Hasan Cebecioğlu, geçtiğimiz Ağustos ayında kampanyası başarıya ulaşan bir Fongogocu. Kendi yazdığı şarkıları geniş kitlelere duyurmak ve ilk albüm çalışmasını yapabilmek için bu kampanyayı başlatmıştı.Bizde ona, sizler adına sorular sorduk. Başarılı bir Fongogo kampanyası yürütmenin sırları nelermiş bir de ondan dinleyelim.

1) (Crowdfounding) kitlesel fonlama ile nasıl tanıştınız? Size ilham veren bir kitlesel fonlama kampanyası var mıydı?

Hayata geçirmeyi planladığım müzik projemle ilgili olarak maddi anlamda bir tıkanıklık yaşadığım bir noktadaydım ve ihtiyacım olan kaynağı nasıl bulabileceğime yönelik kafa yorarken bir arkadaşımdan kitlesel fonlama platformlarını öğrendim. Türkiye’de bunu en iyi, en profesyonel şekilde yapan platform da Fongogo olduğu için Fongogo ile çalışmaya karar verdim.Arkadaşımdan öğrenene dek açıkçası kitlesel fonlama ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Sonrasında yaptığım araştırmalarda ülkemizde ve dünyada çok güzel projelerin başarıya ulaştığını ve istedikleri meblağları topladıklarını gördüm. Bu da benim de hedefe ulaşabileceğim konusunda bir itici güç oldu.

 

2) Projesi yeni başarıya ulaşmış bir Fongogocu olarak yeni proje açan birine söylemek istediğiniz ilk şey ne olurdu?

Eğer yakın çevrenizin ve tanıdıklarınızın size destek olacağına inanıyorsanız destekten kastettiğim projenize para yatıracaklarına eminseniz böyle bir fonlama çalışmasını başlatın ve toplayabileceğinizi düşündüğünüz miktarın altında bir hedef belirleyin. Ve sizin adınıza size destek toplayabilecek yakın bir çekirdek arkadaş grubu oluşturun derim. Başkalarının sizin adınıza destek talep etmesi sizin istemenizden daha kolay ve etkili bir yol olabilir zaman zaman.

 

3) Kampanyanızı yürütürken , sizi en çok zorlayan konu neydi? Bunu nasıl aştınız?

Kampanyamı kendi sosyal medya hesaplarımdan ve kendi çabalarımla yürüttüğüm PR çalışmalarımla duyurmaya çalıştım. Benim kampanyam bazı talihsizliklerin yaşandığı ülke gündemine denk geldi, kampanya başladıktan birkaç gün sonra ülke gündeminde yaşanan siyasi kargaşa haliyle kampanyamı olumsuz yönde etkiledi, insanların algısı ve dikkati siyasi sorunlardayken kampanya yürütmeniz pek olası değil. Bu bakımdan belli bir süre ile kampanya ile ilgili hiçbir paylaşım yapmadım. Yapsaydım bu çok negatif ve antipatik bir algıya neden olabilirdi. Beni en zorlayan kısım insanların algısını tekrar kampanyama yönlendirmek oldu, ayrıca insanlar sizi destekliyor  “Aa ne kadar güzel düşünmüşsün, başarılar dilerim.” diyor ama iş destekçi olmaya geldiğinde yollayabilecek durumda olsalar dahi bunu erteliyor ya da göndermesi gerektiğini düşünmüyor… Bu biraz da kitlesel fonlamanın ne olduğunu bilmemekten kaynaklı, zamanla bu tip başarıya ulaşan projeler arttıkça insanların da algısı olumlu yönde değişecektir.
4) Kampanya sürecinde çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

Tüm çevrem çok destek oldu. Çok şaşırdığım maddi kaynak sağlayan insanlar oldu hatta beni hiç tanımayan insanlardan dahi projeme destek geldi… Ama çok yakınım bazı kişilerden de hiç destek görmedim. Burada önemli olan kişisel algılamamak ve yılmadan utanmadan projenize destekçi toplamaya kitlenmek. Eğer utangaç insanlardan bir şey istemeyi kendinize yediremeyen,destek alamayınca pes eden ve bunu kişisel algılayacağınız bir yapıya sahipseniz bu işi yapmanız çok zordur.

 

5) Sizce kitlesel fonlamada püf noktaları var mı? Neler olabilir?

Doğru belirlenen hedef,geniş yakın çevre,yılmamak ,projene sahip çıkmak,sosyal medyada aktif olmak ve PR çalışmaları diyebilirim.
6) Bu kampanyayı tekrar yürütmeniz gerekseydi neyi farklı yapardınız?

Sanırım yaz ayları yüklü meblağları toplamak konusunda doğru bir zaman değil, insanlar tatilde – para harcamaları yoğun vs.. Belki zamanlamayı sonbahara alsaydım çok daha başarılı olabilirdi.

 

7) Yeni proje açanlara tavsiyeleriniz var mı?

