Yıllarca marka marka dolaşıp, kitlesel fonlamanın önemini, halka ulaşmaktaki faydasını anlatıp durduk. Sonunda ve ilk defa bir marka direk bize gelip hayalleri kitleler ile birlikte desteklemek istediklerini anlattılar. Globalde zaten alışkın olduğumuz bu davranışın, Türkiye’de bir gençlik markası olan Doritos ile olması bizi hem mutlu etti hem de çok gururlandırdı.

Türkiye’de kitlesel fonlamada yaşadığımız en büyük sıkıntı proje sahibinin yeterince kendisini ve kampanyasını duyuramaması. Yurtdışında kampanya sahiplerinin ajanslarla çalışarak daha çok kitleye ulaşması ve bu sayede çok daha yüksek meblağlarda fon toplayabilmesinden feyz alarak Doritos ile işbirliğimiz başladı.  Bu iş birliği ile hayallerini nasıl olsa desteklenmez diyerek kitlesel fonlamadan bihaber  yazıya dahi dökmeyen kişilere ulaşarak “bicesaret” demek istiyoruz.

Doritos #bicesaret sloganıyla sosyal medyada başlatılan kampanya ile:

- Doritos, hayal sahiplerine kitlesel fonlama ile projelerini gerçekleştirebileceklerini anlatıyor; böylece daha çok hayal sahibi halkın desteği için projelerini Fongogo’ya iletiyor.

- Doritos, Fongogo’daki seçtikleri kriterlerdeki projeleri pazarlama bütçeleri ile destekleyerek, onların daha çok kitleye ulaşmasını sağlıyor.

Söz konusu projelerin tanıtım çalışmaları Facebook ve Instagram üzerinden yürütülüyor. Milyonluk medya bütçesi Doritos tarafından sağlanan bu projenin hedefi kitlelerin yakın çevrelerinin ötesine geçip milyonlarca insana ulaşarak büyük bir fırsat ve kaynak yaratmak!

Kurucularımızdan Ali Tirkeş’in dediği gibi: “Doritos ve Facebook’un destekleri ile çok sayıda proje başvurusu ve başarılı sonuçlar bekliyoruz. Hem projeler hem de kitlesel fonlama sistemi ülkemizde daha fazla bilinecek. Kitlesel fonlama ülkemizde çok daha fazla kullanılabilecek, insanların hayatlarını değiştirebilecek bir yöntem ve bunun yaygınlaşması başta gençler olmak üzere gerçekleştirmek istediği hayali olan herkese fayda sağlayacak. Böyle bir fırsat sağladıkları için markaya da sektör adına teşekkür ediyoruz.”

Resim1

Proje sahiplerinin kategori olarak çevre, dans, eğitim, kültür & sanat, film, müzik, spor, tasarım & mimari, teknoloji ve turizm kategorilerinden başvurularını yapabileceklerini ve 10 Mart 2020 Projelerin son başvuru tarihi olduğunu da ek olarak hatırlatmak isteriz. Bizleri de ekip olarak heyecanlandıran projede sizin neden hayalinizi gerçekleştirebileceğiniz projeniz olmasın? Hadi #bicesaret başvurunuzu yapın ve o büyük hayalinize bir adım daha yaklaşın!

Bu yazımızda sizler için girişimcilik ve başarı öyküleri üzerine yazılmış okuması birbirinden keyifli ve eğlenceli bazı kitapları derledik. Bu kitaplar hem yararlı bilgiler sunup hem de bir yandan hayata geçerebileceğiniz fikirleriniz için sizlere ilham ve cesaret veriyor olacak. Şimdiden keyifli okumalar dileriz.  

1) Mutluluk Dağıtmak – Tony Hsieh

Yazarın son derece akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazarak aktardığı tecrübelerini,hayatını, yaptığı hataları ve uyguladığı adımları “Mutluluk Dağıtmak” kitabından  edinebilirsiniz.Sizlere ilham ve cesaret verecek bir kitap niteliğinde ..

