Sosyal Medya_Blog

Artık elimizde akıllıca kullanıldığında oldukça etkili olabilecek ve bizi başarıya götürebilecek pek çok araç var. Bunların en önemlilerinden biri de” sosyal medya”. Günümüzde etkisi günden güne artan ve tüm dünyaya yayılan sosyal medya dalgası insanlara cesareti aşılayarak kendini kendi sorunlarını veya düşüncelerini net ve açık bir şekilde ifade edebilmeyi ve bununla birlikte kimi zaman başarıyı da sunabiliyor. Aynı zamanda sosyal medya arkadaşlarımıza, ailemize ve hatta bir projeye ilgi duyması en muhtemel olan kişilere doğrudan erişim sağlayabiliyor. Böylece sahip olduğumuz sosyal çevremizle elimizde bulunan projemizi paylaşabilir ve hedefimizi gerçekleştirmede sosyal medyadan yardım alabiliriz. Şimdi gelin en popüler olan bazı sosyal medya uygulamalarına/platformlarına göz atalım.

İlk olarak Facebook ile başlayalım. Facebook hesapları aile ve arkadaşlarımızla her türlü içerik paylaşmamıza olanak sağlar, kamuya açık / şirketlerin Facebook sayfaları da reklamcılık sektörü ve markalaşma için oldukça önemlidir.

Twitter, sizinle benzer düşünen insanlarla bir araya gelerek düşüncelerinizi rahat bir biçimde ifade etmeye olanak sağlar.

Instagram ise görsel içerikli şölenler sunar ve büyük markalaşma için de yine önemli bir yardım paydasına sahiptir.

Tüm bu bilgiler ışığında elinizde bulunan bir projeyi paylaşmak ve büyük kitlelere ulaşıp gerekli kitlesel fonlama ve girişimcilik desteği elde edebilmeniz için Fongogo ailesi olarak vereceğimiz birkaç pratik adımı uygulamak yeterli :).

 

 BİR PROJEYİ BAŞLATMADAN ÖNCE;

Projeniz yayınlanırken paylaşılacak çok şey olduğu için, sosyal medya hesaplarınızdaki duyurulardan önceki hazırlıklarınız oldukça önemli. Bu sosyal ağınızı tutarlı ve etkili tutmanızı (ve paylaşımlarınızın göze hoş gelmesini de) sağlar. İlk olarak bir projeyi paylaşmadan önce sosyal ağınızı oluşturmaya başlayın. Bu topluluğun bir üyesi olun! Bu çok önemli, çünkü örneğin kimse yeni açılmış ve sadece 10 takipçisi olan bir twitter hesabına güvenip bir projeye fonlama desteği sağlamak istemez. Bu yüzden öncelikle yapacağınız işe önce kendiniz belli bir yatırım yapıp, insanlarla güvenilir ilişkiler kurduğunuzda, daha sonrasında kitlesel fonlama desteği talep ettiğinizde, bu topluluğun sizi ve dolayısıyla projenizi desteklemesi için daha fazla nedeni olduğunu göreceksiniz. Bize güvenin :)

Bir diğer önemli durumda önceden çeşitli veriler/bilgiler/gönderiler toplamak / yaratmaktır. İnsanlar görsel/video içerikli paylaşımları oldukça sever, bu yüzden markanızı/projenizi yansıtan videolar ve görüntüler sunduğunuzda projenize olan ilginin zaman içinde artış göstereceğini görebilirsiniz. Ayrıca bazı gönderilerin “son andaki ve güncel” bir gelişmeyle ilgili olabileceği için son anda bir gönderi hazırlamak yerine önceden sağlam bir içerik ve tasarımınızın olması hızlı bir şekilde projenizi duyurmanızı sağlayacaktır.

 

GÖNDERİLERİNİZİ PLANLAMA VE SUNMA 

Şimdi ise sosyal medya hesaplarınızı uygun bir şekilde kullanma ve planlamaya geçelim. Bunun için kendinize işinize yarayacak çeşitli sorular sorabilirsiniz. Öncelikle “Hangi sosyal medya platformlarını kullanmalıyım?” sorusuna cevap bulmak çok önemli. Yukarıda bahsettiğimiz gibi popüler olan sosyal medya uygulamalarının yanında daha adını bile bilmediğimiz birçok sosyal medya platformu var. Bu nedenle bu soru projenize en uygun platformları bulmak ve hedef kitlenizi oluşturmanıza yardımcı olacak temel bir sorudur.  Örneğin bir sanatçıysanız (bir fotoğrafçı, ressam, mimar vs.)  Instagram muhtemelen size en iyi hizmeti verecektir. Eğer bir müzisyenseniz, Facebook ve Twitter size oldukça yardımcı olabilir. Bu yüzden kitlenizi / topluluğunuzu doğru platformlarda oluşturun ve bu platformlarda varlığınızı geliştirin. Aynı anda birkaç farklı platforma odaklanabilir ve projeniz için gönderiler sunabilirsiniz. Ancak genel itibariyle size sunduğumuz bu üç platforma odaklanmak ve bunları iyi kullanmak oldukça işinize yarayacaktır. Çünkü bundan daha fazla platformda bulunmak ve aynı anda hepsini etkili kullanmaya çalışmak hem oldukça yorucu hem de zaman içerisinde bazılarını ihmal etmenize de neden olabilir.

