#Sinemasal, dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukları sinema başta olmak üzere sanatın tüm renkleriyle tanıştırma hayaliyle yola çıkan bir sosyal girişim.
sinemasal2

30 Aralık 2012’de çalışmalarına başlayana ve bugüne kadar yapılan etkinliklerle 20.414 çocuk ve ailesi hayatlarında ilk kez külttür sanat deneyimi yaşadı. Harvard Üniversitesi ve MIT ortaklığında Orta Doğu’nun ilham veren projelerinden biri seçilerek geçtiğimiz Kasım ayında Boston’da Generational Ambassador ilan edilen Sinemasal hayallerini tüm dünyaya duyurdu.

Geride kalan 4 başarılı yıl içerisinde Sinemasal için en önemli kırılma noktalardan biri Fongogo üzerinden hayata geçirilen kitlesel fonlama kampanyası ile Türkiye rekorunun kırılması oldu. 204 destekçiden 81.020 TL fon toplayan sosyal girişim, kampanyanın başarıya ulaştığı Ocak 2015 itibariyle hayallerine daha büyük adımlarla koşmaya başladı.

sinemasal 3

‘Bu masal bitmesin Sinemasal devam etsin!’ sloganıyla hayat bulan kampanya sayesinde toplanan fonlar Sinemasal’ın 2014 yılından kalan ödemelerinin tamamlanmasını sağlayarak yeni bir başlangıç yapılmasına vesile oldu. Bu güç sayesinde 2015 yılını konsept geliştirmeye adayan sosyal girişim, 2016 yılına muhteşem bir başlangıç yaptı. Daha önceleri yılda bir kez  Açık Hava Sinema Festivali ismiyle seçilen bir bölgedeki 6 ilde organize edile etkinlikler 2016 yılında daha fazla çocuğa ulaşabilmek için MiniFest konseptinin geliştirilmesiyle tüm Türkiye’ye yayıldı.

MiniFest konsepti kapsamında; 23 Nisan’da Soma Çocuk Şenliği, 13-14 Mayıs’ta Fener-Balat Çocuk Festivali, 20 Temmuz’da Guler Legacy Açık Hava Sinema Günleri, 6 Ağustos’ta Gemlik Çocuk Festivali ve 11 Ağustos’ta ise büyük çocuklara yönelik 4 Big Children Açık Hava Film Gösterimi projeleri hayata geçirildi. Beş farklı alternatifinin de pilot denemesi yapılmış olan MiniFest konsepti ’Siz hayal edin biz hayata geçirelim!’ sloganıyla 2017 yılı itibariyle 81 il 957 ilçeye yayılmayı planlıyor.

Şimdilerde ise Sinemasal Kültür Sanat Derneği çatısı altında Türkiye’de yaşayan 5-17 yaş arası 18 milyon 33 bin çocuğun tamamına sinema deneyimi yaşatılabilmesi adına Sinemasal Salı ve Sinemasal Akademi programları geliştiriliyor.

sinemasal 4

Sinemasal, Enes Kaya’nın başkanlığında Yönetim Kurulunda 3 kadın, 3 erkek; Danışma Kurulunda ise 5 kadın, 5 erkek üyenin yer aldığı 16 kişilik bir kadro tarafından yönetiliyor.

Ulusal ve uluslararası 9 stratejik partner çalışmalara katkı sunuyor.

Bu yapıya her yıl 27 farklı ülkeden gönüllü ve stajyerler dahil oluyor.

İlerleyen dönemlerde Sinemasal Ailesine farklı departmanlarda profesyonel çalışanların dahil edilmesi planlanıyor.

Sosyal girişiminin bugünlere gelmesinde Fongogo ile hayat bulan kampanyasının büyük etkili olduğunu dile getiren Enes Kaya tüm destekçilerine tekrardan teşekkürlerini iletiyor.

2013 yılında yolculuğuna başlayan ve bugüne kadar 20.414 çocuğun hayallerine ortak olan Sinemasal çalışmalarına ilerleyen dönemlerde daha fazla kişi, kurum ve kuruluşun dahil olması,

Kısa vadede toplumsal bir sorunun çözümüne,

Orta vadede kültür sanat bilincinin artışına,

Uzun vadede ise daha fazla nitelikli ve kaliteli sanatsal üretimin ortaya çıkarılmasına büyük katkıda bulunacağına inanılıyor.

Bu çalışmaların da Türkiye’nin sosyo-kültür gelişimine büyük fayda sağlayacağı net bir şekilde görülüyor.

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

En etkileyici projelerimizden SürdürülebilirYaşam.tv ile bir röportaj hazırladık! Proje sahiplerinden Tuna Özçuhadar’ın’in ağzından dinleyin!

