gorsel

 

 

Günlük alışkanlıklarımız ve davranışlarımız hayat rutinimizi belirleyen en önemli faktörler. Sabah vaktinde kalkıp işe gitmek, belirli bir saatte öğle yemeği yemek, eve dönüp uyumak ve aynı döngüyü sürekli devam ettirmek takdir edersiniz ki alışılagelmiş bir rutin. Ancak bazı başarılı girişimciler bu günlük rutinlere ekledikleri yeni alışkanlıklarla daha verimli ve mutlu hissettiklerini söylüyorlar. Bugün o rutinlerden birkaçına birlikte bakacağız.

1) Günün En Zor İşiyle Başlamak

gorsel

“Kurbağa yemek” olarak da bilinen bu rutin size diğer işlerinizin kolay geldiğini hissettirecektir. Ayrıca bir şeyler başarmak için ihtiyacımız olan dopamin hormonunun vücudumuzda salgılanmasını sağlar. Zor görevler hakkında bahane uydurup ertelemenizi engeller.

2) Klişe ama gerçek: Okumak

gorsel

Başarılı girişimciler alanlarında daha bilgili olmak ve gündenden haberdar kalmak için günlerinin bir kısmını mevcut trendleri, konseptleri ve finansal gelişmeleri okuyarak geçiriyorlar. Hatta Dünyanın en zengin insanlarından biri olan yatırım fonu yöneticisi Warren Buffet gününün %80′ini okuyarak geçirdiğinden bahsediyor.

3) Meditasyon Yapmak

gorsel

Fiziksel sağlığımızı korumaya dikkat ettiğimiz kadar akıl sağlığımıza da en az fiziksel sağlığımız kadar önemsemeliyiz. Meditasyon stresi ve aksitiyeyi azalttığı gibi odaklanmaya ve verimli çalışmamıza da yardımcı oluyor. Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey, mutlaka her sabah 5.00′te kalkıp meditasyon yaptığından bahsediyor. Ayrıca meditasyon yapmanıza yardımcı olacak yerli girişimcilerimizden Meditasyon uygulamasını da kullanabilirsiniz.

4) Takvimi Tek Bir Yerde Tutmak

gorsel

CA Creative’den Alexandra Weiss; işlerinizi ve planlarınızı telefon, laptop veya bir defterde ayrı ayrı saklamaktansa hepsini tek bir yerde toplamanız yararlı olacağından bahsediyor. Bu yapacağınız işleri gözünüzün önüne serer ve zamanı daha iyi yönetmenizi sağlar. Takviminizi saklamak için kendinizi en rahat hissettiğiniz aracınızı kullanın. Günün her saatinde yanınızda taşıyabileceğiniz ve kontrol edip değişiklikler yapabileceğiniz kadar esnek bir formda olmasına özen gösterin.

5) Bonus: Güne Gerçek Bir Gazete Okuyarak Başlamak

gorsel

Diğer maddelerin yanısıra daha değişkenlik gösteren bu alışkanlıktan Tophatter’ın Genel Müdür Yardımcısı şöyle bahsediyor: “Gününün çoğunu internette ve dijital medyayı takip ederek, bilgileri bu yollardan edinen biri olarak, güne her zaman 15 dakika gerçek bir gazete okuyarak başlarım. Bu size günün erken saatlerinde internet gazetelerinde olduğu gibi reklamlardan, rahatsız edici içeriklerden uzak tutar. Daha işe başlamadan güne temiz kafayla başlamış olursunuz.”

 

gorsel Girişimcilerin mücadele ettikleri en büyük zorluklardan bir tanesi de kısıtlı kaynakla kısa bir sürede elinde bulunanı en etkili şekilde kullanarak ürünlerini veya servislerini müşterilere tanıtmak. Erken aşama bir girişim yüksek maliyetli dijital pazarlama kanallarına harcayacak kaynakları olmadığı için ilk zamanlarda kullanabilecekleri ve insanların girişimlere ulaşmasını sağlayacak birkaç tavsiye derledik.

1) İçerik Pazarlaması

gorsel   Girişiminizin sosyal medya hesapları ve websitesinin içerikleri potansiyel müşterilerinizi kendinizi anlatmak için büyük bir fırsat. Websitenizde girişiminizin endüstrisiyle alakalı ve kullanıcıların ilgisini çekebilecek blog yazıları yazabilirsiniz. Blog yazıları, sizden haberdar olmayan potansiyel müşterilerinizi internet aramalarında merak ettikleri bir konu hakkında bir içerik ararken size rastlamalarını sağlayabilir. Ancak bunun için arama motorunda kullanıcıların aradığı kelimelere referans edecek içerikleri ve kelimeleri yazılarınızın içine gömmelisiniz. Ayrıca sosyal medya hesaplarınızda girişiminizi anlatan videolar, tasarım görselleri ve eğer mevcut kullanıcılarınız varsa onların görüşlerinin olduğu içeriklere yer verebilirsiniz.

2) Email Pazarlama

gorsel Emarketer’da yayınlanan araştırmaya göre email pazarlama maliyet/verimlilik kıyasında en kullanışlı yöntem olarak bahsediliyor. Potansiyel kullanıcılarınızın posta kutusunda birkaç defa belirmeniz hem marka bilinirliğinizi artıracaktır. Göndereceğiniz ilk maillerde kullanıcıların yaşadıklarını düşündüğünüz sorunlara dikkat çekebilir, sonrakilerde bu sorunlara çözüm niteliğindeki ürününüzden bahsedebilirsiniz. Ancak maillerinizin insanların spam kutularına düşmesini engellemek adına içeriklerinizi ve metodunuzu doğru belirlemelisiniz. Mailinizin spam kutusuna düşme olasılıklarını ve nedenlerini sizin için analiz edip yapmamanız gerekenleri raporlayan internet araçlarına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

3) Sosyal Medya Grupları ve Etkinlikler

gorsel Her ne kadar gündemde olmasa da sosyal medya gruplarının gücünü es geçmek yanlış olurdu. Aynı ilgi alanına sahip binlerce insanın bir arada bulunduğu bir ortamı sanal ortam haricinde bulmak maalesef pek mümkün değil. Bu mecraalarda insanların sizin çözdüğünüz sorunla alakalı sorular sorduğunu görebilir direkt olarak potansiyel bir müşterinizle iletişime geçme şansını yakalayabilirsiniz. Ya da bu alanda ilgili olan insanların düzenledikleri etkinliklerin duyurularını yakalayabilir, etkinliklerde insanlardan yüzyüze pazar hakkında öngörü edinebilir, ürününüz hakkında geri dönüşler alabilirsiniz.

