İstatistiklere göre teknoloji tabanlı girişimlerin ilerleyen yıllarda ancak %10′unun hayatta kaldığını biliyoruz.

Bu başarısızlıkların girişimlere ve girişimcilere göre çeşitli sebepleri olsa da CB Insights’ın yaptığı araştırma bize bu başarısızlıkların aslında çoğunda ortak sebepler olduğunu gösteriyor. Bu yazımızda girişimlerin başarısız olmasının en büyük 5 sebebini inceleyeceğiz.

 

5) Fiyatlandırma/Gider Sorunları

gorsel

 

Fiyatlandırma girişim başarısını konuştuğumuzda karşımıza çıkan en ince sanatlardan biri oluyor. Genellikle sunulan ürün veya servislerin sunulan fiyatı masrafları karşılamak için ideal ancak iş büyümeye ve daha fazla müşteri çekmeye gelince bu rakam bize istediğimiz karı vermeyebiliyor.

Dünya’nın en ünlü girişim hızlandırıcılarından Y Combinator’ün portfloyo girişimi olan Delight IO adlı girişim bu konuda yaşadıkları sorunu şu şekilde özetliyor:

“En pahalı aylık abonelik paketimiz 300 dolardı. İhtiyacı olan müşteriler asla fiyat konusunda şikayet etmediler. Normalde fiyatı kayıt kredilerinin sayısına göre çıkarıyorduk. Müşterilerimiz kayıtların uzunluğu hakkındaki kontrollerini kaybettilerinde, çoğu kredilerini limitlerine kadar kullanmayı tedbir edindiler. Planların biriken kayıt sürelerine göre belirlenmesi hem bize mantıklı geldi hem de abone olan insanların sayısından bunu anlamıştık.”

 

4) Rakibi Karşı Pazarda Yenik Düşmesi

gorsel

 

Bir fikir trend haline geldiğinde veya pazar uyumunu yakaladığında bu alana pek çok nişten girmek mümkün oluyor. Ancak pazardaki diğer işlere karşı olan yoğun dikkat sağlıklı olmadığı gibi, rakipleri yok saymak da istatistiklere göre 5′te 1 oranda girişim başarısızlığının temelini hazırlıyor.

 

3) Bu İş İçin Doğru Takımın Olmaması

gorsel

 

 

Farklı yetenek setlerine sahip karışık bir ekip yapısı girişimin başarısında kritik bir rol oynuyor. Başarısız olan girişim kurucularının başarısızlıkları hakkında kurdukları en yaygın iki cümle:

“Keşke başlarken bir teknik ortağım olsaydı.” ya da “Keşke girişimin iş elementleri kısmını sevvip çalışacak biri olsaydı.” oluyor.

Standout Jobs adlı girişimin başarıszlık sebebini açıkladığı konuşmada:

“Kurucu takımımız kendi başına bir prototip çıkaramıyordu. Bu bir hataydı. Eğer bir kurucu takım dışardan çok az bir destekle kendi içinde bir prototip çıkaramıyorsa bir girişim kurmamalılar. Biz girişimimize para yerine hisse opsiyonuyla katılacak kurucu ortaklar alabilecek durumdaydık ancak yapmadık.” şeklinde bahsediyor.

 

2) Nakit Paranın Bitmesi

gorsel

 

Para ve zaman sınırlıdır ve oldukça dikkatli harcanmalıdır. Parayı neye ne kadar harcamalıyız’ın doğru cevabı girişiminizin hayatta kalmasını verilere göre %30 ihtimalle artıracaktır.

Flud adlı girişimin bahsettiklerine göre paranın bitmesi genellikle ürün pazar uyumunu bulmak veya başarısız pivot denemeleri gibi diğer başarısızlık sebepleriyle de bağlantılı.

“Girişimimizin batma sebebi aslında daha fazla yatırım alma ihtimalimizin kalmamasıydı. Tüm söylenenlere ve verilere rağmen en zor kısım olan ürün/pazar uyumu arayışımızda (ve bunu paraya dönüştürmemizde) en sonunda tüm paramız bitti.

 

1) Pazar İhtiyacının Olmaması

gorsel

 

Girişimlerin %42′sinin başarısız olma sebebi diğer sorunları çözememekten öte, kurgulanan çözüme pazarın ihtiyacının olmaması oluyor.

Patient Communicator’ın bahsettiğine göre:

“Fark ettik ki, hiç müşterimiz yoktu çünkü kimse bizim sunduğumuz çözümle ilgilenmiyordu. Doktorlar daha fazla hasta istiyorlardı, daha verimli bir ofis değil.”

Treehouse Logic adlı girişim daha genel bir konseptte açıklayarak:

“Girişimler pazardaki bir sorunu çözmedikleri zaman başarısız oluyorlar. Biz uluslararası düzeyde ölçeklenebilir bir çözüm üretebilecek genişlikte bir sorunu hedef almıyorduk. Mükemmel bir teknolojimiz, alışveriş davranışları üzerine iyi bir verimiz, yeterli kadar ekspertizimiz ve mükemmel danışmanlarımız vardı ancak pazardaki bir acı noktasını ölçeklenebilir bir yoldan çözebileceğimiz bir iş modelimiz yoktu.” şeklinde bahsediyor.

