Kitlesel fonlama çözümleri üreten ve Toronto merkezli bir şirket olan HiveWire’dan alınan verilere göre, 7 Ağustos 2014′e kadar çeşitli platformlarda tamamlanan tüm projelerin karakter analizleri yapılmış. Bu istatistikler her ne kadar Amerika genelinde olsa da, Fongogo ekibi olarak verileri gördüğümüzde Türkiye’deki kitlesel fonlama kampanyalarına benzerliğine oldukça şaşırdık.

Untitled-1
Projenizi başlatmadan önce ya da projeniz süresince size yol gösterecek bu istatistiklere gelin siz de bir göz atın.

• 1.000 dolardan az hedef koyan projelerden 100 tanesinden 61′i başarıya ulaşıyor.
• Sanat projelerinin kitlesel fonlama kampanyalarının başarı ile sonuçlanma oranı oldukça yüksek. Tiyatro, müzik, dans ve film projelerinin başarı oranı girişimcilik ve toplum projelerine göre açık ara önde. Ama bu oranlar sizi yanıltmasın, sayısal olarak gerçekleşen proje adedine bakılırsa film projelerini sosyal odaklı projeler takip ediyor. Bunları gerçekleşen proje sayısına göre sırasıyla müzik, kitap, sanat ve girişimcilik kategorileri takip ediyor.
• Başarılı projeler ortalama 9 ödül veriyor.
• Proje uzunlukları yaklaşık 35 gün.
• Projeleri yayında kaldığı süre içerisinde ortalama 8 adet güncelleme girmişler.
• Projelerine ortalama 17 adet yorum yapılmış.
• Projeye verilen destek en çok 10-25 dolar yani yaklaşık 25-60 TL aralığında yoğunlaşıyor.
• Proje sahiplerinin Facebook’ta ortalama 923 arkadaşı var.
• Başarılı projelerinin neredeyse hepsinin videosu var ve videolar ortalama 3 dakika 4 saniye uzunluğunda. Fongogo’dan not: biz 35-40 saniyelik videolar konmasını öneriyoruz.
Başarılı projelerin metinleri ortalama 609 kelime içeriyor.

Siz de projenizi başarıya ulaştırabilmek için proje videonuzun süresine, proje metninizin uzunluğuna, ödüllerinizin sayısına ve gireceğiniz güncellemelere başarıya ulaşan projeleri örnek alarak yön verebilirsiniz.

Kaynak: http://www.shopify.com/blog/15210205-the-ultimate-guide-to-crowdfunding

 

Daha açılalı bir hafta olmasına rağmen, hedefine doğru emin adımlarla yaklaşan “Benim Size, Çocukların da Bize İhtiyacı Var”ın proje sahipleriyle sizin için konuştuk! Gelin onları daha yakından tanıyalım:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Benim Size; Çocukların da Bize İhtiyacı Var” projesi kapsamında,2008 yılından bu yana hiçbir maddi beklentimiz olmaksızın köylerimizde bulunan ilköğretim okullarına yardım edilmesine aracı olduk ve birçok kütüphane kurduk. Amacımız ihtiyacı olan köy okullarına destek olabilmek.

Projemiz ile, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kız çocuklarının eğitimindeki hassasiyet, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.

Şimdi sizlerin de desteği ile çalışmalarımıza hız kazandırmak istiyoruz.

Bu projeyi gerçekleştiriyoruz çünkü ;

– Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir. Bu konuya dikkat çekebilmek için kuracağımız iki kütüphaneye ‘ Özgecan Aslan Kütüphanesi’ ismini vermeye karar verdik.

– Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,

– Geçmiş nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir kılmak istiyoruz,

– Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyor, bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.

Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Siz de bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

11040085_1611594499075620_922131555_n

Fongogo’da yürüttüğünüz projeyi bir de sizden dinleyelim.

Projemiz ile; köydeki çocuklarımızın en az şehirdeki çocuklarımız kadar eğitim hakkından faydalanabilmesini amaçlıyor ve gittiğimiz bölgedeki insanlara eğitimin önemini aşılıyoruz.

Destekleriniz ile daha çok okula ulaşacak olan projemiz;

Tüm çocukların eğitimleri bittiğinde kendilerini hayata hazır hissetmeleri, sosyal hayatta aktif, başarılı ve girişken olabilmelerini amaçlamaktadır.

