Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 

Son yıllarda online platformlarda para ödünç verme, proje fonlama ve pazar araştırması yapma gibi eylemlere tanık oluyoruz. Bütün bunlar olurken, hangi platformların tam olarak nasıl çalıştığını anlamak, projenin başarısını arttırmada önemli bir etken oluyor.

b1.fw

İşte girişimcilerin kiltesel fonlama hakkında bilmeleri gereken 3 önemli gerçek:

1. Mikrofinans değil.

Büyük ihtimalle Kiva’yı duymuşsunuzdur. Bu platform, para olan insanlarla gelişmekte olan ülkelerde işleri için küçük miktarlarda fona ihtiyacı olan insanları biraraya getiriyor.  25 dolar gibi küçük bir miktar geri ödemeli olarak ödünç alınabiliyor.  Ne kadar bu durum kitlesel fonlama gibi dursa da, aslında Kiva’nın yaptığı şey mikrofinans. Yani, gelişmekte olan küçük işletme sahiplerini erişemeyecekleri bir sermayeye ulaştıran bir sosyal hareket.

2. Kitlesel kaynak (crowdsourcing) değil.

Kitlesel fonlama ve kitlesel kaynak birbirlerine çok yakın kelimeler olsa da, birbirinden oldukça farklı terimler. Kitlesel kaynak bir fikrin ya da projenin geliştirilmesi için insanların bir araya gelmesini ifade eder. Bir kitle bir bireyden daha yaralıdır ilkesiyle hareket eder. Her an açıp baktığımız Wikipedia’yı buna örnek olarak verebiliriz. Buradaki her şey katkıda bulunmak isteyen bireyler tarafından yazılıyor. Burada bahsi geçen şey, fondan ziyade bilgiyi paylaşmak ve aramaktır.

3. Ödül mü, ödünç mü, yoksa hisse mi?

Kitlesel fonlama proje sahibinin ihtiyacı olan fonu kitlelerden sağlaması anlamına geliyor. Ama bunun bir çok yolu var.

Örneğin, en yaygın kitlesel fonlama tipi ödül bazlı olan sistem. Yani, destekçi projeye yaptığı destek miktarıyla orantılı olarak karşılığında bir “ödül” alır. Bu projeyle ilgili her şey olabilir. Diğer yaygın örnek ise, ödünç verme sistemi üzerine işleyen model. Burada, destekçi proje sahibine belli bir miktar fon ödünç verir. Banka olmadan kredi almak gibi düşünülebilir. Gittikçe yaygınlaşan hisse modeli ise, destekçilerin sağladıkları fon karşılığında projeden hisse almaları şeklinde çalışır. Proje için en iyi platformu seçmeden önce bütün bu özellikleri bilerek harek etmek de fayda var!

Hatırlatmadan geçmeyelim: Fongogo ödül sistemiyle çalışıyor :)

Kaynak:http://www.entrepreneur.com/article/236373

Kitlesel fonlama projelerinizi potansiyel destekçilerinizin önüne çıkarmadan hep üzerinde durduğumuz belli yerler var. Bunlardan en önemlisi Fongogo’da yarattığınız ve sizi dışarıya tanıtan profil sayfanız. Şimdi bu yazdıklarımızı dikkatlice okuyun çünkü sayfanıza trafik çekerek projenizin fonlanmasını sağlayacak ipuçları şunlar:

kf.fw

1) Proje videonuz için bir profesyonelle çalışın.

Projenizin en önemli bölümü videonuzdur. O yüzden her şey mükemmel görünmeli. Yaratıcılığı tabii ki destekliyoruz ama kaliteden ödün vererek sadece iphone’a umut bağlamak da doğru değil. Bir şekilde bu işe bütçe ayırıp, işi iyi bilen birileriyle çalışın. Unutmayın, kitlesel fonlama bütçenize videonuzu da ekleyebilirsiniz.

2) Videonuzun Fongogo’daki projenizi yansıttığından emin olun.

Fongogo proje sayfanıza koyduğunuz video, neden böyle bir proje başlattığınızı çok iyi anlatmalı. O yüzden başka projeler ya da tanıtımlar için çekilmiş eski videolar net fikir vermez. Sadece bu iş için özel bir şeyler yarattığınızdan emin olun.