Bir diğer önemli soru ise gönderilerimi ne sıklıkla sunmalıyım? Bunun için de uygun sosyal medya platformlarını kullanmak oldukça etkilidir. Örneğin; Instagram her gün birden çok görsel içerikli gönderiler için uygunken, Twitter her gün birden fazla yazı içerikli gönderiler için daha uygundur.

Siz de projenizin içeriğine uygun platformlarda her gün çeşitli paylaşımlar yaparak sosyal medyanın gücünden yararlanmaya şimdi başlayın.

KAYNAKÇA

https://blog.pozible.com/why-social-media-is-crucial-to-crowdfunding-success-97662bc32e4d

https://www.google.com/search?q=facebook&sxsrf=ACYBGNQ2mIWV61fqIRo-4jiYTxraPZ8UnA:1574763573010&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwi_k_-604fmAhWTo3EKHURFCS0Q_AUoA3oECA4QBQ&biw=1366&bih=657#imgrc=FsVgpItKR9679M:

https://www.google.com/search?q=TW%C4%B0TTER&sxsrf=ACYBGNTUzUueGqwK3LqydVTaZja3Ifffcg:1574764200603&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwjnqqDm1YfmAhUWEcAKHdT7CigQ_AUoA3oECBIQBQ#imgrc=PJ1pHrTW8N0QiM:

https://www.google.com/search?q=instagram&sxsrf=ACYBGNQWbm2-wTerezyb0ZZL7OKYYZT5vA:1574764321603&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiyzfmf1ofmAhUMLsAKHZ9lAlEQ_AUoA3oECA4QBQ&biw=1366&bih=608

https://www.google.com/search?q=SOSYAL+MEDYA+G%C3%96NDER%C4%B0S%C4%B0&sxsrf=ACYBGNRzzH3L3u7Qt6hhErWm_Uf6pH0CYA:1574764553126&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiu1qyO14fmAhU78uAKHSkVCYsQ_AUoAXoECAwQAw&biw=1366&bih=608#imgrc=dhfXe2nHV2yexM:

https://www.google.com/search?q=SOSYAL+MEDYA+G%C3%96NDER%C4%B0S%C4%B0&sxsrf=ACYBGNRzzH3L3u7Qt6hhErWm_Uf6pH0CYA:1574764553126&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiu1qyO14fmAhU78uAKHSkVCYsQ_AUoAXoECAwQAw&biw=1366&bih=608#imgrc=x40KFwMjDKXDHM:

 

 

Kadınların hayatın her alanında yüksek başarılara imza atabilecekleri yadsınamaz bir gerçek! Sadece başarılı olmakla kalmayıp, sosyal fayda da sağlayan kimi seçtiğimiz kadınları sizlere ilham olması açısından anlatmak istedik. 

İlk olarak ‘Fongogo’ platformu ile geçmiş dönemlerde başarıya ulaşmış bir kadın girişim projemizden örnek vermek istiyoruz:

 

PUDUHEPA VE KIZ KARDEŞLERİ

Renan_Puduhepa

Renan Tan Tavukçuoğlu,  Anadolu topraklarında doğmuş Puduhepa adlı bir Hitit Kraliçesinden ilham alarak,yine bu topraklarda doğmuş ve büyüyen pek çok kız çocuğuna kadınlarımızın başarı öyküleriyle örnek olmak ve  kendilerine güvenen bireyler olarak büyümelerine destek olmak amacıyla yola çıktı. Proje kapsamında Puduhepa’yı daha sonra da Anadolu’daki kız kardeşlerini temsil eden  birbirinden güzel  bebekler büyük bir emek ve özveriyle hazırlandı.Projenin geliri de TOÇEV aracılığıyla yine kızlarımızın eğitimine destek olarak geri döndü. Ayrıca, proje bez bebekleri biçen, diken, dolduran, işleyen kadınlara, evlerinde istihdam sağlayarak büyük bir iş ve dayanışma gücü de oluşturmuş oldu.

 

Şimdi de sizlere oldukça etkilendiğimiz , ilham ve cesaret alabileceğiniz çeşitli global kadın girişimci başarı öyküleri sunmak istiyoruz:

 

Ria Sharma – Make Love Not Scars 

Henüz Leeds Üniversitesi Sanat Fakültesinde bir öğrenciyken izlediği Sevgiyi ararken (Saving Face) adlı bir filmden oldukça etkilenen Ria Sharma bunun üzerine asitli saldırılarına uğrayan ve yaşam mücadelesi veren mağdurlara yardım etmek için harekete geçer.Üniversitedeki profesörlerinden de büyük destek alarak, projesinin bir parçası olan belgesel hazırlığında iken bazı mağdurlarla tanışmak için Bangalore (Bengaluru) ‘ye gider. Çok geçmeden  bu proje  “Make Love Not Scars”adında büyük bir devrime dönüşür.Ria Sharma’nınliderliği altında, bu proje büyük bir farkındalık yaratır, bu süreçte mağdurların tedavisi için para toplanır ve hatta asit saldırılarına ilişkin yasaların uygulanması ve değiştirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunulur.