Dediğim gibi doğruca hedeflerine kitlensinler ve inatçı olsunlar.

Crowdfounding yani kitlesel fonlama dünyada oldukça yaygın bir fon toplama sistemi.Yeni fikirlerinizi,hayata geçirmek istediğiniz projelerinizi, tasarladığınız ürünü  kitlelere duyurmanın ve hayata geçirmenin en iyi bir yollarından biri diyebiliriz.

Peki başlangıcından bu yana kitlesel fonlama aracılığıyla kaç ürün pazar ile buluşup adını duyurdu? Kaç işletme, ihtiyacı olan büyümeyi bu şekilde sağladı?

Bu yazı da Forbes’un “Tüm Zamanların İş Alanında En Başarılı 10 Kitlesel Fonlama Kampanyası” listesinde yer alan bir kaç kampanyadan bahsedeceğiz.

 

1) 3Doodler

3doodler        3Doodler, kalem şeklinde olan bir 3D yazıcısı.Herkesin kullanabileceği kolay bir ürün.Cihaz plastiği ıstıyor ki bu madde hızlı soğuyor ve      güçlü istikrarlı bir katıya dönüşüyor.Böylece dilediğiniz şekli 3 boyuta dönüştürebiliyorsunuz. Kickstarter’ın 3Doodler kampanyası 34 günde , 2.344.134$   fonlandı.

2)Oculus Rift  

oculus rift

Oculus, VR(virtual reality) sanal gerçeklik başlığı, oyuncuların en sevdikleri oyunu yükleyebildikleri bir cihaz.Böylece kendini adeta oyunun içinde buluyorsun.Yine başka bir Kickstarter kampanyası olan Oculus Rift , 30 günde 2.437.429$ fonlandı. Oculus ekibi, ek yatırım sermayesini arttırma yoluna gitti ve Facebook tarafından satın alındı. Oculus ekibinin 7 milyonluk kazancı tartışmalara neden oldu ve kampanyaya destek olan kitlesel fonlama detekçileri de kampanyanın başarısından faydalanmak istediler.

3) The Pebble E-Paper Watch

pebble e paper

Kickstarter’ın başarısını katlayan The Pebble E-Paper Watch, 37 gün içerisinde 10.266.845$ fon toplamış ve oldukça ünlü kitlesel fonlama kampanyası.Destekçiler,  Pebble saaitin ilk sahibi olma şansını yakaladılar.Ayrıca Pebble E-Paper Watch, pazarda satın alınabilir ilk akıllı saatlerdi.

4) Ouya 

ouya

Açık kaynaklı oyun konsolu Ouya, oyun topluluğunda fırtına estirdi ve  Kickstarter’da 29 günde 8.5 milyon$ fonlandı.

5)The Dash 

the dash

The Dash, dünyanın ilk kablosuz akıllı kulak içi kulaklığı.Bu kulaklıkla müzik dinleyebilir, fitness antremanlarınızı takip edebilirsiniz. Kickstarter kampanyası olan The Dash, 50 günde 3.390.551$ destek topladı.

 6)Canary Akıllı Ev Güvenlik Sistemi

canary

Canary Home Security System , İndiegogo’nun 2013 yılı kitlesel fonlama başarılarından biri.Cihaz HD kamera, sıcaklığa göre hareket algılayıcı gibi özelliklere sahip.Kampanya 34 günde 1.9 milyon$ artış sağladı.

social-media-communication

Biliyoruz ki kişisel projelerde, kampanya tanıtımı yapmak zor gözükebilir.Bizde bunun için sana bir kaç tavsiyede bulunmak istiyoruz.
Öncelikle tanıtımı planla ve kampanyayı başlatmadan önce projeyle ilgilenebilecek basın-yayın organlarını sırala. Projeni farklı yollarla gün be gün paylaş. Şahsen davetler planlayabilir , bağış amacıyla bir televizyon programı organize edebilir ya da projeni Twitter , Facebook,Pinterest ve diğer sosyal mecralarında yaratıcı bir şekilde paylaşabilirsin.
Burada sana sosyal medya tanıtımını başlatman konusunda yardımcı olabilecek bazı ipuçları var!
1) Kısaltma kullanma! Yeni gelenlerin projelerini kolayca anlayabileceği şekilde konuştuğundan emin ol.

2) Proje sayfanı , paylaşımlarına link olarak daima ekle.

3) Projenin Facebook gönderileri ve tweetlerin için başlık düşün. Hangi ifade ya da fotoğraf insanların dikkatini anında çeker?

4) Artan paraya odaklanma, ne yarattığına, ortaya koyduğuna odaklan.

5) Etiketleri önceden araştır. Kimsenin daha önce kullanmadığı bir etiket oluşturduğuna emin ol.

6) Seyircini tanı ve sosyal medya da kaç takipçi kazanmanın planına uyduğunu bil. Kampanyan için önceden takipçi kazanmak çok önemli!