4) Yayın Mecraaları

gorsel Eğer girişiminizle alakalı ilgi çekici bir gelişme olduğunu düşünüyorsanız, girişimcilikle veya endüstrinizle alakalı çeşitli internet siteleri haberlerinizi paylaşmaktan çekinmeyeceklerdir. Sayısı yadırganmayacak kadar fazla olan bu mecraalara eposta gönderebilir, telefonla ulaşabilirsiniz. Zaten bahsettiğimiz oluşumların hemen hemen hepsi websitelerinde sizin haber göndermenize veya girişiminizi tanıtmanıza bir kapı açan formlar bulunduruyor.

Gorsel1

Aklınıza müthiş bir fikir geldi. Hem kendi yaşadığınız hem de insanların yakındığını gördüğünüz bir sorunu çözüyorsunuz.

İnsanlarla görüştünüz, anketler yaptınız fikrinizin ihtiyaç olduğunu doğruladınız ve sonunda girişiminize başlama kararı aldınız.

Küçük bir ekip oluşturdunuz ürününüzün bir prototipini çıkardınız ve artık bu işi geniş kitlelere yaymak için bir şeye daha ihtiyacınız var: maddi kaynak.

Kitlesel fonlama dışında maddi kaynak bulmanızın yollarından biri de ihtiyacınız olan parayı yatırımcılardan toplamaktır.

Ancak yatırımcılarla konuşurken çoğu erken aşama girişimin görüşme sırasında şansını düşüren bazı söylemler var. Bugün sizlere yatırımcılarla görüşürken dikkat etmeniz gereken bazı faktörlerden bahsedeceğiz.

 

1) “Rakibimiz yok” Demek

Gorsel2

Herkes tarafından bilinen bir şeydir ki “Rakibiniz yoksa, pazar da yoktur.”

Pazarda farkında olmadığınız ancak gerek doğrudan gerekse dolaylı yoldan onlarca rakibiniz mutlaka var. Rakibiniz mutlaka sizinle aynı işi aynı şekilde yapmak zorunda değildir. Çözdüğünüz sorunu farklı bir yöntemle çözen şirketler, ya da fark etmediğiniz ancak müşterilerinizin bu sorunu çözmek için kullandığı farklı yöntemler olabilir.

Yatırımcılarla görüşürken rakibinizin olmadığını söylemek sizi görüşmede 1-0 geriye düşürebilir.

 

2) Yatırıma İhtiyacım Yok Demek

Gorsel

 

Yatırıma ihtiyacınız olmadığı bir zamanda bağlantı kurmak adına yatırımcılarla görüşmek sıkça yapılan bir hatadır.

Yatırımcılar genellikle büyüme potansiyeli olan girişimlere doğru zamanda yatırım yapmak için girişimcilerle görüşür. Haricinde ihtiyacınız olmadığı zamanlarda yatırımcıların vaktini alıp ihtiyacınızın olmadığını söylemeniz kötü bir izlenim bırakabilir.

 

3) Gizlilik Sözleşmesi İmzalanmasını İstemek

Gorsel

Fikrinizi koruma altına almanın birçok yolu var ancak büyük ihtimalle bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş değildir.

Ayrıca sizden duyan birinin toplantıdan çıkınca kendisinin de yapabileceği bir fikriniz varsa zaten bu fikrin ederi gizlilik sözleşmesiyle koruma altına alınabilecek değerde değildir.

Girişiminizle ilgilenen bir yatırımcıya görüşmede gizlilik sözleşmesi imzalamasını istemeniz çoğu yatırımcının girişiminize karşı ilgisini dağıtacaktır. Fikriniz endüstriyel veya bilimsel alanda çığır açacak bir buluşsa paten başvurunuzu yapıp patentinizi elinize aldıktan sonra korunmasını garanti altına alabilirsiniz.

Ancak haricindeki hiçbir çözüm sizin fikrinizin başkaları tarafından da yapılamayacağını garanti altına almayacaktır.

 

4) İlk Görüşmede Hemen Parayı İstemek

Gorsel

Bir yatırımcıyla toplantı ayarlamış olmanız demek o yatırımcının girişiminize para yatırmaya o gün hazır olduğu anlamına gelmez. İlk görüşmeler yatırımcıya daha çok fikrinizi, vizyonunuzu ve gelecek planlarınızı açıklamak içindir.

Olumlu geçen ilk görüşmeden sonra yatırımı alacağınız günün birkaç aydan fazla bir süreye kadar uzayabileceğini bilmenizde fayda var.

 


Eğer bir yatırım turunu kapatmayı başardıysanız ve hatta birkaç yerde haberiniz de çıktıysa bunu sakın bir girişimcilik başarısı olarak algılamayın. Yatırım almak sadece sizin girişiminizin ilerde büyüyeceğini öngören birkaç kişinin şirketinizin belirli bir hissesini bir miktar para karşılığı satın almış olması demektir.

Yatırım almanın bir başarı olmadığını sermayesini yatırımcılardan sağladıktan birkaç yıl sonra batan onlarca örnekte de görebiliyoruz.

Girişiminizin başarılı olması için yatırımı değil, müşteriyi önemseyip en iyi deneyimi sunmalısınız.

 

jackma

AliBaba Group şirketinin kurucusu 54 yaşındaki Jack Ma Çin’in ve Dünya’nın en zengin insanlarından biri. Dünyanın en büyük eticaret sitelerinden birini kuran Jack Ma’nın doğumunda zengin bir babası ve iyi bir eğitim alma şansı yoktu.

