Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 


random-questions-for-a-startup-lawyer

Fikrinizi hayata geçirirken, kendi işinizi kurmaya çalışırken ilk zamanlarda birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu süreçte hatalar, verimsiz sonuçlanan adımlar ve beklenmedik durumların ortaya çıkması gayet doğaldır.

Şimdi sizlere fikrinizi hayata geçirirken rotanızda kalmanızı sağlayacak birkaç öneride bulunacağız.

1)      Alışkanlık haline getirin

b2Fikrinizi hayata geçirirken gösterdiğiniz çalışmayı alışkanlık haline getirin ve gündelik aktivitelerinizden biriymiş gibi
benimseyin.
Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız, yapacaklarınızı planlamak için kendinize bir saat vakit ayırın ve işinizden sonra planlarınızı uygulayın. Sabahları bir saat erken kalkmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Tabii bu arada tam zamanlı işinizi, girişimciliğinizi, uykunuzu ve sosyal aktivitelerinizi dengede tutmaya çalışın. Doğru zamanlamaları deneyerek bulabilirsiniz. Dengeli bir yaşam verimliliğinizi arttıracaktır.

2)      Çalışacağınız yeri belirleyin

Eğer bir ofisiniz yoksa, çalışmalarınızı sürdürmek, dikkatinizi mümkün olduğunca dağıtmamak ve girişimciliğinize daha çok vakit ayırabilmek için kendinize bir yer bulun. Bu yer bir kütüphane olabileceği gibi taraftarı olduğunuz takımın çok önemli bir maçını izlemek için gittiğiniz stadyum bile olabilir. Önemli olan zihninizi boşaltıp, işinize odaklanmanız için ihtiyacınız olan atmosferi sağlamanız. Bununla birlikte pek çok kişi gibi siz de evde yeteri kadar odaklanamıyor olabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri,

Akşam vakti sahilde: Denizin sesi en bilinen sakinleştirici seslerdendir. Çalışmanız için en ideal ortamlardan birisi sahil olabilir. Eğer internete ihtiyacınız varsa, telefonunuzu modeme dönüştürerek internet ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz gibi çeşitli donanımlarla da internet erişiminizi sağlayabilirsiniz.

Arabanızda: Arabanızla yolculuğa çıkın. Laptopunuzu alın ve ücretsiz internet erişimi sağlayan bir yere doğru gidin. Arabanızın içinde eşşiz bir manzaraya karşı çalışmak gerçekten etkili olabilir.

3)      Koşmadan önce yürümeyi öğrenin

Başlangıçta büyük fotoğrafı görmeye çalışırken karşılaşabileceğiniz şaşkınlıklara engel olmak için öncelikle kısa vadeli hedefler belirleyin ve onları gerçekleştirin. Bir startup stratejik yaklaşımdan ziyade sıkı çalışmaya ihtiyaç duyar. İşinizi iyice tanıyın ve işinize yarayacak hedefler belirleyin, hedeflerinizi basitleştirin, üzerinde çalışın. Çoğu yönetici geminin dümenini hangi yöne çevireceği konusunda oldukça tecrübelidir. Gemiyi suda batırmadan varış noktasına ulaştırmak için karşılaşacağı irili ufaklı bütün adımları dikkatle ele almak için kollarını sıvamaya hazırdır.

4)      Sahada hünerizini sergileyin

b1Uzun süredir peşinden koştuğunuz, start-up’ ınıza katkısının çok faydalı olacağını düşündüğünüz o yönetici ile nihayet karşı karşıya gelme fırsatını buluyorsunuz. Tek sıkıntı ise yönetici oldukça yoğun ve size ayırabileceği sadece 30 saniyelik bir boş vakti var. Asansöre biniyorsunuz ve o yönetici asansörden inene kadar projenizi anlatmanız, ilgi uyandırmanız gerekiyor ki beklediğiniz yatırımı almanız için bir kapı açabilesiniz. Bunun için sadece 30 saniyeniz var. Bunu nasıl yapardınız?

Bu klasik bir asansör konuşma örneği olsa da vereceğiniz cevaplar klasik olmaktan öte bir yerde olmalı.

Bununla birlikte gerçekleştirdiğiniz 30 saniyelik konuşma tabii ki tek başına yeterli olmayacaktır ama sizin özgüveninizi, projenizin omurgasını ve üzerinde çalıştığınız aşamaların karakteristiğini gösteren bir imkan yaratacaktır. Sonrasında ise o yönetici ile daha detaylı konuşmak adına yeni bir buluşmayı koparabilirsiniz.