Sizi biraz tanıyalım.
Aslen endüstriyel tasarımcıyım. Uzun zamandır içinde bulunduğumuz, daha doğrusu bizzat yarattığımız sürdürülemez sistemin ortaya çıkardığı sorunlara sadece endüstriyel ürünlerle çözüm üretemeyeceğimizi anladığımdan itibaren ilgi alanım daha ziyade sistemik sorunlara bu sorunların olası çözümlerine kaydı. Bu doğrultuda ürün-hizmet sistem tasarımı ve stratejik sürdürülebilirlik için sistem tasarımları ile ilgileniyorum. Yıllar önce Türkiye’de en acil konunun farkındalık artırma olduğunu anladığımızda Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize etmeye başladık. İçinde bulunduğumuz; iklim değişikliğinden sosyal çıkmazlara birbiriyle bağlantılı sorun yığınının anlaşılması ve bu olumsuz tabloda dahi çözümler üretilebileceğini örneklerle göstererek motive etmeyi amaçladık. Kitlesel fonlama kampanyası açtığımız www.surdurulebiliryasam.tv projesi ile bunu daha etkili ve yaygın gerçekleştirmek ve insanların tartıştığı, yorumlarla etkileşimde olduğu ve Türkiye genelinde yapılanları görüp karşılaştırabileceği bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Web sayfasının yakın bir gelecekte uluslararası versiyonunu da geliştireceğiz; aynı zamanda belli bir izleyici kitlesi oluştuğunda bu konuların tartışıldığı, fikir alışverişinde bulunulan, projeler ve çalışma gruplarının oluştuğu daha proaktif bir sosyal mecraya da dönüşmesini arzu ediyorum.

Festival ekibi ve yeni proje ekibi kardeş ekip; her iki proje birbiriyle göbek bağıyla bağlı. Bu sene Festival çekirdek ekibimiz benim dışımda Gamze Selçuk ve Pınar Öncel’den oluşuyor, surdurulebiliryasam.tv‘de ise Yaz Güvendi, Meriç Gürsoy, Emrah Kurum ve Pınar Öncel’in yanısıra her iki projede sosyal medyayı yürüten Mert Güller var; websitesini Cevher Bilger ile geliştiriyoruz. Filmlerin altyazılı kopyalarının hazırlanması ve hem festival gösterimlerine hem webe uygun şekilde formatlanmasını Orton Akıncı ile yürütüyoruz. Geçtiğimiz senelerde festival ekibinde bulunan, her sene onlarca filmi Türkçeye çeviren ve çeşitli konularda festivale destek olan onlarca kişi var.
bloog.fw
 
 Surdurulebiliryasam.tv nasıl bir proje?
www.surdurulebiliryasam.tv sürdürülebilirlikle ilgili çözüm barındıran, ilham verici gerçek hikayelerin paylaşılması için ortaya çıkan bir web projesi.
Bu projenin doğmasına vesile olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni 2008′den bu yana gönüllü olarak birçok gönüllünün de desteğiyle organize ediyoruz. Bu süreçte yıllar boyunca yüzlerce belgesel izledik/inceledik. Bütüncül bakış açısına sahip, bir konuyu farklı boyutlarıyla ele alan, tek taraflı bakmayan ve çağımızın çetrefilli sorunlarına çözüm önerileri içeren belgeselleri seçtik ve bu filmlerin ne kadar etkili olduğunu gözlemledik. Günlerce konuşsanız, konferanslara gitseniz elde edemeyeceğiniz etkiyi 1 saat içerisinde yaratıyor. Bu nedenle bu filmlerin daha çok insana ulaşması için surdurulebiliryasam.tv‘yi geliştirdik.
Aynı zamanda kurumların da sürdürülebilirlik için ne yaptığını filmler ile anlatabileceği bir kurgumuz var; kurumsal üyelik ile sivil toplum kuruluşları, şirketler, yerel yönetimler, eğitim kurumları vb herkes sürdürülebilir bir yaşam için ne yapıyorlarsa paylaşabilecekler… İyi örneklerin görünmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Kurumların üyeliğinden gelecek kaynakla gelecek yıllarda Festivali de fonlamak istiyoruz. Böylece festival ve websitesi birbirini besleyen döngüsel bir yapıda olacak, festival film içeriğini sağlarken websitesi de fon sağlayacak…
www.surdurulebiliryasam.tv kar amacı gütmeyen sosyal bir girişim. Websitesini, açıldığında filmleri izleyecek olan kullanıcıların gönüllerinden gelen katkılarla hayata geçireceğiz. Tüm kitlesel fonlama kampayalarında olduğu gibi katkı veren destekçilerimize ödüllerimiz de var tabii ki. Örneğin websitesinde yönetmenlerin/yapımcıların tercihi nedeniyle bazı filmler ücret karşılığında izlenebilecek (ücretin tamamı yönetmenlere gidecek). Ödüller arasında websitesi açıldığında bu filmlerin 5 tanesini ücretsiz izlemek var; veya destekçilerle 18 Ekim’de İstanbul yakınlarında gideceğimiz bir doğa yürüyüşü olacak… Festival posterleri ve tişörtünden oluşan bir hediye paketimiz var… Türkiye’ye gelen yönetmenlerle yemek organizasyonuna katılım; veya iş dünyasına yönelik bir günlük bir stratejik sürdürülebilirlik eğitimi… Destekçilere hem bütçesine uygun hem de işine yarayacak/hoşuna gidecek ödül seçenekleri hazırlamaya çalıştık.
 