 

 

 

 

 

gorsel Girişimcilerin mücadele ettikleri en büyük zorluklardan bir tanesi de kısıtlı kaynakla kısa bir sürede elinde bulunanı en etkili şekilde kullanarak ürünlerini veya servislerini müşterilere tanıtmak. Erken aşama bir girişim yüksek maliyetli dijital pazarlama kanallarına harcayacak kaynakları olmadığı için ilk zamanlarda kullanabilecekleri ve insanların girişimlere ulaşmasını sağlayacak birkaç tavsiye derledik.

1) İçerik Pazarlaması

gorsel   Girişiminizin sosyal medya hesapları ve websitesinin içerikleri potansiyel müşterilerinizi kendinizi anlatmak için büyük bir fırsat. Websitenizde girişiminizin endüstrisiyle alakalı ve kullanıcıların ilgisini çekebilecek blog yazıları yazabilirsiniz. Blog yazıları, sizden haberdar olmayan potansiyel müşterilerinizi internet aramalarında merak ettikleri bir konu hakkında bir içerik ararken size rastlamalarını sağlayabilir. Ancak bunun için arama motorunda kullanıcıların aradığı kelimelere referans edecek içerikleri ve kelimeleri yazılarınızın içine gömmelisiniz. Ayrıca sosyal medya hesaplarınızda girişiminizi anlatan videolar, tasarım görselleri ve eğer mevcut kullanıcılarınız varsa onların görüşlerinin olduğu içeriklere yer verebilirsiniz.

2) Email Pazarlama

gorsel Emarketer’da yayınlanan araştırmaya göre email pazarlama maliyet/verimlilik kıyasında en kullanışlı yöntem olarak bahsediliyor. Potansiyel kullanıcılarınızın posta kutusunda birkaç defa belirmeniz hem marka bilinirliğinizi artıracaktır. Göndereceğiniz ilk maillerde kullanıcıların yaşadıklarını düşündüğünüz sorunlara dikkat çekebilir, sonrakilerde bu sorunlara çözüm niteliğindeki ürününüzden bahsedebilirsiniz. Ancak maillerinizin insanların spam kutularına düşmesini engellemek adına içeriklerinizi ve metodunuzu doğru belirlemelisiniz. Mailinizin spam kutusuna düşme olasılıklarını ve nedenlerini sizin için analiz edip yapmamanız gerekenleri raporlayan internet araçlarına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

3) Sosyal Medya Grupları ve Etkinlikler

gorsel Her ne kadar gündemde olmasa da sosyal medya gruplarının gücünü es geçmek yanlış olurdu. Aynı ilgi alanına sahip binlerce insanın bir arada bulunduğu bir ortamı sanal ortam haricinde bulmak maalesef pek mümkün değil. Bu mecraalarda insanların sizin çözdüğünüz sorunla alakalı sorular sorduğunu görebilir direkt olarak potansiyel bir müşterinizle iletişime geçme şansını yakalayabilirsiniz. Ya da bu alanda ilgili olan insanların düzenledikleri etkinliklerin duyurularını yakalayabilir, etkinliklerde insanlardan yüzyüze pazar hakkında öngörü edinebilir, ürününüz hakkında geri dönüşler alabilirsiniz.

4) Yayın Mecraaları

gorsel Eğer girişiminizle alakalı ilgi çekici bir gelişme olduğunu düşünüyorsanız, girişimcilikle veya endüstrinizle alakalı çeşitli internet siteleri haberlerinizi paylaşmaktan çekinmeyeceklerdir. Sayısı yadırganmayacak kadar fazla olan bu mecraalara eposta gönderebilir, telefonla ulaşabilirsiniz. Zaten bahsettiğimiz oluşumların hemen hemen hepsi websitelerinde sizin haber göndermenize veya girişiminizi tanıtmanıza bir kapı açan formlar bulunduruyor.

Gorsel1

Aklınıza müthiş bir fikir geldi. Hem kendi yaşadığınız hem de insanların yakındığını gördüğünüz bir sorunu çözüyorsunuz.

İnsanlarla görüştünüz, anketler yaptınız fikrinizin ihtiyaç olduğunu doğruladınız ve sonunda girişiminize başlama kararı aldınız.

Küçük bir ekip oluşturdunuz ürününüzün bir prototipini çıkardınız ve artık bu işi geniş kitlelere yaymak için bir şeye daha ihtiyacınız var: maddi kaynak.

Kitlesel fonlama dışında maddi kaynak bulmanızın yollarından biri de ihtiyacınız olan parayı yatırımcılardan toplamaktır.

Ancak yatırımcılarla konuşurken çoğu erken aşama girişimin görüşme sırasında şansını düşüren bazı söylemler var. Bugün sizlere yatırımcılarla görüşürken dikkat etmeniz gereken bazı faktörlerden bahsedeceğiz.

 

1) “Rakibimiz yok” Demek

Gorsel2

Herkes tarafından bilinen bir şeydir ki “Rakibiniz yoksa, pazar da yoktur.”

Pazarda farkında olmadığınız ancak gerek doğrudan gerekse dolaylı yoldan onlarca rakibiniz mutlaka var. Rakibiniz mutlaka sizinle aynı işi aynı şekilde yapmak zorunda değildir. Çözdüğünüz sorunu farklı bir yöntemle çözen şirketler, ya da fark etmediğiniz ancak müşterilerinizin bu sorunu çözmek için kullandığı farklı yöntemler olabilir.

Yatırımcılarla görüşürken rakibinizin olmadığını söylemek sizi görüşmede 1-0 geriye düşürebilir.

 

2) Yatırıma İhtiyacım Yok Demek

Gorsel

 

Yatırıma ihtiyacınız olmadığı bir zamanda bağlantı kurmak adına yatırımcılarla görüşmek sıkça yapılan bir hatadır.

