Girişimcilikte hata yapmak her aşamada oldukça olağandır. Ancak bu hataların birçoğu önceden deneyimlenmeyen durumlardan dolayı ortaya çıkar. Bu yazımızda ilk defa girişim kuran insanların sık yaptığı 4 hatadan bahsedeceğiz.

 

1) Yapıcı Eleştirileri Kabul Etmemek

gorsel

Girişimciler, yatırımcılardan veya potansiyel müşterilerinden gelen yapıcı eleştirileri ve geri dönüşleri hoşgörüyle kabul etmelidir. İlk defa kendi işini kuran girişimciler çoğunlukla negatif eleştirileri olumsuz bir yargı olarak algılarlar. Ancak bu geri dönüşler girişiminizin erken aşamalarında ürününüze ve çözümünüze yönelik geliştirebileceğiniz yönleri ortaya çıkarır.

 

2) Fazla Hızlı Gitmek

gorsel

Girişimlere verilen tavsiyelerin çoğu ilk olmak, hızlı gitmek, pazara ilk çıkmak ve hızlı yatırım almaktır. Her ne kadar bazı durumlarda bu doğru olsa da ilk girişiminizde önünüzdeki seçenekleri yanlış değerlendirme ihtimaliniz de oldukça fazladır. Pazara kendi alanınızda ilk çıkan girişim olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmayabilir. Sizden önce pazarda var olan bir rakibinizin hatalarını ve güçlü olduğu yönlerini görüp daha dikkatli ilerleyebilirsiniz.

3) Pazar Riskini Umursamamak

gorsel

 

Pazar riskini umursamamak girişimlerin başarısız olmasında tek başına en büyük sebeplerden biridir. Çoğu girişimci teknoloji platformlarını mükemmelleştirmeye zaman harcıyor. Ancak çoğu zaman bunu oluşturdukları platformların talep edilen ve sürdürülebilir bir değer olduğunu test etmeden yapıyorlar. Max Finger ve Oliver Samwer’in “Amerika’nın En Başarılı Girişimleri: Girişimciler için Dersler” kitabında açıkladığına gibi: “Birçok girişim bir çözüm arayan teknolojilerine veya ürünlerine oldukça fazla para yakıyor.”

Girişiminizi başarısızlığa uğratabilecek şey ürününüzün sorunlarıyla alakalı değil çoğunlukla pazar hakkındaki yanlış öngörülerinizden oluşacaktır. Yazarların değindiğine göre 6 ayınızı potansiyel müşterilerinizle konuşup ihtiyaçlarınızı anlayıp fikrinizi valide etmeye harcamalısınız.

4) Tohum Yatırım Almayı Abartmak

gorsel

Çekirdek bir tutarda yatırım almak sanıldığı kadar büyük bir başarı değildir, girişimcilerin bu tutarları edindiklerinde fazla kutlanması ve abartılması yanlıştır. Çok az sayıda girişim ancak doğru yatırımcıların girişimlerinde yer almalarından dolayı başarıya ulaşabiliyor.

Yatırım aldığınız kişilerin veya yatırım fonlarının sizin vizyonunuzla uyuşması oldukça önemlidir. Dolayısıyla görüştüğünüz ilk yatırımcıdan aldığınız teklifi bu faktörleri göz önünde bulundurmadan kabul etmek yanlış bir karar vermenize yol açabilir.

Kaynak

 

İstatistiklere göre teknoloji tabanlı girişimlerin ilerleyen yıllarda ancak %10′unun hayatta kaldığını biliyoruz.

Bu başarısızlıkların girişimlere ve girişimcilere göre çeşitli sebepleri olsa da CB Insights’ın yaptığı araştırma bize bu başarısızlıkların aslında çoğunda ortak sebepler olduğunu gösteriyor. Bu yazımızda girişimlerin başarısız olmasının en büyük 5 sebebini inceleyeceğiz.

 

5) Fiyatlandırma/Gider Sorunları

gorsel

 

Fiyatlandırma girişim başarısını konuştuğumuzda karşımıza çıkan en ince sanatlardan biri oluyor. Genellikle sunulan ürün veya servislerin sunulan fiyatı masrafları karşılamak için ideal ancak iş büyümeye ve daha fazla müşteri çekmeye gelince bu rakam bize istediğimiz karı vermeyebiliyor.

Dünya’nın en ünlü girişim hızlandırıcılarından Y Combinator’ün portfloyo girişimi olan Delight IO adlı girişim bu konuda yaşadıkları sorunu şu şekilde özetliyor:

“En pahalı aylık abonelik paketimiz 300 dolardı. İhtiyacı olan müşteriler asla fiyat konusunda şikayet etmediler. Normalde fiyatı kayıt kredilerinin sayısına göre çıkarıyorduk. Müşterilerimiz kayıtların uzunluğu hakkındaki kontrollerini kaybettilerinde, çoğu kredilerini limitlerine kadar kullanmayı tedbir edindiler. Planların biriken kayıt sürelerine göre belirlenmesi hem bize mantıklı geldi hem de abone olan insanların sayısından bunu anlamıştık.”

 

4) Rakibi Karşı Pazarda Yenik Düşmesi

gorsel

 

Bir fikir trend haline geldiğinde veya pazar uyumunu yakaladığında bu alana pek çok nişten girmek mümkün oluyor. Ancak pazardaki diğer işlere karşı olan yoğun dikkat sağlıklı olmadığı gibi, rakipleri yok saymak da istatistiklere göre 5′te 1 oranda girişim başarısızlığının temelini hazırlıyor.