 

Mahita Fernandez  “Feed Your Neighbour”

Mahita’nın başarı öyküsünün çıkış noktası oldukça ilginç… Bir gece  acıktığı için uyanan Mahita herkesin kendisi gibi şanslı olmadığının farkına varır, açlık yaşadığı zaman mutfağa gidip karnını doyurabilme ayrıcalığına sahip olmayan insanların varlığını düşünür ve bu durum, “Komşunu Besle” (Feed Your Neighbour) hareketinin ortaya çıkmasını sağlar.Facebook’ta başlayan  “Komşunu Besle” hareketi ile birlikte, gönüllü bireyler çeşitli festivallerde yemek pişirmeye başlar ve zamanla bu konsept, açlık çeken birçok insanın karnını doyurabilmesini sağlayarak bir mucizeyi doğurur. Böylece Mahita binlerce insanın hayatına dokunmuş olur..

 

Shaheen Mistri “Teach for India”

Shaheen Mistri, Hindistan İçin Öğret (Teach for İndia) hareketinin kurucusu. Birçok parlak gencin üniversiteye girmesini sağlayarak eğitim eşitsizliğini ortadan kaldırma hareketinin öncüsü oldu ve böylece ulusal ve global çapta büyük başarılara imza attı. Düşük gelirli ailelerin çocuklarının potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak için hayatı boyunca çabaladı. Shaheen, doğru fırsat verildiğinde her çocuğun harika şeyler başarma gücü olduğunu ve küçük adımlardan nasıl büyük mucizeler doğduğunu gözler önüne serdi ve sermeye de devam ediyor …

 

Belki de “Fongogo” platformu ile ulusal ve hatta global düzeyde önemli başarılara imza atan, kendinizin ve başkalarının hayatına ışık tutan bir diğer kadın girişimcimiz “siz” olursunuz. Yeterki içinizdeki ışığa odaklanın. Neden biraz cesaret, azim, inanç ve en önemlisi “harekete geçme” potansiyelinizle bir diğer gururumuz siz olmayasınız?

Kaynak:

https://www.facebook.com/dijitaltopuklar/photos/a.881367615345378/1172744802874323/?type=3

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ_DAPrAtgtXipkQxP3ecN08a6h_n06oeUERHaKyw1B4g6iiaH4mQ&s

http://www.thebetterindia.com/wp-content/uploads/2016/01/bhhok-mitao-5.jpg

http://womennow.in/ria-sharma-battles-acid-attacks-in-india/

Kaynak: https://cemkafadar.net/2018/07/13/bugun-is-dunyasi-uzerine-kisa-bir-degerlendirme/

Kaynak: https://cemkafadar.net/2018/07/13/bugun-is-dunyasi-uzerine-kisa-bir-degerlendirme/

İş dünyasının stresi, girişimciliğin sebep olduğu bazı olumsuzluklar derken bazen insanlarla iletişim kurmakta zorlandığınızı düşünüyorsanız endişelenmeyin. Herkes aynı değildir, bu nedenle herkesle aynı şekilde iletişim kuramayabilir, herkesle anlaşamayabilirsiniz.

İş hayatınızın büyük bir bölümünü kapsayan insan ilişkilerinde kolaylıkla anlaşılır ve ikna edici bir insan olmanız için gereken özellikleri, sizler için 3 maddede toparladık :

1-     Önce Anlamaya Çalışın, Sonra Anlaşılmaya

Doğamız gereği, birini ya da bir olayı anlamaya çalışmaktan önce, anlaşılmak isteriz. Çoğu insan karşısındaki kişiyi anlamak için değil, cevap vermek için dinler. Konuşan kişiye kendini anlatmak, kendi hikayesini ya da şikayetini aktarmak için “dinliyor” görünümünün altında cevap vermeyi bekler. Anlaşılmayı beklemekten önce anlamaya çalışmak, sizi ön yargılarından ve egolarından uzak, yardım etmeye hazır bir insan olarak göstereceğinden, karşı tarafta güven uyandırırsınız ve güven, birçok başarının anahtarıdır.

2-     Sinerji Yaratın

Farklılıklar bazı insanları korkutur. Başkalarından farklı olmak ya da birinin diğerlerinden farklı hareket etmesi, olmaması gereken bir şeymiş gibi hissettirir. Fakat sinerji dediğimiz uyum, farklılıklarla beslenir. Herkes aynı olmak zorunda değildir. Herkes aynı düşünmek zorunda da değildir. Bu nedenle, aynı amaç ya da aynı görev  için birlikte hareket ettiğiniz insanları, çevrenizdeki farklılıkları bir arada sevin. Kendi sinerjinizi yaratın.

3-     Kendinizi Yenileyin

Yenilik ve değişim, insan doğasının engellenemez döngüsüdür. Zaman akıp giderken koşullar değişir, çevremizdeki insanlar değişir, işimiz değişir, kararlarımız, fikirlerimiz değişir. Biz değişiriz. Bu süreçte önemli olan nokta ; kendinize olan saygınızı yitirmeden yenilenmektir. Sürekli okuyarak, iyi olduğunuz bir alanda üretkenlik göstererek, spor yaparak, hiç görmediğiniz yerlere seyahat ederek, sadece sizinle aynı fikirde olan değil, aynı zamanda farklı fikirlere sahip insanlarla da iletişim kurarak kendinizi yenileyebilirsiniz. Yenilenmek, iş dünyasında size başarıların kapısını açacağı gibi ruhunuza da iyi gelecektir.

