Başladığımız günden itibaren sizlerle birlikte ailemiz gün geçtikçe büyüdü. Haydi ilk günden bugüne kadar neler yapmışız hep birlikte inceleyelim.

2013 Kasım ayında faaliyetlerine başlayan Fongogo üzerinde 2018 Aralık sonuna kadar 422 kampanya yayına alındı. Bu kampanyaların 130 tanesi başarıya ulaşırken, Fongogo üzerinden 2,4m TL para transferi gerçekleşti. Kitlesel fonlamayı bilip ilgi gösteren 25,655 üyemiz ile Fongogo üzerinde 12,232 kere kampanyalara destek sağlandı.

Rakamlarımıza baktığımızda, ortalama başarılı bir projenin büyüklüğünün 17bin TL, en yüksek fonlanan projenin ise 89bin TL tutarında olduğunu görüyoruz. Şimdiye kadar 25bin TL’ye kadar destek sağlandığını görüyoruz. En çok kitlesel fonlamada destek arayan ve başarılı olmuş kategorinin ise Film alanında olduğunu görmekteyiz.

Üye tabanı, yayına alınan ve başarılı olan proje sayısı ile Türkiye ’nin lider kitlesel fonlama platformu Fongogo, gün ve gün hayallerini gerçekleştirmek isteyen kişilere daha çok ulaşıyor. Destek olmak için sadece paylaşman bile yeter. Bizi takipte kalın!

1

2 3 4 5 6

Mehmet Şenocak, Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş bir Karikatürist, Çizgi Film Yapımcısı ve Yönetmeni.… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim. 

Ataturk Film Ekran

mehmet_senocak

1-) Mehmet Şenocak Kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz?  

Resim çizmeye meraklı bir çocuk olarak büyüdüm. Okul dönemlerinde öğretmenlerim çizdiğim resimleri örnek olarak arkadaşlarıma gösterince çok mutlu olurdum. Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye, lise sonrası ise Gırgır dergisinde çalışmaya başladım. Karikatür çizdiğim yıllarda televizyonda çizgi filmleri hayranlıkla izler ve yapmak isterdim. Üniversite eğitimim sırasında gördüğüm bir ilanla, o dönem Türkiye’nin en büyük çizgi film stüdyosunda çalışmaya başladım. Bu şirkette yaklaşık 10 civarı uzun metraj ve dizi çizgi filminde çalıştıktan sonra, gelişen bilgisayar teknolojisini de dikkate alarak özgün işler yapmaya karar verdim ve 2000 yılında AnimaTürk Animasyonu kurdum. Çok sayıda kısa film yaptım ve yönettim. Ekip arkadaşlarımla birlikte, içlerinde Turkcell ve Baymak gibi dev kuruluşların da olduğu birçok önemli firmaya çeşitli konularda 3d ve 2d animasyon filmleri, reklam animasyon filmleri, karakter ve konsept tasarımları ve illüstrasyon haritaları yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. 

Beni Gormek

2-) Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Film nasıl ortaya çıktı ve Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz?  

