Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 

Başarılı genç yönetmen ve yazar Deniz Tarsus bize eşsiz projesi Varvara‘yı anlattı!

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Deniz Tarsus. Bodrum’da doğdum büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a yerleştim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-Tv Bölümü’nü bitirdikten sonra kendi projelerim için çalışmalarımı sürdürdüm. Üç kısa film yazıp yönettim. Belli festivallerde yarıştı filmler. Ayrıca video projelerim oldu. Bir yandan da öykü yazıyorum. İlk öykü kitabım ‘Ozo Ozo Çakta’ Dedalus Yayınları’ndan çıktı. İkinci kitabım ‘Ayrıkotu’ Can Yayınları tarafından yayımlandı. İlk çocuk kitabım ‘Babam Bir Astronot’ ise Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor. Sonuç olarak yaklaşık dokuz senedir bu büyük kentte nefes almaya çalışıyorum.

Şimdi de elimizde güzel ve heyecan verici bir proje var. Bodrum’un insanları, sünger avcıları hakkında. Belgesel projesinin çekimlerini tamamladık. Post aşamasında belgesele son şeklini verip sunmak istiyoruz.

var.fw

“Varvara” nasıl bir proje?

Belgesel projemizin konusu 1980’lerde son bulan bir meslek hakkında. Süngerciliği meslek edinmiş dalgıçların ve deniz adamlarının hikayelerini anlatmak amacımız elbette. Ancak süngercilik artık ölü meslek. Türkiye’de yapılmıyor.

Röportajlarımızı tamamlayıp masaya oturduğumuzda elimizde konuşmalar dışında materyal olmadığını fark ettik. Bu da belgeseli sıkıcı bir formata sokuyor ister istemez. Birileri oturmuş sürekli konuşuyor. Bu da izleme keyfini çokça azaltan bir seçenek. Süngerciler faal çalışmadığı için elimde çekebileceğim materyal de kalmıyor. Öyle olunca animasyonla belgeseli görsel olarak güçlendirmek istedik. Sünger avcıları konuşurken anlatılan mevzuya paralel animasyon planlar ekleyeceğiz özet olarak.

Filmin festivallerde gösterileceğini ve yarışacağını umuyorum. Bir ödülümüzde destekçimizi sponsorum olarak göstereceğim. Festival kartıyla istediği film gösterimine girebilecek, kısacası festival konuğumuz olacak. Bir diğer ödülde ise destekçimizi alıyorum ve güzel bir yemeğe çıkıyoruz birlikte. Bir başka ödülde ise Kalimnos turu var. Kalimnos’ta hala faal çalışan sünger dükkanları var. Hatta orada birkaç çekimimiz de oldu. Destekçimizle birlikte dükkanları ve adayı dolaşmayı planlıyorum. Diğer ödüllerimizde ise özel tasarım baskı tişörtlerimiz, kamera arkası görüntülerimiz ve  denizden çıkarılmış Yunanistan’dan gelen sünger gibi hediyelerimiz var.

Kitlesel fonlamanın Türkiye’deki gidişatını nasıl buluyorsun?

Türkiye’de fonlama sisteminin yeni yeni gelişmeye başladığını görüyorum. Fongogo’nun çok faal ve etkin çalıştığını, projeleri bir üst kademeye taşımak için belli stratejiler geliştirmeye çalıştığını gördüm. Teşvik ve takdir doğru yönlendirmelerle aşamalandırılmış. Türkiye’de özellikle benim sektörüm, sinema sektörü için fon-destek çok çok az. Çok az kurumdan kısıtlı destek verilebiliyor. Yurtdışında bunun çok doğru kademelere getirildiğini gördüm. Ancak Türkiye’de destek belli kesimlere ve kişilere gidiyor sadece. Para akışı belirlenmiş önceden. O yüzden internet üzerinden fonlama yoluna gitmek çok büyük destek ve teşvik bizim için.

i2

Günümüzde bir çok girişimci oldukça zor hedefler belirleyip, sektörü ya da bazı durumlarda dünyayı değiştirecek işler yapmaya çalışıyor. Bu durumlar için genel geçer bazı kuralların olduğu söylemek mümkün, ama bu kuralların bütün startup ve iş modelleri için uygulanabilirliği ise bir soru işareti. Startup kurucularının ve küçük işletme sahiplerinin izlemesi gereken yollar arasında oldukça büyük farklar var. Startupların aksine küçük işletmelerin İZLEMEMELERİ gereken 5 kuralı şu şekilde sıralamak mümkün:

1) Büyük düşün ve yine hızla büyüyecek fikirlerin olsun.

