jackma

AliBaba Group şirketinin kurucusu 54 yaşındaki Jack Ma Çin’in ve Dünya’nın en zengin insanlarından biri. Dünyanın en büyük eticaret sitelerinden birini kuran Jack Ma’nın doğumunda zengin bir babası ve iyi bir eğitim alma şansı yoktu.

Ancak Jack Ma’nın azmi bugün ona bazılarının “Asya’nın Bill Gates’i” demesine yol açtı. Jack Ma bu benzetmeye karşılık: “Bill Gates ile benim son derece çekici insanlar olmamızdan başka bir ortak yönümüz bulunmuyor.” cevabını verdi.

Bugün Jack Ma’nın çıkıp başarıya ulaştığı uzun yolda öğrendiği ve girişimcilere aktardığı 5 tavsiyesinden bahsedeceğiz.

1) Mükemmel bir girişimci her zaman pozitiftir

Jack Ma girişimcilerin karşılaştıkları can sıkıcı kötü olayları umursamayıp her zaman olaylara pozitif bakması gerektiğini tavsiye ediyor.

Ma: “Pozitif olmalısınız, her zaman. Mükemmel bir girişimci gelecek için umutlu ve pozitif olan girişimcidir. Kendinize hangi problemi çözebileceğinizi ve diğerlerinden nasıl farklılaştığınızı sormalısınız.”

Pozitif olmanızı sağlamanın bir yolu kendinize neden aynı şeyi yapan herkesten daha iyi yapabileceğinizi sormanızdır, diye sözlerine ekledi.

2) Etrafınızda bulunan insanlar her şeyi değiştirir

Başarı kişisel değil bir takım işidir. Etrafınızda sizin gibi hayallerine ulaşmak isteyen insanları bulundurmak hedeflerinize ulaşmanız için ilk adım olabilir.

Jack Ma: ” Sizinle birlikte birlikte çalışacak bir grup insan bulmalısınız. Bu insanlar sizinle aynı vizyona inanmalı. Ve bu insanlar size bu bir iş olduğu için katılmamalı. Hayallerinize inandıkları için, vizyonunuza inandıkları için katılmalılar.”

Ma ayrıca bu sözlerine: “Dünyadaki en iyi insanları bulmak zorunda değilsiniz. Takımınızı eğitin, birlikte çalışın ve takımınız da sizi eğitsin.” diye ekliyor

 

3) Fedakarlık yapmanız gerektiğinin farkına varın

Ma, girişimcilere girdikleri yolda başarının sandıkları kadar koaly olmadığını hatırlatıyor.

“Ne kazanacağım diye düşünmeyin. Ne verebilirim diye kendinize sorun. 3 yılda mı 10 yılda mı kazanacaksınız? Eğer mükemmel bir fikriniz varsa 10 yıla hazırlanın. Eğer bir yılda kazanırsanız, şanslısınız demektir. Ancak çoğu insan aynı fırsata sahip değil.”

“Asla bir ay sonra kazanacağım, seneye kazanacağım diye düşünmeyin, bu imkansız. Ancak ne zaman bırakmazsanız o zaman bir şeyler kazanmaya başlayacaksınız.”

AliBaba’yla ilgili de şu tecrübesini paylaşır: “İlk aldığımız yatırım 18 kişiden alınan 50 bin dolardı. 50 bin doların 10 ay yeteceğini düşünüyorduk. Hatta harcağımız tüm kuruşları hesaplamıştık, ancak o para 4 ay yetti ve neredeyse iflas ediyorduk.”

4) Trend olan şeylere odaklanmayın

Jack Ma: “Girişim kurucuları özellikle genç olanlar kolayca gündemin trendlerine kanabiliyorlar. Asıl olan, girişimci bugünün ne moda olduğuyla değil uzun vadeli planlarına odaklanmalı. Alibaba’nın başarılı olmasının tek sebebi internetin her yere yayılmış olmamasıydı.” der.

“E-ticaret ilgi çekici değildi. Kimse inanmıyordu ancak biz inanıyorduk. Diğer insanların ne dediklerini umursamadık. Burda bir gelecek olacağını ve insanlara yardım edebileceğimizi düşündük ve başladık.”

 

 

1_wRb0O-XL093VVG8kM0TnPA

 

2015 yılında kurye ihtiyacı olan insanlarla güvenilir motorlu kuryeleri buluşturmak amacıyla kurulan Ulak’ı, kurucusu Sabri Sami Toker‘den dinledik.

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz, Ulak nasıl ortaya çıktı? Fikirden pazara giden yolun en başını merak ediyoruz?

1974 İstanbul doğumluyum, sıra dışı fikirleri ticaretleştiren seri girişimci bir kişiliğim var. Uzun yıllar kendi reklam ajansımı yönettim, patentli ürünlerim bulunmakta ve Türkiye’ye buz üzerinde karting aktivitesini getirdim. Uber ile tanıştıktan sonra dijital dünyada yer almaya ve insanların gün içerisinde acil kargo gönderileri için bir uygulama yapmaya karar verdim.
2015 yılı başlarında yaptığım araştırmalardan sonra arayüz çalışmalarını tamamladım, Türk Patent Enstitüsünden Ulak uygulamasının “zaman damgası”nı alarak fikrin bana ait olduğunu tescillettim. 2015 yaz aylarını pazar araştırmasını genişletip, sektör temsilcileri ile 300 üzerinde görüşme yaptıktan sonra bir yazılım şirketine kodlatmaya başlattım.

Şuan hangi bölgelerde hizmet veriyorsunuz?

ULAK mobil uygulamamız ile İstanbul, Ankara ve Bursa’da hizmet veriyoruz, e-ticaret taşımalarında tüm Türkiye’de aynı gün teslimat hizmeti veriyoruz.

Müşterilerinizden bahseder misiniz? Şu an Ulak’ı kullanma sebepleri ve önceden tercih ettikleri servislere göre Ulak’ın farkı ne?

App kullanan müşterilerimiz bireyler ve şirketlerden oluşmakta, e-ticaret taşımalarında 2018 Mart ayından beri N11 ile çalışıyoruz, son 2 aydır MediaMarkt teslimatlarını gerçekleştiriyoruz.
Ulak kargo taşımacılığında bir çok yenilik ve kolaylaştırıcı unsurlarla pazara değer kattı, tüm operasyonun otonom olarak yönetilmesi gerçek zamanlı olarak takip edilebilme, çalışan kuryelerin seçilerek sisteme eklenmesi ve puantajının oluşturulması, haritadan takip gibi özelliklerimiz müşterilerimiz tarafından tercih edilmemizi sağladı.

