2 hayalperest, hayallerine giden yolda tecrübelerini Kitlesel Fonlama Hikayeleri kitabında paylaştılar.

Perçin İmrek, 32 yaşında, girişimci, konuşmacı, 70 ülke gezen bir seyyah, yazar, TEDX konuşmacısı ve İngilizce öğretmeni. Kitlesel fonlamada Fongogo’da 4 kere proje açıp, başarılı olmuş biri olarak kitlesel fonlamaya başvuran birinin sürecini başından sonuna kadar, kendi tecrübeleri doğrultusunda bu kitapta paylaşıyor.

Burak Kartal, Polis memurluğundan, Fongogo’da proje koordinatörü olarak çalışmaya, sonrasında kendi girişimi Türkiye’nin ilk bilim odaklı Çocuk ve Genç Kuluçka Merkezi olan Fikir Değirmeni kuruculuğuna kadar çok renkli tecrübeleri barındıran biri. Kitabın teknik tarafında Burak, platformlara başvuranların beklentileri, kitlesel fonlamada dikkat edilmesi gereken hususlar ve yapılan hatalardan bahsediyor.

Türkiye ve Global’de en iyi platformlar, her birinin avantaj ve dezavantajları, misafir yazarlardan kitlesel fonlama hikayeleri, ve yeni mevzuat ile birlikte girişimcilere online ve halka açık yatırım fırsatı sunan Hisse Bazlı kitlesel fonlama yasasının detaylarını da bu kitapta görmekteyiz.

Kitapta yok yok J Kitlesel fonlamanın Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına ve birçok kişinin hayallerine cevap olabilmesi anlamında önemini daha çok kişinin anlayıp, kullanması ve desteklemesi için bu kitabın önemi bizim için de çok fazla. Kendilerine bu blog yazısı ile ayrıca teşekkürü borç biliriz.

Kitlesel Fonlama Hikayeleri

Kitlesel fonlama bugün neredeyse geleneksel fonlama yöntemleri kadar yeni projelere yardım ediyor. Daha ötesinde kitlesel fonlama platformları aracılığıyla adını duyurmuş daha sonra milyon dolarlık işler haline gelmiş başarılı projeler var. Bugün arkalarında başarılı girişimcilerin olduğu milyon dolarlık işler haline gelmiş kitlesel projelere bakacağız.

 

1) Oculus Sanal Gerçeklik Kiti

gorsel

2014′te Facebook’un Oculus’u 2 milyar dolara satın almasından sonra kitlesel fonlama platformları aracılığıyla başarıya ulaşan en büyük şirketler arasına girdi. Palmer Luckey, Oculus’u ailesinin garajında ek iş olarak başlattı. Aslında lise yıllarından beri sanal gerçeklik deneyimine sahipti. Sonrasında bu sanal gerçeklik kitini USC’da mühendis olarak çalışırken geliştirmeye başladı. Tam da bu zamanlarda kitlesel fonlama projesini başlattı.

2012′de başlatılan kampanya, hedeflenen 250 bin doları aşıp 2.4 milyon dolar destek topladı. 2014 yılında ise ürünün halen prototip olmasına rağmen Facebook şirketi 2 milyar dolara satın aldı. Palmer’ın bu başarısı o dönemde bu teknolojiyi geliştirmeye çalışan dünya devleriyle yarışacak düzeyde olmasına bağlanıyor.

 

2) SkyBell Video Kapı Zili

gorsel

30 günlük kitlesel fonlama kampanyasında 600 bin dolarlık bir destek toplamayı başaran SkyBell, kapının önündeki kişinin görüntüsünü ev sahibinin cep telefonuna gönderen bir proje.

Andrew Thomas’ın öncülük ettiği bu kampanya tarihin en erken kitlesel fonlama başarılarından biri olarak da biliniyor. Andrew, kampanya başladığında başka bir firmada tam zamanlı olarak pazarlama danışmanlığı yapıyordu aynı zamanda kampanyada ortağına yardım ediyordu.