Eğer sektörde yeni bir çağ açacak ya da yepyeni bir pazar yaratacaksanız tamamen büyüme odaklı adımlar atmanız anlamlı olur. Ama zaten hazır olan bir pazar içinde oynuyorsanız, milyon dolarlık bir kara ulaşmanız daha zor olacaktır. Aslında bu kadar büyük hedeflere ihtiyacınız da yok.  Ne pahasına olursa olsun ciddi bir büyüme hedeflemektense, küçük işletmeler limitli çalışan ve limitli  harcamalarla en kısa sürede kar edebilmeyi şeçmelidir.

2) Startuplar her zaman yetenek ve ilgi çekme gücüne göre yarışırlar.

Birçok startup kıl payı da olsa yarışı kazanmayı hedefler ve birbirleriyle rekabet halindedir. Buna rağmen, küçük ölçekli işletmeler doymuş bir markette de oldukça başarılı bir rota çizebilirler. Şehirde birbirinden farklı kaç tan kuru temizlemeci olduğunu düşünün!

3) Büyük riskler al: İstediğin ürüne yatırım yat, para kazan.

Ya yeni pazarlar yaratırsınız ya da zaten var olanların içinde kazanırsınız. Eğer yeni bir market yaratıyorsan, daha çok bir startup gibi hareket edersiniz. Eğer zaten hazır ve işleyen bir markette kazanmaya çalışırsanız, daha çok bir küçük işletme gibi davranırsınız.

Yani, büyük riskler almak oldukça güçlü finansal donanıma sahip olmakla mümkün olabilir. Daha düşük bütçeler için ise, benzerlerini örnek alarak zaten başarılı olan modelleri geliştirmek çözüm olacaktır.

4) Önce şirket ölçümleri, özellikler müşteri edinme ve elde tutma. Ürün daha sonra gelir.

Küçük işletmeler büyük paralarla oyuna girmezler. Ya işletme sahiplerinin kendi birikimleri ya da aile ve arkadaşlardan alınan destekle başlar.  Bu yüzden finansal disiplin ve şirket ölçümlerini çok iyi analiz etmek işinizi büyütecek en önemli şeydir. Birçok startup hızlı büyüme düşüncesiyle, bir ya da iki metrik üzerine düşer ve ürününü görmezden gelir. Fakat küçük ölçekli işletmelerin böyle bir lüksü yoktur.

5) Bir çıkış stratejisi planla: Halka arz ya da kazanım. 

Çoğu startup son hedef olarak bir çıkış stratejisi planlar. Fakat, çoğu küçük işletme ise devam etmek, faturaları ödemek ve sağlıklı bir kar grafiğiyle çalışanlarına ve sahiplerine iyi bir yaşam sağlamak üzerine kurulur.  Sürdürülebilir bir iş modeli, belli bir zamanda çıkış stratejisini belirlemiş bir iş modeline göre daha uzun süre hayatta kalır.

Küçük işletmeler ve startuplar arasındaki en büyük fark büyüme eğrisidir. Çok hızlı giden, 15 yıl gitmesi için tasarlanmamış bir formula yarış arabası hayal edin. Bir Ford ya da Toyota’ya göre daha  farklı bir çizgide olduğunu görebilirsiniz.

Bir girişimci olarak, küçük bir işletmeniz olsun ya da bir startup sahibi olun, önemli olan hedeflerinizi iyi analiz edip, iş modeliniz için en iyi olan yöntemleri uygulamaktır.

Kaynak: thenextweb.com – Amit Kumar

İnternetin uzun süren işlemler arasındaki aracıları ortadan kaldırma gücü artık birçok “çılgın” fikrin hayata geçmesini sağlıyor.