Ulak’ın geleceğinde göreceğimiz yeni özellikler veya ürünler olacak mı?

Restoranların, paket servis hizmeti veren, vermek isteyen işletmelerin kurye yönetme ve kurye bulma problemlerine çözüm olacak bir kurumsal yazılım ürünümüzü SaaS olarak pazara sunacağız. Teknolojideki gelişmeleri yakından takip ediyor ve bir kaç proje üzerinde Ar&Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın zamanda test çalışmalarına başlayacağımız ses getirecek hizmetler sunmaya başlayacağız.

Kitlesel fonlama hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Girişimcilerin agresif olarak işine asılması gerekiyor ve en büyük ihtiyaç nakit kaynağı. Melek yatırım dünyasının yaptığı yatırımlar maalesef personel giderlerine ya da kısa süreli ihtiyaçlara aktarılıyor. Atalarımızın dediği gibi damlaya damlaya göl olur, girişimlerin su birikintilerine değil göllere ihtiyacı var. Dilerimki ülkemiz insanları bir gün kitlesel fonlamanın ve girişimcilerin değerini anlar ve bu tür kaynaklarla milyar dolarlık şirketler doğar.

 

1) Tarihin en hızlı fonlanan girişimi: Pebble

Renkli mürekkep ekran teknolojisini sunan tarihin en hızlı ve fazla fonlanan girişimlerinden Pebble akıllı saat projesini bu hafta blogumuza taşıyoruz.

2012 yılında Eric Migicovsky tarafından kurulan giyilebilir teknoloji şirketi Y Combinator adlı hızlandırma merkezi ve birkaç melek yatırımcı desteğiyle hayata geçirildi. 

Ancak şirketin aşaması VC fonlama evresin gelince süreçler tıkandı.

Bu süreçte Pebble, ilk kitlesel fonlama projesini Kickstarter üzerinden hayata geçirdi ve 68.929 kişiden toplam 12 milyon dolar destek topladı.

Pebble-2-straps

2015 yılında ikinci versiyonlarıyla Amerika’da kitlesel fonlama platformunu deneyen Pebble, bu sefer 78.471 destekçiden toplamda 20 milyon dolardan fazla destek topladı ve seri üretime başladı.

eric-migicovsky

Pebble’nin kurucusu Migicovsky bu başarının ardından: “VC yatırımcılarının donanım alanında tecrübesi yok.” dedi. Bu başarının arkasında müşterilerin talep ettikleri ürünleri kitlesel fonlama aracılığıyla ön taleple hem daha ucuza alabilmeleri hem de bir girişimin hayat bulmasına katkı sağlama isteklerinin büyük rol oynadığını görüyoruz.

Fonlama sırasında çeşitli platformlardan desteklemek isteyen kişilerin sorularını cevaplamaları, ürünlerine platformda destekleyenler için özelleştirmeler sunmaları ve ek kullanım seçenekleri yaratmaları Pebble’nin bir sonraki fonlama süreçlerinde 17 dakikada hedefleri olan 500 bin doları ve 30 dakika kadar bir sürede 1 milyon doları aşkın bir destek toplamasını sağladı.

2) En havalı soğutucu: The Coolest Cooler

Rekorlardan birini de çok fonksiyonlu soğutucu “The Coolest Cooler” kırıyor.

İçeriğinde kesme tahtası, blender, bluetooth hoparlör ve USB şarj girişi bulunduran soğutucu, 2013 yılında 125 bin dolarlık bir hedefte fonlama tutarı belirledi ancak sadece 100 bin dolar civarında destek toplayabildi.

2014 yılında Amerikalı bir kitlesel fonlama platformu üzerinden Coolest Cooler, 36 saatte hedeflediği fonlama tutarına ulaşıp, 62.642 destekçiden toplamda 13 milyon dolardan fazla destek toplamayı başardı. Bu rakam belirlediği 50 bin dolarlık hedefin %20.000 katı ediyor.

165-225 dolar bandında satılan ürün toplamda 64 bine yakın ön sipariş aldı. Ürünün fiyatı üzerinde yapılacak kişiye özel yazılar ve ek ürünlerle birlikte artış gösteriyor.

Kurucu Ryan, ilk kitlesel fonlama denemesinde projesinin başarısız olmasını birkaç nedenden kaynaklandığını söylüyor. Ryan, ilk başarısızlığını projeyi kış aylarında başlattığı için insanların kışın piknikleri ve sahil partilerini düşünmediklerinden bu çok fonksiyonlu soğutucuyu almayı akıllarına getirmediklerinden kaynaklandığını söylüyor.

3) “15 Farklı özelliğiyle Dünyanın en iyi Seyahat Ceketi” BAUBAX

ec8fbf2bf7ab4bfddbb6f9bc2bc9bae3_original

Hindistan’dan Amerika’ya 20 bin dolar yatırım almak için taşınan kurucular ceket fikrini yaşadıkları bir soruna çözüm olarak geliştirmek istediler. Uzun mesafe ilişkisi (Chicago-Bay Area) yaşayan çift, seyahat etmenin en azından bir zorluğunu çözmek için yola çıktılar.

Kurucu ortak Sanghavi: “Her uçağa bindiğimde uyuyacak bir aralık bulmak istiyordum, ancak boyun yastıklarını evde unutmak gibi bir alışkanlığım olduğu için her seferinde hava alanından yeni bir yastık alıyordum. Evimde onlarca yastık biriktiğinde eşim artık buna son vermem gerektiğini söyledi.” 

Tasarımcı eşi Yoganshi, ceket içine gömülmüş bir boyun yastığı çizdi. Sonrasında birkaç özellik eklediler: pasaport cebi, telefon için su geçirmez bir cep, tablet için başka bir cep, kalem tutacağı, ayarlanabilir el ısıcıtıları, uyku maskesi ve daha fazla cep… Hatta bir cep masanız dolu olduğunda içeceğinizi de tutabiliyor.

Kitlesel fonlama platformlarını iki senedir takip eden çift, iyi kötü, saçma veya mantıklı birçok fikrin fonlandığını görünce kendileri de bu ceket için denemek istediler.