Kitlesel fonlamanın sizin gibi projelere nasıl faydası olabilir?
Biraz önce bahsettiğim gibi, kitlesel fonlama özellikle sosyal girişimciler için çok önemli bir kaynak yaratma yöntemi. Amacı sadece kar elde etmek olmayan, sosyal fayda amaçlayan girişimlerin anonim olarak yaygın bir kitle tarafından fonlanması kadar anlamlı bir şey olamaz. Aslında bir bakıma toplumun erozyona uğramış, unutulmuş temel değerlerini hatırlatmaya, restore etmeye yardımcı da olabilir. Parayla ilişkimize yeni bir boyut katacağını düşünüyorum. Kitlesel fonlama ülkemizde çok yeni; biliyorsunuz bizde para istemek ayıptır, bu açıdan bakıldığında kültürel bir bariyer var gibi. Ancak anlaşıldığında benimseneceğini düşünüyorum; ne de olsa köklerde dayanışma kültürü de var. Bu konuda aslında Türkiye’deki en güzel ve öncü örneklerden birisi Açık Radyo; 2005 ya da 2006′dan bu yana her sene dinleyicilerle birlikte nefis bir kampanya yürütüyor.
Kampanyamızda şu ana kadar gördük ki, kitlesel fonlamanın ne olduğu tam anlaşılmıyor; çoğu insan daha önce hiç duymamış, ne olduğunu, nasıl işlediğini bilmiyorlar, bir fonlama kampanyası olduğunu özellikle vurgulamak, anlatmak gerekiyor… Dolayısıyla bir süre kitlesel fonlamaya başvuranlar aynı zamanda bu yöntemin duyulması için değerli bir katkı vermiş oluyorlar.
Kitlesel fonlamanın bilinmediği bir coğrafyada bu işe soyunmak cesaret isteyen bir girişim olduğunu düşünüyorum, hem kampanya sahipleri için hem de Fongogo için. Sizin yaklaşımınızı profesyonel ve destekleyici bulduğumu da belirtmek isterim, teşekkür ederiz.

Başarılı genç yönetmen ve yazar Deniz Tarsus bize eşsiz projesi Varvara‘yı anlattı!

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Deniz Tarsus. Bodrum’da doğdum büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a yerleştim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-Tv Bölümü’nü bitirdikten sonra kendi projelerim için çalışmalarımı sürdürdüm. Üç kısa film yazıp yönettim. Belli festivallerde yarıştı filmler. Ayrıca video projelerim oldu. Bir yandan da öykü yazıyorum. İlk öykü kitabım ‘Ozo Ozo Çakta’ Dedalus Yayınları’ndan çıktı. İkinci kitabım ‘Ayrıkotu’ Can Yayınları tarafından yayımlandı. İlk çocuk kitabım ‘Babam Bir Astronot’ ise Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor. Sonuç olarak yaklaşık dokuz senedir bu büyük kentte nefes almaya çalışıyorum.

Şimdi de elimizde güzel ve heyecan verici bir proje var. Bodrum’un insanları, sünger avcıları hakkında. Belgesel projesinin çekimlerini tamamladık. Post aşamasında belgesele son şeklini verip sunmak istiyoruz.

var.fw

“Varvara” nasıl bir proje?

Belgesel projemizin konusu 1980’lerde son bulan bir meslek hakkında. Süngerciliği meslek edinmiş dalgıçların ve deniz adamlarının hikayelerini anlatmak amacımız elbette. Ancak süngercilik artık ölü meslek. Türkiye’de yapılmıyor.

Röportajlarımızı tamamlayıp masaya oturduğumuzda elimizde konuşmalar dışında materyal olmadığını fark ettik. Bu da belgeseli sıkıcı bir formata sokuyor ister istemez. Birileri oturmuş sürekli konuşuyor. Bu da izleme keyfini çokça azaltan bir seçenek. Süngerciler faal çalışmadığı için elimde çekebileceğim materyal de kalmıyor. Öyle olunca animasyonla belgeseli görsel olarak güçlendirmek istedik. Sünger avcıları konuşurken anlatılan mevzuya paralel animasyon planlar ekleyeceğiz özet olarak.

