerini gerçekleştirmek isteyen kişilere daha çok ulaşıyor. Destek olmak için sadece paylaşman bile yeter. Bizi takipte kalın!

1

2 3 4 5 6

Girişimciliğin son yıllarda bölgesel ve ulusal kalkınmadaki rolü anlaşılır duruma geldi. Girişimcilerin değeri ve desteklenmelerinin ne kadar önemli olduğu, zaman içerisinde yazılan başarı hikayeleri, yeni fikirlerin yol bularak yeni iş alanları sağlaması ve ekonomik büyümeye katkıları sebebiyle daha çok anlaşılır hale geldi. 

kitlesel-fonlama-devlet-kontrolunde-hayata-geciyor-1506503484

Yeni kurulan girişimlerin finansal kaynak ihtiyaçları biçimsel olarak bankalar, devlet, kredi kuruluşları vb. kurumlardan sağlanırken, biçimsel olmayan terminolojisi ile kişisel tasarruflar, aile, arkadaşlar, melek yatırımcılardan karşılanabilmektedir. Ancak, bu kaynakların yeterliliği tartışılır boyuttadır. 

KOBİ’ler açısından bakar isek, Türkiye’de bankalar KOBİ’lerin en önemli finansman kaynağı durumundadır. Küçük işletmeler, finansal kaynağa ulaşımda büyük işletmelere göre daha çok sorun yaşamaktadırlar. Son yıllarda, KOBİ kredileri konusunda uzmanlaşma yönünde bankacılık sisteminde bir gelişme olduğu halde, yine de sıkıntılı durumlar devam etmektedir. Ek olarak, son dönemde yaşanılan ciddi yüksek faiz ortamı sebebiyle de herhangi bir işletme kredi almadan önce farklı finansman metotlarını düşünmek isteyecektir. Ne yazık ki, uygun koşullu finansman erişim sıkıntıları, KOBİ’lerin ve diğer tüm Girişimlerin kurulma ve büyümeleri önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. 

Biçimsel olmayan finansal kaynak bulma yöntemlerinden Melek Yatırımcılık, son yıllarda Türkiye’de önemi daha çok anlaşılsa bile, ne yazık ki kapalı bir çevrede kalarak olması gerektiği seviyeye ulaşamamıştır. 

Bütün bu parametreleri değerlendirdiğimiz zaman, yeni girişimcilerin ve KOBİ’lerin kitlesel fonlama ile kaynak ihtiyaçlarının giderilmesinin önemi çok daha anlamlı bir boyuta erişmektedir. 

Kitlesel fonlama, fikirlerin, projelerin ve şirketlerin kaynak arayışlarını kitle dediğimiz yatırımcılardan küçük miktarlarla sağlamalarına verilen isimdir. Bu sayede birçok bireyden ufak miktarlarla büyük kaynaklar toplanabilmektedir. Diğer bir ismi alternatif finansman olan kitlesel fonlamanın, 2013’deki global hacmi 12 milyar dolarken bu hacim 2017’de 200 milyar dolara geçmiştir. Hisse, bağış, ödül ve borç olarak 4 grupta toplanan kitlesel fonlamanın en büyük pazar büyüklüğünü borç oluştururken, henüz bu konuda Türkiye’de bir kanun çalışması yoktur. Hisse bazlı kitlesel fonlama ise kitlesel fonlamanın en geç gelen ve en hızlı büyüyen segmentidir. Ne mutludur ki, Türkiye’de Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası 5 Aralık 2017 yılında çıktı ve ikincil düzenlemeleri hazırlanıyor. Bu kanunla birlikte, kâr amacıyla ufak yatırımlar yaparak hisseler alabileceğiniz girişimlere finansman desteği sağlayarak, büyümelerinde önemli etki yaratabileceksiniz. 

Girişimciler ve KOBİ’ler açısından bakıldığında, Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Platformları haricinde ödül bazlı platformların da önemi yadsınamaz. Girişimciler ve/veya işletme sahipleri çıkacak ürünlerini veya servislerini bu platformlar aracılığıyla kitlelerle buluşturarak önceden müşterilerini edinebilme ve ön satış yapabilme yetkinliklerini elde ederler. Mevcut durumda, bu konuda en başarılı ekosistemin Türkiye’de film sektörü olduğunu söyleyebiliriz. Alternatif finansman metotlarını çok iyi biliyor, kitlesel fonlama ile her film için kendilerine kaynak buluyor ve seyirci elde edebiliyorlar. Umuyoruz, buradaki hızlı adaptasyonu diğer sektörlerdeki girişimler de keşfedecek ve kendi finansal ihtiyaçları için kitlesel fonlama ile birlikte çok daha avantajlı bir şekilde kaynak bulabilecekler. 

Fongogo ve Fongogo Pro ailesi olarak, bu konuda her türlü iletişimde olmak Ebulten’e üye olunuz. 

 

 

tolgacanbazoglu

“Araştırmaktan,  yeni insanlar tanıyıp yeni bilgiler öğrenmekten korkma! Hayallerinin peşinden daima koş sonunda mutlaka hedefine ulaşacaksın!” Bu benim için hep bir umut ışığı oldu. Babamın mesleği sebebiyle hep okul değiştirmek, farklı insanlarla en baştan başlamak zorunda kaldım. Belkide bu yüzdendir ki yeni insanlarla tanışmayı hep sevmişimdir. Şuan üniversite son sınıf öğrencisiyim. Lise yıllarından beri var olan bir hayalim vardı; yurtdışına çıkmak. Öyle kaptırmıştım ki kendimi, sadece sınırı geçmek bile büyük bir haz vericekti bana ama asıl hedef daha da ileriydi;Amerika! Bir hedef defterim vardı benim. Küçük, büyük bütün hayallerimi bu deftere sığdırmıştım ve hergün birini daha gerçekleştirmek için daha mutlu uyanıyordum sabaha. Birbirini kovalayan hedefler derken, Erasmus’u kazandım.. Ben hala Amerika’yı görememiş olsam da şuan tam 15 ülke gezdim. Öğrenim hareketliliğinden sonra gençlik alanında projeler yazmaya ve kendimi bu yönde geliştirmeye başladım.

Hedeflerime ulaşırken ne kadar mutlu olduğumu düşündüğüm anda Fongogo ile tanıştım. Benim gibi farklı hedefleri olan insanlara görünmez bir el gibi destek vermek, onları hedeflerine götürmede ufakta olsa yardımımın dokunması beni kendi hayallerime ulaştığım kadar mutlu ediyor. Bu yaşıma rağmen hayattaki bir çok hedefine ulaşmış birisi olarak sizlere tavsiyem; asla hayallerinizden ve hedeflerinizden vazgeçmeyin!   Unutmayın; Hedefi olmayan gemiye hiç bir rüzgar yardım etmez, gelin hayalleriniz Fongogo’da hayat bulsun!

Post Navigation