Picture 1

2) Outliers (Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur?) – Malcolm Gladwell

Malcolm Gladwell’e göre başarının hikâyesi göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici…Çünkü yazar başarıya odaklanırken sadece kişinin karakteristik özelliklerine ve çabasına değil, yaşadığı çevreye, ailesine ve pek çok farklı faktöre odaklanmamız gerektiğini ve böylelikle başarı olgusunu daha iyi anlayabileceğimizi belirtiyor.

Picture 1

3) Kümesteki Kartal Neden Uçamaz? – Burak Büyükdemir

Nevzat, Melih, Halil’in (Türk girişimcilerinin) ortak hikayelerinin anlatıldığı bu kitapta, Türkiye’nin en büyük girişimleri olan yemeksepeti.com, bebek.com ve gittigidiyor.com’un hikayeleri anlatılmaktadır.

Kitabın kahramanlarının ortak özellikleri ise çektiği zorluklar ve çevrelerinden gelen baskılardır. Ancak onlar projelerine o kadar çok bağlıdırlar ki birbirlerini tanımadan internet dünyasının en büyük projelerini gerçekleştirler. Sizler de kitabı okuyarak hem onların macera dolu hayatlarını okuyabilir hem de girişimcilik konusunda tecrübe kazanabilirsiniz.

Picture 1

4)Networking – Ertuğrul Belen

Ertuğrul Belen’in kaleme aldığı bu kitap, iş dünyası ve sosyal dünyada; vücut dili, iletişim, etkili konuşma, iş geliştirme, satış teknikleri, kariyer planlama, motivasyon, liderlik,şirketlerin kendisine bağlı sektörlerle veya farklı firmalarla nasıl bir networking kurması gerektiği gibi konuları akıcı bir dille anlatıp ufkunuzu geliştirecek bir etkiye sahip.

Picture 1 5)Mor İnek – Seth Godin

Godin bu kitapta yaptığınız işlerin kalitesinden ziyade asıl önemli olanın ”Fark Yaratmak” üzerine olduğunu anlatıyor. Monotonlaşan sistemin farklı bir parçası olduğunuzda nasıl batmadan işin içinden başarı ile sıyrılacağınızı çok eğlenceli bir dille anlatıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

Picture 1

KAYNAKÇA

https://www.google.com/url?sa=i&source=images&cd=&ved=2ahUKEwj-5sLA0_mAhUBYVAKHZrTBrUQjRx6BAgBEAQ&url=https%3A%2F%2Fwebrazzi.com%2F2010%2F07%2F15%2Fzapposun-basari-hikayesi-delivering-happiness%2F&psig=AOvVaw2pWVISSpPqd0p0m21uk9-1&ust=1578423305740568

https://www.amazon.com/Outliers-Story-Success-Malcolm-Gladwell/dp/0316017930

https://static.nadirkitap.com/fotograf/224754/13/Kitap_201905031324382.jpg

https://www.google.com/url?sa=i&source=images&cd=&ved=2ahUKEwj_6qiw4O_mAhUIUlAKHYApD9IQjRx6BAgBEAQ&url=https%3A%2F%2Fwww.dr.com.tr%2FKitap%2FNetworking-Tanisma-Tanistirma-Ve-Taninma-Sanati%2FEgitim-Basvuru%2FIs-Ekonomi-Hukuk%2FYonetim-Is-GelistirmeKalite%2Furunno%3D0000000417399&psig=AOvVaw27ohlpmIAbJxEhdw1h3h5g&ust=1578426836679358

 

https://www.google.com/url?sa=i&source=images&cd=&ved=2ahUKEwjjtJ-H4-_mAhUDJVAKHcA9BRYQjRx6BAgBEAQ&url=https%3A%2F%2Fmorinek.wordpress.com%2F2017%2F05%2F07%2Fmorinek-nedir-morinek-kitabi-ozeti%2F&psig=AOvVaw3T-6VuPxPZ_yKyGQYdka48&ust=1578427524292546

Ali Cebi Foto

Herkese merhaba. İsmim Ali Çebi, Fongogo’nun kurucu ortaklarındanım. 5 sene boyunca ortaklarım ve ekibimle emek verdiğim, birçok hayalin gerçekleşmesine aracılık etmiş olan ve oluşumunun başından beri içinde olmakla gurur duyduğum Fongogo’yu bir de benden dinlemenizi istedim.