Yatırımcılar genellikle büyüme potansiyeli olan girişimlere doğru zamanda yatırım yapmak için girişimcilerle görüşür. Haricinde ihtiyacınız olmadığı zamanlarda yatırımcıların vaktini alıp ihtiyacınızın olmadığını söylemeniz kötü bir izlenim bırakabilir.

 

3) Gizlilik Sözleşmesi İmzalanmasını İstemek

Gorsel

Fikrinizi koruma altına almanın birçok yolu var ancak büyük ihtimalle bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş değildir.

Ayrıca sizden duyan birinin toplantıdan çıkınca kendisinin de yapabileceği bir fikriniz varsa zaten bu fikrin ederi gizlilik sözleşmesiyle koruma altına alınabilecek değerde değildir.

Girişiminizle ilgilenen bir yatırımcıya görüşmede gizlilik sözleşmesi imzalamasını istemeniz çoğu yatırımcının girişiminize karşı ilgisini dağıtacaktır. Fikriniz endüstriyel veya bilimsel alanda çığır açacak bir buluşsa paten başvurunuzu yapıp patentinizi elinize aldıktan sonra korunmasını garanti altına alabilirsiniz.

Ancak haricindeki hiçbir çözüm sizin fikrinizin başkaları tarafından da yapılamayacağını garanti altına almayacaktır.

 

4) İlk Görüşmede Hemen Parayı İstemek

Gorsel

Bir yatırımcıyla toplantı ayarlamış olmanız demek o yatırımcının girişiminize para yatırmaya o gün hazır olduğu anlamına gelmez. İlk görüşmeler yatırımcıya daha çok fikrinizi, vizyonunuzu ve gelecek planlarınızı açıklamak içindir.

Olumlu geçen ilk görüşmeden sonra yatırımı alacağınız günün birkaç aydan fazla bir süreye kadar uzayabileceğini bilmenizde fayda var.

 


Eğer bir yatırım turunu kapatmayı başardıysanız ve hatta birkaç yerde haberiniz de çıktıysa bunu sakın bir girişimcilik başarısı olarak algılamayın. Yatırım almak sadece sizin girişiminizin ilerde büyüyeceğini öngören birkaç kişinin şirketinizin belirli bir hissesini bir miktar para karşılığı satın almış olması demektir.

Yatırım almanın bir başarı olmadığını sermayesini yatırımcılardan sağladıktan birkaç yıl sonra batan onlarca örnekte de görebiliyoruz.

Girişiminizin başarılı olması için yatırımı değil, müşteriyi önemseyip en iyi deneyimi sunmalısınız.

 

jackma

AliBaba Group şirketinin kurucusu 54 yaşındaki Jack Ma Çin’in ve Dünya’nın en zengin insanlarından biri. Dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden birini kuran Jack Ma’nın doğumunda zengin bir babası ve iyi bir eğitim alma şansı yoktu.

Ancak Jack Ma’nın azmi bugün ona bazılarının “Asya’nın Bill Gates’i” demesine yol açtı. Jack Ma bu benzetmeye karşılık: “Bill Gates ile benim son derece çekici insanlar olmamızdan başka bir ortak yönümüz bulunmuyor.” cevabını verdi.

Bugün Jack Ma’nın çıkıp başarıya ulaştığı uzun yolda öğrendiği girişimcilere tavsiyelerinden altın değerinde 4 tanesine yer vereceğiz.

1) Mükemmel bir girişimci her zaman pozitiftir

Jack Ma girişimcilerin karşılaştıkları can sıkıcı kötü olayları umursamayıp her zaman olaylara pozitif bakması gerektiğini tavsiye ediyor.

Ma: “Pozitif olmalısınız, her zaman. Mükemmel bir girişimci gelecek için umutlu ve pozitif olan girişimcidir. Kendinize hangi problemi çözebileceğinizi ve diğerlerinden nasıl farklılaştığınızı sormalısınız.”

Pozitif olmanızı sağlamanın bir yolu kendinize neden aynı şeyi yapan herkesten daha iyi yapabileceğinizi sormanızdır, diye sözlerine ekledi.

2) Etrafınızda bulunan insanlar her şeyi değiştirir

Başarı kişisel değil bir takım işidir. Etrafınızda sizin gibi hayallerine ulaşmak isteyen insanları bulundurmak hedeflerinize ulaşmanız için ilk adım olabilir.

Jack Ma: ” Sizinle birlikte birlikte çalışacak bir grup insan bulmalısınız. Bu insanlar sizinle aynı vizyona inanmalı. Ve bu insanlar size bu bir iş olduğu için katılmamalı. Hayallerinize inandıkları için, vizyonunuza inandıkları için katılmalılar.”

Ma ayrıca bu sözlerine: “Dünyadaki en iyi insanları bulmak zorunda değilsiniz. Takımınızı eğitin, birlikte çalışın ve takımınız da sizi eğitsin.” diye ekliyor

 

3) Fedakarlık yapmanız gerektiğinin farkına varın

Ma, girişimcilere girdikleri yolda başarının sandıkları kadar kolay olmadığını hatırlatıyor.

“Ne kazanacağım diye düşünmeyin. Ne verebilirim diye kendinize sorun. 3 yılda mı 10 yılda mı kazanacaksınız? Eğer mükemmel bir fikriniz varsa 10 yıla hazırlanın. Eğer bir yılda kazanırsanız, şanslısınız demektir. Ancak çoğu insan aynı fırsata sahip değil.”