7) Eğer sosyal medyada büyük bir takipçi kitlen varsa, projeni başlatmadan önce takipçilerinin bu proje hakkında bilgi sahibi olduğuna emin ol.Onlarla projenin ön gösterimini paylaşabilirsin.

8) Paylaştığın içeriğin , repost edilip edilmeyeceğini düşün.Eğer dikkate almazsan içeriklerini nasıl daha çekici hale getirebilirsin?

9) Havalı fotoğraf ve gifleri de dahil ederek proje sürecini de onlarla paylaş.

10) İnsanlar projen hakkında konuşuyor mu? Sorular soruyor mu? Takipçilerinin sorularını cevapla ve aktif bir şekilde onların düşünlerini takip ettiğini bilmelerini sağla.

11) Destekçilerin için projenin paylaşılmaya kolay hale getir.(Paylaşımlarına bir kaç farklı dil ekleyerek, takipçilerin için basit hale getirebilirsin.)

12) Sosyal medyada çok fazla aktif takipçisi olan destekçilerin var mı? Onlara, eğer sorun olmayacaksa projeni kendi hesaplarından paylaşmalarını rica eden bir mesaj gönderebilirsin

13) Takımını tanıt , projenin demosunu göster ya da canlı yayında soru-cevap yayını yap.

14) İnternette özellikle ortaya koyduğun şeyle ilgilenebilecek toplulukları araştır. Projeni onlarla paylaş ve projenin neden tam onlara göre olduğunu düşündüğün konusunda açık ol.

15) Spam gönderilerde bulunma.

16) Yayıncılarla çalışıyor musun? Yazar ya da yönetmen? Onlardan da projeni paylaşmalarını rica et.

17) Kampanyan devam ederken de ilginç gönderiler oluştur ve onları da geniş ölçüde paylaş.

18) Yönlendirme bilgilerine dikkat ver.Kontrol panelin/ gönderi sayfan gönderilerini destekçilerinin nasıl doğrudan bulacağı konusunda fayda sağlar.Bir şeyin işe yaradığını ya da bazı çabaların karşılığını almadığını fark edersen, bu bölgede projenin ulaşılabilirliğini nasıl büyüteceğini düşün.

19) Gönderi tutarlılığını korumak için sosyal medya yönetim araçlarından yararlan.

20) Her zaman için paylaşımlarında samimi ol, böylece doğrudan senin onlarla iletişime geçtiğini bilecekler.

fongogo

Tebrikler ! Başardın. Titiz ve sağlam bir kampanya planı olan başarılı bir Fongogo projesini tamamladın. Derin bir nefes al ve geriye yaslan.
Şimdi kampanyan fonlandı. İvmeyi  devam ettirebilmenin en iyi yolu , destekçilerinle iletişim yollarını açık tutmaktır. Projen hangi aşamada olursa olsun , amacına ulaştıktan sonrada iletişimi devam ettirmek hayati bir önem taşımakta..

Sebebiyse şu;

İletişim , senin arkadaşın.
Destekçilerin, proje için zaman ve paralarını vermişler ve fikrin gerçekleşeceği için çok heyecanlılar. Her bir destekçin , şu an ki yatırımcıların. Onlar zor kazandıkları paralarını fikrinin bir gün gerçek olacağı ihtimaline ayırdılar.
Bu başarıyı sürdürebilmek için teşekkür mailleri göndererek , yapacağın şey hakkında ayrıntılı bir plan sunarak destekçilerini ne kadar güncel tutarsan o kadar iyi..

İletişim Kurmak Adına Güncellemeler Yaz.
Her güncelleme proje sırasında ve sonrasında kampanya temas noktasını etkinleştirmek ve bugünkü  yatırımcılarına ulaşmak için bir fırsattır. Destekçilerin , yatırım yaparak doğru kararı verdiklerini bilmek istiyorlar. Kitlesel fonlama sürecine katıldılar çünkü ürününü markete taşıma fikriyle ilgilendiler. Projenin arka plandaki eşsiz yolculuğuna onları da dahil et.
Fikrini destekçilerine doğru şekilde aktarırsan ivmeyi devam ettirmek adına onları yanında tutabilirsin . Etkileşimi arttırmak için güncellemelerden yararlanmanın mükemmel yolları var!

-Onlardan kampanyanı özel hashtaglerle sosyal medyada paylaşmalarını rica et. Bunu yaptıklarında retweet ve paylaşma yoluyla daha çok kişiye ulaşmasını sağladıklarından emin ol.
- Ürün veya ödül ellerine ulaştığında fotoğrafını çekip paylaşmalarını iste.
-Destekçilerinin aile  ve arkadaşlarını da bunun bir parçası olması için teşvik etmesini sağla.
-Destekçilerini kullanıcı araştırmaları ya da test süreçlerine dahil et.
- Basın bültenlerine , kampanya güncellemelerine ya da sosyal medya üzerinde onların referanslarını da eklemeyi unutma.

