Başladığımız günden itibaren sizlerle birlikte ailemiz gün geçtikçe büyüdü. Haydi ilk günden bugüne kadar neler yapmışız hep birlikte inceleyelim.

2013 Kasım ayında faaliyetlerine başlayan Fongogo üzerinde 2018 Aralık sonuna kadar 422 kampanya yayına alındı. Bu kampanyaların 130 tanesi başarıya ulaşırken, Fongogo üzerinden 2,4m TL para transferi gerçekleşti. Kitlesel fonlamayı bilip ilgi gösteren 25,655 üyemiz ile Fongogo üzerinde 12,232 kere kampanyalara destek sağlandı.

Rakamlarımıza baktığımızda, ortalama başarılı bir projenin büyüklüğünün 17bin TL, en yüksek fonlanan projenin ise 89bin TL tutarında olduğunu görüyoruz. Şimdiye kadar 25bin TL’ye kadar destek sağlandığını görüyoruz. En çok kitlesel fonlamada destek arayan ve başarılı olmuş kategorinin ise Film alanında olduğunu görmekteyiz.

Üye tabanı, yayına alınan ve başarılı olan proje sayısı ile Türkiye ’nin lider kitlesel fonlama platformu Fongogo, gün ve gün hayallerini gerçekleştirmek isteyen kişilere daha çok ulaşıyor. Destek olmak için sadece paylaşman bile yeter. Bizi takipte kalın!

1

2 3 4 5 6

Mehmet Şenocak, Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş bir Karikatürist, Çizgi Film Yapımcısı ve Yönetmeni.… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim. 

Ataturk Film Ekran

mehmet_senocak

1-) Mehmet Şenocak Kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz?  

Resim çizmeye meraklı bir çocuk olarak büyüdüm. Okul dönemlerinde öğretmenlerim çizdiğim resimleri örnek olarak arkadaşlarıma gösterince çok mutlu olurdum. Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye, lise sonrası ise Gırgır dergisinde çalışmaya başladım. Karikatür çizdiğim yıllarda televizyonda çizgi filmleri hayranlıkla izler ve yapmak isterdim. Üniversite eğitimim sırasında gördüğüm bir ilanla, o dönem Türkiye’nin en büyük çizgi film stüdyosunda çalışmaya başladım. Bu şirkette yaklaşık 10 civarı uzun metraj ve dizi çizgi filminde çalıştıktan sonra, gelişen bilgisayar teknolojisini de dikkate alarak özgün işler yapmaya karar verdim ve 2000 yılında AnimaTürk Animasyonu kurdum. Çok sayıda kısa film yaptım ve yönettim. Ekip arkadaşlarımla birlikte, içlerinde Turkcell ve Baymak gibi dev kuruluşların da olduğu birçok önemli firmaya çeşitli konularda 3d ve 2d animasyon filmleri, reklam animasyon filmleri, karakter ve konsept tasarımları ve illüstrasyon haritaları yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. 

Beni Gormek

2-) Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Film nasıl ortaya çıktı ve Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz?  

