kitlesel fonlama fayda

  • Topluluk Oluşturmak

Topluluk ile yani potansiyel destekçilerine kampanyanı başlatmadan önce ulaşmaya başlamalısın.Böylece onları fikrine ve projene hazırlayabilir, iletişimini güçlü tutabilir ve gereken desteği alabilirsin.

  • Ödüller Önemli

Kitlesel fonlama destekçilerine , destekleri karşılığında vereceğin ödüllerin seçimi çok önemli.Ödül gerçekten sahip olmak isteyecekleri bir ayrıcalık olmalı.Ayrıca ödülün teslim süresini hesaba katmalı ve yapabileceğin sözler vermelisin.Eğer sunduğun ödül yeterince iyiyse bu kampanya başarını arttırır.

  • Neden Bunu Gerçekleştirmek İstediğine Hikayende Yer Ver

Kalplerine dokunmalısın.Hikayen ve bunu yapmaya olan tutkun, senin gibi düşünen insanların sana destek olmasını sağlar.

  • Tanıtım Videosu

Hazırladığın kampanya tanıtım videon ile dikkatleri üzerine çekmelisin. Yaratıcı ve özgün olmalı.Projeni en iyi şekilde açıklamalı.Çünkü aslında bu video , senin bu kampanyayı başarıyla yürüteceğinin ve potansiyelini gösterdiğin bölüm.İlk izlenim diyebiliriz.

  • Kendi Kampanyana Uygun Pazarlama Tekniği

Hiçbir pazarlama tekniği , tüm girişim projelerine tam uymaz.Bu nedenle kampanyana en uygun tanıtım , pazarlama tekniğini deneyerek gör.

  • Kampanya Sürecini Destekçilerinle Paylaş

Kampanya süresince, gerçekleşen her güncellemeyi destekçilerinle paylaşmalısın. Böylece onlarda sürece dahil olabilir. İnsanlar her zaman “büyük bir şeyin parçası olma” hissini severler.Onları bunun bir parçası haline getir.

  • Kampanya Sürecinde Ne Yapabilirsin?

Projeni gerçekleştirmek için kaynağa ihtiyacın olduğunu biliyoruz. Ancak kampanyayı başarıya ulaştırmak istiyorsan paranı ve emeği koyman gerekir.Unutma ki hiç bir çaba karşılıksız değildir!

Crowdfounding yani kitlesel fonlama dünyada oldukça yaygın bir fon toplama sistemi.Yeni fikirlerinizi,hayata geçirmek istediğiniz projelerinizi, tasarladığınız ürünü  kitlelere duyurmanın ve hayata geçirmenin en iyi bir yollarından biri diyebiliriz.

Peki başlangıcından bu yana kitlesel fonlama aracılığıyla kaç ürün pazar ile buluşup adını duyurdu? Kaç işletme, ihtiyacı olan büyümeyi bu şekilde sağladı?

Bu yazı da Forbes’un “Tüm Zamanların İş Alanında En Başarılı 10 Kitlesel Fonlama Kampanyası” listesinde yer alan bir kaç kampanyadan bahsedeceğiz.

 

1) 3Doodler

3doodler        3Doodler, kalem şeklinde olan bir 3D yazıcısı.Herkesin kullanabileceği kolay bir ürün.Cihaz plastiği ıstıyor ki bu madde hızlı soğuyor ve      güçlü istikrarlı bir katıya dönüşüyor.Böylece dilediğiniz şekli 3 boyuta dönüştürebiliyorsunuz. Kickstarter’ın 3Doodler kampanyası 34 günde , 2.344.134$   fonlandı.

2)Oculus Rift  

oculus rift

Oculus, VR(virtual reality) sanal gerçeklik başlığı, oyuncuların en sevdikleri oyunu yükleyebildikleri bir cihaz.Böylece kendini adeta oyunun içinde buluyorsun.Yine başka bir Kickstarter kampanyası olan Oculus Rift , 30 günde 2.437.429$ fonlandı. Oculus ekibi, ek yatırım sermayesini arttırma yoluna gitti ve Facebook tarafından satın alındı. Oculus ekibinin 7 milyonluk kazancı tartışmalara neden oldu ve kampanyaya destek olan kitlesel fonlama detekçileri de kampanyanın başarısından faydalanmak istediler.