 

2 hayalperest, hayallerine giden yolda tecrübelerini Kitlesel Fonlama Hikayeleri kitabında paylaştılar.

Perçin İmrek, 32 yaşında, girişimci, konuşmacı, 70 ülke gezen bir seyyah, yazar, TEDX konuşmacısı ve İngilizce öğretmeni. Kitlesel fonlamada Fongogo’da 4 kere proje açıp, başarılı olmuş biri olarak kitlesel fonlamaya başvuran birinin sürecini başından sonuna kadar, kendi tecrübeleri doğrultusunda bu kitapta paylaşıyor.

Burak Kartal, Polis memurluğundan, Fongogo’da proje koordinatörü olarak çalışmaya, sonrasında kendi girişimi Türkiye’nin ilk bilim odaklı Çocuk ve Genç Kuluçka Merkezi olan Fikir Değirmeni kuruculuğuna kadar çok renkli tecrübeleri barındıran biri. Kitabın teknik tarafında Burak, platformlara başvuranların beklentileri, kitlesel fonlamada dikkat edilmesi gereken hususlar ve yapılan hatalardan bahsediyor.

Türkiye ve Global’de en iyi platformlar, her birinin avantaj ve dezavantajları, misafir yazarlardan kitlesel fonlama hikayeleri, ve yeni mevzuat ile birlikte girişimcilere online ve halka açık yatırım fırsatı sunan Hisse Bazlı kitlesel fonlama yasasının detaylarını da bu kitapta görmekteyiz.

Kitapta yok yok J Kitlesel fonlamanın Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına ve birçok kişinin hayallerine cevap olabilmesi anlamında önemini daha çok kişinin anlayıp, kullanması ve desteklemesi için bu kitabın önemi bizim için de çok fazla. Kendilerine bu blog yazısı ile ayrıca teşekkürü borç biliriz.

Kitlesel Fonlama Hikayeleri

gorselhttps://www.freepik.com/free-photo/women-holding-linkedin-logo_3682511.htm

2019 istatistiklerine göre LinkedIn’de toplamda 30 milyondan fazla şirket profili var. Bunun yanında LinkedIn potansiyel müşterilerinize ulaşma konusunda Twitter ve Facebook’tan neredeyse 3 kat daha etkili.

Bugün sizlere LinkedIn sayfanızın etkisini artırabileceğiniz 4 ipucundan bahsedeceğiz.

 

1) SEO’nuza Dikkat Edin

gorsel

SEO’su iyi olan bir LinkedIn profili sunduğunuz ürün ve servislerin online görünürlüğünü basit adımlarla artırabilir.

- Profil açıklamanızda işinizi en iyi anlatan kelimeleri ve tanımları kullanın.

-Profilinize blogunuz, websiteniz gibi linkleri ekleyin.

-Düzenli olarak anlamlı ve alakalı içerikler paylaşın.

2) İlgi Çekici Bir Profil Hazırlayın

gorsel

İnsan beyni resimleri kelimelerden 60 bin kat daha hızlı işleme aldığından dolayı şirket profilinize fotoğraf eklemeniz size %94 daha fazla görüntülenme sağlayacaktır.

Arka plan fotoğrafınızı da dönemsel promosyon kampanyalarınıza uygun bir görselle tamamlayabilirsiniz.

 

3) İçerik Paylaşın

gorsel

Şirket profilinizde düzenli olarak (haftada 2-4 paylaşım arası) içerik paylaşmanız potansiyel müşterilerinize karşı şirketinizin güncel ve aktif bir görünüme sahip olmasına yardımcı olacaktır. Sadece LinkedIn için değil diğer tüm sosyal medya platformlarında görünür ve aktif olmak günümüz şirketleri için olmazsa olmaz bir pazarlama yöntemi.

LinkedIn’de oluşturulan içerikler her hafta 9 milyar etkileşim alıyor. LinkedIn’in 500 milyondan fazla kullanıcısının sadece 3 milyonunun her hafta paylaşım yaptığını düşündüğümüzde, içeriklerinizi düzenli olarak paylaşmak platformda bir adım öne geçmenize yardımcı olacaktır.

 

4) İçeriklerinize Stratejik Hashtagler Ekleyin

gorsel

LinkedIn kullanıcıları platformda farklı endüstrilere özel hashtagler kullanarak arama yapabiliyor. Platform kullanıcılarına maksimum 200 adet hashtag kategorisi sunuyor.

Hashtaglerinizi, konum bazlı olarak, potansiyel müşteri kitlenizi ilgilendirecek şekilde, influencerların dikkatini çekebilecek şekilde veya onlarca farklı yöntemden birini kullanarak seçebilirsiniz.