Filmin festivallerde gösterileceğini ve yarışacağını umuyorum. Bir ödülümüzde destekçimizi sponsorum olarak göstereceğim. Festival kartıyla istediği film gösterimine girebilecek, kısacası festival konuğumuz olacak. Bir diğer ödülde ise destekçimizi alıyorum ve güzel bir yemeğe çıkıyoruz birlikte. Bir başka ödülde ise Kalimnos turu var. Kalimnos’ta hala faal çalışan sünger dükkanları var. Hatta orada birkaç çekimimiz de oldu. Destekçimizle birlikte dükkanları ve adayı dolaşmayı planlıyorum. Diğer ödüllerimizde ise özel tasarım baskı tişörtlerimiz, kamera arkası görüntülerimiz ve  denizden çıkarılmış Yunanistan’dan gelen sünger gibi hediyelerimiz var.

Kitlesel fonlamanın Türkiye’deki gidişatını nasıl buluyorsun?

Türkiye’de fonlama sisteminin yeni yeni gelişmeye başladığını görüyorum. Fongogo’nun çok faal ve etkin çalıştığını, projeleri bir üst kademeye taşımak için belli stratejiler geliştirmeye çalıştığını gördüm. Teşvik ve takdir doğru yönlendirmelerle aşamalandırılmış. Türkiye’de özellikle benim sektörüm, sinema sektörü için fon-destek çok çok az. Çok az kurumdan kısıtlı destek verilebiliyor. Yurtdışında bunun çok doğru kademelere getirildiğini gördüm. Ancak Türkiye’de destek belli kesimlere ve kişilere gidiyor sadece. Para akışı belirlenmiş önceden. O yüzden internet üzerinden fonlama yoluna gitmek çok büyük destek ve teşvik bizim için.

Fongogo‘nun harika projelerinden SineMASAL bu haftaki konuğumuz!

SineMASAL’ı kısaca tanıyabilir miyiz?

7 yıllık fikri hazırlık sürecinin ardından Aralık 2012’de aktif olarak çalışmalara başlanan, 45 kişilik gönüllü bir ekip tarafından organize edilen SineMASAL bir Sosyal Girişimcilik projesidir. ‘Sinema Artık Köylerde’ mottosu ile çıktığımız bu yolda, Sinema’nın büyüsünün kırsal kesimlere de yayılması için çalışıyor, farklılıkların aslında zenginlik kaynağı olduğu bilincini aktarıyoruz.

2013 yılında ilkini gerçekleştirdiğimiz SineMASAL festivalimiz,

* Avrupa’nın 6 ülkesini Güneydoğu‘nun 6 ili ile buluşturdu.

* 7 binin üzerinde kişiyle temasa geçerek % 87 lik oranla köy halkını ilk defa sinema ile tanıştırmış oldu.

1958091_719265851428314_648964517_n

Fongogo ile gerçekleştirdiğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

 14 aydır gönüllülük esasına dayalı yürüttüğümüz çalışmalarımız, gönüllülüğün ötesinde maddi imkansızlıklardan dolayı Ocak 2014 itibariyle durma noktasına geldi. Birçok fedekarlıklara ve üst düzey emeğe ragmen böyle bir oluşumun yoluna devam edememe kaygısı üzerine finansal çözümler üzerine araştırmalar yaptık. 2014 Haziran’ında Karadeniz’de bu masala devam etmek istiyorduk. Kurumsal destekçilerin ve sponsorların karşısında kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmemiz gerekiyordu. Tüm bu araştırmalar sonucu en akıllı çözümün Kitlesel Fonlama olacağına inandık ve bu sevgiye ortak olmak ister misiniz sorusu ile bir nevi oluşumumuzu halka arz etmiş olduk.

Fongogo ve kitlesel fonlama ülkemizde nasıl bir fark yaratabilir?

Kitlesel fonlama Dünya genelinde yaygın ancak ülkemizde çok yeni bir kavram. İnsanlara her şeyden önce bu yapıyı anlatma adına büyük efor harcıyor, sistemin güvenilirliğine ikna etmeye çalışıyoruz. Ülke olarak bir şeyleri takdir etmeyi çok seviyoruz ancak bu takdir şeklimiz sadece laf kalabalığı içeren yorumlar ve klişe olmuş kalıplaşmış sözcüklerden öte gidemiyor. Birileri işin bir ucundan da sizin tutmanız teklif ettiğinde o kadar bilmiş insanları çok fazla ortalıklarda göremiyorsunuz ;)Fongogo Kitlesel Fonlama alanında ülkemizde en kurumsal ve profesyonel bir yapı olarak dikkat çekiyor. Her ne kadar pay pal ile sınırlı kalmış ödeme sistemi kullanıcılarına şimdilik işkence çektiriyor olsa da kampanya başlatanlar adına kullanımı kolay ve kaliteli arayüzü ile tercih sebebi oluyor. Umuyoruz ki Fongogo ödeme yöntemi kolaylığının hayata geçirilmesinin yanı sıra bilinirliğini ve görünürlüğünü ön plana çıkararak kampanya oluşturanlar için ve destekleyiciler için tercihte ilk sırada kalmaya devam edecektir.