3) The Pebble E-Paper Watch

pebble e paper

Kickstarter’ın başarısını katlayan The Pebble E-Paper Watch, 37 gün içerisinde 10.266.845$ fon toplamış ve oldukça ünlü kitlesel fonlama kampanyası.Destekçiler,  Pebble saaitin ilk sahibi olma şansını yakaladılar.Ayrıca Pebble E-Paper Watch, pazarda satın alınabilir ilk akıllı saatlerdi.

4) Ouya 

ouya

Açık kaynaklı oyun konsolu Ouya, oyun topluluğunda fırtına estirdi ve  Kickstarter’da 29 günde 8.5 milyon$ fonlandı.

5)The Dash 

the dash

The Dash, dünyanın ilk kablosuz akıllı kulak içi kulaklığı.Bu kulaklıkla müzik dinleyebilir, fitness antremanlarınızı takip edebilirsiniz. Kickstarter kampanyası olan The Dash, 50 günde 3.390.551$ destek topladı.

 6)Canary Akıllı Ev Güvenlik Sistemi

canary

Canary Home Security System , İndiegogo’nun 2013 yılı kitlesel fonlama başarılarından biri.Cihaz HD kamera, sıcaklığa göre hareket algılayıcı gibi özelliklere sahip.Kampanya 34 günde 1.9 milyon$ artış sağladı.

Değerli Fongogo Elçimiz Cansu bu haftaki konuğumuz!

‘Bize biraz kendinden bahseder misin?’  mülakatların demirbaş sorusu ki bana göre en zorlarından biri. Hem iş tanımının getirdiği özelliklere sahip olduğunu göstermelisin hem samimi olmalısın, hem güçlü, özgüvenli olduğunu göstermelisin hem mütevazı olmalısın. Sizin de aklınıza Cem Yılmaz’ın uzayda çilek esprisi geldi biliyorum. Bu yazıda mülakatta olmamanın rahatlığıyla size biraz kendimden bahsedeceğim.

cansu 12

 

 

Arkadaş çevrem benden yaratıcı biri olarak bahsederken annem bu kavramı hayal kutusunda yaşamak olarak tanımlar. Bir Elon Musk olamasak da hayal kurma kısmında sınır tanımam diyebilirim (bknz: Lisede Zaman Makinesi Projesi Girişimi). Aynı zamanda araştırmayı severim. Çoğu kişi bir araştırma yaparken önüne çıkan ikinci linkten ileri gitmezken ben eğer bir araştırma yapacaksam o konuyla ilgili Google arama sonuçlarının 3. sayfasında bile bulabilirim kendimi. Yani SEO uzmanlarının taktiklerinin pek etki etmediği kullanıcılardanım.

Öğrenim hayatım boyunca gerçekte ne yapmak istediğimi bulmaya çalıştım. Bazen pilot oluyordum bazen bilim insanı, bazen dedektif oluyordum (ah Agatha) bazense öğretmen.. Birbirinden çok ayrı dursalar da aslında hepsinin birleştiği tek bir nokta vardı. İşini her şartta en iyi şekilde yapmak. Pilot olmak istiyordum ama savaş pilotu olmak istiyordum, öğretmen olmak istiyordum ama köy okulunda sınıf öğretmeni olmak istiyordum, dedektif olmak istiyordum ama Hercule Poirot elime su dökemiyordu. Kısaca her işin bana göre en değerlisini, yetkinliklerim el verdiği sürece en iyi şekilde yapmak istiyordum. Sonunda karar verdim (1 yıl önceye denk geliyor); pazarlama tam bana göreydi. Kendimi en çok o alanda iyi hissediyordum. Girişimcilikle tanışmam da aslında bu noktada başladı. Bir iş için çok çabalıyorsunuz, en iyisini yapmak için uğraşıyorsunuz, onu benimsiyorsunuz, ardı ardına terfiler alıyorsunuz, belki de bulunabildiğiniz en yüksek noktaya geldiniz, artık o şirketin CEO’su oldunuz. Ama aslında hala o iş size ait değil. Tüm yetkinliklerinizi kullandığınız, hayatta en önemli şey olan zamanınızı harcadığınız şey neden tam anlamıyla size ait, sizin fikriniz olmasın.