Kaynak

 

Girişimcilikte hata yapmak her aşamada oldukça olağandır. Ancak bu hataların birçoğu önceden deneyimlenmeyen durumlardan dolayı ortaya çıkar. Bu yazımızda ilk defa girişim kuran insanların sık yaptığı 4 hatadan bahsedeceğiz.

 

1) Yapıcı Eleştirileri Kabul Etmemek

gorsel

Girişimciler, yatırımcılardan veya potansiyel müşterilerinden gelen yapıcı eleştirileri ve geri dönüşleri hoşgörüyle kabul etmelidir. İlk defa kendi işini kuran girişimciler çoğunlukla negatif eleştirileri olumsuz bir yargı olarak algılarlar. Ancak bu geri dönüşler girişiminizin erken aşamalarında ürününüze ve çözümünüze yönelik geliştirebileceğiniz yönleri ortaya çıkarır.

 

2) Fazla Hızlı Gitmek

gorsel

Girişimlere verilen tavsiyelerin çoğu ilk olmak, hızlı gitmek, pazara ilk çıkmak ve hızlı yatırım almaktır. Her ne kadar bazı durumlarda bu doğru olsa da ilk girişiminizde önünüzdeki seçenekleri yanlış değerlendirme ihtimaliniz de oldukça fazladır. Pazara kendi alanınızda ilk çıkan girişim olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmayabilir. Sizden önce pazarda var olan bir rakibinizin hatalarını ve güçlü olduğu yönlerini görüp daha dikkatli ilerleyebilirsiniz.

3) Pazar Riskini Umursamamak

gorsel

 

Pazar riskini umursamamak girişimlerin başarısız olmasında tek başına en büyük sebeplerden biridir. Çoğu girişimci teknoloji platformlarını mükemmelleştirmeye zaman harcıyor. Ancak çoğu zaman bunu oluşturdukları platformların talep edilen ve sürdürülebilir bir değer olduğunu test etmeden yapıyorlar. Max Finger ve Oliver Samwer’in “Amerika’nın En Başarılı Girişimleri: Girişimciler için Dersler” kitabında açıkladığına gibi: “Birçok girişim bir çözüm arayan teknolojilerine veya ürünlerine oldukça fazla para yakıyor.”

Girişiminizi başarısızlığa uğratabilecek şey ürününüzün sorunlarıyla alakalı değil çoğunlukla pazar hakkındaki yanlış öngörülerinizden oluşacaktır. Yazarların değindiğine göre 6 ayınızı potansiyel müşterilerinizle konuşup ihtiyaçlarınızı anlayıp fikrinizi valide etmeye harcamalısınız.

4) Tohum Yatırım Almayı Abartmak

gorsel

Çekirdek bir tutarda yatırım almak sanıldığı kadar büyük bir başarı değildir, girişimcilerin bu tutarları edindiklerinde fazla kutlanması ve abartılması yanlıştır. Çok az sayıda girişim ancak doğru yatırımcıların girişimlerinde yer almalarından dolayı başarıya ulaşabiliyor.

Yatırım aldığınız kişilerin veya yatırım fonlarının sizin vizyonunuzla uyuşması oldukça önemlidir. Dolayısıyla görüştüğünüz ilk yatırımcıdan aldığınız teklifi bu faktörleri göz önünde bulundurmadan kabul etmek yanlış bir karar vermenize yol açabilir.

Kaynak

 

Kitlesel fonlama bugün neredeyse geleneksel fonlama yöntemleri kadar yeni projelere yardım ediyor. Daha ötesinde kitlesel fonlama platformları aracılığıyla adını duyurmuş daha sonra milyon dolarlık işler haline gelmiş başarılı projeler var. Bugün arkalarında başarılı girişimcilerin olduğu milyon dolarlık işler haline gelmiş kitlesel projelere bakacağız.

 

1) Oculus Sanal Gerçeklik Kiti

gorsel

2014′te Facebook’un Oculus’u 2 milyar dolara satın almasından sonra kitlesel fonlama platformları aracılığıyla başarıya ulaşan en büyük şirketler arasına girdi. Palmer Luckey, Oculus’u ailesinin garajında ek iş olarak başlattı. Aslında lise yıllarından beri sanal gerçeklik deneyimine sahipti. Sonrasında bu sanal gerçeklik kitini USC’da mühendis olarak çalışırken geliştirmeye başladı. Tam da bu zamanlarda kitlesel fonlama projesini başlattı.

2012′de başlatılan kampanya, hedeflenen 250 bin doları aşıp 2.4 milyon dolar destek topladı. 2014 yılında ise ürünün halen prototip olmasına rağmen Facebook şirketi 2 milyar dolara satın aldı. Palmer’ın bu başarısı o dönemde bu teknolojiyi geliştirmeye çalışan dünya devleriyle yarışacak düzeyde olmasına bağlanıyor.

 

2) SkyBell Video Kapı Zili

gorsel

30 günlük kitlesel fonlama kampanyasında 600 bin dolarlık bir destek toplamayı başaran SkyBell, kapının önündeki kişinin görüntüsünü ev sahibinin cep telefonuna gönderen bir proje.