 

3) Bu İş İçin Doğru Takımın Olmaması

gorsel

 

 

Farklı yetenek setlerine sahip karışık bir ekip yapısı girişimin başarısında kritik bir rol oynuyor. Başarısız olan girişim kurucularının başarısızlıkları hakkında kurdukları en yaygın iki cümle:

“Keşke başlarken bir teknik ortağım olsaydı.” ya da “Keşke girişimin iş elementleri kısmını sevvip çalışacak biri olsaydı.” oluyor.

Standout Jobs adlı girişimin başarıszlık sebebini açıkladığı konuşmada:

“Kurucu takımımız kendi başına bir prototip çıkaramıyordu. Bu bir hataydı. Eğer bir kurucu takım dışardan çok az bir destekle kendi içinde bir prototip çıkaramıyorsa bir girişim kurmamalılar. Biz girişimimize para yerine hisse opsiyonuyla katılacak kurucu ortaklar alabilecek durumdaydık ancak yapmadık.” şeklinde bahsediyor.

 

2) Nakit Paranın Bitmesi

gorsel

 

Para ve zaman sınırlıdır ve oldukça dikkatli harcanmalıdır. Parayı neye ne kadar harcamalıyız’ın doğru cevabı girişiminizin hayatta kalmasını verilere göre %30 ihtimalle artıracaktır.

Flud adlı girişimin bahsettiklerine göre paranın bitmesi genellikle ürün pazar uyumunu bulmak veya başarısız pivot denemeleri gibi diğer başarısızlık sebepleriyle de bağlantılı.

“Girişimimizin batma sebebi aslında daha fazla yatırım alma ihtimalimizin kalmamasıydı. Tüm söylenenlere ve verilere rağmen en zor kısım olan ürün/pazar uyumu arayışımızda (ve bunu paraya dönüştürmemizde) en sonunda tüm paramız bitti.

 

1) Pazar İhtiyacının Olmaması

gorsel

 

Girişimlerin %42′sinin başarısız olma sebebi diğer sorunları çözememekten öte, kurgulanan çözüme pazarın ihtiyacının olmaması oluyor.

Patient Communicator’ın bahsettiğine göre:

“Fark ettik ki, hiç müşterimiz yoktu çünkü kimse bizim sunduğumuz çözümle ilgilenmiyordu. Doktorlar daha fazla hasta istiyorlardı, daha verimli bir ofis değil.”

Treehouse Logic adlı girişim daha genel bir konseptte açıklayarak:

“Girişimler pazardaki bir sorunu çözmedikleri zaman başarısız oluyorlar. Biz uluslararası düzeyde ölçeklenebilir bir çözüm üretebilecek genişlikte bir sorunu hedef almıyorduk. Mükemmel bir teknolojimiz, alışveriş davranışları üzerine iyi bir verimiz, yeterli kadar ekspertizimiz ve mükemmel danışmanlarımız vardı ancak pazardaki bir acı noktasını ölçeklenebilir bir yoldan çözebileceğimiz bir iş modelimiz yoktu.” şeklinde bahsediyor.

 

 

 

 

 

gorsel Girişimcilerin mücadele ettikleri en büyük zorluklardan bir tanesi de kısıtlı kaynakla kısa bir sürede elinde bulunanı en etkili şekilde kullanarak ürünlerini veya servislerini müşterilere tanıtmak. Erken aşama bir girişim yüksek maliyetli dijital pazarlama kanallarına harcayacak kaynakları olmadığı için ilk zamanlarda kullanabilecekleri ve insanların girişimlere ulaşmasını sağlayacak birkaç tavsiye derledik.

1) İçerik Pazarlaması

gorsel   Girişiminizin sosyal medya hesapları ve websitesinin içerikleri potansiyel müşterilerinizi kendinizi anlatmak için büyük bir fırsat. Websitenizde girişiminizin endüstrisiyle alakalı ve kullanıcıların ilgisini çekebilecek blog yazıları yazabilirsiniz. Blog yazıları, sizden haberdar olmayan potansiyel müşterilerinizi internet aramalarında merak ettikleri bir konu hakkında bir içerik ararken size rastlamalarını sağlayabilir. Ancak bunun için arama motorunda kullanıcıların aradığı kelimelere referans edecek içerikleri ve kelimeleri yazılarınızın içine gömmelisiniz. Ayrıca sosyal medya hesaplarınızda girişiminizi anlatan videolar, tasarım görselleri ve eğer mevcut kullanıcılarınız varsa onların görüşlerinin olduğu içeriklere yer verebilirsiniz.

2) Email Pazarlama

gorsel Emarketer’da yayınlanan araştırmaya göre email pazarlama maliyet/verimlilik kıyasında en kullanışlı yöntem olarak bahsediliyor. Potansiyel kullanıcılarınızın posta kutusunda birkaç defa belirmeniz hem marka bilinirliğinizi artıracaktır. Göndereceğiniz ilk maillerde kullanıcıların yaşadıklarını düşündüğünüz sorunlara dikkat çekebilir, sonrakilerde bu sorunlara çözüm niteliğindeki ürününüzden bahsedebilirsiniz. Ancak maillerinizin insanların spam kutularına düşmesini engellemek adına içeriklerinizi ve metodunuzu doğru belirlemelisiniz. Mailinizin spam kutusuna düşme olasılıklarını ve nedenlerini sizin için analiz edip yapmamanız gerekenleri raporlayan internet araçlarına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

3) Sosyal Medya Grupları ve Etkinlikler

gorsel Her ne kadar gündemde olmasa da sosyal medya gruplarının gücünü es geçmek yanlış olurdu. Aynı ilgi alanına sahip binlerce insanın bir arada bulunduğu bir ortamı sanal ortam haricinde bulmak maalesef pek mümkün değil. Bu mecraalarda insanların sizin çözdüğünüz sorunla alakalı sorular sorduğunu görebilir direkt olarak potansiyel bir müşterinizle iletişime geçme şansını yakalayabilirsiniz. Ya da bu alanda ilgili olan insanların düzenledikleri etkinliklerin duyurularını yakalayabilir, etkinliklerde insanlardan yüzyüze pazar hakkında öngörü edinebilir, ürününüz hakkında geri dönüşler alabilirsiniz.