Atatürk çizgi filmi benim 15 yıllık hayalimdi. Önceki yıllarda da çeşitli girişimlerim olmuş ancak kapılar hep yüzüme kapanmıştı. Bu yıl Atamızın aramızdan ayrılışının 80. yılı olması dolayısıyla hem ona bir hediye vermek, hem de yeni jenerasyona Atatürk’ü doğru anlatmak istedim. Aslında sadece Türk çocuklarına da değil, filmimizi Türkçe ve İngilizce kurgulayıp tüm dünyaya sunmak istedim. Yeni jenerasyon tablet, telefon ve bilgisayar bağımlılığı dolayısıyla pek kitap okumaya vakit bulamıyor ve hazır kolay tüketime alışmış durumda. Dolayısıyla onlara Atatürk’ü kitaplarla anlatmak zor görünüyor. Tamamlayıp Youtube’da yayınladığımız kısa filmimizin 1. bölümü onların tablet, telefon ve bilgisayarlarına ücretsiz olarak ulaşıyor ve filmi izleyerek Atatürk hakkında daha kolay bilgi sahibi olabiliyorlar. Bu projeye başlarken “mutlaka bir kurumsal sponsor bulur ve projeyi zorlanmadan hayata geçiririz” diye düşünüyordum ancak böyle olmadı. Birçok firmayla görüştüğümüz gibi, Atatürk’ün kurduğu ya da Atatürk adına kurulmuş firma ve kurumlarla da görüştük. Maalesef Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürün de etkisiyle, gerek kısa filme, gerekse asıl hedefim olan uzun metrajlı Atatürk çizgi filmine sponsor olacak firma ya da kurum bulamadık. Bu olumsuz duruma rağmen ben projeye başlamıştım ve bu filmi yapıp tamamlamaya kararlıydım. Bu konuyu onur meselesi yaptım ve imkanlarımı sonuna kadar zorladım. Projenin giderlerini karşılamak için arabamı sattım, yetmeyince son limite kadar bankadan birkaç defa kredi çektim. Kurumsal sponsor bulamadığımızı sosyal medyada paylaştığımızda, takipçilerimiz halk kampanyası başlatmamızı önerdi. Daha önce böyle bir düşüncem yoktu ama açıkçası başka seçeneğim de kalmamıştı. Projemize halk desteğini doğru ve şeffaf bir şekilde katmam gerekiyordu. Bu konuda araştırma yaparken en güvenilir seçenek olarak Fongogo ile karşılaştım. Projenizi sisteme girip kampanya süresi ve hedeflediğiniz miktarı belirliyorsunuz. Projenizi başlattığınızda gelen destekler herkese açık şekilde anlık olarak takip edilebiliyor. Fongogo, projemizi tamamlayabilmemiz için iyi bir seçenek oldu.  

Cumhuriyettir,3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir? 

Projemizi sisteme girip kampanyayı başlattığımızda ilk haftalar maalesef çok kötü geçti. O tempoyla devam etseydik, zaten hedefe ulaşmamız mümkün olmayacaktı. Sosyal medyadan duyuru ve tanıtımlar yaptık ancak bunların yeterli olmadığını gördük. Kampanyanın iyi gitmediği o dönemde, projeyi sosyal medyadan öğrenip, gönüllü olarak ekibe katılan yeni arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımızın enerjisi, kampanyaya yeni bir boyut kazandırdı. Sosyal medya paylaşımları ve sosyal medya reklamlarımız dışında, hepimiz tek tek kendi çevrelerimizi harekete geçirdik ve insanların bu projenin önemini fark etmesini sağladık. Bu süreçte bazı arkadaşlarımızın, “kampanyaya destek olmak” kavramını; duyuruları ve reklamları beğenip, paylaşmaktan ibaret sandığını da öğrenmiş olduk. Biz de projede çalışan arkadaşlarımıza ücretlerini beğeni ile ödeyebilseydik kabul ederdik ama maalesef… Biz her şeyden önce yaptığımız projeye inandık, kampanya sürecini doğru yönettik ve bu şekilde hedefi aşmış olduk.  

47057140_1969074476507889_2397158862944731136_n

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?  

Kampanya sürecinde bizim çabalarımızın yanı sıra Fongogo’nun da projemizle ilgili reklam ve tanıtım yapması bizi çok mutlu etti. Kampanya boyunca tüm sorularımıza kısa sürelerde net cevaplar aldık ve hep ilgili ve yardımsever bir yaklaşımla karşılaştık. Fongogo, ileride destekçilerden eft ve havale kabul edebilecek bir altyapı oluşturabilirse, hedeflerin daha kısa sürelerde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biz bu projede Fongogo ile çalışmaktan son derece memnun kaldık. Elbette farklı projelerimizle ilgili yeni bir kampanyamız olduğunda Fongogo ile ilerlemek isteriz.  

47684899_1981587318589938_3555117500901359616_n

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı? 

