Şükrü Özçevik, Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmış, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.26.15

       -Antalya Film Festivali- 2017

1-) ‘Şükrü Özçevik’ Kimdir ? Kendinizden biraz bahseder misiniz ?

27 Ağustos 1988 İzmir doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünden mezun oldum. Aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler bölümü üzerine eğitim görmekteyim.
Sinema hayatıma 2 Eylül 2014 yılında bir sanat derneğinde “Film Atölyesi” kursuyla başlamış olup, aynı dernekte “Temel Fotoğrafçılık” eğitimi aldım. Aynı zamanda bir Belediyenin düzenlediği “Kısa Film Atölyesi” kursuna devam ettim. İlk “Kısa Film” deneyimimi 16 Kasım 2014 yılında “Kamera Asistanı” olarak yaşamış olup, Birçok kısa metraj film projesinde çeşitli görevlerde yer almıştım.
Senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığım “Sistemin İpleri” adlı ilk kısa metraj filmimi 2015 yılında gerçekleştirdim, 10’u uluslararası olmak üzere 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. Daha sonra 2017 yılında “Noradrenalin” adlı distopya türünde ikinci kısa metraj film projemi gerçekleştirmiş olup, 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. 2018 yılında, belgesel türünde ilk projem olan “Kimliklerim, Semtim” adlı filminin çalışmalarına devam etmekteyim.
İnternet üzerinden “Ozcevik Film” adıyla bir yapım şirketi kurmuş olup; öncelikle kendi film projelerimi hayata geçirmeye, bunun yanında yaratıcı fikirlere destek olmaya çalışmaktayım. 2017 yılında 3 kısa metraj film projesinin Uygulayıcı Yapımcılığını üstlendim.
Ticari kariyerine, 2015 yılında bir düğün fotoğrafçısının yanında asistan olarak başladım; çeşitli şahıs ve şirketlerle freelance olarak düğün hikayesi, etkinlik, tanıtım, müzik klibi vb. çalışmalarda çeşitli pozisyonlarda çalıştım, “Motionars” adlı reklam ajansında Yönetmen olarak kariyerime devam etmekteyim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.29.58

2-) Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz ?

İlk ürettiğim “Sistemin İpleri” adlı kısa film projesinden sonra; daha büyük prodüksiyonlu, seviyemi daha da üst seviyeye çıkaracak ve fikirlerimi dışa vurabileceğim, farklı türde bir kısa film üretmek istiyordum. Distopya türünde olan “Noradrenalin” adlı 2030 yılında geçen ve sevginin bizim evrenimizde resmi olarak yasaklandığı bir film çekecektim.
İddialı hikayesi olan bu film öncesinde de Kültür Bakanlığı fonu dışında farklı fonlama sistemlerini takip ediyor ve yeni yeni platformlar öğreniyordum. Kitlesel Fonlama Platformu olan “Fongogo”yu bir kısa film projesi aracılığıyla keşfetmiş, incelemiş ve işte aradığım alternatif fon arama yerini buldun demiştim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.33.41

3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir ?

“Noradrenalin” adlı filmimi Fongogo’ya koymadan önce ön prodüksiyon aşamasında filmin ekibinde yer alacak; Görüntü Yönetmeni, Yönetmen Yardımcısı, Sanat Yönetmeni, Kurgu ve Renk, Ses Kayıt ve Ses Miksaj ekibiyle anlaşmıştı ve yazılı biyografilerini almıştım. Filmin senaristi olan Yasin Zeybekoğlu ile tüm ön prodüksiyon çalışmalarımızı tamamlamış ve Fongogo’ ya projemizi koyacağımız zamanı belirlemiştik. Sosyal Medya uzmanı olan Gökhan Zeybekoğlu ile görüşmüş, bize filmin atmosferinden tüyolar verecek kısa bir video hazırlarsanız tanıtımı daha etkili olur demişti. Ayrıca sosyal medya hesaplarımızı kendisi yönetecek ve Facebook, İnstagram vb. mecralarda reklam kampanyamızı yapacaktı.
Sosyal medya hesaplarımızda profil görseli olarak kullanacağımız grafik tasarımları Berkan Faruk Özaktaş çizmişti. Fongogo tanıtım videosu için hazırlayacağımız ve filminde giriş sahnesini oluşturacak olan tanıtım videosunu Amerika merkezli stock video lisansı satan siteden satın alınmıştı. Freelancer çalışanların platformu olan bir siteye, filmden tüyolar veren metinler profesyonel seslendirme sanatçısına kelime ücreti karşılığında seslendirilmişti. Filmin kurgu, görsel efekt ve rengini yapan Abdullah Demir tarafından görsel efektler ve üç boyutlu font eklenmiş. Özgün müzik ve miksajı yapan Yiğitcan Kiremitçi tarafından özel bir Jingle hazırlanmıştı. Bu çalışma, projeyi anlattığım videoda dahil olmak üzere 2.30dk. oldu ve Fongogo’ da tanıtım yazısıyla birlikte yerini aldı.
Çevremde bazı arkadaşlarım, bunun çok büyük bir risk ve zaman kaybı olduğunu eğer sosyal çevren ekonomik olarak destek vermezse gerçekleşemeyeceğini, ayrıca eğer başaramazsam, rezil olacağımı söylediler. Bazıları da: Sen bir koy da başarırsan bizde belki koyarız diyen kısa film yönetmeni arkadaşlarımda oldu.
Haber spikeri sahneleri Almanya’da yaşayan manevi annem Fahriye Us İnan’ın yönetiminde kızı Bahar Dağdelen’in haber spikeri rolünü üstlenmesiyle ve Jochen Menzel’in çekimi üstlenmesiyle tamamlanıp, bu görselleri de eklememe vesile oldu.
Fongogo ve İyzico komisyonlarını da hedef bütçeme dahil edip, 6.500 tl isteğiyle projeyi açtık. Sosyal medya hesaplarında paylaşımlar, “Noradrenalin – Teaser” adıyla ücret karşılığında reklam kampanyası olarak sosyal medya mecralarında paylaşımları vb. gerekli PR çalışmalarını yaptık ve 975 tl. de kaldık derken İzmir’den açtığımız bu projeye İstanbul’dan Meral Çelik adlı yapımcı mesaj göndererek, projeyle ilgilendiğini ve Senaryo, kalem kalem bu bütçelerin nerelere harcanacağını ve daha önce çekmiş olduğum kısa filmin linkini istedikten sonra iyi bir iletişimle İzmir’de bir araya geldik, anlaştık. Bu önemli iş birliği ve destekle projeyi Meral Çelik sayesinde hayata geçirmiş olduk. 12 Film Festivali gezdik. “Kısa Film Yönetmenleri Derneği” projesi olan 25 yönetmenin kısa filminin oluşum sürecini anlattığı Es Yayınları tarafından basılan “Kısa Filmin Öyküsü” adlı kitapta “Noradrenalin” filminin hikayesinde “Kitlesel Fonlama Platformu” sürecini de anlattım.
İkinci kısa filmiyle Kitlesel Fonlama Platformu olan Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmıştım, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen olarak profesyonel anlamda Yönetmen ve Yapımcı iş birliğini deneyimleme imkânı bulmuş biriyim.
Fongogo ailesine bu deneyimi bana yaşattığı için çok teşekkür ederim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.27.43