Kız çocuklarının okula gönderilmediği bölgelerde ikna ettiğimiz aileler ve görüştüğümüz yetkililerin desteği ile birçok kız öğrencimiz yarım kalan eğitim hayatlarına devam ettiler.

Bu bağlamda;

Hedefimiz her yıl en az 10 köy okuluna kütüphane kurmak!

2014 yılında bunu başardık ve 2015 yılında projemizin başarılı olması durumunda; Adana, Gaziantep, Kütahya, Nevşehir ve Trabzon illerinde toplamda 5 köy okuluna daha kütüphane kurmayı hedefliyoruz.

Kitlesel fonlama sizce neden önemli olabilir?

Hepimizin hayalleri ve gerçekleştirmek istediği idealleri var.

Çoğumuz bu ideallerimizi duyurabilecek bir ortam bulamıyor veya toplum için belki de önemli katkılar sağlayacak projeleri es geçiyoruz. Fongogo, projelerin duyurulması ve insanların size güvenle destek verebilecekleri bir platform. Bu bağlamda Fongogo’yu, bu idealler için uygun ve başarılı buluyoruz.

Fongogo, aslında geçmiş senelerde kullanılan imece usulü desteğin daha geniş kitlelere duyurulduğu ve yeni nesil için teknolojik bir ortam.

Projemiz, bir kişinin vereceği 20 tl ile amacına ulaşamazken; 1000 kişinin vereceği 20 tl ile başarılı olabilir.

Kitlesel fonlama , inandığımız projelere başkalarının da inanması ve hayata geçirilmesi anlamında çok önemli. ‘Çorbada bizim de tuzumuz olsun’ demek bu herhalde. :)

Başka projeler de faydalanmalı mı?

İnsanlar inandıkları projelere destek veriyorlar ve inandığımız projeler bu toplumun ihtiyacı olan eksiklikler üzerine çoğu zaman. İşte Fongogo burada büyük bir fark yaratıyor, bireysel projeleri toplumsal değer olarak hayata geçirmemizde önemli fırsatlar sunuyor.

Kitlesel fonlanma ile; daha çok insana ulaşılıp, içimizde kaybolmaya yakın olan ‘fayda sağlamanın’ ne demek olduğunu hatırlatabilir ve bu hissi diriltebiliriz. Ufak desteklerin toplanınca nerelere ulaştığını görmek insanlık için güzel bir umut.

Başka projeler için tabi ki öneririm. Fongogo ile gerçekleşecek kitlesel fonlama, her projenin amacına daha hızlı ulaşabilmesi ve daha sağlam ilerlemesi anlamında atılmış güzel bir adım olur.

Kitlesel Fonlama: Eli yüzü düzgün bir fon toplama stratejisin bir parçası? Öyle olduğunu düşünüyoruz.

Artık dünyada kabul gören, başarıyla uygulanan ve göz yaşartan hikayeler çıkartan kitlesel fonlama daha fazla ilgiyi hakediyor. Startup ekosistemi, kısa süre önce sorduğu “Kitlesel fonlama da ne?” sorusun yerine, “Stratejimizin nasıl bir parçası olabilir?” sorusunu sormaya başladı. Hem yatırımcı hem de girişimcinin bir fayda sağlayabildiği bir alternatif olarak anılıyor.

Elbette fonun nasıl toplanacağı sorusunun cevabı şirketten şirkete, girişimden girişime değişir. Ama, kitlesel fonlamanın geleneksel metotlarla birlikte, alternatif  ve destekleyici bir yöntem olarak da kullanıldığına sıkça tanık olmaktayız. Burada zamanlamanın önemi büyük: Kitlesel fonlama yeni kurulmuş girişimlere nasıl entegre edilebilir? Ya da sonraki aşamalara?

Ödül-bazlı sistemlerin ürün odaklı projelere oldukça uyduğu su götürmek bir gerçek. Bu platformlar aracılığıyla bir nevi ön-satış gerçekleştiren proje sahipleri, aradıkları müşteri kitlesiyle buluşma imkanı bulunca başarı kaçınılmaz oluyor.

