Başarılı bir girişimci olmanın anahtarı bu yolcuğa bir maraton gibi bakmaktan geçiyor. Bu inişli çıkışlı maratonda ne olursa olsun sizi motive edecek özlü sözleri topladık!

1) “İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.” Benjamin Franklin

2) “Nitelik bir aksiyon eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristotales

3) ” Yapabildiğin en iyi şeyi başarmak için, aşırı titiz davranmak istiyorsun. Bununla ilgili yanlış olan her şeyi bul ve düzelt.” Elon Musk

4) ” Bence başarısızlık yoldan çıktığında hayatın seni hafifçe dürtmesidir. Benim başarısızlığa yaklaşımın sonuç odaklı değil, ama hiç denememek de değil.” Sara Blakely

5) “Hayatında yapabileceğin en değerli şeyler hatalardır – başka hiçbir şeyden kusursuz olmayı öğrenemezsin.” Adam Osborne

GO

6) “Sen öz geçmişin değilsin, yaptığın işsin.” Seth Godin

7) ” Büyük düşünmeyi seviyorum. Eğer herhangi bir şeyi düşüneceksen, sen de büyük düşünmelisin.” Donald Trump

8) ” Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizin ve sezgilerinizin  yolundan gidecek cesarete sahip olun.”  Steve Jobs 

9) “Vizyonu takip edin, parayı değil. Sonunda  o sizi bir şekilde takip edecektir.” Tony Hsieh

10) “Yapacağım diye vaki geçirme, yaptım de!” Plautus

 

Kaynak: Entrepreneur

Moda endüstrisi, kendini ispat etmek isteyen bir çok başarılı tasarımcı için oldukça zor ve rekabetin fazla olduğu bir alan. Ayrıca, bu alandaki yeni girişimcilerin finansal kaynak bulması da oldukça zor. Bütün bu zorlukların içinde, tasarımcılar ve moda alanındaki girişimler çareyi kitlesel fonlamada buldu. Bakalım, son dönemde kitlesel fonlama platformları moda endüstrisini nasıl etkilemiş?

324d4473a461bb27193bb65e6d566c5d

En yeni ve yaratıcı fikirleri desteklemek

Geleneksel moda endüstrisi genellikle en lüks moda tasarımlarını öne çıkarmayı tercih eder. Ama kitlesel fonlama, doğa dostu ürünler gibi en yeni ve yaratıcı tasarımları da bulunduran bir platform yarattı. Bu yöntemi kullanarak öne çıkan tasarımcılar arasında The Versalette ve {R}evolution Apparel bulunuyor.

Serbest çalışan tasarımcılar için platform yaratmak

Serbest çalışan bir çok tasarımcı, kitlesel fonlama platformları sayesinde çok fazla insan tanımamasına rağmen oldukça büyük bir müşteri tabanına ulaştı.

Şirketler için maliyetten kazanç

Kitlesel fonlama, moda endüstrisi için bir çok önemli alanda devrim yarattı. Kendi tasarımları için fon arayan bir çok  serbest çalışan tasarımcının yanı sıra, büyük şirketler de kitlesel fonlamadan büyük yarar görüyor. Ürünleriyle ilgili pazar araştırması yapmak fırsatını yakalarken, müşterilerinden de geri bildirim alma şansına sahip oluyor. Böylece, şirketler gelen talebe göre üretim yapabiliyorlar. Öngörülemeyen kaynakları arama probleminin ortadan kalkmasıyla şirketler maliyetler açısından avantaj da sağlıyor.

O yüzden, bu zamana kadar finansal engeller yüzünden gerçekleştiremediğiniz projeleri ortaya çıkartın! Fongogo‘da hepsi için yer var! fongogo.com

Kaynak: crowdfundbeat.com

RockThePost ekibi bu yılın başlarında ilginç bir çalışma yapıp yayınlamıştı. İlk aşamadaki startupları inceleyerek ve bu startupların yatırımcılarını da yakın mercek altına alarak en aktif melek yatırımcıların listesini yaptı. İşte bu çalışmaya göre, en aktif 8 melek yatırımcı!

melekee

1)Jeff Bezos

Kurucu, başkan, CEO ve Amazon.com’un yönetim kurulu başkanı.  Onun liderliği altında amazon.com dünyanın en büyük e-ticaret sitesi haline geldi ve birçok internet modeline de ilham kaynağı oldu. 1999 yılında Time Dergisi, onu “Person of the Year” seçti.  2011 yılında The Economist Dergisi tarafından Amazon Kindle için İnovasyon Ödülü’ne layık görüldü.