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?

  Neden olmasın? :)

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.32.26

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı ?

Projelerine taslak aşamasından, sinopsis, tretman, senaryo aşamalarına kadar titizlikle çalışıp. Çevrelerindeki insanlardan da geri bildirimler sonucu tekrar revize edip ancak kendi benliğini, iletmek istediği ana çatıyı bozmayacak şekilde karar verdikten sonra. Yarattıkları o evreni biçim olarak oluşturabilecekleri mekân, kostüm, oyuncu, makyaj, kostüm, özetle tüm evreni oluşturacak tasarımı tamamladıkları zaman… Artık projelerini zihinlerinde çektikleri zaman ekip, ekipman gereken her şeyi tamamlasınlar ve Fongogo’ ya koyacaklarına hazır hissettikleri zaman; kısa ve net olarak projeyi yazsınlar. Ekip biyografisi bence önemli bu yüzden yaratım ekibi denilen kişileri özellikle yazsınlar ki bir yapımcı sen bunu yapacaksın ama kiminle dediği zaman ikna olmalı. Kalem kalem bu bütçelerin açık bir şekilde nerelere gideceği. Tüm bunlardan sonra bence en önemli aşama:
Yaratacağın filmi bize ikna edici bir şekilde videoda anlat ve benim yaptığım taktiği herkese tavsiye ederim. “Noradrenalin” filminin yapımcısı bunu demişti ki Distopya türünde bu çok etkileyici. Filmde yaratacağın atmosferi bana göster. Nasıl bir renk olacak? Bana nasıl bir evren vaat ediyorsun? 2030 yılında geçecek ama nasıl yapacaksın? Tüm bunları görsel olarak kısa da olsa bir tanıtım videosu olarak hazırlarsanız. İnanılmaz etkileyici oluyor. Benim filmimde bu geçerliydi. Etrafınızdaki insanlar size gerçekleştirebileceğiniz konusunda güvenmeyebilir ancak siz kimseyi dinlemeyin. Yaptığımız iş zaten bunu gerektirir.
Bir de benim gibi bir yapımcı projenizle ilgilenir ve bir toplantı yapmak isterse şu tip cümleler kurmayın. Yapmaya çalışıyoruz işte bir şeyler… ya da elimden geldiğince… Bu tip cümleler sizin filmleri hobi olarak yaptığınızı karşı tarafa düşündürtecek cümlelerdir. Kendinizden ve projenizden emin konuşmalısınız. Bunun içinde çekeceğiniz projenin her aşamasına hâkim olmalı ve neler çıkarabileceğinizden emin olmalısınız.
Üniversitelerin İletişim bölümlerinde reklam dersi alan arkadaşlar var. Onları bulun ve projenizi anlatın. Filminizin sosyal medya PR’ı konusunda destek isteyin. Eminim bu tip sanatsal bir çalışmaya ikna olduğu takdirde destek olabilecek arkadaşlar vardır.
Hayal ederek çıktığınız bu yolculukta zihninizdeki kanatlarınız hiç eksik olmasın.
#fongogohayalekanatçırp

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.34.10

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.37.16

İki Yaka Yarım Aşk, İki Yıldızlar kısa filmleri ile Vargit Zamanı ve Sıradışı İnsanlar belgesellerini Fongogo üzerinde kitlelerle buluşturup, kampanyalarını başarılı ile tamamlayan Nurdan Tümbek’in tecrübelerini bizlerle paylaşmasını rica ettik:

1-) Öncelikle, Nurdan Hanım kendinizi tanıtır mısınız?

