Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy


random-questions-for-a-startup-lawyer

Fikrinizi hayata geçirirken, kendi işinizi kurmaya çalışırken ilk zamanlarda birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu süreçte hatalar, verimsiz sonuçlanan adımlar ve beklenmedik durumların ortaya çıkması gayet doğaldır.

Şimdi sizlere fikrinizi hayata geçirirken rotanızda kalmanızı sağlayacak birkaç öneride bulunacağız.

1)      Alışkanlık haline getirin

b2Fikrinizi hayata geçirirken gösterdiğiniz çalışmayı alışkanlık haline getirin ve gündelik aktivitelerinizden biriymiş gibi
benimseyin.
Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız, yapacaklarınızı planlamak için kendinize bir saat vakit ayırın ve işinizden sonra planlarınızı uygulayın. Sabahları bir saat erken kalkmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Tabii bu arada tam zamanlı işinizi, girişimciliğinizi, uykunuzu ve sosyal aktivitelerinizi dengede tutmaya çalışın. Doğru zamanlamaları deneyerek bulabilirsiniz. Dengeli bir yaşam verimliliğinizi arttıracaktır.

2)      Çalışacağınız yeri belirleyin

Eğer bir ofisiniz yoksa, çalışmalarınızı sürdürmek, dikkatinizi mümkün olduğunca dağıtmamak ve girişimciliğinize daha çok vakit ayırabilmek için kendinize bir yer bulun. Bu yer bir kütüphane olabileceği gibi taraftarı olduğunuz takımın çok önemli bir maçını izlemek için gittiğiniz stadyum bile olabilir. Önemli olan zihninizi boşaltıp, işinize odaklanmanız için ihtiyacınız olan atmosferi sağlamanız. Bununla birlikte pek çok kişi gibi siz de evde yeteri kadar odaklanamıyor olabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri,

Akşam vakti sahilde: Denizin sesi en bilinen sakinleştirici seslerdendir. Çalışmanız için en ideal ortamlardan birisi sahil olabilir. Eğer internete ihtiyacınız varsa, telefonunuzu modeme dönüştürerek internet ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz gibi çeşitli donanımlarla da internet erişiminizi sağlayabilirsiniz.

Arabanızda: Arabanızla yolculuğa çıkın. Laptopunuzu alın ve ücretsiz internet erişimi sağlayan bir yere doğru gidin. Arabanızın içinde eşşiz bir manzaraya karşı çalışmak gerçekten etkili olabilir.

3)      Koşmadan önce yürümeyi öğrenin

Başlangıçta büyük fotoğrafı görmeye çalışırken karşılaşabileceğiniz şaşkınlıklara engel olmak için öncelikle kısa vadeli hedefler belirleyin ve onları gerçekleştirin. Bir startup stratejik yaklaşımdan ziyade sıkı çalışmaya ihtiyaç duyar. İşinizi iyice tanıyın ve işinize yarayacak hedefler belirleyin, hedeflerinizi basitleştirin, üzerinde çalışın. Çoğu yönetici geminin dümenini hangi yöne çevireceği konusunda oldukça tecrübelidir. Gemiyi suda batırmadan varış noktasına ulaştırmak için karşılaşacağı irili ufaklı bütün adımları dikkatle ele almak için kollarını sıvamaya hazırdır.

4)      Sahada hünerizini sergileyin

b1Uzun süredir peşinden koştuğunuz, start-up’ ınıza katkısının çok faydalı olacağını düşündüğünüz o yönetici ile nihayet karşı karşıya gelme fırsatını buluyorsunuz. Tek sıkıntı ise yönetici oldukça yoğun ve size ayırabileceği sadece 30 saniyelik bir boş vakti var. Asansöre biniyorsunuz ve o yönetici asansörden inene kadar projenizi anlatmanız, ilgi uyandırmanız gerekiyor ki beklediğiniz yatırımı almanız için bir kapı açabilesiniz. Bunun için sadece 30 saniyeniz var. Bunu nasıl yapardınız?

Bu klasik bir asansör konuşma örneği olsa da vereceğiniz cevaplar klasik olmaktan öte bir yerde olmalı.