“Asla bir ay sonra kazanacağım, seneye kazanacağım diye düşünmeyin, bu imkansız. Ancak ne zaman bırakmazsanız o zaman bir şeyler kazanmaya başlayacaksınız.”

AliBaba’yla ilgili de şu tecrübesini paylaşır: “İlk aldığımız yatırım 18 kişiden alınan 50 bin dolardı. 50 bin doların 10 ay yeteceğini düşünüyorduk. Hatta harcağımız tüm kuruşları hesaplamıştık, ancak o para 4 ay yetti ve neredeyse iflas ediyorduk.”

4) Trend olan şeylere odaklanmayın

Jack Ma: “Girişim kurucuları özellikle genç olanlar kolayca gündemin trendlerine kanabiliyorlar. Asıl olan, girişimci bugünün ne moda olduğuyla değil uzun vadeli planlarına odaklanmalı. Alibaba’nın başarılı olmasının tek sebebi internetin her yere yayılmış olmamasıydı.” der.

“E-ticaret ilgi çekici değildi. Kimse inanmıyordu ancak biz inanıyorduk. Diğer insanların ne dediklerini umursamadık. Burda bir gelecek olacağını ve insanlara yardım edebileceğimizi düşündük ve başladık.”

Günümüzde birçok insan gerek hayallerini gerçekleştirmek için gerekse yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek için pek çok alanda yeni iş fikirleri üretiyor.

Ancak yeni bir iş kurmak, alınan risklerin yanısıra bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekilen onlarca unsuru da beraberinde getiriyor.

Bu yazımızda dijital bir iş kurmak isteyenlere verebileceğimiz beş altın tavsiyeden bahsedeceğiz.

1) Fikrinizin İhtiyaç Olduğunu Doğrulamalısınız

Çözmek istediğiniz sorunun gerçekten sizin haricinizdeki insanlar için de bir sorun olup olmadığını ya da bu soruna üretilecek çözümleri kullanma istekleri olup olmadığını öğrenmelisiniz.

İlk aşamada basit pazar araştırmaları yaparak bu sorularınıza çözüm bulabilirsiniz. 

Dijital platformlar için Facebook gruplarında, Instagram’da veya Twitter’da parçalı anketler oluşturarak bilgi toplayabilirsiniz.

2) Müşterinizi Tanımalısınız

alejandro-escamilla-3-unsplash

Çözdüğünüz sorundan en çok zarar gören ve yakınan insanları bulmalısınız. Fikrinizin geniş kitlelere hitap ettiğini düşünebilirsiniz; ancak ilk aşamada düşük bütçeyle ulaşabileceğiniz insanlar sınırlı olduğundan pazarlama kampanyalarınızı çözümünüzün maksimum fayda sağlayacağı müşteri gruplarına yapmalısınız.

Müşteri davranışlarını ve sorun hakkındaki düşüncelerini öğrenmek, ürününüzü oluştururken en büyük yardımcınız olacaktır.

Örneğin, herhangi bir işletme grubuyla alakalı bir çözüm üretiyorsanız bu işletmelerin müşteri yorumlarını, Google yorumlarından, çeşitli şikayet platformlarından analiz edebilirsiniz.

3) Tanıtıcı Websitenizi Oluşturmalısınız

 

Landing page dediğimiz tanıtıcı websitesiniz ile kullanıcı siteye ulaştığında bir dakikadan kısa sürede, sorunun ne olduğunu, sunduğunuz çözümü ve bu çözümü hangi şekilde sunduğunuzu öğrenebilir.

Websitenizde müşteriyi harekete geçirecek yönlendirmeler olması faydalıdır. Ürününüz hazır değilse, ürününüz çıkınca insanların bilgi alması için mail adreslerini isteyebilir, ürününüz hazırsa ürününüzün özelliklerinin olduğu sayfaya yönlendiren bir buton koyabilirsiniz.

4) Sosyal Medyada Görünüz Olmalısınız

Günümüzde çoğu internet kullanıcısı yeni ürünlerin sosyal medya aracılığıyla farkında olup satın almaktadır. Sosyal medyanızın da en az websiteniz kadar özenli olmalıdır.

Ürününüz hakkındaki güncellemeleri, dönemsel indirimleri ve promosyon kuponlarını sosyal medyadan paylaşabilirsiniz. 

Ayrıca ürününüze ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüz takipçi kitleleri olan insanlara sponsorlu içerik teklif edebilir, böylece insanların sosyal medyada zaman geçirirken bile ürününüzün farkında olmasını sağlayabilirsiniz.

5) Satış Öncesi Maliyetlerinizi Minimum Seviyede Tutmalısınız

Dijital bir iş kurmak aklınıza gelecek/gelmeyecek birçok maliyet doğuruyor. Bu maliyetleri kısmak ve minimum masrafla maksimum verim almak için çeşitli alternatifler kullanmalısınız.

Müşteri analizleri için, websiteniz için, ürününüzün geliştirilmesi için satın almayı düşündüğünüz dijital servislerin veya ürünlerin fiyat araştırmasını mutlaka yapmalısınız.

Ekran Resmi 2019-02-26 04.25.42

 

21. Yüzyılda teknolojik bir iş kurmak, bilginin ulaşılabilirliğinin hiç olmadığı kadar kolay olduğunu ve internete bağlı bir bilgisayar ve bir telefonla düşük maliyetle ölçeklenebilir büyük işler kurgulanabileceğini düşündüğümüzde oldukça kolay; ancak bu kolaylığın getirdiği, teknolojinin yayılmasının tetiklediği rekabeti de göz önünde bulundurduğumuzda bir o kadar da zor görünüyor.