Diğer tarafta, hisse-bazlı sistemler de  yatırımcıya bir çok avantaj sunuyor. Bu anlamda yatırımcıların daha fazla proje görme, yeni girişimlerle tanışma ve fikir alışverişi yaparak yeni yatırımlar ve ortaklar bulma imkanı oluyor.

7-crowdfunding-websites-for-getting-money

Kitlesel fonlamayı girişiminiz için ne zaman kullanmalısınız sorusunun net ve kesin bir cevabı yok ama her girişim için bu avantajlar söz konusu:

*Kanıt: Kitlesel fonlama ile başarı sağlamış projeler yatırımcılar tarafından daha da dikkat çekiyor. Zaten belli bir kitle tarafından beğenilmiş, kabul edilmiş ve hatta satın alınmış ürün/servisinize bir yatırımcının bakışı daha farklı oluyor.

* Zaman: Bir kurucunun en önemli kaygısı şirketi büyütmek ve geliştirmektir. Ve fonun hiç kuşkusuz ki bundaki rolü büyüktür. Zamanınızın çoğunu kapı kapı dolaşarak yatırımcı ve fon arayışıyla geçirdiğinizde hızla ve etkili bir büyüme sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle, kısa yolda direk müşterinizle ya da çok sayıda yatırımcıyla buluşmak için kitlesel fonlamayı tercih edebilirsiniz.

*Pazar: Bu fikir tutar mı? Yeni çıkaracağın bu ürün satılır mı? Servisini nasıl geliştirebilirsin? Pazar araştırması ve geri bildirim bir şirket için oldukça zorlu uzun ve maliyetli bir süreç. Daha etkili bir yöntem olan kitlesel fonlama ile, fon ararken aynı zamanda bütün bunları sıfır maliyetle yapma fırsatı da bulabilirsiniz.

Kaynak: http://microventures.staging.wpengine.com/crowdfunding-part-fundraising-strategy

Bir kitlesel fonlama kampanyası yürütürken hayatınızı kurtaracak şeyin etkili bir PR ve pazarlama çalışması olduğunu detaylıca anlatmıştık. Sınırlı bütçeleriniz için sizi kurtaracak 5 PR önerisiyle karşınızdayız!

34670dc8d30b4d5db5b9691a981c43fe

1) Harekete geçmeden önce ilişki kurun.

Twitter, Linkedin ya da Google+ gibi sosyal medya kanalları, bir gazeteciye ya da bloggera hikayenizi anlatmadan önce onlarla iletişime geçmenin en kolay yoludur.  Gözünüze kestirdiğiniz kişilerin tweetlerini retweet yapmak, sorularına cevap vermek, postlarına yorum yapmak, yazılarına yönelik mail atmak atacağınız ilk adımlardan olabilir.

2) Az ama etkili bir kitleye ulaşın.

Hikayenizi milyonlarca kişiye göndermek yerine etkili olacağını düşündüğünüz isimleri seçip ayıklamak çok daha doğru bir taktik olacaktır. Projeyle alakalı ses getiren küçük bir kitleyle çalışmak daha fazla “alakalı” dikkat çekmenizi sağlayacaktır. Tabii, seçtiğiniz kişilerin neden sizinle çalışmaları gerektiğine dair ayrıca bir ev ödevi yapmanız gerekiyor.

3) İçerik üretmekten korkmayın

Projenizle örtüşen bloglara yazı yazmayı teklif edin. Bloga yapacağınız katkı, projenize destek olarak geri dönecektir. Ayrıca, projeniz hakkında yazı yazdrmak istediğiniz blogger ve gazeteciler için de mutlaka bir ön çalışma yapıp, taslak gönderin. Böylece daha hızlı ve etkili sonuç alacaksınız.

4) Trend olan konuları kaçırmayın.

Güncel ve popüler konuları takip edin bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi düşünün. Artan talebe göre, bazı dönemler daha fazla tanıtım yapmak projeniz için yararlı olabilir. Örneğin, beslenme ve egzersiz üzerine bir app tasarlıyorsanız, blogger ve gazetecilere bahar ve yaz döneminde ulaşıp yaptığınız çalışmaları arttırmayı deneybilirsiniz. Ürününüzü tanıtmak için hangi dönemlerin daha etkili olduğuna dair bir ön çalışma da yapmanız gerekecektir.