Bununla birlikte gerçekleştirdiğiniz 30 saniyelik konuşma tabii ki tek başına yeterli olmayacaktır ama sizin özgüveninizi, projenizin omurgasını ve üzerinde çalıştığınız aşamaların karakteristiğini gösteren bir imkan yaratacaktır. Sonrasında ise o yönetici ile daha detaylı konuşmak adına yeni bir buluşmayı koparabilirsiniz.

Çoğu start-up kendisini tam anlamıyla tanımıyor. Daha doğrusu kendisini, yeteneklerini, yaptığı işin değerini tam olarak detaylandıramadığı için projesini satmakta, pazarlamakta, tanıtmakta zorluk çekebiliyor. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı doğru şekilde belirleyerek, iş planlarınızı detaylandırmanız çıktığınız yolculukta size faydalı bir rehber olacaktır.

5)      Tatile çıkın!

Tam zamanlı işiniz ve start-up’ ınızı eş zamanlı götürmekten bunalmış olabilirsiniz. İkisinin de kendi içinde ayrı yükü, verilmesi gereken kararları ve mevcut sorumluluklarından dolayı kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız kendinize vakit ayırmanızın zamanı gelmiş olabilir.

Her iki işinizden de uzaklaşmak, kendinize vakit ayırmak, dinlenebileceğiniz bir tatile çıkmak start-up’ ınıza başka bir açıdan bakmanıza olanak sağlayabilir. Start-up’ ınızla ilgili yakaladığınız farklı bakış açıları size farklı sorular sormanıza neden olabileceği gibi geleceği şekillendirmeniz açısından da faydalı olabilir.

Eğer sosyal hayatınız, iş hayatınız ve start-up’ ınızı dengede tutabildiğiniz bir yaşam yaratabilir; girişiminizin karakteristiğini ve omurgasını doğru bir şekilde planlayabilirseniz, karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı yaklaşımlarınız da daha farklı olacaktır ve bu zorlu süreçte rotanızda kalmanıza olanak tanıyacaktır.

Şimdiden başarılar dileriz.

Barış Can

Kitlesel fonlama projelerinizi potansiyel destekçilerinizin önüne çıkarmadan hep üzerinde durduğumuz belli yerler var. Bunlardan en önemlisi Fongogo’da yarattığınız ve sizi dışarıya tanıtan profil sayfanız. Şimdi bu yazdıklarımızı dikkatlice okuyun çünkü sayfanıza trafik çekerek projenizin fonlanmasını sağlayacak ipuçları şunlar:

kf.fw

1) Proje videonuz için bir profesyonelle çalışın.

Projenizin en önemli bölümü videonuzdur. O yüzden her şey mükemmel görünmeli. Yaratıcılığı tabii ki destekliyoruz ama kaliteden ödün vererek sadece iphone’a umut bağlamak da doğru değil. Bir şekilde bu işe bütçe ayırıp, işi iyi bilen birileriyle çalışın. Unutmayın, kitlesel fonlama bütçenize videonuzu da ekleyebilirsiniz.

2) Videonuzun Fongogo’daki projenizi yansıttığından emin olun.

Fongogo proje sayfanıza koyduğunuz video, neden böyle bir proje başlattığınızı çok iyi anlatmalı. O yüzden başka projeler ya da tanıtımlar için çekilmiş eski videolar net fikir vermez. Sadece bu iş için özel bir şeyler yarattığınızdan emin olun.

3)Özgün ve yaratıcı olun.

Bir kameranın önüne geçip monolog bir çekim yapmaktansa, projenizin önemli detaylarını çıkarıp yaratıcı bir çekim gerçekleştirin.

4) Videonuzun viral olma potansiyelini arttırın.

Sayfanızı ziyaret eden biri size destekte bulunmada da, projenizi paylaşabilir ve projenize destek olabilecek insanları size getirebilir. Bunun en harika yolu, videonuzun viral olması ve birçok kişi tarafından paylaşılması. Videonuzu yaptıktan sonra kendinize sorun, “ben olsam paylaşır mıyım?”

5) En az videonuz kadar profesyonel bir sayfa yaratın.

Sayfanız ve profiliniz projenize verdiğiniz değeri yansıtır. Üzerinde uğraşılmamış ve okunması zor bir sayfa potansiyel destekçilerin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsanların size güvenmesini istiyorsanız, onlara profesyonel bir iş sunun.

