İletişimde Sosyal medyanın faktörü, bireylerin hayallerindeki projelerini daha fazla kitleye tanıtmaları amacıyla çeşitli stratejilerle birkaç önemli taktikleri kullanarak (Projenin Amacı, Sürpriz Ödüller, Çoğunluğa Uyma Psikolojisi, Proje Sahibinin Başarıları, Saygınlık Kazanması) gerçekleştirdikleri Fongogo kullanıcı kitlesinin dikkatlerini çekmesinde de önemli bir etkisi olan ikna edici süreçtir. 

Bu süreçte proje sahipleri ilk olarak, işitsel birtakım dikkat çekici mesajların yanı sıra kitleye karşı her türlü projelerdeki renk, resim, sembol, şekil (logo) vb. uyaranlar ile görsel mesajları da göndermektedir. Teknolojinin hızlı bir şekilde durmaksızın gelişmesi ve sosyal medya kullanımın artmasıyla çoğunlukla insanların elinin altında her şeyi kolay ve hızlı bir şekilde takip etmeleri, bilgi alışverişi sağlaması, görsel ilginin anlamlandırmaya yardımcı olması görsel iletişim için oldukça önemli bir etkendir çünkü insanlar öğrendiklerinin %1’ini deneyerek, %2’sini dokunarak, %4’ünü koklayarak, %10’unu duyarak ve %83’ünü çevresindeki olayları gözlemleyerek öğrenmektedirler.  

Peki ya çoğunluk neye göre belirleniyor, neleri dikkat ediyor?

fongogo

1-) Projenin Amacı: Sahipleri tarafından gerçekleşmesini bekledikleri projenin detaylarında, eğer topluma faydalı bir farkındalık kazandırıyor inancı varsa, projenin ulaşacağı (çocuk, engelli, kısa film konuları vb.) yerlerde faydalı olup kalbe dokunmayı hissettiriyorsa, kitlenin fikirleriyle uyuşur, yakın hissettikleri projelerde de bir o kadar fon kullanma olasılıkları yüksek olacaktır. 

2-) Sürpriz Ödüller: Kullanıcı kitlenin fonlamada bulunacağı düşük destek miktarından başlayarak git gide artan destek miktarlarıyla sürpriz hediyelerin verilmesi, destekçileriniz için seçme şansı ve dolayısıyla fonlama sonucunda daha memnun düşünceler içerisinde olacağı hissini verirsiniz.  

3-) Çoğunluğa Uyma Psikolojisi: Proje sahiplerinin hedeflediği destek tutarına çabucak yaklaşan projeler, kullanıcı kitlesi tarafından (Aa bak bu çok desteklenmiş, ben de hemen bağışta bulunayım düşüncesiyle) daha çok destekleyicinin dikkatini ve projeye inanma potansiyeli artıyor. çekiyor.  

4-) Proje Sahibinin Başarıları: Eğer proje sahibinin daha önce başarıya ulaşmış birkaç projesi var ise destekçilerin bu yeni proje girişiminde de daha fazla destekte bulunmaları düşünüle bilinir. Eğer yok ise de üzülmeyin, proje konusu kullanıcı kitlesi tarafından çarpıcı bulunup sizi bu girişimcilik yolunda şans vererek destekleyebilirler. 

5-) Saygınlık Kazanması: Açık bir şekilde sunulan isim listesinde, fonlamada bulunan kitlenin isimlerinin sergilenmesi destekçilerin itibar kazanmasına ve çevresi tarafından onaylanıp olumlu geri dönüt almasının bilincinde olup bağışta bulunabilirler. 

Projenin başarıya ulaşmasının en büyük etmenlerinden birisidir hedef kitle seçimi. Ancak asıl iş doğru hedef kitleyi seçtikten sonra onlara sunulması gereken projelerin önemli detaylarını aktarmakla şekillenir.  

0000000646953-1

Kalabalıkta her duygu, her davranış bulaşıcı, hem de ileri derecede bulaşıcıdır; öyle ki, bireyin kendi kişisel çıkarını kitle çıkarına feda ettiği görülür. / SIGMUND FREUD 

Kitlesel fonlama ile birlikte birçok girişim yatırımcılar ile platformumuzda bulaşarak, hayallerini gerçekleştirmeye yakınlaşacak. Peki girişimciler ve yatırımcılar şirket değerini nasıl belirleyebilirler?