Ancak tüm bu sıkı çalışmalarının meyvesini topladılar. Kampanyanın ilk günlerinde bile Engadget ve TechCrunch gibi mecraalar projeye sayfalarında yer verdi. O zamandan beri SkyBell, piyasadaki en popüler akıllı ev cihazları arasında yerini aldı.

 

3) Kaybolan Eşyalarınızı Bulan “Tile”

gorsel

Tile, telefon, anahtar gibi eşyalarınızı Bluetooth bağlantılı bir cihaz ile bulmanızı sağlayan bir fikir olarak ortaya çıktı. Projenin kurucuları Santa Barbara’da tam zamanlı bir işte çalışırken tanışıp kısa süre sonra işlerini bırakıp Tile üzerinde çalışmaya başladılar.

Kitlesel fonlama kampanyaları ise 24 saat içerisinde 200 bin dolar olan fonlama hedefini aşarak, kampanya tarihi bittiğinde toplamda 2.6 milyon dolar destek toplamayı başardı.

Kurucular, kampanyayı başarıya ulaştırmak için sosyal medyayı, yüksek kaliteli video içeriklerini ve email pazarlamasını kullandılar. Günümüzde ise Tile, insanların ürünlerini severek kullandığı birden fazla ürünü protfolyosunda bulunduran bir şirket haline geldi.

 

4) Kablosuz Kulaklık “Bragi”

gorsel

Bragi kitlesel fonlama kampanyası boyunca 3.4 milyon dolar destek toplayarak günümüzde milyon dolarlık bir şirket haline geldi. Öncesinde birkaç başarılı üründe de imzası olan projenin mucidinin öğrenimlerinden yola çıkarak Bragi’yi başarıya ulaştırdılar.

Nikolaj Hviid, projede çalışmaya başladığı zamanlarda hali hazırda bir tasarım ajansında genel müdür olarak çalışıyordu.

Hviid, kampanya sırasında direkt olarak potansiyel müşterileriyle konuşarak onların bir kulaklıktan tam olarak ne beklediklerini ve günümüzdeki diğer ürünlerin sağlayamadığı unsurları öğrenmeye çalıştı.

 


Kitlesel fonlama ile harika fikirlerinizi müşterilerinizle buluşturabilirsiniz. Hatta devamında sürdürülebilir bir iş haline getirebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz insanların da kanıtladığına göre sıkı çalışmayla, yaratıcılıkla ve adanmışlıkla her şey mümkün.

Kaynak

 

gorsel

 

 

Günlük alışkanlıklarımız ve davranışlarımız hayat rutinimizi belirleyen en önemli faktörler. Sabah vaktinde kalkıp işe gitmek, belirli bir saatte öğle yemeği yemek, eve dönüp uyumak ve aynı döngüyü sürekli devam ettirmek takdir edersiniz ki alışılagelmiş bir rutin. Ancak bazı başarılı girişimciler bu günlük rutinlere ekledikleri yeni alışkanlıklarla daha verimli ve mutlu hissettiklerini söylüyorlar. Bugün o rutinlerden birkaçına birlikte bakacağız.

1) Günün En Zor İşiyle Başlamak

gorsel

“Kurbağa yemek” olarak da bilinen bu rutin size diğer işlerinizin kolay geldiğini hissettirecektir. Ayrıca bir şeyler başarmak için ihtiyacımız olan dopamin hormonunun vücudumuzda salgılanmasını sağlar. Zor görevler hakkında bahane uydurup ertelemenizi engeller.

2) Klişe ama gerçek: Okumak

gorsel

Başarılı girişimciler alanlarında daha bilgili olmak ve gündenden haberdar kalmak için günlerinin bir kısmını mevcut trendleri, konseptleri ve finansal gelişmeleri okuyarak geçiriyorlar. Hatta Dünyanın en zengin insanlarından biri olan yatırım fonu yöneticisi Warren Buffet gününün %80′ini okuyarak geçirdiğinden bahsediyor.