Sanghavi projede çalışmak için Apple’da bir yaz stajını reddeder ve Shah’da kampanya başlayıp birkaç milyon dolar destek alınca ceket üzerinde tam zamanlı çalışmak için işini bırakır.

Kampanya başladıktan sadece bir hafta sonra yarım milyon dolar desteklenen seyahat ceketi, iki ay sonra 44.949 kişiden toplam 9 milyon dolardan fazla destek toplamayı başardı.

2018’in Şubat ayında ceketin kablosuz telefon ve kulaklık şarjı destekleyen ve 10 farklı özellik daha sunan ikinci versiyonunu kitlesel fonlamaya sunan BAUBAX, 50 bin dolar olan fonlama miktarına ulaşıp iki ay sonra 21.409 kişiden toplamda 3 milyondan fazla destek topladı.

Başladığımız günden itibaren sizlerle birlikte ailemiz gün geçtikçe büyüdü. Haydi ilk günden bugüne kadar neler yapmışız hep birlikte inceleyelim.

2013 Kasım ayında faaliyetlerine başlayan Fongogo üzerinde 2018 Aralık sonuna kadar 422 kampanya yayına alındı. Bu kampanyaların 130 tanesi başarıya ulaşırken, Fongogo üzerinden 2,4m TL para transferi gerçekleşti. Kitlesel fonlamayı bilip ilgi gösteren 25,655 üyemiz ile Fongogo üzerinde 12,232 kere kampanyalara destek sağlandı.

Rakamlarımıza baktığımızda, ortalama başarılı bir projenin büyüklüğünün 17bin TL, en yüksek fonlanan projenin ise 89bin TL tutarında olduğunu görüyoruz. Şimdiye kadar 25bin TL’ye kadar destek sağlandığını görüyoruz. En çok kitlesel fonlamada destek arayan ve başarılı olmuş kategorinin ise Film alanında olduğunu görmekteyiz.

Üye tabanı, yayına alınan ve başarılı olan proje sayısı ile Türkiye’nin lider kitlesel fonlama platformu Fongogo, gün ve gün hayallerini gerçekleştirmek isteyen kişilere daha çok ulaşıyor. Destek olmak için sadece paylaşman bile yeter. Bizi takipte kalın!

1

2 3 4 5 6

Mehmet Şenocak, Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş bir Karikatürist, Çizgi Film Yapımcısı ve Yönetmeni.… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim. 

Ataturk Film Ekran

mehmet_senocak

1-) Mehmet Şenocak Kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz?  

Resim çizmeye meraklı bir çocuk olarak büyüdüm. Okul dönemlerinde öğretmenlerim çizdiğim resimleri örnek olarak arkadaşlarıma gösterince çok mutlu olurdum. Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye, lise sonrası ise Gırgır dergisinde çalışmaya başladım. Karikatür çizdiğim yıllarda televizyonda çizgi filmleri hayranlıkla izler ve yapmak isterdim. Üniversite eğitimim sırasında gördüğüm bir ilanla, o dönem Türkiye’nin en büyük çizgi film stüdyosunda çalışmaya başladım. Bu şirkette yaklaşık 10 civarı uzun metraj ve dizi çizgi filminde çalıştıktan sonra, gelişen bilgisayar teknolojisini de dikkate alarak özgün işler yapmaya karar verdim ve 2000 yılında AnimaTürk Animasyonu kurdum. Çok sayıda kısa film yaptım ve yönettim. Ekip arkadaşlarımla birlikte, içlerinde Turkcell ve Baymak gibi dev kuruluşların da olduğu birçok önemli firmaya çeşitli konularda 3d ve 2d animasyon filmleri, reklam animasyon filmleri, karakter ve konsept tasarımları ve illüstrasyon haritaları yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. 

Beni Gormek

2-) Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Film nasıl ortaya çıktı ve Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz?  

Atatürk çizgi filmi benim 15 yıllık hayalimdi. Önceki yıllarda da çeşitli girişimlerim olmuş ancak kapılar hep yüzüme kapanmıştı. Bu yıl Atamızın aramızdan ayrılışının 80. yılı olması dolayısıyla hem ona bir hediye vermek, hem de yeni jenerasyona Atatürk’ü doğru anlatmak istedim. Aslında sadece Türk çocuklarına da değil, filmimizi Türkçe ve İngilizce kurgulayıp tüm dünyaya sunmak istedim. Yeni jenerasyon tablet, telefon ve bilgisayar bağımlılığı dolayısıyla pek kitap okumaya vakit bulamıyor ve hazır kolay tüketime alışmış durumda. Dolayısıyla onlara Atatürk’ü kitaplarla anlatmak zor görünüyor. Tamamlayıp Youtube’da yayınladığımız kısa filmimizin 1. bölümü onların tablet, telefon ve bilgisayarlarına ücretsiz olarak ulaşıyor ve filmi izleyerek Atatürk hakkında daha kolay bilgi sahibi olabiliyorlar. Bu projeye başlarken “mutlaka bir kurumsal sponsor bulur ve projeyi zorlanmadan hayata geçiririz” diye düşünüyordum ancak böyle olmadı. Birçok firmayla görüştüğümüz gibi, Atatürk’ün kurduğu ya da Atatürk adına kurulmuş firma ve kurumlarla da görüştük. Maalesef Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürün de etkisiyle, gerek kısa filme, gerekse asıl hedefim olan uzun metrajlı Atatürk çizgi filmine sponsor olacak firma ya da kurum bulamadık. Bu olumsuz duruma rağmen ben projeye başlamıştım ve bu filmi yapıp tamamlamaya kararlıydım. Bu konuyu onur meselesi yaptım ve imkanlarımı sonuna kadar zorladım. Projenin giderlerini karşılamak için arabamı sattım, yetmeyince son limite kadar bankadan birkaç defa kredi çektim. Kurumsal sponsor bulamadığımızı sosyal medyada paylaştığımızda, takipçilerimiz halk kampanyası başlatmamızı önerdi. Daha önce böyle bir düşüncem yoktu ama açıkçası başka seçeneğim de kalmamıştı. Projemize halk desteğini doğru ve şeffaf bir şekilde katmam gerekiyordu. Bu konuda araştırma yaparken en güvenilir seçenek olarak Fongogo ile karşılaştım. Projenizi sisteme girip kampanya süresi ve hedeflediğiniz miktarı belirliyorsunuz. Projenizi başlattığınızda gelen destekler herkese açık şekilde anlık olarak takip edilebiliyor. Fongogo, projemizi tamamlayabilmemiz için iyi bir seçenek oldu.  