1964’te İstanbul’da doğdum. Avusturya Lises’ni bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden mezun oldum ve Marmara Üniversitesi’nde Pazarlama Bölümü’nde doktora yaptım. 27 sene özel sektörde çalıştıktan sonra sinemaya gönül verdim ve TRT ödüllü İFAKAT belgeseli ve Moskova Film Festivali’ne seçilen ÖYLE SEVDİM Kİ SENİ filminin yapımcılığını yürüttüm.2016′da bir AB Ödülü olan SUSY’i alan  SIRA DIŞI İNSANLAR,Windows to Europe ortak yapım ödülü alan RUDOLF NUREYEV:DÜŞLERİNİN ADASI, birçok ödülü olan İKİZ YILDIZLAR isimli filmleri yaptık. “İki Limon Satsam Daha İyi” isimli bir kitap yazdım. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Öğretim Üyesiyim. EFA , EWA üyesiyim.

2-) Çok teşekkürler… Belgesel ve film sektörünün kitlesel fonlamadan faydalanması için sadece kendi projeleriniz için değil, aynı zamanda sitemiz üzerinde yer alan birçok yapımcıya kampanyalarında destek olduğunuzu gördük. Kitaplarda yazan başarılı kampanya adımlarından daha çok sizin birebir yaşayarak geliştirdiğiniz tecrübeleriniz çok değerli. Onları bizlerle de paylaşır mısınız?

Zevkle…

  • Gününüzün en az 3-4 saatini sadece bu işe ayırmanız lazım.
  • Facebook’taki arkadaşlarınıza ayrım yapmadan tek tek Messenger’dan projenizle ilgili çok kısa bir mesaj ve link gönderin. Akşam 22:00 ile gece 24:00 arası yapın. İnanın sonuç veriyor.
  • Aynısını LinkedIn’da de yapın. Tek tek mesaj atın.
  • Cep telefonunuzdaki tüm isimlere tek tek sms gönderin (Whatsapp değil)
  • Ne kadar aile üyeniz ve akrabanız varsa onları destek vermeye ve kendi dostlarınıza da iletmeye zorlayın.
  • Lise ve üniversite arkadaşlarınıza hatta ilkokul arkadaşlarınıza tek tek mesaj atın veya en sevdiklerinizi arayın. Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma en etkin iletişimin halen yüz-yüze, ikinci olarak telefonla ve üçüncü olarak mesajla olduğunu ispatlamış.
  • Size bir şey ısmarlamak isteyenlere gel çay bahçesinde çay içelim diyip, yemek parasını elinden alıp, Fongogo hesabına yatırın.
  • Elinizde ne kadar dernek listesi varsa hepsine toplu mail atın.
  • Her gün destek veren kişileri bir kez sabah bir kez akşam olmak üzere teşekkür ederek duyurun.
  • Geri kalan 20 gün her gün sosyal medyanızın tüm kanallarında duyuru yapın.
  • Basından arkadaşlarınıza haber yapmasını rica edin.
  • Tüm Lions ve Rotary camiasından en önemli kişilere mail ve sms atın.

Nurdan Hanım’ın film finansman sorununu çözmek için 2015 yılında yayınladığı analizi de ayrıca aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

http://www.jasstudies.com/Makaleler/382410443_22-Yrd.%20Do%C3%A7.%20Dr.%20Nurdan%20TEKEO%C4%9ELU.pdf

 

Kökü Sende, geçtiğimiz Nisan ayında kampanyası başarıya ulaşan bir sosyal sorumluluk projesidir. Kökü Sende ekibi, kemoterapi nedeniyle geçici saç kaybı yaşayan kadınlar için ücretsiz peruk temin etmek için bu kampanyayı başlattılar. Gelin başarıyı projeyi, Program Koordinatörü Arzu Susantez’den dinleyelim. 

13006573_1743535355882948_8301036248135971013_n

1) Kökü Sende Ekibi olarak neler yaptınız? Kampanyadan sonraki süreçten bahseder misiniz?

Kökü Sende, kemoterapi nedeniyle saçlarını kaybetmiş kadınlara ücretsiz peruk temin edilmesi için saç bağışı kabul eden ve aynı zamanda bağışçılar ve bağış alanlar arasında bir “moral ağı” kurma hayaliyle yola çıkan bir sosyal sorumluluk projesidir.

Kökü Sende, Fongogo kampanyası öncesi 29 kadına peruk teslim etmiş, yurt içi ve yurt dışından 300’ün üzerinde bağışçıya ulaşmıştır. Fongogo kampanyasının başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından ise 100 peruk daha yaptırılmış ve peruklar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya başlanmıştır

2)  Fongogo’da kampanya başlatmadan önce neler hissettiniz? Kampanya boyunca nasıl hazırlandınız?