Kendi içimde, kendimle yaptığım bu beyin fırtınasından sonra girişimcilik için girişimde bulunmaya karar verdim. Girişimcilik eğitimlerine katıldım, kitaplar okudum, fikir üretmeye başladım. Bu adımlardan biri de Fongogo’nun bir parçası olmaktı.

Fongogo elçilik programına başvurmamın nedeni Fongogo’nun, temelde insanlara yardımcı olup hayallerini gerçekleştirmelerinde fırsat veriyor oluşuydu. Bu yüzden ben de bu takımın içinde yer almak, yeni hayalperestlere ulaşmasında yardımcı olmak, aynı zamanda kendimi de geliştirmek istedim. Kitlesel fonlamayı, Fongogo’nun, destek verenlerin ve proje sahiplerinin içinde bulunduğu büyük bir takım çalışması olarak görüyorum. Bir hayal kuruyorsun, insanlara gelin beraber yapalım diyorsun ve hayatında görmediğin belki de hiç göremeyeceğin insanlar sana güvenip senin elinden tutuyor. Kitlesel fonlama bu yüzden çok önemli, Fongogo bu yüzden çok değerli.

Eğer senin de bir fikrin varsa kendine güven, fikrini projeye dönüştür ve bırak Fongogo’da hayat bulsun.

#Sinemasal, dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukları sinema başta olmak üzere sanatın tüm renkleriyle tanıştırma hayaliyle yola çıkan bir sosyal girişim.
sinemasal2

30 Aralık 2012’de çalışmalarına başlayana ve bugüne kadar yapılan etkinliklerle 20.414 çocuk ve ailesi hayatlarında ilk kez külttür sanat deneyimi yaşadı. Harvard Üniversitesi ve MIT ortaklığında Orta Doğu’nun ilham veren projelerinden biri seçilerek geçtiğimiz Kasım ayında Boston’da Generational Ambassador ilan edilen Sinemasal hayallerini tüm dünyaya duyurdu.

Geride kalan 4 başarılı yıl içerisinde Sinemasal için en önemli kırılma noktalardan biri Fongogo üzerinden hayata geçirilen kitlesel fonlama kampanyası ile Türkiye rekorunun kırılması oldu. 204 destekçiden 81.020 TL fon toplayan sosyal girişim, kampanyanın başarıya ulaştığı Ocak 2015 itibariyle hayallerine daha büyük adımlarla koşmaya başladı.

sinemasal 3

‘Bu masal bitmesin Sinemasal devam etsin!’ sloganıyla hayat bulan kampanya sayesinde toplanan fonlar Sinemasal’ın 2014 yılından kalan ödemelerinin tamamlanmasını sağlayarak yeni bir başlangıç yapılmasına vesile oldu. Bu güç sayesinde 2015 yılını konsept geliştirmeye adayan sosyal girişim, 2016 yılına muhteşem bir başlangıç yaptı. Daha önceleri yılda bir kez  Açık Hava Sinema Festivali ismiyle seçilen bir bölgedeki 6 ilde organize edile etkinlikler 2016 yılında daha fazla çocuğa ulaşabilmek için MiniFest konseptinin geliştirilmesiyle tüm Türkiye’ye yayıldı.

MiniFest konsepti kapsamında; 23 Nisan’da Soma Çocuk Şenliği, 13-14 Mayıs’ta Fener-Balat Çocuk Festivali, 20 Temmuz’da Guler Legacy Açık Hava Sinema Günleri, 6 Ağustos’ta Gemlik Çocuk Festivali ve 11 Ağustos’ta ise büyük çocuklara yönelik 4 Big Children Açık Hava Film Gösterimi projeleri hayata geçirildi. Beş farklı alternatifinin de pilot denemesi yapılmış olan MiniFest konsepti ’Siz hayal edin biz hayata geçirelim!’ sloganıyla 2017 yılı itibariyle 81 il 957 ilçeye yayılmayı planlıyor.