Cumhuriyettir,3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir? 

Projemizi sisteme girip kampanyayı başlattığımızda ilk haftalar maalesef çok kötü geçti. O tempoyla devam etseydik, zaten hedefe ulaşmamız mümkün olmayacaktı. Sosyal medyadan duyuru ve tanıtımlar yaptık ancak bunların yeterli olmadığını gördük. Kampanyanın iyi gitmediği o dönemde, projeyi sosyal medyadan öğrenip, gönüllü olarak ekibe katılan yeni arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımızın enerjisi, kampanyaya yeni bir boyut kazandırdı. Sosyal medya paylaşımları ve sosyal medya reklamlarımız dışında, hepimiz tek tek kendi çevrelerimizi harekete geçirdik ve insanların bu projenin önemini fark etmesini sağladık. Bu süreçte bazı arkadaşlarımızın, “kampanyaya destek olmak” kavramını; duyuruları ve reklamları beğenip, paylaşmaktan ibaret sandığını da öğrenmiş olduk. Biz de projede çalışan arkadaşlarımıza ücretlerini beğeni ile ödeyebilseydik kabul ederdik ama maalesef… Biz her şeyden önce yaptığımız projeye inandık, kampanya sürecini doğru yönettik ve bu şekilde hedefi aşmış olduk.  

47057140_1969074476507889_2397158862944731136_n

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?  

Kampanya sürecinde bizim çabalarımızın yanı sıra Fongogo’nun da projemizle ilgili reklam ve tanıtım yapması bizi çok mutlu etti. Kampanya boyunca tüm sorularımıza kısa sürelerde net cevaplar aldık ve hep ilgili ve yardımsever bir yaklaşımla karşılaştık. Fongogo, ileride destekçilerden eft ve havale kabul edebilecek bir altyapı oluşturabilirse, hedeflerin daha kısa sürelerde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biz bu projede Fongogo ile çalışmaktan son derece memnun kaldık. Elbette farklı projelerimizle ilgili yeni bir kampanyamız olduğunda Fongogo ile ilerlemek isteriz.  

47684899_1981587318589938_3555117500901359616_n

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı? 

Bu sistem ile bizler de yeni tanıştık. Kampanya sürecinde deneyimleyerek birçok şey öğrendik. Yeni kampanya yapacak arkadaşlara ilk önerim projelerini net ve şeffaf bir şekilde paylaşmaları. Hayal değil gerçek bir proje sunulmalı. Mutlaka kabul edilebilir bir ön çalışmaları olmalı. Bir hazırlık çalışmaları olması projeye ve proje sahibine güveni arttıracaktır. Proje sunum çalışmasını doğru ve anlaşılır bir şekilde yaptıktan sonra, tanıtım ve duyuru yapmaya da zaman ayırmak gerekiyor. Sadece sosyal medyadan duyuru ve reklamla yetinilmemeli, arkadaş çevrenizle birebir iletişime geçmelisiniz. Ve projenin başladığı andan itibaren zamanı çok iyi kullanmalı, yapılacak işleri son günlere bırakmamalısınız. Bütün bunlarla birlikte projenize inanmalı ve sonuna kadar çaba sarf etmelisiniz. 48366572_1993015174113819_5640828635737751552_n

Fongogo ailesi sayesinde kitlelere ulaşmış, Atatürk - Bir Ulusun Kurtarıcısı – Animasyon Filmini hayata geçirmiş olan proje sahibi Mehmet Şenocak’a sorularımızı yanıtladığı için Fongogo ailesi olarak çok teşekkür ederiz.

5a58ee240f25441fc889bb77

Kitlesel fonlama globalde ne kadar önemli bir alternatif finansal method olduğunu kanıtlamıştır. Fongogo olarak, kitlesel fonlamanın globalde ulaştığı pazar büyüklüğü ve yarattığı başarı hikayeleri bize örnek olmaktadır. 

İsteriz ki, daha önceden globalde kitlesel fonlama platformlarından destek toplamış Türk girişimciler de sizlere örnek olur ve kitlelerin başarıları ile alabileceğiniz gücü ve daha ötesini hayal edebilirsiniz. Bunlardan birkaçını sizler için aşağıda paylaşıyoruz:

 
1-) MUWI: Sinematik videoları her yerden ve her an yakalayın! 
 
99063a76a1390b0b903364726afcf963_original
2b51be0db6d126f3aa76c3b73cd6c3ce_original

https://muwimotion.com/  

MUWI isimli firması ile destek arayışı içine giren Tolga Çağlar isimli girişimci, 26 günlük süre içinde Amerika’daki kitlesel fonlama platformunda 446 bin dolar gibi büyük bir kaynak elde etmiştir. Bu proje için koyduğu hedef ise sadece 35 bin dolardı. Çağlar’ın projesi akıllı telefonlarınız da ve kameralarınız da sinematik videolar çekebilmeniz üzerinedir.  

1530627300_muwi-fon-1Akıllı telefonlar ve DSLR fotoğraf makineleri ile tam uyumlu olan bu cihaz, video çekimlerinde ciddi kolaylık sağlamaktadır. Selfie çubukları ve daha pek çok aksesuar ile uyumu olan MUWI, 4 eksenli optik görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. ,mXLGVI7dVEq3NtHdc7hRSg
 
2-) MONUMENT, Dünyanın en akıllı fotoğraf depolama ve yönetim cihazı. 746aeaa4664ee75beebba2f9095c3a68_originalhttps://getmonument.com/ 
Fotoğraf ve videolarınız için güvenlik ve gizlilik öncelikli bir yapay zekâ destekli depolama cihazı için yaklaşık bir aylık sürede 703 bin dolar fon toplayan Monument, bu başarısıyla tarihe geçti.monument3-) UNDO Danteller: Stili Ayakkabıların Karbon Ayak İzini Dengeleyiniz.

undo-lace-kerem-alper

UNDO Labs, insan yapımı ürünlerle çevresel ilişkilerimizi yeniden düşünen bir tasarım ve inovasyon stüdyosudur. 

Türk genç girişimci Kerem Alper ayakkabılarda karbon salınımını engelleyerek doğayı korumaya yardımcı olan bir sistem geliştirdi. Ürünün tanıtımında belirtildiği gibi her ayakkabı bir yıl içinde doğaya yaklaşık 13 kiloluk bir karbon salınımı yapıyor. Undo isimli bu ayakkabı bağı metali ayakkabıların yarattığı karbon salınımını önleniyor.