Ancak Jack Ma’nın azmi bugün ona bazılarının “Asya’nın Bill Gates’i” demesine yol açtı. Jack Ma bu benzetmeye karşılık: “Bill Gates ile benim son derece çekici insanlar olmamızdan başka bir ortak yönümüz bulunmuyor.” cevabını verdi.

Bugün Jack Ma’nın çıkıp başarıya ulaştığı uzun yolda öğrendiği ve girişimcilere aktardığı 5 tavsiyesinden bahsedeceğiz.

1) Mükemmel bir girişimci her zaman pozitiftir

Jack Ma girişimcilerin karşılaştıkları can sıkıcı kötü olayları umursamayıp her zaman olaylara pozitif bakması gerektiğini tavsiye ediyor.

Ma: “Pozitif olmalısınız, her zaman. Mükemmel bir girişimci gelecek için umutlu ve pozitif olan girişimcidir. Kendinize hangi problemi çözebileceğinizi ve diğerlerinden nasıl farklılaştığınızı sormalısınız.”

Pozitif olmanızı sağlamanın bir yolu kendinize neden aynı şeyi yapan herkesten daha iyi yapabileceğinizi sormanızdır, diye sözlerine ekledi.

2) Etrafınızda bulunan insanlar her şeyi değiştirir

Başarı kişisel değil bir takım işidir. Etrafınızda sizin gibi hayallerine ulaşmak isteyen insanları bulundurmak hedeflerinize ulaşmanız için ilk adım olabilir.

Jack Ma: ” Sizinle birlikte birlikte çalışacak bir grup insan bulmalısınız. Bu insanlar sizinle aynı vizyona inanmalı. Ve bu insanlar size bu bir iş olduğu için katılmamalı. Hayallerinize inandıkları için, vizyonunuza inandıkları için katılmalılar.”

Ma ayrıca bu sözlerine: “Dünyadaki en iyi insanları bulmak zorunda değilsiniz. Takımınızı eğitin, birlikte çalışın ve takımınız da sizi eğitsin.” diye ekliyor

 

3) Fedakarlık yapmanız gerektiğinin farkına varın

Ma, girişimcilere girdikleri yolda başarının sandıkları kadar koaly olmadığını hatırlatıyor.

“Ne kazanacağım diye düşünmeyin. Ne verebilirim diye kendinize sorun. 3 yılda mı 10 yılda mı kazanacaksınız? Eğer mükemmel bir fikriniz varsa 10 yıla hazırlanın. Eğer bir yılda kazanırsanız, şanslısınız demektir. Ancak çoğu insan aynı fırsata sahip değil.”

“Asla bir ay sonra kazanacağım, seneye kazanacağım diye düşünmeyin, bu imkansız. Ancak ne zaman bırakmazsanız o zaman bir şeyler kazanmaya başlayacaksınız.”

AliBaba’yla ilgili de şu tecrübesini paylaşır: “İlk aldığımız yatırım 18 kişiden alınan 50 bin dolardı. 50 bin doların 10 ay yeteceğini düşünüyorduk. Hatta harcağımız tüm kuruşları hesaplamıştık, ancak o para 4 ay yetti ve neredeyse iflas ediyorduk.”

4) Trend olan şeylere odaklanmayın

Jack Ma: “Girişim kurucuları özellikle genç olanlar kolayca gündemin trendlerine kanabiliyorlar. Asıl olan, girişimci bugünün ne moda olduğuyla değil uzun vadeli planlarına odaklanmalı. Alibaba’nın başarılı olmasının tek sebebi internetin her yere yayılmış olmamasıydı.” der.

“E-ticaret ilgi çekici değildi. Kimse inanmıyordu ancak biz inanıyorduk. Diğer insanların ne dediklerini umursamadık. Burda bir gelecek olacağını ve insanlara yardım edebileceğimizi düşündük ve başladık.”

 

 

Günümüzde birçok insan gerek hayallerini gerçekleştirmek için gerekse yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek için pek çok alanda yeni iş fikirleri üretiyor.

Ancak yeni bir iş kurmak, alınan risklerin yanısıra bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekilen onlarca unsuru da beraberinde getiriyor.

Bu yazımızda dijital bir iş kurmak isteyenlere verebileceğimiz beş altın tavsiyeden bahsedeceğiz.

1) Fikrinizin İhtiyaç Olduğunu Doğrulamalısınız

Çözmek istediğiniz sorunun gerçekten sizin haricinizdeki insanlar için de bir sorun olup olmadığını ya da bu soruna üretilecek çözümleri kullanma istekleri olup olmadığını öğrenmelisiniz.

İlk aşamada basit pazar araştırmaları yaparak bu sorularınıza çözüm bulabilirsiniz. 

Dijital platformlar için Facebook gruplarında, Instagram’da veya Twitter’da parçalı anketler oluşturarak bilgi toplayabilirsiniz.

2) Müşterinizi Tanımalısınız

alejandro-escamilla-3-unsplash

Çözdüğünüz sorundan en çok zarar gören ve yakınan insanları bulmalısınız. Fikrinizin geniş kitlelere hitap ettiğini düşünebilirsiniz; ancak ilk aşamada düşük bütçeyle ulaşabileceğiniz insanlar sınırlı olduğundan pazarlama kampanyalarınızı çözümünüzün maksimum fayda sağlayacağı müşteri gruplarına yapmalısınız.

Müşteri davranışlarını ve sorun hakkındaki düşüncelerini öğrenmek, ürününüzü oluştururken en büyük yardımcınız olacaktır.

Örneğin, herhangi bir işletme grubuyla alakalı bir çözüm üretiyorsanız bu işletmelerin müşteri yorumlarını, Google yorumlarından, çeşitli şikayet platformlarından analiz edebilirsiniz.

3) Tanıtıcı Websitenizi Oluşturmalısınız

 

Landing page dediğimiz tanıtıcı websitesiniz ile kullanıcı siteye ulaştığında bir dakikadan kısa sürede, sorunun ne olduğunu, sunduğunuz çözümü ve bu çözümü hangi şekilde sunduğunuzu öğrenebilir.