Ve bu girişimlerin kurulduktan sonra aşama katedebilmeleri için maddi kaynak ihtiyaçları doğuyor.

Her geçtiğimiz gün hem yerli hem yabancı onlarca teknoloji tabanlı iş melek yatırımcılardan, risk sermayesi fonlarından milyonlarca dolar yatırım kaynağı ediniyorlar.

Ancak girişimlerin büyümeleri için kaynak bulabilecekleri tek alternatifleri yatırım almak değil.

Yatırım ekosistemine kıyasla kitlesel fonlama kampanyalarının fonlanma hacimleri de her geçen gün artıyor.

Gelin teknolojik bir girişimin kitlesel fonlama projesi başlatması için vereceğimiz 5 nedeni birlikte inceleyelim.

1) Fikrinizi doğrulama şansınız olur

via GIPHY

Fikrinizi birinin cebinden parasını çıkarıp henüz tamamlamadığınız ya da geliştirmek için çabaladığınız ürününüze ödeme yapmasından daha iyi bir şekilde valide edemezsiniz. Eğer ürününüz ilgi görüyorsa, tebrikler! Bir soruna gerekli çözümü getiren bir ürün ürettiğinizin işareti olabilir.

2) Ürününüzü tanıtabilir ve pazarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.41.32

Girişiminizi “podyuma” çıkarmak terimi tam anlamıyla kitlesel fonlama için geçerli bir terim olacaktır. Ürününüzü sunacak, özelliklerini tanıtacak ve bir platformda daha görünür olacaksınız. Globalde kitlesel fonlama kampanyası başlatan proje sahibi websitelerine gelen trafiğin en az %25’inin kitlesel fonlama platformlarından geldiğini söylüyor.

3) Hikayenizi anlatın!

via GIPHY

Simon Sinek şöyle demiş: “İnsanlar yaptığınız şeyi satın almazlar, yapma nedeninizi satın alırlar.”

Kitlesel fonlama kampanyası hikayenizi anlatmak için mükemmel bir fırsat. Kim olduğunuzu, ne yarattığınızı ve bu dünyaya katmak istediğiniz faydayı anlatın.

4) Kısıtlı zamanda büyük iş çıkarma amacı

Ekran Resmi 2019-02-26 04.46.42

Kısıtlı bir zamanda belirlediğiniz bir fonlama hedefine doğru zamana karşı yarışırken bu duyguyu ziyaretçilere de eş zamanlı olarak yaşatırsınız. Projenizi fonlayan insanlar da zaman daraldıkça yarattığınız kurgudaki ürünü alma heyecanıyla size katılabilir, tekrar bir ödül alabilir ya da projenizi diğer platformlarda paylaşabilir.

5) Müşterisi hazır ürününüzü, müşterilerinizin fikrini alarak tasarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.58.22

Birçok proje sahibi kampanyayı başlatır başlatmaz çeşitli platformlardan ürünleriyle alakalı geri bildirim almak için soru havuzları ve gönderiler oluşturur. Bu hem ziyaretçilere ürün üzerinde fikir sahibi olma duygusunu yaşatır hem de size ürününüz hakkında tahmin edebileceğinizden daha fazla iç görü toplama şansı verir.

1_wRb0O-XL093VVG8kM0TnPA

 

2015 yılında kurye ihtiyacı olan insanlarla güvenilir motorlu kuryeleri buluşturmak amacıyla kurulan Ulak’ı, kurucusu Sabri Sami Toker‘den dinledik.

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz, Ulak nasıl ortaya çıktı? Fikirden pazara giden yolun en başını merak ediyoruz?

1974 İstanbul doğumluyum, sıra dışı fikirleri ticaretleştiren seri girişimci bir kişiliğim var. Uzun yıllar kendi reklam ajansımı yönettim, patentli ürünlerim bulunmakta ve Türkiye’ye buz üzerinde karting aktivitesini getirdim. Uber ile tanıştıktan sonra dijital dünyada yer almaya ve insanların gün içerisinde acil kargo gönderileri için bir uygulama yapmaya karar verdim.
2015 yılı başlarında yaptığım araştırmalardan sonra arayüz çalışmalarını tamamladım, Türk Patent Enstitüsünden Ulak uygulamasının “zaman damgası”nı alarak fikrin bana ait olduğunu tescillettim. 2015 yaz aylarını pazar araştırmasını genişletip, sektör temsilcileri ile 300 üzerinde görüşme yaptıktan sonra bir yazılım şirketine kodlatmaya başlattım.

Şuan hangi bölgelerde hizmet veriyorsunuz?

ULAK mobil uygulamamız ile İstanbul, Ankara ve Bursa’da hizmet veriyoruz, e-ticaret taşımalarında tüm Türkiye’de aynı gün teslimat hizmeti veriyoruz.

Müşterilerinizden bahseder misiniz? Şu an Ulak’ı kullanma sebepleri ve önceden tercih ettikleri servislere göre Ulak’ın farkı ne?