5) Etrafınıza bakın.

Eğer yaptığınız sıkı çalışmalara rağmen hiçbir blogger ve gazeteciden cevap alamıyor ve yazdığınız içerikleri hiçbir yerde yayınlatamıyorsanız sizi bu isimlere ulaştıracak ağlara dahil olmayı deneyin. Yer aldığınız sektör ve grup içerisinde etkili olabilecek ağları tarayın. Gaming popülasyonunda etkili isimler, startup ekosistemindeki oyuncular ya da “maker” hareketine yardım eden topluluklar olabilir. Onlarla Twitter, Linkenin ya da forumları üzerinden iletişime geçin.

 

En etkileyici projelerimizden SürdürülebilirYaşam.tv ile bir röportaj hazırladık! Proje sahiplerinden Tuna Özçuhadar’ın’in ağzından dinleyin!

Sizi biraz tanıyalım.
Aslen endüstriyel tasarımcıyım. Uzun zamandır içinde bulunduğumuz, daha doğrusu bizzat yarattığımız sürdürülemez sistemin ortaya çıkardığı sorunlara sadece endüstriyel ürünlerle çözüm üretemeyeceğimizi anladığımdan itibaren ilgi alanım daha ziyade sistemik sorunlara bu sorunların olası çözümlerine kaydı. Bu doğrultuda ürün-hizmet sistem tasarımı ve stratejik sürdürülebilirlik için sistem tasarımları ile ilgileniyorum. Yıllar önce Türkiye’de en acil konunun farkındalık artırma olduğunu anladığımızda Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize etmeye başladık. İçinde bulunduğumuz; iklim değişikliğinden sosyal çıkmazlara birbiriyle bağlantılı sorun yığınının anlaşılması ve bu olumsuz tabloda dahi çözümler üretilebileceğini örneklerle göstererek motive etmeyi amaçladık. Kitlesel fonlama kampanyası açtığımız www.surdurulebiliryasam.tv projesi ile bunu daha etkili ve yaygın gerçekleştirmek ve insanların tartıştığı, yorumlarla etkileşimde olduğu ve Türkiye genelinde yapılanları görüp karşılaştırabileceği bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Web sayfasının yakın bir gelecekte uluslararası versiyonunu da geliştireceğiz; aynı zamanda belli bir izleyici kitlesi oluştuğunda bu konuların tartışıldığı, fikir alışverişinde bulunulan, projeler ve çalışma gruplarının oluştuğu daha proaktif bir sosyal mecraya da dönüşmesini arzu ediyorum.

Festival ekibi ve yeni proje ekibi kardeş ekip; her iki proje birbiriyle göbek bağıyla bağlı. Bu sene Festival çekirdek ekibimiz benim dışımda Gamze Selçuk ve Pınar Öncel’den oluşuyor, surdurulebiliryasam.tv‘de ise Yaz Güvendi, Meriç Gürsoy, Emrah Kurum ve Pınar Öncel’in yanısıra her iki projede sosyal medyayı yürüten Mert Güller var; websitesini Cevher Bilger ile geliştiriyoruz. Filmlerin altyazılı kopyalarının hazırlanması ve hem festival gösterimlerine hem webe uygun şekilde formatlanmasını Orton Akıncı ile yürütüyoruz. Geçtiğimiz senelerde festival ekibinde bulunan, her sene onlarca filmi Türkçeye çeviren ve çeşitli konularda festivale destek olan onlarca kişi var.
bloog.fw
 