Değerleme için şirketin ne aşamada olduğu çok önemlidir. Yeni başlayan bir şirket ile 3 senelik bir şirketin değerleme yöntemleri yüksek ihtimal farklı olacaktır. Peki girişimin bulunduğu sektörün, ürünün, takımın etkisi bu değerleme koşullarında ne kadar etkilidir?

Öncelikle alışılagelmiş değerleme metodlarının startup’lar için ne kadar uygun olduğunu inceleyelim:

- Şirket değerlemesi için birçok farklı model kullanılabilir. Olgunlaşmış, geçmiş dataları bulunan ve hatta varlık satışında bulunmak isteyen şirketler için yapılan değerlemeler ciddi analizlere dayalıdır. Bu detaylı analizler arasından DCF (Discounted Cash Flow) yani İndirgenmiş Nakit Akışı Yöntemi en çok kullanılanlardandır. Bu yöntemde şirketin gelecek yıllardaki nakit akışları belirlenen indirgeme oranı ile bugünkü değerine getirilir ve elde edilen bu değer şirket değeri olarak kullanılır. Ancak, girişimler erken aşamada ise veya hızlı büyüme odaklı iseler nakit akışlarını etkileyen birçok faktörün tahmini değerleme aşamasında zor olacaktır. Ayrıca geçmiş yıllara ilişkin veri de çoğu zaman yoktur; o yüzden gelecek yılların tahminini de belirsiz datalar üzerine yapmak çok zordur.

- Bir diğer yöntem Favök çarpanı gibi şirketin var ise geçmiş ve gelecek operasyonel karlılığına bakılıp, piyasadaki diğer benzer şirketlerin çarpanlarına bağlı olarak bir değerleme metodu kullanılmasıdır. Bu çarpan sektörden sektöre değişir ve şirketin karlılık oranı, büyüme hızı, pazarın büyüme hızı gibi faktörlerden etkilenir. Ancak, girişimlerin yine geçmiş datalarının olmaması veya büyüme potansiyeline uygun olarak yatırım arayışında olduğu için bu metod da girişimler için çok kullanılabilir bir yöntem olmaktan çıkmaktadır.

Değerleme yöntemleri hakkında geçmiş datası olan, olgun şirketler için kitaplar dolusu yazılmıştır. Peki yeni başlayan veya büyüme aşamasında olan bir girişimin değerleme yöntemi nasıl olmalı?

Girişimlerin 6 ay sonraki finansallarını bile tahmin etmek sayısız varsayıma dayalıyken, gelecek nakit akış tabloları, FAVÖK’leri belirlemek ne kadar akıllıca olacaktır? O yüzden dünyada girişimlere olan merak, bireysel yatırımcılar tarafından arttıkça kurumsal olmayan ama hızlı ve çözüm getiren değerleme metodları ortaya çıkmaktadır.

Bunlardan biri ve bizim en sevdiğimiz model, “ScoreCard method” olarak bilinen Angel Capital Association’ın kurucusu Bill Payne tarafından geliştirilen, girişimlerin dünyadaki örneklerine bakılarak hazırlanan bir çeşit karşılaştırma metodudur. Şirkete en yakın global rakiplerin ilk yatırım turları (veya 2. evre yada 3.evre büyüklüklerine göre yatırım turları) listelenir. Medyan ile bir yatırım öncesi değerleme çıkartılır. Sonrasında ekip, pazar büyüklüğü, ürün, rekabet, ortaklıklar, ek yatırım ihtiyacı gibi konularda ağırlık belirlenir ve kendi şirketinizin bu bakımdan ne oranda daha iyi ya da daha kötü olduğu belirlenir. Ağırlık ve karşılaştırma oranları çarpılarak her başlık için bir faktör belirlenir. Faktörlerin toplamı ile ilk başta ortaya çıkan medyan çarpıldığında şirketinizin göreceli değerlemesine ulaşacaksınız (Kaynak: http://magazine.startus.cc/scorecard-pre-money-valuation-method-explained/)