Çoğu start-up kendisini tam anlamıyla tanımıyor. Daha doğrusu kendisini, yeteneklerini, yaptığı işin değerini tam olarak detaylandıramadığı için projesini satmakta, pazarlamakta, tanıtmakta zorluk çekebiliyor. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı doğru şekilde belirleyerek, iş planlarınızı detaylandırmanız çıktığınız yolculukta size faydalı bir rehber olacaktır.

5)      Tatile çıkın!

Tam zamanlı işiniz ve start-up’ ınızı eş zamanlı götürmekten bunalmış olabilirsiniz. İkisinin de kendi içinde ayrı yükü, verilmesi gereken kararları ve mevcut sorumluluklarından dolayı kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız kendinize vakit ayırmanızın zamanı gelmiş olabilir.

Her iki işinizden de uzaklaşmak, kendinize vakit ayırmak, dinlenebileceğiniz bir tatile çıkmak start-up’ ınıza başka bir açıdan bakmanıza olanak sağlayabilir. Start-up’ ınızla ilgili yakaladığınız farklı bakış açıları size farklı sorular sormanıza neden olabileceği gibi geleceği şekillendirmeniz açısından da faydalı olabilir.

Eğer sosyal hayatınız, iş hayatınız ve start-up’ ınızı dengede tutabildiğiniz bir yaşam yaratabilir; girişiminizin karakteristiğini ve omurgasını doğru bir şekilde planlayabilirseniz, karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı yaklaşımlarınız da daha farklı olacaktır ve bu zorlu süreçte rotanızda kalmanıza olanak tanıyacaktır.

Şimdiden başarılar dileriz.

Barış Can

Kitlesel fonlama projelerinizi potansiyel destekçilerinizin önüne çıkarmadan hep üzerinde durduğumuz belli yerler var. Bunlardan en önemlisi Fongogo’da yarattığınız ve sizi dışarıya tanıtan profil sayfanız. Şimdi bu yazdıklarımızı dikkatlice okuyun çünkü sayfanıza trafik çekerek projenizin fonlanmasını sağlayacak ipuçları şunlar:

kf.fw

1) Proje videonuz için bir profesyonelle çalışın.

Projenizin en önemli bölümü videonuzdur. O yüzden her şey mükemmel görünmeli. Yaratıcılığı tabii ki destekliyoruz ama kaliteden ödün vererek sadece iphone’a umut bağlamak da doğru değil. Bir şekilde bu işe bütçe ayırıp, işi iyi bilen birileriyle çalışın. Unutmayın, kitlesel fonlama bütçenize videonuzu da ekleyebilirsiniz.

2) Videonuzun Fongogo’daki projenizi yansıttığından emin olun.

Fongogo proje sayfanıza koyduğunuz video, neden böyle bir proje başlattığınızı çok iyi anlatmalı. O yüzden başka projeler ya da tanıtımlar için çekilmiş eski videolar net fikir vermez. Sadece bu iş için özel bir şeyler yarattığınızdan emin olun.

3)Özgün ve yaratıcı olun.

Bir kameranın önüne geçip monolog bir çekim yapmaktansa, projenizin önemli detaylarını çıkarıp yaratıcı bir çekim gerçekleştirin.

4) Videonuzun viral olma potansiyelini arttırın.

Sayfanızı ziyaret eden biri size destekte bulunmada da, projenizi paylaşabilir ve projenize destek olabilecek insanları size getirebilir. Bunun en harika yolu, videonuzun viral olması ve birçok kişi tarafından paylaşılması. Videonuzu yaptıktan sonra kendinize sorun, “ben olsam paylaşır mıyım?”

5) En az videonuz kadar profesyonel bir sayfa yaratın.

Sayfanız ve profiliniz projenize verdiğiniz değeri yansıtır. Üzerinde uğraşılmamış ve okunması zor bir sayfa potansiyel destekçilerin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsanların size güvenmesini istiyorsanız, onlara profesyonel bir iş sunun.

6) Bütün görseller ve sitller bir uyum içinde olmalı.