Atatürk çizgi filmi benim 15 yıllık hayalimdi. Önceki yıllarda da çeşitli girişimlerim olmuş ancak kapılar hep yüzüme kapanmıştı. Bu yıl Atamızın aramızdan ayrılışının 80. yılı olması dolayısıyla hem ona bir hediye vermek, hem de yeni jenerasyona Atatürk’ü doğru anlatmak istedim. Aslında sadece Türk çocuklarına da değil, filmimizi Türkçe ve İngilizce kurgulayıp tüm dünyaya sunmak istedim. Yeni jenerasyon tablet, telefon ve bilgisayar bağımlılığı dolayısıyla pek kitap okumaya vakit bulamıyor ve hazır kolay tüketime alışmış durumda. Dolayısıyla onlara Atatürk’ü kitaplarla anlatmak zor görünüyor. Tamamlayıp Youtube’da yayınladığımız kısa filmimizin 1. bölümü onların tablet, telefon ve bilgisayarlarına ücretsiz olarak ulaşıyor ve filmi izleyerek Atatürk hakkında daha kolay bilgi sahibi olabiliyorlar. Bu projeye başlarken “mutlaka bir kurumsal sponsor bulur ve projeyi zorlanmadan hayata geçiririz” diye düşünüyordum ancak böyle olmadı. Birçok firmayla görüştüğümüz gibi, Atatürk’ün kurduğu ya da Atatürk adına kurulmuş firma ve kurumlarla da görüştük. Maalesef Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürün de etkisiyle, gerek kısa filme, gerekse asıl hedefim olan uzun metrajlı Atatürk çizgi filmine sponsor olacak firma ya da kurum bulamadık. Bu olumsuz duruma rağmen ben projeye başlamıştım ve bu filmi yapıp tamamlamaya kararlıydım. Bu konuyu onur meselesi yaptım ve imkanlarımı sonuna kadar zorladım. Projenin giderlerini karşılamak için arabamı sattım, yetmeyince son limite kadar bankadan birkaç defa kredi çektim. Kurumsal sponsor bulamadığımızı sosyal medyada paylaştığımızda, takipçilerimiz halk kampanyası başlatmamızı önerdi. Daha önce böyle bir düşüncem yoktu ama açıkçası başka seçeneğim de kalmamıştı. Projemize halk desteğini doğru ve şeffaf bir şekilde katmam gerekiyordu. Bu konuda araştırma yaparken en güvenilir seçenek olarak Fongogo ile karşılaştım. Projenizi sisteme girip kampanya süresi ve hedeflediğiniz miktarı belirliyorsunuz. Projenizi başlattığınızda gelen destekler herkese açık şekilde anlık olarak takip edilebiliyor. Fongogo, projemizi tamamlayabilmemiz için iyi bir seçenek oldu.  

Cumhuriyettir,3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir? 

Projemizi sisteme girip kampanyayı başlattığımızda ilk haftalar maalesef çok kötü geçti. O tempoyla devam etseydik, zaten hedefe ulaşmamız mümkün olmayacaktı. Sosyal medyadan duyuru ve tanıtımlar yaptık ancak bunların yeterli olmadığını gördük. Kampanyanın iyi gitmediği o dönemde, projeyi sosyal medyadan öğrenip, gönüllü olarak ekibe katılan yeni arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımızın enerjisi, kampanyaya yeni bir boyut kazandırdı. Sosyal medya paylaşımları ve sosyal medya reklamlarımız dışında, hepimiz tek tek kendi çevrelerimizi harekete geçirdik ve insanların bu projenin önemini fark etmesini sağladık. Bu süreçte bazı arkadaşlarımızın, “kampanyaya destek olmak” kavramını; duyuruları ve reklamları beğenip, paylaşmaktan ibaret sandığını da öğrenmiş olduk. Biz de projede çalışan arkadaşlarımıza ücretlerini beğeni ile ödeyebilseydik kabul ederdik ama maalesef… Biz her şeyden önce yaptığımız projeye inandık, kampanya sürecini doğru yönettik ve bu şekilde hedefi aşmış olduk.  

47057140_1969074476507889_2397158862944731136_n

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?  

Kampanya sürecinde bizim çabalarımızın yanı sıra Fongogo’nun da projemizle ilgili reklam ve tanıtım yapması bizi çok mutlu etti. Kampanya boyunca tüm sorularımıza kısa sürelerde net cevaplar aldık ve hep ilgili ve yardımsever bir yaklaşımla karşılaştık. Fongogo, ileride destekçilerden eft ve havale kabul edebilecek bir altyapı oluşturabilirse, hedeflerin daha kısa sürelerde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biz bu projede Fongogo ile çalışmaktan son derece memnun kaldık. Elbette farklı projelerimizle ilgili yeni bir kampanyamız olduğunda Fongogo ile ilerlemek isteriz.  

47684899_1981587318589938_3555117500901359616_n

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı? 