Buradaki “göreceli” kelimesine dikkat etmenizi rica ederiz. Bu bakımdan, farklı değerleme yöntemleri ile de şirketinizi nasıl değerlendirdiğinizi hem kendinize hem yatırımcınıza kanıtlamanızı öneririz. 2. ve diğer sevdiğimiz model “Dave Berkus’s Checklist Method” olarak bilinen şirketin yetkinliklerine verdiğiniz ağırlıklı ortalamaya göre hesaplanan değerleme türüdür. Yatırımcıların özellikle girişimlerde aradıkları özelliklere bağlı olarak hızlıca değerlemelerini bulmalarında faydalı bir yöntem olarak bilinir. Takım, fikir, ürünün gelişimi ve korunumu, stratejik ilişkiler ve operasyonel durumu gibi şirketin bulunduğu seviyeye bağlı olarak toplamda 5 başlık olacak şekilde her başlığa 0 ile 500bin USD arası bir yatırım öncesi değer belirlenir. Şirketin seviye oranı ve ilgili her başlığın değerlemesi çarpılıp, gelinen toplam tutar şirketin değerlemesi olarak kabul edilir (Kaynak: http://blog.gust.com/248/)

Diğer bir yöntem olarak da beğendiğimiz Türkiye’de kimi girişim sermayesi fon şirketlerinin 3 yıl sonunda şirketin elde etmesi planlanan FAVÖK miktarına bakıp, onu çıkış yapabilecekleri tahmini bir çarpan ile çarpıp %45 gibi ciddi bir indirim oranı ile bugünkü değerine getirdiklerini biliyoruz.

Bu işlemleri kendi şirketleriniz için uyguladığınızda genelde şirketinizi hayal ettiğiniz nokta hep yüksek olacağı için (aksi taktirde bu işe başlamazdınız), sizin ayaklarınız biraz daha yere indirip, yatırımcı ile buluşabileceğiniz noktaya getirebilmek için ek bir yöntem daha var. Şirkete şimdiye kadar yaptığınız yatırımları toplayıp (çalışma saat ve normalde almanız gereken ücret dahil) şirketin yatırım öncesi değerini bulabilirsiniz.

Bizim önerimiz, birçok farklı model sonrası şirketinizin değerlemelerini alt alta yazın. Bir medyan çıkararak şirketin değerlemesini belirlemenizdir (yani 4 metod kullandınız: 1. Metot 1,8m USD yatırım öncesi değerleme; 2. Metod: 1,7m USD değerleme; 3. Metod:1,5m USD değerleme; 4. Metod 200KUSD değerleme. 1. ve 4. metod medyan sebebiyle kendilerini eler – en yüksek en düşük birbirini götürür. Geriye kalan 2 ve 3. metotların da ortalamasını alarak şirketin değerlemesini bulabilirsiniz)

Son olarak, biz her zaman ek olarak girişim dünyasında bir model daha olduğunu savunuyoruz. O da hissiyat. Ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu ve ne kadar şirket hissesini bu anlamda paylaşmak istediğinizi terazinin bir kefesine diğer kefesine ise hesaplarınız sonunda çıkan değerlemeyi koymanız lazım. Önemli olan, bu terazi ile çıkaracağınız değerler hep dengede kalsın. Aksi taktirde, biraz daha dayanmalı ve belki de daha iyi bir değerleme ile yatırımcılarla görüşmeye başlamalısınız.

Birinci bölümde kitlesel fonlama nedir; şu an mevcut yapıda neler oluyor; nasıl yatırımlar yapılıyor diye kısa kısa bilgiler verdik.

Kitlesel fonlamanın 3 ana modelinden bahsettik. Bağış, ödül ve hisse. Oysa borç vermeye dayalı ek bir model daha var. “Peer to peer lending” yani “taraflar arası borç” olarak isimlendirilen bu model, bir süre daha Türkiye’nin gündeminde değil. Ancak, pazar büyüklüğü ve ekonomiye katkısı çok yüksek bir model.  O yüzden, zaman içerisinde bu alanın da gündeme geleceğine inanıyoruz.

Bo

Dünya pazarına bakacak olursak, kitlesel fonlama bu 4 kategoride 2013 yılında toplamda 12 milyar USD büyüklüğündeyken, 2015 yılında 140 milyar USD büyüklüğe ulaşmıştır (Kaynak: Cambridge Centre for Alternative Finance industry). Bu pastanın en büyük dilimi 134 milyar USD büyüklüğü ile borç verme tarafına aittir.