 Surdurulebiliryasam.tv nasıl bir proje?
www.surdurulebiliryasam.tv sürdürülebilirlikle ilgili çözüm barındıran, ilham verici gerçek hikayelerin paylaşılması için ortaya çıkan bir web projesi.
Bu projenin doğmasına vesile olan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni 2008′den bu yana gönüllü olarak birçok gönüllünün de desteğiyle organize ediyoruz. Bu süreçte yıllar boyunca yüzlerce belgesel izledik/inceledik. Bütüncül bakış açısına sahip, bir konuyu farklı boyutlarıyla ele alan, tek taraflı bakmayan ve çağımızın çetrefilli sorunlarına çözüm önerileri içeren belgeselleri seçtik ve bu filmlerin ne kadar etkili olduğunu gözlemledik. Günlerce konuşsanız, konferanslara gitseniz elde edemeyeceğiniz etkiyi 1 saat içerisinde yaratıyor. Bu nedenle bu filmlerin daha çok insana ulaşması için surdurulebiliryasam.tv‘yi geliştirdik.
Aynı zamanda kurumların da sürdürülebilirlik için ne yaptığını filmler ile anlatabileceği bir kurgumuz var; kurumsal üyelik ile sivil toplum kuruluşları, şirketler, yerel yönetimler, eğitim kurumları vb herkes sürdürülebilir bir yaşam için ne yapıyorlarsa paylaşabilecekler… İyi örneklerin görünmesini, duyulmasını ve ilham vermesini istiyoruz. Kurumların üyeliğinden gelecek kaynakla gelecek yıllarda Festivali de fonlamak istiyoruz. Böylece festival ve websitesi birbirini besleyen döngüsel bir yapıda olacak, festival film içeriğini sağlarken websitesi de fon sağlayacak…
www.surdurulebiliryasam.tv kar amacı gütmeyen sosyal bir girişim. Websitesini, açıldığında filmleri izleyecek olan kullanıcıların gönüllerinden gelen katkılarla hayata geçireceğiz. Tüm kitlesel fonlama kampayalarında olduğu gibi katkı veren destekçilerimize ödüllerimiz de var tabii ki. Örneğin websitesinde yönetmenlerin/yapımcıların tercihi nedeniyle bazı filmler ücret karşılığında izlenebilecek (ücretin tamamı yönetmenlere gidecek). Ödüller arasında websitesi açıldığında bu filmlerin 5 tanesini ücretsiz izlemek var; veya destekçilerle 18 Ekim’de İstanbul yakınlarında gideceğimiz bir doğa yürüyüşü olacak… Festival posterleri ve tişörtünden oluşan bir hediye paketimiz var… Türkiye’ye gelen yönetmenlerle yemek organizasyonuna katılım; veya iş dünyasına yönelik bir günlük bir stratejik sürdürülebilirlik eğitimi… Destekçilere hem bütçesine uygun hem de işine yarayacak/hoşuna gidecek ödül seçenekleri hazırlamaya çalıştık.
 
Kitlesel fonlamanın sizin gibi projelere nasıl faydası olabilir?
Biraz önce bahsettiğim gibi, kitlesel fonlama özellikle sosyal girişimciler için çok önemli bir kaynak yaratma yöntemi. Amacı sadece kar elde etmek olmayan, sosyal fayda amaçlayan girişimlerin anonim olarak yaygın bir kitle tarafından fonlanması kadar anlamlı bir şey olamaz. Aslında bir bakıma toplumun erozyona uğramış, unutulmuş temel değerlerini hatırlatmaya, restore etmeye yardımcı da olabilir. Parayla ilişkimize yeni bir boyut katacağını düşünüyorum. Kitlesel fonlama ülkemizde çok yeni; biliyorsunuz bizde para istemek ayıptır, bu açıdan bakıldığında kültürel bir bariyer var gibi. Ancak anlaşıldığında benimseneceğini düşünüyorum; ne de olsa köklerde dayanışma kültürü de var. Bu konuda aslında Türkiye’deki en güzel ve öncü örneklerden birisi Açık Radyo; 2005 ya da 2006′dan bu yana her sene dinleyicilerle birlikte nefis bir kampanya yürütüyor.
Kampanyamızda şu ana kadar gördük ki, kitlesel fonlamanın ne olduğu tam anlaşılmıyor; çoğu insan daha önce hiç duymamış, ne olduğunu, nasıl işlediğini bilmiyorlar, bir fonlama kampanyası olduğunu özellikle vurgulamak, anlatmak gerekiyor… Dolayısıyla bir süre kitlesel fonlamaya başvuranlar aynı zamanda bu yöntemin duyulması için değerli bir katkı vermiş oluyorlar.
Kitlesel fonlamanın bilinmediği bir coğrafyada bu işe soyunmak cesaret isteyen bir girişim olduğunu düşünüyorum, hem kampanya sahipleri için hem de Fongogo için. Sizin yaklaşımınızı profesyonel ve destekleyici bulduğumu da belirtmek isterim, teşekkür ederiz.