Tanımadığımız insanlardan ürünler satın almak, onlara para yollamak ve satıcının Karayipler’e kaçtığını görmek yerine ürünlerin evimize gelmesi mi? Ebay ile hayatımıza girdi. Şimdi ise neredeyse sadece internette gördüğümüz ve daha önce adını duymadığımız birine ilginç bir fikri var diye para vermekten bahsediyoruz. Yani karşımızda yıllık 8 milyar dolarlık bir pazara sahip olan kitlesel fonlama var! Bu model en başta ne tuhaf gözükse de, ilginç fikirleri için tanımadığı insanlara para veren milyonlarca insanın olduğunu öğrenmek gururumuzu okşadı.
kiiii
Durum böyleyken İsrailli finans mezunu Dan Marom da boş durmadı. 2009 yılında kitlesel fonlama ortaya çıktığı sıralarda Marom da dokora tezi için konu düşünüyordu. Sektördeki kıpırdanmayı gördüğü anda, konuyla ilgili veri toplamaya başlayarak kitlesel fonlamanın geleceğine daha yakından bakmaya karar verdi. Tezini bir kenara bırakırsak kitlesel fonlamaya olan bu ilgi, Marom’un Kevin Lawton ile birlikte “The Crowdfunding Revolution” kitabını yazmasını sağladı. Şu an 1000′den fazla kitlesel fonlama websitesi olduğunu söyleyen Marom, kitlesel fonlamayı “girişimciliğin demokratikleşmesi” olarak tanımlıyor.

“Fonksiyonel ve duygusal değerlerin birleşimi. İnsanlar sürecin nasıl işlediğini görerek bu duygusal yolculuğun bir parçası olmak istiyor. “

Kitlesel fonlama yavaş yavaş ödül sisteminden, şirket hisselerine doğru kaymaya başladı. Bu durum geleneksel girişim sermayesini tamamen tersine çevireceği şeklinde yorumlanıyor. Marlom bu durumu, “Herkes kitlesel fonlamanın geleneksel girişim sermayesini yok edeceğini söylüyor ama benim kişisel fikrim geleceğin bir sinerji içinde ilerleyeceği üzerine” şeklinde yorumluyor. Kitlesel fonlama platformları sahte şirketlerin finansman toplamaları gibi sahtekarlıklara karşı önlemler almaya başladılar. Ödül sisteminin alternatifi olarak, hisse sistemine dayalı kitlesel fonlama modelini daha da sık göreceğiz gibi duruyor.

Kaynak: irishtimes.com

Milyoner girişimci Richard Branson, kitlesel fonlamanın bankalardaki ve özel sermaye şirketlerindeki güç dengesini değiştirdiğini söyledi. Eğer 1960′larda bu sistem var olsaydı, Virgin imparatorluğunu kurarken kesinlikle kitlesel desteği kullanmış olacağının da altını çizdi. Bu yorumlarının üzerine, geçenlerde Richard Branson’ın bir kitlesel fonlama platformuna yatırım yaptığını öğrendik.  The Telegraph’a verdiği röportajda insanların finansla ilgili düşünme yöntemlerini değiştiren iş modellerini seviyorum açıklamasını yaptı.

richard

Kitlesel fonlama girişimcilere ve projesi olan bireylere dünyanın dört bir yanından fon bulma olanağı sağlıyor. Durum böyleyken, girişimizini alıp Fongogo’ya gelmenizin tam zamanı!

Başarılı bir girişimci olmanın anahtarı bu yolcuğa bir maraton gibi bakmaktan geçiyor. Bu inişli çıkışlı maratonda ne olursa olsun sizi motive edecek özlü sözleri topladık!

1) “İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.” Benjamin Franklin

2) “Nitelik bir aksiyon eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristotales

3) ” Yapabildiğin en iyi şeyi başarmak için, aşırı titiz davranmak istiyorsun. Bununla ilgili yanlış olan her şeyi bul ve düzelt.” Elon Musk

4) ” Bence başarısızlık yoldan çıktığında hayatın seni hafifçe dürtmesidir. Benim başarısızlığa yaklaşımın sonuç odaklı değil, ama hiç denememek de değil.” Sara Blakely

5) “Hayatında yapabileceğin en değerli şeyler hatalardır – başka hiçbir şeyden kusursuz olmayı öğrenemezsin.” Adam Osborne