Şimdilerde ise Sinemasal Kültür Sanat Derneği çatısı altında Türkiye’de yaşayan 5-17 yaş arası 18 milyon 33 bin çocuğun tamamına sinema deneyimi yaşatılabilmesi adına Sinemasal Salı ve Sinemasal Akademi programları geliştiriliyor.

sinemasal 4

Sinemasal, Enes Kaya’nın başkanlığında Yönetim Kurulunda 3 kadın, 3 erkek; Danışma Kurulunda ise 5 kadın, 5 erkek üyenin yer aldığı 16 kişilik bir kadro tarafından yönetiliyor.

Ulusal ve uluslararası 9 stratejik partner çalışmalara katkı sunuyor.

Bu yapıya her yıl 27 farklı ülkeden gönüllü ve stajyerler dahil oluyor.

İlerleyen dönemlerde Sinemasal Ailesine farklı departmanlarda profesyonel çalışanların dahil edilmesi planlanıyor.

Sosyal girişiminin bugünlere gelmesinde Fongogo ile hayat bulan kampanyasının büyük etkili olduğunu dile getiren Enes Kaya tüm destekçilerine tekrardan teşekkürlerini iletiyor.

2013 yılında yolculuğuna başlayan ve bugüne kadar 20.414 çocuğun hayallerine ortak olan Sinemasal çalışmalarına ilerleyen dönemlerde daha fazla kişi, kurum ve kuruluşun dahil olması,

Kısa vadede toplumsal bir sorunun çözümüne,

Orta vadede kültür sanat bilincinin artışına,

Uzun vadede ise daha fazla nitelikli ve kaliteli sanatsal üretimin ortaya çıkarılmasına büyük katkıda bulunacağına inanılıyor.

Bu çalışmaların da Türkiye’nin sosyo-kültür gelişimine büyük fayda sağlayacağı net bir şekilde görülüyor.

 

Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 


random-questions-for-a-startup-lawyer

Fikrinizi hayata geçirirken, kendi işinizi kurmaya çalışırken ilk zamanlarda birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu süreçte hatalar, verimsiz sonuçlanan adımlar ve beklenmedik durumların ortaya çıkması gayet doğaldır.

Şimdi sizlere fikrinizi hayata geçirirken rotanızda kalmanızı sağlayacak birkaç öneride bulunacağız.

1)      Alışkanlık haline getirin

b2Fikrinizi hayata geçirirken gösterdiğiniz çalışmayı alışkanlık haline getirin ve gündelik aktivitelerinizden biriymiş gibi
benimseyin.
Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız, yapacaklarınızı planlamak için kendinize bir saat vakit ayırın ve işinizden sonra planlarınızı uygulayın. Sabahları bir saat erken kalkmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Tabii bu arada tam zamanlı işinizi, girişimciliğinizi, uykunuzu ve sosyal aktivitelerinizi dengede tutmaya çalışın. Doğru zamanlamaları deneyerek bulabilirsiniz. Dengeli bir yaşam verimliliğinizi arttıracaktır.

2)      Çalışacağınız yeri belirleyin

Eğer bir ofisiniz yoksa, çalışmalarınızı sürdürmek, dikkatinizi mümkün olduğunca dağıtmamak ve girişimciliğinize daha çok vakit ayırabilmek için kendinize bir yer bulun. Bu yer bir kütüphane olabileceği gibi taraftarı olduğunuz takımın çok önemli bir maçını izlemek için gittiğiniz stadyum bile olabilir. Önemli olan zihninizi boşaltıp, işinize odaklanmanız için ihtiyacınız olan atmosferi sağlamanız. Bununla birlikte pek çok kişi gibi siz de evde yeteri kadar odaklanamıyor olabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri,

Akşam vakti sahilde: Denizin sesi en bilinen sakinleştirici seslerdendir. Çalışmanız için en ideal ortamlardan birisi sahil olabilir. Eğer internete ihtiyacınız varsa, telefonunuzu modeme dönüştürerek internet ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz gibi çeşitli donanımlarla da internet erişiminizi sağlayabilirsiniz.