3) Meditasyon Yapmak

gorsel

Fiziksel sağlığımızı korumaya dikkat ettiğimiz kadar akıl sağlığımıza da en az fiziksel sağlığımız kadar önemsemeliyiz. Meditasyon stresi ve aksitiyeyi azalttığı gibi odaklanmaya ve verimli çalışmamıza da yardımcı oluyor. Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey, mutlaka her sabah 5.00′te kalkıp meditasyon yaptığından bahsediyor. Ayrıca meditasyon yapmanıza yardımcı olacak yerli girişimcilerimizden Meditasyon uygulamasını da kullanabilirsiniz.

4) Takvimi Tek Bir Yerde Tutmak

gorsel

CA Creative’den Alexandra Weiss; işlerinizi ve planlarınızı telefon, laptop veya bir defterde ayrı ayrı saklamaktansa hepsini tek bir yerde toplamanız yararlı olacağından bahsediyor. Bu yapacağınız işleri gözünüzün önüne serer ve zamanı daha iyi yönetmenizi sağlar. Takviminizi saklamak için kendinizi en rahat hissettiğiniz aracınızı kullanın. Günün her saatinde yanınızda taşıyabileceğiniz ve kontrol edip değişiklikler yapabileceğiniz kadar esnek bir formda olmasına özen gösterin.

5) Bonus: Güne Gerçek Bir Gazete Okuyarak Başlamak

gorsel

Diğer maddelerin yanısıra daha değişkenlik gösteren bu alışkanlıktan Tophatter’ın Genel Müdür Yardımcısı şöyle bahsediyor: “Gününün çoğunu internette ve dijital medyayı takip ederek, bilgileri bu yollardan edinen biri olarak, güne her zaman 15 dakika gerçek bir gazete okuyarak başlarım. Bu size günün erken saatlerinde internet gazetelerinde olduğu gibi reklamlardan, rahatsız edici içeriklerden uzak tutar. Daha işe başlamadan güne temiz kafayla başlamış olursunuz.”

 

Ekran Resmi 2019-02-26 04.25.42

 

21. Yüzyılda teknolojik bir iş kurmak, bilginin ulaşılabilirliğinin hiç olmadığı kadar kolay olduğunu ve internete bağlı bir bilgisayar ve bir telefonla düşük maliyetle ölçeklenebilir büyük işler kurgulanabileceğini düşündüğümüzde oldukça kolay; ancak bu kolaylığın getirdiği, teknolojinin yayılmasının tetiklediği rekabeti de göz önünde bulundurduğumuzda bir o kadar da zor görünüyor.

Ve bu girişimlerin kurulduktan sonra aşama katedebilmeleri için maddi kaynak ihtiyaçları doğuyor.

Her geçtiğimiz gün hem yerli hem yabancı onlarca teknoloji tabanlı iş melek yatırımcılardan, risk sermayesi fonlarından milyonlarca dolar yatırım kaynağı ediniyorlar.

Ancak girişimlerin büyümeleri için kaynak bulabilecekleri tek alternatifleri yatırım almak değil.

Yatırım ekosistemine kıyasla kitlesel fonlama kampanyalarının fonlanma hacimleri de her geçen gün artıyor.

Gelin teknolojik bir girişimin kitlesel fonlama projesi başlatması için vereceğimiz 5 nedeni birlikte inceleyelim.

1) Fikrinizi doğrulama şansınız olur

via GIPHY

Fikrinizi birinin cebinden parasını çıkarıp henüz tamamlamadığınız ya da geliştirmek için çabaladığınız ürününüze ödeme yapmasından daha iyi bir şekilde valide edemezsiniz. Eğer ürününüz ilgi görüyorsa, tebrikler! Bir soruna gerekli çözümü getiren bir ürün ürettiğinizin işareti olabilir.

2) Ürününüzü tanıtabilir ve pazarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.41.32

Girişiminizi “podyuma” çıkarmak terimi tam anlamıyla kitlesel fonlama için geçerli bir terim olacaktır. Ürününüzü sunacak, özelliklerini tanıtacak ve bir platformda daha görünür olacaksınız. Globalde kitlesel fonlama kampanyası başlatan proje sahibi websitelerine gelen trafiğin en az %25’inin kitlesel fonlama platformlarından geldiğini söylüyor.