2013 Ocağında Akbank’da bir Endeavor konferasındaydım. Keyifli paneller, iyi seçilmiş bir konuşmacı kitlesi vardı. 2011’de yurtdışından Türkiye’ye dönmemin ardından kendime aile ofisimizde menkul ve gayrimenkullerin yönetiminden ve aynı zamanda alternatif sektörlere yapılan yatırımlardan sorumlu bir rol oluşturdum. Alternatif sektörlerden biri teknolojiydi. Günümüzün hızla değişen dünyasında yatırımcı olarak bu alanda aktif olmamak bana çağımızın gerisinde kalmak gibi geliyordu. Rolüm gereği yaklaşık 1 yıldır Türkiye ve dünyadaki melek yatırım ve girişim ekosistemini yakından takip etmeye başlamıştım. Melek yatırım ağı toplantılarına giriyor, girişimciler ve yatırımcılarla tanışıyor, yabancı yatırım fırsatları için yurtdışı kanalları oluşturuyordum. Hatta sürekli övündüğüm birkaç yatırım yapmıştım bile. Yatırım bankacılığı kökenimden dolayı yabancı olduğum süreçler değildi bunlar. Fakat Endeavor konferansı benim için diğer yatırım ve girişim odaklı konferanslardan farklıydı. Fongogo’nun temelleri bu konferansta atıldı. İlk defa bu konferansta katılımcılardan birinden girişimcilerin alternatif finansman bulmak için kullandıkları “kitlesel fonlama” platformlarının varlığını öğrendim. Çok ilgimi çekmişti. Bir çok melek yatırım toplantısına girmiştim ve yatırım süreçlerinin ne kadar yavaş ilerlediğini deneyimlemiştim. Bazen süreçler bırakın girişimciyi yatırımcıyı bile vazgeçirecek hızda ilerliyordu. Girişimci bir melek yatırım ağından bulamadığı fonu farklı birkaç melek yatırım ağından toplamaya çalışıyordu; her bir ağın yatırım süreci nerden baksanız bir kaç ay… Melek yatırım ağları dışında erken safha yatırım yapan melekler küçük yatırımlar yapıyordu, bu yüzden teker teker meleklere gitmek girişimci için bitmeyen bir işkence haline geliyordu. Kitlesel fonlama bu sorunlara ilaç gibiydi. Girişimlerin erken safha yatırım gereksinimlerini, projelerini kitlelere açarak küçük miktarlarla sağlamalarına aracı olan platformlardı bunlar. Projelerini direk görücüye çıkarıp finansman eksiklerini ileride ürünlerinin kullanıcılarından sağlayabiliyorlardı. Bir taşla iki kuş, dahice bir fikir!

Fikrin bana verdiği heyecanla iki ortağımla Fongogo’nun altyapısını oluşturmaya başladık. Uzun bir çalışma sonucu Kasım 2013’de Fongogo yayındaydı! Fongogo’yu başından itibaren belli bir sektörle kısıtlamak istemedik. Erken safha finansman arayan her türlü projeye açtık. Kitlesel fonlama ülkemizde daha çok yeni olduğundan başvuru taleplerinin ve desteklerin bizi yönlendirmesini istedik. Fongogo’da bugüne kadar 684 proje yayınlandı, bunların 206’sı aradığı bütçeyi buldu, yayınlanan projelere 13,292 destekçi toplamda 16,605 kere destek oldu. En çok proje yayınlanan kategoriler 38% oranında Belgesel/Film, 13% oranında Eğitim, 11% oranında Teknoloji olduğunu görmekteyiz. Kitlesel fonlama yolculuğumuzun bu safhasında, kuruluş aşamamızda birçok insanın yabancı olduğu kitlesel fonlama algısını yavaş yavaş oturtmaya başladığımızı görüyorum. Fongogo isminin belli sektörlerde bir “household” isim olmaya başlaması bizi ayrıca gururlandırıyor.