Websitenizde müşteriyi harekete geçirecek yönlendirmeler olması faydalıdır. Ürününüz hazır değilse, ürününüz çıkınca insanların bilgi alması için mail adreslerini isteyebilir, ürününüz hazırsa ürününüzün özelliklerinin olduğu sayfaya yönlendiren bir buton koyabilirsiniz.

4) Sosyal Medyada Görünüz Olmalısınız

Günümüzde çoğu internet kullanıcısı yeni ürünlerin sosyal medya aracılığıyla farkında olup satın almaktadır. Sosyal medyanızın da en az websiteniz kadar özenli olmalıdır.

Ürününüz hakkındaki güncellemeleri, dönemsel indirimleri ve promosyon kuponlarını sosyal medyadan paylaşabilirsiniz. 

Ayrıca ürününüze ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüz takipçi kitleleri olan insanlara sponsorlu içerik teklif edebilir, böylece insanların sosyal medyada zaman geçirirken bile ürününüzün farkında olmasını sağlayabilirsiniz.

5) Satış Öncesi Maliyetlerinizi Minimum Seviyede Tutmalısınız

Dijital bir iş kurmak aklınıza gelecek/gelmeyecek birçok maliyet doğuruyor. Bu maliyetleri kısmak ve minimum masrafla maksimum verim almak için çeşitli alternatifler kullanmalısınız.

Müşteri analizleri için, websiteniz için, ürününüzün geliştirilmesi için satın almayı düşündüğünüz dijital servislerin veya ürünlerin fiyat araştırmasını mutlaka yapmalısınız.

Ekran Resmi 2019-02-26 04.25.42

 

21. Yüzyılda teknolojik bir iş kurmak, bilginin ulaşılabilirliğinin hiç olmadığı kadar kolay olduğunu ve internete bağlı bir bilgisayar ve bir telefonla düşük maliyetle ölçeklenebilir büyük işler kurgulanabileceğini düşündüğümüzde oldukça kolay; ancak bu kolaylığın getirdiği, teknolojinin yayılmasının tetiklediği rekabeti de göz önünde bulundurduğumuzda bir o kadar da zor görünüyor.

Ve bu girişimlerin kurulduktan sonra aşama katedebilmeleri için maddi kaynak ihtiyaçları doğuyor.

Her geçtiğimiz gün hem yerli hem yabancı onlarca teknoloji tabanlı iş melek yatırımcılardan, risk sermayesi fonlarından milyonlarca dolar yatırım kaynağı ediniyorlar.

Ancak girişimlerin büyümeleri için kaynak bulabilecekleri tek alternatifleri yatırım almak değil.

Yatırım ekosistemine kıyasla kitlesel fonlama kampanyalarının fonlanma hacimleri de her geçen gün artıyor.

Gelin teknolojik bir girişimin kitlesel fonlama projesi başlatması için vereceğimiz 5 nedeni birlikte inceleyelim.

1) Fikrinizi doğrulama şansınız olur

via GIPHY

Fikrinizi birinin cebinden parasını çıkarıp henüz tamamlamadığınız ya da geliştirmek için çabaladığınız ürününüze ödeme yapmasından daha iyi bir şekilde valide edemezsiniz. Eğer ürününüz ilgi görüyorsa, tebrikler! Bir soruna gerekli çözümü getiren bir ürün ürettiğinizin işareti olabilir.

2) Ürününüzü tanıtabilir ve pazarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.41.32

Girişiminizi “podyuma” çıkarmak terimi tam anlamıyla kitlesel fonlama için geçerli bir terim olacaktır. Ürününüzü sunacak, özelliklerini tanıtacak ve bir platformda daha görünür olacaksınız. Globalde kitlesel fonlama kampanyası başlatan proje sahibi websitelerine gelen trafiğin en az %25’inin kitlesel fonlama platformlarından geldiğini söylüyor.

3) Hikayenizi anlatın!

via GIPHY

Simon Sinek şöyle demiş: “İnsanlar yaptığınız şeyi satın almazlar, yapma nedeninizi satın alırlar.”

Kitlesel fonlama kampanyası hikayenizi anlatmak için mükemmel bir fırsat. Kim olduğunuzu, ne yarattığınızı ve bu dünyaya katmak istediğiniz faydayı anlatın.

4) Kısıtlı zamanda büyük iş çıkarma amacı

Ekran Resmi 2019-02-26 04.46.42

Kısıtlı bir zamanda belirlediğiniz bir fonlama hedefine doğru zamana karşı yarışırken bu duyguyu ziyaretçilere de eş zamanlı olarak yaşatırsınız. Projenizi fonlayan insanlar da zaman daraldıkça yarattığınız kurgudaki ürünü alma heyecanıyla size katılabilir, tekrar bir ödül alabilir ya da projenizi diğer platformlarda paylaşabilir.

5) Müşterisi hazır ürününüzü, müşterilerinizin fikrini alarak tasarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.58.22

Birçok proje sahibi kampanyayı başlatır başlatmaz çeşitli platformlardan ürünleriyle alakalı geri bildirim almak için soru havuzları ve gönderiler oluşturur. Bu hem ziyaretçilere ürün üzerinde fikir sahibi olma duygusunu yaşatır hem de size ürününüz hakkında tahmin edebileceğinizden daha fazla iç görü toplama şansı verir.

1_wRb0O-XL093VVG8kM0TnPA

 

2015 yılında kurye ihtiyacı olan insanlarla güvenilir motorlu kuryeleri buluşturmak amacıyla kurulan Ulak’ı, kurucusu Sabri Sami Toker‘den dinledik.

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz, Ulak nasıl ortaya çıktı? Fikirden pazara giden yolun en başını merak ediyoruz?

1974 İstanbul doğumluyum, sıra dışı fikirleri ticaretleştiren seri girişimci bir kişiliğim var. Uzun yıllar kendi reklam ajansımı yönettim, patentli ürünlerim bulunmakta ve Türkiye’ye buz üzerinde karting aktivitesini getirdim. Uber ile tanıştıktan sonra dijital dünyada yer almaya ve insanların gün içerisinde acil kargo gönderileri için bir uygulama yapmaya karar verdim.
2015 yılı başlarında yaptığım araştırmalardan sonra arayüz çalışmalarını tamamladım, Türk Patent Enstitüsünden Ulak uygulamasının “zaman damgası”nı alarak fikrin bana ait olduğunu tescillettim. 2015 yaz aylarını pazar araştırmasını genişletip, sektör temsilcileri ile 300 üzerinde görüşme yaptıktan sonra bir yazılım şirketine kodlatmaya başlattım.