Şehir: Seattle, Washington

Yatırım: 11,  1.5 milyon dolardan başlayan.

En Son Yatırımları: Domo ve Everfi

2) Paul Buchheit

Silikon valisi çıkışlı 30 farklı markette yer alan 550′den fazla şirket tarafından fonlanan  Y Combinator ortaklarındandır. Bu şirketler arasında, Reddit, Dropbox ve Airbnb yer alır. Forbes 2012′de, Y Combinator’ı en iyi startup kuluçka merkezlerinden biri olarak gösterdi.

23 yaşında Gmail’in birçok inovatif özelliğini geliştirdiği Google için çalışmaktaydı. Google AdSense’in orijinal prototipini geliştirerek, Google’un ünlü mottosu “Don’t be evil”ı (kötü olma) yarattı.

Yatırımlar: 61, 70bin dolardan başlayarak.

3)Jeff Clavier

Silikon Valisinde bulunan ve bu zamana kadar 150′den fazla yatırım yapan SoftTech VC’nin kurucularından ve yönetici ortaklarından.  SoftTech VC’in desteklediği startuplardan bazıları: Mint, Kongregate(GameStop), Milo(eBay), Wildfire (Google) ve Class Dojo.

Time Dergisi Clavier’i 2008′de webdeki en etkili 25 isim arasında gösterdi.

Yer: Silikon Valisi

İlgi Alanları: Mobil, parasallaşma altyapısı, pazar yerleri ve e-ticaret

Yatırım: 17, 50bin dolarla 6milyon dolar arası.

4)Paul Graham

Y Combinator ortaklarından. 1995′te, Graham Robert Morris’le beraber Viaweb’i yarattı. İlk etkin sunucu sayfası 1998′te Yahoo oldu! 2002′de spam filte algoritması geliştirdi ve bu geliştirdiği teknik ne jenerasyon filtreler için ilham kaynağı oldu. Businessinsider.com onu ilk 50 yatırımcı arasında gösterdi.

Yer: San Fransisco, Bay Area

Yatırım: 8, 100bin dolardan 1.6 milyon dolara.

5)David Lee

Twitter, Foursquare, Flipboard, Dropbox, Airbnb gibi şirketlerdeki yatırımlar için bir melek fonu olan SV Angel’in kurucularından ve yöneticilerinden.  Temmuz 2012′de Businessinsider.com onu ilk 50′de yer alan yatırımcılar arasından gösterdi.

Yer: Los Angeles

İlgi Alanları:Reklamcılık, Analitik, Tüketim, Biyoinformatik

Yatırımları: 101, 25bin dolardan 250bin dolara.

6) Max Levchin

HVF, LLC’nin başkan ve CEO’su. PayPal kurucularından ve zamanında orada  CTO görevini de üstlendi. Paypal’a olan katkıları oldukça önemlidir. Ayrıca Gausebeck-Levchin testinin de yaratıcılarındandır. Businessweek.com onu ilk 12 yatırımcı arasında göstermiştir.

 Yer: San Fransisco, Bay Area

İlgi Alanları: Biyoinformatik, Tüketici interneti, eğitim, pazaryerleri, mobil, ödeme sistemleri, güvenlik ve sosyal medya

Yatırımlar: 34, 25bin dolardan başlayan.

7)Benjamin Ling

Benjamin Ling, çevreci teknolojiler ve internet, mobil, silikon teknoloji alanları gibi geleneksel girişim konuları üzerine çalışan bir girişim sermaye şirketi olan Khosla Ventures’da girişimci ve yatırımcı olarak çalışıyor. Bu ek olarak Facebook ve Google’da üst düzey pozisyonlarda yer almaktadır.

Yer: San Francisco, Bay Area

İlgi Alanları: Chat, tüketici interneti, e-ticaret, mobil

Yatırımlar: 81, 50bin dolardan 250bin dolara.