Peki Fongogo’nun misyonu ve vizyonu nedir? Biz Fongogo olarak kitlesel fonlamanın her alanında yer almak istiyoruz. Bu metotla kaynak yaratmanın en az bankadan kredi almak ya da melek yatırım ağından yatırım bulmak kadar yaygın bir yöntem olması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Misyon ve vizyonumuz iki yönlü: Yatırım sürecini hızlandırıp demokratikleştirerek kaynağa ulaşımı kolay olmayan girişimcinin yanında olmak, girişim dünyasına ulaşımı kısıtlı olan yatırımcının yatırımlarını platformumuz aracılığıyla çeşitlendirmesini sağlamak. Birçok yatırımcıya kapalı olan erken safha yatırım dünyasını büyük bir kitleye açmak istiyoruz ve bu sayede girişim dünyasına can suyu olmak istiyoruz. Fikri, inancı ve fikrini hayata geçirecek planı olan her türlü girişimcinin önündeki en büyük engellerden biri olan finansman bariyerini aşmalarını sağlamak adına onların yanında olmayı amaçlıyoruz. Platformlarımızla hem girişimciye hem yatırımcıya fayda sağlamayı umuyoruz. Bunun yanı sıra toplumsal algıdan dolayı hibeler dışında yatırım almakta zorluk çeken sosyal girişimler için de ilk gidilecek adres olmaya devam etmek niyetindeyiz.

Hayallerimiz büyük, bu hayallere ulaşabilmek için kullanıcılarımızın desteği bizim için çok önemli. Bu vesileyle size, bize bugüne kadar inanmış bütün proje sahibi ve destekçilerimize, sonsuz teşekkür eder, platformumuz hakkındaki düşüncelerinizi her zaman duymak ister ve hizmetimizden memnun kaldıysanız kaynak arayışında olan tanıdıklarınıza Fongogo’yu önermenizi rica ederim. İlerleyen dönemde platformumuzdaki yenilikler için bizi takip etmeye devam etmenizi bütün kalbimle dilerim.

Fakir Baykurt’un Köygöçüren romanını bilir misiniz?

Roman ismini, topraktaki suyu hissettiği an hızla büyüyen, büyümekle de kalmayıp yayılan, besin maddesince zengin toprakları seven, dikenli Köygöçüren Otu’ndan alır.

Kökleri bir kere uzamaya başladıysa ve erkenden müdahale edilmediyse, yok etmek zorlaşır. Topraktan kolay kolay söküp atamazsınız.

Tarım arazilerine de girince, tarımdan başka geçim kaynağı olmayan köylüyü zor durumda bırakıp köyden göçürttüğü için adına Köy Göçüren denmiş.

Romanda, su bulmak için ısrarla uğraşılan topraklarda çıkmaya başlayan, en sonunda köylünün başına musallat olan bu otun da sahibi doğa. Doğa, vermesi gereken kaynakları en cömert şekilde insanlara sunar. Teklifsiz, şartsız…Fakat ondan zorla alınan, çalınan her şey için de cevabı vardır.

Doğanın bize sunduklarına, bizim ondan çaldıklarımıza karşılık olarak hediye etmemiz gereken o kadar çok ağaç var ki…

Ve bunun için o kadar çok imkanımız var ki…

Siz de doğaya bir hatıra bırakmak isterseniz Ekşi Sözlük yazarlarının başlattığı “Hatıra Ormanı Kuruyoruz” projesine destek olun, ağaçlarımız yok olmadan önce çoğalsın!

https://www.fongogo.com/Project/hatira-ormani-kuruyoruz-2019

 

Eksisozluk

 

Kitlesel fonlama yaygınlaştıkça, Fongogo’yu birçok farklı alanda çözüm olarak görmeye başlıyoruz.

Rock FM’in Krock olduğu dönemden satıldığı döneme kadar Genel Yayın Yönetmeliğini sürdüren Metehan Mert Çakır, Rock FM’in isim hakkını alabilmek için dinleyicileri ile el ele vererek kitlesel fonlamaya katıldı. Rock FM Geri Dönsün! kampanyası ile Rock FM markasının haklarını almaya kararlılar. Sonrasında, Rock FM’i karasal yayına yeniden sokmak için çalışmalarına başlayacaklar.

