Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 


random-questions-for-a-startup-lawyer

Fikrinizi hayata geçirirken, kendi işinizi kurmaya çalışırken ilk zamanlarda birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu süreçte hatalar, verimsiz sonuçlanan adımlar ve beklenmedik durumların ortaya çıkması gayet doğaldır.

Şimdi sizlere fikrinizi hayata geçirirken rotanızda kalmanızı sağlayacak birkaç öneride bulunacağız.

1)      Alışkanlık haline getirin

b2Fikrinizi hayata geçirirken gösterdiğiniz çalışmayı alışkanlık haline getirin ve gündelik aktivitelerinizden biriymiş gibi
benimseyin.
Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız, yapacaklarınızı planlamak için kendinize bir saat vakit ayırın ve işinizden sonra planlarınızı uygulayın. Sabahları bir saat erken kalkmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Tabii bu arada tam zamanlı işinizi, girişimciliğinizi, uykunuzu ve sosyal aktivitelerinizi dengede tutmaya çalışın. Doğru zamanlamaları deneyerek bulabilirsiniz. Dengeli bir yaşam verimliliğinizi arttıracaktır.

2)      Çalışacağınız yeri belirleyin

Eğer bir ofisiniz yoksa, çalışmalarınızı sürdürmek, dikkatinizi mümkün olduğunca dağıtmamak ve girişimciliğinize daha çok vakit ayırabilmek için kendinize bir yer bulun. Bu yer bir kütüphane olabileceği gibi taraftarı olduğunuz takımın çok önemli bir maçını izlemek için gittiğiniz stadyum bile olabilir. Önemli olan zihninizi boşaltıp, işinize odaklanmanız için ihtiyacınız olan atmosferi sağlamanız. Bununla birlikte pek çok kişi gibi siz de evde yeteri kadar odaklanamıyor olabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri,

Akşam vakti sahilde: Denizin sesi en bilinen sakinleştirici seslerdendir. Çalışmanız için en ideal ortamlardan birisi sahil olabilir. Eğer internete ihtiyacınız varsa, telefonunuzu modeme dönüştürerek internet ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz gibi çeşitli donanımlarla da internet erişiminizi sağlayabilirsiniz.

Arabanızda: Arabanızla yolculuğa çıkın. Laptopunuzu alın ve ücretsiz internet erişimi sağlayan bir yere doğru gidin. Arabanızın içinde eşşiz bir manzaraya karşı çalışmak gerçekten etkili olabilir.

3)      Koşmadan önce yürümeyi öğrenin

Başlangıçta büyük fotoğrafı görmeye çalışırken karşılaşabileceğiniz şaşkınlıklara engel olmak için öncelikle kısa vadeli hedefler belirleyin ve onları gerçekleştirin. Bir startup stratejik yaklaşımdan ziyade sıkı çalışmaya ihtiyaç duyar. İşinizi iyice tanıyın ve işinize yarayacak hedefler belirleyin, hedeflerinizi basitleştirin, üzerinde çalışın. Çoğu yönetici geminin dümenini hangi yöne çevireceği konusunda oldukça tecrübelidir. Gemiyi suda batırmadan varış noktasına ulaştırmak için karşılaşacağı irili ufaklı bütün adımları dikkatle ele almak için kollarını sıvamaya hazırdır.

4)      Sahada hünerizini sergileyin

b1Uzun süredir peşinden koştuğunuz, start-up’ ınıza katkısının çok faydalı olacağını düşündüğünüz o yönetici ile nihayet karşı karşıya gelme fırsatını buluyorsunuz. Tek sıkıntı ise yönetici oldukça yoğun ve size ayırabileceği sadece 30 saniyelik bir boş vakti var. Asansöre biniyorsunuz ve o yönetici asansörden inene kadar projenizi anlatmanız, ilgi uyandırmanız gerekiyor ki beklediğiniz yatırımı almanız için bir kapı açabilesiniz. Bunun için sadece 30 saniyeniz var. Bunu nasıl yapardınız?

Bu klasik bir asansör konuşma örneği olsa da vereceğiniz cevaplar klasik olmaktan öte bir yerde olmalı.

Bununla birlikte gerçekleştirdiğiniz 30 saniyelik konuşma tabii ki tek başına yeterli olmayacaktır ama sizin özgüveninizi, projenizin omurgasını ve üzerinde çalıştığınız aşamaların karakteristiğini gösteren bir imkan yaratacaktır. Sonrasında ise o yönetici ile daha detaylı konuşmak adına yeni bir buluşmayı koparabilirsiniz.

