Ali Cebi Foto

Herkese merhaba. İsmim Ali Çebi, Fongogo’nun kurucu ortaklarındanım. 5 sene boyunca ortaklarım ve ekibimle emek verdiğim, birçok hayalin gerçekleşmesine aracılık etmiş olan ve oluşumunun başından beri içinde olmakla gurur duyduğum Fongogo’yu bir de benden dinlemenizi istedim.

2013 Ocağında Akbank’da bir Endeavor konferasındaydım. Keyifli paneller, iyi seçilmiş bir konuşmacı kitlesi vardı. 2011’de yurtdışından Türkiye’ye dönmemin ardından kendime aile ofisimizde menkul ve gayrimenkullerin yönetiminden ve aynı zamanda alternatif sektörlere yapılan yatırımlardan sorumlu bir rol oluşturdum. Alternatif sektörlerden biri teknolojiydi. Günümüzün hızla değişen dünyasında yatırımcı olarak bu alanda aktif olmamak bana çağımızın gerisinde kalmak gibi geliyordu. Rolüm gereği yaklaşık 1 yıldır Türkiye ve dünyadaki melek yatırım ve girişim ekosistemini yakından takip etmeye başlamıştım. Melek yatırım ağı toplantılarına giriyor, girişimciler ve yatırımcılarla tanışıyor, yabancı yatırım fırsatları için yurtdışı kanalları oluşturuyordum. Hatta sürekli övündüğüm birkaç yatırım yapmıştım bile. Yatırım bankacılığı kökenimden dolayı yabancı olduğum süreçler değildi bunlar. Fakat Endeavor konferansı benim için diğer yatırım ve girişim odaklı konferanslardan farklıydı. Fongogo’nun temelleri bu konferansta atıldı. İlk defa bu konferansta katılımcılardan birinden girişimcilerin alternatif finansman bulmak için kullandıkları “kitlesel fonlama” platformlarının varlığını öğrendim. Çok ilgimi çekmişti. Bir çok melek yatırım toplantısına girmiştim ve yatırım süreçlerinin ne kadar yavaş ilerlediğini deneyimlemiştim. Bazen süreçler bırakın girişimciyi yatırımcıyı bile vazgeçirecek hızda ilerliyordu. Girişimci bir melek yatırım ağından bulamadığı fonu farklı birkaç melek yatırım ağından toplamaya çalışıyordu; her bir ağın yatırım süreci nerden baksanız bir kaç ay… Melek yatırım ağları dışında erken safha yatırım yapan melekler küçük yatırımlar yapıyordu, bu yüzden teker teker meleklere gitmek girişimci için bitmeyen bir işkence haline geliyordu. Kitlesel fonlama bu sorunlara ilaç gibiydi. Girişimlerin erken safha yatırım gereksinimlerini, projelerini kitlelere açarak küçük miktarlarla sağlamalarına aracı olan platformlardı bunlar. Projelerini direk görücüye çıkarıp finansman eksiklerini ileride ürünlerinin kullanıcılarından sağlayabiliyorlardı. Bir taşla iki kuş, dahice bir fikir!

Fikrin bana verdiği heyecanla iki ortağımla Fongogo’nun altyapısını oluşturmaya başladık. Uzun bir çalışma sonucu Kasım 2013’de Fongogo yayındaydı! Fongogo’yu başından itibaren belli bir sektörle kısıtlamak istemedik. Erken safha finansman arayan her türlü projeye açtık. Kitlesel fonlama ülkemizde daha çok yeni olduğundan başvuru taleplerinin ve desteklerin bizi yönlendirmesini istedik. Fongogo’da bugüne kadar 684 proje yayınlandı, bunların 206’sı aradığı bütçeyi buldu, yayınlanan projelere 13,292 destekçi toplamda 16,605 kere destek oldu. En çok proje yayınlanan kategoriler 38% oranında Belgesel/Film, 13% oranında Eğitim, 11% oranında Teknoloji olduğunu görmekteyiz. Kitlesel fonlama yolculuğumuzun bu safhasında, kuruluş aşamamızda birçok insanın yabancı olduğu kitlesel fonlama algısını yavaş yavaş oturtmaya başladığımızı görüyorum. Fongogo isminin belli sektörlerde bir “household” isim olmaya başlaması bizi ayrıca gururlandırıyor.