3)Özgün ve yaratıcı olun.

Bir kameranın önüne geçip monolog bir çekim yapmaktansa, projenizin önemli detaylarını çıkarıp yaratıcı bir çekim gerçekleştirin.

4) Videonuzun viral olma potansiyelini arttırın.

Sayfanızı ziyaret eden biri size destekte bulunmada da, projenizi paylaşabilir ve projenize destek olabilecek insanları size getirebilir. Bunun en harika yolu, videonuzun viral olması ve birçok kişi tarafından paylaşılması. Videonuzu yaptıktan sonra kendinize sorun, “ben olsam paylaşır mıyım?”

5) En az videonuz kadar profesyonel bir sayfa yaratın.

Sayfanız ve profiliniz projenize verdiğiniz değeri yansıtır. Üzerinde uğraşılmamış ve okunması zor bir sayfa potansiyel destekçilerin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsanların size güvenmesini istiyorsanız, onlara profesyonel bir iş sunun.

6) Bütün görseller ve sitller bir uyum içinde olmalı.

Görüntü burada her şeydir. Fotoğraflarınızda ve videoda aynı topografi, renk, grafik ve stil olmalı. Bu sayfada projenizi  pazarlıyorsunuz. Markanız için en iyisini düşünün ve uygulayın.

Projenizi oluştururken bu detayları mutlaka göz önünde bulundurun. Hepsini uyguladığınız takdirde kısa sürede çok sayıda destekçiye ulaşmanız oldukça mümkün!

Kaynak: http://www.cnbc.com/id/101879944?curator=Informerly

Başarılı bir girişimci olmanın anahtarı bu yolcuğa bir maraton gibi bakmaktan geçiyor. Bu inişli çıkışlı maratonda ne olursa olsun sizi motive edecek özlü sözleri topladık!

1) “İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.” Benjamin Franklin

2) “Nitelik bir aksiyon eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristotales

3) ” Yapabildiğin en iyi şeyi başarmak için, aşırı titiz davranmak istiyorsun. Bununla ilgili yanlış olan her şeyi bul ve düzelt.” Elon Musk

4) ” Bence başarısızlık yoldan çıktığında hayatın seni hafifçe dürtmesidir. Benim başarısızlığa yaklaşımın sonuç odaklı değil, ama hiç denememek de değil.” Sara Blakely

5) “Hayatında yapabileceğin en değerli şeyler hatalardır – başka hiçbir şeyden kusursuz olmayı öğrenemezsin.” Adam Osborne

GO

6) “Sen öz geçmişin değilsin, yaptığın işsin.” Seth Godin

7) ” Büyük düşünmeyi seviyorum. Eğer herhangi bir şeyi düşüneceksen, sen de büyük düşünmelisin.” Donald Trump

8) ” Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizin ve sezgilerinizin  yolundan gidecek cesarete sahip olun.”  Steve Jobs 

9) “Vizyonu takip edin, parayı değil. Sonunda  o sizi bir şekilde takip edecektir.” Tony Hsieh

10) “Yapacağım diye vaki geçirme, yaptım de!” Plautus

 

Kaynak: Entrepreneur

Moda endüstrisi, kendini ispat etmek isteyen bir çok başarılı tasarımcı için oldukça zor ve rekabetin fazla olduğu bir alan. Ayrıca, bu alandaki yeni girişimcilerin finansal kaynak bulması da oldukça zor. Bütün bu zorlukların içinde, tasarımcılar ve moda alanındaki girişimler çareyi kitlesel fonlamada buldu. Bakalım, son dönemde kitlesel fonlama platformları moda endüstrisini nasıl etkilemiş?

324d4473a461bb27193bb65e6d566c5d

En yeni ve yaratıcı fikirleri desteklemek

Geleneksel moda endüstrisi genellikle en lüks moda tasarımlarını öne çıkarmayı tercih eder. Ama kitlesel fonlama, doğa dostu ürünler gibi en yeni ve yaratıcı tasarımları da bulunduran bir platform yarattı. Bu yöntemi kullanarak öne çıkan tasarımcılar arasında The Versalette ve {R}evolution Apparel bulunuyor.