Gecikme ve Başarısızlık Durumunda İletişim
Proje gelişme sürecindeyken, gecikme ve terslikler olabilir. Çoğu destekçi eğer şeffaf bir tavır sergilersen oluşabilecek terslikleri anlayışla karşılayabilir.
Başarısızlığı kabullen ve yeni özellikler ekleyerek ya da ilk örnekten ders alarak başarısızlığı tersine çevir.
Yatırımcıların projeni  desteklemekte bir miktar risk olduğunu biliyorlar. Ancak aynı zamanda bir şeyi yoktan var edip, ortaya çıkarmanın zorluğunun da farkındalar. Destekçilerinin isteği işler zorlaştığında bile onlara karşı açık ve dürüst olman.Bazı durumlarda onlardan yardım istemen bile gerekebilir. Tekrar söylüyoruz. Kime sırtını yasladın? Destekçilerine , yatırımcılarına..

Güçlü Bir İletişim PR’da büyük Kar Payları Öder.
Güçlü bir iletişim kurmadaki temel nokta derin bir iyi niyet rezervuarı inşa etmektir. Bir yandan da buna asla ihtiyacınız olmayacağını umarak tabi ki.. Bu iyi niyetin, insanların senin projene  yatırım yapması ve seni ileriye taşıma konusunda yardımcı olacağını söyleyebiliriz.
Ayrıca sana yolculuğunu destekçilerinle paylaşacak kadar dürüst ve açık biri olarak da itibar kazandıracak.
Sade bir PR çalışması altın değerinde , bir çok proje sahibi çok hevesli olmasına rağmen başarıya ulaşamıyor çünkü yatırım alabilmek için yeterli zaman ve enerji harcaması kısacası “iletişimin rock starı” olması gerekiyor.
Destekçilerinle tamamen açık ve dürüst bir iletişim kur. Başarında duvar taşlarına dönüşecek olan bir bağ inşa edeceksin. Uzun bir süre sonra , projenin kitlesel fonlama süreci son bulduğunda bile..

Neredeyse üç yıl oluyor. Türkiye’nin sürdürülebilirlik odaklı tek basılı aylık yayın organı EKOIQ, 4,5 yılı aşkın serüveninin ardından bir sekte-i kalp geçirmişti. İki aylık duraklamanın ardından derin bir soluk alıp tekrar yola koyulmanın yollarını arıyor, o dermanı ve gücü tekrar kazanmanın sıkıntılarıyla boğuşuyordu. Her yeni başlangıç için gerekli cansuyunu ararken, dostlarımız bizi Fongogo’ya yönlendirdi. Ve tekrar yola koyulmada, Fongogo’da biriken EKOIQ dostlarının desteği ilk ivmenin verilmesinde önemli bir rol oynadı.

EkoIQ

Bugün EKOIQ, ülkenin ve dünyanın tüm kötü gidişine, altüst oluşlara rağmen, 6. yılını devirmeye hazırlanıyorsa, işte o onlarca EKOIQ dostunun Fongogo aracılığıyla desteğinin de payını hiç unutmamak gerekiyor. 21. Yüzyılın yeni, demokratik eve katılımcı yapısının önemli gelişmelerinden biri sayılması gereken kitlesel fonlamaların, önümüzdeki süreçte çok daha kritik hale geleceği, nice projelerin hayalden gerçeğe dönüşmesinde rol oynayacağı açık. Bu noktada, bu platformlarda açılan kampanyaların duyurusunun ve tanıtımının daha iyi yapılması da son derece önemli. Bizim oldukça zayıf ve utangaç bir biçimde yürüttüğümüz bu çalışmanın, özellikle gençlerin elinde çok daha iyi sonuçlar vereceğine inanıyoruz, inançtan öte görüyoruz da…
Son bir not: Kampanya sonrasında, EKOIQ olarak, düze çıkar çıkmaz, aldığımız desteği başka güzel ve doğru projelere aktaracağımızı duyurduk. Aslında bir tür “Askıda Fon” uygulaması önerdik ve hatta bir kısmını da Good4Trust kampanyası için bağışlayarak bunu gerçekleştirdik. Buradan da duyuruyoruz, iktisadi olarak rahatladıkça kullanacağımız daha elimizde küçük bir askıda fon bulunuyor. Bunu da tüm kampanyacılara öneriyoruz. Aldığınız destekleri devredin, askıda fonlar büyüsün, devretsin, yeni iyiliklere vesile olsun…
Barış Doğru, EKOIQ kurucusu…

#Sinemasal, dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukları sinema başta olmak üzere sanatın tüm renkleriyle tanıştırma hayaliyle yola çıkan bir sosyal girişim.
sinemasal2

30 Aralık 2012’de çalışmalarına başlayana ve bugüne kadar yapılan etkinliklerle 20.414 çocuk ve ailesi hayatlarında ilk kez külttür sanat deneyimi yaşadı. Harvard Üniversitesi ve MIT ortaklığında Orta Doğu’nun ilham veren projelerinden biri seçilerek geçtiğimiz Kasım ayında Boston’da Generational Ambassador ilan edilen Sinemasal hayallerini tüm dünyaya duyurdu.