Görüntü burada her şeydir. Fotoğraflarınızda ve videoda aynı topografi, renk, grafik ve stil olmalı. Bu sayfada projenizi  pazarlıyorsunuz. Markanız için en iyisini düşünün ve uygulayın.

Projenizi oluştururken bu detayları mutlaka göz önünde bulundurun. Hepsini uyguladığınız takdirde kısa sürede çok sayıda destekçiye ulaşmanız oldukça mümkün!

Kaynak: http://www.cnbc.com/id/101879944?curator=Informerly

Bu hafta Fongogo proje ve iletişim koordinatörü Ceylan Ölçer bizimle proje seçimini paylaşıyor!

Neden Duble Hikaye?

Bütün projelerle birebir ilgilenip sonunda hepsini ister istemez çocuklarım gibi gördüğümden önerdiğim bir proje seçmek bana en zor!

Ancak, çok daha fazla ilgi ve desteği hak ettiğini düşündüğüm Duble Hikaye projesini öne çıkartmak istiyorum.

Bu projeyi seçmemin en büyük sebebi, proje sahibi olan Gülçin Aksoy isimli değerli sanatçının DEPO’da şu an hala devam eden Duble Hikaye sergisini gezmiş ve çok etkilenmiş olmam! Eğer gezmediyseniz mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

dubl

Duble Hikaye’yi birazcık senden dinleyelim.

Sergi, sanatçının kendi hazırladığı video, yazı ve fotoğrafları, arşivlerden aldığı malzemelerle bir araya getiriyor. Samsun’lu sanatçının 80’li yıllardaki anıları üzerine kurulu sergideki her eser sizi bambaşka bir yere götürecek.  1980 darbesinden ve etkilerinden kentsel dönüşüme; devlet sembollerinden kurumsal hiyerarşilere birçok farklı odak noktasının içine çekildiğiniz hissedeceksiniz.

Gülçin Hanım’ın desteklerle toplayacağı fonlar, bu serginin devamı olarak serigrafi tekniğiyle yalnızca 100 adet basılacak olan kitaba gidecek. Sanatçı tarafından 3 yıl içerisinde elle hazırlanan kitap çoğaltılmaya başlanacak. Kitap, sanatçının 80’lerde Samsun’da yaşadığı dönemlerde sıklıkla kullanılan ipek baskı yöntemi ile hazırlanıyor – tahmin edersiniz ki çok büyük bir el emeği var.

Gülçin Aksoy Türkiye’de ve yurt dışında şimdiye kadar birçok sergi açtı. Aynı zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Bölümünde öğretim üyesi.

Bu sanat kitabının üretim sürecinde bir payınız olsun isterseniz, hatta 100 kitaptan biri benim olmalı diyorsanız, buradan kolayca destekte bulunabilirsiniz. Teşekkürler!

Projeniz yayınlandı, yakın çevrenizle paylaştınız ve ilk destekleri topladınız. Peki bundan sonra projenize nasıl hız kazandırarak, hedefinize yaklaşırsınız?

Sosyal Medya!

Bu dönemde yapacağınız en önemli şey sosyal medyayı doğru kullanarak etkili paylaşımlarda bulunmaktır. Sizi tanımayan insanlara ulaşıp, onların desteğini almanız gerekiyor. Bu yüzden Facebook, Twitter, Linkedin, Instagram, Youtube, Vimeo ve gerekli diğer platformalar projeniz için hayati önem taşıyor!

Facebook

İnsanlarla etkileşime geçin ve diyalog kurun.  Projenizle ilgili olabilecek sayfaları aratın ve projenizin linkini paylaşın.
Kendinize bir fan sayfası kurmuş olmanız gerekiyor. Kritik saatlerde, proje güncellemelerinize burada yer verin.
İlgi çekici imajlar, metinler sizi kurtarır. Bu piyasada kuru bir linke artık kimse prim vermiyor.

Twitter

Burada insanlardan daha hızlı geri dönüşüm alabilirsiniz. İşinize yarayacak kitleleri rahatlıkla bulabilir, onlardan yardım isteyebilirsiniz.
Hastagleri unutmayın! Projenle ilgili hashtagleri kullanabileceğiniz gibi, o gün popüler olmuş olanlarla ilgili de tweet atabilirsiniz.
Ne kadar orjinalseniz o kadar değerlisiniz. İlgi çekici içerik bu devirde herkesin aradığı şey.

6

İstemezseniz, alamazsınız!