Rock FM 18 yıl boyunca kült bir radyo kanalıydı. Rock FM, sadece Rock müziğini değil, rock n roll kültürünü ve yaşam tarzını da temsil etti. Şu an sosyal medyada binlerce kişi projenin hayata dönmesini sabırsızlıkla bekliyor.  Neredeyse, hedeflerinin yarısından çoğuna ulaştılar. Sabırsızlıkla geri kalanı için ciddi bir kampanya yürütüyorlar. Toplanılan destek karşılığı verilen ödüller ise çok keyifli. Destekçi 100 TL’ye Rock FM partisine giriş yapabilirken, 250 TL’ye  program sunucusu olabilecek.

Fongogo ekibi olarak, yıllarca dünlediğimiz Rock FM’in kitlesel fonlama ile yeniden hayat bulmasını çok anlamlı buluyoruz. Biz de çam sakızı çoban armağını program sunuculuğuna talip olduk :) Tüm dinleyicileri bekleriz..   RockFMpic

Fongogo ailesi olarak, her gün renk renk projelerle bir araya gelmekten çok memnunuz. Bugünkü blogumuzda mevcutta kampanyası olan sevgili Theodora Sevgi Doktorları’nı size daha çok tanıştırmak istiyoruz.

Biz yeni tanışsak da, senelerdir hastanedeki çocuklara sevgi, neşe, umut ve kahkaha götüren Theodora Vakfı’nın Sevgi Doktorları ülkemizde 1998 yılından günümüze kadar 350bin çocuğu ziyaret etmiş. Her yıl İstanbul ve Ankara olmak üzere, 9 hastanede 26bin çocuğu ziyaret ediyorlar.

1993 yılında İsviçre’de kurulan Theodora Vakfı, hastane ve uzmanlaşmış kurumlarda uzun süreli yatmak zorunda kalan çocukları neşelendirerek ve güldürerek, onların acısını hafifletmek için çalışıyor. Theodora Vakfı, özel eğitimli Sevgi Doktoru kadrosu ile 8 ülkede sürdürdüğü faaliyetlerle her yıl hastanelerde tedavi gören binlerce çocuğa mutluluk ve neşe dağıtıyor. 

Sevgi Doktorları, Theodora Sevgi Doktorları Projesi tarafından açık ve etik ilkelere göre hastane çalışmasına uygun şekilde eğitime tabi tutulduktan sonra görevlendirilmiş profesyonel sanatçılardan oluşuyor. Sağlam bir temel eğitim, senede iki kez gerçekleştirilen geliştirme eğitimleri ile tamamlanıyormuş. Ekip, düzenli olarak branşa özel konular ve sanatsal, psikolojik ve tıbbi alandaki eğitimler için bir araya geliyor.

Tahmin edilebileceği üzere, hastanede kalmak bir çocuk için çok zordur. Alışılmadık ciddi  bir ortamda, çocuk ailesi ve arkadaşlarıyla temasını kaybetmektedir. İşte burada Sevgi Doktorları beyaz önlükler içinde rengarenk giyinen sanatçılar olarak hastane odasında anlık sanat performansları gerçekleştirir. Hastane palyaçosu gösterisini, pandomim yapmaktan kukla oynatmaya kadar, çocuğu ziyaretinin merkezine yerleştirecek şekilde tek bir çocuk üzerine inşa eder ve çocuğa göre ayarlar ve bunu da doktorlar ve bakım personeliyle birlikte çalışarak yapar. Sevgi Doktorları bu esnada ebeveynleri ve kardeşleri de dikkate alır ve onları da sürece dahil eder. Böylelikle küçük hasta, gündelik hastane yaşamından bir anlığına da olsa uzaklaşabilir ve renkler, hayal gücü ve oyundan oluşan kendi dünyasına giden yolu yeniden bulabilir.

Sevgi Doktoru olabilmek kolay değildir. Her tür vakanın karşısında mutlu  olabilmek ve neşe verebilmek için kendileri çok iyi bir eğitim alır ve grup terapileri görürler.