App kullanan müşterilerimiz bireyler ve şirketlerden oluşmakta, e-ticaret taşımalarında 2018 Mart ayından beri N11 ile çalışıyoruz, son 2 aydır MediaMarkt teslimatlarını gerçekleştiriyoruz.
Ulak kargo taşımacılığında bir çok yenilik ve kolaylaştırıcı unsurlarla pazara değer kattı, tüm operasyonun otonom olarak yönetilmesi gerçek zamanlı olarak takip edilebilme, çalışan kuryelerin seçilerek sisteme eklenmesi ve puantajının oluşturulması, haritadan takip gibi özelliklerimiz müşterilerimiz tarafından tercih edilmemizi sağladı.

Ulak’ın geleceğinde göreceğimiz yeni özellikler veya ürünler olacak mı?

Restoranların, paket servis hizmeti veren, vermek isteyen işletmelerin kurye yönetme ve kurye bulma problemlerine çözüm olacak bir kurumsal yazılım ürünümüzü SaaS olarak pazara sunacağız. Teknolojideki gelişmeleri yakından takip ediyor ve bir kaç proje üzerinde Ar&Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın zamanda test çalışmalarına başlayacağımız ses getirecek hizmetler sunmaya başlayacağız.

Kitlesel fonlama hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Girişimcilerin agresif olarak işine asılması gerekiyor ve en büyük ihtiyaç nakit kaynağı. Melek yatırım dünyasının yaptığı yatırımlar maalesef personel giderlerine ya da kısa süreli ihtiyaçlara aktarılıyor. Atalarımızın dediği gibi damlaya damlaya göl olur, girişimlerin su birikintilerine değil göllere ihtiyacı var. Dilerimki ülkemiz insanları bir gün kitlesel fonlamanın ve girişimcilerin değerini anlar ve bu tür kaynaklarla milyar dolarlık şirketler doğar.

 

1) Tarihin en hızlı fonlanan girişimi: Pebble

Renkli mürekkep ekran teknolojisini sunan tarihin en hızlı ve fazla fonlanan girişimlerinden Pebble akıllı saat projesini bu hafta blogumuza taşıyoruz.

2012 yılında Eric Migicovsky tarafından kurulan giyilebilir teknoloji şirketi Y Combinator adlı hızlandırma merkezi ve birkaç melek yatırımcı desteğiyle hayata geçirildi. 

Ancak şirketin aşaması VC fonlama evresin gelince süreçler tıkandı.

Bu süreçte Pebble, ilk kitlesel fonlama projesini Kickstarter üzerinden hayata geçirdi ve 68.929 kişiden toplam 12 milyon dolar destek topladı.

Pebble-2-straps

2015 yılında ikinci versiyonlarıyla Amerika’da kitlesel fonlama platformunu deneyen Pebble, bu sefer 78.471 destekçiden toplamda 20 milyon dolardan fazla destek topladı ve seri üretime başladı.

eric-migicovsky

Pebble’nin kurucusu Migicovsky bu başarının ardından: “VC yatırımcılarının donanım alanında tecrübesi yok.” dedi. Bu başarının arkasında müşterilerin talep ettikleri ürünleri kitlesel fonlama aracılığıyla ön taleple hem daha ucuza alabilmeleri hem de bir girişimin hayat bulmasına katkı sağlama isteklerinin büyük rol oynadığını görüyoruz.

Fonlama sırasında çeşitli platformlardan desteklemek isteyen kişilerin sorularını cevaplamaları, ürünlerine platformda destekleyenler için özelleştirmeler sunmaları ve ek kullanım seçenekleri yaratmaları Pebble’nin bir sonraki fonlama süreçlerinde 17 dakikada hedefleri olan 500 bin doları ve 30 dakika kadar bir sürede 1 milyon doları aşkın bir destek toplamasını sağladı.

2) En havalı soğutucu: The Coolest Cooler

Rekorlardan birini de çok fonksiyonlu soğutucu “The Coolest Cooler” kırıyor.

İçeriğinde kesme tahtası, blender, bluetooth hoparlör ve USB şarj girişi bulunduran soğutucu, 2013 yılında 125 bin dolarlık bir hedefte fonlama tutarı belirledi ancak sadece 100 bin dolar civarında destek toplayabildi.

2014 yılında Amerikalı bir kitlesel fonlama platformu üzerinden Coolest Cooler, 36 saatte hedeflediği fonlama tutarına ulaşıp, 62.642 destekçiden toplamda 13 milyon dolardan fazla destek toplamayı başardı. Bu rakam belirlediği 50 bin dolarlık hedefin %20.000 katı ediyor.

165-225 dolar bandında satılan ürün toplamda 64 bine yakın ön sipariş aldı. Ürünün fiyatı üzerinde yapılacak kişiye özel yazılar ve ek ürünlerle birlikte artış gösteriyor.

Kurucu Ryan, ilk kitlesel fonlama denemesinde projesinin başarısız olmasını birkaç nedenden kaynaklandığını söylüyor. Ryan, ilk başarısızlığını projeyi kış aylarında başlattığı için insanların kışın piknikleri ve sahil partilerini düşünmediklerinden bu çok fonksiyonlu soğutucuyu almayı akıllarına getirmediklerinden kaynaklandığını söylüyor.

3) “15 Farklı özelliğiyle Dünyanın en iyi Seyahat Ceketi” BAUBAX

ec8fbf2bf7ab4bfddbb6f9bc2bc9bae3_original

Hindistan’dan Amerika’ya 20 bin dolar yatırım almak için taşınan kurucular ceket fikrini yaşadıkları bir soruna çözüm olarak geliştirmek istediler. Uzun mesafe ilişkisi (Chicago-Bay Area) yaşayan çift, seyahat etmenin en azından bir zorluğunu çözmek için yola çıktılar.