Sosyal medya sayesinde potansiyel destekçilerinizle etkileşime geçerken onlardan ne istediğiniz anlatın. Onların desteğiyle ne olacağını, neyi değiştireceğinizi söyleyin.

Söyledim ama hiçbir şey olmadı :(

Vazgeçmeden devam etmeniz önemli.  Görmemiş olabilirler, yoğun olabilirler vs. Hatırlatmaktan çekinmeyin. Ayrıca projenizi paylaşmalarını isteyin. Destekçileriniz size bu anlamda katkıda bulunabilir, diğerleri de maddi bir destek de bulunmadan da size yardımcı olma şansını yakalayabilir.

 Güncelleyin, güncelleyin ve güncelleyin.

Paylaşacağınız güncellemeler, projenizin tanıtım evresinde size çok yardımcı olacak.
Çünkü sizi destekleyenler projeniz ne aşamada görmek isteyecekler. Potansiyel destekçiler de, projenizi daha yakından tanıma fırsatı bulacaklar.  Bu anlamda projenizle alakalı her türlü güncellemeyi takipçilerinizle paylaşabilirsiniz. Hatta paylaşımda bulunurken, onlara sorular sorarak yorumlarını da isteyebilirsiniz. Paylaşımlarınızı mutlaka imajlarla besleyin.

Aciliyet algısını kullanın. Yaratıcı olun.

Projeniz bitim süresine yaklaşırken, bunu öne çıkarabilirsiniz. Hatta bunu yaparken yaratıcı bir fikir de geliştirebilirsiniz.
“Son 10 günümüz! Hedefimizi tutturana kadar tek ayak üstünde duruyoruz” gibi paylaşımlar yapıp, imajlar koyabilirsiniz.
Yaratıcılık artık size kalmış.

En heyecanlı proje sahiplerimizde Ege de “Nasıl Başardılar?” projesini sonunda Fongogo‘da yayına soktu. Pek çok kişiye ilham verecek bu kitap projesinin detaylarını bir de onun ağzından dinleyin.

Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Ege Tütüncü.
19 yaşındayım, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık bölümünde okumaktayım. Snowboard ve Motorcross dalında Türkiye derecelerim bulunmakta. Futbol oynamayı severim ve ayrıca klarnet, yanflüt, piyano çalmaktayım.

slayt1

Fongogo ile gerçekleştirmek istediğiniz projeden ve detaylarından bahsedebilir misin?

Fongogo‘yu yakın zamandan beri takip ediyorum. Genelde kişisel gelişim kitaplarından başka kitap okumayı tercih etmiyorum. Bir gün  kitapçıdan kitap alırken, ”  kişisel gelişim hakkında bu kadar bilgi edinmişken niye ben de bir şeyler yapmayayım” diye düşündüm. O an aklıma başarılı insanların hikayelerini derlemek ve insanlara umutsuzluğun, hayal kırıklığının , stresin altından inanıldığı takdirde nasıl kalkıldığını gösterip, imkansızı başarabileceklerini anlatmak geldi. Kitap için çalışmalara başladım. Sırayla isimleri belirliyorum ve görüşmeler için bu isimlerden randevu talep ediyorum. Ankara’da yaşadığım için günübirlik İstanbul’a geliyorum ve görüşmelerimi yapıyorum. Yorucu olsa da, keyifli geçiyor. Türkiye’nin en tanınmış, başarılı isimleri projemi duydukça desteklerini esigemediler. Şu an her şey yolunda gidiyor fakat bazı isimlere ulaşmak o kadar da kolay olmuyor. İşin içinde egoyu hissettiğim zaten düşündüğüm isimleri direk eliyorum, çünkü kitapta mütevazilikle ve erdemle başarılı olmuş insanların olması okuyanların örnek alabilmesi için oldukça önemli. Bu projemi Fongogo ile paylaşmak istedim ve sonunda yayına girdi. Proje yayınlanalı bir kaç gün olmasına rağmen maddi ve manevi desteklerin gelmesi, mail kutumun hiç boş kalmaması mutluluk verici :)

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Fongogo henüz taze bir site olmasına rağmen, sağlam bir altyapı ve başarılı bir ekibe sahip. Tanındıkça daha fazla ilgi çekeceğine ve kitlesel fonlama konusunda Türkiye’nin 1 numarası olacağına inancım tam. Fongogo‘nun projeme maddi destek yaratması tabii ki önemli; ama manevi açıdan da destek veriyor. İlerleyen günlerde daha verimli çalışmalara ve görüşmelere imza atacağımı, Fongogo sayesinde büyük bir kitleye ulaşacağımı ve maddi manevi desteğin en güzelini alacağıma inanıyorum. Fongogo olmasa bu kadar rahat olamazdım. Umarım hep birlikte çok güzel sonuçlar elde ederiz.

