Ekibimizin en yeni üyesi Uğur ve projesi bu haftaki blog konuğumuz!

uggg

Neden Somalı Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi?

Sözlerle ifade edilemeyecek kadar travmatik bir tecrübeyi anlatmaya çalışmanın belki de en iyi yöntemlerinden biri fotoğraf. Bu proje belki de ailelerinden, tanıdıklarından birini kaybetmenin ya da sadece bu kadar talihsiz bir olaya tanıklık etmiş olan çocukların hislerini anlatmaları için bir aracı olabilir.

Bu projeyi seçmemin en büyük sebebi, sanatın en iyi terapi yöntemlerinden biri olduğunu düşünmem. Bir travma ya da acının üstesinden gelmenin ilk adımı bu tecrübeyi dışarı aktarmak olmalı. Henüz hayatta çok tecrübeli olmayan bu çocukların bu küçük yaşlarında kendilerini doğru ve sağlıklı ifade edememe ihtimalleri oldukça yüksek. Bu atölye sayesinde onların bir şekilde bir topluluk oluşturup hikayelerini anlatabileceklerini ve bunu olabilecek en ölümsüz yol olan sanat ile yapmaları oldukça güzel bir fikir ve kesinlikle desteği hakediyor.

Destek vermelisiniz çünkü;

Tüm ülke seferber olmak ve orada bulunmak istese de ne yazık ki bu mümkün olamıyor. Didem Mahsunlar’ın bu projesi bizlerin yardımlarıyla Somalı çocukları birleştirecek ve belki de bizden bir omuz götürecek. Bizim için onların hikayelerinin ve hislerinin anlatabilecekleri bir atmosfer ve imkan yaratmayı hedefleyen bu proje Soma’da bulunamayan bizlerin de küçük gözüken ancak büyük kalplerle gerçekleştirilmeye çalışılan bu amacın bir yerinden tutması anlamına geliyor. Didem Mahsunlar’ın daha önce İzmir, Diyarbakır, Van ve İstanbul’da daha önce yaptığı projeler de bu projeye olan inancımı güçlendiriyor. Desteğinizi esirgemeyin!

Bu hafta Fongogo proje ve iletişim koordinatörü Ceylan Ölçer bizimle proje seçimini paylaşıyor!

Neden Duble Hikaye?

Bütün projelerle birebir ilgilenip sonunda hepsini ister istemez çocuklarım gibi gördüğümden önerdiğim bir proje seçmek bana en zor!

Ancak, çok daha fazla ilgi ve desteği hak ettiğini düşündüğüm Duble Hikaye projesini öne çıkartmak istiyorum.

Bu projeyi seçmemin en büyük sebebi, proje sahibi olan Gülçin Aksoy isimli değerli sanatçının DEPO’da şu an hala devam eden Duble Hikaye sergisini gezmiş ve çok etkilenmiş olmam! Eğer gezmediyseniz mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

dubl

Duble Hikaye’yi birazcık senden dinleyelim.

Sergi, sanatçının kendi hazırladığı video, yazı ve fotoğrafları, arşivlerden aldığı malzemelerle bir araya getiriyor. Samsun’lu sanatçının 80’li yıllardaki anıları üzerine kurulu sergideki her eser sizi bambaşka bir yere götürecek.  1980 darbesinden ve etkilerinden kentsel dönüşüme; devlet sembollerinden kurumsal hiyerarşilere birçok farklı odak noktasının içine çekildiğiniz hissedeceksiniz.

Gülçin Hanım’ın desteklerle toplayacağı fonlar, bu serginin devamı olarak serigrafi tekniğiyle yalnızca 100 adet basılacak olan kitaba gidecek. Sanatçı tarafından 3 yıl içerisinde elle hazırlanan kitap çoğaltılmaya başlanacak. Kitap, sanatçının 80’lerde Samsun’da yaşadığı dönemlerde sıklıkla kullanılan ipek baskı yöntemi ile hazırlanıyor – tahmin edersiniz ki çok büyük bir el emeği var.

Gülçin Aksoy Türkiye’de ve yurt dışında şimdiye kadar birçok sergi açtı. Aynı zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Bölümünde öğretim üyesi.

Bu sanat kitabının üretim sürecinde bir payınız olsun isterseniz, hatta 100 kitaptan biri benim olmalı diyorsanız, buradan kolayca destekte bulunabilirsiniz. Teşekkürler!

Bu haftaki proje yazımızı Fongogo kurucu ortaklarından Ali Tirkeş’in seçimine ayırdık. Bakalım “O da sizin çocuğunuz” projesiyle ilgili neler söylemiş..

Ali T

İnsanoğlunun kendini mutlu hissettiği anlar nelerdir? 
Bence başkalarına yardım ettiğimiz anlar, mutluluk sıralamasının en üstlerinde yer almakta. Buna yürekten inanıyorum.  “O da Sizin Çocuğunuz” projesini seçerken çok zorlandım, birbirinden güzel bu kadar proje arasından seçim yapmak ve hatta işte bu en güzeli bu demek neredeyse imkansız ! Ama bu projeyi seçmemin 2 temel sebebi var:

- Öncelikle bunun bir AİP “Acil İhtiyaç Projesi Vakfı” projesi olması; yani benim kişisel olarak yıllar önce “bende bir destekçi olmalıyım” dediğimde gittiğim İLK kurumun AİP olması, ve sonrasında ise çok büyük kalpli kurucusu ve fedakar ekibi ile tanışmış olmam, bu seçimimde önemli bir rol oynadı.  O zamanlar aramızda yaptığımız sohbetler ve konuşmalar beni bugün bir Fongogo kurucusu olarak geleceğe hazırlamış olduğunu düşünüyorum.