4) Yayın Mecraaları

gorsel Eğer girişiminizle alakalı ilgi çekici bir gelişme olduğunu düşünüyorsanız, girişimcilikle veya endüstrinizle alakalı çeşitli internet siteleri haberlerinizi paylaşmaktan çekinmeyeceklerdir. Sayısı yadırganmayacak kadar fazla olan bu mecraalara eposta gönderebilir, telefonla ulaşabilirsiniz. Zaten bahsettiğimiz oluşumların hemen hemen hepsi websitelerinde sizin haber göndermenize veya girişiminizi tanıtmanıza bir kapı açan formlar bulunduruyor.

Gorsel1

Aklınıza müthiş bir fikir geldi. Hem kendi yaşadığınız hem de insanların yakındığını gördüğünüz bir sorunu çözüyorsunuz.

İnsanlarla görüştünüz, anketler yaptınız fikrinizin ihtiyaç olduğunu doğruladınız ve sonunda girişiminize başlama kararı aldınız.

Küçük bir ekip oluşturdunuz ürününüzün bir prototipini çıkardınız ve artık bu işi geniş kitlelere yaymak için bir şeye daha ihtiyacınız var: maddi kaynak.

Kitlesel fonlama dışında maddi kaynak bulmanızın yollarından biri de ihtiyacınız olan parayı yatırımcılardan toplamaktır.

Ancak yatırımcılarla konuşurken çoğu erken aşama girişimin görüşme sırasında şansını düşüren bazı söylemler var. Bugün sizlere yatırımcılarla görüşürken dikkat etmeniz gereken bazı faktörlerden bahsedeceğiz.

 

1) “Rakibimiz yok” Demek

Gorsel2

Herkes tarafından bilinen bir şeydir ki “Rakibiniz yoksa, pazar da yoktur.”

Pazarda farkında olmadığınız ancak gerek doğrudan gerekse dolaylı yoldan onlarca rakibiniz mutlaka var. Rakibiniz mutlaka sizinle aynı işi aynı şekilde yapmak zorunda değildir. Çözdüğünüz sorunu farklı bir yöntemle çözen şirketler, ya da fark etmediğiniz ancak müşterilerinizin bu sorunu çözmek için kullandığı farklı yöntemler olabilir.

Yatırımcılarla görüşürken rakibinizin olmadığını söylemek sizi görüşmede 1-0 geriye düşürebilir.

 

2) Yatırıma İhtiyacım Yok Demek

Gorsel

 

Yatırıma ihtiyacınız olmadığı bir zamanda bağlantı kurmak adına yatırımcılarla görüşmek sıkça yapılan bir hatadır.

Yatırımcılar genellikle büyüme potansiyeli olan girişimlere doğru zamanda yatırım yapmak için girişimcilerle görüşür. Haricinde ihtiyacınız olmadığı zamanlarda yatırımcıların vaktini alıp ihtiyacınızın olmadığını söylemeniz kötü bir izlenim bırakabilir.

 

3) Gizlilik Sözleşmesi İmzalanmasını İstemek

Gorsel

Fikrinizi koruma altına almanın birçok yolu var ancak büyük ihtimalle bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş değildir.

Ayrıca sizden duyan birinin toplantıdan çıkınca kendisinin de yapabileceği bir fikriniz varsa zaten bu fikrin ederi gizlilik sözleşmesiyle koruma altına alınabilecek değerde değildir.

Girişiminizle ilgilenen bir yatırımcıya görüşmede gizlilik sözleşmesi imzalamasını istemeniz çoğu yatırımcının girişiminize karşı ilgisini dağıtacaktır. Fikriniz endüstriyel veya bilimsel alanda çığır açacak bir buluşsa paten başvurunuzu yapıp patentinizi elinize aldıktan sonra korunmasını garanti altına alabilirsiniz.

Ancak haricindeki hiçbir çözüm sizin fikrinizin başkaları tarafından da yapılamayacağını garanti altına almayacaktır.

 

4) İlk Görüşmede Hemen Parayı İstemek

Gorsel

Bir yatırımcıyla toplantı ayarlamış olmanız demek o yatırımcının girişiminize para yatırmaya o gün hazır olduğu anlamına gelmez. İlk görüşmeler yatırımcıya daha çok fikrinizi, vizyonunuzu ve gelecek planlarınızı açıklamak içindir.

Olumlu geçen ilk görüşmeden sonra yatırımı alacağınız günün birkaç aydan fazla bir süreye kadar uzayabileceğini bilmenizde fayda var.

 


Eğer bir yatırım turunu kapatmayı başardıysanız ve hatta birkaç yerde haberiniz de çıktıysa bunu sakın bir girişimcilik başarısı olarak algılamayın. Yatırım almak sadece sizin girişiminizin ilerde büyüyeceğini öngören birkaç kişinin şirketinizin belirli bir hissesini bir miktar para karşılığı satın almış olması demektir.

Yatırım almanın bir başarı olmadığını sermayesini yatırımcılardan sağladıktan birkaç yıl sonra batan onlarca örnekte de görebiliyoruz.

Girişiminizin başarılı olması için yatırımı değil, müşteriyi önemseyip en iyi deneyimi sunmalısınız.