Kampanya başlatmadan önce çok heyecanlıydık, çünkü o tarihe kadar yalnızca saç bağışı kabul edebilmiş ve nakdi destek taleplerini reddetmek zorunda kalmıştık. Fongogo sayesinde, kendi imkanlarımızla o tarihe kadar elde edebilmiş olduğumuz gelirin çok üzerinde bir tutara ulaşma fırsatımız olacağı için çok mutluyduk.

Kampanya hazırlıkları için şirketimizin teknik destek aldığı bir ajanstan yardım aldık ve Kökü Sende’yi en keyifli şekilde anlatacak videoyu onların yardımıyla kısa bir sürede hazırladık. Kökü Sende’nin tüm tanıtımlarında olduğu gibi, Fongogo sürecinde de insanlara dramatik bir üslupla yaklaşmak yerine, süreci hikayeleştirmeyi ve böylece de herkese moral aşılayabilmeyi hedefledik.

17834293_1900188216884327_1338070030868025895_o

3) Bu kampanya sonrası sizin için neler değişti? Projeleriniz devam ediyor mu?

Hedeflediğimiz tutarın tamamına ulaşabildiğimiz için çok hızlı bir şekilde elimizdeki tüm bekleyen saçları imalatçımıza teslim ettik ve yeni peruklarımızı aldık. İlk zamanlarda maddi imkanlarımız kısıtlı olduğu için peruklarımızı gönderirken kullandığımız kutularımızı kendimiz elle kaplıyor ve bu nedenle çok vakit kaybediyorduk.

Fongogo kampanyamız sayesinde ambalajlama için de küçük bir bütçe ayırabilme şansımız oldu ve yenilenen formatımızla peruklarımızı karton kutular yerine kumaş çantalar içerisinde sahiplerine ulaştırmaya başladık. Kökü Sende kapsamında bugüne kadar toplamış olduğumuz saçlarla yapılan perukların tamamını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıktan sonra yeni saç bağışı kabul etmeme kararı aldık. Şu an için elimizde hala çok sayıda peruk var, gelen talepleri bize ulaştıkları tarihe göre bir öncelik sırasına alarak karşılamaya devam ediyoruz. Perukların tamamını teslim ettiğimizde toplam 129 perukla projemizi sonlandırmış olacağız.

 

13716096_1778979005671916_5215961789333583551_n

4) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’da yer almayı düşünüyor musunuz?

Özellikle sosyal sorumluluk projelerinde gelir elde etmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha görmüş biri olarak, kitlesel fonlamayı bu amaçlarla yeniden kullanabileceğimi düşünüyorum. Zehir kana karıştı bir kere :) Herkesin desteğiyle daha güzel, daha farklı projeler için yeniden bir kampanya başlatacağım günü heyecanla bekliyorum :)

5) Fongogo’da kampanya açacaklar ve destekçiler için özellikle paylaşmak istediğin bir anınız var mı?

Kendi karşılaştığımız sorunlardan hareketle, hedeflerini olabildiğince somut belirlemelerini önerebilirim. Tek atımlık kurşunumuz vardı, bütçeyi eksik yapmış olsak ve Fongogo ile toplanan para bize hedefimizi gerçekleştirmek için yetmese ikinci kez çalacak bir kapımız olmayabilirdi. O nedenle ihtiyaçların ve bunlar için gerekli bütçenin tam anlamıyla çok iyi belirlenmesi ilk koşul bence.

En az bunun kadar önemli olan diğer konu da tanıtım, yani muhtemel destekçilere ulaşma. Biz bunun için sosyal medyanın gücünden sonuna kadar faydalandık. Yine de kısıtlı bir zamanda çok kişiye ve yüksek bir tutara ulaşmak gerektiğinde sosyal medya bile başlı başına yeterli olamıyor. Kampanyalarının başlamasını beklemeden, fikir aşamasındayken dahi destekçilere ulaşıp, kampanya başladığında kendilerini yeniden haberdar edebilmek için iletişim bilgilerini almalarında fayda olacaktır :)

13512056_1767556466814170_3059435221823717224_n

 

 

kitlesel fonlama fayda

  • Topluluk Oluşturmak

Topluluk ile yani potansiyel destekçilerine kampanyanı başlatmadan önce ulaşmaya başlamalısın.Böylece onları fikrine ve projene hazırlayabilir, iletişimini güçlü tutabilir ve gereken desteği alabilirsin.

  • Ödüller Önemli

Kitlesel fonlama destekçilerine , destekleri karşılığında vereceğin ödüllerin seçimi çok önemli.Ödül gerçekten sahip olmak isteyecekleri bir ayrıcalık olmalı.Ayrıca ödülün teslim süresini hesaba katmalı ve yapabileceğin sözler vermelisin.Eğer sunduğun ödül yeterince iyiyse bu kampanya başarını arttırır.

  • Neden Bunu Gerçekleştirmek İstediğine Hikayende Yer Ver

Kalplerine dokunmalısın.Hikayen ve bunu yapmaya olan tutkun, senin gibi düşünen insanların sana destek olmasını sağlar.