2015 yılında 5,2 milyar USD büyüklüğü olan kalan 3 diğer kitlesel fonlama yönteminden (ödül, bağış ve hisse), hissenin 3 milyar USD hacmi bulunmaktadır. Diğer modellere göre sonradan başlayan hisse bazlı kitlesel fonlamanın yıllık büyüme oranı diğer modellere göre çok daha yüksektir, bu da kitlesel fonlamanın hisse bazlı taraftaki olumlu duruşunu ortaya çıkartmaktadır.

Türkiye’de ise henüz gelişmemiş bir pazar olan kitlesel fonlama, özellikle hisse bazlı fonlamayı regüle edecek olan kitlesel fonlama kanunu ile birlikte girişimlerin ve yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. Bu anlamda, sadece hisse bazlı model ile değil, ödül bazlı model ile de girişimciler neler yapabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Bizler de Fongogo olarak, bizimle direk temasa geçen her bir girişimci ile tek tek modellerini telefonda konuşarak yada yüz yüze anlamaya ve kitlesel fonlamada nasıl yer alabileceklerine dair beyin fırtınaları yapmaya çalışıyoruz.

Her türlü sorularınız için, bizimle direk irtibata geçebilirsiniz.

22382064_1488178584597483_8526128844964117801_o

5 Aralık 2017 tarihinde Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası’nın geçmesi ile beraber, akıllardaki kitlesel fonlama nedir, küresel boyutta nasıl uygulanıyor, Türkiye’de şimdiye kadar neler yapılıyordu ve bu yasa ile beraber ne değişecek gibi konular daha çok artmaya başladı.

Fongogo olarak da Türkiye’de kitlesel fonlamada ilk olanlar arasında yer almamız ve şimdiye kadar 90’a yakın projenin desteklenmesini sağlamamız sebebiyle araştırmalarımızı ve ilgili ön görülerimizi size parça parça aktarmak istiyoruz.

Öncelikle, kitlesel fonlamanın ne olduğunu anlamaya çalışalım. Kitle ve fonlama kelimeleri yan yana gelince çok farklı bir yapı gibi gözükse de aslında imece usulü birlik olup, bağış yapmaktan, ürün veya servis almaya, ya da hisse almaya kadar birçok konunun kapsayacağı bir oluşumu ifade eder.

Türkiye’de şimdiye kadar ödül ve bağış tarafında birçok platform, yasal bir düzenlemeye gerek duymadan, destekçiler ile kampanya sahiplerini buluşturdu.Ancak, kitleler tarafından sağlanan bu destekler, girişimci ekosistemine hak ettiği şekilde yer alamadı. Özellikle, pazarın davranışlarının değişmesinin zaman alması sebebiyle kurumsal firmaların bu anlamda desteklerinin önemi daha çok ortaya çıktı.

Kitlesel fonlama yasasının gelmesi ile beraber, girişimciler aslında ödül bazlı tarafta da yer alabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Platform sahipleri de yasa ile birlikte startup olarak ifade edilen daha ölçeklenebilir girişimci modellerine ek olarak, restoran sahiplerinden butik ve özel bir ürün çıkartan girişimciye kadar ulaşacakları kitlenin artması sebebiyle bu alana ayırdığı eforu daha da arttırdı.

Bu yasa öncesinde/veya kitlesel fonlamanın sonunda hakkettiği popülariteye ulaşmadan önce, startup ekosisteminde özellikle küresel büyüme potansiyeli gösterebilecek girişimler akıllara geliyor ve sınırlı yatırımcı kitlesi genelde 5-10 çarpanlarla çıkışları hedefleyerek yatırımlar yapıyordu. Genelde, henüz ticarileşmemiş veya Arge için sürece ihtiyacı olan girişimler Tübitak ve Kosgeb destekleri ile belli bir aşamaya gelmeye çalışıyordu. Diğer bir yandan, lifestyle olarak adlandırılan, yani ortaklarını büyük çıkışlar yaptıramayabilen, ancak karlı olması kaçınılmaz şirketler de genelde kredilere yönlendiriliyordu.

Oysa, halkla en baştan, fikirden bile olabilir, buluşan ve talep gören projelerin başarısı kaçınılmaz olacaktır. Bu anlamda, ödül bazlı tarafın özellikle girişimci ekosisteminde yer edinmesi ve daha çok yaygın hale gelmesi gerekmektedir.