Çoğu start-up kendisini tam anlamıyla tanımıyor. Daha doğrusu kendisini, yeteneklerini, yaptığı işin değerini tam olarak detaylandıramadığı için projesini satmakta, pazarlamakta, tanıtmakta zorluk çekebiliyor. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı doğru şekilde belirleyerek, iş planlarınızı detaylandırmanız çıktığınız yolculukta size faydalı bir rehber olacaktır.

5)      Tatile çıkın!

Tam zamanlı işiniz ve start-up’ ınızı eş zamanlı götürmekten bunalmış olabilirsiniz. İkisinin de kendi içinde ayrı yükü, verilmesi gereken kararları ve mevcut sorumluluklarından dolayı kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız kendinize vakit ayırmanızın zamanı gelmiş olabilir.

Her iki işinizden de uzaklaşmak, kendinize vakit ayırmak, dinlenebileceğiniz bir tatile çıkmak start-up’ ınıza başka bir açıdan bakmanıza olanak sağlayabilir. Start-up’ ınızla ilgili yakaladığınız farklı bakış açıları size farklı sorular sormanıza neden olabileceği gibi geleceği şekillendirmeniz açısından da faydalı olabilir.

Eğer sosyal hayatınız, iş hayatınız ve start-up’ ınızı dengede tutabildiğiniz bir yaşam yaratabilir; girişiminizin karakteristiğini ve omurgasını doğru bir şekilde planlayabilirseniz, karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı yaklaşımlarınız da daha farklı olacaktır ve bu zorlu süreçte rotanızda kalmanıza olanak tanıyacaktır.

Şimdiden başarılar dileriz.

Barış Can

Son yıllarda online platformlarda para ödünç verme, proje fonlama ve pazar araştırması yapma gibi eylemlere tanık oluyoruz. Bütün bunlar olurken, hangi platformların tam olarak nasıl çalıştığını anlamak, projenin başarısını arttırmada önemli bir etken oluyor.

b1.fw

İşte girişimcilerin kiltesel fonlama hakkında bilmeleri gereken 3 önemli gerçek:

1. Mikrofinans değil.

Büyük ihtimalle Kiva’yı duymuşsunuzdur. Bu platform, para olan insanlarla gelişmekte olan ülkelerde işleri için küçük miktarlarda fona ihtiyacı olan insanları biraraya getiriyor.  25 dolar gibi küçük bir miktar geri ödemeli olarak ödünç alınabiliyor.  Ne kadar bu durum kitlesel fonlama gibi dursa da, aslında Kiva’nın yaptığı şey mikrofinans. Yani, gelişmekte olan küçük işletme sahiplerini erişemeyecekleri bir sermayeye ulaştıran bir sosyal hareket.

2. Kitlesel kaynak (crowdsourcing) değil.

Kitlesel fonlama ve kitlesel kaynak birbirlerine çok yakın kelimeler olsa da, birbirinden oldukça farklı terimler. Kitlesel kaynak bir fikrin ya da projenin geliştirilmesi için insanların bir araya gelmesini ifade eder. Bir kitle bir bireyden daha yaralıdır ilkesiyle hareket eder. Her an açıp baktığımız Wikipedia’yı buna örnek olarak verebiliriz. Buradaki her şey katkıda bulunmak isteyen bireyler tarafından yazılıyor. Burada bahsi geçen şey, fondan ziyade bilgiyi paylaşmak ve aramaktır.

3. Ödül mü, ödünç mü, yoksa hisse mi?

Kitlesel fonlama proje sahibinin ihtiyacı olan fonu kitlelerden sağlaması anlamına geliyor. Ama bunun bir çok yolu var.

Örneğin, en yaygın kitlesel fonlama tipi ödül bazlı olan sistem. Yani, destekçi projeye yaptığı destek miktarıyla orantılı olarak karşılığında bir “ödül” alır. Bu projeyle ilgili her şey olabilir. Diğer yaygın örnek ise, ödünç verme sistemi üzerine işleyen model. Burada, destekçi proje sahibine belli bir miktar fon ödünç verir. Banka olmadan kredi almak gibi düşünülebilir. Gittikçe yaygınlaşan hisse modeli ise, destekçilerin sağladıkları fon karşılığında projeden hisse almaları şeklinde çalışır. Proje için en iyi platformu seçmeden önce bütün bu özellikleri bilerek harek etmek de fayda var!

Hatırlatmadan geçmeyelim: Fongogo ödül sistemiyle çalışıyor :)

Kaynak:http://www.entrepreneur.com/article/236373