Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 


random-questions-for-a-startup-lawyer

Fikrinizi hayata geçirirken, kendi işinizi kurmaya çalışırken ilk zamanlarda birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu süreçte hatalar, verimsiz sonuçlanan adımlar ve beklenmedik durumların ortaya çıkması gayet doğaldır.

Şimdi sizlere fikrinizi hayata geçirirken rotanızda kalmanızı sağlayacak birkaç öneride bulunacağız.

1)      Alışkanlık haline getirin

b2Fikrinizi hayata geçirirken gösterdiğiniz çalışmayı alışkanlık haline getirin ve gündelik aktivitelerinizden biriymiş gibi
benimseyin.
Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız, yapacaklarınızı planlamak için kendinize bir saat vakit ayırın ve işinizden sonra planlarınızı uygulayın. Sabahları bir saat erken kalkmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Tabii bu arada tam zamanlı işinizi, girişimciliğinizi, uykunuzu ve sosyal aktivitelerinizi dengede tutmaya çalışın. Doğru zamanlamaları deneyerek bulabilirsiniz. Dengeli bir yaşam verimliliğinizi arttıracaktır.

2)      Çalışacağınız yeri belirleyin

Eğer bir ofisiniz yoksa, çalışmalarınızı sürdürmek, dikkatinizi mümkün olduğunca dağıtmamak ve girişimciliğinize daha çok vakit ayırabilmek için kendinize bir yer bulun. Bu yer bir kütüphane olabileceği gibi taraftarı olduğunuz takımın çok önemli bir maçını izlemek için gittiğiniz stadyum bile olabilir. Önemli olan zihninizi boşaltıp, işinize odaklanmanız için ihtiyacınız olan atmosferi sağlamanız. Bununla birlikte pek çok kişi gibi siz de evde yeteri kadar odaklanamıyor olabilirsiniz.

İşte size birkaç öneri,

Akşam vakti sahilde: Denizin sesi en bilinen sakinleştirici seslerdendir. Çalışmanız için en ideal ortamlardan birisi sahil olabilir. Eğer internete ihtiyacınız varsa, telefonunuzu modeme dönüştürerek internet ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz gibi çeşitli donanımlarla da internet erişiminizi sağlayabilirsiniz.

Arabanızda: Arabanızla yolculuğa çıkın. Laptopunuzu alın ve ücretsiz internet erişimi sağlayan bir yere doğru gidin. Arabanızın içinde eşşiz bir manzaraya karşı çalışmak gerçekten etkili olabilir.

3)      Koşmadan önce yürümeyi öğrenin

Başlangıçta büyük fotoğrafı görmeye çalışırken karşılaşabileceğiniz şaşkınlıklara engel olmak için öncelikle kısa vadeli hedefler belirleyin ve onları gerçekleştirin. Bir startup stratejik yaklaşımdan ziyade sıkı çalışmaya ihtiyaç duyar. İşinizi iyice tanıyın ve işinize yarayacak hedefler belirleyin, hedeflerinizi basitleştirin, üzerinde çalışın. Çoğu yönetici geminin dümenini hangi yöne çevireceği konusunda oldukça tecrübelidir. Gemiyi suda batırmadan varış noktasına ulaştırmak için karşılaşacağı irili ufaklı bütün adımları dikkatle ele almak için kollarını sıvamaya hazırdır.

4)      Sahada hünerizini sergileyin

b1Uzun süredir peşinden koştuğunuz, start-up’ ınıza katkısının çok faydalı olacağını düşündüğünüz o yönetici ile nihayet karşı karşıya gelme fırsatını buluyorsunuz. Tek sıkıntı ise yönetici oldukça yoğun ve size ayırabileceği sadece 30 saniyelik bir boş vakti var. Asansöre biniyorsunuz ve o yönetici asansörden inene kadar projenizi anlatmanız, ilgi uyandırmanız gerekiyor ki beklediğiniz yatırımı almanız için bir kapı açabilesiniz. Bunun için sadece 30 saniyeniz var. Bunu nasıl yapardınız?

Bu klasik bir asansör konuşma örneği olsa da vereceğiniz cevaplar klasik olmaktan öte bir yerde olmalı.