8)Marissa Mayer

Marissa Yahoo!’nun  başkanı ve CEO’su. Öncesinde ise, Google’da başkan yardımcılığı yapmaktaydı. Mayer’i başarısını farkeden yayınlar oldukça fazla. Bunların arasında, New York Times, Newsweek ve BusinessWeek yer alıyor. Fortune dergisi Mayer’e en güçlü kadınlar listesinde yer verdi, üstelik listedeki en genç isim oydu.

İlgi Alanları: Otomativ, gijital medya, email, enerji, ik, pazaryerleri, mobil, mobil oyunlar ve mobil ödemeler.

Yatırımlar: 12

Kaynak: Forbes

Başka insanların kendi deneyimlerinde neler öğrendikleri, çoğu zaman başkaları için oldukça değerli olur.  Kendi işini kurmuş ya da kurmak isteyen girişimciler için de, bu alanın ustalarından öğrenecekleri çok şey var! Bakalım ünlü girişimciler nasıl hatalar yapıp bunlardan neler öğrenmişler?

1) “Hiç açılmayan bir şirkete 1.000.000 $ harcadım.”
Hiten Shah, KISSmetrics kurucu ortaklarından

Ortağım ve ben hiç açılmayan bir web hosting  şirketi için yaklaşık 1.000.000 $ harcadık. İkimizde oldukça mükemmelletçiyiz. Bu yüzden müşterilerimizin neye ihtiyacı olabileceğini bile düşünmeden yapabileceğimizin en iyisini yapmaya odaklandık. Böylece, daha mantıklı harcamalar yaparak, öğrendiklerimizin ve müşterilerimizin üzerinde düşünmememiz gerektiğini öğrendik.

2)”İlk başta web sitesini tasarladı sonra müşterilerimize sorduk.”
Robin Chase, Zipcar kurucu ortaklarından

Bir an önce potansiyel müşterilerinize ulaşın ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde ürününüzü onlardan öğrenerek ortaya çıkarın.

İkinci şirketim, GoLoco’da ilk müşterilerimizle etkileşime geçmeden önce web sitesi, yazılım için çok fazla para harcadık.  Böylece, ilk müşterilerimizi hiç önemsemediğimizi öğrenmiş olduk.

3)”Moz’da yaptığımız en büyük hatalardan biri de “büyük patlama” projeleri üretmekti.”
Rand Fishkin – Moz’un CEOsu ve Inboung.org’un kurucu ortaklarından

Moz’da yaptığımız en büyük hatalardan biri de aylarca gelişmesini beklediğimiz ve sürecin nasıl işlediğini göremediğimiz “büyük patlama” projeleri üretmek oldu. Bu çok üzücü bir durum çünkü bu sistem 2011′in  ilk çeyreğinde başlayan projenin başarısız olmasından önce birkaç kere çalıştı. Bir yıldan fazla süre bütçesini belirlediğiniz ve planladığınız bir işin başarısız olması oldukça kötü bir durum.

Bizim gibi olmayın. Daha atik bir büyüme planınız olsun, süreçleri net görüp değerlendirme fırsatına sahip olun ve takımınızı birbirinden haberdar edin.

girii

4) “Çok geç başladım. Nefret bir işi uzun süre yaptım.”
Leo Babauta – Yazar-Girişimci

Başarısız olma korkusundan ve kendime olan güvensizliğimden çok geç başladım. Bir blog açmak ya da sevdiğim bir işi kurmak yerine, nefret ettiğim bir şeyi çok uzun süre yaptım.

Şu an öğrendiğim şey 10 yıl önce başlayabilirdim. Gerçi hiç başlamamaktan iyidir.

5) “Hepsini kendim yapmaya çalıştım.”
Leo Laporte – TWiT network’ün kurucusu

En büyük hatam her şeyi kendi başıma yapmaya çalışmaktı. Kurucu olarak, medya, içerik ve hatta teknoloji konusunda her şeyi benim bilmem gerektiğini düşündüm. Ve yaptım da. Sadece uygulanabilir bir işleri yapmayı bilmiyordum: finans, pazarlama, reklam ve insan kaynakları.