Genç girişimci, Newyork’ta sürdürdüğü İstanbul merkezli projesi ile Amerika’daki kitlesel fonlama platformu üzerinden 12 bin dolar elde etti.  

d2c74fe2fc4be1fc71d19e0d6934bc68_original

Yaratıcı ve faydalı projelerin geliştirip desteklendikleri taktirde, nasıl başarılı olduklarına dair örnekler aslında çok daha fazla. Biz bu kısa blog yazımızda size ancak birkaçını aktarabildik. Olağanüstü güzel fikirleri olan girişimcilerimiz var. Umuyoruz, gelişen farkındalığımızla birlikte kitlesel fonlama ülkemizde de hakkettiği yere gelecek ve daha birçok başarı hikayesi duyacağız.

Şükrü Özçevik, Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmış, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen… Biz de ona, sizler adına sorular sorduk. Fongogo kampanyası yürütmenin sırları ve kazandırdığı deneyimleri nelermiş bir de ondan dinleyelim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.26.15

       -Antalya Film Festivali- 2017

1-) ‘Şükrü Özçevik’ Kimdir ? Kendinizden biraz bahseder misiniz ?

27 Ağustos 1988 İzmir doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünden mezun oldum. Aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler bölümü üzerine eğitim görmekteyim.
Sinema hayatıma 2 Eylül 2014 yılında bir sanat derneğinde “Film Atölyesi” kursuyla başlamış olup, aynı dernekte “Temel Fotoğrafçılık” eğitimi aldım. Aynı zamanda bir Belediyenin düzenlediği “Kısa Film Atölyesi” kursuna devam ettim. İlk “Kısa Film” deneyimimi 16 Kasım 2014 yılında “Kamera Asistanı” olarak yaşamış olup, Birçok kısa metraj film projesinde çeşitli görevlerde yer almıştım.
Senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığım “Sistemin İpleri” adlı ilk kısa metraj filmimi 2015 yılında gerçekleştirdim, 10’u uluslararası olmak üzere 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. Daha sonra 2017 yılında “Noradrenalin” adlı distopya türünde ikinci kısa metraj film projemi gerçekleştirmiş olup, 12 Film Festivalinde resmi gösterim ve finalist olma hakkı elde ettim. 2018 yılında, belgesel türünde ilk projem olan “Kimliklerim, Semtim” adlı filminin çalışmalarına devam etmekteyim.
İnternet üzerinden “Ozcevik Film” adıyla bir yapım şirketi kurmuş olup; öncelikle kendi film projelerimi hayata geçirmeye, bunun yanında yaratıcı fikirlere destek olmaya çalışmaktayım. 2017 yılında 3 kısa metraj film projesinin Uygulayıcı Yapımcılığını üstlendim.
Ticari kariyerine, 2015 yılında bir düğün fotoğrafçısının yanında asistan olarak başladım; çeşitli şahıs ve şirketlerle freelance olarak düğün hikayesi, etkinlik, tanıtım, müzik klibi vb. çalışmalarda çeşitli pozisyonlarda çalıştım, “Motionars” adlı reklam ajansında Yönetmen olarak kariyerime devam etmekteyim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.29.58

2-) Fongogo ile tanışmadan önce nasıl süreç izlediniz ?

İlk ürettiğim “Sistemin İpleri” adlı kısa film projesinden sonra; daha büyük prodüksiyonlu, seviyemi daha da üst seviyeye çıkaracak ve fikirlerimi dışa vurabileceğim, farklı türde bir kısa film üretmek istiyordum. Distopya türünde olan “Noradrenalin” adlı 2030 yılında geçen ve sevginin bizim evrenimizde resmi olarak yasaklandığı bir film çekecektim.
İddialı hikayesi olan bu film öncesinde de Kültür Bakanlığı fonu dışında farklı fonlama sistemlerini takip ediyor ve yeni yeni platformlar öğreniyordum. Kitlesel Fonlama Platformu olan “Fongogo”yu bir kısa film projesi aracılığıyla keşfetmiş, incelemiş ve işte aradığım alternatif fon arama yerini buldun demiştim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.33.41

3-) Fongogo ile ilgili tecrübeleriniz nelerdir ?