6) Bütün görseller ve sitller bir uyum içinde olmalı.

Görüntü burada her şeydir. Fotoğraflarınızda ve videoda aynı topografi, renk, grafik ve stil olmalı. Bu sayfada projenizi  pazarlıyorsunuz. Markanız için en iyisini düşünün ve uygulayın.

Projenizi oluştururken bu detayları mutlaka göz önünde bulundurun. Hepsini uyguladığınız takdirde kısa sürede çok sayıda destekçiye ulaşmanız oldukça mümkün!

Kaynak: http://www.cnbc.com/id/101879944?curator=Informerly

Neden iş dünyasında daha fazla kadın istiyoruz? Cinsiyet eşitliği birinin yeni bir şirket kurması için genellikle güçlü bir neden olmuyor. Erkekler ekonomiyi ve şirketlei altüst mü ediyor? “Erkeklerin dünyası” ekonomide sürdürülebilir bir büyüme yaratmada başarılı değil mi? Aslında hayır. İş dünyasındaki erkeklerin büyük bir çoğunluğu başarılı ve özverili çalışanlar. Peki, neden bu konuyu devamlı tartışıyoruz?

Kadınlar Şirketlerin Performansına Büyük Bir Katkı Yapıyor

Rakamlar yalan söylemez. Özellikle bu rakamlar  Mckinsey gibi dünyanın en büyük danışmanlık şirketinin birinden geliyorsa. McKinsey diyor ki: ” Çalışanların %30 ya da daha fazlasının kadın üst düzey çalışan olan şirketler daha iyi performans sergiliyor.” Bu şirketlerin özsermaye getiri oranı diğerlerine göre %11.4 daha fazla. Ayrıca, kadın çalışan oranı daha yüksek şirketlerdaha iyi operasyon sonuçlarına sahip ( %11.1 ve %5.8) ve hisse bedelindeki büyüme de daha fazla (%64 ve %47).

Bunun yanı sıra, kadınlar genellikle evle ilgili alışverişlerde (mutfak alışverişini kastetmiyoruz) karar mekanizmaları olmalarından dolayı iş hayatında onlara çok ihtiyaç var. Kadınlar genellikle evle ilgili bütçenin %71′ini harcıyorlar. Japonya’da, kadınların %60′ı arabaları seçmekten sorumlu ve Avrupa’da kadınların %47′si PC’leri satın alıyor.

Kadınların iş hayatında daha fazla yer almasını sağlamak için onların yeni projeler ve startuplarda yer almaları önemli bir adım olabilir. Ve bu işleri fonlamak için de kitlesel fonlama sisteminin kullanılması işleri oldukça kolaylaştırır.

Ünlü bir kitlesel fonlama platformunun belirttiğine göre, projelerin %42′si kadınlar tarafından oluşturuluyor ve bu kampanyaların destekçilerinin büyük bir çoğunluğu da kadınlar oluyor. Ve genel olarak erkeklere oranla %11 daha fazla fon topluyorlar.

USA Today’e göre, kadınlar daha iyi yatırımcı bulabiliyor çünkü;

1) Daha uzun vadeli hedefleri göz önünde bulunduruyorlar

2) Gereksiz riskler almıyorlar

3) Erkekler kadınlardan %45 daha fazla ticaretle uğraşmasına rağmen, net gelir oranında %2.65 gibi bir kayıp yaşıyorlar. Kadınlar tarafından yönetilen kampanyalar erkeklerin yönettiklerine oranla 1.3 kat daha fazla takipçi alıyor.

frer

 Peki Kitlesel Fonlama Nasıl Daha Fazla Kadını İş Hayatına Sokabilir?

Sahip olunan eşit koşullar sayesinde.  Önyargının olmadığı bir yerde, daha fazla yatırımcıya ulaşabilirken erkekler ve kadınlar eşit koşullarda projelerini yürütüyor. Böylece, girişimler için daha fazla para akışı olurken, kadınlar da kendi potansiyellerini kanıtlama imkanı buluyor. Harika örneklerini gördüğümüz başarılı kadın liderler, kadınların bir çok şey başardığını toplumda kanıtlamış oluyor. Bu sayede, daha fazla insan kadınların işletmeleri daha iyi yerlere getirdiğini görmüş oluyor.