  • Tanıtım Videosu

Hazırladığın kampanya tanıtım videon ile dikkatleri üzerine çekmelisin. Yaratıcı ve özgün olmalı.Projeni en iyi şekilde açıklamalı.Çünkü aslında bu video , senin bu kampanyayı başarıyla yürüteceğinin ve potansiyelini gösterdiğin bölüm.İlk izlenim diyebiliriz.

  • Kendi Kampanyana Uygun Pazarlama Tekniği

Hiçbir pazarlama tekniği , tüm girişim projelerine tam uymaz.Bu nedenle kampanyana en uygun tanıtım , pazarlama tekniğini deneyerek gör.

  • Kampanya Sürecini Destekçilerinle Paylaş

Kampanya süresince, gerçekleşen her güncellemeyi destekçilerinle paylaşmalısın. Böylece onlarda sürece dahil olabilir. İnsanlar her zaman “büyük bir şeyin parçası olma” hissini severler.Onları bunun bir parçası haline getir.

  • Kampanya Sürecinde Ne Yapabilirsin?

Projeni gerçekleştirmek için kaynağa ihtiyacın olduğunu biliyoruz. Ancak kampanyayı başarıya ulaştırmak istiyorsan paranı ve emeği koyman gerekir.Unutma ki hiç bir çaba karşılıksız değildir!

Hasan Cebecioğlu, geçtiğimiz Ağustos ayında kampanyası başarıya ulaşan bir Fongogocu. Kendi yazdığı şarkıları geniş kitlelere duyurmak ve ilk albüm çalışmasını yapabilmek için bu kampanyayı başlatmıştı.Bizde ona, sizler adına sorular sorduk. Başarılı bir Fongogo kampanyası yürütmenin sırları nelermiş bir de ondan dinleyelim.

1) (Crowdfounding) kitlesel fonlama ile nasıl tanıştınız? Size ilham veren bir kitlesel fonlama kampanyası var mıydı?

Hayata geçirmeyi planladığım müzik projemle ilgili olarak maddi anlamda bir tıkanıklık yaşadığım bir noktadaydım ve ihtiyacım olan kaynağı nasıl bulabileceğime yönelik kafa yorarken bir arkadaşımdan kitlesel fonlama platformlarını öğrendim. Türkiye’de bunu en iyi, en profesyonel şekilde yapan platform da Fongogo olduğu için Fongogo ile çalışmaya karar verdim.Arkadaşımdan öğrenene dek açıkçası kitlesel fonlama ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Sonrasında yaptığım araştırmalarda ülkemizde ve dünyada çok güzel projelerin başarıya ulaştığını ve istedikleri meblağları topladıklarını gördüm. Bu da benim de hedefe ulaşabileceğim konusunda bir itici güç oldu.

 

2) Projesi yeni başarıya ulaşmış bir Fongogocu olarak yeni proje açan birine söylemek istediğiniz ilk şey ne olurdu?

Eğer yakın çevrenizin ve tanıdıklarınızın size destek olacağına inanıyorsanız destekten kastettiğim projenize para yatıracaklarına eminseniz böyle bir fonlama çalışmasını başlatın ve toplayabileceğinizi düşündüğünüz miktarın altında bir hedef belirleyin. Ve sizin adınıza size destek toplayabilecek yakın bir çekirdek arkadaş grubu oluşturun derim. Başkalarının sizin adınıza destek talep etmesi sizin istemenizden daha kolay ve etkili bir yol olabilir zaman zaman.

 

3) Kampanyanızı yürütürken , sizi en çok zorlayan konu neydi? Bunu nasıl aştınız?

Kampanyamı kendi sosyal medya hesaplarımdan ve kendi çabalarımla yürüttüğüm PR çalışmalarımla duyurmaya çalıştım. Benim kampanyam bazı talihsizliklerin yaşandığı ülke gündemine denk geldi, kampanya başladıktan birkaç gün sonra ülke gündeminde yaşanan siyasi kargaşa haliyle kampanyamı olumsuz yönde etkiledi, insanların algısı ve dikkati siyasi sorunlardayken kampanya yürütmeniz pek olası değil. Bu bakımdan belli bir süre ile kampanya ile ilgili hiçbir paylaşım yapmadım. Yapsaydım bu çok negatif ve antipatik bir algıya neden olabilirdi. Beni en zorlayan kısım insanların algısını tekrar kampanyama yönlendirmek oldu, ayrıca insanlar sizi destekliyor  “Aa ne kadar güzel düşünmüşsün, başarılar dilerim.” diyor ama iş destekçi olmaya geldiğinde yollayabilecek durumda olsalar dahi bunu erteliyor ya da göndermesi gerektiğini düşünmüyor… Bu biraz da kitlesel fonlamanın ne olduğunu bilmemekten kaynaklı, zamanla bu tip başarıya ulaşan projeler arttıkça insanların da algısı olumlu yönde değişecektir.
4) Kampanya sürecinde çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

Tüm çevrem çok destek oldu. Çok şaşırdığım maddi kaynak sağlayan insanlar oldu hatta beni hiç tanımayan insanlardan dahi projeme destek geldi… Ama çok yakınım bazı kişilerden de hiç destek görmedim. Burada önemli olan kişisel algılamamak ve yılmadan utanmadan projenize destekçi toplamaya kitlenmek. Eğer utangaç insanlardan bir şey istemeyi kendinize yediremeyen,destek alamayınca pes eden ve bunu kişisel algılayacağınız bir yapıya sahipseniz bu işi yapmanız çok zordur.