Bu sistem ile bizler de yeni tanıştık. Kampanya sürecinde deneyimleyerek birçok şey öğrendik. Yeni kampanya yapacak arkadaşlara ilk önerim projelerini net ve şeffaf bir şekilde paylaşmaları. Hayal değil gerçek bir proje sunulmalı. Mutlaka kabul edilebilir bir ön çalışmaları olmalı. Bir hazırlık çalışmaları olması projeye ve proje sahibine güveni arttıracaktır. Proje sunum çalışmasını doğru ve anlaşılır bir şekilde yaptıktan sonra, tanıtım ve duyuru yapmaya da zaman ayırmak gerekiyor. Sadece sosyal medyadan duyuru ve reklamla yetinilmemeli, arkadaş çevrenizle birebir iletişime geçmelisiniz. Ve projenin başladığı andan itibaren zamanı çok iyi kullanmalı, yapılacak işleri son günlere bırakmamalısınız. Bütün bunlarla birlikte projenize inanmalı ve sonuna kadar çaba sarf etmelisiniz. 48366572_1993015174113819_5640828635737751552_n

Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş olan proje sahibi Mehmet Şenocak’a sorularımızı yanıtladığı için Fongogo ailesi olarak çok teşekkür ederiz.

22382064_1488178584597483_8526128844964117801_o

5 Aralık 2017 tarihinde Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası’nın geçmesi ile beraber, akıllardaki kitlesel fonlama nedir, küresel boyutta nasıl uygulanıyor, Türkiye’de şimdiye kadar neler yapılıyordu ve bu yasa ile beraber ne değişecek gibi konular daha çok artmaya başladı.

Fongogo olarak da Türkiye’de kitlesel fonlamada ilk olanlar arasında yer almamız ve şimdiye kadar 150’e yakın projenin desteklenmesini sağlamamız sebebiyle araştırmalarımızı ve ilgili ön görülerimizi size parça parça aktarmak istiyoruz.

Öncelikle, kitlesel fonlamanın ne olduğunu anlamaya çalışalım. Kitle ve fonlama kelimeleri yan yana gelince çok farklı bir yapı gibi gözükse de aslında imece usulü birlik olup, bağış yapmaktan, ürün veya servis almaya, ya da hisse almaya kadar birçok konunun kapsayacağı bir oluşumu ifade eder.

Türkiye’de şimdiye kadar ödül ve bağış tarafında birçok platform, yasal bir düzenlemeye gerek duymadan, destekçiler ile kampanya sahiplerini buluşturdu.Ancak, kitleler tarafından sağlanan bu destekler, girişimci ekosistemine hak ettiği şekilde yer alamadı. Özellikle, pazarın davranışlarının değişmesinin zaman alması sebebiyle kurumsal firmaların bu anlamda desteklerinin önemi daha çok ortaya çıktı.

Kitlesel fonlama yasasının gelmesi ile beraber, girişimciler aslında ödül bazlı tarafta da yer alabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Platform sahipleri de yasa ile birlikte startup olarak ifade edilen daha ölçeklenebilir girişimci modellerine ek olarak, restoran sahiplerinden butik ve özel bir ürün çıkartan girişimciye kadar ulaşacakları kitlenin artması sebebiyle bu alana ayırdığı eforu daha da arttırdı.

Bu yasa öncesinde/veya kitlesel fonlamanın sonunda hakkettiği popülariteye ulaşmadan önce, startup ekosisteminde özellikle küresel büyüme potansiyeli gösterebilecek girişimler akıllara geliyor ve sınırlı yatırımcı kitlesi genelde 5-10 çarpanlarla çıkışları hedefleyerek yatırımlar yapıyordu. Genelde, henüz ticarileşmemiş veya Arge için sürece ihtiyacı olan girişimler Tübitak ve Kosgeb destekleri ile belli bir aşamaya gelmeye çalışıyordu. Diğer bir yandan, lifestyle olarak adlandırılan, yani ortaklarını büyük çıkışlar yaptıramayabilen, ancak karlı olması kaçınılmaz şirketler de genelde kredilere yönlendiriliyordu.

Oysa, halkla en baştan, fikirden bile olabilir, buluşan ve talep gören projelerin başarısı kaçınılmaz olacaktır. Bu anlamda, ödül bazlı tarafın özellikle girişimci ekosisteminde yer edinmesi ve daha çok yaygın hale gelmesi gerekmektedir.