Kaynak: http://www.crowdfundinsider.com

Başarılı bir girişimci olmanın anahtarı bu yolcuğa bir maraton gibi bakmaktan geçiyor. Bu inişli çıkışlı maratonda ne olursa olsun sizi motive edecek özlü sözleri topladık!

1) “İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.” Benjamin Franklin

2) “Nitelik bir aksiyon eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristotales

3) ” Yapabildiğin en iyi şeyi başarmak için, aşırı titiz davranmak istiyorsun. Bununla ilgili yanlış olan her şeyi bul ve düzelt.” Elon Musk

4) ” Bence başarısızlık yoldan çıktığında hayatın seni hafifçe dürtmesidir. Benim başarısızlığa yaklaşımın sonuç odaklı değil, ama hiç denememek de değil.” Sara Blakely

5) “Hayatında yapabileceğin en değerli şeyler hatalardır – başka hiçbir şeyden kusursuz olmayı öğrenemezsin.” Adam Osborne

GO

6) “Sen öz geçmişin değilsin, yaptığın işsin.” Seth Godin

7) ” Büyük düşünmeyi seviyorum. Eğer herhangi bir şeyi düşüneceksen, sen de büyük düşünmelisin.” Donald Trump

8) ” Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizin ve sezgilerinizin  yolundan gidecek cesarete sahip olun.”  Steve Jobs 

9) “Vizyonu takip edin, parayı değil. Sonunda  o sizi bir şekilde takip edecektir.” Tony Hsieh

10) “Yapacağım diye vaki geçirme, yaptım de!” Plautus

 

Kaynak: Entrepreneur

Kitlesel fonlama denince ilk olarak akla, yeni bir girişimin kendine fon sağlaması ya da bir sanatçının son filmini tamamlaması ya da albüm çıkarabilmesi için fona ihtiyaç duyması gibi durumlar aklımıza geliyor. Bunların yanında, muhtemelen dünyanın en zengin şirketleri arasında yer alan ünlü markaları aklımıza hiç getirmeyiz.

Ama bu içgüdülerin aksine, kitlesel desteğin son zamanlardaki hızlı yükselişi ve fon ihtiyacından başka bir çok konuda proje sahiplerine avantajlar sağlaması büyük şirketlerin de bu fikre sıcak bakmasını sağladı. Her gün billboardlarda ismini gördüğünüz, her gün raflardan aldığınız markalar artık kitlesel fonlamayla kol kola çalışmaya başladı!

Globalde Philips, Dominos, Honda gibi büyük şirketlerin yanına şimdi de Coca-Cola eklendi!

Coca-Cola Meksika, girişimcilerin ve kar amacı gütmeyen organizasyonların projeleri için bir kitlesel fonlama kampanyası başlatarak, kitle tarafından yeteri kadar dikkat çekebilen projelerin fon hedeflerinin yüzde ellisini Coca-Cola bizzat kendisi ödeyeceğini söyledi.

Peki bu büyük marka ve şirketler kitlesel desteği neden tercih ediyor olabilirler?

coca

1.Pazarlamaya olan katkısı - Geleneksel reklamcılık uzun zamandır eskisi kadar etkili değil. Bu nedenle, şirketler mesajlarını müşterilerine iletmek için farklı, yaratıcı ve daha etkili yollar arıyorlar. Kitlesel fonlama platformlarının kurulu düzeni ve çaldıkları trafik en fazla tercih edilme sebebi. Ne derler, “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok!”

2.Kitlelere katkı sağlamak - Uzmanı oldukları alanlardan çok iyi bir etki yaratmak isteyen şirketler, kitlesel fonlama kampanyaları başlatarak küçük işletmelere ve bireysel projeler destek oluyor. Böylece şirket imajını geliştirirken, müşterisiyle güçlü bir sadakat ilişkisi kurabiliyor.

3.Market araştırması - Kitlesel desteğin hali hazırda sağladığı bütün avantajların yanında,  büyük firmalar bu platformlar sayesinde müşterileriyle etkileşime geçip, ürünlerini burada görücüye çıkarabiliyorlar. Bu da aslında, şirketlerin yeni ürünlerini test ederek, pazar araştırması yapmalarına olanak sağlıyor.