Bununla birlikte gerçekleştirdiğiniz 30 saniyelik konuşma tabii ki tek başına yeterli olmayacaktır ama sizin özgüveninizi, projenizin omurgasını ve üzerinde çalıştığınız aşamaların karakteristiğini gösteren bir imkan yaratacaktır. Sonrasında ise o yönetici ile daha detaylı konuşmak adına yeni bir buluşmayı koparabilirsiniz.

Çoğu start-up kendisini tam anlamıyla tanımıyor. Daha doğrusu kendisini, yeteneklerini, yaptığı işin değerini tam olarak detaylandıramadığı için projesini satmakta, pazarlamakta, tanıtmakta zorluk çekebiliyor. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı doğru şekilde belirleyerek, iş planlarınızı detaylandırmanız çıktığınız yolculukta size faydalı bir rehber olacaktır.

5)      Tatile çıkın!

Tam zamanlı işiniz ve start-up’ ınızı eş zamanlı götürmekten bunalmış olabilirsiniz. İkisinin de kendi içinde ayrı yükü, verilmesi gereken kararları ve mevcut sorumluluklarından dolayı kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Eğer böyle hissediyorsanız kendinize vakit ayırmanızın zamanı gelmiş olabilir.

Her iki işinizden de uzaklaşmak, kendinize vakit ayırmak, dinlenebileceğiniz bir tatile çıkmak start-up’ ınıza başka bir açıdan bakmanıza olanak sağlayabilir. Start-up’ ınızla ilgili yakaladığınız farklı bakış açıları size farklı sorular sormanıza neden olabileceği gibi geleceği şekillendirmeniz açısından da faydalı olabilir.

Eğer sosyal hayatınız, iş hayatınız ve start-up’ ınızı dengede tutabildiğiniz bir yaşam yaratabilir; girişiminizin karakteristiğini ve omurgasını doğru bir şekilde planlayabilirseniz, karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı yaklaşımlarınız da daha farklı olacaktır ve bu zorlu süreçte rotanızda kalmanıza olanak tanıyacaktır.

Şimdiden başarılar dileriz.

Barış Can

Kitlesel fonlama projelerinizi potansiyel destekçilerinizin önüne çıkarmadan hep üzerinde durduğumuz belli yerler var. Bunlardan en önemlisi Fongogo’da yarattığınız ve sizi dışarıya tanıtan profil sayfanız. Şimdi bu yazdıklarımızı dikkatlice okuyun çünkü sayfanıza trafik çekerek projenizin fonlanmasını sağlayacak ipuçları şunlar:

kf.fw

1) Proje videonuz için bir profesyonelle çalışın.

Projenizin en önemli bölümü videonuzdur. O yüzden her şey mükemmel görünmeli. Yaratıcılığı tabii ki destekliyoruz ama kaliteden ödün vererek sadece iphone’a umut bağlamak da doğru değil. Bir şekilde bu işe bütçe ayırıp, işi iyi bilen birileriyle çalışın. Unutmayın, kitlesel fonlama bütçenize videonuzu da ekleyebilirsiniz.

2) Videonuzun Fongogo’daki projenizi yansıttığından emin olun.

Fongogo proje sayfanıza koyduğunuz video, neden böyle bir proje başlattığınızı çok iyi anlatmalı. O yüzden başka projeler ya da tanıtımlar için çekilmiş eski videolar net fikir vermez. Sadece bu iş için özel bir şeyler yarattığınızdan emin olun.

3)Özgün ve yaratıcı olun.

Bir kameranın önüne geçip monolog bir çekim yapmaktansa, projenizin önemli detaylarını çıkarıp yaratıcı bir çekim gerçekleştirin.

4) Videonuzun viral olma potansiyelini arttırın.

Sayfanızı ziyaret eden biri size destekte bulunmada da, projenizi paylaşabilir ve projenize destek olabilecek insanları size getirebilir. Bunun en harika yolu, videonuzun viral olması ve birçok kişi tarafından paylaşılması. Videonuzu yaptıktan sonra kendinize sorun, “ben olsam paylaşır mıyım?”

5) En az videonuz kadar profesyonel bir sayfa yaratın.

Sayfanız ve profiliniz projenize verdiğiniz değeri yansıtır. Üzerinde uğraşılmamış ve okunması zor bir sayfa potansiyel destekçilerin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsanların size güvenmesini istiyorsanız, onlara profesyonel bir iş sunun.