Ekran Resmi 2019-02-26 04.25.42

 

21. Yüzyılda teknolojik bir iş kurmak, bilginin ulaşılabilirliğinin hiç olmadığı kadar kolay olduğunu ve internete bağlı bir bilgisayar ve bir telefonla düşük maliyetle ölçeklenebilir büyük işler kurgulanabileceğini düşündüğümüzde oldukça kolay; ancak bu kolaylığın getirdiği, teknolojinin yayılmasının tetiklediği rekabeti de göz önünde bulundurduğumuzda bir o kadar da zor görünüyor.

Ve bu girişimlerin kurulduktan sonra aşama katedebilmeleri için maddi kaynak ihtiyaçları doğuyor.

Her geçtiğimiz gün hem yerli hem yabancı onlarca teknoloji tabanlı iş melek yatırımcılardan, risk sermayesi fonlarından milyonlarca dolar yatırım kaynağı ediniyorlar.

Ancak girişimlerin büyümeleri için kaynak bulabilecekleri tek alternatifleri yatırım almak değil.

Yatırım ekosistemine kıyasla kitlesel fonlama kampanyalarının fonlanma hacimleri de her geçen gün artıyor.

Gelin teknolojik bir girişimin kitlesel fonlama projesi başlatması için vereceğimiz 5 nedeni birlikte inceleyelim.

1) Fikrinizi doğrulama şansınız olur

via GIPHY

Fikrinizi birinin cebinden parasını çıkarıp henüz tamamlamadığınız ya da geliştirmek için çabaladığınız ürününüze ödeme yapmasından daha iyi bir şekilde valide edemezsiniz. Eğer ürününüz ilgi görüyorsa, tebrikler! Bir soruna gerekli çözümü getiren bir ürün ürettiğinizin işareti olabilir.

2) Ürününüzü tanıtabilir ve pazarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.41.32

Girişiminizi “podyuma” çıkarmak terimi tam anlamıyla kitlesel fonlama için geçerli bir terim olacaktır. Ürününüzü sunacak, özelliklerini tanıtacak ve bir platformda daha görünür olacaksınız. Globalde kitlesel fonlama kampanyası başlatan proje sahibi websitelerine gelen trafiğin en az %25’inin kitlesel fonlama platformlarından geldiğini söylüyor.

3) Hikayenizi anlatın!

via GIPHY

Simon Sinek şöyle demiş: “İnsanlar yaptığınız şeyi satın almazlar, yapma nedeninizi satın alırlar.”

Kitlesel fonlama kampanyası hikayenizi anlatmak için mükemmel bir fırsat. Kim olduğunuzu, ne yarattığınızı ve bu dünyaya katmak istediğiniz faydayı anlatın.

4) Kısıtlı zamanda büyük iş çıkarma amacı

Ekran Resmi 2019-02-26 04.46.42

Kısıtlı bir zamanda belirlediğiniz bir fonlama hedefine doğru zamana karşı yarışırken bu duyguyu ziyaretçilere de eş zamanlı olarak yaşatırsınız. Projenizi fonlayan insanlar da zaman daraldıkça yarattığınız kurgudaki ürünü alma heyecanıyla size katılabilir, tekrar bir ödül alabilir ya da projenizi diğer platformlarda paylaşabilir.

5) Müşterisi hazır ürününüzü, müşterilerinizin fikrini alarak tasarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.58.22

Birçok proje sahibi kampanyayı başlatır başlatmaz çeşitli platformlardan ürünleriyle alakalı geri bildirim almak için soru havuzları ve gönderiler oluşturur. Bu hem ziyaretçilere ürün üzerinde fikir sahibi olma duygusunu yaşatır hem de size ürününüz hakkında tahmin edebileceğinizden daha fazla iç görü toplama şansı verir.

1) Tarihin en hızlı fonlanan girişimi: Pebble

Renkli mürekkep ekran teknolojisini sunan tarihin en hızlı ve fazla fonlanan girişimlerinden Pebble akıllı saat projesini bu hafta blogumuza taşıyoruz.

2012 yılında Eric Migicovsky tarafından kurulan giyilebilir teknoloji şirketi Y Combinator adlı hızlandırma merkezi ve birkaç melek yatırımcı desteğiyle hayata geçirildi. 

Ancak şirketin aşaması VC fonlama evresin gelince süreçler tıkandı.

Bu süreçte Pebble, ilk kitlesel fonlama projesini Kickstarter üzerinden hayata geçirdi ve 68.929 kişiden toplam 12 milyon dolar destek topladı.

Pebble-2-straps

2015 yılında ikinci versiyonlarıyla Amerika’da kitlesel fonlama platformunu deneyen Pebble, bu sefer 78.471 destekçiden toplamda 20 milyon dolardan fazla destek topladı ve seri üretime başladı.

eric-migicovsky

Pebble’nin kurucusu Migicovsky bu başarının ardından: “VC yatırımcılarının donanım alanında tecrübesi yok.” dedi. Bu başarının arkasında müşterilerin talep ettikleri ürünleri kitlesel fonlama aracılığıyla ön taleple hem daha ucuza alabilmeleri hem de bir girişimin hayat bulmasına katkı sağlama isteklerinin büyük rol oynadığını görüyoruz.

Fonlama sırasında çeşitli platformlardan desteklemek isteyen kişilerin sorularını cevaplamaları, ürünlerine platformda destekleyenler için özelleştirmeler sunmaları ve ek kullanım seçenekleri yaratmaları Pebble’nin bir sonraki fonlama süreçlerinde 17 dakikada hedefleri olan 500 bin doları ve 30 dakika kadar bir sürede 1 milyon doları aşkın bir destek toplamasını sağladı.