Kurucu ortak Sanghavi: “Her uçağa bindiğimde uyuyacak bir aralık bulmak istiyordum, ancak boyun yastıklarını evde unutmak gibi bir alışkanlığım olduğu için her seferinde hava alanından yeni bir yastık alıyordum. Evimde onlarca yastık biriktiğinde eşim artık buna son vermem gerektiğini söyledi.” 

Tasarımcı eşi Yoganshi, ceket içine gömülmüş bir boyun yastığı çizdi. Sonrasında birkaç özellik eklediler: pasaport cebi, telefon için su geçirmez bir cep, tablet için başka bir cep, kalem tutacağı, ayarlanabilir el ısıcıtıları, uyku maskesi ve daha fazla cep… Hatta bir cep masanız dolu olduğunda içeceğinizi de tutabiliyor.

Kitlesel fonlama platformlarını iki senedir takip eden çift, iyi kötü, saçma veya mantıklı birçok fikrin fonlandığını görünce kendileri de bu ceket için denemek istediler.

Sanghavi projede çalışmak için Apple’da bir yaz stajını reddeder ve Shah’da kampanya başlayıp birkaç milyon dolar destek alınca ceket üzerinde tam zamanlı çalışmak için işini bırakır.

Kampanya başladıktan sadece bir hafta sonra yarım milyon dolar desteklenen seyahat ceketi, iki ay sonra 44.949 kişiden toplam 9 milyon dolardan fazla destek toplamayı başardı.

2018’in Şubat ayında ceketin kablosuz telefon ve kulaklık şarjı destekleyen ve 10 farklı özellik daha sunan ikinci versiyonunu kitlesel fonlamaya sunan BAUBAX, 50 bin dolar olan fonlama miktarına ulaşıp iki ay sonra 21.409 kişiden toplamda 3 milyondan fazla destek topladı.

Başladığımız günden itibaren sizlerle birlikte ailemiz gün geçtikçe büyüdü. Haydi ilk günden bugüne kadar neler yapmışız hep birlikte inceleyelim.

2013 Kasım ayında faaliyetlerine başlayan Fongogo üzerinde 2018 Aralık sonuna kadar 422 kampanya yayına alındı. Bu kampanyaların 130 tanesi başarıya ulaşırken, Fongogo üzerinden 2,4m TL para transferi gerçekleşti. Kitlesel fonlamayı bilip ilgi gösteren 25,655 üyemiz ile Fongogo üzerinde 12,232 kere kampanyalara destek sağlandı.

Rakamlarımıza baktığımızda, ortalama başarılı bir projenin büyüklüğünün 17bin TL, en yüksek fonlanan projenin ise 89bin TL tutarında olduğunu görüyoruz. Şimdiye kadar 25bin TL’ye kadar destek sağlandığını görüyoruz. En çok kitlesel fonlamada destek arayan ve başarılı olmuş kategorinin ise Film alanında olduğunu görmekteyiz.

Üye tabanı, yayına alınan ve başarılı olan proje sayısı ile Türkiye ’nin lider kitlesel fonlama platformu Fongogo, gün ve gün hayallerini gerçekleştirmek isteyen kişilere daha çok ulaşıyor. Destek olmak için sadece paylaşman bile yeter. Bizi takipte kalın!

1

2 3 4 5 6

Mehmet Şenocak, Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş bir Karikatürist, Çizgi Film Yapımcısı ve Yönetmeni.… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim. 

Ataturk Film Ekran

mehmet_senocak

1-) Mehmet Şenocak Kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz?  

Resim çizmeye meraklı bir çocuk olarak büyüdüm. Okul dönemlerinde öğretmenlerim çizdiğim resimleri örnek olarak arkadaşlarıma gösterince çok mutlu olurdum. Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye, lise sonrası ise Gırgır dergisinde çalışmaya başladım. Karikatür çizdiğim yıllarda televizyonda çizgi filmleri hayranlıkla izler ve yapmak isterdim. Üniversite eğitimim sırasında gördüğüm bir ilanla, o dönem Türkiye’nin en büyük çizgi film stüdyosunda çalışmaya başladım. Bu şirkette yaklaşık 10 civarı uzun metraj ve dizi çizgi filminde çalıştıktan sonra, gelişen bilgisayar teknolojisini de dikkate alarak özgün işler yapmaya karar verdim ve 2000 yılında AnimaTürk Animasyonu kurdum. Çok sayıda kısa film yaptım ve yönettim. Ekip arkadaşlarımla birlikte, içlerinde Turkcell ve Baymak gibi dev kuruluşların da olduğu birçok önemli firmaya çeşitli konularda 3d ve 2d animasyon filmleri, reklam animasyon filmleri, karakter ve konsept tasarımları ve illüstrasyon haritaları yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. 

Beni Gormek

2-) Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Film nasıl ortaya çıktı ve Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz?  