Tercih demişken sizler manevi tahmin tercihlerinizi hangi yönde kullanıyorsunuz? Hali hazırda devam eden bir kampanyamız varken sizlere burada buyrunuz diyoruz:

http://fongogo.com/p/sinemasal-sinema-artik-koylerde

En heyecanlı proje sahiplerimizde Ege de “Nasıl Başardılar?” projesini sonunda Fongogo‘da yayına soktu. Pek çok kişiye ilham verecek bu kitap projesinin detaylarını bir de onun ağzından dinleyin.

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ege Tütüncü.
19 yaşındayım, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık bölümünde okumaktayım. Snowboard ve Motorcross dalında Türkiye derecelerim bulunmakta. Futbol oynamayı severim ve ayrıca klarnet, yanflüt, piyano çalmaktayım.

slayt1

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misin?

Fongogo‘yu yakın zamandan beri takip ediyorum. Genelde kişisel gelişim kitaplarından başka kitap okumayı tercih etmiyorum. Bir gün  kitapçıdan kitap alırken, ”  kişisel gelişim hakkında bu kadar bilgi edinmişken niye ben de bir şeyler yapmayayım” diye düşündüm. O an aklıma başarılı insanların hikayelerini derlemek ve insanlara umutsuzluğun, hayal kırıklığının , stresin altından inanıldığı takdirde nasıl kalkıldığını gösterip, imkansızı başarabileceklerini anlatmak geldi. Kitap için çalışmalara başladım. Sırayla isimleri belirliyorum ve görüşmeler için bu isimlerden randevu talep ediyorum. Ankara’da yaşadığım için günübirlik İstanbul’a geliyorum ve görüşmelerimi yapıyorum. Yorucu olsa da, keyifli geçiyor. Türkiye’nin en tanınmış, başarılı isimleri projemi duydukça desteklerini esigemediler. Şu an her şey yolunda gidiyor fakat bazı isimlere ulaşmak o kadar da kolay olmuyor. İşin içinde egoyu hissettiğim zaten düşündüğüm isimleri direk eliyorum, çünkü kitapta mütevazilikle ve erdemle başarılı olmuş insanların olması okuyanların örnek alabilmesi için oldukça önemli. Bu projemi Fongogo ile paylaşmak istedim ve sonunda yayına girdi. Proje yayınlanalı bir kaç gün olmasına rağmen maddi ve manevi desteklerin gelmesi, mail kutumun hiç boş kalmaması mutluluk verici :)

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Fongogo henüz taze bir site olmasına rağmen, sağlam bir altyapı ve başarılı bir ekibe sahip. Tanındıkça daha fazla ilgi çekeceğine ve kitlesel fonlama konusunda Türkiye’nin 1 numarası olacağına inancım tam. Fongogo‘nun projeme maddi destek yaratması tabii ki önemli; ama manevi açıdan da destek veriyor. İlerleyen günlerde daha verimli çalışmalara ve görüşmelere imza atacağımı, Fongogo sayesinde büyük bir kitleye ulaşacağımı ve maddi manevi desteğin en güzelini alacağıma inanıyorum. Fongogo olmasa bu kadar rahat olamazdım. Umarım hep birlikte çok güzel sonuçlar elde ederiz.

Ege’nin “Nasıl Başardılar?” isimli kitap projesini buradan destekleyebilirsiniz.

Fongogo‘nun en son projesi Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu yayında! Bizi çok heyecanlandıran bu projeyi daha yakından tanıyın diye proje sahibi Yücel Tunca ile konuştuk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Yücel Tunca.
Basın fotoğrafçılığı kökenli bir fotoğrafçıyım. Uzun sayılabilecek bir süre boyunca basın fotoğrafçılığı ve fotoğraf editörlüğü yaptım. 2004 yılında Galata Fotoğrafhanesi’ni kurdum, Fotoğraf Vakfı’nın da kurucuları arasında yer aldım. Halen her iki yapının da yöneticiliğini yapıyorum. Bir yandan da Galata Fotoğrafhanesi ve Bilgi Üniversitesi’nde fotoğraf dersleri veriyorum.

800 (4)

Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu’ndan bahsedebilir misiniz?

Fongogo‘nun destek çağrısı, hazırlıklarını sürdürdüğümüz Türkiye’de ilk kez yapılacak olan “Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu” üzerine. Fotoğraf Vakfı’nın kurulmasına da sebep olan Fotoğrafçı Çocuklar Atölyeleri’ni 1999 yılından bu yana düzenliyoruz. İlk olarak 1999 Marmara Depremi sonrasında İzmit ve Adapazarı’nda başlattığımız bu atölyeler yıllar içerisinde devam etti. Ülkenin birçok bölgesinde sayıları bini geçen çocukla, gençle çalıştık. İlerleyen zaman içinde bizden başka yapılar da çocuklarla ve gençlerle fotoğraf alanında çalışmalar yürüttü. Şimdi aradan geçen 15 yıla yakın bir zaman sonunda elde edilen deneyimi gözden geçirme, yeni atölye metodları üzerine fikir alış verişinde bulunma ve gelecekte bizim ya da farklı grupların yürüteceği atölyelere model oluşturma, var olan modeli güçlendirme amacıyla Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu‘nu organize etmeye karar verdik.