Bu sistem ile bizler de yeni tanıştık. Kampanya sürecinde deneyimleyerek birçok şey öğrendik. Yeni kampanya yapacak arkadaşlara ilk önerim projelerini net ve şeffaf bir şekilde paylaşmaları. Hayal değil gerçek bir proje sunulmalı. Mutlaka kabul edilebilir bir ön çalışmaları olmalı. Bir hazırlık çalışmaları olması projeye ve proje sahibine güveni arttıracaktır. Proje sunum çalışmasını doğru ve anlaşılır bir şekilde yaptıktan sonra, tanıtım ve duyuru yapmaya da zaman ayırmak gerekiyor. Sadece sosyal medyadan duyuru ve reklamla yetinilmemeli, arkadaş çevrenizle birebir iletişime geçmelisiniz. Ve projenin başladığı andan itibaren zamanı çok iyi kullanmalı, yapılacak işleri son günlere bırakmamalısınız. Bütün bunlarla birlikte projenize inanmalı ve sonuna kadar çaba sarf etmelisiniz. 48366572_1993015174113819_5640828635737751552_n

Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş olan proje sahibi Mehmet Şenocak’a sorularımızı yanıtladığı için Fongogo ailesi olarak çok teşekkür ederiz.

En etkileyici projelerimizden SürdürülebilirYaşam.tv ile bir röportaj hazırladık! Proje sahiplerinden Tuna Özçuhadar’ın’in ağzından dinleyin!

Sizi biraz tanıyalım.
Aslen endüstriyel tasarımcıyım. Uzun zamandır içinde bulunduğumuz, daha doğrusu bizzat yarattığımız sürdürülemez sistemin ortaya çıkardığı sorunlara sadece endüstriyel ürünlerle çözüm üretemeyeceğimizi anladığımdan itibaren ilgi alanım daha ziyade sistemik sorunlara bu sorunların olası çözümlerine kaydı. Bu doğrultuda ürün-hizmet sistem tasarımı ve stratejik sürdürülebilirlik için sistem tasarımları ile ilgileniyorum. Yıllar önce Türkiye’de en acil konunun farkındalık artırma olduğunu anladığımızda Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize etmeye başladık. İçinde bulunduğumuz; iklim değişikliğinden sosyal çıkmazlara birbiriyle bağlantılı sorun yığınının anlaşılması ve bu olumsuz tabloda dahi çözümler üretilebileceğini örneklerle göstererek motive etmeyi amaçladık. Kitlesel fonlama kampanyası açtığımız www.surdurulebiliryasam.tv projesi ile bunu daha etkili ve yaygın gerçekleştirmek ve insanların tartıştığı, yorumlarla etkileşimde olduğu ve Türkiye genelinde yapılanları görüp karşılaştırabileceği bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Web sayfasının yakın bir gelecekte uluslararası versiyonunu da geliştireceğiz; aynı zamanda belli bir izleyici kitlesi oluştuğunda bu konuların tartışıldığı, fikir alışverişinde bulunulan, projeler ve çalışma gruplarının oluştuğu daha proaktif bir sosyal mecraya da dönüşmesini arzu ediyorum.

Festival ekibi ve yeni proje ekibi kardeş ekip; her iki proje birbiriyle göbek bağıyla bağlı. Bu sene Festival çekirdek ekibimiz benim dışımda Gamze Selçuk ve Pınar Öncel’den oluşuyor, surdurulebiliryasam.tv‘de ise Yaz Güvendi, Meriç Gürsoy, Emrah Kurum ve Pınar Öncel’in yanısıra her iki projede sosyal medyayı yürüten Mert Güller var; websitesini Cevher Bilger ile geliştiriyoruz. Filmlerin altyazılı kopyalarının hazırlanması ve hem festival gösterimlerine hem webe uygun şekilde formatlanmasını Orton Akıncı ile yürütüyoruz. Geçtiğimiz senelerde festival ekibinde bulunan, her sene onlarca filmi Türkçeye çeviren ve çeşitli konularda festivale destek olan onlarca kişi var.
bloog.fw
 