Şuan hangi bölgelerde hizmet veriyorsunuz?

ULAK mobil uygulamamız ile İstanbul, Ankara ve Bursa’da hizmet veriyoruz, e-ticaret taşımalarında tüm Türkiye’de aynı gün teslimat hizmeti veriyoruz.

Müşterilerinizden bahseder misiniz? Şu an Ulak’ı kullanma sebepleri ve önceden tercih ettikleri servislere göre Ulak’ın farkı ne?

App kullanan müşterilerimiz bireyler ve şirketlerden oluşmakta, e-ticaret taşımalarında 2018 Mart ayından beri N11 ile çalışıyoruz, son 2 aydır MediaMarkt teslimatlarını gerçekleştiriyoruz.
Ulak kargo taşımacılığında bir çok yenilik ve kolaylaştırıcı unsurlarla pazara değer kattı, tüm operasyonun otonom olarak yönetilmesi gerçek zamanlı olarak takip edilebilme, çalışan kuryelerin seçilerek sisteme eklenmesi ve puantajının oluşturulması, haritadan takip gibi özelliklerimiz müşterilerimiz tarafından tercih edilmemizi sağladı.

Ulak’ın geleceğinde göreceğimiz yeni özellikler veya ürünler olacak mı?

Restoranların, paket servis hizmeti veren, vermek isteyen işletmelerin kurye yönetme ve kurye bulma problemlerine çözüm olacak bir kurumsal yazılım ürünümüzü SaaS olarak pazara sunacağız. Teknolojideki gelişmeleri yakından takip ediyor ve bir kaç proje üzerinde Ar&Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın zamanda test çalışmalarına başlayacağımız ses getirecek hizmetler sunmaya başlayacağız.

Kitlesel fonlama hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Girişimcilerin agresif olarak işine asılması gerekiyor ve en büyük ihtiyaç nakit kaynağı. Melek yatırım dünyasının yaptığı yatırımlar maalesef personel giderlerine ya da kısa süreli ihtiyaçlara aktarılıyor. Atalarımızın dediği gibi damlaya damlaya göl olur, girişimlerin su birikintilerine değil göllere ihtiyacı var. Dilerimki ülkemiz insanları bir gün kitlesel fonlamanın ve girişimcilerin değerini anlar ve bu tür kaynaklarla milyar dolarlık şirketler doğar.

 

Mehmet Şenocak, Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş bir Karikatürist, Çizgi Film Yapımcısı ve Yönetmeni.… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim. 

Ataturk Film Ekran

mehmet_senocak

1-) Mehmet Şenocak Kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz?  

Resim çizmeye meraklı bir çocuk olarak büyüdüm. Okul dönemlerinde öğretmenlerim çizdiğim resimleri örnek olarak arkadaşlarıma gösterince çok mutlu olurdum. Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye, lise sonrası ise Gırgır dergisinde çalışmaya başladım. Karikatür çizdiğim yıllarda televizyonda çizgi filmleri hayranlıkla izler ve yapmak isterdim. Üniversite eğitimim sırasında gördüğüm bir ilanla, o dönem Türkiye’nin en büyük çizgi film stüdyosunda çalışmaya başladım. Bu şirkette yaklaşık 10 civarı uzun metraj ve dizi çizgi filminde çalıştıktan sonra, gelişen bilgisayar teknolojisini de dikkate alarak özgün işler yapmaya karar verdim ve 2000 yılında AnimaTürk Animasyonu kurdum. Çok sayıda kısa film yaptım ve yönettim. Ekip arkadaşlarımla birlikte, içlerinde Turkcell ve Baymak gibi dev kuruluşların da olduğu birçok önemli firmaya çeşitli konularda 3d ve 2d animasyon filmleri, reklam animasyon filmleri, karakter ve konsept tasarımları ve illüstrasyon haritaları yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. 

Beni Gormek

2-) Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Film nasıl ortaya çıktı ve Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz?  

Atatürk çizgi filmi benim 15 yıllık hayalimdi. Önceki yıllarda da çeşitli girişimlerim olmuş ancak kapılar hep yüzüme kapanmıştı. Bu yıl Atamızın aramızdan ayrılışının 80. yılı olması dolayısıyla hem ona bir hediye vermek, hem de yeni jenerasyona Atatürk’ü doğru anlatmak istedim. Aslında sadece Türk çocuklarına da değil, filmimizi Türkçe ve İngilizce kurgulayıp tüm dünyaya sunmak istedim. Yeni jenerasyon tablet, telefon ve bilgisayar bağımlılığı dolayısıyla pek kitap okumaya vakit bulamıyor ve hazır kolay tüketime alışmış durumda. Dolayısıyla onlara Atatürk’ü kitaplarla anlatmak zor görünüyor. Tamamlayıp Youtube’da yayınladığımız kısa filmimizin 1. bölümü onların tablet, telefon ve bilgisayarlarına ücretsiz olarak ulaşıyor ve filmi izleyerek Atatürk hakkında daha kolay bilgi sahibi olabiliyorlar. Bu projeye başlarken “mutlaka bir kurumsal sponsor bulur ve projeyi zorlanmadan hayata geçiririz” diye düşünüyordum ancak böyle olmadı. Birçok firmayla görüştüğümüz gibi, Atatürk’ün kurduğu ya da Atatürk adına kurulmuş firma ve kurumlarla da görüştük. Maalesef Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürün de etkisiyle, gerek kısa filme, gerekse asıl hedefim olan uzun metrajlı Atatürk çizgi filmine sponsor olacak firma ya da kurum bulamadık. Bu olumsuz duruma rağmen ben projeye başlamıştım ve bu filmi yapıp tamamlamaya kararlıydım. Bu konuyu onur meselesi yaptım ve imkanlarımı sonuna kadar zorladım. Projenin giderlerini karşılamak için arabamı sattım, yetmeyince son limite kadar bankadan birkaç defa kredi çektim. Kurumsal sponsor bulamadığımızı sosyal medyada paylaştığımızda, takipçilerimiz halk kampanyası başlatmamızı önerdi. Daha önce böyle bir düşüncem yoktu ama açıkçası başka seçeneğim de kalmamıştı. Projemize halk desteğini doğru ve şeffaf bir şekilde katmam gerekiyordu. Bu konuda araştırma yaparken en güvenilir seçenek olarak Fongogo ile karşılaştım. Projenizi sisteme girip kampanya süresi ve hedeflediğiniz miktarı belirliyorsunuz. Projenizi başlattığınızda gelen destekler herkese açık şekilde anlık olarak takip edilebiliyor. Fongogo, projemizi tamamlayabilmemiz için iyi bir seçenek oldu.  