Birkaç yıllık hızlı büyümenin ardından hızlı bir düşüş geldi ve ben bununla mücadele etmekten gerçekten yapmam gereken şeyleri kaçırdım.

Bir tane iş ortağı bulmam ve ona işin büyük bir kısmını devretmem ilk başta şirketimi bırakıyormuşum hissiyatı yaratsa da bizi başarıya götüren şey oldu.

6)”Çok fazla proje üzerinde çok yetersiz çalıştım.”
Neil Patel – KISSmetrics kurucu ortaklarından

Öğrendiğim en önemli şey kendimi hiçbir işe yetersiz bir şekilde vermemek oldu. Diğer girişimciler gibi, aynı anda çok fazla şey denemekten zevk alıyorum.

Ama bütün zamanımı ve enerjimi tek bir iş modeli üzerinde topladıktan sonra, o işi diğerlerinden çok daha hızlı bir şekilde büyütebildiğimi gördüm.

7)”Marketi ve kullanıcıları anlamadan bir ürün yarattım.”
Sandi MacPherson – Quibb Genel Yayın Yönetmeni

Geçen yıl, çok kullanmadığım, içinde olduğu marketi tanımadığım, kullanıcılarını anlamadığım bir ürünü yapmak için 6 ayımı verdim. Büyük bir hataydı. Bu yüzden, denediğimiz şeylerin neden işe yaradığını veya yaramadığını anlamak oldukça zor oldu ve sonunda kimsenin istemediği bir ürün yaratmış oldum.

İyi bir ürün uzmanı olamadım ki bu her kurucunun ihtiyacı olan şeydir.

8)”Kendimi Facebook’tan önce düşündüm, bana 100.000.000 dolara patladı.”
Nogan Kagan – AppSumo kurucusu Facebook’tan kovulduğumda, bütün hayatımı kaybettim. Sosyal ağımı, güvenilirliğimi, kimliğimi ve bu şirkete bağlamaya çalıştığım her şeyimi..

Şirket büyüdükçe, buna adapte olamadım. Böyle olmasının nedeni çok bencil olmamdı. Dikkatlerin üzerime toplanmasını istedim, kendimi Facebook’un üstüne koydum. Ofiste etkinlikler düzenledim, dikkat çekmek için blogumda yazılar yazdım ve markaya kattığım şeyden daha fazlasını kullandım.

Çıkarılan ders: Ünlü olmanın en iyi yolu harika iş çıkarmaktır. Bu kadar. Blog yazmak ya da etkinlik düzenlemek değildir.

Kaynak: Buffer

14-15-16 Mart tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşen Fongogo‘nun da katıldığı Starup weekend renkli görüntülere sahne oldu! 54 saat boyunca çok az uyuyup dinlenen gruplar, mentorlarla çalışıp, fikirlerini proje haline getirdiler ve yeni iş modellerinin temellerini attılar.

sw

Jürinin seçimiyle ilk 3′e giren projeler şu ise şu şekilde:

1)Yakın Yemek
Bu proje evde fazla yemeği olanlar ile karnını ucuza doyurmak isteyen öğrencileri buluşturuyor! Proje hala Fongogo’da!

2)DersAlVer
Özel ders almak isteyen öğrencilerle, öğretmenleri buluşturmak isteyen bir proje olarak hayata geçmek istiyor! Hem öğretmenlerin puanlanmasına olanak veriyor, hem de site üzerinden ödeme yapılarak taksit imkanı sunuyor.

3)SpeaKING
Bir uygulama olarak hayata geçmek isteyen bu proje, mobilden istediğiniz dilde pratik yapmanıza olanak sağlıyor.

54 saatte fikirlerini nasıl hayata geçirebilecekleri konusunda çalışan takımlardan dereye girenler sponsorların değerli ödüllerine sahip oldular. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Sen-De-Gel derneği çalışanlarından Turgut Derman projeleriyle ilgili ayrıntıları destekçileriyle paylaştı!
SenDeGel hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?

Sosyal ve Ekonomik Yaşamda Nitelikli Değişim ve Gelişime Destek Derneği
Dünyanın en yoksul ülkelerinde, sürdürülebilir kalkınma projeleri gerçekleştirerek toplumsal gelişime destek vermek amacını taşıyan Sen-De-Gel, aralarında İbrahim Betil ve Aziz Akgül gibi alanda öncü olan kişilerin de bulunduğu bir ekibin çabasıyla 2012’de hayata geçti.