Atatürk çizgi filmi benim 15 yıllık hayalimdi. Önceki yıllarda da çeşitli girişimlerim olmuş ancak kapılar hep yüzüme kapanmıştı. Bu yıl Atamızın aramızdan ayrılışının 80. yılı olması dolayısıyla hem ona bir hediye vermek, hem de yeni jenerasyona Atatürk’ü doğru anlatmak istedim. Aslında sadece Türk çocuklarına da değil, filmimizi Türkçe ve İngilizce kurgulayıp tüm dünyaya sunmak istedim. Yeni jenerasyon tablet, telefon ve bilgisayar bağımlılığı dolayısıyla pek kitap okumaya vakit bulamıyor ve hazır kolay tüketime alışmış durumda. Dolayısıyla onlara Atatürk’ü kitaplarla anlatmak zor görünüyor. Tamamlayıp Youtube’da yayınladığımız kısa filmimizin 1. bölümü onların tablet, telefon ve bilgisayarlarına ücretsiz olarak ulaşıyor ve filmi izleyerek Atatürk hakkında daha kolay bilgi sahibi olabiliyorlar. Bu projeye başlarken “mutlaka bir kurumsal sponsor bulur ve projeyi zorlanmadan hayata geçiririz” diye düşünüyordum ancak böyle olmadı. Birçok firmayla görüştüğümüz gibi, Atatürk’ün kurduğu ya da Atatürk adına kurulmuş firma ve kurumlarla da görüştük. Maalesef Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürün de etkisiyle, gerek kısa filme, gerekse asıl hedefim olan uzun metrajlı Atatürk çizgi filmine sponsor olacak firma ya da kurum bulamadık. Bu olumsuz duruma rağmen ben projeye başlamıştım ve bu filmi yapıp tamamlamaya kararlıydım. Bu konuyu onur meselesi yaptım ve imkanlarımı sonuna kadar zorladım. Projenin giderlerini karşılamak için arabamı sattım, yetmeyince son limite kadar bankadan birkaç defa kredi çektim. Kurumsal sponsor bulamadığımızı sosyal medyada paylaştığımızda, takipçilerimiz halk kampanyası başlatmamızı önerdi. Daha önce böyle bir düşüncem yoktu ama açıkçası başka seçeneğim de kalmamıştı. Projemize halk desteğini doğru ve şeffaf bir şekilde katmam gerekiyordu. Bu konuda araştırma yaparken en güvenilir seçenek olarak Fongogo ile karşılaştım. Projenizi sisteme girip kampanya süresi ve hedeflediğiniz miktarı belirliyorsunuz. Projenizi başlattığınızda gelen destekler herkese açık şekilde anlık olarak takip edilebiliyor. Fongogo, projemizi tamamlayabilmemiz için iyi bir seçenek oldu.  

Cumhuriyettir,3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir? 

Projemizi sisteme girip kampanyayı başlattığımızda ilk haftalar maalesef çok kötü geçti. O tempoyla devam etseydik, zaten hedefe ulaşmamız mümkün olmayacaktı. Sosyal medyadan duyuru ve tanıtımlar yaptık ancak bunların yeterli olmadığını gördük. Kampanyanın iyi gitmediği o dönemde, projeyi sosyal medyadan öğrenip, gönüllü olarak ekibe katılan yeni arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımızın enerjisi, kampanyaya yeni bir boyut kazandırdı. Sosyal medya paylaşımları ve sosyal medya reklamlarımız dışında, hepimiz tek tek kendi çevrelerimizi harekete geçirdik ve insanların bu projenin önemini fark etmesini sağladık. Bu süreçte bazı arkadaşlarımızın, “kampanyaya destek olmak” kavramını; duyuruları ve reklamları beğenip, paylaşmaktan ibaret sandığını da öğrenmiş olduk. Biz de projede çalışan arkadaşlarımıza ücretlerini beğeni ile ödeyebilseydik kabul ederdik ama maalesef… Biz her şeyden önce yaptığımız projeye inandık, kampanya sürecini doğru yönettik ve bu şekilde hedefi aşmış olduk.  

47057140_1969074476507889_2397158862944731136_n

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?  

Kampanya sürecinde bizim çabalarımızın yanı sıra Fongogo’nun da projemizle ilgili reklam ve tanıtım yapması bizi çok mutlu etti. Kampanya boyunca tüm sorularımıza kısa sürelerde net cevaplar aldık ve hep ilgili ve yardımsever bir yaklaşımla karşılaştık. Fongogo, ileride destekçilerden eft ve havale kabul edebilecek bir altyapı oluşturabilirse, hedeflerin daha kısa sürelerde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biz bu projede Fongogo ile çalışmaktan son derece memnun kaldık. Elbette farklı projelerimizle ilgili yeni bir kampanyamız olduğunda Fongogo ile ilerlemek isteriz.  

47684899_1981587318589938_3555117500901359616_n

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı? 

Bu sistem ile bizler de yeni tanıştık. Kampanya sürecinde deneyimleyerek birçok şey öğrendik. Yeni kampanya yapacak arkadaşlara ilk önerim projelerini net ve şeffaf bir şekilde paylaşmaları. Hayal değil gerçek bir proje sunulmalı. Mutlaka kabul edilebilir bir ön çalışmaları olmalı. Bir hazırlık çalışmaları olması projeye ve proje sahibine güveni arttıracaktır. Proje sunum çalışmasını doğru ve anlaşılır bir şekilde yaptıktan sonra, tanıtım ve duyuru yapmaya da zaman ayırmak gerekiyor. Sadece sosyal medyadan duyuru ve reklamla yetinilmemeli, arkadaş çevrenizle birebir iletişime geçmelisiniz. Ve projenin başladığı andan itibaren zamanı çok iyi kullanmalı, yapılacak işleri son günlere bırakmamalısınız. Bütün bunlarla birlikte projenize inanmalı ve sonuna kadar çaba sarf etmelisiniz. 48366572_1993015174113819_5640828635737751552_n

Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş olan proje sahibi Mehmet Şenocak’a sorularımızı yanıtladığı için Fongogo ailesi olarak çok teşekkür ederiz.