Arabanızda: Arabanızla yolculuğa çıkın. Laptopunuzu alın ve ücretsiz internet erişimi sağlayan bir yere doğru gidin. Arabanızın içinde eşşiz bir manzaraya karşı çalışmak gerçekten etkili olabilir.

3)      Koşmadan önce yürümeyi öğrenin

Başlangıçta büyük fotoğrafı görmeye çalışırken karşılaşabileceğiniz şaşkınlıklara engel olmak için öncelikle kısa vadeli hedefler belirleyin ve onları gerçekleştirin. Bir startup stratejik yaklaşımdan ziyade sıkı çalışmaya ihtiyaç duyar. İşinizi iyice tanıyın ve işinize yarayacak hedefler belirleyin, hedeflerinizi basitleştirin, üzerinde çalışın. Çoğu yönetici geminin dümenini hangi yöne çevireceği konusunda oldukça tecrübelidir. Gemiyi suda batırmadan varış noktasına ulaştırmak için karşılaşacağı irili ufaklı bütün adımları dikkatle ele almak için kollarını sıvamaya hazırdır.

4)      Sahada hünerizini sergileyin

b1Uzun süredir peşinden koştuğunuz, start-up’ ınıza katkısının çok faydalı olacağını düşündüğünüz o yönetici ile nihayet karşı karşıya gelme fırsatını buluyorsunuz. Tek sıkıntı ise yönetici oldukça yoğun ve size ayırabileceği sadece 30 saniyelik bir boş vakti var. Asansöre biniyorsunuz ve o yönetici asansörden inene kadar projenizi anlatmanız, ilgi uyandırmanız gerekiyor ki beklediğiniz yatırımı almanız için bir kapı açabilesiniz. Bunun için sadece 30 saniyeniz var. Bunu nasıl yapardınız?

Bu klasik bir asansör konuşma örneği olsa da vereceğiniz cevaplar klasik olmaktan öte bir yerde olmalı.

Bununla birlikte gerçekleştirdiğiniz 30 saniyelik konuşma tabii ki tek başına yeterli olmayacaktır ama sizin özgüveninizi, projenizin omurgasını ve üzerinde çalıştığınız aşamaların karakteristiğini gösteren bir imkan yaratacaktır. Sonrasında ise o yönetici ile daha detaylı konuşmak adına yeni bir buluşmayı koparabilirsiniz.

Çoğu start-up kendisini tam anlamıyla tanımıyor. Daha doğrusu kendisini, yeteneklerini, yaptığı işin değerini tam olarak detaylandıramadığı için projesini satmakta, pazarlamakta, tanıtmakta zorluk çekebiliyor. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı doğru şekilde belirleyerek, iş planlarınızı detaylandırmanız çıktığınız yolculukta size faydalı bir rehber olacaktır.

5)      Tatile çıkın!

Tam zamanlı işiniz ve start-up’ ınızı eş zamanlı götürmekten bunalmış olabilirsiniz. İkisinin de kendi içinde ayrı yükü, verilmesi gereken kararları ve mevcut sorumluluklarından dolayı kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız kendinize vakit ayırmanızın zamanı gelmiş olabilir.

Her iki işinizden de uzaklaşmak, kendinize vakit ayırmak, dinlenebileceğiniz bir tatile çıkmak start-up’ ınıza başka bir açıdan bakmanıza olanak sağlayabilir. Start-up’ ınızla ilgili yakaladığınız farklı bakış açıları size farklı sorular sormanıza neden olabileceği gibi geleceği şekillendirmeniz açısından da faydalı olabilir.