“Noradrenalin” adlı filmimi Fongogo’ya koymadan önce ön prodüksiyon aşamasında filmin ekibinde yer alacak; Görüntü Yönetmeni, Yönetmen Yardımcısı, Sanat Yönetmeni, Kurgu ve Renk, Ses Kayıt ve Ses Miksaj ekibiyle anlaşmıştı ve yazılı biyografilerini almıştım. Filmin senaristi olan Yasin Zeybekoğlu ile tüm ön prodüksiyon çalışmalarımızı tamamlamış ve Fongogo’ ya projemizi koyacağımız zamanı belirlemiştik. Sosyal Medya uzmanı olan Gökhan Zeybekoğlu ile görüşmüş, bize filmin atmosferinden tüyolar verecek kısa bir video hazırlarsanız tanıtımı daha etkili olur demişti. Ayrıca sosyal medya hesaplarımızı kendisi yönetecek ve Facebook, İnstagram vb. mecralarda reklam kampanyamızı yapacaktı.
Sosyal medya hesaplarımızda profil görseli olarak kullanacağımız grafik tasarımları Berkan Faruk Özaktaş çizmişti. Fongogo tanıtım videosu için hazırlayacağımız ve filminde giriş sahnesini oluşturacak olan tanıtım videosunu Amerika merkezli stock video lisansı satan siteden satın alınmıştı. Freelancer çalışanların platformu olan bir siteye, filmden tüyolar veren metinler profesyonel seslendirme sanatçısına kelime ücreti karşılığında seslendirilmişti. Filmin kurgu, görsel efekt ve rengini yapan Abdullah Demir tarafından görsel efektler ve üç boyutlu font eklenmiş. Özgün müzik ve miksajı yapan Yiğitcan Kiremitçi tarafından özel bir Jingle hazırlanmıştı. Bu çalışma, projeyi anlattığım videoda dahil olmak üzere 2.30dk. oldu ve Fongogo’ da tanıtım yazısıyla birlikte yerini aldı.
Çevremde bazı arkadaşlarım, bunun çok büyük bir risk ve zaman kaybı olduğunu eğer sosyal çevren ekonomik olarak destek vermezse gerçekleşemeyeceğini, ayrıca eğer başaramazsam, rezil olacağımı söylediler. Bazıları da: Sen bir koy da başarırsan bizde belki koyarız diyen kısa film yönetmeni arkadaşlarımda oldu.
Haber spikeri sahneleri Almanya’da yaşayan manevi annem Fahriye Us İnan’ın yönetiminde kızı Bahar Dağdelen’in haber spikeri rolünü üstlenmesiyle ve Jochen Menzel’in çekimi üstlenmesiyle tamamlanıp, bu görselleri de eklememe vesile oldu.
Fongogo ve İyzico komisyonlarını da hedef bütçeme dahil edip, 6.500 tl isteğiyle projeyi açtık. Sosyal medya hesaplarında paylaşımlar, “Noradrenalin – Teaser” adıyla ücret karşılığında reklam kampanyası olarak sosyal medya mecralarında paylaşımları vb. gerekli PR çalışmalarını yaptık ve 975 tl. de kaldık derken İzmir’den açtığımız bu projeye İstanbul’dan Meral Çelik adlı yapımcı mesaj göndererek, projeyle ilgilendiğini ve Senaryo, kalem kalem bu bütçelerin nerelere harcanacağını ve daha önce çekmiş olduğum kısa filmin linkini istedikten sonra iyi bir iletişimle İzmir’de bir araya geldik, anlaştık. Bu önemli iş birliği ve destekle projeyi Meral Çelik sayesinde hayata geçirmiş olduk. 12 Film Festivali gezdik. “Kısa Film Yönetmenleri Derneği” projesi olan 25 yönetmenin kısa filminin oluşum sürecini anlattığı Es Yayınları tarafından basılan “Kısa Filmin Öyküsü” adlı kitapta “Noradrenalin” filminin hikayesinde “Kitlesel Fonlama Platformu” sürecini de anlattım.
İkinci kısa filmiyle Kitlesel Fonlama Platformu olan Fongogo ailesi sayesinde bir yapımcıyla tanışmıştım, kısa filmini hayata geçirmiş bir yönetmen olarak profesyonel anlamda Yönetmen ve Yapımcı iş birliğini deneyimleme imkânı bulmuş biriyim.
Fongogo ailesine bu deneyimi bana yaşattığı için çok teşekkür ederim.

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.27.43

4-) Farklı bir kampanya ile tekrar Fongogo’ da yer almayı düşünüyor musunuz?

  Neden olmasın? :)

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.32.26

5-) Fongogo’ da yeni kampanya tasarlayanlar için özellikle söylemek istediğiniz bir şey var mı ?

Projelerine taslak aşamasından, sinopsis, tretman, senaryo aşamalarına kadar titizlikle çalışıp. Çevrelerindeki insanlardan da geri bildirimler sonucu tekrar revize edip ancak kendi benliğini, iletmek istediği ana çatıyı bozmayacak şekilde karar verdikten sonra. Yarattıkları o evreni biçim olarak oluşturabilecekleri mekân, kostüm, oyuncu, makyaj, kostüm, özetle tüm evreni oluşturacak tasarımı tamamladıkları zaman… Artık projelerini zihinlerinde çektikleri zaman ekip, ekipman gereken her şeyi tamamlasınlar ve Fongogo’ ya koyacaklarına hazır hissettikleri zaman; kısa ve net olarak projeyi yazsınlar. Ekip biyografisi bence önemli bu yüzden yaratım ekibi denilen kişileri özellikle yazsınlar ki bir yapımcı sen bunu yapacaksın ama kiminle dediği zaman ikna olmalı. Kalem kalem bu bütçelerin açık bir şekilde nerelere gideceği. Tüm bunlardan sonra bence en önemli aşama:
Yaratacağın filmi bize ikna edici bir şekilde videoda anlat ve benim yaptığım taktiği herkese tavsiye ederim. “Noradrenalin” filminin yapımcısı bunu demişti ki Distopya türünde bu çok etkileyici. Filmde yaratacağın atmosferi bana göster. Nasıl bir renk olacak? Bana nasıl bir evren vaat ediyorsun? 2030 yılında geçecek ama nasıl yapacaksın? Tüm bunları görsel olarak kısa da olsa bir tanıtım videosu olarak hazırlarsanız. İnanılmaz etkileyici oluyor. Benim filmimde bu geçerliydi. Etrafınızdaki insanlar size gerçekleştirebileceğiniz konusunda güvenmeyebilir ancak siz kimseyi dinlemeyin. Yaptığımız iş zaten bunu gerektirir.
Bir de benim gibi bir yapımcı projenizle ilgilenir ve bir toplantı yapmak isterse şu tip cümleler kurmayın. Yapmaya çalışıyoruz işte bir şeyler… ya da elimden geldiğince… Bu tip cümleler sizin filmleri hobi olarak yaptığınızı karşı tarafa düşündürtecek cümlelerdir. Kendinizden ve projenizden emin konuşmalısınız. Bunun içinde çekeceğiniz projenin her aşamasına hâkim olmalı ve neler çıkarabileceğinizden emin olmalısınız.
Üniversitelerin İletişim bölümlerinde reklam dersi alan arkadaşlar var. Onları bulun ve projenizi anlatın. Filminizin sosyal medya PR’ı konusunda destek isteyin. Eminim bu tip sanatsal bir çalışmaya ikna olduğu takdirde destek olabilecek arkadaşlar vardır.
Hayal ederek çıktığınız bu yolculukta zihninizdeki kanatlarınız hiç eksik olmasın.
#fongogohayalekanatçırp

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.34.10

WhatsApp Image 2018-11-18 at 18.37.16

Proje sahipleri kampanya gerçekleştirirken, hedef kitle, sosyal medyanın gücü, destekçinin motivasyonunu bilmeli ve stratejilerini geliştirmelidir.

Örneğin, Sosyal medya, bireylerin hayallerindeki projelerini gerçekleştirebilmeleri için çeşitli stratejilerle birkaç önemli taktikleri kullanarak  kitlelerin dikkatlerini çekmede önemli ve ikna edici bir araçtır. Bu süreçte proje sahipleri ilk olarak, işitsel birtakım dikkat çekici mesajların yanı sıra kitleye karşı her türlü projedeki renk, resim, sembol, şekil (logo) vb. uyaranlar ile görsel mesajları da göndermektedir. Teknolojinin hızlı bir şekilde durmaksızın gelişmesi ve sosyal medya kullanımın artmasıyla çoğunlukla insanların elinin altında her şeyi kolay ve hızlı bir şekilde takip etmeleri, bilgi alışverişi sağlaması, görsel ilginin anlamlandırmaya yardımcı olması görsel iletişim için oldukça önemli bir etkendir. Çünkü insanlar öğrendiklerinin %1’ini deneyerek, %2’sini dokunarak, %4’ünü koklayarak, %10’unu duyarak ve %83’ünü çevresindeki olayları gözlemleyerek öğrenmektedirler.  