2) En havalı soğutucu: The Coolest Cooler

Rekorlardan birini de çok fonksiyonlu soğutucu “The Coolest Cooler” kırıyor.

İçeriğinde kesme tahtası, blender, bluetooth hoparlör ve USB şarj girişi bulunduran soğutucu, 2013 yılında 125 bin dolarlık bir hedefte fonlama tutarı belirledi ancak sadece 100 bin dolar civarında destek toplayabildi.

2014 yılında Amerikalı bir kitlesel fonlama platformu üzerinden Coolest Cooler, 36 saatte hedeflediği fonlama tutarına ulaşıp, 62.642 destekçiden toplamda 13 milyon dolardan fazla destek toplamayı başardı. Bu rakam belirlediği 50 bin dolarlık hedefin %20.000 katı ediyor.

165-225 dolar bandında satılan ürün toplamda 64 bine yakın ön sipariş aldı. Ürünün fiyatı üzerinde yapılacak kişiye özel yazılar ve ek ürünlerle birlikte artış gösteriyor.

Kurucu Ryan, ilk kitlesel fonlama denemesinde projesinin başarısız olmasını birkaç nedenden kaynaklandığını söylüyor. Ryan, ilk başarısızlığını projeyi kış aylarında başlattığı için insanların kışın piknikleri ve sahil partilerini düşünmediklerinden bu çok fonksiyonlu soğutucuyu almayı akıllarına getirmediklerinden kaynaklandığını söylüyor.

3) “15 Farklı özelliğiyle Dünyanın en iyi Seyahat Ceketi” BAUBAX

ec8fbf2bf7ab4bfddbb6f9bc2bc9bae3_original

Hindistan’dan Amerika’ya 20 bin dolar yatırım almak için taşınan kurucular ceket fikrini yaşadıkları bir soruna çözüm olarak geliştirmek istediler. Uzun mesafe ilişkisi (Chicago-Bay Area) yaşayan çift, seyahat etmenin en azından bir zorluğunu çözmek için yola çıktılar.

Kurucu ortak Sanghavi: “Her uçağa bindiğimde uyuyacak bir aralık bulmak istiyordum, ancak boyun yastıklarını evde unutmak gibi bir alışkanlığım olduğu için her seferinde hava alanından yeni bir yastık alıyordum. Evimde onlarca yastık biriktiğinde eşim artık buna son vermem gerektiğini söyledi.” 

Tasarımcı eşi Yoganshi, ceket içine gömülmüş bir boyun yastığı çizdi. Sonrasında birkaç özellik eklediler: pasaport cebi, telefon için su geçirmez bir cep, tablet için başka bir cep, kalem tutacağı, ayarlanabilir el ısıcıtıları, uyku maskesi ve daha fazla cep… Hatta bir cep masanız dolu olduğunda içeceğinizi de tutabiliyor.

Kitlesel fonlama platformlarını iki senedir takip eden çift, iyi kötü, saçma veya mantıklı birçok fikrin fonlandığını görünce kendileri de bu ceket için denemek istediler.

Sanghavi projede çalışmak için Apple’da bir yaz stajını reddeder ve Shah’da kampanya başlayıp birkaç milyon dolar destek alınca ceket üzerinde tam zamanlı çalışmak için işini bırakır.

Kampanya başladıktan sadece bir hafta sonra yarım milyon dolar desteklenen seyahat ceketi, iki ay sonra 44.949 kişiden toplam 9 milyon dolardan fazla destek toplamayı başardı.

2018’in Şubat ayında ceketin kablosuz telefon ve kulaklık şarjı destekleyen ve 10 farklı özellik daha sunan ikinci versiyonunu kitlesel fonlamaya sunan BAUBAX, 50 bin dolar olan fonlama miktarına ulaşıp iki ay sonra 21.409 kişiden toplamda 3 milyondan fazla destek topladı.

5a58ee240f25441fc889bb77

Kitlesel fonlama globalde ne kadar önemli bir alternatif finansal method olduğunu kanıtlamıştır. Fongogo olarak, kitlesel fonlamanın globalde ulaştığı pazar büyüklüğü ve yarattığı başarı hikayeleri bize örnek olmaktadır. 

İsteriz ki, daha önceden globalde kitlesel fonlama platformlarından destek toplamış Türk girişimciler de sizlere örnek olur ve kitlelerin başarıları ile alabileceğiniz gücü ve daha ötesini hayal edebilirsiniz. Bunlardan birkaçını sizler için aşağıda paylaşıyoruz:

 
1-) MUWI: Sinematik videoları her yerden ve her an yakalayın! 
 
99063a76a1390b0b903364726afcf963_original
2b51be0db6d126f3aa76c3b73cd6c3ce_original

https://muwimotion.com/  

MUWI isimli firması ile destek arayışı içine giren Tolga Çağlar isimli girişimci, 26 günlük süre içinde Amerika’daki kitlesel fonlama platformunda 446 bin dolar gibi büyük bir kaynak elde etmiştir. Bu proje için koyduğu hedef ise sadece 35 bin dolardı. Çağlar’ın projesi akıllı telefonlarınız da ve kameralarınız da sinematik videolar çekebilmeniz üzerinedir.  