Eğer sosyal hayatınız, iş hayatınız ve start-up’ ınızı dengede tutabildiğiniz bir yaşam yaratabilir; girişiminizin karakteristiğini ve omurgasını doğru bir şekilde planlayabilirseniz, karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı yaklaşımlarınız da daha farklı olacaktır ve bu zorlu süreçte rotanızda kalmanıza olanak tanıyacaktır.

Şimdiden başarılar dileriz.

Barış Can

En etkileyici projelerimizden SürdürülebilirYaşam.tv ile bir röportaj hazırladık! Proje sahiplerinden Tuna Özçuhadar’ın’in ağzından dinleyin!

Sizi biraz tanıyalım.
Aslen endüstriyel tasarımcıyım. Uzun zamandır içinde bulunduğumuz, daha doğrusu bizzat yarattığımız sürdürülemez sistemin ortaya çıkardığı sorunlara sadece endüstriyel ürünlerle çözüm üretemeyeceğimizi anladığımdan itibaren ilgi alanım daha ziyade sistemik sorunlara bu sorunların olası çözümlerine kaydı. Bu doğrultuda ürün-hizmet sistem tasarımı ve stratejik sürdürülebilirlik için sistem tasarımları ile ilgileniyorum. Yıllar önce Türkiye’de en acil konunun farkındalık artırma olduğunu anladığımızda Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize etmeye başladık. İçinde bulunduğumuz; iklim değişikliğinden sosyal çıkmazlara birbiriyle bağlantılı sorun yığınının anlaşılması ve bu olumsuz tabloda dahi çözümler üretilebileceğini örneklerle göstererek motive etmeyi amaçladık. Kitlesel fonlama kampanyası açtığımız www.surdurulebiliryasam.tv projesi ile bunu daha etkili ve yaygın gerçekleştirmek ve insanların tartıştığı, yorumlarla etkileşimde olduğu ve Türkiye genelinde yapılanları görüp karşılaştırabileceği bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Web sayfasının yakın bir gelecekte uluslararası versiyonunu da geliştireceğiz; aynı zamanda belli bir izleyici kitlesi oluştuğunda bu konuların tartışıldığı, fikir alışverişinde bulunulan, projeler ve çalışma gruplarının oluştuğu daha proaktif bir sosyal mecraya da dönüşmesini arzu ediyorum.

Festival ekibi ve yeni proje ekibi kardeş ekip; her iki proje birbiriyle göbek bağıyla bağlı. Bu sene Festival çekirdek ekibimiz benim dışımda Gamze Selçuk ve Pınar Öncel’den oluşuyor, surdurulebiliryasam.tv‘de ise Yaz Güvendi, Meriç Gürsoy, Emrah Kurum ve Pınar Öncel’in yanısıra her iki projede sosyal medyayı yürüten Mert Güller var; websitesini Cevher Bilger ile geliştiriyoruz. Filmlerin altyazılı kopyalarının hazırlanması ve hem festival gösterimlerine hem webe uygun şekilde formatlanmasını Orton Akıncı ile yürütüyoruz. Geçtiğimiz senelerde festival ekibinde bulunan, her sene onlarca filmi Türkçeye çeviren ve çeşitli konularda festivale destek olan onlarca kişi var.
bloog.fw
 