6) Bütün görseller ve sitller bir uyum içinde olmalı.

Görüntü burada her şeydir. Fotoğraflarınızda ve videoda aynı topografi, renk, grafik ve stil olmalı. Bu sayfada projenizi  pazarlıyorsunuz. Markanız için en iyisini düşünün ve uygulayın.

Projenizi oluştururken bu detayları mutlaka göz önünde bulundurun. Hepsini uyguladığınız takdirde kısa sürede çok sayıda destekçiye ulaşmanız oldukça mümkün!

Kaynak: http://www.cnbc.com/id/101879944?curator=Informerly

İnternetin uzun süren işlemler arasındaki aracıları ortadan kaldırma gücü artık birçok “çılgın” fikrin hayata geçmesini sağlıyor.

Tanımadığımız insanlardan ürünler satın almak, onlara para yollamak ve satıcının Karayipler’e kaçtığını görmek yerine ürünlerin evimize gelmesi mi? Ebay ile hayatımıza girdi. Şimdi ise neredeyse sadece internette gördüğümüz ve daha önce adını duymadığımız birine ilginç bir fikri var diye para vermekten bahsediyoruz. Yani karşımızda yıllık 8 milyar dolarlık bir pazara sahip olan kitlesel fonlama var! Bu model en başta ne tuhaf gözükse de, ilginç fikirleri için tanımadığı insanlara para veren milyonlarca insanın olduğunu öğrenmek gururumuzu okşadı.
kiiii
Durum böyleyken İsrailli finans mezunu Dan Marom da boş durmadı. 2009 yılında kitlesel fonlama ortaya çıktığı sıralarda Marom da dokora tezi için konu düşünüyordu. Sektördeki kıpırdanmayı gördüğü anda, konuyla ilgili veri toplamaya başlayarak kitlesel fonlamanın geleceğine daha yakından bakmaya karar verdi. Tezini bir kenara bırakırsak kitlesel fonlamaya olan bu ilgi, Marom’un Kevin Lawton ile birlikte “The Crowdfunding Revolution” kitabını yazmasını sağladı. Şu an 1000′den fazla kitlesel fonlama websitesi olduğunu söyleyen Marom, kitlesel fonlamayı “girişimciliğin demokratikleşmesi” olarak tanımlıyor.

“Fonksiyonel ve duygusal değerlerin birleşimi. İnsanlar sürecin nasıl işlediğini görerek bu duygusal yolculuğun bir parçası olmak istiyor. “

Kitlesel fonlama yavaş yavaş ödül sisteminden, şirket hisselerine doğru kaymaya başladı. Bu durum geleneksel girişim sermayesini tamamen tersine çevireceği şeklinde yorumlanıyor. Marlom bu durumu, “Herkes kitlesel fonlamanın geleneksel girişim sermayesini yok edeceğini söylüyor ama benim kişisel fikrim geleceğin bir sinerji içinde ilerleyeceği üzerine” şeklinde yorumluyor. Kitlesel fonlama platformları sahte şirketlerin finansman toplamaları gibi sahtekarlıklara karşı önlemler almaya başladılar. Ödül sisteminin alternatifi olarak, hisse sistemine dayalı kitlesel fonlama modelini daha da sık göreceğiz gibi duruyor.

Kaynak: irishtimes.com

Milyoner girişimci Richard Branson, kitlesel fonlamanın bankalardaki ve özel sermaye şirketlerindeki güç dengesini değiştirdiğini söyledi. Eğer 1960′larda bu sistem var olsaydı, Virgin imparatorluğunu kurarken kesinlikle kitlesel desteği kullanmış olacağının da altını çizdi. Bu yorumlarının üzerine, geçenlerde Richard Branson’ın bir kitlesel fonlama platformuna yatırım yaptığını öğrendik.  The Telegraph’a verdiği röportajda insanların finansla ilgili düşünme yöntemlerini değiştiren iş modellerini seviyorum açıklamasını yaptı.

richard

Kitlesel fonlama girişimcilere ve projesi olan bireylere dünyanın dört bir yanından fon bulma olanağı sağlıyor. Durum böyleyken, girişimizini alıp Fongogo’ya gelmenizin tam zamanı!