Hisse bazlı taraf ise, şirketin ortağı olmayı gerektirdiği için, yasal düzenlemelere elbette tabi olmalıdır. Bu yasal düzenlemeler, ne kadar çağın ve dijital teknolojinin faydalarına paralel şekilde hazırlanır ve ek teşvik olarak maliyetler ve vergiler azaltılırsa, pazarın bu yönde akışı durdurulamaz olacaktır.
Önümüzdeki günlerde, Kitlesel Fonlama Derneği’mizin Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama Yasası yönetmeliği için yaptığı çalışmalar SPK ile paylaşılıp, sonuçlandırılacak.

Sizleri ara ara bu konuda ayrıca bilgilendireceğiz. Ama dediğimiz gibi, ödül bazlı tarafta yasaya gerek yok. Siz girişimcilerimizi bekliyoruz 

Hasan Cebecioğlu, geçtiğimiz Ağustos ayında kampanyası başarıya ulaşan bir Fongogocu. Kendi yazdığı şarkıları geniş kitlelere duyurmak ve ilk albüm çalışmasını yapabilmek için bu kampanyayı başlatmıştı.Bizde ona, sizler adına sorular sorduk. Başarılı bir Fongogo kampanyası yürütmenin sırları nelermiş bir de ondan dinleyelim.

1) (Crowdfounding) kitlesel fonlama ile nasıl tanıştınız? Size ilham veren bir kitlesel fonlama kampanyası var mıydı?

Hayata geçirmeyi planladığım müzik projemle ilgili olarak maddi anlamda bir tıkanıklık yaşadığım bir noktadaydım ve ihtiyacım olan kaynağı nasıl bulabileceğime yönelik kafa yorarken bir arkadaşımdan kitlesel fonlama platformlarını öğrendim. Türkiye’de bunu en iyi, en profesyonel şekilde yapan platform da Fongogo olduğu için Fongogo ile çalışmaya karar verdim.Arkadaşımdan öğrenene dek açıkçası kitlesel fonlama ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Sonrasında yaptığım araştırmalarda ülkemizde ve dünyada çok güzel projelerin başarıya ulaştığını ve istedikleri meblağları topladıklarını gördüm. Bu da benim de hedefe ulaşabileceğim konusunda bir itici güç oldu.

 

2) Projesi yeni başarıya ulaşmış bir Fongogocu olarak yeni proje açan birine söylemek istediğiniz ilk şey ne olurdu?

Eğer yakın çevrenizin ve tanıdıklarınızın size destek olacağına inanıyorsanız destekten kastettiğim projenize para yatıracaklarına eminseniz böyle bir fonlama çalışmasını başlatın ve toplayabileceğinizi düşündüğünüz miktarın altında bir hedef belirleyin. Ve sizin adınıza size destek toplayabilecek yakın bir çekirdek arkadaş grubu oluşturun derim. Başkalarının sizin adınıza destek talep etmesi sizin istemenizden daha kolay ve etkili bir yol olabilir zaman zaman.

 

3) Kampanyanızı yürütürken , sizi en çok zorlayan konu neydi? Bunu nasıl aştınız?

Kampanyamı kendi sosyal medya hesaplarımdan ve kendi çabalarımla yürüttüğüm PR çalışmalarımla duyurmaya çalıştım. Benim kampanyam bazı talihsizliklerin yaşandığı ülke gündemine denk geldi, kampanya başladıktan birkaç gün sonra ülke gündeminde yaşanan siyasi kargaşa haliyle kampanyamı olumsuz yönde etkiledi, insanların algısı ve dikkati siyasi sorunlardayken kampanya yürütmeniz pek olası değil. Bu bakımdan belli bir süre ile kampanya ile ilgili hiçbir paylaşım yapmadım. Yapsaydım bu çok negatif ve antipatik bir algıya neden olabilirdi. Beni en zorlayan kısım insanların algısını tekrar kampanyama yönlendirmek oldu, ayrıca insanlar sizi destekliyor  “Aa ne kadar güzel düşünmüşsün, başarılar dilerim.” diyor ama iş destekçi olmaya geldiğinde yollayabilecek durumda olsalar dahi bunu erteliyor ya da göndermesi gerektiğini düşünmüyor… Bu biraz da kitlesel fonlamanın ne olduğunu bilmemekten kaynaklı, zamanla bu tip başarıya ulaşan projeler arttıkça insanların da algısı olumlu yönde değişecektir.
4) Kampanya sürecinde çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