Geride kalan 4 başarılı yıl içerisinde Sinemasal için en önemli kırılma noktalardan biri Fongogo üzerinden hayata geçirilen kitlesel fonlama kampanyası ile Türkiye rekorunun kırılması oldu. 204 destekçiden 81.020 TL fon toplayan sosyal girişim, kampanyanın başarıya ulaştığı Ocak 2015 itibariyle hayallerine daha büyük adımlarla koşmaya başladı.

sinemasal 3

‘Bu masal bitmesin Sinemasal devam etsin!’ sloganıyla hayat bulan kampanya sayesinde toplanan fonlar Sinemasal’ın 2014 yılından kalan ödemelerinin tamamlanmasını sağlayarak yeni bir başlangıç yapılmasına vesile oldu. Bu güç sayesinde 2015 yılını konsept geliştirmeye adayan sosyal girişim, 2016 yılına muhteşem bir başlangıç yaptı. Daha önceleri yılda bir kez  Açık Hava Sinema Festivali ismiyle seçilen bir bölgedeki 6 ilde organize edile etkinlikler 2016 yılında daha fazla çocuğa ulaşabilmek için MiniFest konseptinin geliştirilmesiyle tüm Türkiye’ye yayıldı.

MiniFest konsepti kapsamında; 23 Nisan’da Soma Çocuk Şenliği, 13-14 Mayıs’ta Fener-Balat Çocuk Festivali, 20 Temmuz’da Guler Legacy Açık Hava Sinema Günleri, 6 Ağustos’ta Gemlik Çocuk Festivali ve 11 Ağustos’ta ise büyük çocuklara yönelik 4 Big Children Açık Hava Film Gösterimi projeleri hayata geçirildi. Beş farklı alternatifinin de pilot denemesi yapılmış olan MiniFest konsepti ’Siz hayal edin biz hayata geçirelim!’ sloganıyla 2017 yılı itibariyle 81 il 957 ilçeye yayılmayı planlıyor.

Şimdilerde ise Sinemasal Kültür Sanat Derneği çatısı altında Türkiye’de yaşayan 5-17 yaş arası 18 milyon 33 bin çocuğun tamamına sinema deneyimi yaşatılabilmesi adına Sinemasal Salı ve Sinemasal Akademi programları geliştiriliyor.

sinemasal 4

Sinemasal, Enes Kaya’nın başkanlığında Yönetim Kurulunda 3 kadın, 3 erkek; Danışma Kurulunda ise 5 kadın, 5 erkek üyenin yer aldığı 16 kişilik bir kadro tarafından yönetiliyor.

Ulusal ve uluslararası 9 stratejik partner çalışmalara katkı sunuyor.

Bu yapıya her yıl 27 farklı ülkeden gönüllü ve stajyerler dahil oluyor.

İlerleyen dönemlerde Sinemasal Ailesine farklı departmanlarda profesyonel çalışanların dahil edilmesi planlanıyor.

Sosyal girişiminin bugünlere gelmesinde Fongogo ile hayat bulan kampanyasının büyük etkili olduğunu dile getiren Enes Kaya tüm destekçilerine tekrardan teşekkürlerini iletiyor.

2013 yılında yolculuğuna başlayan ve bugüne kadar 20.414 çocuğun hayallerine ortak olan Sinemasal çalışmalarına ilerleyen dönemlerde daha fazla kişi, kurum ve kuruluşun dahil olması,

Kısa vadede toplumsal bir sorunun çözümüne,

Orta vadede kültür sanat bilincinin artışına,

Uzun vadede ise daha fazla nitelikli ve kaliteli sanatsal üretimin ortaya çıkarılmasına büyük katkıda bulunacağına inanılıyor.

Bu çalışmaların da Türkiye’nin sosyo-kültür gelişimine büyük fayda sağlayacağı net bir şekilde görülüyor.

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

En etkileyici projelerimizden SürdürülebilirYaşam.tv ile bir röportaj hazırladık! Proje sahiplerinden Tuna Özçuhadar’ın’in ağzından dinleyin!