Cumhuriyettir,3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir? 

Projemizi sisteme girip kampanyayı başlattığımızda ilk haftalar maalesef çok kötü geçti. O tempoyla devam etseydik, zaten hedefe ulaşmamız mümkün olmayacaktı. Sosyal medyadan duyuru ve tanıtımlar yaptık ancak bunların yeterli olmadığını gördük. Kampanyanın iyi gitmediği o dönemde, projeyi sosyal medyadan öğrenip, gönüllü olarak ekibe katılan yeni arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımızın enerjisi, kampanyaya yeni bir boyut kazandırdı. Sosyal medya paylaşımları ve sosyal medya reklamlarımız dışında, hepimiz tek tek kendi çevrelerimizi harekete geçirdik ve insanların bu projenin önemini fark etmesini sağladık. Bu süreçte bazı arkadaşlarımızın, “kampanyaya destek olmak” kavramını; duyuruları ve reklamları beğenip, paylaşmaktan ibaret sandığını da öğrenmiş olduk. Biz de projede çalışan arkadaşlarımıza ücretlerini beğeni ile ödeyebilseydik kabul ederdik ama maalesef… Biz her şeyden önce yaptığımız projeye inandık, kampanya sürecini doğru yönettik ve bu şekilde hedefi aşmış olduk.  

47057140_1969074476507889_2397158862944731136_n

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?  

Kampanya sürecinde bizim çabalarımızın yanı sıra Fongogo’nun da projemizle ilgili reklam ve tanıtım yapması bizi çok mutlu etti. Kampanya boyunca tüm sorularımıza kısa sürelerde net cevaplar aldık ve hep ilgili ve yardımsever bir yaklaşımla karşılaştık. Fongogo, ileride destekçilerden eft ve havale kabul edebilecek bir altyapı oluşturabilirse, hedeflerin daha kısa sürelerde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biz bu projede Fongogo ile çalışmaktan son derece memnun kaldık. Elbette farklı projelerimizle ilgili yeni bir kampanyamız olduğunda Fongogo ile ilerlemek isteriz.  

47684899_1981587318589938_3555117500901359616_n

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı? 

Bu sistem ile bizler de yeni tanıştık. Kampanya sürecinde deneyimleyerek birçok şey öğrendik. Yeni kampanya yapacak arkadaşlara ilk önerim projelerini net ve şeffaf bir şekilde paylaşmaları. Hayal değil gerçek bir proje sunulmalı. Mutlaka kabul edilebilir bir ön çalışmaları olmalı. Bir hazırlık çalışmaları olması projeye ve proje sahibine güveni arttıracaktır. Proje sunum çalışmasını doğru ve anlaşılır bir şekilde yaptıktan sonra, tanıtım ve duyuru yapmaya da zaman ayırmak gerekiyor. Sadece sosyal medyadan duyuru ve reklamla yetinilmemeli, arkadaş çevrenizle birebir iletişime geçmelisiniz. Ve projenin başladığı andan itibaren zamanı çok iyi kullanmalı, yapılacak işleri son günlere bırakmamalısınız. Bütün bunlarla birlikte projenize inanmalı ve sonuna kadar çaba sarf etmelisiniz. 48366572_1993015174113819_5640828635737751552_n

Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş olan proje sahibi Mehmet Şenocak’a sorularımızı yanıtladığı için Fongogo ailesi olarak çok teşekkür ederiz.

Şükrü Özçevik, Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmış, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.26.15

       -Antalya Film Festivali- 2017

1-) ‘Şükrü Özçevik’ Kimdir ? Kendinizden biraz bahseder misiniz ?

27 Ağustos 1988 İzmir doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünden mezun oldum. Aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler bölümü üzerine eğitim görmekteyim.
Sinema hayatıma 2 Eylül 2014 yılında bir sanat derneğinde “Film Atölyesi” kursuyla başlamış olup, aynı dernekte “Temel Fotoğrafçılık” eğitimi aldım. Aynı zamanda bir Belediyenin düzenlediği “Kısa Film Atölyesi” kursuna devam ettim. İlk “Kısa Film” deneyimimi 16 Kasım 2014 yılında “Kamera Asistanı” olarak yaşamış olup, Birçok kısa metraj film projesinde çeşitli görevlerde yer almıştım.
Senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığım “Sistemin İpleri” adlı ilk kısa metraj filmimi 2015 yılında gerçekleştirdim, 10’u uluslararası olmak üzere 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. Daha sonra 2017 yılında “Noradrenalin” adlı distopya türünde ikinci kısa metraj film projemi gerçekleştirmiş olup, 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. 2018 yılında, belgesel türünde ilk projem olan “Kimliklerim, Semtim” adlı filminin çalışmalarına devam etmekteyim.
İnternet üzerinden “Ozcevik Film” adıyla bir yapım şirketi kurmuş olup; öncelikle kendi film projelerimi hayata geçirmeye, bunun yanında yaratıcı fikirlere destek olmaya çalışmaktayım. 2017 yılında 3 kısa metraj film projesinin Uygulayıcı Yapımcılığını üstlendim.
Ticari kariyerine, 2015 yılında bir düğün fotoğrafçısının yanında asistan olarak başladım; çeşitli şahıs ve şirketlerle freelance olarak düğün hikayesi, etkinlik, tanıtım, müzik klibi vb. çalışmalarda çeşitli pozisyonlarda çalıştım, “Motionars” adlı reklam ajansında Yönetmen olarak kariyerime devam etmekteyim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.29.58

2-) Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz ?