3) Hikayenizi anlatın!

via GIPHY

Simon Sinek şöyle demiş: “İnsanlar yaptığınız şeyi satın almazlar, yapma nedeninizi satın alırlar.”

Kitlesel fonlama kampanyası hikayenizi anlatmak için mükemmel bir fırsat. Kim olduğunuzu, ne yarattığınızı ve bu dünyaya katmak istediğiniz faydayı anlatın.

4) Kısıtlı zamanda büyük iş çıkarma amacı

Ekran Resmi 2019-02-26 04.46.42

Kısıtlı bir zamanda belirlediğiniz bir fonlama hedefine doğru zamana karşı yarışırken bu duyguyu ziyaretçilere de eş zamanlı olarak yaşatırsınız. Projenizi fonlayan insanlar da zaman daraldıkça yarattığınız kurgudaki ürünü alma heyecanıyla size katılabilir, tekrar bir ödül alabilir ya da projenizi diğer platformlarda paylaşabilir.

5) Müşterisi hazır ürününüzü, müşterilerinizin fikrini alarak tasarlayabilirsiniz

Ekran Resmi 2019-02-26 04.58.22

Birçok proje sahibi kampanyayı başlatır başlatmaz çeşitli platformlardan ürünleriyle alakalı geri bildirim almak için soru havuzları ve gönderiler oluşturur. Bu hem ziyaretçilere ürün üzerinde fikir sahibi olma duygusunu yaşatır hem de size ürününüz hakkında tahmin edebileceğinizden daha fazla iç görü toplama şansı verir.

Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 

Başarılı genç yönetmen ve yazar Deniz Tarsus bize eşsiz projesi Varvara‘yı anlattı!

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Deniz Tarsus. Bodrum’da doğdum büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a yerleştim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-Tv Bölümü’nü bitirdikten sonra kendi projelerim için çalışmalarımı sürdürdüm. Üç kısa film yazıp yönettim. Belli festivallerde yarıştı filmler. Ayrıca video projelerim oldu. Bir yandan da öykü yazıyorum. İlk öykü kitabım ‘Ozo Ozo Çakta’ Dedalus Yayınları’ndan çıktı. İkinci kitabım ‘Ayrıkotu’ Can Yayınları tarafından yayımlandı. İlk çocuk kitabım ‘Babam Bir Astronot’ ise Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor. Sonuç olarak yaklaşık dokuz senedir bu büyük kentte nefes almaya çalışıyorum.

Şimdi de elimizde güzel ve heyecan verici bir proje var. Bodrum’un insanları, sünger avcıları hakkında. Belgesel projesinin çekimlerini tamamladık. Post aşamasında belgesele son şeklini verip sunmak istiyoruz.

var.fw

“Varvara” nasıl bir proje?

Belgesel projemizin konusu 1980’lerde son bulan bir meslek hakkında. Süngerciliği meslek edinmiş dalgıçların ve deniz adamlarının hikayelerini anlatmak amacımız elbette. Ancak süngercilik artık ölü meslek. Türkiye’de yapılmıyor.

Röportajlarımızı tamamlayıp masaya oturduğumuzda elimizde konuşmalar dışında materyal olmadığını fark ettik. Bu da belgeseli sıkıcı bir formata sokuyor ister istemez. Birileri oturmuş sürekli konuşuyor. Bu da izleme keyfini çokça azaltan bir seçenek. Süngerciler faal çalışmadığı için elimde çekebileceğim materyal de kalmıyor. Öyle olunca animasyonla belgeseli görsel olarak güçlendirmek istedik. Sünger avcıları konuşurken anlatılan mevzuya paralel animasyon planlar ekleyeceğiz özet olarak.

Filmin festivallerde gösterileceğini ve yarışacağını umuyorum. Bir ödülümüzde destekçimizi sponsorum olarak göstereceğim. Festival kartıyla istediği film gösterimine girebilecek, kısacası festival konuğumuz olacak. Bir diğer ödülde ise destekçimizi alıyorum ve güzel bir yemeğe çıkıyoruz birlikte. Bir başka ödülde ise Kalimnos turu var. Kalimnos’ta hala faal çalışan sünger dükkanları var. Hatta orada birkaç çekimimiz de oldu. Destekçimizle birlikte dükkanları ve adayı dolaşmayı planlıyorum. Diğer ödüllerimizde ise özel tasarım baskı tişörtlerimiz, kamera arkası görüntülerimiz ve  denizden çıkarılmış Yunanistan’dan gelen sünger gibi hediyelerimiz var.