Ege’nin “Nasıl Başardılar?” isimli kitap projesini buradan destekleyebilirsiniz.

Fongogo‘nun en son projesi Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu yayında! Bizi çok heyecanlandıran bu projeyi daha yakından tanıyın diye proje sahibi Yücel Tunca ile konuştuk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Yücel Tunca.
Basın fotoğrafçılığı kökenli bir fotoğrafçıyım. Uzun sayılabilecek bir süre boyunca basın fotoğrafçılığı ve fotoğraf editörlüğü yaptım. 2004 yılında Galata Fotoğrafhanesi’ni kurdum, Fotoğraf Vakfı’nın da kurucuları arasında yer aldım. Halen her iki yapının da yöneticiliğini yapıyorum. Bir yandan da Galata Fotoğrafhanesi ve Bilgi Üniversitesi’nde fotoğraf dersleri veriyorum.

800 (4)

Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu’ndan bahsedebilir misiniz?

Fongogo‘nun destek çağrısı, hazırlıklarını sürdürdüğümüz Türkiye’de ilk kez yapılacak olan “Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu” üzerine. Fotoğraf Vakfı’nın kurulmasına da sebep olan Fotoğrafçı Çocuklar Atölyeleri’ni 1999 yılından bu yana düzenliyoruz. İlk olarak 1999 Marmara Depremi sonrasında İzmit ve Adapazarı’nda başlattığımız bu atölyeler yıllar içerisinde devam etti. Ülkenin birçok bölgesinde sayıları bini geçen çocukla, gençle çalıştık. İlerleyen zaman içinde bizden başka yapılar da çocuklarla ve gençlerle fotoğraf alanında çalışmalar yürüttü. Şimdi aradan geçen 15 yıla yakın bir zaman sonunda elde edilen deneyimi gözden geçirme, yeni atölye metodları üzerine fikir alış verişinde bulunma ve gelecekte bizim ya da farklı grupların yürüteceği atölyelere model oluşturma, var olan modeli güçlendirme amacıyla Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu‘nu organize etmeye karar verdik.

11-12 Ocak tarihlerinde İstanbul’da yapılacak sempozyum. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve ABD’den fotoğraf öğreticileri ile akademisyenlerin bildiriler sunacağı sempozyumun sonunda bu bildirileri ve tartışmaları kapsayacak bir kitap yayınlayacağız. Umuyorum ki yayınlanacak bu kitap bundan sonraki atölye planlayıcılarına, yürütücülerine ışık tutacak.

Fongogo ve kitlesel fonlama gelecekte nasıl bir fark yaratabilir?

Fotoğrafçı Çocuklar Sempozyumu, Galata Fotoğrafhanesi, Sivil Düşün ve Açık Toplum Vakfı’nın destekleriyle gerçekleşecek. Ancak tüm masrafları karşılayamıyor bu destekler ne yazık ki. Bu nedenle son dönemde epey işlevsel olduğu kesinleşen kitlesel fonlama kuruluşlarıyla işbirliğine girmek önemliydi. Fongogo da bu anlamda gereksindiğimiz bir kuruluş olarak karşımıza çıktı. İnsanların hayallerini gerçekleştirmek için her defasında büyük sponsorlarla çalışmaları gerekmemeli. Bir noktadan baktığınızda sponsorluk kurumu belli ölçülerde özgür düşünmenin ve hareket etmenin önünde bir engel oluşturabiliyor. Oysa ki başkalarının ilgisini çekebilecek, destek olmaktan mutluluk duyacakları projenizi onlara anlatabilirseniz yepyeni bir kaynağı açığa çıkarmış olursunuz. Son yıllarda  büyük sponsor arayışlarından uzak durmaya çalıştığımız, pek çok düşüncemizi bu tür imecelerle hayata geçirdiğimiz için deneyimler ışığında rahatça söyleyebiliyorum bunu.

Projeyi buradan destekleyebilirsiniz.

Post Navigation