Andrew Thomas’ın öncülük ettiği bu kampanya tarihin en erken kitlesel fonlama başarılarından biri olarak da biliniyor. Andrew, kampanya başladığında başka bir firmada tam zamanlı olarak pazarlama danışmanlığı yapıyordu aynı zamanda kampanyada ortağına yardım ediyordu.

Ancak tüm bu sıkı çalışmalarının meyvesini topladılar. Kampanyanın ilk günlerinde bile Engadget ve TechCrunch gibi mecraalar projeye sayfalarında yer verdi. O zamandan beri SkyBell, piyasadaki en popüler akıllı ev cihazları arasında yerini aldı.

 

3) Kaybolan Eşyalarınızı Bulan “Tile”

gorsel

Tile, telefon, anahtar gibi eşyalarınızı Bluetooth bağlantılı bir cihaz ile bulmanızı sağlayan bir fikir olarak ortaya çıktı. Projenin kurucuları Santa Barbara’da tam zamanlı bir işte çalışırken tanışıp kısa süre sonra işlerini bırakıp Tile üzerinde çalışmaya başladılar.

Kitlesel fonlama kampanyaları ise 24 saat içerisinde 200 bin dolar olan fonlama hedefini aşarak, kampanya tarihi bittiğinde toplamda 2.6 milyon dolar destek toplamayı başardı.

Kurucular, kampanyayı başarıya ulaştırmak için sosyal medyayı, yüksek kaliteli video içeriklerini ve email pazarlamasını kullandılar. Günümüzde ise Tile, insanların ürünlerini severek kullandığı birden fazla ürünü protfolyosunda bulunduran bir şirket haline geldi.

 

4) Kablosuz Kulaklık “Bragi”

gorsel

Bragi kitlesel fonlama kampanyası boyunca 3.4 milyon dolar destek toplayarak günümüzde milyon dolarlık bir şirket haline geldi. Öncesinde birkaç başarılı üründe de imzası olan projenin mucidinin öğrenimlerinden yola çıkarak Bragi’yi başarıya ulaştırdılar.

Nikolaj Hviid, projede çalışmaya başladığı zamanlarda hali hazırda bir tasarım ajansında genel müdür olarak çalışıyordu.

Hviid, kampanya sırasında direkt olarak potansiyel müşterileriyle konuşarak onların bir kulaklıktan tam olarak ne beklediklerini ve günümüzdeki diğer ürünlerin sağlayamadığı unsurları öğrenmeye çalıştı.

 


Kitlesel fonlama ile harika fikirlerinizi müşterilerinizle buluşturabilirsiniz. Hatta devamında sürdürülebilir bir iş haline getirebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz insanların da kanıtladığına göre sıkı çalışmayla, yaratıcılıkla ve adanmışlıkla her şey mümkün.

Kaynak

 

gorsel

 

 

Günlük alışkanlıklarımız ve davranışlarımız hayat rutinimizi belirleyen en önemli faktörler. Sabah vaktinde kalkıp işe gitmek, belirli bir saatte öğle yemeği yemek, eve dönüp uyumak ve aynı döngüyü sürekli devam ettirmek takdir edersiniz ki alışılagelmiş bir rutin. Ancak bazı başarılı girişimciler bu günlük rutinlere ekledikleri yeni alışkanlıklarla daha verimli ve mutlu hissettiklerini söylüyorlar. Bugün o rutinlerden birkaçına birlikte bakacağız.

1) Günün En Zor İşiyle Başlamak

gorsel

“Kurbağa yemek” olarak da bilinen bu rutin size diğer işlerinizin kolay geldiğini hissettirecektir. Ayrıca bir şeyler başarmak için ihtiyacımız olan dopamin hormonunun vücudumuzda salgılanmasını sağlar. Zor görevler hakkında bahane uydurup ertelemenizi engeller.

2) Klişe ama gerçek: Okumak

gorsel

Başarılı girişimciler alanlarında daha bilgili olmak ve gündenden haberdar kalmak için günlerinin bir kısmını mevcut trendleri, konseptleri ve finansal gelişmeleri okuyarak geçiriyorlar. Hatta Dünyanın en zengin insanlarından biri olan yatırım fonu yöneticisi Warren Buffet gününün %80′ini okuyarak geçirdiğinden bahsediyor.

3) Meditasyon Yapmak

gorsel

Fiziksel sağlığımızı korumaya dikkat ettiğimiz kadar akıl sağlığımıza da en az fiziksel sağlığımız kadar önemsemeliyiz. Meditasyon stresi ve aksitiyeyi azalttığı gibi odaklanmaya ve verimli çalışmamıza da yardımcı oluyor. Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey, mutlaka her sabah 5.00′te kalkıp meditasyon yaptığından bahsediyor. Ayrıca meditasyon yapmanıza yardımcı olacak yerli girişimcilerimizden Meditasyon uygulamasını da kullanabilirsiniz.

4) Takvimi Tek Bir Yerde Tutmak

gorsel

CA Creative’den Alexandra Weiss; işlerinizi ve planlarınızı telefon, laptop veya bir defterde ayrı ayrı saklamaktansa hepsini tek bir yerde toplamanız yararlı olacağından bahsediyor. Bu yapacağınız işleri gözünüzün önüne serer ve zamanı daha iyi yönetmenizi sağlar. Takviminizi saklamak için kendinizi en rahat hissettiğiniz aracınızı kullanın. Günün her saatinde yanınızda taşıyabileceğiniz ve kontrol edip değişiklikler yapabileceğiniz kadar esnek bir formda olmasına özen gösterin.