Serbest çalışan tasarımcılar için platform yaratmak

Serbest çalışan bir çok tasarımcı, kitlesel fonlama platformları sayesinde çok fazla insan tanımamasına rağmen oldukça büyük bir müşteri tabanına ulaştı.

Şirketler için maliyetten kazanç

Kitlesel fonlama, moda endüstrisi için bir çok önemli alanda devrim yarattı. Kendi tasarımları için fon arayan bir çok  serbest çalışan tasarımcının yanı sıra, büyük şirketler de kitlesel fonlamadan büyük yarar görüyor. Ürünleriyle ilgili pazar araştırması yapmak fırsatını yakalarken, müşterilerinden de geri bildirim alma şansına sahip oluyor. Böylece, şirketler gelen talebe göre üretim yapabiliyorlar. Öngörülemeyen kaynakları arama probleminin ortadan kalkmasıyla şirketler maliyetler açısından avantaj da sağlıyor.

O yüzden, bu zamana kadar finansal engeller yüzünden gerçekleştiremediğiniz projeleri ortaya çıkartın! Fongogo‘da hepsi için yer var! fongogo.com

Kaynak: crowdfundbeat.com

RockThePost ekibi bu yılın başlarında ilginç bir çalışma yapıp yayınlamıştı. İlk aşamadaki startupları inceleyerek ve bu startupların yatırımcılarını da yakın mercek altına alarak en aktif melek yatırımcıların listesini yaptı. İşte bu çalışmaya göre, en aktif 8 melek yatırımcı!

melekee

1)Jeff Bezos

Kurucu, başkan, CEO ve Amazon.com’un yönetim kurulu başkanı.  Onun liderliği altında amazon.com dünyanın en büyük e-ticaret sitesi haline geldi ve birçok internet modeline de ilham kaynağı oldu. 1999 yılında Time Dergisi, onu “Person of the Year” seçti.  2011 yılında The Economist Dergisi tarafından Amazon Kindle için İnovasyon Ödülü’ne layık görüldü.

Şehir: Seattle, Washington

Yatırım: 11,  1.5 milyon dolardan başlayan.

En Son Yatırımları: Domo ve Everfi

2) Paul Buchheit

Silikon valisi çıkışlı 30 farklı markette yer alan 550′den fazla şirket tarafından fonlanan  Y Combinator ortaklarındandır. Bu şirketler arasında, Reddit, Dropbox ve Airbnb yer alır. Forbes 2012′de, Y Combinator’ı en iyi startup kuluçka merkezlerinden biri olarak gösterdi.

23 yaşında Gmail’in birçok inovatif özelliğini geliştirdiği Google için çalışmaktaydı. Google AdSense’in orijinal prototipini geliştirerek, Google’un ünlü mottosu “Don’t be evil”ı (kötü olma) yarattı.

Yatırımlar: 61, 70bin dolardan başlayarak.

3)Jeff Clavier

Silikon Valisinde bulunan ve bu zamana kadar 150′den fazla yatırım yapan SoftTech VC’nin kurucularından ve yönetici ortaklarından.  SoftTech VC’in desteklediği startuplardan bazıları: Mint, Kongregate(GameStop), Milo(eBay), Wildfire (Google) ve Class Dojo.

Time Dergisi Clavier’i 2008′de webdeki en etkili 25 isim arasında gösterdi.

Yer: Silikon Valisi

İlgi Alanları: Mobil, parasallaşma altyapısı, pazar yerleri ve e-ticaret

Yatırım: 17, 50bin dolarla 6milyon dolar arası.

4)Paul Graham

Y Combinator ortaklarından. 1995′te, Graham Robert Morris’le beraber Viaweb’i yarattı. İlk etkin sunucu sayfası 1998′te Yahoo oldu! 2002′de spam filte algoritması geliştirdi ve bu geliştirdiği teknik ne jenerasyon filtreler için ilham kaynağı oldu. Businessinsider.com onu ilk 50 yatırımcı arasında gösterdi.

Yer: San Fransisco, Bay Area

Yatırım: 8, 100bin dolardan 1.6 milyon dolara.