- “Çocuklar ve Eğitim” ise beni her zaman etkilemiştir. Bir toplumumun yükselmesinin ve daha parlak geleceklere doğru ilerlemesinin en temel taşlarından biridir, eğitim ve çocuk. Üstelik beni duygulandıran başka bir yönü daha var bu seçimin;  bende öğrenci iken bir bursiyerdim, ve küçük miktar paralarla dev adımlar atabilmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.

Destek vermelisiniz, çünkü

İnsanların en büyük korkularından birinin “gelecek korkusu” olduğunu söylerler, haklıda olabilirler ! Gelin bizde bugün  el ele verelim, ve bu gençlerin ve daha nicelerinin geleceğe daha güven dolu bakmaları sağlamak için destek olalım

Sadece yakın çevremizin değil, ihtiyacı olan her gencin yanında olmaya gayret etmeli ve topyekun bir aydınlanma ile daha parlak yarınlara kendimizi ve ülkemizi hazırlamalıyız. Sizlerin de benim gibi düşündüğünüze eminim, işte bu yüzden hepsi bizim çocuklarımız deyip, destek vermeliyiz.

Proje Hedefine Ulaşmalı!

Bu proje hedefine ulaşmalı ki arkadan gelen daha niceleri için de yeni umutlar yaratabilelim. Genç nesillerin omuzunda yükselecek isek, ve onlara yarınları emanet ediyorsak, bizde şimdiden destek olmaya başlamalıyız. Hatta bunu bir alışkanlık haline getirmeli ve yakın çevremize de yardımlaşmanın erdemini bulaştırmalıyız. İşte bu yüzden bu proje hedefine ulaşmalı.

Fongogo takımı üyeleri kendilerini en heyecanlandıran projeleri seçip, onlar hakkında konuşuyor!
Bu hafta sevgili kurucu ortağımız Louise Westerlind ile konuştuk. Bakalım hangi proje için, neler söylemiş…

Seçtiğim Proje Sen De Gel!

Aslında bu projeler arasından sadece 1 tanesini seçmek oldukça zor. Farklı nedenlerden dolayı, her projeyi ayrı ayrı seviyorum. Ama, “Sen-De-Gel-Tavuk Çiftlikleri” projesini kendime çok daha yakın görüyorum.

Bu bir mikrofinans projesi ve ben 2005 Uluslararası Mikrokredi Yılı’ndan beri mikrofinans alanının oldukça içindeyim.
2006 yılında Muhammed Yunus ve Grameen Bankası dezavantajlı grupların ekonomik ve sosyal gelişime olan katkılarından dolayı Nobel ödülüne layık görüldü. Bu durum hem halk arasında hem de kişisel olarak bende bir merak uyandırdı. 2007′de Dünya Bankası’na katılma şansı buldum ve burada sermaye piyasaları ile mikrofinans kurumları arasındaki farkı ortadan kaldırmak için çalışmalar yaptım. Ayrıca, 2012′de, Nyima Vakfı’nın yönetim kuruluna girdim. Çünkü hayattaki en büyük motivasyonlarımdan biri insanlara yardım etmek. Sevdiğim bir Çin atasözü var: “Birine balık vererek onu 1 gün beslersin. Balık tutmayı öğreterek, onu hayat boyu beslersin.”  İnsanlara en büyük yardımın bu olduğunu düşünüyorum.

Mikrofinans ve kitlesel fonlama arasında birçok bağ var. Mikrofinans daha önce finansa hiçbir şekilde erişememiş insanlara fon desteği sağlama yolunu demokratikleştiriyor. Kitlesel fonlama ise daha önce finansa kısıtlı  erişimi olan bireylere/derneklere/şirketlere fon desteği sağlama yolunu demokratikleştiriyor. Bu iki konu da, hikaye anlatıcılığı teknikleri olarak düşünülebilir. Yeni bir pazarlama formu olarak, destekçilerin projelere daha yakından bakmasını ve onları tanımasını sağlamaktadır. Küçük küçük fon destekleri hızlı bir şekilde bir araya gelerek, bu projelerin hayata geçişinde önemli bir rol oynar.

Destek vermelisiniz, çünkü..

Sen-De-Gel Tavuk Çiftlikleri projesinin amacı dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Gambia’ya bir çiftlik kurmaktır.  Bu projenin hayata geçmesi , işsizlik oranın düşmesi, sofralara daha fazla yemek konması  anlamına geliyor.
Sen-De-Gel’in arkasındaki ekip, sosyal girişim konusunda oldukça tecrübeli ve daha önce TOG (Toplum Gönülleri Vakfı) için çalışmış kişiler. Ayrıca, sonuç odaklı çalışmaları ve şeffaflığa da çok önem vermeleri bizim de Fongogo’da ilk sıraya koyduğumuz bir özellik.

louisepost

Proje Hedefine Ulaşmalı!

Toplanan her 5000 TL insanların kendi kendine geçinmesini sağlayacak bu çiftliklerin inşa edilmesini sağlayacak. Bir destekçi olarak, destek miktarınıza göre, farklı ve eşsiz ödüller elde edeceksiniz.  Küçük küçük desteklerin birleşmesiyle, insanların hayatında büyük değişimler yaratabileceğinizi unutmayın!

*Mikrofinans finansal hizmetlere ulaşma şansı olmayan bireylerin, onlara ulaşmasını sağlayan sistemdir. Amaç, bu bireylere kredi, tasarruf hesabı ve sigorta gibi finansal hizmetler vererek onların kendi kendilerine yetebilmelerini sağlamaktır.