 Surdurulebiliryasam.tv nasıl bir proje?
www.surdurulebiliryasam.tv sürdürülebilirlikle ilgili çözüm barındıran, ilham verici gerçek hikayelerin paylaşılması için ortaya çıkan bir web projesi.
Bu projenin doğmasına vesile olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni 2008′den bu yana gönüllü olarak birçok gönüllünün de desteğiyle organize ediyoruz. Bu süreçte yıllar boyunca yüzlerce belgesel izledik/inceledik. Bütüncül bakış açısına sahip, bir konuyu farklı boyutlarıyla ele alan, tek taraflı bakmayan ve çağımızın çetrefilli sorunlarına çözüm önerileri içeren belgeselleri seçtik ve bu filmlerin ne kadar etkili olduğunu gözlemledik. Günlerce konuşsanız, konferanslara gitseniz elde edemeyeceğiniz etkiyi 1 saat içerisinde yaratıyor. Bu nedenle bu filmlerin daha çok insana ulaşması için surdurulebiliryasam.tv‘yi geliştirdik.
Aynı zamanda kurumların da sürdürülebilirlik için ne yaptığını filmler ile anlatabileceği bir kurgumuz var; kurumsal üyelik ile sivil toplum kuruluşları, şirketler, yerel yönetimler, eğitim kurumları vb herkes sürdürülebilir bir yaşam için ne yapıyorlarsa paylaşabilecekler… İyi örneklerin görünmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Kurumların üyeliğinden gelecek kaynakla gelecek yıllarda Festivali de fonlamak istiyoruz. Böylece festival ve websitesi birbirini besleyen döngüsel bir yapıda olacak, festival film içeriğini sağlarken websitesi de fon sağlayacak…
www.surdurulebiliryasam.tv kar amacı gütmeyen sosyal bir girişim. Websitesini, açıldığında filmleri izleyecek olan kullanıcıların gönüllerinden gelen katkılarla hayata geçireceğiz. Tüm kitlesel fonlama kampayalarında olduğu gibi katkı veren destekçilerimize ödüllerimiz de var tabii ki. Örneğin websitesinde yönetmenlerin/yapımcıların tercihi nedeniyle bazı filmler ücret karşılığında izlenebilecek (ücretin tamamı yönetmenlere gidecek). Ödüller arasında websitesi açıldığında bu filmlerin 5 tanesini ücretsiz izlemek var; veya destekçilerle 18 Ekim’de İstanbul yakınlarında gideceğimiz bir doğa yürüyüşü olacak… Festival posterleri ve tişörtünden oluşan bir hediye paketimiz var… Türkiye’ye gelen yönetmenlerle yemek organizasyonuna katılım; veya iş dünyasına yönelik bir günlük bir stratejik sürdürülebilirlik eğitimi… Destekçilere hem bütçesine uygun hem de işine yarayacak/hoşuna gidecek ödül seçenekleri hazırlamaya çalıştık.
 