Tüm çevrem çok destek oldu. Çok şaşırdığım maddi kaynak sağlayan insanlar oldu hatta beni hiç tanımayan insanlardan dahi projeme destek geldi… Ama çok yakınım bazı kişilerden de hiç destek görmedim. Burada önemli olan kişisel algılamamak ve yılmadan utanmadan projenize destekçi toplamaya kitlenmek. Eğer utangaç insanlardan bir şey istemeyi kendinize yediremeyen,destek alamayınca pes eden ve bunu kişisel algılayacağınız bir yapıya sahipseniz bu işi yapmanız çok zordur.

 

5) Sizce kitlesel fonlamada püf noktaları var mı? Neler olabilir?

Doğru belirlenen hedef,geniş yakın çevre,yılmamak ,projene sahip çıkmak,sosyal medyada aktif olmak ve PR çalışmaları diyebilirim.
6) Bu kampanyayı tekrar yürütmeniz gerekseydi neyi farklı yapardınız?

Sanırım yaz ayları yüklü meblağları toplamak konusunda doğru bir zaman değil, insanlar tatilde – para harcamaları yoğun vs.. Belki zamanlamayı sonbahara alsaydım çok daha başarılı olabilirdi.

 

7) Yeni proje açanlara tavsiyeleriniz var mı?

Dediğim gibi doğruca hedeflerine kitlensinler ve inatçı olsunlar.

Neredeyse üç yıl oluyor. Türkiye’nin sürdürülebilirlik odaklı tek basılı aylık yayın organı EKOIQ, 4,5 yılı aşkın serüveninin ardından bir sekte-i kalp geçirmişti. İki aylık duraklamanın ardından derin bir soluk alıp tekrar yola koyulmanın yollarını arıyor, o dermanı ve gücü tekrar kazanmanın sıkıntılarıyla boğuşuyordu. Her yeni başlangıç için gerekli cansuyunu ararken, dostlarımız bizi Fongogo’ya yönlendirdi. Ve tekrar yola koyulmada, Fongogo’da biriken EKOIQ dostlarının desteği ilk ivmenin verilmesinde önemli bir rol oynadı.

EkoIQ

Bugün EKOIQ, ülkenin ve dünyanın tüm kötü gidişine, altüst oluşlara rağmen, 6. yılını devirmeye hazırlanıyorsa, işte o onlarca EKOIQ dostunun Fongogo aracılığıyla desteğinin de payını hiç unutmamak gerekiyor. 21. Yüzyılın yeni, demokratik eve katılımcı yapısının önemli gelişmelerinden biri sayılması gereken kitlesel fonlamaların, önümüzdeki süreçte çok daha kritik hale geleceği, nice projelerin hayalden gerçeğe dönüşmesinde rol oynayacağı açık. Bu noktada, bu platformlarda açılan kampanyaların duyurusunun ve tanıtımının daha iyi yapılması da son derece önemli. Bizim oldukça zayıf ve utangaç bir biçimde yürüttüğümüz bu çalışmanın, özellikle gençlerin elinde çok daha iyi sonuçlar vereceğine inanıyoruz, inançtan öte görüyoruz da…
Son bir not: Kampanya sonrasında, EKOIQ olarak, düze çıkar çıkmaz, aldığımız desteği başka güzel ve doğru projelere aktaracağımızı duyurduk. Aslında bir tür “Askıda Fon” uygulaması önerdik ve hatta bir kısmını da Good4Trust kampanyası için bağışlayarak bunu gerçekleştirdik. Buradan da duyuruyoruz, iktisadi olarak rahatladıkça kullanacağımız daha elimizde küçük bir askıda fon bulunuyor. Bunu da tüm kampanyacılara öneriyoruz. Aldığınız destekleri devredin, askıda fonlar büyüsün, devretsin, yeni iyiliklere vesile olsun…
Barış Doğru, EKOIQ kurucusu…

Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 

En etkileyici projelerimizden SürdürülebilirYaşam.tv ile bir röportaj hazırladık! Proje sahiplerinden Tuna Özçuhadar’ın’in ağzından dinleyin!