14 Nisan’da İsveç Konsolosluğu’nda yapılan YME Startup etkinliği 120 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Hem Türk hem de yabancı bir çok farklı alandan yatırımcıyı ve girişimciyi bir araya toplayan etkinlik büyük ilgi gördü.

“Çılgın ve naif olmak, vizyoner olabilme yeteneği ve ufka bakabilmek başarılı girişimcilerin ve startupların ortak noktası.” diyen moderatör ve YME COO’su Aurore Belfrage konuşmasına böyle başladı.

ye5tge

Farklı alanlardan bir araya gelen konuşmacılar arasında, Pozitron’un kurucusu ve CEO’su Fatih İşbecer, Peak Games kurucularından Rina Onur, Faces of Change direktörlerinden Saskia Harkema,  Google’dan Milena Djuricic, Koç Üniversitesi Stratejik Gelişim Bölümü Başkanı James Halliday, VC Atomico Türkiye direktörü Naz Özertuğrul, DoctorBurada.com kurucularından Pelin Anlı gibi isimler yer aldı.

İstanbul’da ilki gerçekleşen bu bilgilendirici ve ilham dolu etkinlik, teknoloji, startup ve kadın girişimciler üzerine yoğunlaşarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da gerçekleşmeye devam edecek. Bir sonraki etkinlik Haziran’da Dubai’de gerçekleşecek. İlerleyen zamanlarda ise, Tunus, Erbil, Riyad, Amman ve Tahran’da YME yine aynı konulara dikkat çekecek.

RockThePost ekibi bu yılın başlarında ilginç bir çalışma yapıp yayınlamıştı. İlk aşamadaki startupları inceleyerek ve bu startupların yatırımcılarını da yakın mercek altına alarak en aktif melek yatırımcıların listesini yaptı. İşte bu çalışmaya göre, en aktif 8 melek yatırımcı!

melekee

1)Jeff Bezos

Kurucu, başkan, CEO ve Amazon.com’un yönetim kurulu başkanı.  Onun liderliği altında amazon.com dünyanın en büyük e-ticaret sitesi haline geldi ve birçok internet modeline de ilham kaynağı oldu. 1999 yılında Time Dergisi, onu “Person of the Year” seçti.  2011 yılında The Economist Dergisi tarafından Amazon Kindle için İnovasyon Ödülü’ne layık görüldü.

Şehir: Seattle, Washington

Yatırım: 11,  1.5 milyon dolardan başlayan.

En Son Yatırımları: Domo ve Everfi

2) Paul Buchheit

Silikon valisi çıkışlı 30 farklı markette yer alan 550′den fazla şirket tarafından fonlanan  Y Combinator ortaklarındandır. Bu şirketler arasında, Reddit, Dropbox ve Airbnb yer alır. Forbes 2012′de, Y Combinator’ı en iyi startup kuluçka merkezlerinden biri olarak gösterdi.

23 yaşında Gmail’in birçok inovatif özelliğini geliştirdiği Google için çalışmaktaydı. Google AdSense’in orijinal prototipini geliştirerek, Google’un ünlü mottosu “Don’t be evil”ı (kötü olma) yarattı.

Yatırımlar: 61, 70bin dolardan başlayarak.

3)Jeff Clavier

Silikon Valisinde bulunan ve bu zamana kadar 150′den fazla yatırım yapan SoftTech VC’nin kurucularından ve yönetici ortaklarından.  SoftTech VC’in desteklediği startuplardan bazıları: Mint, Kongregate(GameStop), Milo(eBay), Wildfire (Google) ve Class Dojo.

Time Dergisi Clavier’i 2008′de webdeki en etkili 25 isim arasında gösterdi.

Yer: Silikon Valisi

İlgi Alanları: Mobil, parasallaşma altyapısı, pazar yerleri ve e-ticaret

Yatırım: 17, 50bin dolarla 6milyon dolar arası.

4)Paul Graham

Y Combinator ortaklarından. 1995′te, Graham Robert Morris’le beraber Viaweb’i yarattı. İlk etkin sunucu sayfası 1998′te Yahoo oldu! 2002′de spam filte algoritması geliştirdi ve bu geliştirdiği teknik ne jenerasyon filtreler için ilham kaynağı oldu. Businessinsider.com onu ilk 50 yatırımcı arasında gösterdi.

Yer: San Fransisco, Bay Area

Yatırım: 8, 100bin dolardan 1.6 milyon dolara.