11-12 Ocak tarihlerinde İstanbul’da yapılacak sempozyum. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve ABD’den fotoğraf öğreticileri ile akademisyenlerin bildiriler sunacağı sempozyumun sonunda bu bildirileri ve tartışmaları kapsayacak bir kitap yayınlayacağız. Umuyorum ki yayınlanacak bu kitap bundan sonraki atölye planlayıcılarına, yürütücülerine ışık tutacak.

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu, Galata Fotoğrafhanesi, Sivil Düşün ve Açık Toplum Vakfı’nın destekleriyle gerçekleşecek. Ancak tüm masrafları karşılayamıyor bu destekler ne yazık ki. Bu nedenle son dönemde epey işlevsel olduğu kesinleşen kitlesel fonlama kuruluşlarıyla işbirliğine girmek önemliydi. Fongogo da bu anlamda gereksindiğimiz bir kuruluş olarak karşımıza çıktı. İnsanların hayallerini gerçekleştirmek için her defasında büyük sponsorlarla çalışmaları gerekmemeli. Bir noktadan baktığınızda sponsorluk kurumu belli ölçülerde özgür düşünmenin ve hareket etmenin önünde bir engel oluşturabiliyor. Oysa ki başkalarının ilgisini çekebilecek, destek olmaktan mutluluk duyacakları projenizi onlara anlatabilirseniz yepyeni bir kaynağı açığa çıkarmış olursunuz. Son yıllarda  büyük sponsor arayışlarından uzak durmaya çalıştığımız, pek çok düşüncemizi bu tür imecelerle hayata geçirdiğimiz için deneyimler ışığında rahatça söyleyebiliyorum bunu.

Projeyi buradan destekleyebilirsiniz.

Sen-De-Gel derneği çalışanlarından Turgut Derman projeleriyle ilgili ayrıntıları destekçileriyle paylaştı!
SenDeGel hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?

Sosyal ve Ekonomik Yaşamda Nitelikli Değişim ve Gelişime Destek Derneği
Dünyanın en yoksul ülkelerinde, sürdürülebilir kalkınma projeleri gerçekleştirerek toplumsal gelişime destek vermek amacını taşıyan Sen-De-Gel, aralarında İbrahim Betil ve Aziz Akgül gibi alanda öncü olan kişilerin de bulunduğu bir ekibin çabasıyla 2012’de hayata geçti.

Sen-De-Gel çalışmalarına ilk olarak iki yıl önce yerel paydaşı WACC (Women Advancement & Child Care) işbirliği ile Gambiya’da başladı. İşbirliğinin ilk meyvesi, Sutukung köyü yerel yönetimine teslim edilen 2 balıkçı teknesi oldu ve Buzdolabı, Küçükbaş Hayvancılık, Pirinççilik gibi çeşitli mikrokredi projeleriyle devam etti. Tüm projelerin kontrol ve takibi Türkiye’den gönderilen bir gönüllü tarafından gerçekleşti.

AMAÇLARIMIZ:

  • Yerel, ulusal ve uluslararası alanda, her türlü toplumsal duyarlılık projelerinin oluşturulması ve geliştirilmesi kapsamında sosyal yardım projeleri, insanların ekonomik ve sosyal gelişimlerine yönelik destek projeleri ve toplumsal duyarlılık kapsamında benzer başka projeler hazırlamak, hazırlanmasına destek vermek ve uygulamak,
  • Derneğin faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için inceleme ve araştırmalar yapmak,
  • Gençleri, kadınları mesleğe ve hayata hazırlayacak donanımları oluşturmak,
  • Toplumun her kesiminde çalışmalarında, Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşları,  Bakanlıklar, Resmi Kurumlar, Uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliği yaparak eğitime, sosyal ve ekonomik gelişime ve kültür yaşamına, toplumsal gelişime destek vermek amacıyla projelere destek sağlamak,
  • Hak eden gençlere burs yardımları, iş yapma becerilerini geliştirmek için eğitim ve staj olanakları sağlamak,
  • Gençleri ve kadınları girişimciliğe yönlendirmek için mikro kredi programları uygulamak,
  • Üretkenlik ve sorumluluk esasıyla proje finansmanı yapmaktır.

vfdgggg

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

Fongogo üzerinden ilk olarak MikroKredi projelerinden Tavukçuluk projemizi paylaştık.