Şuan 10 Sevgi doktoru bulunuyormuş. Bu güzel Sevgi doktorlarımız daha çok destek toplayıp daha çok sanatçı yetiştirip hastanelere gönderebilmek için Fongogo’da kampanya açtı. Destekleriniz için: https://fongogo.com/Project/theodora-sevgi-doktorlari–

Sevgi Doktorlar

 

 

Günümüzde birçok insan gerek hayallerini gerçekleştirmek için gerekse yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek için pek çok alanda yeni iş fikirleri üretiyor.

Ancak yeni bir iş kurmak, alınan risklerin yanısıra bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekilen onlarca unsuru da beraberinde getiriyor.

Bu yazımızda dijital bir iş kurmak isteyenlere verebileceğimiz beş altın tavsiyeden bahsedeceğiz.

1) Fikrinizin İhtiyaç Olduğunu Doğrulamalısınız

Çözmek istediğiniz sorunun gerçekten sizin haricinizdeki insanlar için de bir sorun olup olmadığını ya da bu soruna üretilecek çözümleri kullanma istekleri olup olmadığını öğrenmelisiniz.

İlk aşamada basit pazar araştırmaları yaparak bu sorularınıza çözüm bulabilirsiniz. 

Dijital platformlar için Facebook gruplarında, Instagram’da veya Twitter’da parçalı anketler oluşturarak bilgi toplayabilirsiniz.

2) Müşterinizi Tanımalısınız

alejandro-escamilla-3-unsplash

Çözdüğünüz sorundan en çok zarar gören ve yakınan insanları bulmalısınız. Fikrinizin geniş kitlelere hitap ettiğini düşünebilirsiniz; ancak ilk aşamada düşük bütçeyle ulaşabileceğiniz insanlar sınırlı olduğundan pazarlama kampanyalarınızı çözümünüzün maksimum fayda sağlayacağı müşteri gruplarına yapmalısınız.

Müşteri davranışlarını ve sorun hakkındaki düşüncelerini öğrenmek, ürününüzü oluştururken en büyük yardımcınız olacaktır.

Örneğin, herhangi bir işletme grubuyla alakalı bir çözüm üretiyorsanız bu işletmelerin müşteri yorumlarını, Google yorumlarından, çeşitli şikayet platformlarından analiz edebilirsiniz.

3) Tanıtıcı Websitenizi Oluşturmalısınız

 

Landing page dediğimiz tanıtıcı websitesiniz ile kullanıcı siteye ulaştığında bir dakikadan kısa sürede, sorunun ne olduğunu, sunduğunuz çözümü ve bu çözümü hangi şekilde sunduğunuzu öğrenebilir.

Websitenizde müşteriyi harekete geçirecek yönlendirmeler olması faydalıdır. Ürününüz hazır değilse, ürününüz çıkınca insanların bilgi alması için mail adreslerini isteyebilir, ürününüz hazırsa ürününüzün özelliklerinin olduğu sayfaya yönlendiren bir buton koyabilirsiniz.

4) Sosyal Medyada Görünüz Olmalısınız

Günümüzde çoğu internet kullanıcısı yeni ürünlerin sosyal medya aracılığıyla farkında olup satın almaktadır. Sosyal medyanızın da en az websiteniz kadar özenli olmalıdır.

Ürününüz hakkındaki güncellemeleri, dönemsel indirimleri ve promosyon kuponlarını sosyal medyadan paylaşabilirsiniz. 

Ayrıca ürününüze ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüz takipçi kitleleri olan insanlara sponsorlu içerik teklif edebilir, böylece insanların sosyal medyada zaman geçirirken bile ürününüzün farkında olmasını sağlayabilirsiniz.

5) Satış Öncesi Maliyetlerinizi Minimum Seviyede Tutmalısınız

Dijital bir iş kurmak aklınıza gelecek/gelmeyecek birçok maliyet doğuruyor. Bu maliyetleri kısmak ve minimum masrafla maksimum verim almak için çeşitli alternatifler kullanmalısınız.

Müşteri analizleri için, websiteniz için, ürününüzün geliştirilmesi için satın almayı düşündüğünüz dijital servislerin veya ürünlerin fiyat araştırmasını mutlaka yapmalısınız.