Sizi biraz tanıyalım.
Aslen endüstriyel tasarımcıyım. Uzun zamandır içinde bulunduğumuz, daha doğrusu bizzat yarattığımız sürdürülemez sistemin ortaya çıkardığı sorunlara sadece endüstriyel ürünlerle çözüm üretemeyeceğimizi anladığımdan itibaren ilgi alanım daha ziyade sistemik sorunlara bu sorunların olası çözümlerine kaydı. Bu doğrultuda ürün-hizmet sistem tasarımı ve stratejik sürdürülebilirlik için sistem tasarımları ile ilgileniyorum. Yıllar önce Türkiye’de en acil konunun farkındalık artırma olduğunu anladığımızda Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize etmeye başladık. İçinde bulunduğumuz; iklim değişikliğinden sosyal çıkmazlara birbiriyle bağlantılı sorun yığınının anlaşılması ve bu olumsuz tabloda dahi çözümler üretilebileceğini örneklerle göstererek motive etmeyi amaçladık. Kitlesel fonlama kampanyası açtığımız www.surdurulebiliryasam.tv projesi ile bunu daha etkili ve yaygın gerçekleştirmek ve insanların tartıştığı, yorumlarla etkileşimde olduğu ve Türkiye genelinde yapılanları görüp karşılaştırabileceği bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Web sayfasının yakın bir gelecekte uluslararası versiyonunu da geliştireceğiz; aynı zamanda belli bir izleyici kitlesi oluştuğunda bu konuların tartışıldığı, fikir alışverişinde bulunulan, projeler ve çalışma gruplarının oluştuğu daha proaktif bir sosyal mecraya da dönüşmesini arzu ediyorum.

Festival ekibi ve yeni proje ekibi kardeş ekip; her iki proje birbiriyle göbek bağıyla bağlı. Bu sene Festival çekirdek ekibimiz benim dışımda Gamze Selçuk ve Pınar Öncel’den oluşuyor, surdurulebiliryasam.tv‘de ise Yaz Güvendi, Meriç Gürsoy, Emrah Kurum ve Pınar Öncel’in yanısıra her iki projede sosyal medyayı yürüten Mert Güller var; websitesini Cevher Bilger ile geliştiriyoruz. Filmlerin altyazılı kopyalarının hazırlanması ve hem festival gösterimlerine hem webe uygun şekilde formatlanmasını Orton Akıncı ile yürütüyoruz. Geçtiğimiz senelerde festival ekibinde bulunan, her sene onlarca filmi Türkçeye çeviren ve çeşitli konularda festivale destek olan onlarca kişi var.
bloog.fw
 
 Surdurulebiliryasam.tv nasıl bir proje?
www.surdurulebiliryasam.tv sürdürülebilirlikle ilgili çözüm barındıran, ilham verici gerçek hikayelerin paylaşılması için ortaya çıkan bir web projesi.
Bu projenin doğmasına vesile olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni 2008′den bu yana gönüllü olarak birçok gönüllünün de desteğiyle organize ediyoruz. Bu süreçte yıllar boyunca yüzlerce belgesel izledik/inceledik. Bütüncül bakış açısına sahip, bir konuyu farklı boyutlarıyla ele alan, tek taraflı bakmayan ve çağımızın çetrefilli sorunlarına çözüm önerileri içeren belgeselleri seçtik ve bu filmlerin ne kadar etkili olduğunu gözlemledik. Günlerce konuşsanız, konferanslara gitseniz elde edemeyeceğiniz etkiyi 1 saat içerisinde yaratıyor. Bu nedenle bu filmlerin daha çok insana ulaşması için surdurulebiliryasam.tv‘yi geliştirdik.
Aynı zamanda kurumların da sürdürülebilirlik için ne yaptığını filmler ile anlatabileceği bir kurgumuz var; kurumsal üyelik ile sivil toplum kuruluşları, şirketler, yerel yönetimler, eğitim kurumları vb herkes sürdürülebilir bir yaşam için ne yapıyorlarsa paylaşabilecekler… İyi örneklerin görünmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Kurumların üyeliğinden gelecek kaynakla gelecek yıllarda Festivali de fonlamak istiyoruz. Böylece festival ve websitesi birbirini besleyen döngüsel bir yapıda olacak, festival film içeriğini sağlarken websitesi de fon sağlayacak…
www.surdurulebiliryasam.tv kar amacı gütmeyen sosyal bir girişim. Websitesini, açıldığında filmleri izleyecek olan kullanıcıların gönüllerinden gelen katkılarla hayata geçireceğiz. Tüm kitlesel fonlama kampayalarında olduğu gibi katkı veren destekçilerimize ödüllerimiz de var tabii ki. Örneğin websitesinde yönetmenlerin/yapımcıların tercihi nedeniyle bazı filmler ücret karşılığında izlenebilecek (ücretin tamamı yönetmenlere gidecek). Ödüller arasında websitesi açıldığında bu filmlerin 5 tanesini ücretsiz izlemek var; veya destekçilerle 18 Ekim’de İstanbul yakınlarında gideceğimiz bir doğa yürüyüşü olacak… Festival posterleri ve tişörtünden oluşan bir hediye paketimiz var… Türkiye’ye gelen yönetmenlerle yemek organizasyonuna katılım; veya iş dünyasına yönelik bir günlük bir stratejik sürdürülebilirlik eğitimi… Destekçilere hem bütçesine uygun hem de işine yarayacak/hoşuna gidecek ödül seçenekleri hazırlamaya çalıştık.
 