 

5) Sizce kitlesel fonlamada püf noktaları var mı? Neler olabilir?

Doğru belirlenen hedef,geniş yakın çevre,yılmamak ,projene sahip çıkmak,sosyal medyada aktif olmak ve PR çalışmaları diyebilirim.
6) Bu kampanyayı tekrar yürütmeniz gerekseydi neyi farklı yapardınız?

Sanırım yaz ayları yüklü meblağları toplamak konusunda doğru bir zaman değil, insanlar tatilde – para harcamaları yoğun vs.. Belki zamanlamayı sonbahara alsaydım çok daha başarılı olabilirdi.

 

7) Yeni proje açanlara tavsiyeleriniz var mı?

Dediğim gibi doğruca hedeflerine kitlensinler ve inatçı olsunlar.

social-media-communication

Biliyoruz ki kişisel projelerde, kampanya tanıtımı yapmak zor gözükebilir.Bizde bunun için sana bir kaç tavsiyede bulunmak istiyoruz.
Öncelikle tanıtımı planla ve kampanyayı başlatmadan önce projeyle ilgilenebilecek basın-yayın organlarını sırala. Projeni farklı yollarla gün be gün paylaş. Şahsen davetler planlayabilir , bağış amacıyla bir televizyon programı organize edebilir ya da projeni Twitter , Facebook,Pinterest ve diğer sosyal mecralarında yaratıcı bir şekilde paylaşabilirsin.
Burada sana sosyal medya tanıtımını başlatman konusunda yardımcı olabilecek bazı ipuçları var!
1) Kısaltma kullanma! Yeni gelenlerin projelerini kolayca anlayabileceği şekilde konuştuğundan emin ol.

2) Proje sayfanı , paylaşımlarına link olarak daima ekle.

3) Projenin Facebook gönderileri ve tweetlerin için başlık düşün. Hangi ifade ya da fotoğraf insanların dikkatini anında çeker?

4) Artan paraya odaklanma, ne yarattığına, ortaya koyduğuna odaklan.

5) Etiketleri önceden araştır. Kimsenin daha önce kullanmadığı bir etiket oluşturduğuna emin ol.

6) Seyircini tanı ve sosyal medya da kaç takipçi kazanmanın planına uyduğunu bil. Kampanyan için önceden takipçi kazanmak çok önemli!

7) Eğer sosyal medyada büyük bir takipçi kitlen varsa, projeni başlatmadan önce takipçilerinin bu proje hakkında bilgi sahibi olduğuna emin ol.Onlarla projenin ön gösterimini paylaşabilirsin.

8) Paylaştığın içeriğin , repost edilip edilmeyeceğini düşün.Eğer dikkate almazsan içeriklerini nasıl daha çekici hale getirebilirsin?

9) Havalı fotoğraf ve gifleri de dahil ederek proje sürecini de onlarla paylaş.

10) İnsanlar projen hakkında konuşuyor mu? Sorular soruyor mu? Takipçilerinin sorularını cevapla ve aktif bir şekilde onların düşünlerini takip ettiğini bilmelerini sağla.

11) Destekçilerin için projenin paylaşılmaya kolay hale getir.(Paylaşımlarına bir kaç farklı dil ekleyerek, takipçilerin için basit hale getirebilirsin.)

12) Sosyal medyada çok fazla aktif takipçisi olan destekçilerin var mı? Onlara, eğer sorun olmayacaksa projeni kendi hesaplarından paylaşmalarını rica eden bir mesaj gönderebilirsin

13) Takımını tanıt , projenin demosunu göster ya da canlı yayında soru-cevap yayını yap.

14) İnternette özellikle ortaya koyduğun şeyle ilgilenebilecek toplulukları araştır. Projeni onlarla paylaş ve projenin neden tam onlara göre olduğunu düşündüğün konusunda açık ol.

15) Spam gönderilerde bulunma.

16) Yayıncılarla çalışıyor musun? Yazar ya da yönetmen? Onlardan da projeni paylaşmalarını rica et.

17) Kampanyan devam ederken de ilginç gönderiler oluştur ve onları da geniş ölçüde paylaş.

18) Yönlendirme bilgilerine dikkat ver.Kontrol panelin/ gönderi sayfan gönderilerini destekçilerinin nasıl doğrudan bulacağı konusunda fayda sağlar.Bir şeyin işe yaradığını ya da bazı çabaların karşılığını almadığını fark edersen, bu bölgede projenin ulaşılabilirliğini nasıl büyüteceğini düşün.

19) Gönderi tutarlılığını korumak için sosyal medya yönetim araçlarından yararlan.

20) Her zaman için paylaşımlarında samimi ol, böylece doğrudan senin onlarla iletişime geçtiğini bilecekler.

fongogo

Tebrikler ! Başardın. Titiz ve sağlam bir kampanya planı olan başarılı bir Fongogo projesini tamamladın. Derin bir nefes al ve geriye yaslan.
Şimdi kampanyan fonlandı. İvmeyi  devam ettirebilmenin en iyi yolu , destekçilerinle iletişim yollarını açık tutmaktır. Projen hangi aşamada olursa olsun , amacına ulaştıktan sonrada iletişimi devam ettirmek hayati bir önem taşımakta..