5) Bonus: Güne Gerçek Bir Gazete Okuyarak Başlamak

gorsel

Diğer maddelerin yanısıra daha değişkenlik gösteren bu alışkanlıktan Tophatter’ın Genel Müdür Yardımcısı şöyle bahsediyor: “Gününün çoğunu internette ve dijital medyayı takip ederek, bilgileri bu yollardan edinen biri olarak, güne her zaman 15 dakika gerçek bir gazete okuyarak başlarım. Bu size günün erken saatlerinde internet gazetelerinde olduğu gibi reklamlardan, rahatsız edici içeriklerden uzak tutar. Daha işe başlamadan güne temiz kafayla başlamış olursunuz.”

 

İstatistiklere göre teknoloji tabanlı girişimlerin ilerleyen yıllarda ancak %10′unun hayatta kaldığını biliyoruz.

Bu başarısızlıkların girişimlere ve girişimcilere göre çeşitli sebepleri olsa da CB Insights’ın yaptığı araştırma bize bu başarısızlıkların aslında çoğunda ortak sebepler olduğunu gösteriyor. Bu yazımızda girişimlerin başarısız olmasının en büyük 5 sebebini inceleyeceğiz.

 

5) Fiyatlandırma/Gider Sorunları

gorsel

 

Fiyatlandırma girişim başarısını konuştuğumuzda karşımıza çıkan en ince sanatlardan biri oluyor. Genellikle sunulan ürün veya servislerin sunulan fiyatı masrafları karşılamak için ideal ancak iş büyümeye ve daha fazla müşteri çekmeye gelince bu rakam bize istediğimiz karı vermeyebiliyor.

Dünya’nın en ünlü girişim hızlandırıcılarından Y Combinator’ün portfloyo girişimi olan Delight IO adlı girişim bu konuda yaşadıkları sorunu şu şekilde özetliyor:

“En pahalı aylık abonelik paketimiz 300 dolardı. İhtiyacı olan müşteriler asla fiyat konusunda şikayet etmediler. Normalde fiyatı kayıt kredilerinin sayısına göre çıkarıyorduk. Müşterilerimiz kayıtların uzunluğu hakkındaki kontrollerini kaybettilerinde, çoğu kredilerini limitlerine kadar kullanmayı tedbir edindiler. Planların biriken kayıt sürelerine göre belirlenmesi hem bize mantıklı geldi hem de abone olan insanların sayısından bunu anlamıştık.”

 

4) Rakibi Karşı Pazarda Yenik Düşmesi

gorsel

 

Bir fikir trend haline geldiğinde veya pazar uyumunu yakaladığında bu alana pek çok nişten girmek mümkün oluyor. Ancak pazardaki diğer işlere karşı olan yoğun dikkat sağlıklı olmadığı gibi, rakipleri yok saymak da istatistiklere göre 5′te 1 oranda girişim başarısızlığının temelini hazırlıyor.

 

3) Bu İş İçin Doğru Takımın Olmaması

gorsel

 

 

Farklı yetenek setlerine sahip karışık bir ekip yapısı girişimin başarısında kritik bir rol oynuyor. Başarısız olan girişim kurucularının başarısızlıkları hakkında kurdukları en yaygın iki cümle:

“Keşke başlarken bir teknik ortağım olsaydı.” ya da “Keşke girişimin iş elementleri kısmını sevvip çalışacak biri olsaydı.” oluyor.

Standout Jobs adlı girişimin başarıszlık sebebini açıkladığı konuşmada:

“Kurucu takımımız kendi başına bir prototip çıkaramıyordu. Bu bir hataydı. Eğer bir kurucu takım dışardan çok az bir destekle kendi içinde bir prototip çıkaramıyorsa bir girişim kurmamalılar. Biz girişimimize para yerine hisse opsiyonuyla katılacak kurucu ortaklar alabilecek durumdaydık ancak yapmadık.” şeklinde bahsediyor.

 

2) Nakit Paranın Bitmesi

gorsel

 

Para ve zaman sınırlıdır ve oldukça dikkatli harcanmalıdır. Parayı neye ne kadar harcamalıyız’ın doğru cevabı girişiminizin hayatta kalmasını verilere göre %30 ihtimalle artıracaktır.

Flud adlı girişimin bahsettiklerine göre paranın bitmesi genellikle ürün pazar uyumunu bulmak veya başarısız pivot denemeleri gibi diğer başarısızlık sebepleriyle de bağlantılı.

“Girişimimizin batma sebebi aslında daha fazla yatırım alma ihtimalimizin kalmamasıydı. Tüm söylenenlere ve verilere rağmen en zor kısım olan ürün/pazar uyumu arayışımızda (ve bunu paraya dönüştürmemizde) en sonunda tüm paramız bitti.

 

1) Pazar İhtiyacının Olmaması

gorsel

 

Girişimlerin %42′sinin başarısız olma sebebi diğer sorunları çözememekten öte, kurgulanan çözüme pazarın ihtiyacının olmaması oluyor.