Peki ya çoğunluk neye göre belirleniyor, nelere dikkat ediyor?

fongogo

1-) Projenin Amacı: Kampanya detaylarında eğer topluma, geleceğe, ya da bireye faydalı olduğu net bir şekilde belirtilirse, kitleler kendilerini yakın hissederek, projelerde fon kullanma olasılıkları yüksek olacaktır. 

2-) Sürpriz Ödüller: Kullanıcı kitlenin fonlamada bulunacağı düşük destek miktarından başlayarak git gide artan destek miktarlarıyla sürpriz hediyelerin verilmesi, destekçiler için seçme şansı ve dolayısıyla fonlama için sebep sunmak anlamına gelmektedir.  

3-) Çoğunluğa Uyma Psikolojisi: Hedeflediği destek tutarına yaklaşan projeler, kullanıcı kitlesi tarafından projeye olan güveni arttırıyor. Baştan destek alan projelerin, genel olarak hedefine hızlıca ulaştığını gözlemliyoruz.

4-) Proje Sahibinin Başarıları: Eğer proje sahibinin daha önce başarıya ulaşmış ve gerçekleşmiş projesi var ise, destekçilerin bu yeni proje girişiminde de başarılı olacağına baştan ikna olmaları daha kolaydır. Eğer yok ise de üzülmeyin, proje konusu kullanıcı kitlesi tarafından çarpıcı bulunursa, sizi bu girişimcilik yolunda şans vererek destekleyebilirler. 

5-) Saygınlık Kazanması: Açık bir şekilde sunulan isim listesinde, fonlamada bulunan kitlenin isimlerinin sergilenmesi destekçilerin itibar kazanmasına ve çevresi tarafından onaylanıp olumlu geri dönüş almaları da kitlesel fonlamada destekçilerin motivasyonlarından biridir.  

Hedef kitle seçimi kampayanın başarıya ulaşmasının en büyük etmenlerinden birisidir. Ancak asıl iş doğru hedef kitleyi seçtikten sonra onlara sunulması gereken projelerin önemli detaylarını aktarmaktır.  

0000000646953-1

Kalabalıkta her duygu, her davranış bulaşıcı, hem de ileri derecede bulaşıcıdır; öyle ki, bireyin kendi kişisel çıkarını kitle çıkarına feda ettiği görülür. / SIGMUND FREUD 

Kitlesel fonlama ile birlikte birçok girişim yatırımcılar ile platformumuzda bulaşarak, hayallerini gerçekleştirmeye yakınlaşacak. Peki girişimciler ve yatırımcılar şirket değerini nasıl belirleyebilirler?

Değerleme için şirketin ne aşamada olduğu çok önemlidir. Yeni başlayan bir şirket ile 3 senelik bir şirketin değerleme yöntemleri yüksek ihtimal farklı olacaktır. Peki girişimin bulunduğu sektörün, ürünün, takımın etkisi bu değerleme koşullarında ne kadar etkilidir?

Öncelikle alışılagelmiş değerleme metodlarının startup’lar için ne kadar uygun olduğunu inceleyelim:

- Şirket değerlemesi için birçok farklı model kullanılabilir. Olgunlaşmış, geçmiş dataları bulunan ve hatta varlık satışında bulunmak isteyen şirketler için yapılan değerlemeler ciddi analizlere dayalıdır. Bu detaylı analizler arasından DCF (Discounted Cash Flow) yani İndirgenmiş Nakit Akışı Yöntemi en çok kullanılanlardandır. Bu yöntemde şirketin gelecek yıllardaki nakit akışları belirlenen indirgeme oranı ile bugünkü değerine getirilir ve elde edilen bu değer şirket değeri olarak kullanılır. Ancak, girişimler erken aşamada ise veya hızlı büyüme odaklı iseler nakit akışlarını etkileyen birçok faktörün tahmini değerleme aşamasında zor olacaktır. Ayrıca geçmiş yıllara ilişkin veri de çoğu zaman yoktur; o yüzden gelecek yılların tahminini de belirsiz datalar üzerine yapmak çok zordur.

- Bir diğer yöntem Favök çarpanı gibi şirketin var ise geçmiş ve gelecek operasyonel karlılığına bakılıp, piyasadaki diğer benzer şirketlerin çarpanlarına bağlı olarak bir değerleme metodu kullanılmasıdır. Bu çarpan sektörden sektöre değişir ve şirketin karlılık oranı, büyüme hızı, pazarın büyüme hızı gibi faktörlerden etkilenir. Ancak, girişimlerin yine geçmiş datalarının olmaması veya büyüme potansiyeline uygun olarak yatırım arayışında olduğu için bu metod da girişimler için çok kullanılabilir bir yöntem olmaktan çıkmaktadır.

Değerleme yöntemleri hakkında geçmiş datası olan, olgun şirketler için kitaplar dolusu yazılmıştır. Peki yeni başlayan veya büyüme aşamasında olan bir girişimin değerleme yöntemi nasıl olmalı?

Girişimlerin 6 ay sonraki finansallarını bile tahmin etmek sayısız varsayıma dayalıyken, gelecek nakit akış tabloları, FAVÖK’leri belirlemek ne kadar akıllıca olacaktır? O yüzden dünyada girişimlere olan merak, bireysel yatırımcılar tarafından arttıkça kurumsal olmayan ama hızlı ve çözüm getiren değerleme metodları ortaya çıkmaktadır.