5)David Lee

Twitter, Foursquare, Flipboard, Dropbox, Airbnb gibi şirketlerdeki yatırımlar için bir melek fonu olan SV Angel’in kurucularından ve yöneticilerinden.  Temmuz 2012′de Businessinsider.com onu ilk 50′de yer alan yatırımcılar arasından gösterdi.

Yer: Los Angeles

İlgi Alanları:Reklamcılık, Analitik, Tüketim, Biyoinformatik

Yatırımları: 101, 25bin dolardan 250bin dolara.

6) Max Levchin

HVF, LLC’nin başkan ve CEO’su. PayPal kurucularından ve zamanında orada  CTO görevini de üstlendi. Paypal’a olan katkıları oldukça önemlidir. Ayrıca Gausebeck-Levchin testinin de yaratıcılarındandır. Businessweek.com onu ilk 12 yatırımcı arasında göstermiştir.

 Yer: San Fransisco, Bay Area

İlgi Alanları: Biyoinformatik, Tüketici interneti, eğitim, pazaryerleri, mobil, ödeme sistemleri, güvenlik ve sosyal medya

Yatırımlar: 34, 25bin dolardan başlayan.

7)Benjamin Ling

Benjamin Ling, çevreci teknolojiler ve internet, mobil, silikon teknoloji alanları gibi geleneksel girişim konuları üzerine çalışan bir girişim sermaye şirketi olan Khosla Ventures’da girişimci ve yatırımcı olarak çalışıyor. Bu ek olarak Facebook ve Google’da üst düzey pozisyonlarda yer almaktadır.

Yer: San Francisco, Bay Area

İlgi Alanları: Chat, tüketici interneti, e-ticaret, mobil

Yatırımlar: 81, 50bin dolardan 250bin dolara.

8)Marissa Mayer

Marissa Yahoo!’nun  başkanı ve CEO’su. Öncesinde ise, Google’da başkan yardımcılığı yapmaktaydı. Mayer’i başarısını farkeden yayınlar oldukça fazla. Bunların arasında, New York Times, Newsweek ve BusinessWeek yer alıyor. Fortune dergisi Mayer’e en güçlü kadınlar listesinde yer verdi, üstelik listedeki en genç isim oydu.

İlgi Alanları: Otomativ, gijital medya, email, enerji, ik, pazaryerleri, mobil, mobil oyunlar ve mobil ödemeler.

Yatırımlar: 12

Kaynak: Forbes

Kitlesel fonlama denince ilk olarak akla, yeni bir girişimin kendine fon sağlaması ya da bir sanatçının son filmini tamamlaması ya da albüm çıkarabilmesi için fona ihtiyaç duyması gibi durumlar aklımıza geliyor. Bunların yanında, muhtemelen dünyanın en zengin şirketleri arasında yer alan ünlü markaları aklımıza hiç getirmeyiz.

Ama bu içgüdülerin aksine, kitlesel desteğin son zamanlardaki hızlı yükselişi ve fon ihtiyacından başka bir çok konuda proje sahiplerine avantajlar sağlaması büyük şirketlerin de bu fikre sıcak bakmasını sağladı. Her gün billboardlarda ismini gördüğünüz, her gün raflardan aldığınız markalar artık kitlesel fonlamayla kol kola çalışmaya başladı!

Globalde Philips, Dominos, Honda gibi büyük şirketlerin yanına şimdi de Coca-Cola eklendi!

Coca-Cola Meksika, girişimcilerin ve kar amacı gütmeyen organizasyonların projeleri için bir kitlesel fonlama kampanyası başlatarak, kitle tarafından yeteri kadar dikkat çekebilen projelerin fon hedeflerinin yüzde ellisini Coca-Cola bizzat kendisi ödeyeceğini söyledi.

Peki bu büyük marka ve şirketler kitlesel desteği neden tercih ediyor olabilirler?

coca

1.Pazarlamaya olan katkısı - Geleneksel reklamcılık uzun zamandır eskisi kadar etkili değil. Bu nedenle, şirketler mesajlarını müşterilerine iletmek için farklı, yaratıcı ve daha etkili yollar arıyorlar. Kitlesel fonlama platformlarının kurulu düzeni ve çaldıkları trafik en fazla tercih edilme sebebi. Ne derler, “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok!”