Kitlesel fonlamanın sizin gibi projelere nasıl faydası olabilir?
Biraz önce bahsettiğim gibi, kitlesel fonlama özellikle sosyal girişimciler için çok önemli bir kaynak yaratma yöntemi. Amacı sadece kar elde etmek olmayan, sosyal fayda amaçlayan girişimlerin anonim olarak yaygın bir kitle tarafından fonlanması kadar anlamlı bir şey olamaz. Aslında bir bakıma toplumun erozyona uğramış, unutulmuş temel değerlerini hatırlatmaya, restore etmeye yardımcı da olabilir. Parayla ilişkimize yeni bir boyut katacağını düşünüyorum. Kitlesel fonlama ülkemizde çok yeni; biliyorsunuz bizde para istemek ayıptır, bu açıdan bakıldığında kültürel bir bariyer var gibi. Ancak anlaşıldığında benimseneceğini düşünüyorum; ne de olsa köklerde dayanışma kültürü de var. Bu konuda aslında Türkiye’deki en güzel ve öncü örneklerden birisi Açık Radyo; 2005 ya da 2006′dan bu yana her sene dinleyicilerle birlikte nefis bir kampanya yürütüyor.
Kampanyamızda şu ana kadar gördük ki, kitlesel fonlamanın ne olduğu tam anlaşılmıyor; çoğu insan daha önce hiç duymamış, ne olduğunu, nasıl işlediğini bilmiyorlar, bir fonlama kampanyası olduğunu özellikle vurgulamak, anlatmak gerekiyor… Dolayısıyla bir süre kitlesel fonlamaya başvuranlar aynı zamanda bu yöntemin duyulması için değerli bir katkı vermiş oluyorlar.
Kitlesel fonlamanın bilinmediği bir coğrafyada bu işe soyunmak cesaret isteyen bir girişim olduğunu düşünüyorum, hem kampanya sahipleri için hem de Fongogo için. Sizin yaklaşımınızı profesyonel ve destekleyici bulduğumu da belirtmek isterim, teşekkür ederiz.

Kitlesel fonlama projelerinizi potansiyel destekçilerinizin önüne çıkarmadan hep üzerinde durduğumuz belli yerler var. Bunlardan en önemlisi Fongogo’da yarattığınız ve sizi dışarıya tanıtan profil sayfanız. Şimdi bu yazdıklarımızı dikkatlice okuyun çünkü sayfanıza trafik çekerek projenizin fonlanmasını sağlayacak ipuçları şunlar:

kf.fw

1) Proje videonuz için bir profesyonelle çalışın.

Projenizin en önemli bölümü videonuzdur. O yüzden her şey mükemmel görünmeli. Yaratıcılığı tabii ki destekliyoruz ama kaliteden ödün vererek sadece iphone’a umut bağlamak da doğru değil. Bir şekilde bu işe bütçe ayırıp, işi iyi bilen birileriyle çalışın. Unutmayın, kitlesel fonlama bütçenize videonuzu da ekleyebilirsiniz.

2) Videonuzun Fongogo’daki projenizi yansıttığından emin olun.

Fongogo proje sayfanıza koyduğunuz video, neden böyle bir proje başlattığınızı çok iyi anlatmalı. O yüzden başka projeler ya da tanıtımlar için çekilmiş eski videolar net fikir vermez. Sadece bu iş için özel bir şeyler yarattığınızdan emin olun.

3)Özgün ve yaratıcı olun.

Bir kameranın önüne geçip monolog bir çekim yapmaktansa, projenizin önemli detaylarını çıkarıp yaratıcı bir çekim gerçekleştirin.

4) Videonuzun viral olma potansiyelini arttırın.

Sayfanızı ziyaret eden biri size destekte bulunmada da, projenizi paylaşabilir ve projenize destek olabilecek insanları size getirebilir. Bunun en harika yolu, videonuzun viral olması ve birçok kişi tarafından paylaşılması. Videonuzu yaptıktan sonra kendinize sorun, “ben olsam paylaşır mıyım?”

5) En az videonuz kadar profesyonel bir sayfa yaratın.

Sayfanız ve profiliniz projenize verdiğiniz değeri yansıtır. Üzerinde uğraşılmamış ve okunması zor bir sayfa potansiyel destekçilerin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsanların size güvenmesini istiyorsanız, onlara profesyonel bir iş sunun.

6) Bütün görseller ve sitller bir uyum içinde olmalı.

Görüntü burada her şeydir. Fotoğraflarınızda ve videoda aynı topografi, renk, grafik ve stil olmalı. Bu sayfada projenizi  pazarlıyorsunuz. Markanız için en iyisini düşünün ve uygulayın.

Projenizi oluştururken bu detayları mutlaka göz önünde bulundurun. Hepsini uyguladığınız takdirde kısa sürede çok sayıda destekçiye ulaşmanız oldukça mümkün!