Sebebiyse şu;

İletişim , senin arkadaşın.
Destekçilerin, proje için zaman ve paralarını vermişler ve fikrin gerçekleşeceği için çok heyecanlılar. Her bir destekçin , şu an ki yatırımcıların. Onlar zor kazandıkları paralarını fikrinin bir gün gerçek olacağı ihtimaline ayırdılar.
Bu başarıyı sürdürebilmek için teşekkür mailleri göndererek , yapacağın şey hakkında ayrıntılı bir plan sunarak destekçilerini ne kadar güncel tutarsan o kadar iyi..

İletişim Kurmak Adına Güncellemeler Yaz.
Her güncelleme proje sırasında ve sonrasında kampanya temas noktasını etkinleştirmek ve bugünkü  yatırımcılarına ulaşmak için bir fırsattır. Destekçilerin , yatırım yaparak doğru kararı verdiklerini bilmek istiyorlar. Kitlesel fonlama sürecine katıldılar çünkü ürününü markete taşıma fikriyle ilgilendiler. Projenin arka plandaki eşsiz yolculuğuna onları da dahil et.
Fikrini destekçilerine doğru şekilde aktarırsan ivmeyi devam ettirmek adına onları yanında tutabilirsin . Etkileşimi arttırmak için güncellemelerden yararlanmanın mükemmel yolları var!

-Onlardan kampanyanı özel hashtaglerle sosyal medyada paylaşmalarını rica et. Bunu yaptıklarında retweet ve paylaşma yoluyla daha çok kişiye ulaşmasını sağladıklarından emin ol.
- Ürün veya ödül ellerine ulaştığında fotoğrafını çekip paylaşmalarını iste.
-Destekçilerinin aile  ve arkadaşlarını da bunun bir parçası olması için teşvik etmesini sağla.
-Destekçilerini kullanıcı araştırmaları ya da test süreçlerine dahil et.
- Basın bültenlerine , kampanya güncellemelerine ya da sosyal medya üzerinde onların referanslarını da eklemeyi unutma.

Gecikme ve Başarısızlık Durumunda İletişim
Proje gelişme sürecindeyken, gecikme ve terslikler olabilir. Çoğu destekçi eğer şeffaf bir tavır sergilersen oluşabilecek terslikleri anlayışla karşılayabilir.
Başarısızlığı kabullen ve yeni özellikler ekleyerek ya da ilk örnekten ders alarak başarısızlığı tersine çevir.
Yatırımcıların projeni  desteklemekte bir miktar risk olduğunu biliyorlar. Ancak aynı zamanda bir şeyi yoktan var edip, ortaya çıkarmanın zorluğunun da farkındalar. Destekçilerinin isteği işler zorlaştığında bile onlara karşı açık ve dürüst olman.Bazı durumlarda onlardan yardım istemen bile gerekebilir. Tekrar söylüyoruz. Kime sırtını yasladın? Destekçilerine , yatırımcılarına..

Güçlü Bir İletişim PR’da büyük Kar Payları Öder.
Güçlü bir iletişim kurmadaki temel nokta derin bir iyi niyet rezervuarı inşa etmektir. Bir yandan da buna asla ihtiyacınız olmayacağını umarak tabi ki.. Bu iyi niyetin, insanların senin projene  yatırım yapması ve seni ileriye taşıma konusunda yardımcı olacağını söyleyebiliriz.
Ayrıca sana yolculuğunu destekçilerinle paylaşacak kadar dürüst ve açık biri olarak da itibar kazandıracak.
Sade bir PR çalışması altın değerinde , bir çok proje sahibi çok hevesli olmasına rağmen başarıya ulaşamıyor çünkü yatırım alabilmek için yeterli zaman ve enerji harcaması kısacası “iletişimin rock starı” olması gerekiyor.
Destekçilerinle tamamen açık ve dürüst bir iletişim kur. Başarında duvar taşlarına dönüşecek olan bir bağ inşa edeceksin. Uzun bir süre sonra , projenin kitlesel fonlama süreci son bulduğunda bile..

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 


random-questions-for-a-startup-lawyer

Fikrinizi hayata geçirirken, kendi işinizi kurmaya çalışırken ilk zamanlarda birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu süreçte hatalar, verimsiz sonuçlanan adımlar ve beklenmedik durumların ortaya çıkması gayet doğaldır.

Şimdi sizlere fikrinizi hayata geçirirken rotanızda kalmanızı sağlayacak birkaç öneride bulunacağız.

1)      Alışkanlık haline getirin

b2Fikrinizi hayata geçirirken gösterdiğiniz çalışmayı alışkanlık haline getirin ve gündelik aktivitelerinizden biriymiş gibi
benimseyin.
Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız, yapacaklarınızı planlamak için kendinize bir saat vakit ayırın ve işinizden sonra planlarınızı uygulayın. Sabahları bir saat erken kalkmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Tabii bu arada tam zamanlı işinizi, girişimciliğinizi, uykunuzu ve sosyal aktivitelerinizi dengede tutmaya çalışın. Doğru zamanlamaları deneyerek bulabilirsiniz. Dengeli bir yaşam verimliliğinizi arttıracaktır.