Sizi biraz tanıyalım.
Aslen endüstriyel tasarımcıyım. Uzun zamandır içinde bulunduğumuz, daha doğrusu bizzat yarattığımız sürdürülemez sistemin ortaya çıkardığı sorunlara sadece endüstriyel ürünlerle çözüm üretemeyeceğimizi anladığımdan itibaren ilgi alanım daha ziyade sistemik sorunlara bu sorunların olası çözümlerine kaydı. Bu doğrultuda ürün-hizmet sistem tasarımı ve stratejik sürdürülebilirlik için sistem tasarımları ile ilgileniyorum. Yıllar önce Türkiye’de en acil konunun farkındalık artırma olduğunu anladığımızda Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize etmeye başladık. İçinde bulunduğumuz; iklim değişikliğinden sosyal çıkmazlara birbiriyle bağlantılı sorun yığınının anlaşılması ve bu olumsuz tabloda dahi çözümler üretilebileceğini örneklerle göstererek motive etmeyi amaçladık. Kitlesel fonlama kampanyası açtığımız www.surdurulebiliryasam.tv projesi ile bunu daha etkili ve yaygın gerçekleştirmek ve insanların tartıştığı, yorumlarla etkileşimde olduğu ve Türkiye genelinde yapılanları görüp karşılaştırabileceği bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Web sayfasının yakın bir gelecekte uluslararası versiyonunu da geliştireceğiz; aynı zamanda belli bir izleyici kitlesi oluştuğunda bu konuların tartışıldığı, fikir alışverişinde bulunulan, projeler ve çalışma gruplarının oluştuğu daha proaktif bir sosyal mecraya da dönüşmesini arzu ediyorum.

Festival ekibi ve yeni proje ekibi kardeş ekip; her iki proje birbiriyle göbek bağıyla bağlı. Bu sene Festival çekirdek ekibimiz benim dışımda Gamze Selçuk ve Pınar Öncel’den oluşuyor, surdurulebiliryasam.tv‘de ise Yaz Güvendi, Meriç Gürsoy, Emrah Kurum ve Pınar Öncel’in yanısıra her iki projede sosyal medyayı yürüten Mert Güller var; websitesini Cevher Bilger ile geliştiriyoruz. Filmlerin altyazılı kopyalarının hazırlanması ve hem festival gösterimlerine hem webe uygun şekilde formatlanmasını Orton Akıncı ile yürütüyoruz. Geçtiğimiz senelerde festival ekibinde bulunan, her sene onlarca filmi Türkçeye çeviren ve çeşitli konularda festivale destek olan onlarca kişi var.
bloog.fw
 