Kaynak: http://www.cnbc.com/id/101879944?curator=Informerly

Başarılı genç yönetmen ve yazar Deniz Tarsus bize eşsiz projesi Varvara‘yı anlattı!

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Deniz Tarsus. Bodrum’da doğdum büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a yerleştim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-Tv Bölümü’nü bitirdikten sonra kendi projelerim için çalışmalarımı sürdürdüm. Üç kısa film yazıp yönettim. Belli festivallerde yarıştı filmler. Ayrıca video projelerim oldu. Bir yandan da öykü yazıyorum. İlk öykü kitabım ‘Ozo Ozo Çakta’ Dedalus Yayınları’ndan çıktı. İkinci kitabım ‘Ayrıkotu’ Can Yayınları tarafından yayımlandı. İlk çocuk kitabım ‘Babam Bir Astronot’ ise Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor. Sonuç olarak yaklaşık dokuz senedir bu büyük kentte nefes almaya çalışıyorum.

Şimdi de elimizde güzel ve heyecan verici bir proje var. Bodrum’un insanları, sünger avcıları hakkında. Belgesel projesinin çekimlerini tamamladık. Post aşamasında belgesele son şeklini verip sunmak istiyoruz.

var.fw

“Varvara” nasıl bir proje?

Belgesel projemizin konusu 1980’lerde son bulan bir meslek hakkında. Süngerciliği meslek edinmiş dalgıçların ve deniz adamlarının hikayelerini anlatmak amacımız elbette. Ancak süngercilik artık ölü meslek. Türkiye’de yapılmıyor.

Röportajlarımızı tamamlayıp masaya oturduğumuzda elimizde konuşmalar dışında materyal olmadığını fark ettik. Bu da belgeseli sıkıcı bir formata sokuyor ister istemez. Birileri oturmuş sürekli konuşuyor. Bu da izleme keyfini çokça azaltan bir seçenek. Süngerciler faal çalışmadığı için elimde çekebileceğim materyal de kalmıyor. Öyle olunca animasyonla belgeseli görsel olarak güçlendirmek istedik. Sünger avcıları konuşurken anlatılan mevzuya paralel animasyon planlar ekleyeceğiz özet olarak.

Filmin festivallerde gösterileceğini ve yarışacağını umuyorum. Bir ödülümüzde destekçimizi sponsorum olarak göstereceğim. Festival kartıyla istediği film gösterimine girebilecek, kısacası festival konuğumuz olacak. Bir diğer ödülde ise destekçimizi alıyorum ve güzel bir yemeğe çıkıyoruz birlikte. Bir başka ödülde ise Kalimnos turu var. Kalimnos’ta hala faal çalışan sünger dükkanları var. Hatta orada birkaç çekimimiz de oldu. Destekçimizle birlikte dükkanları ve adayı dolaşmayı planlıyorum. Diğer ödüllerimizde ise özel tasarım baskı tişörtlerimiz, kamera arkası görüntülerimiz ve  denizden çıkarılmış Yunanistan’dan gelen sünger gibi hediyelerimiz var.

Kitlesel fonlamanın Türkiye’deki gidişatını nasıl buluyorsun?

Türkiye’de fonlama sisteminin yeni yeni gelişmeye başladığını görüyorum. Fongogo’nun çok faal ve etkin çalıştığını, projeleri bir üst kademeye taşımak için belli stratejiler geliştirmeye çalıştığını gördüm. Teşvik ve takdir doğru yönlendirmelerle aşamalandırılmış. Türkiye’de özellikle benim sektörüm, sinema sektörü için fon-destek çok çok az. Çok az kurumdan kısıtlı destek verilebiliyor. Yurtdışında bunun çok doğru kademelere getirildiğini gördüm. Ancak Türkiye’de destek belli kesimlere ve kişilere gidiyor sadece. Para akışı belirlenmiş önceden. O yüzden internet üzerinden fonlama yoluna gitmek çok büyük destek ve teşvik bizim için.