Bundaki amacımız hızlı bir şekilde hem bağışçılara hem de yardımda bulunduğumuz köylere hızlı hayata geçirilebilecek kalıcı bir katkı yapabilmek.

Projemizin detayları:
Mevcut tavuk çiftliklerinin işlerini geliştirmelerine destek verirken, bir yandan da yeni tavuk çiftliklerinin faaliyete geçmesine öncülük etti. Bu kapsamda Soma ve Kubariko köylerindeki tavuk çiftlikleri desteklenirken, Brikama Daruhairu, Penyem ve KerrMamma köylerinde mikrokredi ile yeni tavuk çiftlikleri kurulmuş oldu.

Proje kapsamında çiftliklerin inşaatı tamamlanırken her çiftliğe 400 adet olmak üzere 2000 adet civciv verildi. Tavukların olgunlaşmasını bekleyen çiftlikler, Eylül ayı sonunda satış yapmaya, Ekim 2013’de ise ilk ödemelerini yapmaya başladılar. Ödemeler bir yıl sürecek.

Köylerde yeni tavuk çiftliklerini faaliyete geçirerek her çiftliğe 400 adet olmak üzere 5 köye toplam 2,000 adet civciv verilmesi. Kurulacak olan bu tavuk çiftlikleri sayesinde köylüler ihtiyaçları olan besin kaynağına ulaşacak ve planlı tüketim sayesinde kümesteki hayvan sayısı çoğaltılarak sürdürülebilir bir besin ve gelir kaynağı oluşturulacak.

Kurulan çiftliklerin hepsi hem çiftlik sahipleri hem de bölgede yaşayanlar için önemli bir istihdam alanı yaratıyor.

Projeden kaç kişi yararlanacak?

5 köyde, toplam 140 kişi tavuk çiftlikleri için çalışıyor. Çiftliklerden, çalışanların aileleri de hesaba katıldığında yaklaşık 1000 kişi yararlanıyor.

Hedef grup kim?

Köyde yaşayanlar

Uygun katılım mekanizmaları neler?

Yerelde iş birliği yaptığımız sivil toplum kuruluşu WACC, bölge ve köy yönetimlerinin ortak kararı ile

Projenin zaman çizelgesi nasıl?

18 Ay (Başarı ile uygulanması halinde diğer aile ve köylerde yaygınlaştırılacak ve büyütülecektir.)

 İhtiyaç

Her bir tavuk çifliğinin kurulmasının masrafı 5.000 TL’dir.

Fongogo ve kitlesel fonlama nasıl bir fark yaratabilir?

Türkiye’de hayata geçirilen ve STK’lara yönelik her tür girişime biz sıcak bakmaktayız.

Fongogo ise bize bağış toplamanın yanısıra özellikle normalde ulaşamayacağımız kitlelere yaptıklarımızı aktarabilmekteyiz.

Platform olarak destekçilerimizle daha yakın bir ilişki kurma olanağı bulabilmekteyiz. Artık bağışçılar yapmış oldukları katkının sonuçlarını daha rahat takip edebilmekte ve bir sonraki projeler için de yeniden katkıda bulunmak için daha hevesli olabilmekte.

Kitlesel fonlama olarak tek sefer ve yüklü bağış uygulamasına alışmış olan bağışçılar artık herkesin ufak parçalarla çok daha büyük sonuçlar elde edebilmesinin mümkün olduğunu farketmiş durumda.

Bu aynı zamanda katkı arayan organizasyonlar için de normalde harekete geçiremedikleri kitlelere ulaşmak ve katkılarını almak açısından da yeni bir kanal.

Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Gambia’da gerçekleştirilecek bu projeyi buradan destekleyebilir, projenin hayata geçmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Kaçuv’u ve yürüttüğü projeleri kısaca anlatır mısınız?

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı,  2000 yılında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Servisi’nde çocukları tedavi görmekte olan aileler ile hekimlerinin bir araya gelmeleriyle kuruldu.
Vakfın temel amaçları; maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğini sağlanması, kanser ile mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik destek ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının yaratılması yer almakta.
Vakıf geçtiğimiz yıl yeterli maddi koşulları olmayan kanserli çocuk ve ailelerine tedavi sırasında konaklama, mutfak ve banyo hizmeti sağlamak üzere kurulan Aile Evini hizmete açtı.

Aile Evinde İstanbul’da bulunan tüm devlet hastanelerinde tedavi gören kanser hastası çocuklar ve aileleri faydalanabilmekte. Ailelerin tamamen ücretsiz konakladığı 14 yatak odası ve bir oyun odasının bulunduğu  misafirlerimizin temel ihtiyacına cevap veren bir merkez görevini sürdürüyor.