Patient Communicator’ın bahsettiğine göre:

“Fark ettik ki, hiç müşterimiz yoktu çünkü kimse bizim sunduğumuz çözümle ilgilenmiyordu. Doktorlar daha fazla hasta istiyorlardı, daha verimli bir ofis değil.”

Treehouse Logic adlı girişim daha genel bir konseptte açıklayarak:

“Girişimler pazardaki bir sorunu çözmedikleri zaman başarısız oluyorlar. Biz uluslararası düzeyde ölçeklenebilir bir çözüm üretebilecek genişlikte bir sorunu hedef almıyorduk. Mükemmel bir teknolojimiz, alışveriş davranışları üzerine iyi bir verimiz, yeterli kadar ekspertizimiz ve mükemmel danışmanlarımız vardı ancak pazardaki bir acı noktasını ölçeklenebilir bir yoldan çözebileceğimiz bir iş modelimiz yoktu.” şeklinde bahsediyor.

 

 

 

 

 

 

jackma

AliBaba Group şirketinin kurucusu 54 yaşındaki Jack Ma Çin’in ve Dünya’nın en zengin insanlarından biri. Dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden birini kuran Jack Ma’nın doğumunda zengin bir babası ve iyi bir eğitim alma şansı yoktu.

Ancak Jack Ma’nın azmi bugün ona bazılarının “Asya’nın Bill Gates’i” demesine yol açtı. Jack Ma bu benzetmeye karşılık: “Bill Gates ile benim son derece çekici insanlar olmamızdan başka bir ortak yönümüz bulunmuyor.” cevabını verdi.

Bugün Jack Ma’nın çıkıp başarıya ulaştığı uzun yolda öğrendiği girişimcilere tavsiyelerinden altın değerinde 4 tanesine yer vereceğiz.

1) Mükemmel bir girişimci her zaman pozitiftir

Jack Ma girişimcilerin karşılaştıkları can sıkıcı kötü olayları umursamayıp her zaman olaylara pozitif bakması gerektiğini tavsiye ediyor.

Ma: “Pozitif olmalısınız, her zaman. Mükemmel bir girişimci gelecek için umutlu ve pozitif olan girişimcidir. Kendinize hangi problemi çözebileceğinizi ve diğerlerinden nasıl farklılaştığınızı sormalısınız.”

Pozitif olmanızı sağlamanın bir yolu kendinize neden aynı şeyi yapan herkesten daha iyi yapabileceğinizi sormanızdır, diye sözlerine ekledi.

2) Etrafınızda bulunan insanlar her şeyi değiştirir

Başarı kişisel değil bir takım işidir. Etrafınızda sizin gibi hayallerine ulaşmak isteyen insanları bulundurmak hedeflerinize ulaşmanız için ilk adım olabilir.

Jack Ma: ” Sizinle birlikte birlikte çalışacak bir grup insan bulmalısınız. Bu insanlar sizinle aynı vizyona inanmalı. Ve bu insanlar size bu bir iş olduğu için katılmamalı. Hayallerinize inandıkları için, vizyonunuza inandıkları için katılmalılar.”

Ma ayrıca bu sözlerine: “Dünyadaki en iyi insanları bulmak zorunda değilsiniz. Takımınızı eğitin, birlikte çalışın ve takımınız da sizi eğitsin.” diye ekliyor

 

3) Fedakarlık yapmanız gerektiğinin farkına varın

Ma, girişimcilere girdikleri yolda başarının sandıkları kadar kolay olmadığını hatırlatıyor.

“Ne kazanacağım diye düşünmeyin. Ne verebilirim diye kendinize sorun. 3 yılda mı 10 yılda mı kazanacaksınız? Eğer mükemmel bir fikriniz varsa 10 yıla hazırlanın. Eğer bir yılda kazanırsanız, şanslısınız demektir. Ancak çoğu insan aynı fırsata sahip değil.”

“Asla bir ay sonra kazanacağım, seneye kazanacağım diye düşünmeyin, bu imkansız. Ancak ne zaman bırakmazsanız o zaman bir şeyler kazanmaya başlayacaksınız.”

AliBaba’yla ilgili de şu tecrübesini paylaşır: “İlk aldığımız yatırım 18 kişiden alınan 50 bin dolardı. 50 bin doların 10 ay yeteceğini düşünüyorduk. Hatta harcağımız tüm kuruşları hesaplamıştık, ancak o para 4 ay yetti ve neredeyse iflas ediyorduk.”

4) Trend olan şeylere odaklanmayın

Jack Ma: “Girişim kurucuları özellikle genç olanlar kolayca gündemin trendlerine kanabiliyorlar. Asıl olan, girişimci bugünün ne moda olduğuyla değil uzun vadeli planlarına odaklanmalı. Alibaba’nın başarılı olmasının tek sebebi internetin her yere yayılmış olmamasıydı.” der.

“E-ticaret ilgi çekici değildi. Kimse inanmıyordu ancak biz inanıyorduk. Diğer insanların ne dediklerini umursamadık. Burda bir gelecek olacağını ve insanlara yardım edebileceğimizi düşündük ve başladık.”

Post Navigation