Neden iş dünyasında daha fazla kadın istiyoruz? Cinsiyet eşitliği birinin yeni bir şirket kurması için genellikle güçlü bir neden olmuyor. Erkekler ekonomiyi ve şirketlei altüst mü ediyor? “Erkeklerin dünyası” ekonomide sürdürülebilir bir büyüme yaratmada başarılı değil mi? Aslında hayır. İş dünyasındaki erkeklerin büyük bir çoğunluğu başarılı ve özverili çalışanlar. Peki, neden bu konuyu devamlı tartışıyoruz?

Kadınlar Şirketlerin Performansına Büyük Bir Katkı Yapıyor

Rakamlar yalan söylemez. Özellikle bu rakamlar  Mckinsey gibi dünyanın en büyük danışmanlık şirketinin birinden geliyorsa. McKinsey diyor ki: ” Çalışanların %30 ya da daha fazlasının kadın üst düzey çalışan olan şirketler daha iyi performans sergiliyor.” Bu şirketlerin özsermaye getiri oranı diğerlerine göre %11.4 daha fazla. Ayrıca, kadın çalışan oranı daha yüksek şirketlerdaha iyi operasyon sonuçlarına sahip ( %11.1 ve %5.8) ve hisse bedelindeki büyüme de daha fazla (%64 ve %47).

Bunun yanı sıra, kadınlar genellikle evle ilgili alışverişlerde (mutfak alışverişini kastetmiyoruz) karar mekanizmaları olmalarından dolayı iş hayatında onlara çok ihtiyaç var. Kadınlar genellikle evle ilgili bütçenin %71′ini harcıyorlar. Japonya’da, kadınların %60′ı arabaları seçmekten sorumlu ve Avrupa’da kadınların %47′si PC’leri satın alıyor.

Kadınların iş hayatında daha fazla yer almasını sağlamak için onların yeni projeler ve startuplarda yer almaları önemli bir adım olabilir. Ve bu işleri fonlamak için de kitlesel fonlama sisteminin kullanılması işleri oldukça kolaylaştırır.

Ünlü bir kitlesel fonlama platformunun belirttiğine göre, projelerin %42′si kadınlar tarafından oluşturuluyor ve bu kampanyaların destekçilerinin büyük bir çoğunluğu da kadınlar oluyor. Ve genel olarak erkeklere oranla %11 daha fazla fon topluyorlar.

USA Today’e göre, kadınlar daha iyi yatırımcı bulabiliyor çünkü;

1) Daha uzun vadeli hedefleri göz önünde bulunduruyorlar

2) Gereksiz riskler almıyorlar

3) Erkekler kadınlardan %45 daha fazla ticaretle uğraşmasına rağmen, net gelir oranında %2.65 gibi bir kayıp yaşıyorlar. Kadınlar tarafından yönetilen kampanyalar erkeklerin yönettiklerine oranla 1.3 kat daha fazla takipçi alıyor.

frer

 Peki Kitlesel Fonlama Nasıl Daha Fazla Kadını İş Hayatına Sokabilir?

Sahip olunan eşit koşullar sayesinde.  Önyargının olmadığı bir yerde, daha fazla yatırımcıya ulaşabilirken erkekler ve kadınlar eşit koşullarda projelerini yürütüyor. Böylece, girişimler için daha fazla para akışı olurken, kadınlar da kendi potansiyellerini kanıtlama imkanı buluyor. Harika örneklerini gördüğümüz başarılı kadın liderler, kadınların bir çok şey başardığını toplumda kanıtlamış oluyor. Bu sayede, daha fazla insan kadınların işletmeleri daha iyi yerlere getirdiğini görmüş oluyor.

Kaynak: http://www.crowdfundinsider.com

i2

Günümüzde bir çok girişimci oldukça zor hedefler belirleyip, sektörü ya da bazı durumlarda dünyayı değiştirecek işler yapmaya çalışıyor. Bu durumlar için genel geçer bazı kuralların olduğu söylemek mümkün, ama bu kuralların bütün startup ve iş modelleri için uygulanabilirliği ise bir soru işareti. Startup kurucularının ve küçük işletme sahiplerinin izlemesi gereken yollar arasında oldukça büyük farklar var. Startupların aksine küçük işletmelerin İZLEMEMELERİ gereken 5 kuralı şu şekilde sıralamak mümkün:

1) Büyük düşün ve yine hızla büyüyecek fikirlerin olsun.