Sen-De-Gel çalışmalarına ilk olarak iki yıl önce yerel paydaşı WACC (Women Advancement & Child Care) işbirliği ile Gambiya’da başladı. İşbirliğinin ilk meyvesi, Sutukung köyü yerel yönetimine teslim edilen 2 balıkçı teknesi oldu ve Buzdolabı, Küçükbaş Hayvancılık, Pirinççilik gibi çeşitli mikrokredi projeleriyle devam etti. Tüm projelerin kontrol ve takibi Türkiye’den gönderilen bir gönüllü tarafından gerçekleşti.

AMAÇLARIMIZ:

  • Yerel, ulusal ve uluslararası alanda, her türlü toplumsal duyarlılık projelerinin oluşturulması ve geliştirilmesi kapsamında sosyal yardım projeleri, insanların ekonomik ve sosyal gelişimlerine yönelik destek projeleri ve toplumsal duyarlılık kapsamında benzer başka projeler hazırlamak, hazırlanmasına destek vermek ve uygulamak,
  • Derneğin faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için inceleme ve araştırmalar yapmak,
  • Gençleri, kadınları mesleğe ve hayata hazırlayacak donanımları oluşturmak,
  • Toplumun her kesiminde çalışmalarında, Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşları,  Bakanlıklar, Resmi Kurumlar, Uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliği yaparak eğitime, sosyal ve ekonomik gelişime ve kültür yaşamına, toplumsal gelişime destek vermek amacıyla projelere destek sağlamak,
  • Hak eden gençlere burs yardımları, iş yapma becerilerini geliştirmek için eğitim ve staj olanakları sağlamak,
  • Gençleri ve kadınları girişimciliğe yönlendirmek için mikro kredi programları uygulamak,
  • Üretkenlik ve sorumluluk esasıyla proje finansmanı yapmaktır.

vfdgggg

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

Fongogo üzerinden ilk olarak MikroKredi projelerinden Tavukçuluk projemizi paylaştık.

Bundaki amacımız hızlı bir şekilde hem bağışçılara hem de yardımda bulunduğumuz köylere hızlı hayata geçirilebilecek kalıcı bir katkı yapabilmek.

Projemizin detayları:
Mevcut tavuk çiftliklerinin işlerini geliştirmelerine destek verirken, bir yandan da yeni tavuk çiftliklerinin faaliyete geçmesine öncülük etti. Bu kapsamda Soma ve Kubariko köylerindeki tavuk çiftlikleri desteklenirken, Brikama Daruhairu, Penyem ve KerrMamma köylerinde mikrokredi ile yeni tavuk çiftlikleri kurulmuş oldu.

Proje kapsamında çiftliklerin inşaatı tamamlanırken her çiftliğe 400 adet olmak üzere 2000 adet civciv verildi. Tavukların olgunlaşmasını bekleyen çiftlikler, Eylül ayı sonunda satış yapmaya, Ekim 2013’de ise ilk ödemelerini yapmaya başladılar. Ödemeler bir yıl sürecek.

Köylerde yeni tavuk çiftliklerini faaliyete geçirerek her çiftliğe 400 adet olmak üzere 5 köye toplam 2,000 adet civciv verilmesi. Kurulacak olan bu tavuk çiftlikleri sayesinde köylüler ihtiyaçları olan besin kaynağına ulaşacak ve planlı tüketim sayesinde kümesteki hayvan sayısı çoğaltılarak sürdürülebilir bir besin ve gelir kaynağı oluşturulacak.

Kurulan çiftliklerin hepsi hem çiftlik sahipleri hem de bölgede yaşayanlar için önemli bir istihdam alanı yaratıyor.

Projeden kaç kişi yararlanacak?

5 köyde, toplam 140 kişi tavuk çiftlikleri için çalışıyor. Çiftliklerden, çalışanların aileleri de hesaba katıldığında yaklaşık 1000 kişi yararlanıyor.

Hedef grup kim?

Köyde yaşayanlar

Uygun katılım mekanizmaları neler?