800 (1)

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

Tedavi süresince konaklama yapan bütün misafirlerimize Aile Evimizde 4 personel sürekli olarak hizmet vermekte, aynı zamanda ücretsiz konaklama yapılan Aile Evi’nin ısınmadan, mutfak giderlerine ve hijyen koşullarının sağlanmasına kadar bir çok sabit gideri bulunmakta. Bu giderlerin karşılanabilmesi ve Aile Evi’nin sürdürebilirliği için Fongogo aracılığı ile destek çağrısı yapıyoruz.

90 gün süresince Kanserli Çocuklara Umut Vakfına yapılan bütün bağışlar ile Aile Evinin sürdürülebilirliği sağlanacak.

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Crowdfunding, bireysel girişimden, sanata, küçük araştırma, projelerinden, toplumsal projelere yüzlerce projeye kaynak sağlamakta önemli bir rolü olduğunu düşünüyoruz. Bütün bu çalışmaların maddi desteğin yanı sıra ciddi bir birlikte hareket etme duygusu da oluşturduğuna inanıyoruz.

Kaçuv’un bu projesini destekleyerek projenin hayata geçmesine katkıda bulunabilir ve karşılığında teşekkür sertifikası alabilirsiniz.
Projeye buradan destek verebilirsiniz.

Evet, yanlış duymadınız oyuncak kütüphanesi. Birçok çocuk için eğlence ortamı yaratarak durumu olmayanların da oyuncaklara ulaşmasını sağlayan proje yakında Fongogo’da!
Onları şimdiden tanıyın ve projelerini duyun istedik!

Kalp Ankara ve Oyuncak Kütüphanesi’ni kısaca anlatır mısınız?

Ankara Oyuncak Kütüphanesi, Avrupa Birliği Hibesiyle hayata geçirilmiş bir sosyal sorumluluk ve yerel dayanışma projesidir. 1 Eylül 2012 tarihinde temelleri atılan projenin yasal sorumlusu KalpAnkara Eğitim ve Gençlik Merkezi’dir. Projemiz, Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından örnek proje seçilerek toplumun tüm kesimlerince kabul edilmiş destek ve taktir kazanmıştır. Ankara Oyuncak Kütüphanesi sosyo-ekonomik imkanı kısıtlı aileler ve çocuklar için fırsat eşitliği yaratmayı hedeflemiştir. Öncelikli hedefimiz ulaşabildiğimiz her çocuğu oyuncak ile tanıştırmak ve çocuklara oyun ve oyuncak kültürünü aşılamaktır. Oyuncak Kütüphanesi açıldığı günden itibaren 500 ‘den fazla çocuğa oyuncak sağlamış ve kütüphane kültürünün genç yaşta benimsenmesine imkan yaratmıştır. Şu an takımımızda  100 ‘den fazla yerel gönüllü,  faydalanıcı aile ile ‘Topluma Hizmet Uygulamaları Dersi’ kapsamında Ankara ‘nın tüm üniversitelerinden gelen stajer öğrenciler bulunmaktadır. Ankara Oyuncak Kütüphanesi’nin dönemlik programı çerçevesinde her Cumartesi farklı bir etkinlik gerçekleştirilirken bir taraftan da  oyuncağa ihtiyacı olan okullara oyuncak bağışı yapılmaktadır.

oyuncak

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

Fongogo ile birlikte yürüteceğimiz projede Ankara Oyuncak Kütüphanesi’ne sürdürülebilirlik kazandırmayı amaçlamaktayız. Ankara Oyuncak Kütüphanesi hibe proje olmasından dolayı bir senelik destek alabildiği ve tamamen gönüllülük esasına dayalı bir proje olduğu için öz kaynak sistemine ihtiyaç duymaktadır.Eğer Fongogo ile gerçekleştireceğimiz proje başarı şansı yakalarsa Ankara Oyuncak Kütüphanesi hayatta kalarak sosyo-ekonomik yönden imkanları kısıtlı aile ve çocuklara  oyuncak ulaştırmaya devam edecektir . Fongogo ile işbirliği içerisinde yürütülecek proje kapsamında Ankara’nın taşra kesimlerinde bulunan yardıma muhtaç okulları da sosyal hayata dahil ederek okullar için de fırsat eşitliği sağlamayı hedeflenmektedir. Ankara ili sınırları içerisinde yer alan fakat coğrafi konumunun merkeze uzaklığı sebebiyle yeterli kaynak bulamamış, unutulmuş köy ve kasabalardaki okulların ihtiyaçlarını gidermek üzere yerel bir dayanışma ağı oluşturulması planlanmaktadır.

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Kitlesel fonlama projemizin geleceği için büyük önem taşımaktadır. Projelerde sürdürülebilirlik sağlamanın ve maddi kaynak yaratmanın zorlukları nedeniyle başarıya ulaşmış bir çok proje sona ermiştir. Bu yüzden de Oyuncak Kütüphanesi’nin kendi öz kaynak sisteminin yaratılması çok önemlidir. Fongogo’dan da bu sorunumuza çözüm bulmasını beklemekteyiz.