 Surdurulebiliryasam.tv nasıl bir proje?
www.surdurulebiliryasam.tv sürdürülebilirlikle ilgili çözüm barındıran, ilham verici gerçek hikayelerin paylaşılması için ortaya çıkan bir web projesi.
Bu projenin doğmasına vesile olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni 2008′den bu yana gönüllü olarak birçok gönüllünün de desteğiyle organize ediyoruz. Bu süreçte yıllar boyunca yüzlerce belgesel izledik/inceledik. Bütüncül bakış açısına sahip, bir konuyu farklı boyutlarıyla ele alan, tek taraflı bakmayan ve çağımızın çetrefilli sorunlarına çözüm önerileri içeren belgeselleri seçtik ve bu filmlerin ne kadar etkili olduğunu gözlemledik. Günlerce konuşsanız, konferanslara gitseniz elde edemeyeceğiniz etkiyi 1 saat içerisinde yaratıyor. Bu nedenle bu filmlerin daha çok insana ulaşması için surdurulebiliryasam.tv‘yi geliştirdik.
Aynı zamanda kurumların da sürdürülebilirlik için ne yaptığını filmler ile anlatabileceği bir kurgumuz var; kurumsal üyelik ile sivil toplum kuruluşları, şirketler, yerel yönetimler, eğitim kurumları vb herkes sürdürülebilir bir yaşam için ne yapıyorlarsa paylaşabilecekler… İyi örneklerin görünmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Kurumların üyeliğinden gelecek kaynakla gelecek yıllarda Festivali de fonlamak istiyoruz. Böylece festival ve websitesi birbirini besleyen döngüsel bir yapıda olacak, festival film içeriğini sağlarken websitesi de fon sağlayacak…
www.surdurulebiliryasam.tv kar amacı gütmeyen sosyal bir girişim. Websitesini, açıldığında filmleri izleyecek olan kullanıcıların gönüllerinden gelen katkılarla hayata geçireceğiz. Tüm kitlesel fonlama kampayalarında olduğu gibi katkı veren destekçilerimize ödüllerimiz de var tabii ki. Örneğin websitesinde yönetmenlerin/yapımcıların tercihi nedeniyle bazı filmler ücret karşılığında izlenebilecek (ücretin tamamı yönetmenlere gidecek). Ödüller arasında websitesi açıldığında bu filmlerin 5 tanesini ücretsiz izlemek var; veya destekçilerle 18 Ekim’de İstanbul yakınlarında gideceğimiz bir doğa yürüyüşü olacak… Festival posterleri ve tişörtünden oluşan bir hediye paketimiz var… Türkiye’ye gelen yönetmenlerle yemek organizasyonuna katılım; veya iş dünyasına yönelik bir günlük bir stratejik sürdürülebilirlik eğitimi… Destekçilere hem bütçesine uygun hem de işine yarayacak/hoşuna gidecek ödül seçenekleri hazırlamaya çalıştık.
 
Kitlesel fonlamanın sizin gibi projelere nasıl faydası olabilir?
Biraz önce bahsettiğim gibi, kitlesel fonlama özellikle sosyal girişimciler için çok önemli bir kaynak yaratma yöntemi. Amacı sadece kar elde etmek olmayan, sosyal fayda amaçlayan girişimlerin anonim olarak yaygın bir kitle tarafından fonlanması kadar anlamlı bir şey olamaz. Aslında bir bakıma toplumun erozyona uğramış, unutulmuş temel değerlerini hatırlatmaya, restore etmeye yardımcı da olabilir. Parayla ilişkimize yeni bir boyut katacağını düşünüyorum. Kitlesel fonlama ülkemizde çok yeni; biliyorsunuz bizde para istemek ayıptır, bu açıdan bakıldığında kültürel bir bariyer var gibi. Ancak anlaşıldığında benimseneceğini düşünüyorum; ne de olsa köklerde dayanışma kültürü de var. Bu konuda aslında Türkiye’deki en güzel ve öncü örneklerden birisi Açık Radyo; 2005 ya da 2006′dan bu yana her sene dinleyicilerle birlikte nefis bir kampanya yürütüyor.
Kampanyamızda şu ana kadar gördük ki, kitlesel fonlamanın ne olduğu tam anlaşılmıyor; çoğu insan daha önce hiç duymamış, ne olduğunu, nasıl işlediğini bilmiyorlar, bir fonlama kampanyası olduğunu özellikle vurgulamak, anlatmak gerekiyor… Dolayısıyla bir süre kitlesel fonlamaya başvuranlar aynı zamanda bu yöntemin duyulması için değerli bir katkı vermiş oluyorlar.
Kitlesel fonlamanın bilinmediği bir coğrafyada bu işe soyunmak cesaret isteyen bir girişim olduğunu düşünüyorum, hem kampanya sahipleri için hem de Fongogo için. Sizin yaklaşımınızı profesyonel ve destekleyici bulduğumu da belirtmek isterim, teşekkür ederiz.

Post Navigation