4.Yenilik ve inovasyon - Bir şirket kendi çalışanları için bir kitlesel fonlama platformu geliştirmiş. Böylece, bu platform aracılığıyla çalışanlar yeni fikirlerini buraya koyabiliyor. Buradan seçilen fikirler şirket için kullanıldığında ise, fikrin sahibi çalışan ödüllendiriliyor.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, kitlesle fonlama büyük şirket ve kurumlar için fon toplamadan ziyade yeni bir pazarlama modeli olarak kullanıyor. Alanında en büyük isimlerin bu işe bir şekilde dahil olması, yakın gelecekte daha fazla büyük isim duyacağımızın habercisi!

Sevgili Fongogo Elçisi ve sevimli proje sahibimiz Elvan bu haftaki konuğumuz!
Kendinden biraz bahseder misin?
Merhaba ben Elvan Pamukkale Üniversitesi son sınıf kimya okuyorum. Öğrencilik hayatımı tamamlarken bir yerden de iş hayatına atılma peşindeyim. Meraklı Merdane adında bir sosyal girişim çalışmamı bir yıldır sürdürmekteyim. Meraklı Merdane dezavantajlı kadınların kendi emekleriyle para kazanmalarını amaçlayan bunun içinde aracı olarak butik pasta ve kurabiye yapan bir oluşum. Bu sayede çalışkan kadınlarla daha bilinçli ve daha sosyal bir kadın durusunu sergilemeyi hedefliyoruz .
Neden temsilci olmak istedin? Sana neler katıyor ya da katacak?
Fongogo‘da temsilci olmak farklı bir heyecan benim için.  Nasıl olduğunu anlamadan biranda kendimi içinde buluverdim. Kitlesel fonlamanın artmasını isterken bu oluşumun içinde olmak inanılmaz heyecan verici:)  İnsanların oluşan fikirlerine bir dokunuş yapmayı kim istemez ki!

Fongogo‘da temsilcilik görevini üniversiteli genç arkadaşlara öneriyorum çünkü hayatımızın en renkli döneminde aklımıza gelen fikirlerin uçmamasına Fongogo destek oluyor:)

elvan
Fongogo neden önemli olabilir? İnsanlara yararı ne olacak?
Fongogo kitsel desteğin hala tükenmeyen bir şey olduğunu insanlara anlatıyor. Bu hem sosyal ağda hem de fon kısmında çok fark edilebiliyor.  Yardımlaşma duygusunun ve heyecanının her geçen gün artıracağını düşünüyorum :)
Fongogo’da ayrıca bir projen var. Bize projenden bahseder misin? Diğer proje sahiplerine neler önerirsin?
Benim projem 23 Nisan’da zihinsel engelli çocuklar için gerçekleştirmek istediğimiz şenlikle ilgili. Bizim için her çocuğun mutluluğu ve gülümsemesi aynı ve aynı kalması için  böyle bir kampanya başlattık.
Bu kampanya Meraklı Merdane’nin sosyal girişim ve sosyal sorumluluk farkının da biraz anlaşılmasını sağlıyor. Bunun için gönüllü ekibimizle yoğun bir çalışma içindeyiz :)

Kitlesel fonlamayla proje açacak olan arkadaşlara önerim; kesinlikle video ile hikayelerini ortaya koymaları. Kendilerini ve duygularını karşı tarafa aktarmaları. Sosyal ağlarda paylaşımların sıklığı ve doğru ifadeler de çok önemli tabii. Sürekli güncelleme yapmayı da unutmamalarını öneririm :)

Sermaye Piyasası Kurulu’nun geçenlerde açıkladığı 2014-2016 dönemi stratejik planında, kitlesel desteğe yer verildi! Dünyanın gündeminde oldukça yer eden ve bir çok ülkede yasalara geçirilen bu finansman yöntemi artık Türkiye’de de daha sık konuşulacağa benziyor.
Son yıllarda özellikle ABD ve Avrupa’daki ekonomik krizin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve çok sık kullanılmaya başlanan kitlesel fonlama diğer kıta ve ülkelerde de yaygınlaşmaya başladı! Şu ana kadar bu sistemle dünyada 4 milyar dolara yakın fon toplandı ve toplanmaya da devam ediyor.