5)David Lee

Twitter, Foursquare, Flipboard, Dropbox, Airbnb gibi şirketlerdeki yatırımlar için bir melek fonu olan SV Angel’in kurucularından ve yöneticilerinden.  Temmuz 2012′de Businessinsider.com onu ilk 50′de yer alan yatırımcılar arasından gösterdi.

Yer: Los Angeles

İlgi Alanları:Reklamcılık, Analitik, Tüketim, Biyoinformatik

Yatırımları: 101, 25bin dolardan 250bin dolara.

6) Max Levchin

HVF, LLC’nin başkan ve CEO’su. PayPal kurucularından ve zamanında orada  CTO görevini de üstlendi. Paypal’a olan katkıları oldukça önemlidir. Ayrıca Gausebeck-Levchin testinin de yaratıcılarındandır. Businessweek.com onu ilk 12 yatırımcı arasında göstermiştir.

 Yer: San Fransisco, Bay Area

İlgi Alanları: Biyoinformatik, Tüketici interneti, eğitim, pazaryerleri, mobil, ödeme sistemleri, güvenlik ve sosyal medya

Yatırımlar: 34, 25bin dolardan başlayan.

7)Benjamin Ling

Benjamin Ling, çevreci teknolojiler ve internet, mobil, silikon teknoloji alanları gibi geleneksel girişim konuları üzerine çalışan bir girişim sermaye şirketi olan Khosla Ventures’da girişimci ve yatırımcı olarak çalışıyor. Bu ek olarak Facebook ve Google’da üst düzey pozisyonlarda yer almaktadır.

Yer: San Francisco, Bay Area

İlgi Alanları: Chat, tüketici interneti, e-ticaret, mobil

Yatırımlar: 81, 50bin dolardan 250bin dolara.

8)Marissa Mayer

Marissa Yahoo!’nun  başkanı ve CEO’su. Öncesinde ise, Google’da başkan yardımcılığı yapmaktaydı. Mayer’i başarısını farkeden yayınlar oldukça fazla. Bunların arasında, New York Times, Newsweek ve BusinessWeek yer alıyor. Fortune dergisi Mayer’e en güçlü kadınlar listesinde yer verdi, üstelik listedeki en genç isim oydu.

İlgi Alanları: Otomativ, gijital medya, email, enerji, ik, pazaryerleri, mobil, mobil oyunlar ve mobil ödemeler.

Yatırımlar: 12

Kaynak: Forbes

Başka insanların kendi deneyimlerinde neler öğrendikleri, çoğu zaman başkaları için oldukça değerli olur.  Kendi işini kurmuş ya da kurmak isteyen girişimciler için de, bu alanın ustalarından öğrenecekleri çok şey var! Bakalım ünlü girişimciler nasıl hatalar yapıp bunlardan neler öğrenmişler?

1) “Hiç açılmayan bir şirkete 1.000.000 $ harcadım.”
Hiten Shah, KISSmetrics kurucu ortaklarından

Ortağım ve ben hiç açılmayan bir web hosting  şirketi için yaklaşık 1.000.000 $ harcadık. İkimizde oldukça mükemmelletçiyiz. Bu yüzden müşterilerimizin neye ihtiyacı olabileceğini bile düşünmeden yapabileceğimizin en iyisini yapmaya odaklandık. Böylece, daha mantıklı harcamalar yaparak, öğrendiklerimizin ve müşterilerimizin üzerinde düşünmememiz gerektiğini öğrendik.

2)”İlk başta web sitesini tasarladı sonra müşterilerimize sorduk.”
Robin Chase, Zipcar kurucu ortaklarından

Bir an önce potansiyel müşterilerinize ulaşın ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde ürününüzü onlardan öğrenerek ortaya çıkarın.

İkinci şirketim, GoLoco’da ilk müşterilerimizle etkileşime geçmeden önce web sitesi, yazılım için çok fazla para harcadık.  Böylece, ilk müşterilerimizi hiç önemsemediğimizi öğrenmiş olduk.