İlk ürettiğim “Sistemin İpleri” adlı kısa film projesinden sonra; daha büyük prodüksiyonlu, seviyemi daha da üst seviyeye çıkaracak ve fikirlerimi dışa vurabileceğim, farklı türde bir kısa film üretmek istiyordum. Distopya türünde olan “Noradrenalin” adlı 2030 yılında geçen ve sevginin bizim evrenimizde resmi olarak yasaklandığı bir film çekecektim.
İddialı hikayesi olan bu film öncesinde de Kültür Bakanlığı fonu dışında farklı fonlama sistemlerini takip ediyor ve yeni yeni platformlar öğreniyordum. Kitlesel Fonlama Platformu olan “Fongogo”yu bir kısa film projesi aracılığıyla keşfetmiş, incelemiş ve işte aradığım alternatif fon arama yerini buldun demiştim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.33.41

3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir ?

“Noradrenalin” adlı filmimi Fongogo’ya koymadan önce ön prodüksiyon aşamasında filmin ekibinde yer alacak; Görüntü Yönetmeni, Yönetmen Yardımcısı, Sanat Yönetmeni, Kurgu ve Renk, Ses Kayıt ve Ses Miksaj ekibiyle anlaşmıştı ve yazılı biyografilerini almıştım. Filmin senaristi olan Yasin Zeybekoğlu ile tüm ön prodüksiyon çalışmalarımızı tamamlamış ve Fongogo’ ya projemizi koyacağımız zamanı belirlemiştik. Sosyal Medya uzmanı olan Gökhan Zeybekoğlu ile görüşmüş, bize filmin atmosferinden tüyolar verecek kısa bir video hazırlarsanız tanıtımı daha etkili olur demişti. Ayrıca sosyal medya hesaplarımızı kendisi yönetecek ve Facebook, İnstagram vb. mecralarda reklam kampanyamızı yapacaktı.
Sosyal medya hesaplarımızda profil görseli olarak kullanacağımız grafik tasarımları Berkan Faruk Özaktaş çizmişti. Fongogo tanıtım videosu için hazırlayacağımız ve filminde giriş sahnesini oluşturacak olan tanıtım videosunu Amerika merkezli stock video lisansı satan siteden satın alınmıştı. Freelancer çalışanların platformu olan bir siteye, filmden tüyolar veren metinler profesyonel seslendirme sanatçısına kelime ücreti karşılığında seslendirilmişti. Filmin kurgu, görsel efekt ve rengini yapan Abdullah Demir tarafından görsel efektler ve üç boyutlu font eklenmiş. Özgün müzik ve miksajı yapan Yiğitcan Kiremitçi tarafından özel bir Jingle hazırlanmıştı. Bu çalışma, projeyi anlattığım videoda dahil olmak üzere 2.30dk. oldu ve Fongogo’ da tanıtım yazısıyla birlikte yerini aldı.
Çevremde bazı arkadaşlarım, bunun çok büyük bir risk ve zaman kaybı olduğunu eğer sosyal çevren ekonomik olarak destek vermezse gerçekleşemeyeceğini, ayrıca eğer başaramazsam, rezil olacağımı söylediler. Bazıları da: Sen bir koy da başarırsan bizde belki koyarız diyen kısa film yönetmeni arkadaşlarımda oldu.
Haber spikeri sahneleri Almanya’da yaşayan manevi annem Fahriye Us İnan’ın yönetiminde kızı Bahar Dağdelen’in haber spikeri rolünü üstlenmesiyle ve Jochen Menzel’in çekimi üstlenmesiyle tamamlanıp, bu görselleri de eklememe vesile oldu.
Fongogo ve İyzico komisyonlarını da hedef bütçeme dahil edip, 6.500 tl isteğiyle projeyi açtık. Sosyal medya hesaplarında paylaşımlar, “Noradrenalin – Teaser” adıyla ücret karşılığında reklam kampanyası olarak sosyal medya mecralarında paylaşımları vb. gerekli PR çalışmalarını yaptık ve 975 tl. de kaldık derken İzmir’den açtığımız bu projeye İstanbul’dan Meral Çelik adlı yapımcı mesaj göndererek, projeyle ilgilendiğini ve Senaryo, kalem kalem bu bütçelerin nerelere harcanacağını ve daha önce çekmiş olduğum kısa filmin linkini istedikten sonra iyi bir iletişimle İzmir’de bir araya geldik, anlaştık. Bu önemli iş birliği ve destekle projeyi Meral Çelik sayesinde hayata geçirmiş olduk. 12 Film Festivali gezdik. “Kısa Film Yönetmenleri Derneği” projesi olan 25 yönetmenin kısa filminin oluşum sürecini anlattığı Es Yayınları tarafından basılan “Kısa Filmin Öyküsü” adlı kitapta “Noradrenalin” filminin hikayesinde “Kitlesel Fonlama Platformu” sürecini de anlattım.
İkinci kısa filmiyle Kitlesel Fonlama Platformu olan Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmıştım, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen olarak profesyonel anlamda Yönetmen ve Yapımcı iş birliğini deneyimleme imkânı bulmuş biriyim.
Fongogo ailesine bu deneyimi bana yaşattığı için çok teşekkür ederim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.27.43

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?

  Neden olmasın? :)

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.32.26

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı ?