Ey Türkiye Vergi Bölümü Kıdemli Müdürü Onur Elele, kitlesel desteğin Türkiye gibi finans kaynaklarının kıt olduğu ülkelerde doğru uygulanması durumunda son derece yararlı olabilecek bir yöntem olduğunu belirtti.

Kaynak: Hürriyet.com

Bu hafta Fongogo proje ve iletişim koordinatörü Ceylan Ölçer bizimle proje seçimini paylaşıyor!

Neden Duble Hikaye?

Bütün projelerle birebir ilgilenip sonunda hepsini ister istemez çocuklarım gibi gördüğümden önerdiğim bir proje seçmek bana en zor!

Ancak, çok daha fazla ilgi ve desteği hak ettiğini düşündüğüm Duble Hikaye projesini öne çıkartmak istiyorum.

Bu projeyi seçmemin en büyük sebebi, proje sahibi olan Gülçin Aksoy isimli değerli sanatçının DEPO’da şu an hala devam eden Duble Hikaye sergisini gezmiş ve çok etkilenmiş olmam! Eğer gezmediyseniz mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

dubl

Duble Hikaye’yi birazcık senden dinleyelim.

Sergi, sanatçının kendi hazırladığı video, yazı ve fotoğrafları, arşivlerden aldığı malzemelerle bir araya getiriyor. Samsun’lu sanatçının 80’li yıllardaki anıları üzerine kurulu sergideki her eser sizi bambaşka bir yere götürecek.  1980 darbesinden ve etkilerinden kentsel dönüşüme; devlet sembollerinden kurumsal hiyerarşilere birçok farklı odak noktasının içine çekildiğiniz hissedeceksiniz.

Gülçin Hanım’ın desteklerle toplayacağı fonlar, bu serginin devamı olarak serigrafi tekniğiyle yalnızca 100 adet basılacak olan kitaba gidecek. Sanatçı tarafından 3 yıl içerisinde elle hazırlanan kitap çoğaltılmaya başlanacak. Kitap, sanatçının 80’lerde Samsun’da yaşadığı dönemlerde sıklıkla kullanılan ipek baskı yöntemi ile hazırlanıyor – tahmin edersiniz ki çok büyük bir el emeği var.

Gülçin Aksoy Türkiye’de ve yurt dışında şimdiye kadar birçok sergi açtı. Aynı zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Bölümünde öğretim üyesi.

Bu sanat kitabının üretim sürecinde bir payınız olsun isterseniz, hatta 100 kitaptan biri benim olmalı diyorsanız, buradan kolayca destekte bulunabilirsiniz. Teşekkürler!

Başka insanların kendi deneyimlerinde neler öğrendikleri, çoğu zaman başkaları için oldukça değerli olur.  Kendi işini kurmuş ya da kurmak isteyen girişimciler için de, bu alanın ustalarından öğrenecekleri çok şey var! Bakalım ünlü girişimciler nasıl hatalar yapıp bunlardan neler öğrenmişler?

1) “Hiç açılmayan bir şirkete 1.000.000 $ harcadım.”
Hiten Shah, KISSmetrics kurucu ortaklarından

Ortağım ve ben hiç açılmayan bir web hosting  şirketi için yaklaşık 1.000.000 $ harcadık. İkimizde oldukça mükemmelletçiyiz. Bu yüzden müşterilerimizin neye ihtiyacı olabileceğini bile düşünmeden yapabileceğimizin en iyisini yapmaya odaklandık. Böylece, daha mantıklı harcamalar yaparak, öğrendiklerimizin ve müşterilerimizin üzerinde düşünmememiz gerektiğini öğrendik.

2)”İlk başta web sitesini tasarladı sonra müşterilerimize sorduk.”
Robin Chase, Zipcar kurucu ortaklarından

Bir an önce potansiyel müşterilerinize ulaşın ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde ürününüzü onlardan öğrenerek ortaya çıkarın.

İkinci şirketim, GoLoco’da ilk müşterilerimizle etkileşime geçmeden önce web sitesi, yazılım için çok fazla para harcadık.  Böylece, ilk müşterilerimizi hiç önemsemediğimizi öğrenmiş olduk.