Eğer sektörde yeni bir çağ açacak ya da yepyeni bir pazar yaratacaksanız tamamen büyüme odaklı adımlar atmanız anlamlı olur. Ama zaten hazır olan bir pazar içinde oynuyorsanız, milyon dolarlık bir kara ulaşmanız daha zor olacaktır. Aslında bu kadar büyük hedeflere ihtiyacınız da yok.  Ne pahasına olursa olsun ciddi bir büyüme hedeflemektense, küçük işletmeler limitli çalışan ve limitli  harcamalarla en kısa sürede kar edebilmeyi şeçmelidir.

2) Startuplar her zaman yetenek ve ilgi çekme gücüne göre yarışırlar.

Birçok startup kıl payı da olsa yarışı kazanmayı hedefler ve birbirleriyle rekabet halindedir. Buna rağmen, küçük ölçekli işletmeler doymuş bir markette de oldukça başarılı bir rota çizebilirler. Şehirde birbirinden farklı kaç tan kuru temizlemeci olduğunu düşünün!

3) Büyük riskler al: İstediğin ürüne yatırım yat, para kazan.

Ya yeni pazarlar yaratırsınız ya da zaten var olanların içinde kazanırsınız. Eğer yeni bir market yaratıyorsan, daha çok bir startup gibi hareket edersiniz. Eğer zaten hazır ve işleyen bir markette kazanmaya çalışırsanız, daha çok bir küçük işletme gibi davranırsınız.

Yani, büyük riskler almak oldukça güçlü finansal donanıma sahip olmakla mümkün olabilir. Daha düşük bütçeler için ise, benzerlerini örnek alarak zaten başarılı olan modelleri geliştirmek çözüm olacaktır.

4) Önce şirket ölçümleri, özellikler müşteri edinme ve elde tutma. Ürün daha sonra gelir.

Küçük işletmeler büyük paralarla oyuna girmezler. Ya işletme sahiplerinin kendi birikimleri ya da aile ve arkadaşlardan alınan destekle başlar.  Bu yüzden finansal disiplin ve şirket ölçümlerini çok iyi analiz etmek işinizi büyütecek en önemli şeydir. Birçok startup hızlı büyüme düşüncesiyle, bir ya da iki metrik üzerine düşer ve ürününü görmezden gelir. Fakat küçük ölçekli işletmelerin böyle bir lüksü yoktur.

5) Bir çıkış stratejisi planla: Halka arz ya da kazanım. 

Çoğu startup son hedef olarak bir çıkış stratejisi planlar. Fakat, çoğu küçük işletme ise devam etmek, faturaları ödemek ve sağlıklı bir kar grafiğiyle çalışanlarına ve sahiplerine iyi bir yaşam sağlamak üzerine kurulur.  Sürdürülebilir bir iş modeli, belli bir zamanda çıkış stratejisini belirlemiş bir iş modeline göre daha uzun süre hayatta kalır.

Küçük işletmeler ve startuplar arasındaki en büyük fark büyüme eğrisidir. Çok hızlı giden, 15 yıl gitmesi için tasarlanmamış bir formula yarış arabası hayal edin. Bir Ford ya da Toyota’ya göre daha  farklı bir çizgide olduğunu görebilirsiniz.

Bir girişimci olarak, küçük bir işletmeniz olsun ya da bir startup sahibi olun, önemli olan hedeflerinizi iyi analiz edip, iş modeliniz için en iyi olan yöntemleri uygulamaktır.

Kaynak: thenextweb.com – Amit Kumar

Milyoner girişimci Richard Branson, kitlesel fonlamanın bankalardaki ve özel sermaye şirketlerindeki güç dengesini değiştirdiğini söyledi. Eğer 1960′larda bu sistem var olsaydı, Virgin imparatorluğunu kurarken kesinlikle kitlesel desteği kullanmış olacağının da altını çizdi. Bu yorumlarının üzerine, geçenlerde Richard Branson’ın bir kitlesel fonlama platformuna yatırım yaptığını öğrendik.  The Telegraph’a verdiği röportajda insanların finansla ilgili düşünme yöntemlerini değiştiren iş modellerini seviyorum açıklamasını yaptı.

richard

Kitlesel fonlama girişimcilere ve projesi olan bireylere dünyanın dört bir yanından fon bulma olanağı sağlıyor. Durum böyleyken, girişimizini alıp Fongogo’ya gelmenizin tam zamanı!