Peki Fongogo’nun misyonu ve vizyonu nedir? Biz Fongogo olarak kitlesel fonlamanın her alanında yer almak istiyoruz. Bu metotla kaynak yaratmanın en az bankadan kredi almak ya da melek yatırım ağından yatırım bulmak kadar yaygın bir yöntem olması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Misyon ve vizyonumuz iki yönlü: Yatırım sürecini hızlandırıp demokratikleştirerek kaynağa ulaşımı kolay olmayan girişimcinin yanında olmak, girişim dünyasına ulaşımı kısıtlı olan yatırımcının yatırımlarını platformumuz aracılığıyla çeşitlendirmesini sağlamak. Birçok yatırımcıya kapalı olan erken safha yatırım dünyasını büyük bir kitleye açmak istiyoruz ve bu sayede girişim dünyasına can suyu olmak istiyoruz. Fikri, inancı ve fikrini hayata geçirecek planı olan her türlü girişimcinin önündeki en büyük engellerden biri olan finansman bariyerini aşmalarını sağlamak adına onların yanında olmayı amaçlıyoruz. Platformlarımızla hem girişimciye hem yatırımcıya fayda sağlamayı umuyoruz. Bunun yanı sıra toplumsal algıdan dolayı hibeler dışında yatırım almakta zorluk çeken sosyal girişimler için de ilk gidilecek adres olmaya devam etmek niyetindeyiz.

Hayallerimiz büyük, bu hayallere ulaşabilmek için kullanıcılarımızın desteği bizim için çok önemli. Bu vesileyle size, bize bugüne kadar inanmış bütün proje sahibi ve destekçilerimize, sonsuz teşekkür eder, platformumuz hakkındaki düşüncelerinizi her zaman duymak ister ve hizmetimizden memnun kaldıysanız kaynak arayışında olan tanıdıklarınıza Fongogo’yu önermenizi rica ederim. İlerleyen dönemde platformumuzdaki yenilikler için bizi takip etmeye devam etmenizi bütün kalbimle dilerim.

Fongogo ailesi olarak, her gün renk renk projelerle bir araya gelmekten çok memnunuz. Bugünkü blogumuzda mevcutta kampanyası olan sevgili Theodora Sevgi Doktorları’nı size daha çok tanıştırmak istiyoruz.

Biz yeni tanışsak da, senelerdir hastanedeki çocuklara sevgi, neşe, umut ve kahkaha götüren Theodora Vakfı’nın Sevgi Doktorları ülkemizde 1998 yılından günümüze kadar 350bin çocuğu ziyaret etmiş. Her yıl İstanbul ve Ankara olmak üzere, 9 hastanede 26bin çocuğu ziyaret ediyorlar.

1993 yılında İsviçre’de kurulan Theodora Vakfı, hastane ve uzmanlaşmış kurumlarda uzun süreli yatmak zorunda kalan çocukları neşelendirerek ve güldürerek, onların acısını hafifletmek için çalışıyor. Theodora Vakfı, özel eğitimli Sevgi Doktoru kadrosu ile 8 ülkede sürdürdüğü faaliyetlerle her yıl hastanelerde tedavi gören binlerce çocuğa mutluluk ve neşe dağıtıyor. 

Sevgi Doktorları, Theodora Sevgi Doktorları Projesi tarafından açık ve etik ilkelere göre hastane çalışmasına uygun şekilde eğitime tabi tutulduktan sonra görevlendirilmiş profesyonel sanatçılardan oluşuyor. Sağlam bir temel eğitim, senede iki kez gerçekleştirilen geliştirme eğitimleri ile tamamlanıyormuş. Ekip, düzenli olarak branşa özel konular ve sanatsal, psikolojik ve tıbbi alandaki eğitimler için bir araya geliyor.

Tahmin edilebileceği üzere, hastanede kalmak bir çocuk için çok zordur. Alışılmadık ciddi  bir ortamda, çocuk ailesi ve arkadaşlarıyla temasını kaybetmektedir. İşte burada Sevgi Doktorları beyaz önlükler içinde rengarenk giyinen sanatçılar olarak hastane odasında anlık sanat performansları gerçekleştirir. Hastane palyaçosu gösterisini, pandomim yapmaktan kukla oynatmaya kadar, çocuğu ziyaretinin merkezine yerleştirecek şekilde tek bir çocuk üzerine inşa eder ve çocuğa göre ayarlar ve bunu da doktorlar ve bakım personeliyle birlikte çalışarak yapar. Sevgi Doktorları bu esnada ebeveynleri ve kardeşleri de dikkate alır ve onları da sürece dahil eder. Böylelikle küçük hasta, gündelik hastane yaşamından bir anlığına da olsa uzaklaşabilir ve renkler, hayal gücü ve oyundan oluşan kendi dünyasına giden yolu yeniden bulabilir.

Sevgi Doktoru olabilmek kolay değildir. Her tür vakanın karşısında mutlu  olabilmek ve neşe verebilmek için kendileri çok iyi bir eğitim alır ve grup terapileri görürler.

Şuan 10 Sevgi doktoru bulunuyormuş. Bu güzel Sevgi doktorlarımız daha çok destek toplayıp daha çok sanatçı yetiştirip hastanelere gönderebilmek için Fongogo’da kampanya açtı. Destekleriniz için: https://fongogo.com/Project/theodora-sevgi-doktorlari–

Sevgi Doktorlar

 

 

2 hayalperest, hayallerine giden yolda tecrübelerini Kitlesel Fonlama Hikayeleri kitabında paylaştılar.