1530627300_muwi-fon-1Akıllı telefonlar ve DSLR fotoğraf makineleri ile tam uyumlu olan bu cihaz, video çekimlerinde ciddi kolaylık sağlamaktadır. Selfie çubukları ve daha pek çok aksesuar ile uyumu olan MUWI, 4 eksenli optik görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. ,mXLGVI7dVEq3NtHdc7hRSg
 
2-) MONUMENT, Dünyanın en akıllı fotoğraf depolama ve yönetim cihazı. 746aeaa4664ee75beebba2f9095c3a68_originalhttps://getmonument.com/ 
Fotoğraf ve videolarınız için güvenlik ve gizlilik öncelikli bir yapay zekâ destekli depolama cihazı için yaklaşık bir aylık sürede 703 bin dolar fon toplayan Monument, bu başarısıyla tarihe geçti.monument3-) UNDO Danteller: Stili Ayakkabıların Karbon Ayak İzini Dengeleyiniz.

undo-lace-kerem-alper

UNDO Labs, insan yapımı ürünlerle çevresel ilişkilerimizi yeniden düşünen bir tasarım ve inovasyon stüdyosudur. 

Türk genç girişimci Kerem Alper ayakkabılarda karbon salınımını engelleyerek doğayı korumaya yardımcı olan bir sistem geliştirdi. Ürünün tanıtımında belirtildiği gibi her ayakkabı bir yıl içinde doğaya yaklaşık 13 kiloluk bir karbon salınımı yapıyor. Undo isimli bu ayakkabı bağı metali ayakkabıların yarattığı karbon salınımını önleniyor.

Genç girişimci, Newyork’ta sürdürdüğü İstanbul merkezli projesi ile Amerika’daki kitlesel fonlama platformu üzerinden 12 bin dolar elde etti.  

d2c74fe2fc4be1fc71d19e0d6934bc68_original

Yaratıcı ve faydalı projelerin geliştirip desteklendikleri taktirde, nasıl başarılı olduklarına dair örnekler aslında çok daha fazla. Biz bu kısa blog yazımızda size ancak birkaçını aktarabildik. Olağanüstü güzel fikirleri olan girişimcilerimiz var. Umuyoruz, gelişen farkındalığımızla birlikte kitlesel fonlama ülkemizde de hakkettiği yere gelecek ve daha birçok başarı hikayesi duyacağız.

Önemli olan başlamak… Bir kadının bu hayatta yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Yeter ki istemeli, üretmeli, yaratıcı olup içlerindeki girişimci ruhunu ortaya çıkarmayı bilmeli, en önemlisi ise gereken maddi ve manevi desteği almasıdır. Bu süreçte online imece diyebileceğimiz Fongogo platformundan hayallerindeki serüveni başarıyla tamamlayabilme fırsatı bulabilirler. 

Dünya genelinde kötü ekonomik koşullar, yüksek işsizlik oranları, kadınları girişimcilik aktivitelerine itmektedir. Kadınlar, maalesef ki yeterli eğitim imkanlarına sahip olamıyorlar. Eğitim olanaklarına sahip olsa bile birçok kadın çeşitli nedenlerle iş hayatını yarıda bırakıyor. Ayrıca kadın girişimcilerle ilgili ortaya çıkan ortak sorunların başında, sosyal ve kültürel ortamda kadın rollerinin kalıplaşmış olmasını görüyoruz. Bu süreçte de kadının kendi ayakları üzerinde durması, kendisini her zaman geliştirmesi ve ekonomik özgürlüğü olması kadını güçlü, bağımsız yapan en büyük etkenlerdir. Unutmayalım ki kadının yapabileceklerinin sınırı yoktur.  

‘Fongogo’ platformu ile başarıya ulaşmayı hedefleyen kadın girişim projelerimizden aktif olarak; 

‘MAİDE’ Birleşik Mutfaklar, Güçlü Kadınlar, için 14 Aralık 2018 tarihine kadar destek olabilirsiniz.  

46918456_1970367436378593_524450996156366848_n

https://www.maidemutfak.com/ 

Maide, kadın işgücünü ve toplumsal entegrasyonu hedefleyen bir mutfak üretim girişimidir. Yerinden edilmiş bireylerin mutfak eğitimi alarak kendi ekonomik değerlerini yaratabilmeleri için hijyen koşulları sağlanan, kanunlara uygun bir çatı oluşturmak amacıyla desteklerini bekliyorlar. 

 

Ek olarak sizinle globalde kitlesel fonlama ile başarıya ulaşmış birkaç kampanyayı paylaşmak istiyoruz:  

Globalde başarıya kısa bir sürede ulaşan kadın girişim projelerinden kimi örnekler vermek gerekirse:

 

‘I Am a Rebel Girl - (Elena Favilli tarafından yazılan kitap) 

42044335_2126221934078327_1349096837386076160_n

https://www.rebelgirls.co/ 

Elena Favilli, 2011’de çocuklar için ilk iPad dergisi olan Timbuktu dergisini çıkardı. Timbuktu Labs’in kurucusu ve genel müdürüdür. Aslında, iki kadın tarafından başlatılan Timbuktu Labs’ın “asi kızları” hakkındaki bir çocuk kitabı, Kickstarter tarihinde en hızlı finanse edilen yayın projesi oldu ve sadece üç saat içinde 100.000 dolar kazandı. Rebel Girls Volumes 1 ve 2 için İyi Geceler Hikayeleri ” nin rekor kıran başarısından sonra, ” Ben Rebel Girl’ım: Devrimi Başlatmak İçin Dergi ” + ikinci sezonun “Rebel Girls İçin İyi Geceler Hikayeleri” ni duyurmak üzere geri tekrar kickstarter platformuna dönmüşlerdir. 

 

Ouya: Video Oyun Konsolu 

Julie Uhrman -  $8,596,474 bağış toplamıştır. 

ouya

www.ouya.tv 

Ouya, Kickstarter’ın en başarılı projesinden biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Ouya, Androdi tabanlı bir oyun konsolu olarak çok ünlü olmuştur. Üstelik sadece 99 dolara satılmaktadır. 8.5 milyon dolar destek toplayan Ouya, tüketicilerle buluşmuş ve konsol dünyasında kendine bir yer aramaya devam etmektedir. 