Kitlesel fonlamanın sizin gibi projelere nasıl faydası olabilir?
Biraz önce bahsettiğim gibi, kitlesel fonlama özellikle sosyal girişimciler için çok önemli bir kaynak yaratma yöntemi. Amacı sadece kar elde etmek olmayan, sosyal fayda amaçlayan girişimlerin anonim olarak yaygın bir kitle tarafından fonlanması kadar anlamlı bir şey olamaz. Aslında bir bakıma toplumun erozyona uğramış, unutulmuş temel değerlerini hatırlatmaya, restore etmeye yardımcı da olabilir. Parayla ilişkimize yeni bir boyut katacağını düşünüyorum. Kitlesel fonlama ülkemizde çok yeni; biliyorsunuz bizde para istemek ayıptır, bu açıdan bakıldığında kültürel bir bariyer var gibi. Ancak anlaşıldığında benimseneceğini düşünüyorum; ne de olsa köklerde dayanışma kültürü de var. Bu konuda aslında Türkiye’deki en güzel ve öncü örneklerden birisi Açık Radyo; 2005 ya da 2006′dan bu yana her sene dinleyicilerle birlikte nefis bir kampanya yürütüyor.
Kampanyamızda şu ana kadar gördük ki, kitlesel fonlamanın ne olduğu tam anlaşılmıyor; çoğu insan daha önce hiç duymamış, ne olduğunu, nasıl işlediğini bilmiyorlar, bir fonlama kampanyası olduğunu özellikle vurgulamak, anlatmak gerekiyor… Dolayısıyla bir süre kitlesel fonlamaya başvuranlar aynı zamanda bu yöntemin duyulması için değerli bir katkı vermiş oluyorlar.
Kitlesel fonlamanın bilinmediği bir coğrafyada bu işe soyunmak cesaret isteyen bir girişim olduğunu düşünüyorum, hem kampanya sahipleri için hem de Fongogo için. Sizin yaklaşımınızı profesyonel ve destekleyici bulduğumu da belirtmek isterim, teşekkür ederiz.

Başarılı genç yönetmen ve yazar Deniz Tarsus bize eşsiz projesi Varvara‘yı anlattı!

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Deniz Tarsus. Bodrum’da doğdum büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a yerleştim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-Tv Bölümü’nü bitirdikten sonra kendi projelerim için çalışmalarımı sürdürdüm. Üç kısa film yazıp yönettim. Belli festivallerde yarıştı filmler. Ayrıca video projelerim oldu. Bir yandan da öykü yazıyorum. İlk öykü kitabım ‘Ozo Ozo Çakta’ Dedalus Yayınları’ndan çıktı. İkinci kitabım ‘Ayrıkotu’ Can Yayınları tarafından yayımlandı. İlk çocuk kitabım ‘Babam Bir Astronot’ ise Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor. Sonuç olarak yaklaşık dokuz senedir bu büyük kentte nefes almaya çalışıyorum.

Şimdi de elimizde güzel ve heyecan verici bir proje var. Bodrum’un insanları, sünger avcıları hakkında. Belgesel projesinin çekimlerini tamamladık. Post aşamasında belgesele son şeklini verip sunmak istiyoruz.

var.fw

“Varvara” nasıl bir proje?

Belgesel projemizin konusu 1980’lerde son bulan bir meslek hakkında. Süngerciliği meslek edinmiş dalgıçların ve deniz adamlarının hikayelerini anlatmak amacımız elbette. Ancak süngercilik artık ölü meslek. Türkiye’de yapılmıyor.

Röportajlarımızı tamamlayıp masaya oturduğumuzda elimizde konuşmalar dışında materyal olmadığını fark ettik. Bu da belgeseli sıkıcı bir formata sokuyor ister istemez. Birileri oturmuş sürekli konuşuyor. Bu da izleme keyfini çokça azaltan bir seçenek. Süngerciler faal çalışmadığı için elimde çekebileceğim materyal de kalmıyor. Öyle olunca animasyonla belgeseli görsel olarak güçlendirmek istedik. Sünger avcıları konuşurken anlatılan mevzuya paralel animasyon planlar ekleyeceğiz özet olarak.

Filmin festivallerde gösterileceğini ve yarışacağını umuyorum. Bir ödülümüzde destekçimizi sponsorum olarak göstereceğim. Festival kartıyla istediği film gösterimine girebilecek, kısacası festival konuğumuz olacak. Bir diğer ödülde ise destekçimizi alıyorum ve güzel bir yemeğe çıkıyoruz birlikte. Bir başka ödülde ise Kalimnos turu var. Kalimnos’ta hala faal çalışan sünger dükkanları var. Hatta orada birkaç çekimimiz de oldu. Destekçimizle birlikte dükkanları ve adayı dolaşmayı planlıyorum. Diğer ödüllerimizde ise özel tasarım baskı tişörtlerimiz, kamera arkası görüntülerimiz ve  denizden çıkarılmış Yunanistan’dan gelen sünger gibi hediyelerimiz var.