Hisse bazlı taraf ise, şirketin ortağı olmayı gerektirdiği için, yasal düzenlemelere elbette tabi olmalıdır. Bu yasal düzenlemeler, ne kadar çağın ve dijital teknolojinin faydalarına paralel şekilde hazırlanır ve ek teşvik olarak maliyetler ve vergiler azaltılırsa, pazarın bu yönde akışı durdurulamaz olacaktır.
Önümüzdeki günlerde, Kitlesel Fonlama Derneği’mizin Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası yönetmeliği için yaptığı çalışmalar SPK ile paylaşılıp, sonuçlandırılacak.

Sizleri ara ara bu konuda ayrıca bilgilendireceğiz. Ama dediğimiz gibi, ödül bazlı tarafta yasaya gerek yok. Siz girişimcilerimizi bekliyoruz 

Crowdfounding yani kitlesel fonlama dünyada oldukça yaygın bir fon toplama sistemi.Yeni fikirlerinizi,hayata geçirmek istediğiniz projelerinizi, tasarladığınız ürünü  kitlelere duyurmanın ve hayata geçirmenin en iyi bir yollarından biri diyebiliriz.

Peki başlangıcından bu yana kitlesel fonlama aracılığıyla kaç ürün pazar ile buluşup adını duyurdu? Kaç işletme, ihtiyacı olan büyümeyi bu şekilde sağladı?

Bu yazı da Forbes’un “Tüm Zamanların İş Alanında En Başarılı 10 Kitlesel Fonlama Kampanyası” listesinde yer alan bir kaç kampanyadan bahsedeceğiz.

 

1) 3Doodler

3doodler        3Doodler, kalem şeklinde olan bir 3D yazıcısı.Herkesin kullanabileceği kolay bir ürün.Cihaz plastiği ıstıyor ki bu madde hızlı soğuyor ve      güçlü istikrarlı bir katıya dönüşüyor.Böylece dilediğiniz şekli 3 boyuta dönüştürebiliyorsunuz. Kickstarter’ın 3Doodler kampanyası 34 günde , 2.344.134$   fonlandı.

2)Oculus Rift  

oculus rift

Oculus, VR(virtual reality) sanal gerçeklik başlığı, oyuncuların en sevdikleri oyunu yükleyebildikleri bir cihaz.Böylece kendini adeta oyunun içinde buluyorsun.Yine başka bir Kickstarter kampanyası olan Oculus Rift , 30 günde 2.437.429$ fonlandı. Oculus ekibi, ek yatırım sermayesini arttırma yoluna gitti ve Facebook tarafından satın alındı. Oculus ekibinin 7 milyonluk kazancı tartışmalara neden oldu ve kampanyaya destek olan kitlesel fonlama detekçileri de kampanyanın başarısından faydalanmak istediler.

3) The Pebble E-Paper Watch

pebble e paper

Kickstarter’ın başarısını katlayan The Pebble E-Paper Watch, 37 gün içerisinde 10.266.845$ fon toplamış ve oldukça ünlü kitlesel fonlama kampanyası.Destekçiler,  Pebble saaitin ilk sahibi olma şansını yakaladılar.Ayrıca Pebble E-Paper Watch, pazarda satın alınabilir ilk akıllı saatlerdi.

4) Ouya 

ouya

Açık kaynaklı oyun konsolu Ouya, oyun topluluğunda fırtına estirdi ve  Kickstarter’da 29 günde 8.5 milyon$ fonlandı.

5)The Dash 

the dash

The Dash, dünyanın ilk kablosuz akıllı kulak içi kulaklığı.Bu kulaklıkla müzik dinleyebilir, fitness antremanlarınızı takip edebilirsiniz. Kickstarter kampanyası olan The Dash, 50 günde 3.390.551$ destek topladı.

 6)Canary Akıllı Ev Güvenlik Sistemi

canary

Canary Home Security System , İndiegogo’nun 2013 yılı kitlesel fonlama başarılarından biri.Cihaz HD kamera, sıcaklığa göre hareket algılayıcı gibi özelliklere sahip.Kampanya 34 günde 1.9 milyon$ artış sağladı.