Projelerine taslak aşamasından, sinopsis, tretman, senaryo aşamalarına kadar titizlikle çalışıp. Çevrelerindeki insanlardan da geri bildirimler sonucu tekrar revize edip ancak kendi benliğini, iletmek istediği ana çatıyı bozmayacak şekilde karar verdikten sonra. Yarattıkları o evreni biçim olarak oluşturabilecekleri mekân, kostüm, oyuncu, makyaj, kostüm, özetle tüm evreni oluşturacak tasarımı tamamladıkları zaman… Artık projelerini zihinlerinde çektikleri zaman ekip, ekipman gereken her şeyi tamamlasınlar ve Fongogo’ ya koyacaklarına hazır hissettikleri zaman; kısa ve net olarak projeyi yazsınlar. Ekip biyografisi bence önemli bu yüzden yaratım ekibi denilen kişileri özellikle yazsınlar ki bir yapımcı sen bunu yapacaksın ama kiminle dediği zaman ikna olmalı. Kalem kalem bu bütçelerin açık bir şekilde nerelere gideceği. Tüm bunlardan sonra bence en önemli aşama:
Yaratacağın filmi bize ikna edici bir şekilde videoda anlat ve benim yaptığım taktiği herkese tavsiye ederim. “Noradrenalin” filminin yapımcısı bunu demişti ki Distopya türünde bu çok etkileyici. Filmde yaratacağın atmosferi bana göster. Nasıl bir renk olacak? Bana nasıl bir evren vaat ediyorsun? 2030 yılında geçecek ama nasıl yapacaksın? Tüm bunları görsel olarak kısa da olsa bir tanıtım videosu olarak hazırlarsanız. İnanılmaz etkileyici oluyor. Benim filmimde bu geçerliydi. Etrafınızdaki insanlar size gerçekleştirebileceğiniz konusunda güvenmeyebilir ancak siz kimseyi dinlemeyin. Yaptığımız iş zaten bunu gerektirir.
Bir de benim gibi bir yapımcı projenizle ilgilenir ve bir toplantı yapmak isterse şu tip cümleler kurmayın. Yapmaya çalışıyoruz işte bir şeyler… ya da elimden geldiğince… Bu tip cümleler sizin filmleri hobi olarak yaptığınızı karşı tarafa düşündürtecek cümlelerdir. Kendinizden ve projenizden emin konuşmalısınız. Bunun içinde çekeceğiniz projenin her aşamasına hâkim olmalı ve neler çıkarabileceğinizden emin olmalısınız.
Üniversitelerin İletişim bölümlerinde reklam dersi alan arkadaşlar var. Onları bulun ve projenizi anlatın. Filminizin sosyal medya PR’ı konusunda destek isteyin. Eminim bu tip sanatsal bir çalışmaya ikna olduğu takdirde destek olabilecek arkadaşlar vardır.
Hayal ederek çıktığınız bu yolculukta zihninizdeki kanatlarınız hiç eksik olmasın.
#fongogohayalekanatçırp

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.34.10

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.37.16

Proje sahipleri kampanya gerçekleştirirken, hedef kitle, sosyal medyanın gücü, destekçinin motivasyonunu bilmeli ve stratejilerini geliştirmelidir.

Örneğin, Sosyal medya, bireylerin hayallerindeki projelerini gerçekleştirebilmeleri için çeşitli stratejilerle birkaç önemli taktikleri kullanarak  kitlelerin dikkatlerini çekmede önemli ve ikna edici bir araçtır. Bu süreçte proje sahipleri ilk olarak, işitsel birtakım dikkat çekici mesajların yanı sıra kitleye karşı her türlü projedeki renk, resim, sembol, şekil (logo) vb. uyaranlar ile görsel mesajları da göndermektedir. Teknolojinin hızlı bir şekilde durmaksızın gelişmesi ve sosyal medya kullanımın artmasıyla çoğunlukla insanların elinin altında her şeyi kolay ve hızlı bir şekilde takip etmeleri, bilgi alışverişi sağlaması, görsel ilginin anlamlandırmaya yardımcı olması görsel iletişim için oldukça önemli bir etkendir. Çünkü insanlar öğrendiklerinin %1’ini deneyerek, %2’sini dokunarak, %4’ünü koklayarak, %10’unu duyarak ve %83’ünü çevresindeki olayları gözlemleyerek öğrenmektedirler.  

Peki ya çoğunluk neye göre belirleniyor, nelere dikkat ediyor?

fongogo

1-) Projenin Amacı: Kampanya detaylarında eğer topluma, geleceğe, ya da bireye faydalı olduğu net bir şekilde belirtilirse, kitleler kendilerini yakın hissederek, projelerde fon kullanma olasılıkları yüksek olacaktır. 

2-) Sürpriz Ödüller: Kullanıcı kitlenin fonlamada bulunacağı düşük destek miktarından başlayarak git gide artan destek miktarlarıyla sürpriz hediyelerin verilmesi, destekçiler için seçme şansı ve dolayısıyla fonlama için sebep sunmak anlamına gelmektedir.  

3-) Çoğunluğa Uyma Psikolojisi: Hedeflediği destek tutarına yaklaşan projeler, kullanıcı kitlesi tarafından projeye olan güveni arttırıyor. Baştan destek alan projelerin, genel olarak hedefine hızlıca ulaştığını gözlemliyoruz.

4-) Proje Sahibinin Başarıları: Eğer proje sahibinin daha önce başarıya ulaşmış ve gerçekleşmiş projesi var ise, destekçilerin bu yeni proje girişiminde de başarılı olacağına baştan ikna olmaları daha kolaydır. Eğer yok ise de üzülmeyin, proje konusu kullanıcı kitlesi tarafından çarpıcı bulunursa, sizi bu girişimcilik yolunda şans vererek destekleyebilirler. 

5-) Saygınlık Kazanması: Açık bir şekilde sunulan isim listesinde, fonlamada bulunan kitlenin isimlerinin sergilenmesi destekçilerin itibar kazanmasına ve çevresi tarafından onaylanıp olumlu geri dönüş almaları da kitlesel fonlamada destekçilerin motivasyonlarından biridir.  

Hedef kitle seçimi kampayanın başarıya ulaşmasının en büyük etmenlerinden birisidir. Ancak asıl iş doğru hedef kitleyi seçtikten sonra onlara sunulması gereken projelerin önemli detaylarını aktarmaktır.  

0000000646953-1

Kalabalıkta her duygu, her davranış bulaşıcı, hem de ileri derecede bulaşıcıdır; öyle ki, bireyin kendi kişisel çıkarını kitle çıkarına feda ettiği görülür. / SIGMUND FREUD 

Post Navigation