Kitlesel fonlamanın Türkiye’deki gidişatını nasıl buluyorsun?

Türkiye’de fonlama sisteminin yeni yeni gelişmeye başladığını görüyorum. Fongogo’nun çok faal ve etkin çalıştığını, projeleri bir üst kademeye taşımak için belli stratejiler geliştirmeye çalıştığını gördüm. Teşvik ve takdir doğru yönlendirmelerle aşamalandırılmış. Türkiye’de özellikle benim sektörüm, sinema sektörü için fon-destek çok çok az. Çok az kurumdan kısıtlı destek verilebiliyor. Yurtdışında bunun çok doğru kademelere getirildiğini gördüm. Ancak Türkiye’de destek belli kesimlere ve kişilere gidiyor sadece. Para akışı belirlenmiş önceden. O yüzden internet üzerinden fonlama yoluna gitmek çok büyük destek ve teşvik bizim için.

i2

Günümüzde bir çok girişimci oldukça zor hedefler belirleyip, sektörü ya da bazı durumlarda dünyayı değiştirecek işler yapmaya çalışıyor. Bu durumlar için genel geçer bazı kuralların olduğu söylemek mümkün, ama bu kuralların bütün startup ve iş modelleri için uygulanabilirliği ise bir soru işareti. Startup kurucularının ve küçük işletme sahiplerinin izlemesi gereken yollar arasında oldukça büyük farklar var. Startupların aksine küçük işletmelerin İZLEMEMELERİ gereken 5 kuralı şu şekilde sıralamak mümkün:

1) Büyük düşün ve yine hızla büyüyecek fikirlerin olsun.

Eğer sektörde yeni bir çağ açacak ya da yepyeni bir pazar yaratacaksanız tamamen büyüme odaklı adımlar atmanız anlamlı olur. Ama zaten hazır olan bir pazar içinde oynuyorsanız, milyon dolarlık bir kara ulaşmanız daha zor olacaktır. Aslında bu kadar büyük hedeflere ihtiyacınız da yok.  Ne pahasına olursa olsun ciddi bir büyüme hedeflemektense, küçük işletmeler limitli çalışan ve limitli  harcamalarla en kısa sürede kar edebilmeyi şeçmelidir.

2) Startuplar her zaman yetenek ve ilgi çekme gücüne göre yarışırlar.

Birçok startup kıl payı da olsa yarışı kazanmayı hedefler ve birbirleriyle rekabet halindedir. Buna rağmen, küçük ölçekli işletmeler doymuş bir markette de oldukça başarılı bir rota çizebilirler. Şehirde birbirinden farklı kaç tan kuru temizlemeci olduğunu düşünün!

3) Büyük riskler al: İstediğin ürüne yatırım yat, para kazan.

Ya yeni pazarlar yaratırsınız ya da zaten var olanların içinde kazanırsınız. Eğer yeni bir market yaratıyorsan, daha çok bir startup gibi hareket edersiniz. Eğer zaten hazır ve işleyen bir markette kazanmaya çalışırsanız, daha çok bir küçük işletme gibi davranırsınız.

Yani, büyük riskler almak oldukça güçlü finansal donanıma sahip olmakla mümkün olabilir. Daha düşük bütçeler için ise, benzerlerini örnek alarak zaten başarılı olan modelleri geliştirmek çözüm olacaktır.

4) Önce şirket ölçümleri, özellikler müşteri edinme ve elde tutma. Ürün daha sonra gelir.

Küçük işletmeler büyük paralarla oyuna girmezler. Ya işletme sahiplerinin kendi birikimleri ya da aile ve arkadaşlardan alınan destekle başlar.  Bu yüzden finansal disiplin ve şirket ölçümlerini çok iyi analiz etmek işinizi büyütecek en önemli şeydir. Birçok startup hızlı büyüme düşüncesiyle, bir ya da iki metrik üzerine düşer ve ürününü görmezden gelir. Fakat küçük ölçekli işletmelerin böyle bir lüksü yoktur.