Yerelde iş birliği yaptığımız sivil toplum kuruluşu WACC, bölge ve köy yönetimlerinin ortak kararı ile

Projenin zaman çizelgesi nasıl?

18 Ay (Başarı ile uygulanması halinde diğer aile ve köylerde yaygınlaştırılacak ve büyütülecektir.)

 İhtiyaç

Her bir tavuk çifliğinin kurulmasının masrafı 5.000 TL’dir.

Fongogo ve kitlesel fonlama nasıl bir fark yaratabilir?

Türkiye’de hayata geçirilen ve STK’lara yönelik her tür girişime biz sıcak bakmaktayız.

Fongogo ise bize bağış toplamanın yanısıra özellikle normalde ulaşamayacağımız kitlelere yaptıklarımızı aktarabilmekteyiz.

Platform olarak destekçilerimizle daha yakın bir ilişki kurma olanağı bulabilmekteyiz. Artık bağışçılar yapmış oldukları katkının sonuçlarını daha rahat takip edebilmekte ve bir sonraki projeler için de yeniden katkıda bulunmak için daha hevesli olabilmekte.

Kitlesel fonlama olarak tek sefer ve yüklü bağış uygulamasına alışmış olan bağışçılar artık herkesin ufak parçalarla çok daha büyük sonuçlar elde edebilmesinin mümkün olduğunu farketmiş durumda.

Bu aynı zamanda katkı arayan organizasyonlar için de normalde harekete geçiremedikleri kitlelere ulaşmak ve katkılarını almak açısından da yeni bir kanal.

Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Gambia’da gerçekleştirilecek bu projeyi buradan destekleyebilir, projenin hayata geçmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Enterprize Girişimcilik Yarışması

Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü düzenlediği girişimcilik yarışmasıyla bir çok gencin fikirlerinin hayata geçmesine olanak veriyor.
Son yıllarda Türkiye’deki gençlerin girişimciliğe gösterdiği ilginin artması üzerine yoğunlaşan BUİK, düzenlediği yarışmalar ve alt kurullarıyla bu konuya bir hayli vakit ayırıyor. Geleceğin iş dünyasında önemli rol oynayacak bu beyinler, seslerini duyurarak hayata geçirilecek fikirleri bulma çalışmalarına da başladı.

enterprize-fb-cover

Katılımcılar yarışma boyunca alanında tecrübeleri ve sektöründe lider isimlerden eğitim ve mentorluk desteği almakla kalmayacak ayrıca yarışmayı kazandıkları takdirde projelerine destek olacak bir miktar paraya da sahip olacaklar.

28 Ekim-1 Aralık arası başvuruların alındığı yarışmanın detayına web sitesinden ulaşabilirsiniz.
Yarışma başvuruları ise buradan alınmaktadır.

 

Klasik kalıpların dışına çıkan bir proje “Yok Devenin Pabucu“.
Sibel ve Gizem başladıkları belgesellerini Fongogo ile sonlandırmaya hazırlanıyor.
Yakından tanıyın istedik, bu sempatik ikiliye kanınızın anında ısınacağını biliyoruz.

Kendinizi tanıtır mısınız? 

“Biz”

Kep attılar, ofise girdiler.

Uzağa da yakına da gittiler ama yine

“en zengin kültür bizimki” dediler.

İstanbul’dan çıktılar, bir devenin peşine düştüler.

Uzun bir yola girdiler.

Ona gönül verdiler.

“Deveci Kızlar” ünvanı ile ödüllendirildiler.

Hayvan sevgisinin en büyüğüne şahit oldular.

Herşeyi paylaşırsak büyür dediler

ve

belgesel çekmeye karar verdiler.

Sibel, kıvırcık, deli dolu, hobisi bol, İngiliz – Türk aşkının tohumu. Hayata gülmeyi tercih edenlerden. Etrafı kalabalık çünkü içtenliği onun parlamasını sağlıyor. Gezmeyi, spor yapmayı, kamerası veya notlarıyla yaşananları ölümsüzleştirmeyi, Hindistanı, yorulmayı ve yorgunluğun keyfini sürmeyi çok seviyor.