 

Emotive Insight - Topladığı fon ($): 1,643,117 

Tan Le - San Francisco, CA 

tan-le

https://www.emotiv.com/insight/ 

Beyin aktivitenizi izleyen ve EEG’yi anlayabileceğiniz anlamlı verilere dönüştüren şık, çok kanallı, kablosuz bir kulaklıktır. EI beyin aktivitesini izleyen fonksiyonuyla türünün ilk örneklerinden sayılıyor. Ödüllü EMOTIV EPOC, ölçeklenebilir ve içeriğe dayalı insan beyin araştırmaları için tasarlanmıştır ve hızlı ve kullanımı kolay bir tasarımla profesyonel sınıf beyin verilerine erişim sağlamaktadır. 

!Unutmayalım ki kadın girişimciliğinin desteklenmesinin bir ülkenin ekonomik büyümesi, istihdam oluşturması ve rekabet gücünün arttırılmasında büyük önem taşımaktadır. 

Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.’ yeter ki inanalım ve onlara bu fırsatı verelim. Kadın girişimcilerimiz, haydi ‘Fongogo’ başına! 

Kitlesel fonlama ile birlikte birçok girişim yatırımcılar ile platformumuzda bulaşarak, hayallerini gerçekleştirmeye yakınlaşacak. Peki girişimciler ve yatırımcılar şirket değerini nasıl belirleyebilirler?

Değerleme için şirketin ne aşamada olduğu çok önemlidir. Yeni başlayan bir şirket ile 3 senelik bir şirketin değerleme yöntemleri yüksek ihtimal farklı olacaktır. Peki girişimin bulunduğu sektörün, ürünün, takımın etkisi bu değerleme koşullarında ne kadar etkilidir?

Öncelikle alışılagelmiş değerleme metodlarının startup’lar için ne kadar uygun olduğunu inceleyelim:

- Şirket değerlemesi için birçok farklı model kullanılabilir. Olgunlaşmış, geçmiş dataları bulunan ve hatta varlık satışında bulunmak isteyen şirketler için yapılan değerlemeler ciddi analizlere dayalıdır. Bu detaylı analizler arasından DCF (Discounted Cash Flow) yani İndirgenmiş Nakit Akışı Yöntemi en çok kullanılanlardandır. Bu yöntemde şirketin gelecek yıllardaki nakit akışları belirlenen indirgeme oranı ile bugünkü değerine getirilir ve elde edilen bu değer şirket değeri olarak kullanılır. Ancak, girişimler erken aşamada ise veya hızlı büyüme odaklı iseler nakit akışlarını etkileyen birçok faktörün tahmini değerleme aşamasında zor olacaktır. Ayrıca geçmiş yıllara ilişkin veri de çoğu zaman yoktur; o yüzden gelecek yılların tahminini de belirsiz datalar üzerine yapmak çok zordur.

- Bir diğer yöntem Favök çarpanı gibi şirketin var ise geçmiş ve gelecek operasyonel karlılığına bakılıp, piyasadaki diğer benzer şirketlerin çarpanlarına bağlı olarak bir değerleme metodu kullanılmasıdır. Bu çarpan sektörden sektöre değişir ve şirketin karlılık oranı, büyüme hızı, pazarın büyüme hızı gibi faktörlerden etkilenir. Ancak, girişimlerin yine geçmiş datalarının olmaması veya büyüme potansiyeline uygun olarak yatırım arayışında olduğu için bu metod da girişimler için çok kullanılabilir bir yöntem olmaktan çıkmaktadır.

Değerleme yöntemleri hakkında geçmiş datası olan, olgun şirketler için kitaplar dolusu yazılmıştır. Peki yeni başlayan veya büyüme aşamasında olan bir girişimin değerleme yöntemi nasıl olmalı?

Girişimlerin 6 ay sonraki finansallarını bile tahmin etmek sayısız varsayıma dayalıyken, gelecek nakit akış tabloları, FAVÖK’leri belirlemek ne kadar akıllıca olacaktır? O yüzden dünyada girişimlere olan merak, bireysel yatırımcılar tarafından arttıkça kurumsal olmayan ama hızlı ve çözüm getiren değerleme metodları ortaya çıkmaktadır.

Bunlardan biri ve bizim en sevdiğimiz model, “ScoreCard method” olarak bilinen Angel Capital Association’ın kurucusu Bill Payne tarafından geliştirilen, girişimlerin dünyadaki örneklerine bakılarak hazırlanan bir çeşit karşılaştırma metodudur. Şirkete en yakın global rakiplerin ilk yatırım turları (veya 2. evre yada 3.evre büyüklüklerine göre yatırım turları) listelenir. Medyan ile bir yatırım öncesi değerleme çıkartılır. Sonrasında ekip, pazar büyüklüğü, ürün, rekabet, ortaklıklar, ek yatırım ihtiyacı gibi konularda ağırlık belirlenir ve kendi şirketinizin bu bakımdan ne oranda daha iyi ya da daha kötü olduğu belirlenir. Ağırlık ve karşılaştırma oranları çarpılarak her başlık için bir faktör belirlenir. Faktörlerin toplamı ile ilk başta ortaya çıkan medyan çarpıldığında şirketinizin göreceli değerlemesine ulaşacaksınız (Kaynak: http://magazine.startus.cc/scorecard-pre-money-valuation-method-explained/)