GO

6) “Sen öz geçmişin değilsin, yaptığın işsin.” Seth Godin

7) ” Büyük düşünmeyi seviyorum. Eğer herhangi bir şeyi düşüneceksen, sen de büyük düşünmelisin.” Donald Trump

8) ” Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizin ve sezgilerinizin  yolundan gidecek cesarete sahip olun.”  Steve Jobs 

9) “Vizyonu takip edin, parayı değil. Sonunda  o sizi bir şekilde takip edecektir.” Tony Hsieh

10) “Yapacağım diye vaki geçirme, yaptım de!” Plautus

 

Kaynak: Entrepreneur

Moda endüstrisi, kendini ispat etmek isteyen bir çok başarılı tasarımcı için oldukça zor ve rekabetin fazla olduğu bir alan. Ayrıca, bu alandaki yeni girişimcilerin finansal kaynak bulması da oldukça zor. Bütün bu zorlukların içinde, tasarımcılar ve moda alanındaki girişimler çareyi kitlesel fonlamada buldu. Bakalım, son dönemde kitlesel fonlama platformları moda endüstrisini nasıl etkilemiş?

324d4473a461bb27193bb65e6d566c5d

En yeni ve yaratıcı fikirleri desteklemek

Geleneksel moda endüstrisi genellikle en lüks moda tasarımlarını öne çıkarmayı tercih eder. Ama kitlesel fonlama, doğa dostu ürünler gibi en yeni ve yaratıcı tasarımları da bulunduran bir platform yarattı. Bu yöntemi kullanarak öne çıkan tasarımcılar arasında The Versalette ve {R}evolution Apparel bulunuyor.

Serbest çalışan tasarımcılar için platform yaratmak

Serbest çalışan bir çok tasarımcı, kitlesel fonlama platformları sayesinde çok fazla insan tanımamasına rağmen oldukça büyük bir müşteri tabanına ulaştı.

Şirketler için maliyetten kazanç

Kitlesel fonlama, moda endüstrisi için bir çok önemli alanda devrim yarattı. Kendi tasarımları için fon arayan bir çok  serbest çalışan tasarımcının yanı sıra, büyük şirketler de kitlesel fonlamadan büyük yarar görüyor. Ürünleriyle ilgili pazar araştırması yapmak fırsatını yakalarken, müşterilerinden de geri bildirim alma şansına sahip oluyor. Böylece, şirketler gelen talebe göre üretim yapabiliyorlar. Öngörülemeyen kaynakları arama probleminin ortadan kalkmasıyla şirketler maliyetler açısından avantaj da sağlıyor.

O yüzden, bu zamana kadar finansal engeller yüzünden gerçekleştiremediğiniz projeleri ortaya çıkartın! Fongogo‘da hepsi için yer var! fongogo.com

Kaynak: crowdfundbeat.com

14 Nisan’da İsveç Konsolosluğu’nda yapılan YME Startup etkinliği 120 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Hem Türk hem de yabancı bir çok farklı alandan yatırımcıyı ve girişimciyi bir araya toplayan etkinlik büyük ilgi gördü.

“Çılgın ve naif olmak, vizyoner olabilme yeteneği ve ufka bakabilmek başarılı girişimcilerin ve startupların ortak noktası.” diyen moderatör ve YME COO’su Aurore Belfrage konuşmasına böyle başladı.

ye5tge

Farklı alanlardan bir araya gelen konuşmacılar arasında, Pozitron’un kurucusu ve CEO’su Fatih İşbecer, Peak Games kurucularından Rina Onur, Faces of Change direktörlerinden Saskia Harkema,  Google’dan Milena Djuricic, Koç Üniversitesi Stratejik Gelişim Bölümü Başkanı James Halliday, VC Atomico Türkiye direktörü Naz Özertuğrul, DoctorBurada.com kurucularından Pelin Anlı gibi isimler yer aldı.

İstanbul’da ilki gerçekleşen bu bilgilendirici ve ilham dolu etkinlik, teknoloji, startup ve kadın girişimciler üzerine yoğunlaşarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da gerçekleşmeye devam edecek. Bir sonraki etkinlik Haziran’da Dubai’de gerçekleşecek. İlerleyen zamanlarda ise, Tunus, Erbil, Riyad, Amman ve Tahran’da YME yine aynı konulara dikkat çekecek.

Post Navigation