Bunlardan biri ve bizim en sevdiğimiz model, “ScoreCard method” olarak bilinen Angel Capital Association’ın kurucusu Bill Payne tarafından geliştirilen, girişimlerin dünyadaki örneklerine bakılarak hazırlanan bir çeşit karşılaştırma metodudur. Şirkete en yakın global rakiplerin ilk yatırım turları (veya 2. evre yada 3.evre büyüklüklerine göre yatırım turları) listelenir. Medyan ile bir yatırım öncesi değerleme çıkartılır. Sonrasında ekip, pazar büyüklüğü, ürün, rekabet, ortaklıklar, ek yatırım ihtiyacı gibi konularda ağırlık belirlenir ve kendi şirketinizin bu bakımdan ne oranda daha iyi ya da daha kötü olduğu belirlenir. Ağırlık ve karşılaştırma oranları çarpılarak her başlık için bir faktör belirlenir. Faktörlerin toplamı ile ilk başta ortaya çıkan medyan çarpıldığında şirketinizin göreceli değerlemesine ulaşacaksınız (Kaynak: http://magazine.startus.cc/scorecard-pre-money-valuation-method-explained/)

Buradaki “göreceli” kelimesine dikkat etmenizi rica ederiz. Bu bakımdan, farklı değerleme yöntemleri ile de şirketinizi nasıl değerlendirdiğinizi hem kendinize hem yatırımcınıza kanıtlamanızı öneririz. 2. ve diğer sevdiğimiz model “Dave Berkus’s Checklist Method” olarak bilinen şirketin yetkinliklerine verdiğiniz ağırlıklı ortalamaya göre hesaplanan değerleme türüdür. Yatırımcıların özellikle girişimlerde aradıkları özelliklere bağlı olarak hızlıca değerlemelerini bulmalarında faydalı bir yöntem olarak bilinir. Takım, fikir, ürünün gelişimi ve korunumu, stratejik ilişkiler ve operasyonel durumu gibi şirketin bulunduğu seviyeye bağlı olarak toplamda 5 başlık olacak şekilde her başlığa 0 ile 500bin USD arası bir yatırım öncesi değer belirlenir. Şirketin seviye oranı ve ilgili her başlığın değerlemesi çarpılıp, gelinen toplam tutar şirketin değerlemesi olarak kabul edilir (Kaynak: http://blog.gust.com/248/)

Diğer bir yöntem olarak da beğendiğimiz Türkiye’de kimi girişim sermayesi fon şirketlerinin 3 yıl sonunda şirketin elde etmesi planlanan FAVÖK miktarına bakıp, onu çıkış yapabilecekleri tahmini bir çarpan ile çarpıp %45 gibi ciddi bir indirim oranı ile bugünkü değerine getirdiklerini biliyoruz.

Bu işlemleri kendi şirketleriniz için uyguladığınızda genelde şirketinizi hayal ettiğiniz nokta hep yüksek olacağı için (aksi taktirde bu işe başlamazdınız), sizin ayaklarınız biraz daha yere indirip, yatırımcı ile buluşabileceğiniz noktaya getirebilmek için ek bir yöntem daha var. Şirkete şimdiye kadar yaptığınız yatırımları toplayıp (çalışma saat ve normalde almanız gereken ücret dahil) şirketin yatırım öncesi değerini bulabilirsiniz.

Bizim önerimiz, birçok farklı model sonrası şirketinizin değerlemelerini alt alta yazın. Bir medyan çıkararak şirketin değerlemesini belirlemenizdir (yani 4 metod kullandınız: 1. Metot 1,8m USD yatırım öncesi değerleme; 2. Metod: 1,7m USD değerleme; 3. Metod:1,5m USD değerleme; 4. Metod 200KUSD değerleme. 1. ve 4. metod medyan sebebiyle kendilerini eler – en yüksek en düşük birbirini götürür. Geriye kalan 2 ve 3. metotların da ortalamasını alarak şirketin değerlemesini bulabilirsiniz)

Son olarak, biz her zaman ek olarak girişim dünyasında bir model daha olduğunu savunuyoruz. O da hissiyat. Ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu ve ne kadar şirket hissesini bu anlamda paylaşmak istediğinizi terazinin bir kefesine diğer kefesine ise hesaplarınız sonunda çıkan değerlemeyi koymanız lazım. Önemli olan, bu terazi ile çıkaracağınız değerler hep dengede kalsın. Aksi taktirde, biraz daha dayanmalı ve belki de daha iyi bir değerleme ile yatırımcılarla görüşmeye başlamalısınız.

Birinci bölümde kitlesel fonlama nedir; şu an mevcut yapıda neler oluyor; nasıl yatırımlar yapılıyor diye kısa kısa bilgiler verdik.

Kitlesel fonlamanın 3 ana modelinden bahsettik. Bağış, ödül ve hisse. Oysa borç vermeye dayalı ek bir model daha var. “Peer to peer lending” yani “taraflar arası borç” olarak isimlendirilen bu model, bir süre daha Türkiye’nin gündeminde değil. Ancak, pazar büyüklüğü ve ekonomiye katkısı çok yüksek bir model.  O yüzden, zaman içerisinde bu alanın da gündeme geleceğine inanıyoruz.

Bo

Dünya pazarına bakacak olursak, kitlesel fonlama bu 4 kategoride 2013 yılında toplamda 12 milyar USD büyüklüğündeyken, 2015 yılında 140 milyar USD büyüklüğe ulaşmıştır (Kaynak: Cambridge Centre for Alternative Finance industry). Bu pastanın en büyük dilimi 134 milyar USD büyüklüğü ile borç verme tarafına aittir.

2015 yılında 5,2 milyar USD büyüklüğü olan kalan 3 diğer kitlesel fonlama yönteminden (ödül, bağış ve hisse), hissenin 3 milyar USD hacmi bulunmaktadır. Diğer modellere göre sonradan başlayan hisse bazlı kitlesel fonlamanın yıllık büyüme oranı diğer modellere göre çok daha yüksektir, bu da kitlesel fonlamanın hisse bazlı taraftaki olumlu duruşunu ortaya çıkartmaktadır.

Türkiye’de ise henüz gelişmemiş bir pazar olan kitlesel fonlama, özellikle hisse bazlı fonlamayı regüle edecek olan kitlesel fonlama kanunu ile birlikte girişimlerin ve yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. Bu anlamda, sadece hisse bazlı model ile değil, ödül bazlı model ile de girişimciler neler yapabileceklerini keşfetmeye başladılar.

Bizler de Fongogo olarak, bizimle direk temasa geçen her bir girişimci ile tek tek modellerini telefonda konuşarak yada yüz yüze anlamaya ve kitlesel fonlamada nasıl yer alabileceklerine dair beyin fırtınaları yapmaya çalışıyoruz.

Her türlü sorularınız için, bizimle direk irtibata geçebilirsiniz.

Post Navigation