2.Kitlelere katkı sağlamak - Uzmanı oldukları alanlardan çok iyi bir etki yaratmak isteyen şirketler, kitlesel fonlama kampanyaları başlatarak küçük işletmelere ve bireysel projeler destek oluyor. Böylece şirket imajını geliştirirken, müşterisiyle güçlü bir sadakat ilişkisi kurabiliyor.

3.Market araştırması - Kitlesel desteğin hali hazırda sağladığı bütün avantajların yanında,  büyük firmalar bu platformlar sayesinde müşterileriyle etkileşime geçip, ürünlerini burada görücüye çıkarabiliyorlar. Bu da aslında, şirketlerin yeni ürünlerini test ederek, pazar araştırması yapmalarına olanak sağlıyor.

4.Yenilik ve inovasyon - Bir şirket kendi çalışanları için bir kitlesel fonlama platformu geliştirmiş. Böylece, bu platform aracılığıyla çalışanlar yeni fikirlerini buraya koyabiliyor. Buradan seçilen fikirler şirket için kullanıldığında ise, fikrin sahibi çalışan ödüllendiriliyor.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, kitlesle fonlama büyük şirket ve kurumlar için fon toplamadan ziyade yeni bir pazarlama modeli olarak kullanıyor. Alanında en büyük isimlerin bu işe bir şekilde dahil olması, yakın gelecekte daha fazla büyük isim duyacağımızın habercisi!

Sevgili Fongogo Elçisi ve sevimli proje sahibimiz Elvan bu haftaki konuğumuz!
Kendinden biraz bahseder misin?
Merhaba ben Elvan Pamukkale Üniversitesi son sınıf kimya okuyorum. Öğrencilik hayatımı tamamlarken bir yerden de iş hayatına atılma peşindeyim. Meraklı Merdane adında bir sosyal girişim çalışmamı bir yıldır sürdürmekteyim. Meraklı Merdane dezavantajlı kadınların kendi emekleriyle para kazanmalarını amaçlayan bunun içinde aracı olarak butik pasta ve kurabiye yapan bir oluşum. Bu sayede çalışkan kadınlarla daha bilinçli ve daha sosyal bir kadın durusunu sergilemeyi hedefliyoruz .
Neden temsilci olmak istedin? Sana neler katıyor ya da katacak?
Fongogo‘da temsilci olmak farklı bir heyecan benim için.  Nasıl olduğunu anlamadan biranda kendimi içinde buluverdim. Kitlesel fonlamanın artmasını isterken bu oluşumun içinde olmak inanılmaz heyecan verici:)  İnsanların oluşan fikirlerine bir dokunuş yapmayı kim istemez ki!

Fongogo‘da temsilcilik görevini üniversiteli genç arkadaşlara öneriyorum çünkü hayatımızın en renkli döneminde aklımıza gelen fikirlerin uçmamasına Fongogo destek oluyor:)

elvan
Fongogo neden önemli olabilir? İnsanlara yararı ne olacak?
Fongogo kitsel desteğin hala tükenmeyen bir şey olduğunu insanlara anlatıyor. Bu hem sosyal ağda hem de fon kısmında çok fark edilebiliyor.  Yardımlaşma duygusunun ve heyecanının her geçen gün artıracağını düşünüyorum :)
Fongogo’da ayrıca bir projen var. Bize projenden bahseder misin? Diğer proje sahiplerine neler önerirsin?
Benim projem 23 Nisan’da zihinsel engelli çocuklar için gerçekleştirmek istediğimiz şenlikle ilgili. Bizim için her çocuğun mutluluğu ve gülümsemesi aynı ve aynı kalması için  böyle bir kampanya başlattık.
Bu kampanya Meraklı Merdane’nin sosyal girişim ve sosyal sorumluluk farkının da biraz anlaşılmasını sağlıyor. Bunun için gönüllü ekibimizle yoğun bir çalışma içindeyiz :)

Kitlesel fonlamayla proje açacak olan arkadaşlara önerim; kesinlikle video ile hikayelerini ortaya koymaları. Kendilerini ve duygularını karşı tarafa aktarmaları. Sosyal ağlarda paylaşımların sıklığı ve doğru ifadeler de çok önemli tabii. Sürekli güncelleme yapmayı da unutmamalarını öneririm :)

Post Navigation