2)      Çalışacağınız yeri belirleyin

Eğer bir ofisiniz yoksa, çalışmalarınızı sürdürmek, dikkatinizi mümkün olduğunca dağıtmamak ve girişimciliğinize daha çok vakit ayırabilmek için kendinize bir yer bulun. Bu yer bir kütüphane olabileceği gibi taraftarı olduğunuz takımın çok önemli bir maçını izlemek için gittiğiniz stadyum bile olabilir. Önemli olan zihninizi boşaltıp, işinize odaklanmanız için ihtiyacınız olan atmosferi sağlamanız. Bununla birlikte pek çok kişi gibi siz de evde yeteri kadar odaklanamıyor olabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri,

Akşam vakti sahilde: Denizin sesi en bilinen sakinleştirici seslerdendir. Çalışmanız için en ideal ortamlardan birisi sahil olabilir. Eğer internete ihtiyacınız varsa, telefonunuzu modeme dönüştürerek internet ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz gibi çeşitli donanımlarla da internet erişiminizi sağlayabilirsiniz.

Arabanızda: Arabanızla yolculuğa çıkın. Laptopunuzu alın ve ücretsiz internet erişimi sağlayan bir yere doğru gidin. Arabanızın içinde eşşiz bir manzaraya karşı çalışmak gerçekten etkili olabilir.

3)      Koşmadan önce yürümeyi öğrenin

Başlangıçta büyük fotoğrafı görmeye çalışırken karşılaşabileceğiniz şaşkınlıklara engel olmak için öncelikle kısa vadeli hedefler belirleyin ve onları gerçekleştirin. Bir startup stratejik yaklaşımdan ziyade sıkı çalışmaya ihtiyaç duyar. İşinizi iyice tanıyın ve işinize yarayacak hedefler belirleyin, hedeflerinizi basitleştirin, üzerinde çalışın. Çoğu yönetici geminin dümenini hangi yöne çevireceği konusunda oldukça tecrübelidir. Gemiyi suda batırmadan varış noktasına ulaştırmak için karşılaşacağı irili ufaklı bütün adımları dikkatle ele almak için kollarını sıvamaya hazırdır.

4)      Sahada hünerizini sergileyin

b1Uzun süredir peşinden koştuğunuz, start-up’ ınıza katkısının çok faydalı olacağını düşündüğünüz o yönetici ile nihayet karşı karşıya gelme fırsatını buluyorsunuz. Tek sıkıntı ise yönetici oldukça yoğun ve size ayırabileceği sadece 30 saniyelik bir boş vakti var. Asansöre biniyorsunuz ve o yönetici asansörden inene kadar projenizi anlatmanız, ilgi uyandırmanız gerekiyor ki beklediğiniz yatırımı almanız için bir kapı açabilesiniz. Bunun için sadece 30 saniyeniz var. Bunu nasıl yapardınız?

Bu klasik bir asansör konuşma örneği olsa da vereceğiniz cevaplar klasik olmaktan öte bir yerde olmalı.

Bununla birlikte gerçekleştirdiğiniz 30 saniyelik konuşma tabii ki tek başına yeterli olmayacaktır ama sizin özgüveninizi, projenizin omurgasını ve üzerinde çalıştığınız aşamaların karakteristiğini gösteren bir imkan yaratacaktır. Sonrasında ise o yönetici ile daha detaylı konuşmak adına yeni bir buluşmayı koparabilirsiniz.

Çoğu start-up kendisini tam anlamıyla tanımıyor. Daha doğrusu kendisini, yeteneklerini, yaptığı işin değerini tam olarak detaylandıramadığı için projesini satmakta, pazarlamakta, tanıtmakta zorluk çekebiliyor. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı doğru şekilde belirleyerek, iş planlarınızı detaylandırmanız çıktığınız yolculukta size faydalı bir rehber olacaktır.

5)      Tatile çıkın!

Tam zamanlı işiniz ve start-up’ ınızı eş zamanlı götürmekten bunalmış olabilirsiniz. İkisinin de kendi içinde ayrı yükü, verilmesi gereken kararları ve mevcut sorumluluklarından dolayı kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız kendinize vakit ayırmanızın zamanı gelmiş olabilir.

Her iki işinizden de uzaklaşmak, kendinize vakit ayırmak, dinlenebileceğiniz bir tatile çıkmak start-up’ ınıza başka bir açıdan bakmanıza olanak sağlayabilir. Start-up’ ınızla ilgili yakaladığınız farklı bakış açıları size farklı sorular sormanıza neden olabileceği gibi geleceği şekillendirmeniz açısından da faydalı olabilir.

Eğer sosyal hayatınız, iş hayatınız ve start-up’ ınızı dengede tutabildiğiniz bir yaşam yaratabilir; girişiminizin karakteristiğini ve omurgasını doğru bir şekilde planlayabilirseniz, karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı yaklaşımlarınız da daha farklı olacaktır ve bu zorlu süreçte rotanızda kalmanıza olanak tanıyacaktır.

Şimdiden başarılar dileriz.

Barış Can

Post Navigation