3)”Moz’da yaptığımız en büyük hatalardan biri de “büyük patlama” projeleri üretmekti.”
Rand Fishkin – Moz’un CEOsu ve Inboung.org’un kurucu ortaklarından

Moz’da yaptığımız en büyük hatalardan biri de aylarca gelişmesini beklediğimiz ve sürecin nasıl işlediğini göremediğimiz “büyük patlama” projeleri üretmek oldu. Bu çok üzücü bir durum çünkü bu sistem 2011′in  ilk çeyreğinde başlayan projenin başarısız olmasından önce birkaç kere çalıştı. Bir yıldan fazla süre bütçesini belirlediğiniz ve planladığınız bir işin başarısız olması oldukça kötü bir durum.

Bizim gibi olmayın. Daha atik bir büyüme planınız olsun, süreçleri net görüp değerlendirme fırsatına sahip olun ve takımınızı birbirinden haberdar edin.

girii

4) “Çok geç başladım. Nefret bir işi uzun süre yaptım.”
Leo Babauta – Yazar-Girişimci

Başarısız olma korkusundan ve kendime olan güvensizliğimden çok geç başladım. Bir blog açmak ya da sevdiğim bir işi kurmak yerine, nefret ettiğim bir şeyi çok uzun süre yaptım.

Şu an öğrendiğim şey 10 yıl önce başlayabilirdim. Gerçi hiç başlamamaktan iyidir.

5) “Hepsini kendim yapmaya çalıştım.”
Leo Laporte – TWiT network’ün kurucusu

En büyük hatam her şeyi kendi başıma yapmaya çalışmaktı. Kurucu olarak, medya, içerik ve hatta teknoloji konusunda her şeyi benim bilmem gerektiğini düşündüm. Ve yaptım da. Sadece uygulanabilir bir işleri yapmayı bilmiyordum: finans, pazarlama, reklam ve insan kaynakları.

Birkaç yıllık hızlı büyümenin ardından hızlı bir düşüş geldi ve ben bununla mücadele etmekten gerçekten yapmam gereken şeyleri kaçırdım.

Bir tane iş ortağı bulmam ve ona işin büyük bir kısmını devretmem ilk başta şirketimi bırakıyormuşum hissiyatı yaratsa da bizi başarıya götüren şey oldu.

6)”Çok fazla proje üzerinde çok yetersiz çalıştım.”
Neil Patel – KISSmetrics kurucu ortaklarından

Öğrendiğim en önemli şey kendimi hiçbir işe yetersiz bir şekilde vermemek oldu. Diğer girişimciler gibi, aynı anda çok fazla şey denemekten zevk alıyorum.

Ama bütün zamanımı ve enerjimi tek bir iş modeli üzerinde topladıktan sonra, o işi diğerlerinden çok daha hızlı bir şekilde büyütebildiğimi gördüm.

7)”Marketi ve kullanıcıları anlamadan bir ürün yarattım.”
Sandi MacPherson – Quibb Genel Yayın Yönetmeni

Geçen yıl, çok kullanmadığım, içinde olduğu marketi tanımadığım, kullanıcılarını anlamadığım bir ürünü yapmak için 6 ayımı verdim. Büyük bir hataydı. Bu yüzden, denediğimiz şeylerin neden işe yaradığını veya yaramadığını anlamak oldukça zor oldu ve sonunda kimsenin istemediği bir ürün yaratmış oldum.

İyi bir ürün uzmanı olamadım ki bu her kurucunun ihtiyacı olan şeydir.

8)”Kendimi Facebook’tan önce düşündüm, bana 100.000.000 dolara patladı.”
Nogan Kagan – AppSumo kurucusu Facebook’tan kovulduğumda, bütün hayatımı kaybettim. Sosyal ağımı, güvenilirliğimi, kimliğimi ve bu şirkete bağlamaya çalıştığım her şeyimi..

Şirket büyüdükçe, buna adapte olamadım. Böyle olmasının nedeni çok bencil olmamdı. Dikkatlerin üzerime toplanmasını istedim, kendimi Facebook’un üstüne koydum. Ofiste etkinlikler düzenledim, dikkat çekmek için blogumda yazılar yazdım ve markaya kattığım şeyden daha fazlasını kullandım.

Çıkarılan ders: Ünlü olmanın en iyi yolu harika iş çıkarmaktır. Bu kadar. Blog yazmak ya da etkinlik düzenlemek değildir.

Kaynak: Buffer

Post Navigation