Kitlesel fonlamanın Türkiye’deki gidişatını nasıl buluyorsun?

Türkiye’de fonlama sisteminin yeni yeni gelişmeye başladığını görüyorum. Fongogo’nun çok faal ve etkin çalıştığını, projeleri bir üst kademeye taşımak için belli stratejiler geliştirmeye çalıştığını gördüm. Teşvik ve takdir doğru yönlendirmelerle aşamalandırılmış. Türkiye’de özellikle benim sektörüm, sinema sektörü için fon-destek çok çok az. Çok az kurumdan kısıtlı destek verilebiliyor. Yurtdışında bunun çok doğru kademelere getirildiğini gördüm. Ancak Türkiye’de destek belli kesimlere ve kişilere gidiyor sadece. Para akışı belirlenmiş önceden. O yüzden internet üzerinden fonlama yoluna gitmek çok büyük destek ve teşvik bizim için.

Fongogo‘nun harika projelerinden SineMASAL bu haftaki konuğumuz!

SineMASAL’ı kısaca tanıyabilir miyiz?

7 yıllık fikri hazırlık sürecinin ardından Aralık 2012’de aktif olarak çalışmalara başlanan, 45 kişilik gönüllü bir ekip tarafından organize edilen SineMASAL bir Sosyal Girişimcilik projesidir. ‘Sinema Artık Köylerde’ mottosu ile çıktığımız bu yolda, Sinema’nın büyüsünün kırsal kesimlere de yayılması için çalışıyor, farklılıkların aslında zenginlik kaynağı olduğu bilincini aktarıyoruz.

2013 yılında ilkini gerçekleştirdiğimiz SineMASAL festivalimiz,

* Avrupa’nın 6 ülkesini Güneydoğu‘nun 6 ili ile buluşturdu.

* 7 binin üzerinde kişiyle temasa geçerek % 87 lik oranla köy halkını ilk defa sinema ile tanıştırmış oldu.

1958091_719265851428314_648964517_n

Fongogo ile gerçekleştirdiğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

 14 aydır gönüllülük esasına dayalı yürüttüğümüz çalışmalarımız, gönüllülüğün ötesinde maddi imkansızlıklardan dolayı Ocak 2014 itibariyle durma noktasına geldi. Birçok fedekarlıklara ve üst düzey emeğe ragmen böyle bir oluşumun yoluna devam edememe kaygısı üzerine finansal çözümler üzerine araştırmalar yaptık. 2014 Haziran’ında Karadeniz’de bu masala devam etmek istiyorduk. Kurumsal destekçilerin ve sponsorların karşısında kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmemiz gerekiyordu. Tüm bu araştırmalar sonucu en akıllı çözümün Kitlesel Fonlama olacağına inandık ve bu sevgiye ortak olmak ister misiniz sorusu ile bir nevi oluşumumuzu halka arz etmiş olduk.

Fongogo ve kitlesel fonlama ülkemizde nasıl bir fark yaratabilir?

Kitlesel fonlama Dünya genelinde yaygın ancak ülkemizde çok yeni bir kavram. İnsanlara her şeyden önce bu yapıyı anlatma adına büyük efor harcıyor, sistemin güvenilirliğine ikna etmeye çalışıyoruz. Ülke olarak bir şeyleri takdir etmeyi çok seviyoruz ancak bu takdir şeklimiz sadece laf kalabalığı içeren yorumlar ve klişe olmuş kalıplaşmış sözcüklerden öte gidemiyor. Birileri işin bir ucundan da sizin tutmanız teklif ettiğinde o kadar bilmiş insanları çok fazla ortalıklarda göremiyorsunuz ;)Fongogo Kitlesel Fonlama alanında ülkemizde en kurumsal ve profesyonel bir yapı olarak dikkat çekiyor. Her ne kadar pay pal ile sınırlı kalmış ödeme sistemi kullanıcılarına şimdilik işkence çektiriyor olsa da kampanya başlatanlar adına kullanımı kolay ve kaliteli arayüzü ile tercih sebebi oluyor. Umuyoruz ki Fongogo ödeme yöntemi kolaylığının hayata geçirilmesinin yanı sıra bilinirliğini ve görünürlüğünü ön plana çıkararak kampanya oluşturanlar için ve destekleyiciler için tercihte ilk sırada kalmaya devam edecektir.

Tercih demişken sizler manevi tahmin tercihlerinizi hangi yönde kullanıyorsunuz? Hali hazırda devam eden bir kampanyamız varken sizlere burada buyrunuz diyoruz:

http://fongogo.com/p/sinemasal-sinema-artik-koylerde

Post Navigation