Buradaki “göreceli” kelimesine dikkat etmenizi rica ederiz. Bu bakımdan, farklı değerleme yöntemleri ile de şirketinizi nasıl değerlendirdiğinizi hem kendinize hem yatırımcınıza kanıtlamanızı öneririz. 2. ve diğer sevdiğimiz model “Dave Berkus’s Checklist Method” olarak bilinen şirketin yetkinliklerine verdiğiniz ağırlıklı ortalamaya göre hesaplanan değerleme türüdür. Yatırımcıların özellikle girişimlerde aradıkları özelliklere bağlı olarak hızlıca değerlemelerini bulmalarında faydalı bir yöntem olarak bilinir. Takım, fikir, ürünün gelişimi ve korunumu, stratejik ilişkiler ve operasyonel durumu gibi şirketin bulunduğu seviyeye bağlı olarak toplamda 5 başlık olacak şekilde her başlığa 0 ile 500bin USD arası bir yatırım öncesi değer belirlenir. Şirketin seviye oranı ve ilgili her başlığın değerlemesi çarpılıp, gelinen toplam tutar şirketin değerlemesi olarak kabul edilir (Kaynak: http://blog.gust.com/248/)

Diğer bir yöntem olarak da beğendiğimiz Türkiye’de kimi girişim sermayesi fon şirketlerinin 3 yıl sonunda şirketin elde etmesi planlanan FAVÖK miktarına bakıp, onu çıkış yapabilecekleri tahmini bir çarpan ile çarpıp %45 gibi ciddi bir indirim oranı ile bugünkü değerine getirdiklerini biliyoruz.

Bu işlemleri kendi şirketleriniz için uyguladığınızda genelde şirketinizi hayal ettiğiniz nokta hep yüksek olacağı için (aksi taktirde bu işe başlamazdınız), sizin ayaklarınız biraz daha yere indirip, yatırımcı ile buluşabileceğiniz noktaya getirebilmek için ek bir yöntem daha var. Şirkete şimdiye kadar yaptığınız yatırımları toplayıp (çalışma saat ve normalde almanız gereken ücret dahil) şirketin yatırım öncesi değerini bulabilirsiniz.

Bizim önerimiz, birçok farklı model sonrası şirketinizin değerlemelerini alt alta yazın. Bir medyan çıkararak şirketin değerlemesini belirlemenizdir (yani 4 metod kullandınız: 1. Metot 1,8m USD yatırım öncesi değerleme; 2. Metod: 1,7m USD değerleme; 3. Metod:1,5m USD değerleme; 4. Metod 200KUSD değerleme. 1. ve 4. metod medyan sebebiyle kendilerini eler – en yüksek en düşük birbirini götürür. Geriye kalan 2 ve 3. metotların da ortalamasını alarak şirketin değerlemesini bulabilirsiniz)

Son olarak, biz her zaman ek olarak girişim dünyasında bir model daha olduğunu savunuyoruz. O da hissiyat. Ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu ve ne kadar şirket hissesini bu anlamda paylaşmak istediğinizi terazinin bir kefesine diğer kefesine ise hesaplarınız sonunda çıkan değerlemeyi koymanız lazım. Önemli olan, bu terazi ile çıkaracağınız değerler hep dengede kalsın. Aksi taktirde, biraz daha dayanmalı ve belki de daha iyi bir değerleme ile yatırımcılarla görüşmeye başlamalısınız.

Birinci bölümde kitlesel fonlama nedir; şu an mevcut yapıda neler oluyor; nasıl yatırımlar yapılıyor diye kısa kısa bilgiler verdik.

Kitlesel fonlamanın 3 ana modelinden bahsettik. Bağış, ödül ve hisse. Oysa borç vermeye dayalı ek bir model daha var. “Peer to peer lending” yani “taraflar arası borç” olarak isimlendirilen bu model, bir süre daha Türkiye’nin gündeminde değil. Ancak, pazar büyüklüğü ve ekonomiye katkısı çok yüksek bir model.  O yüzden, zaman içerisinde bu alanın da gündeme geleceğine inanıyoruz.

Bo

Dünya pazarına bakacak olursak, kitlesel fonlama bu 4 kategoride 2013 yılında toplamda 12 milyar USD büyüklüğündeyken, 2015 yılında 140 milyar USD büyüklüğe ulaşmıştır (Kaynak: Cambridge Centre for Alternative Finance industry). Bu pastanın en büyük dilimi 134 milyar USD büyüklüğü ile borç verme tarafına aittir.

2015 yılında 5,2 milyar USD büyüklüğü olan kalan 3 diğer kitlesel fonlama yönteminden (ödül, bağış ve hisse), hissenin 3 milyar USD hacmi bulunmaktadır. Diğer modellere göre sonradan başlayan hisse bazlı kitlesel fonlamanın yıllık büyüme oranı diğer modellere göre çok daha yüksektir, bu da kitlesel fonlamanın hisse bazlı taraftaki olumlu duruşunu ortaya çıkartmaktadır.

Türkiye’de ise henüz gelişmemiş bir pazar olan kitlesel fonlama, özellikle hisse bazlı fonlamayı regüle edecek olan kitlesel fonlama kanunu ile birlikte girişimlerin ve yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. Bu anlamda, sadece hisse bazlı model ile değil, ödül bazlı model ile de girişimciler neler yapabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Bizler de Fongogo olarak, bizimle direk temasa geçen her bir girişimci ile tek tek modellerini telefonda konuşarak yada yüz yüze anlamaya ve kitlesel fonlamada nasıl yer alabileceklerine dair beyin fırtınaları yapmaya çalışıyoruz.

Her türlü sorularınız için, bizimle direk irtibata geçebilirsiniz.

Post Navigation