 Surdurulebiliryasam.tv nasıl bir proje?
www.surdurulebiliryasam.tv sürdürülebilirlikle ilgili çözüm barındıran, ilham verici gerçek hikayelerin paylaşılması için ortaya çıkan bir web projesi.
Bu projenin doğmasına vesile olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni 2008′den bu yana gönüllü olarak birçok gönüllünün de desteğiyle organize ediyoruz. Bu süreçte yıllar boyunca yüzlerce belgesel izledik/inceledik. Bütüncül bakış açısına sahip, bir konuyu farklı boyutlarıyla ele alan, tek taraflı bakmayan ve çağımızın çetrefilli sorunlarına çözüm önerileri içeren belgeselleri seçtik ve bu filmlerin ne kadar etkili olduğunu gözlemledik. Günlerce konuşsanız, konferanslara gitseniz elde edemeyeceğiniz etkiyi 1 saat içerisinde yaratıyor. Bu nedenle bu filmlerin daha çok insana ulaşması için surdurulebiliryasam.tv‘yi geliştirdik.
Aynı zamanda kurumların da sürdürülebilirlik için ne yaptığını filmler ile anlatabileceği bir kurgumuz var; kurumsal üyelik ile sivil toplum kuruluşları, şirketler, yerel yönetimler, eğitim kurumları vb herkes sürdürülebilir bir yaşam için ne yapıyorlarsa paylaşabilecekler… İyi örneklerin görünmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Kurumların üyeliğinden gelecek kaynakla gelecek yıllarda Festivali de fonlamak istiyoruz. Böylece festival ve websitesi birbirini besleyen döngüsel bir yapıda olacak, festival film içeriğini sağlarken websitesi de fon sağlayacak…
www.surdurulebiliryasam.tv kar amacı gütmeyen sosyal bir girişim. Websitesini, açıldığında filmleri izleyecek olan kullanıcıların gönüllerinden gelen katkılarla hayata geçireceğiz. Tüm kitlesel fonlama kampayalarında olduğu gibi katkı veren destekçilerimize ödüllerimiz de var tabii ki. Örneğin websitesinde yönetmenlerin/yapımcıların tercihi nedeniyle bazı filmler ücret karşılığında izlenebilecek (ücretin tamamı yönetmenlere gidecek). Ödüller arasında websitesi açıldığında bu filmlerin 5 tanesini ücretsiz izlemek var; veya destekçilerle 18 Ekim’de İstanbul yakınlarında gideceğimiz bir doğa yürüyüşü olacak… Festival posterleri ve tişörtünden oluşan bir hediye paketimiz var… Türkiye’ye gelen yönetmenlerle yemek organizasyonuna katılım; veya iş dünyasına yönelik bir günlük bir stratejik sürdürülebilirlik eğitimi… Destekçilere hem bütçesine uygun hem de işine yarayacak/hoşuna gidecek ödül seçenekleri hazırlamaya çalıştık.
 
Kitlesel fonlamanın sizin gibi projelere nasıl faydası olabilir?
Biraz önce bahsettiğim gibi, kitlesel fonlama özellikle sosyal girişimciler için çok önemli bir kaynak yaratma yöntemi. Amacı sadece kar elde etmek olmayan, sosyal fayda amaçlayan girişimlerin anonim olarak yaygın bir kitle tarafından fonlanması kadar anlamlı bir şey olamaz. Aslında bir bakıma toplumun erozyona uğramış, unutulmuş temel değerlerini hatırlatmaya, restore etmeye yardımcı da olabilir. Parayla ilişkimize yeni bir boyut katacağını düşünüyorum. Kitlesel fonlama ülkemizde çok yeni; biliyorsunuz bizde para istemek ayıptır, bu açıdan bakıldığında kültürel bir bariyer var gibi. Ancak anlaşıldığında benimseneceğini düşünüyorum; ne de olsa köklerde dayanışma kültürü de var. Bu konuda aslında Türkiye’deki en güzel ve öncü örneklerden birisi Açık Radyo; 2005 ya da 2006′dan bu yana her sene dinleyicilerle birlikte nefis bir kampanya yürütüyor.
Kampanyamızda şu ana kadar gördük ki, kitlesel fonlamanın ne olduğu tam anlaşılmıyor; çoğu insan daha önce hiç duymamış, ne olduğunu, nasıl işlediğini bilmiyorlar, bir fonlama kampanyası olduğunu özellikle vurgulamak, anlatmak gerekiyor… Dolayısıyla bir süre kitlesel fonlamaya başvuranlar aynı zamanda bu yöntemin duyulması için değerli bir katkı vermiş oluyorlar.
Kitlesel fonlamanın bilinmediği bir coğrafyada bu işe soyunmak cesaret isteyen bir girişim olduğunu düşünüyorum, hem kampanya sahipleri için hem de Fongogo için. Sizin yaklaşımınızı profesyonel ve destekleyici bulduğumu da belirtmek isterim, teşekkür ederiz.

Post Navigation