Gizem, dünyayı keşfetmeyi kafasına koymuş, enerjisi yüksek, fikirleri bol dünya insanı. Zamanında etrafındaki çılgın projelerin hepsine dahil olmuş, şehir hayatı anlamsızlaştığında da hayatın keyfini köyde sürmeye karar vermiş ex-mühendis. Yeni projesi Behramkale’de nar ağaçları arasında saklı butik oteli, ve bahçesinde organik yetiştirdiği sebzeleri. Gizem, şehirden ayrılmaya cesaret edemeyen arkadaşlarının tabiriyle erken “emekli”lerden.

Yollarımız Lise’de kesişti. Sonrasında Sibel, fotoğraf ve film hobisini iş olarak edinmek üzere İngiltere’ye film okumaya gitti, geldi. Yönetmenlik ruhunda vardı zaten, onu eğitti! Gizem ise endüstri mühendisliği okumaya karar verdi. Artan enerjisini de ilgili olduğu projeciklere harcamaya devam etti.

ydp

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misiniz?

Yok Devenin Pabucu. Bir Belgesel Projesi. Kültür projesi. Tüm Ege Bölgesi’nde ve Akdeniz’in bir kısmında 3 ay boyunca her Pazar, en az 2 – 3 yerde, ortama 1000 kişinin toplandığı bir etkinliğin projesi. İpek Yolu’nda yük taşıyan develerden ve yörüklerden kalmış bir tarihin projesi. Davulun, zurnanın, festivalin, mangalın, ailelerin, Zeybek’in, sosyalleşmenin projesi. Nasıl haberimiz yoktu önceden dedirtecek proje! “Deve Güreşi mi?!” önyargınızla sizi el ele tutturarak  “Hadi bir de biz görelim” dedirtecek proje.

%80′i tamamlanmış, %20′lik kısmı için destek bekleyen; sadece bir merakla alevlenen, tüm Ege Bölgesi’ni kış aylarında araştırma yolculukları ile tanıyan, zamanla deveci camiasında kabul gören ve devecilerin güvenini kazanarak onların maddi ve manevi destekleri ile bu güne kadar gelen bir proje.

Tamamen 2 birey olarak ve desteksiz çıktığımız bu yolda, geldiğimiz nokta bizi de her adımda şaşırttı. Blogumuz, sosyal medya paylaşımlarımız coştu. İstanbul’da hikayelerimizi paylaştığımız çevremiz, bizimle deve güreşlerine gelip “harika bir haftasonuydu” diyerek döndüler ve bu bizi daha da güçlendirdi. Guardian Makalesi’nde ismimizin geçeceğini (ya da develerle beraber geçeceğini) ya da tv programına davet edilip bu konuda konuşmamızın isteneceğini hiç tahmin edemezdik herhalde.

Büyük detaylardan biri. Devecilerin destekleri olmalı. Az değil, bize sağladıkları. 5-6 kişilik ekibimiz ve ekipmanımızla şehirlerinde ağırladılar. Ekip, ekipman, ulaşım, konaklama, yeme – içme. Onlar kültürlerinin duyulmasını istiyorlar. Develerini ve aileden gelen bu geleneği seviyorlar. Korunması için de daha çok insan bunu benimsesin istiyorlar. Bu renkli içeriği devecilerle belgeledik, sıra filmi izleyeceklerin Fongogo desteği ile kurguyu yapmaya geldi.

Amaç, “haydi bu haftasonu da deve güreşleri festivaline gidelim” dedirtmek. Gerisi gelecektir..

Fongogo ve kitlesel destek gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Tüm projeler bir fikir, bir söz ile başlar. Bir çoğu da maalesef sözde kalır. Fongogo ve kitlesel destek bu sözlerin gerçeğe dönüşmesinde büyük rol oynayacak ve belki de büyük etkiler yaratan projelere can verecek. Kitlesel destek, projeleri bir kişinin projesi olmaktan çıkartıp, daha gerçekleşmeden herkesin projesi haline getiriyor. Büyük ve göz ardı edilmemesi gereken bir güç. Her proje bir ekip çalışmasıysa, kitlesel destek de bu ekipte bir çift el daha denilebilir.

Mesela, Yok Devenin Pabucu, ikimizin (Gizem ve Sibel) projesi olarak yoluna başladı. Bu yolda, devecilerin destekleri ile devecilerin filmi oluverdi ve son deparda da umuyoruz kitlesel destek ile hepimizin filmi haline gelecek.