Perçin İmrek, 32 yaşında, girişimci, konuşmacı, 70 ülke gezen bir seyyah, yazar, TEDX konuşmacısı ve İngilizce öğretmeni. Kitlesel fonlamada Fongogo’da 4 kere proje açıp, başarılı olmuş biri olarak kitlesel fonlamaya başvuran birinin sürecini başından sonuna kadar, kendi tecrübeleri doğrultusunda bu kitapta paylaşıyor.

Burak Kartal, Polis memurluğundan, Fongogo’da proje koordinatörü olarak çalışmaya, sonrasında kendi girişimi Türkiye’nin ilk bilim odaklı Çocuk ve Genç Kuluçka Merkezi olan Fikir Değirmeni kuruculuğuna kadar çok renkli tecrübeleri barındıran biri. Kitabın teknik tarafında Burak, platformlara başvuranların beklentileri, kitlesel fonlamada dikkat edilmesi gereken hususlar ve yapılan hatalardan bahsediyor.

Türkiye ve Global’de en iyi platformlar, her birinin avantaj ve dezavantajları, misafir yazarlardan kitlesel fonlama hikayeleri, ve yeni mevzuat ile birlikte girişimcilere online ve halka açık yatırım fırsatı sunan Hisse Bazlı kitlesel fonlama yasasının detaylarını da bu kitapta görmekteyiz.

Kitapta yok yok J Kitlesel fonlamanın Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına ve birçok kişinin hayallerine cevap olabilmesi anlamında önemini daha çok kişinin anlayıp, kullanması ve desteklemesi için bu kitabın önemi bizim için de çok fazla. Kendilerine bu blog yazısı ile ayrıca teşekkürü borç biliriz.

Kitlesel Fonlama Hikayeleri

Girişimcilikte hata yapmak her aşamada oldukça olağandır. Ancak bu hataların birçoğu önceden deneyimlenmeyen durumlardan dolayı ortaya çıkar. Bu yazımızda ilk defa girişim kuran insanların sık yaptığı 4 hatadan bahsedeceğiz.

 

1) Yapıcı Eleştirileri Kabul Etmemek

gorsel

Girişimciler, yatırımcılardan veya potansiyel müşterilerinden gelen yapıcı eleştirileri ve geri dönüşleri hoşgörüyle kabul etmelidir. İlk defa kendi işini kuran girişimciler çoğunlukla negatif eleştirileri olumsuz bir yargı olarak algılarlar. Ancak bu geri dönüşler girişiminizin erken aşamalarında ürününüze ve çözümünüze yönelik geliştirebileceğiniz yönleri ortaya çıkarır.

 

2) Fazla Hızlı Gitmek

gorsel

Girişimlere verilen tavsiyelerin çoğu ilk olmak, hızlı gitmek, pazara ilk çıkmak ve hızlı yatırım almaktır. Her ne kadar bazı durumlarda bu doğru olsa da ilk girişiminizde önünüzdeki seçenekleri yanlış değerlendirme ihtimaliniz de oldukça fazladır. Pazara kendi alanınızda ilk çıkan girişim olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmayabilir. Sizden önce pazarda var olan bir rakibinizin hatalarını ve güçlü olduğu yönlerini görüp daha dikkatli ilerleyebilirsiniz.

3) Pazar Riskini Umursamamak

gorsel

 

Pazar riskini umursamamak girişimlerin başarısız olmasında tek başına en büyük sebeplerden biridir. Çoğu girişimci teknoloji platformlarını mükemmelleştirmeye zaman harcıyor. Ancak çoğu zaman bunu oluşturdukları platformların talep edilen ve sürdürülebilir bir değer olduğunu test etmeden yapıyorlar. Max Finger ve Oliver Samwer’in “Amerika’nın En Başarılı Girişimleri: Girişimciler için Dersler” kitabında açıkladığına gibi: “Birçok girişim bir çözüm arayan teknolojilerine veya ürünlerine oldukça fazla para yakıyor.”

Girişiminizi başarısızlığa uğratabilecek şey ürününüzün sorunlarıyla alakalı değil çoğunlukla pazar hakkındaki yanlış öngörülerinizden oluşacaktır. Yazarların değindiğine göre 6 ayınızı potansiyel müşterilerinizle konuşup ihtiyaçlarınızı anlayıp fikrinizi valide etmeye harcamalısınız.

4) Tohum Yatırım Almayı Abartmak

gorsel

Çekirdek bir tutarda yatırım almak sanıldığı kadar büyük bir başarı değildir, girişimcilerin bu tutarları edindiklerinde fazla kutlanması ve abartılması yanlıştır. Çok az sayıda girişim ancak doğru yatırımcıların girişimlerinde yer almalarından dolayı başarıya ulaşabiliyor.

Yatırım aldığınız kişilerin veya yatırım fonlarının sizin vizyonunuzla uyuşması oldukça önemlidir. Dolayısıyla görüştüğünüz ilk yatırımcıdan aldığınız teklifi bu faktörleri göz önünde bulundurmadan kabul etmek yanlış bir karar vermenize yol açabilir.

Kaynak