5) Bir çıkış stratejisi planla: Halka arz ya da kazanım. 

Çoğu startup son hedef olarak bir çıkış stratejisi planlar. Fakat, çoğu küçük işletme ise devam etmek, faturaları ödemek ve sağlıklı bir kar grafiğiyle çalışanlarına ve sahiplerine iyi bir yaşam sağlamak üzerine kurulur.  Sürdürülebilir bir iş modeli, belli bir zamanda çıkış stratejisini belirlemiş bir iş modeline göre daha uzun süre hayatta kalır.

Küçük işletmeler ve startuplar arasındaki en büyük fark büyüme eğrisidir. Çok hızlı giden, 15 yıl gitmesi için tasarlanmamış bir formula yarış arabası hayal edin. Bir Ford ya da Toyota’ya göre daha  farklı bir çizgide olduğunu görebilirsiniz.

Bir girişimci olarak, küçük bir işletmeniz olsun ya da bir startup sahibi olun, önemli olan hedeflerinizi iyi analiz edip, iş modeliniz için en iyi olan yöntemleri uygulamaktır.

Kaynak: thenextweb.com – Amit Kumar

İnternetin uzun süren işlemler arasındaki aracıları ortadan kaldırma gücü artık birçok “çılgın” fikrin hayata geçmesini sağlıyor.

Tanımadığımız insanlardan ürünler satın almak, onlara para yollamak ve satıcının Karayipler’e kaçtığını görmek yerine ürünlerin evimize gelmesi mi? Ebay ile hayatımıza girdi. Şimdi ise neredeyse sadece internette gördüğümüz ve daha önce adını duymadığımız birine ilginç bir fikri var diye para vermekten bahsediyoruz. Yani karşımızda yıllık 8 milyar dolarlık bir pazara sahip olan kitlesel fonlama var! Bu model en başta ne tuhaf gözükse de, ilginç fikirleri için tanımadığı insanlara para veren milyonlarca insanın olduğunu öğrenmek gururumuzu okşadı.
kiiii
Durum böyleyken İsrailli finans mezunu Dan Marom da boş durmadı. 2009 yılında kitlesel fonlama ortaya çıktığı sıralarda Marom da dokora tezi için konu düşünüyordu. Sektördeki kıpırdanmayı gördüğü anda, konuyla ilgili veri toplamaya başlayarak kitlesel fonlamanın geleceğine daha yakından bakmaya karar verdi. Tezini bir kenara bırakırsak kitlesel fonlamaya olan bu ilgi, Marom’un Kevin Lawton ile birlikte “The Crowdfunding Revolution” kitabını yazmasını sağladı. Şu an 1000′den fazla kitlesel fonlama websitesi olduğunu söyleyen Marom, kitlesel fonlamayı “girişimciliğin demokratikleşmesi” olarak tanımlıyor.

“Fonksiyonel ve duygusal değerlerin birleşimi. İnsanlar sürecin nasıl işlediğini görerek bu duygusal yolculuğun bir parçası olmak istiyor. “

Kitlesel fonlama yavaş yavaş ödül sisteminden, şirket hisselerine doğru kaymaya başladı. Bu durum geleneksel girişim sermayesini tamamen tersine çevireceği şeklinde yorumlanıyor. Marlom bu durumu, “Herkes kitlesel fonlamanın geleneksel girişim sermayesini yok edeceğini söylüyor ama benim kişisel fikrim geleceğin bir sinerji içinde ilerleyeceği üzerine” şeklinde yorumluyor. Kitlesel fonlama platformları sahte şirketlerin finansman toplamaları gibi sahtekarlıklara karşı önlemler almaya başladılar. Ödül sisteminin alternatifi olarak, hisse sistemine dayalı kitlesel fonlama modelini daha da sık göreceğiz gibi duruyor.

Kaynak: irishtimes.com

Post Navigation