İsterseniz Gizem ve Sibel’in bu projesini buradan destekleyebilirsiniz.

Tasarımlarıyla hem göze hem gönüllere hitap eden Miya Design ilk projesiyle Fongogo’da karşısınızda.
Klasik ajanda kullanım alışkanlığını bir tutkuya dönüştürecek bu renkli tasarımlar hayatına eğlence katmak isteyen alıcılarını bekliyor!

Kendini tanıtır mısın? Miya Design’ı kısaca anlatır mısın?

Ben Burcu Meriç Durak. Miya Pr ve Sosyal Medya Ajansı’nın kurucusuyum. 2008′den bu yana girişimciyim. Miya Design benim kırtasiye tutkumdan ortaya çıkmış bir marka. Çok küçük yaşlardan itibaren defterler, ajandalar, kalemler arasında kendimi kaybediyorum. Hep aklımda bu yönde bir girişim yapmak vardı. Ve Amerika’da gördüğüm Life Planner’ların ülkemizde olmadığını görünce işe koyuldum. Temmuz ayından bu yana tasarım üzerinde çalıştık, eksikleri tamamladık. Kendi hayatını planlamak isteyen insanlara özel ajandalar üretmek hedefindeyim. Life Planner’ların yanı sıra ajandaya uyumlu kalemler, isme özel hazırlanmış notluklar, bütçenizi ve günde kaç bardak su içtiğinizi dahi hesaplayacağınız defterler tasarladık.

image

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğin projeden ve detaylarından bahsedebilir misin?

Şehir ve iş hayatında artık çok hızlı yaşayan insanlar haline geldik. Devamlı organizasyonlarımız, görüşmelerimiz, toplantılarımız var. Ve kendimden yola çıkarak sektörüm nedeniyle de planlama yapmakta zorlanır hale geldim. Bazı ajandalar günü, bazı ajandalar haftaları, bazıları ayları planlıyordu. Hem hepsinin detaylı planını yapmak hem de rengarenk ve yanımda taşımaktan hoşlanacağım özel bir tasarıma sahip bir ajanda sahibi olmak amacı ile yola çıktım. Benim gibi hem kırtasiye tutkunlarına hem de günü dolu dolu yaşamayı sevenlere hitap etmek istedim.

Kişiye özel kapaklarla isme özel tasarlanacak life plannerların bir özelliği de içerisindeki stickerlar ile gününüzü planlayabilmeniz. Bir partiye gidecekseniz ilgili stickerı yerinden çıkarıp istediğiniz güne yapıştırıyorsunuz. Tabii ki birçok alternatifi var; doktor ve kuaför randevusundan arkadaş doğum gününe kadar. Ayrıca en yakın arkadaşlarınızın fotoğraflarını bize gönderiyorsunuz biz onları sticker haline getiriyoruz ve size ajandanız ile birlikte iletiyoruz. Kimle görüşecekseniz o güne arkadaşınızın fotoğrafı bulunan stickerı yapıştırıyorsunuz. Amacım yaşayan ve eğlenceli ajandalar yaratmak, kolay organize olabilmeyi sağlamak ve insanlara ajanda kullanma alışkanlığı kazandırmak.

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Kitlesel fonlama dünyada bir süredir olan bir trend. Ülkemize Fongogo ile birlikte gelmesi benim de kişisel olarak desteklediğim bir şey. Girişimcilerin hem kendilerini duyurabilecekleri hem de girişimlerine destek talep edecekleri eğlenceli bir yapı. Sıkıcı prosedürler yok. Çok canlı ve hızlı bir sistem.

Bunun yanı sıra girişimcilerin pazar araştırması yapması ve ürün ya da hizmetlerini tanıtması için de gayet güzel bir ortam.

Miya Design için insanlara ulaşmak çok önemli.
Pr ve sosyal medya çalışmaları ile küçük organizasyonlara başladık. Fakat bunun daha seri bir halde ilerlemesi için Fongogo‘ya ihtiyacım var.

Miya Design’ı buradan destekleyerek, harika ödüllere kavuşabilirsiniz!

Post Navigation