Başarılı bir girişimci olmanın anahtarı bu yolcuğa bir maraton gibi bakmaktan geçiyor. Bu inişli çıkışlı maratonda ne olursa olsun sizi motive edecek özlü sözleri topladık!

1) “İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.” Benjamin Franklin

2) “Nitelik bir aksiyon eylem değil, bir alışkanlıktır.” Aristotales

3) ” Yapabildiğin en iyi şeyi başarmak için, aşırı titiz davranmak istiyorsun. Bununla ilgili yanlış olan her şeyi bul ve düzelt.” Elon Musk

4) ” Bence başarısızlık yoldan çıktığında hayatın seni hafifçe dürtmesidir. Benim başarısızlığa yaklaşımın sonuç odaklı değil, ama hiç denememek de değil.” Sara Blakely

5) “Hayatında yapabileceğin en değerli şeyler hatalardır – başka hiçbir şeyden kusursuz olmayı öğrenemezsin.” Adam Osborne

GO

6) “Sen öz geçmişin değilsin, yaptığın işsin.” Seth Godin

7) ” Büyük düşünmeyi seviyorum. Eğer herhangi bir şeyi düşüneceksen, sen de büyük düşünmelisin.” Donald Trump

8) ” Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizin ve sezgilerinizin  yolundan gidecek cesarete sahip olun.”  Steve Jobs 

9) “Vizyonu takip edin, parayı değil. Sonunda  o sizi bir şekilde takip edecektir.” Tony Hsieh

10) “Yapacağım diye vaki geçirme, yaptım de!” Plautus

 

Kaynak: Entrepreneur

Moda endüstrisi, kendini ispat etmek isteyen bir çok başarılı tasarımcı için oldukça zor ve rekabetin fazla olduğu bir alan. Ayrıca, bu alandaki yeni girişimcilerin finansal kaynak bulması da oldukça zor. Bütün bu zorlukların içinde, tasarımcılar ve moda alanındaki girişimler çareyi kitlesel fonlamada buldu. Bakalım, son dönemde kitlesel fonlama platformları moda endüstrisini nasıl etkilemiş?

324d4473a461bb27193bb65e6d566c5d

En yeni ve yaratıcı fikirleri desteklemek

Geleneksel moda endüstrisi genellikle en lüks moda tasarımlarını öne çıkarmayı tercih eder. Ama kitlesel fonlama, doğa dostu ürünler gibi en yeni ve yaratıcı tasarımları da bulunduran bir platform yarattı. Bu yöntemi kullanarak öne çıkan tasarımcılar arasında The Versalette ve {R}evolution Apparel bulunuyor.

Serbest çalışan tasarımcılar için platform yaratmak

Serbest çalışan bir çok tasarımcı, kitlesel fonlama platformları sayesinde çok fazla insan tanımamasına rağmen oldukça büyük bir müşteri tabanına ulaştı.

Şirketler için maliyetten kazanç

Kitlesel fonlama, moda endüstrisi için bir çok önemli alanda devrim yarattı. Kendi tasarımları için fon arayan bir çok  serbest çalışan tasarımcının yanı sıra, büyük şirketler de kitlesel fonlamadan büyük yarar görüyor. Ürünleriyle ilgili pazar araştırması yapmak fırsatını yakalarken, müşterilerinden de geri bildirim alma şansına sahip oluyor. Böylece, şirketler gelen talebe göre üretim yapabiliyorlar. Öngörülemeyen kaynakları arama probleminin ortadan kalkmasıyla şirketler maliyetler açısından avantaj da sağlıyor.

O yüzden, bu zamana kadar finansal engeller yüzünden gerçekleştiremediğiniz projeleri ortaya çıkartın! Fongogo‘da hepsi için yer var! fongogo.com

Kaynak: crowdfundbeat.com

Post Navigation