3)”Moz’da yaptığımız en büyük hatalardan biri de “büyük patlama” projeleri üretmekti.”
Rand Fishkin – Moz’un CEOsu ve Inboung.org’un kurucu ortaklarından

Moz’da yaptığımız en büyük hatalardan biri de aylarca gelişmesini beklediğimiz ve sürecin nasıl işlediğini göremediğimiz “büyük patlama” projeleri üretmek oldu. Bu çok üzücü bir durum çünkü bu sistem 2011′in  ilk çeyreğinde başlayan projenin başarısız olmasından önce birkaç kere çalıştı. Bir yıldan fazla süre bütçesini belirlediğiniz ve planladığınız bir işin başarısız olması oldukça kötü bir durum.

Bizim gibi olmayın. Daha atik bir büyüme planınız olsun, süreçleri net görüp değerlendirme fırsatına sahip olun ve takımınızı birbirinden haberdar edin.

girii

4) “Çok geç başladım. Nefret bir işi uzun süre yaptım.”
Leo Babauta – Yazar-Girişimci

Başarısız olma korkusundan ve kendime olan güvensizliğimden çok geç başladım. Bir blog açmak ya da sevdiğim bir işi kurmak yerine, nefret ettiğim bir şeyi çok uzun süre yaptım.

Şu an öğrendiğim şey 10 yıl önce başlayabilirdim. Gerçi hiç başlamamaktan iyidir.

5) “Hepsini kendim yapmaya çalıştım.”
Leo Laporte – TWiT network’ün kurucusu

En büyük hatam her şeyi kendi başıma yapmaya çalışmaktı. Kurucu olarak, medya, içerik ve hatta teknoloji konusunda her şeyi benim bilmem gerektiğini düşündüm. Ve yaptım da. Sadece uygulanabilir bir işleri yapmayı bilmiyordum: finans, pazarlama, reklam ve insan kaynakları.

Birkaç yıllık hızlı büyümenin ardından hızlı bir düşüş geldi ve ben bununla mücadele etmekten gerçekten yapmam gereken şeyleri kaçırdım.

Bir tane iş ortağı bulmam ve ona işin büyük bir kısmını devretmem ilk başta şirketimi bırakıyormuşum hissiyatı yaratsa da bizi başarıya götüren şey oldu.

6)”Çok fazla proje üzerinde çok yetersiz çalıştım.”
Neil Patel – KISSmetrics kurucu ortaklarından

Öğrendiğim en önemli şey kendimi hiçbir işe yetersiz bir şekilde vermemek oldu. Diğer girişimciler gibi, aynı anda çok fazla şey denemekten zevk alıyorum.

Ama bütün zamanımı ve enerjimi tek bir iş modeli üzerinde topladıktan sonra, o işi diğerlerinden çok daha hızlı bir şekilde büyütebildiğimi gördüm.

7)”Marketi ve kullanıcıları anlamadan bir ürün yarattım.”
Sandi MacPherson – Quibb Genel Yayın Yönetmeni

Geçen yıl, çok kullanmadığım, içinde olduğu marketi tanımadığım, kullanıcılarını anlamadığım bir ürünü yapmak için 6 ayımı verdim. Büyük bir hataydı. Bu yüzden, denediğimiz şeylerin neden işe yaradığını veya yaramadığını anlamak oldukça zor oldu ve sonunda kimsenin istemediği bir ürün yaratmış oldum.

İyi bir ürün uzmanı olamadım ki bu her kurucunun ihtiyacı olan şeydir.

8)”Kendimi Facebook’tan önce düşündüm, bana 100.000.000 dolara patladı.”
Nogan Kagan – AppSumo kurucusu Facebook’tan kovulduğumda, bütün hayatımı kaybettim. Sosyal ağımı, güvenilirliğimi, kimliğimi ve bu şirkete bağlamaya çalıştığım her şeyimi..

Şirket büyüdükçe, buna adapte olamadım. Böyle olmasının nedeni çok bencil olmamdı. Dikkatlerin üzerime toplanmasını istedim, kendimi Facebook’un üstüne koydum. Ofiste etkinlikler düzenledim, dikkat çekmek için blogumda yazılar yazdım ve markaya kattığım şeyden daha fazlasını kullandım.

Çıkarılan ders: Ünlü olmanın en iyi yolu harika iş çıkarmaktır. Bu kadar. Blog yazmak ya da etkinlik düzenlemek değildir.

Kaynak: Buffer

Post Navigation